Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Haksız Kazanç

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Haksız Kazanç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haksız Kazanç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek: Yasa dışı yumurta ticaretine 14 ilde operasyon, 36 şüpheli gözaltında Haber

Akın Gürlek: Yasa dışı yumurta ticaretine 14 ilde operasyon, 36 şüpheli gözaltında

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, kadınların yurt dışına yönlendirilerek para karşılığında yumurta bağışında bulunmaya zorlandığı değil, maddi menfaat karşılığında yumurta satışı yaptıkları yönünde bulgulara ulaşıldığı bildirildi. Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı olduğu belirtilen soruşturma kapsamında 53 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, 36 kişi gözaltına alındı. Yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul dahil 14 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda, aralarında örgüt yöneticileri, kadınlar, doktorlar ve seyahat organizatörlerinin de bulunduğu 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma, CİMER üzerinden yapılan ihbar üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca başlatıldı. İncelemelerde, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticaretinin örgütlü şekilde yürütüldüğüne ilişkin bulgular elde edildi. 41 kadının 811 kez yumurta satışı yaptığı tespit edildi Soruşturma kapsamında HTS ve MASAK kayıtları, yurt dışı seyahat bilgileri ve diğer deliller incelendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, 41 Türk vatandaşı kadının yurt dışına yönlendirilerek maddi menfaat karşılığında toplam 811 kez yumurta satışı yaptığı tespit edildiği bildirildi. 53 şüpheli hakkında işlem başlatıldı İstanbul merkezli 14 ilde düzenlenen operasyon kapsamında, farklı görev ve bağlantılara sahip toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerin dağılımı şöyle açıklandı: 1 örgüt lideri 5 örgüt yöneticisi 41 donör kadın 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı 4 seyahat organizatörü Operasyonda 36 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin cezaevinde olduğu belirlendi. 16 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor Açıklamada, yurt dışında bulunduğu tespit edilen 7 şüphelinin de aralarında olduğu toplam 16 kişinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü kaydedildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, insan bedeni üzerinden haksız kazanç sağladığı öne sürülen suç yapılanmalarıyla mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirtti. Gürlek, soruşturmanın tüm bağlantıların ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması amacıyla sürdürüldüğünü ifade etti. Soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen suçlamalara ilişkin adli süreç devam ediyor. İNSAN BEDENİ ÜZERİNDEN HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAYAN SUÇ YAPILANMALARINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ! Kadınları yasa dışı üreme hücresi ticaretine yönlendiren, insan onurunu ve beden bütünlüğünü hiçe sayan suç yapılanmalarıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. İstanbul Anadolu Cumhuriyet… — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 19, 2026

