Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hakan Fidan

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Hakan Fidan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakan Fidan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor, Haber

Pakistan: İslamabad’da masaya oturabilirler ABD ve İran bize güveniyor,

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Washington ve Tahran yönetimlerinin aralarındaki savaşı sona erdirmek için Pakistan’ın arabuluculuğuna ve sağlayacağı diyalog zeminine güvendiğini açıkladı. Pakistan’ın başkenti İslamabad, Ortadoğu’da bir ayı geride bırakan savaşı durdurmak amacıyla düzenlenen kritik bir dörtlü zirveye ev sahipliği yaptı. Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar; Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile bir araya geldi. “ABD ve İran İslamabad’da görüşebilir” Zirvenin ardından açıklama yapan İshak Dar, toplantıyı "oldukça verimli" olarak nitelendirdi. Dar, her iki tarafın (ABD ve İran) Pakistan’a olan güvenine dikkat çekerek şunları söyledi: "ABD ve İran’ın, diyalog zemini oluşturma konusunda Pakistan’a duydukları güvenden memnuniyet duyuyoruz. İslamabad, mevcut çatışmaya kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla önümüzdeki günlerde her iki taraf arasında yapılacak ciddi görüşmelere ev sahipliği yapmaya ve bu yolu açmaya hazırdır." Dörtlü zirveden ‘Savaşı Durdurun’ çağrısı İshak Dar, Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır mevkidaşlarıyla; savaşın sadece ölüm ve yıkım getirdiği, Ortadoğu’daki gerilimin bir an önce kontrol altına alınması ve çatışmaların yayılmasının önlenmesi gerektiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Dar, bölge barışı için Pakistan’ın çabalarına destek veren Hakan Fidan ile Suudi ve Mısırlı mevkidaşlarına teşekkür etti. BM ve Çin’den destek, İran’a ‘saldırıları durdur’ talebi İshak Dar ayrıca BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile de telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, her iki ismin de Pakistan’ın hamlelerine tam destek verdiğini bildirdi. Öte yandan Dar, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile de bir görüşme yaparak, Tahran’dan gerilimi düşürmesini ve özellikle Körfez ülkelerine yönelik füze ve dron saldırılarını durdurmasını talep etti. Trump ‘Müzakere var’ diyor, Tahran yalanlıyor Diplomatik trafik hızlanırken taraflardan çelişkili açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz günlerde İran ile "çok verimli" görüşmeler yapıldığını ve bu nedenle enerji tesislerine saldırıları ertelediğini duyurmuştu. Buna karşın İranlı üst düzey askeri yetkililer, Washington ile herhangi bir resmi müzakere içinde olmadıklarını savunuyor. Hatemü’l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ABD’nin İran’da "bataklığa saplandığını" ve Trump’ın bu savaştan kurtulmak için üçüncü ülkeler üzerinden çıkış aradığını iddia etmişti. 28 Şubat’ta başlayan ve bölgeyi sarsan savaşın 31. gününde, İslamabad’daki bu diplomatik seferberliğin 6 Nisan mühleti öncesi somut bir ateşkesle sonuçlanıp sonuçlanmayacağı dünya kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 tamamlandı. Haber

Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026 tamamlandı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) 2026’nın iki gün süren programının ardından değerlendirmelerde bulundu. Zirvenin yoğun katılım ve verimli panellerle başarıyla tamamlandığını belirten Duran, uluslararası güvenlikten diplomasiye kadar birçok kritik başlığın ele alındığını söyledi. Duran, küresel ölçekte yaşanan hızlı değişimlerin devletler arası iş birliği ve stratejik iletişimin önemini artırdığını vurgulayarak, STRATCOM’un ulusal ve uluslararası aktörler arasında önemli bir diyalog platformu sunduğunu ifade etti. Zirveye üst düzey katılımın dikkat çektiğini belirten Duran, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın küresel sistemdeki dönüşüm ve liderliğin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türkiye’nin diplomatik vizyonuna dair önemli mesajlar verdiğini aktardı. Ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün güvenlik ve savunma alanında katkılar sunduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” ve “Daha adil bir dünya mümkündür” mesajlarını hatırlatan İletişim Başknı Burhanettin Duran, son yıllarda yaşanan gelişmelerin bu söylemleri doğruladığını ifade etti. Türkiye’nin stratejik iletişim alanında önemli bir direnç geliştirdiğini belirten Duran, STRATCOM’un temel amaçlarından birinin Türkiye’nin tezlerini dünyaya anlatmak olduğunu söyledi. “Kendi hikâyemizi kendimiz yazalım” diyen Duran, zirveyle farklı ülkelerden katılımcıların ortak bir perspektifte buluşmasının hedeflendiğini vurguladı. Uluslararası sistemde yaşanan kırılmanın çok kutuplu bir yapıyı beraberinde getirdiğini belirten Duran, bu sürecin henüz netleşmediğine dikkat çekti. Küresel krizlerin savaş ve çatışmalarla derinleştiğini ifade eden Duran, Türkiye’nin bu noktada diplomasi, uzlaşı ve iş birliğini önceleyen bir yaklaşım benimsediğini söyledi. “Savaş ve çatışma değil, diyalog ve çözüm odaklı bir dünya arıyoruz” diyen Duran, mevcut sistemin adaletsizlik ürettiğini ve yeni bir düzen arayışının kaçınılmaz olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bölgesel ve küresel politikalarında istikrar ve güvenliği öncelediğini belirten Duran, savunma sanayii alanındaki gelişmelerin de bu hedefle bağlantılı olduğunu ifade etti. Bölgesel barışın sağlanması için diplomasi kanallarının aktif şekilde kullanıldığını vurguladı. Duran, STRATCOM’un önümüzdeki dönemde de farklı ülkelerde yapılacak etkinliklerle devam edeceğini ve her yıl İstanbul’da düzenlenerek küresel ölçekte ortak bir mesaj üretmeyi sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’STRATCOM Zirvesi 2026’ programında bölgesel ve küresel son gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. Bakan Fidan, "Bu İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir" dedi. Savaştan tek çıkış yolunun ise gerilimin azaltılması ve diplomasi olduğunu kaydeden Fidan, "İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’STRATCOM Zirvesi 2026’ programına katıldı. İstanbul’da düzenlenen zirve yerli ve yabancı çok sayıda katılımcıyı bir araya getirdi. Zirvede, uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, küresel yönetişim krizleri ve stratejik iletişimin artan önemi, savaşın ülkeler üzerindeki etkileri masaya yatırıldı. Stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından küresel bir platform haline gelen zirvede, dünyanın farklı bölgelerinden katılımcılar bir araya geldi. Program kapsamında gerçekleştirilen oturumlarda, uluslararası sistemde yaşanan kırılmalar, çok taraflı iş birliklerinin geleceği ve iletişim stratejilerinin kriz yönetimindeki rolü değerlendirildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu: "Netanyahu'nun siyasi bekası için yürütülen bir savaş bu ve yine de bütün dünyayı etkileyen, dünyanın geri kalanını etkileyen bir tablo. Bu nedenle de işte bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Çünkü bu… pic.twitter.com/Xns9IKHBFA — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 28, 2026 Zirvede açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Bu İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir. Yalnızca şehirlere değil, insanların kalplerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" dedi. "Küresel yönetişimin mevcut durumu işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemezdir" Bu zirvenin stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından gerçekten küresel bir platform haline geldiğini kaydeden Bakan Fidan, "Bu yılki Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi’nde bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Bu zirve, stratejik, diplomatik ve entelektüel etkileşim açısından gerçekten küresel bir platform haline gelmiştir. Bu nedenle, dünyanın en zor sorularının dürüstçe ele alınabildiği bir zemine dönüştürdüğü için İletişim Başkanlığı’nı takdir ediyorum. Bu yılın