Müsavat Dervişoğlu: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez Haber

Müsavat Dervişoğlu: Bu işin faturası 86 milyona yüklenemez

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, fon soruşturmaları ve Halk TV’ye yönelik operasyona sert tepki gösterdi. Dervişoğlu, fon soruşturmalarının sıradan bir piyasa meselesi olmadığını belirterek, ortada kamu otoritesinin gözü önünde büyüyen büyük bir vurgun bulunduğunu savundu. Bu sürecin siyasi, bürokratik ve hukuki koruma zırhı olmadan büyüyemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, Meclis’te araştırma komisyonu kurulması talebinin iktidar tarafından reddedilmesini de eleştirdi. “ŞAFAK BASKINLARI ADALET İÇİN DEĞİL” Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında bazı şirketlere TMSF’nin kayyum atanmasına değinen Dervişoğlu, Halk TV’ye yönelik sabah operasyonunu da eleştirerek, bunun gazeteciliğe müdahale anlamı taşıdığını ileri sürdü. Dervişoğlu, polis ve yargı üzerinden atılan adımların hukuki olmaktan çıktığını savunarak, kayyum uygulamalarının siyasi parti, belediye, sivil toplum kuruluşu ve medya kuruluşlarına kadar uzandığını söyledi. Şafak baskınlarının adaleti sağlamak yerine iktidarın ömrünü uzatma çabası olduğunu ifade etti. Her yere kayyum düzeni; Raf ömrünü tamamlamış bir iktidarın son çırpınışlarıdır. https://t.co/stkwkE96LT — Müsavat Dervişoğlu (@MDervisogluTR) October 14, 2026 “FATURA VATANDAŞA ÇIKARILAMAZ” Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifini de değerlendiren Dervişoğlu, kayıpların Hazine’ye, kamu bankalarına ve vatandaşlara yüklenemeyeceğini söyledi. Dervişoğlu, “Kağıt üzerinde şişirilmiş hayali fon değerlerinin değil, vatandaşın cebinden çıkan anaparanın ve enflasyon farkının esas alınması gerekir” dedi. Gönüllü iade uygulamasını da eleştiren Dervişoğlu, bunun “çal ama yakalanırsan iade et kurtul” mantığına dönüşmemesi gerektiğini belirtti. Haksız kazanç varsa devletin bunu tespit edip geri alması ve cezai süreçleri işletmesi gerektiğini vurguladı. OKUL GÜVENLİĞİ VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ Konuşmasında okul güvenliği ve çocuklara yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, devletin olaylar sonrası telafi eden değil, önceden tedbir alan bir yapıya dönüşmesi gerektiğini söyledi. Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerinde ise Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı gündeme getiren Dervişoğlu, Türkiye’nin sınırları ve maliyeti belirsiz askeri yükümlülüklere sürüklenmemesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’de Türk sahipli gemilere yönelik saldırılara da değinen Dervişoğlu, hükümeti Türk denizcisinin güvenliği konusunda yeterince net olmamakla eleştirdi.

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor Haber

Cevdet Yılmaz TBMM'de açıkladı: 455 bin yatırımcı için ödeme süreci başlıyor

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Genel Kurulu’nda sorunlu fonlara ilişkin tasfiye sürecinin yol haritasını açıkladı. Yılmaz, 7 şirket ve 131 fon için tasfiye sürecinin başlatılacağını, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise yasal düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde ekim ayında 1 milyon liraya kadar ana para ödemesi yapılmasının öngörüldüğünü söyledi. "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir" TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Gündem dışı söz almak üzere Genel Kurul’a davet edilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu’nun çalışmaları hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Ekonominin temellerinin sağlam olduğunu belirten Yılmaz, ekonomik görünüme ilişkin sistemik bir sorun bulunmadığını ifade etti. Merkez Bankası rezervlerinin dış şoklara karşı güvence sağladığını belirten Yılmaz, bankacılık sisteminin de yüksek sermaye yeterlilik oranlarıyla güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Yılmaz, sorunlu fonların sermaye piyasalarının genel görünümünü temsil etmediğini vurgulayarak, "Finans piyasalarımızda sistemik bir risk söz konusu değildir. Sermaye piyasalarımızın yapısı sağlamdır" dedi. "Haksız kazanç sağlayanlar hukuk önünde hesap verecek" Sorunlu fonlarla ilgili gerekli çalışmaların ilk günden itibaren başlatıldığını belirten Yılmaz, yatırımcıların ve kamunun haklarının korunmasının öncelikli olduğunu söyledi. Spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlayanların hukuk kuralları çerçevesinde hesap vereceğini ifade eden Yılmaz, hukuka aykırı işlemler ve usulsüzlüklerle mücadelenin sürdürüleceğini kaydetti. Yılmaz, soruşturma ve incelemelerde aceleci davranılmayacağını da belirterek, yeterli bilgiye dayanmadan kimsenin haksız yere töhmet altında bırakılmayacağını söyledi. Hazineden kaynak kullanılmayacak Tasfiye sürecinde özel zararların karşılanması için Hazine kaynağı kullanılmayacağını açıklayan Yılmaz, ödemelerin öncelikle ilgili fonların kendi kaynaklarından yapılacağını bildirdi. Yılmaz, tasfiye sürecinde fahiş veya haksız gelir elde edenlerden geri alınacak kaynakların ve sistem dışına çıkarılan malların satışından elde edilecek gelirlerin de kullanılacağını söyledi. Ödemelerde yatırımcıların fondaki payları oranında dağılım yapılmasının esas olduğunu belirten Yılmaz, olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonlarda ise 1 milyon liraya kadar ana paranın ara ödeme yoluyla geri ödenmesinin planlandığını açıkladı. Küçük yatırımcıların ve para piyasası fonlarının ödemelerde öncelikli olacağını belirten Yılmaz, sürecin şeffaf, adil ve mümkün olan en hızlı şekilde yürütüleceğini ifade etti. Devlet Denetleme Kurulu sahada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdiğini hatırlatan Yılmaz, şu anda sahada 10 müfettişin çalışma yürüttüğünü açıkladı. İhtiyaç halinde müfettiş sayısının artırılabileceğini belirten Yılmaz, incelemeler sonucunda idari ve kişisel sorumlulukların ortaya çıkarılacağını söyledi. Yılmaz, hazırlanacak raporun yalnızca sorumluları belirlemekle kalmayacağını, sistemdeki açıkların tespit edilmesi ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemlere de ışık tutacağını kaydetti. 7 şirket ve 131 fon için tasfiye süreci Yılmaz, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tasfiye sürecine alınan 7 şirket ve 131 fonun durumuna ilişkin de bilgi verdi. Tasfiye süreçlerinin yönetimi için Ziraat Bankası ve İş Bankası'nın belirlendiğini aktaran Yılmaz, daha önce İş Bankası ile çalışan Tera kapsamındaki 6 fonun tasfiyesinin İş Bankası tarafından, kalan 125 fonun tasfiyesinin ise Ziraat Bankası tarafından yürütüleceğini söyledi. Fonların yatırımcı payları, nakit varlıkları, borç ve alacakları ile mal varlıklarının mevcut durumunun tespit edildiğini belirten Yılmaz, ilgili bankaların saklama faaliyetlerini de resmi olarak devraldığını ifade etti. İlk tasfiye süreci yarın başlıyor Yılmaz'ın açıklamasına göre 7 şirketten A1 Capital, Bulls ve Pardüs olağan tasfiye sürecine tabi tutulacak. Bu kapsamda 17 fonun tasfiye edilmesi öngörülüyor. Yılmaz, bu fonlardaki yatırımcılara ödemelerin yapılacağını söyledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerinin tamamlanmasının ardından kalan 4 şirket ve bunlara bağlı fonlar için olağanüstü tasfiye sürecinin başlatılması planlanıyor. Atlas şirketinin de olağan yöntemle tasfiye edilmesi üzerinde çalışıldığını belirten Yılmaz, uzlaşma sağlanması halinde Atlas'ın da olağan tasfiye kapsamında yatırımcıların haklarını ödeyeceğini ifade etti. Nihai tasfiye 5-6 ay içinde tamamlanacak Yılmaz, olağanüstü tasfiyenin temelini 1 milyon liraya kadar ana para ödemesinin oluşturacağını belirtti. Fon alacaklarının tahsili ve borçların ödenmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini aktaran Yılmaz, nihai tasfiye bakiyesinin yaklaşık 5-6 aylık süreçte sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü söyledi. Hazırlanan kanun teklifinin Meclis'te yasalaşması halinde, ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerinin yapılabileceğini ifade etti. 455 bin 758 yatırımcı için ödeme planı Yılmaz, hak sahipliğinin fon ve hesap bazında belirleneceğini belirterek, olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayında gerçekleştirilmesiyle 455 bin 758 kişinin büyük bölümünün ödemelerinin tamamen yapılmasının hedeflendiğini açıkladı. Hazırlanan kanun teklifinin teknik çalışmalarının tamamlandığını belirten Yılmaz, düzenlemenin Meclis tarafından kabul edilip yürürlüğe girmesi halinde ödemelerin en kısa sürede başlatılacağını söyledi. Kanun teklifi Meclis'in takdirine sunulacak Fon Koordinasyon Kurulu'nun son toplantısında ilgili tüm kurumların katkısıyla hazırlanan kanun teklifi taslağının kapsamlı biçimde ele alındığını aktaran Yılmaz, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından taslağın Meclis'in takdirine sunulacağını bildirdi. Yılmaz, sermaye piyasalarının büyütülmesi ve derinleştirilmesi hedefinden vazgeçilmeyeceğini belirterek, yatırımcıların haklarını koruyan ve piyasanın güven içinde işlemesini sağlayan düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti.