teması bundan daha isabetli ve güncel olamazdı. Biz yalnızca bir istikrarsızlık döneminden geçmiyoruz; aynı zamanda sistemsel bir kırılma yaşıyoruz. Bu durum, daha derin bir bozulmanın sonucudur. Bozulma, uluslararası sistemin ahlaki pusulasını, stratejik tutarlılığını ve meşruiyet üretme kapasitesini kaybetmesiyle ortaya çıkar. Krizler ise barış ve güvenliği sağlamak için kurulmuş kurumlar artık çatışmaları kontrol altına alamadığında, tırmanmayı önleyemediğinde veya barışa giden yollar oluşturamadığında ortaya çıkar. Dolayısıyla çağımızın belirleyici siyasi sorusu oldukça basittir, uluslararası sistem hala devletler arasındaki ilişkileri adalet, öngörülebilirlik ve güven temelinde yönetme otoritesi ve inandırıcılığına sahip mi? Bugün ne yazık ki cevap acı bir şekilde açıktır. Küresel yönetişimin mevcut durumu işlevsiz, felç olmuş ve sürdürülemezdir" şeklinde konuştu. Bu sistemsel bozulmanın bir anda ortaya çıkmadığını ifade eden Bakan Fidan, "Bu, Türkiye’nin yıllardır sistematik olarak dile getirdiği yapısal sorunların bir sonucudur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel adalet çağrısı ve uluslararası kurumların reformu yönündeki vurgusu bir siyasi slogan değil, bir teşhisti. Birçok kişinin ancak kriz kendi kapılarına dayandığında fark ettiği bir teşhis. Birleşmiş Milletler kürsüsünden ve sayısız çok taraflı platformda biz bu tehlikeye sürekli dikkat çektik. O dönemde ise pek çok kişi jeopolitik konfor alanlarının oluştuğu illüzyonu tercih etti. Yıllar boyunca, işlevsiz düzenin bedeli başkaları tarafından ödendiği sürece, birçok aktör kendi çıkarlarına hizmet eden sistemi sürdürmekten memnundu. Ancak bugün bu sistem dağılmış durumda. Adaletsiz sistemden rahatça faydalananlar, krizlerin artık kendi kıyılarına ulaşmasıyla gerçekle yüzleşiyor. Eğer bu, sistemsel kırılma çağıysa, o zaman daha net bir soru sormamız gerekir: Tam olarak ne tartışılıyor? Yeni ağırlık merkezi neresi olacak teknolojiyi kim yönlendirecek ve burada istenilen değerler nasıl kurulacak. Bu liste giderek artabilir ve bu sorular önümüzdeki 100 yılı şekillendirecek. Bu sorular akademik değil, gerçek çatışma sahalarından çıkan sorular. Türkiye bu çatışmanın merkezinde bulunmakta, aslında İsrail’in oluşturduğu gerilimler ile daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz" diye konuştu. "Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi" Bakan Fidan, "Biz Türkiye olarak özellikle bölge ülkelerini ciddi bir çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşıyız. İran’ın girişimleri Körfez ülkelerini etkiliyor. Net bir şekilde ifade etmek gerekiyor ki bu sadece İsrail’in savaşı değil aslında. Bütün dünya bunun bedelini ödüyor. Jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artıyor ve çok ciddi bir seviyeye ulaşmakta. Birinci günden itibaren biz bu tehlikeli tabloyu gördük. Bizler en üst düzeyde itidal çağrısında bulunuyoruz. Bu çatışma yaraları ciddi şekilde derinleştirebilir. Yalnızca şehirlere değil, insanların kalplerinde ve zihinlerinde ciddi etkiler oluşturabilir. Bu noktada savaştan tek çıkış yolumuz ise gerilimin azaltılması ve diplomasi. İşte bu nedenle Türkiye bölge ülkelerdeki ortaklarıyla koordine halinde, diplomatik çözümler için hareket etmelidir. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirliklerini ziyaret ettim yakın dönemde ve devam eden çatışma karşısında bölge ülkelerle bir dayanışma ortaya koymaya çalıştık. İsrail’in politikalarına da karşı durduğumuzu ifade etmek isterim. Bu çabaları daha operasyonel hale getirmek için üst düzey bir diyalog sürdürmeye çalışıyoruz. Amacımız eyleme geçirebilir adımlar atabilmek ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Körfez ülkeleri İran'a karşı askeri önlem alabilir