Çeşme Belediyesi’ne şafak operasyonu: 11 şüpheli gözaltında Haber

Çeşme Belediyesi’ne şafak operasyonu: 11 şüpheli gözaltında

Çeşme Belediyesi’ne yönelik soruşturma, 5 Ekim’de belediyeye ait bazı evrakların yakılarak imha edilmeye çalışıldığı ihbarıyla derinleştirildi. İddiaya göre, belediyeye ait evrakların bir temizlik işçisi tarafından yakılmaya çalışıldığı sırada Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri olaya müdahale etti. Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, evrakların imha edilmesi yönündeki talimatın Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiği tespit edildi. Sağlamer hakkında daha önce “rüşvet”, “irtikap”, “resmi belgede sahtecilik” ve “suç örgütü kurma” suçlamaları kapsamında soruşturma yürütüldüğü de belirlendi. Şafak vakti eş zamanlı operasyon Soruşturma kapsamında delillerin karartılabileceği değerlendirilerek operasyon kararı alındı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri, saat 06.30’da İzmir genelinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda şu isimler gözaltına alındı: Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin Büro yönetim elemanı Aydın Aydemir İnşaat mühendisi Okan Aktaş İşletme sahipleri Yücel Güngör ve Metin Akpınar Emlakçı Şahin Özer Dosya kapsamında hakkında işlem yapılan eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin’in ise başka bir soruşturma nedeniyle halen cezaevinde tutuklu bulunduğu öğrenildi. Belediye birimlerinde aramalar yapılıyor Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin, belediyenin imar, fen işleri ve emlak süreçlerini kullanarak rüşvet ve irtikap yoluyla haksız kazanç sağladıkları, resmi belgelerde usulsüzlük yaptıkları ve soruşturmaya konu delilleri yok etmeye çalıştıkları iddia edildi. Şüphelilerin ev ve iş yerleri ile belediyenin ilgili birimlerinde arama gerçekleştirildi. Aramalarda çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konuldu. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmanın, iddia edilen suç bağlantılarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdüğü bildirildi. Rüşvet pazarlığı iddiası görüntülere yansıdı Çeşme Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, bir vatandaş ile belediye personeli arasında geçtiği belirtilen para pazarlığına ilişkin gizli çekim görüntüleri soruşturma dosyasına girdi. İhbarcı tarafından kaydedildiği belirtilen görüntülerde, şikayetçi vatandaşın ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın ile yaptığı telefon görüşmesine yer verildi. Görüşmede kira sözleşmesi, otel ve spa kira kontratı gibi belgelerin onaylanması için talep edilen ödeme konuşuluyor. Dosyadaki kayıtlara göre vatandaştan, işlemlerin tamamlanması için yasal harç bedelinin üzerinde bir miktar talep edildi. Görüşmede belediye personelinin, talebin bir müdürün kararı olduğunu belirttiği ifadeler de yer aldı. "Sağda solda duyulmasın" ifadeleri Soruşturma dosyasındaki görüşme kayıtlarında, üst düzey yöneticilerin doğrudan para alışverişine girmek istemediği ve ödemelerin alt kademedeki personel üzerinden yürütüldüğünün iddia edildiği görüldü. Kayıtlarda, konunun çevrede duyulmaması ve sorun yaşanmaması yönündeki ifadelerin de geçtiği belirtildi. 70 bin TL'lik ödeme iddiası Dosyaya giren WhatsApp yazışmaları ve banka dekontları ise para transferine ilişkin ayrıntılar içeriyor. Ekran görüntülerine göre ÇEŞTUR personeli Aziz Metin'in, vatandaşa Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir adına kayıtlı olduğu belirtilen bir IBAN numarası gönderdiği öne sürüldü. Yazışmalarda paranın kısa sürede yatırılması yönünde baskı yapıldığı iddia edilirken, telefon görüşmelerinde 50 bin TL'nin ödeme, 20 bin TL'nin ise otel harcı olmak üzere toplam 70 bin TL talep edildiği belirtildi. Vatandaşın parayı elden veremeyeceğini söyleyerek IBAN istemesinin ardından ödemenin banka transferi yoluyla gerçekleştirildiği iddia edildi. Dekont soruşturma dosyasına sunuldu İhbarcının, 19 Haziran 2026'da 70 bin TL'yi söz konusu hesaba gönderdiği ve banka dekontunu şüphelilere "70 bin TL attım" mesajıyla ilettiği öne sürüldü. Para transferine ilişkin dekontun da soruşturma kapsamında adli makamlara teslim edildiği belirtildi. Görüntü kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve banka dekontlarının, soruşturma dosyasında delil olarak değerlendirildiği öğrenildi. Soruşturma kapsamında şüphelilerin hukuki durumuna ilişkin nihai değerlendirme ise adli sürecin tamamlanmasının ardından netleşecek.

Erdoğan Şanlıurfa Şehir Hastanesi açılışında konuştu: “Türkiye ekonomisi bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir” Haber

Erdoğan Şanlıurfa Şehir Hastanesi açılışında konuştu: “Türkiye ekonomisi bu sorunun üstesinden gelecek kapasitededir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada sağlık yatırımlarından “Terörsüz Türkiye” sürecine ve yatırım fonlarına yönelik soruşturmaya kadar çeşitli başlıklarda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, fon soruşturmasına ilişkin Türkiye ekonomisinin sürecin üstesinden gelecek kapasitede olduğunu söyledi. Şanlıurfa Şehir Hastanesi hizmete açıldı Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada kente sağlık alanında gerçekleştirilen yatırımlara ilişkin bilgi verdi. Yaklaşık 500 bin metrekare kapalı alana sahip hastanenin 2 bin yatak kapasitesi bulunduğunu belirten Erdoğan, tesiste 545 yoğun bakım yatağı ve 451 poliklinik odası olduğunu söyledi. Hastanenin yatırım bedelinin 39 milyar lira olduğunu ifade eden Erdoğan, tesise ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla 1,7 kilometrelik bağlantı yolu ile 191 metre uzunluğundaki köprünün de hizmete açıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanlıurfa'ya bugüne kadar sağlık alanında 61 milyar liralık yatırım yapıldığını, şehir hastanesi dahil 129 sağlık tesisinin hizmete kazandırıldığını ve toplam 8,5 milyar liralık sağlık yatırımının da devam ettiğini açıkladı. “Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Erdoğan, Türkiye'de terörün yerini huzur ve barışın alacağı bir döneme ulaşılacağını söyledi. Erdoğan, Türkler, Kürtler ve Arapların birlikte hareket etmesi gerektiğine ilişkin mesaj verirken, “Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” ifadesini kullandı. Erdoğan ayrıca bölgede huzur, barış ve ekonomik kalkınmanın hakim olmasının önüne geçilemeyeceğini belirtti. Fon soruşturmasıyla ilgili açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde yatırım fonlarına ilişkin yürütülen soruşturmaya da değindi. Süreçte önceliğin Türkiye ekonomisinin zarar görmemesi olduğunu belirten Erdoğan, haksız kazanç elde ettiği tespit edilen kişilerin adalet önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi. Erdoğan, Devlet Denetleme Kurulu, Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile diğer kurumların soruşturma kapsamında çalışma yürüttüğünü, sürecin Fon Koordinasyon Kurulu tarafından yönetildiğini açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sermaye piyasalarında veya belediyelerde kamu malına yönelik usulsüzlüklerin karşılıksız kalmayacağını ifade ederek, Türkiye ekonomisinin bu sürecin üstesinden gelecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Hastanede çok sayıda özellikli sağlık hizmeti sunulacak Şanlıurfa Şehir Hastanesi; kalp ve organ nakli, inme, yanık, nükleer tıp, radyasyon onkolojisi ve kemoterapi gibi özellikli sağlık hizmetlerini aynı merkezde sunacak. Hastanenin 2 bin yatak, 546 yoğun bakım yatağı, 451 poliklinik ve 65 ameliyathane kapasitesine sahip olduğu bildirildi. Yaklaşık 500 bin metrekarelik kapalı alana sahip tesiste 1101 sismik izolatör bulunuyor.