Hakan Fidan; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan bölge turunun ardından Riyad’daki temaslarına ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Fidan, İran’ın saldırıları karşısında Körfez ülkelerinin sabrının tükenmek üzere olduğu ve "karşı önlem" alma aşamasına geldikleri uyarısında bulundu. "Körfez ülkeleri son uyarılarını yaptı" Körfez ülkelerinin yoğun bir saldırı altında olduğunu hatırlatan Fidan, bu ülkelerin savaşın dışında kalma iradesine rağmen kasten hedef alındıklarını belirtti. Fidan, şunları söyledi: "Körfez ülkeleri, hava sahalarını ve topraklarındaki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en baştan duyurdular. Ancak İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapı ve ekonomik hedeflere de kasıtlı saldırılar düzenlemesi riski artırdı. Körfez ülkeleri, mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Riyad’daki toplantıda bu konudaki son uyarılarını yaptılar." "Savaş 2-3 hafta daha sürebilir" Bölgedeki genel kanaatin savaşın birkaç hafta daha devam edeceği yönünde olduğunu aktaran Bakan Fidan, barışın önündeki asıl engelin İsrail olduğunu savundu: "Körfez ülkelerinde savaşın iki üç hafta daha süreceği değerlendirmesi yapılıyor. Ancak burada belirleyici olan ABD’nin tutumudur. İsrail, ateşkesi veya kısa sürede bir barışa ulaşılmasını engellemek isteyecektir. ABD ve İsrail’in pozisyonlarının birbirinden uzaklaştığı yönündeki gözlemler artıyor. Sorun İsrail’in barış istememesi; kendileri için kritik olan askeri ve sanayi hedeflerini yok etmeden durmayacakları izlenimini veriyorlar." "İran'a yapılan da Körfez'e yapılan da yanlış" Fidan, Türkiye’nin savaşın başından beri ikircikli bir tavır takınmadığını ve tüm taraflara yanlışlarını açıkça söylediğini belirtti. Riyad’daki ortak bildiride İsrail’in rolüne de dikkat çektiklerini ifade eden Fidan, "Hem İsrail’in saldırganlığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yayma eylemlerine karşı çıkıyoruz. İsrail’in yayılmacılığının yarattığı tehdidin ortak açıklamaya girmesini sağladık" dedi. Savaş sonrası yeni düzen ve savunma sanayii Savaşın ardından bölge ülkelerinin savunma stratejilerinde köklü değişiklikler olacağını öngören Fidan, "Körfez’de pek çok şey değişebilir. Ülkeler savunma sanayii alanında yeni arayışlara girebilir. Eğer belirli şartlar yerine getirilirse, savaş sonrası İran ile Körfez ülkeleri arasında ekonomik iş birliği tekrar yoğunlaşabilir" değerlendirmesinde bulundu. AB ile ilişkiler ve vize serbestisi Fidan, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerin istikrarlı gittiğini, yasa dışı göç ve vatandaşların bölgeden tahliyesi konularında AB’nin sürekli Türkiye’nin kapısını çaldığını söyledi. Vize serbestisi konusuna da değinen Fidan, "Kalan altı madde üzerinde ilgili kurumlarımızın çalışmaları sürüyor" bilgisini paylaştı. Dışişleri Bakanı Fidan, İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumu hakkında ise, "Bildiğimiz şey kendisinin hayatta ve işinin başında olduğudur. Ancak yönetimdeki boşluğun büyük oranda Devrim Muhafızları tarafından doldurulduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Meclis’te kapalı oturum dört saatlik İran mesaisi Haber

Meclis’te kapalı oturum dört saatlik İran mesaisi

TBMM Genel Kurulu, İran gündemiyle toplandı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasını yapmasının ardından “Hükümet Bilgilendirmesi” gündemine geçildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları, Orta Doğu’da savaş riski ve çatışmaların yayılması ile Türkiye’nin aldığı tedbirlere ilişkin Genel Kurul’u bilgilendirmek üzere Meclis’e geldi. Kurtulmuş, her bir bakana 30’ar dakika, takip eden konuşmalarda siyasi parti gruplarına 20’şer dakika, grubu bulunmayan partilerden iki milletvekiline de beşer dakika söz verileceğini belirtti. Kapalı oturum tutanakları 10 yıl açıklanamayacak Hakan Fidan ile Yaşar Güler’in bilgi vereceği Genel Kurul’un çalışmaya kapalı oturumla devam etmesi için oylama yapıldı. Kapalı oturuma geçilmesinin ardından basın mensuplarının salondan çıkması ve Genel Kurul Salonu’nun yanında bulunan odaların boşaltılması için oturuma ara verildi. Kapalı oturum tutanakları 10 yıl süreyle kamuoyuna açılmayacak ve oturumda bulunan milletvekilleri de konuşulanlarla ilgili bilgi