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Fon Skandalıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergemizi TBMM Başkanlığı'na sunduk Haber

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak: Fon Skandalıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergemizi TBMM Başkanlığı'na sunduk

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, fon piyasasında yaşanan gelişmelere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, CHP Grubu olarak Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için TBMM Başkanlığı’na önerge sunduklarını açıkladı. CHP’nin resmi açıklamasında da önergenin sunulduğu duyuruldu. Öztrak, kurulması önerilen komisyonun fonlardaki manipülasyonun nasıl başladığını, kimlerin haksız kazanç sağladığını ve gelişmeler kamuoyuna yansımadan önce “içeriden öğrenenlerin ticareti” kapsamında kimlerin ilgili fonlardan çıktığını araştırması gerektiğini belirtti. Düzenleyici kurumların neden zamanında müdahale etmediğinin yanı sıra olası siyasi ve bürokratik bağlantıların da incelenmesi gerektiğini savunan Öztrak, “Hiçbir belge saklanmamalı, hiçbir isim korunmamalı, hiçbir siyasi bağlantının üzeri örtülmemelidir” dedi. “ZARAR VATANDAŞIN SIRTINA YÜKLENMEMELİ” Öztrak, fonlardaki gelişmeler nedeniyle zarara uğrayan vatandaşların kayıplarının karşılanmasına yönelik de çalışma yürüttüklerini söyledi. Fon Skandalıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulması önergemizi TBMM Başkanlığı'na sunduk. Manipülasyonun nasıl başladığı, Kimlerin haksız kazanç sağladığı, Bu iş ortaya dökülmeden önce, “İçeriden öğrenenlerin ticareti” kapsamında kimlerin söz konusu fonlardan çıktığı,… pic.twitter.com/2wiQeBXmhg — Faik Öztrak (@faikoztrak) September 21, 2026 Bu kapsamda, ekonomik gerçeklerle veya hayatın normal akışıyla açıklanamayacak ölçüde yüksek kazanç elde edildiği belirlenen kişilerin el konulacak varlıklarından yararlanılmasını sağlayacak bir çerçeve üzerinde, dünya örnekleri de incelenerek çalışıldığını belirtti. Öztrak, milletin parasının söz konusu olduğu yerde korunması gerekenin makamlar veya kişiler değil, vatandaşların hakları olduğunu ifade etti. CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, açıklamasının sonunda fon skandalına ilişkin siyasi sorumluluğun TBMM’de, hukuki sorumluluğun ise bağımsız yargı önünde ortaya çıkarılması gerektiğini savunarak, sürecin tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Gıda tedarik firmalarına 22 ilde 109 adreste fahiş fiyat operasyonu yapıldı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Gıda tedarik firmalarına 22 ilde 109 adreste fahiş fiyat operasyonu yapıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve “tarladan markete fiyat yolculuğu”nun mercek altına alındığı soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı’ndan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edilirken, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından kapsamlı bir rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden çıkış fiyatları ile tedarikçilere ulaştırılma koşulları incelendi. BÜYÜK TEDARİKÇİLERE YÖNELİK İNCELEME Yapılan incelemelerde, bazı büyük tedarikçi firmaların piyasa hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri iddia edildi. Soruşturmada ayrıca sahte müstahsil makbuzları düzenlenerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturulduğu ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve fiyatlarının yukarı yönlü manipüle edilerek haksız kazanç sağlandığı yönünde tespitlere ulaşıldığı belirtildi. Bu kapsamda soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden sürdürüldüğü bildirildi. 41 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI Soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli operasyon kapsamında 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı. Bakan Gürlek, soruşturmaya katkı sağlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ve Ticaret Bakanlıklarına teşekkür etti. Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç sağlanan bir alana dönüştürülmesine izin verilmeyeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde; üreticimizin emeğini, vatandaşımızın bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korurken, fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu çerçevede… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 15, 2026

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez” Haber

Adalet Bakanı Gürlek’ten suç örgütleri mesajı: “Dini duygular istismar edilemez”

Adalet Bakanı Akın Gürlek, suç örgütleri ve çetelerle mücadeleye ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, örgütlerin kimliğine veya hangi alan altında faaliyet gösterdiğine bakılmaksızın suç teşkil eden eylemlere karşı hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda işlem yapıldığını belirtti. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların dini inançlarının istismar edilerek suç işlenmesi ve haksız kazanç sağlanmasına yönelik yapılara karşı mücadelenin sürdüğünü ifade etti. “Kim olduklarına bakılmaksızın mücadele ediliyor” Adalet Bakanı Gürlek, devletin suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin herhangi bir grubun kimliğine göre şekillenmediğini vurguladı. Gürlek, mücadelenin “kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakılmaksızın” hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, suçla mücadelede esas alınan kriterin bir yapı ya da topluluğun inanç kimliği olmadığını, doğrudan suç teşkil eden eylemler ve bu eylemlerle bağlantılı yapılanmalar olduğunu ifade etti. “Dini duygular istismar edilemez” Vatandaşların inanç ve dini duygularının kullanılarak suç işlenmesine ve bu yöntemle haksız kazanç elde edilmesine karşı gerekli adımların atıldığını belirten Gürlek, Alihan Kuriş hakkında yürütülen soruşturmayı da bu kapsamda değerlendirdi. Gürlek, açıklamasında “Temel ölçüt, suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır” ifadelerine yer verdi. Bu açıklamayla birlikte Adalet Bakanı, suç soruşturmalarında herhangi bir dini yapı veya topluluğun kimliğinin değil, somut olarak ortaya konulan suç teşkil eden eylemlerin esas alınacağını vurguladı. İnanç ve ibadet özgürlüğü vurgusu Gürlek, dini değerlerin suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemeyeceğini söyledi. Devletin suç teşkil eden eylemlerle mücadelede kararlılığını sürdüreceğini belirten Gürlek, aynı zamanda vatandaşların inanç ve ibadet özgürlüğünün korunacağını ifade etti. Adalet Bakanı’nın mesajında, suçla mücadele ile inanç ve ibadet özgürlüğünün korunmasının birlikte yürütüleceğivurgusu öne çıktı. Gürlek, devletin temel yaklaşımının herhangi bir inanç grubunu hedef almak değil, suç oluşturan fiillere ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalara karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmek olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesini, kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar… https://t.co/Kh8WOjakai — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 17, 2026

Adalet Bakanı Akın Gürlek: vize randevularını “bot” yazılımlarla topladığı soruşturması kapsamında 6 ilde 63 adrese operasyon düzenlenirken 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: vize randevularını “bot” yazılımlarla topladığı soruşturması kapsamında 6 ilde 63 adrese operasyon düzenlenirken 49 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen vize randevusu soruşturmasına ilişkin bilgi verdi. Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında bazı kişi ve şirketlerin, vize danışmanlığı adı altında faaliyet göstererek konsolosluklar ve yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine “bot” olarak adlandırılan yazılımlarla eriştiğinin tespit edildiğini belirtti. Bu yöntemle randevuların toplu şekilde alındığı ve vatandaşların doğrudan randevu almasının fiilen imkânsız hale getirildiğinin araştırıldığını aktaran Gürlek, şüphelilerin belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi karşılığında vatandaşlardan “yazılım”, “danışmanlık” ve “hizmet bedeli” adı altında yüksek miktarlarda para tahsil ettiğini ifade etti. 2,8 MİLYAR TL’LİK PARA HAREKETİ Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde, Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturma kapsamındaki şirket yapılanmalarının hesaplarında 2 milyar 841 milyon TL’yi aşan para hareketi tespit edildi. Aynı incelemelerde 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsil edildiği belirlendi. Tahsilatların önemli bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına aktarıldığı, ayrıca yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu kaydedildi. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonuyla suç ve suçlularla mücadelemizi sürdürüyoruz. Cumhuriyet başsavcılıklarımız, kolluk kuvvetlerimiz ve ilgili kamu kurumlarımız omuz omuza çalışıyor. Vatandaşlarımızın… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 11, 2026 6 İLDE EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilirken, adreslerde ele geçirilen dijital materyal ve belgeler üzerindeki incelemelerin sürdüğü bildirildi. Bakan Gürlek, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığı başta olmak üzere operasyonda görev alan savcı, jandarma personeli ve Hazine ve Maliye Bakanlığı birimlerine teşekkür etti. Bakan Gürlek, vatandaşların yetkili kurumların hizmetlerine erişimini engelleyerek bunu haksız kazanç kapısına dönüştüren yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.