veremeyecek. Numan Kurtulmuş’tan “sistem bunalımı” değerlendirmesi Kurtulmuş, Genel Kurul başında yaptığı konuşmasında bölgede zaten kırılgan olan dengeleri daha hassas hale getirdiğini belirtti. “Kuralsızlığın normalleştirildiği, güç kullanımının hukukun yerine geçirildiği ve uluslararası mekanizmaların etkisizleştirildiği açık bir sistem bunalımı” olarak tariflediği gelişmelerle ilgili Kurtulmuş, uluslararası düzenin meşruiyet ve işlev kaybına uğradığını söyledi. Yaşananların “geçici kriz” olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Kurtulmuş en ağır bedeli sivillerin ödediğini vurguladı. ABD’nin doğrudan savaşın içine çekilmesinin bölgesel ve küresel ölçekte çok daha büyük felaketlerin habercisi olabileceğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Enerji güvenliğinden ticaret yollarına, göç hareketlerinden toplumsal ve ekonomik istikrara kadar pek çok başlıkta yeni kırılmaların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir” dedi. “‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin akamete uğratılmasına müsaade edilmeyecek” Saldırıların derhal durdurulmasının ve çatışmanın engellenmesinin herkes için zorunluluk olduğunu kaydeden Kurtulmuş “Türkiye’nin son günlerde ortaya koyduğu yoğun diplomasi trafiğini tam da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor. Ülkemiz, bölgesel hadiseleri güç dengesi bakımından değil, insani, hukuki ve siyasi sonuçları itibarıyla gündeme almaktadır” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş “Terörsüz Türkiye” sürecine de şu sözlerle değindi: “Barış için en ileri çabayı gösterirken kendi güvenliğimiz, sınırlarımızın emniyeti ve milletimizin huzuru konusunda tereddüt göstermeyecek kudrete, iradeye, dirayete ve tecrübeye sahibiz. Bölgemizde yaşanan her sarsıntının terör örgütleri ve vekalet unsurları eliyle yeni bir istikrarsızlık zeminine dönüştürülmesine ve ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin akamete uğratılmasına da asla müsaade edilmeyecektir. Kardeşi kardeşe kırdırmaya, bölgedeki halkları karşı karşıya getirmeye ve ülkeleri içeriden zayıflatmaya dönük hiçbir girişime de izin verilmeyecektir.” “Netanyahu ile ikinci bir Hitler karanlığı” Kurtulmuş, diplomasi yürürlükteyken saldırının başlamasının müzakere zemininin güvenilirliğini zedelediğine de dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofisindeki dualarla savaş siyasetine destek verildiğini söyleyen Kurtulmuş, meselenin güvenlik eksenli olmadığını, ideolojik ve fanatik zeminden kaynaklandığını savundu. Asıl sorunun “ İsrail yönetimini elinde bulunduran saldırgan ve hukuk tanımaz siyonist anlayış” olduğunu ifade eden Kurtulmuş “Netanyahu’ya ikinci Davut rolü biçmeye çalışanların, aslında insanlığı ikinci bir Hitler karanlığına sürükleyen bir barbarlık ürettiklerini görmelerini isteriz. Tarihten ibret almayanlar, tarihin en ağır hükümleriyle yüzleşmek zorundadır” dedi. " “Milli güvenlik” toplantıları kapalı oturumla görüşüldü." Meclis’te yakın dönemde milli güvenlik konularında yapılan toplantıların kapalı oturumla gerçekleştirildiği örnekler de oldu. Hamas’ın 7 Ekim 2023’teki “Aksa Tufanı Operasyonu”nun ardından İsrail’in Gazze’ye dönük saldırılarına ve bölgesel gelişmelere dair bilgi vermek üzere 12 Ekim 2023’te Dışişleri Bakanı Hakan Fidan yine Meclis’teydi. Fidan’ın katıldığı toplantı kapalı oturumla yapıldı. Irak’ın kuzeyinde Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 12 askerin şehit olmasının ardından Fidan ile birlikte Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 16 Ocak 2024’te Genel Kurul’u bilgilendirdi. Fidan ve Güler, 8 Ekim 2024’t CHP’nin talebi üzerine düzenlenen kapalı oturum için Meclis’teydi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Ekim 2024’te İsrail saldırganlığının Türkiye’yi de içine aldığına yönelik sözlerinin ardından CHP bakanlardan bilgi istedi. Ancak kapalı oturumun ardından CHP lideri Özgür Özel “Bilmediğimiz hiçbir şey söylemediler ve sorun tam olarak budur. Türkiye Erdoğan’ın söylediği sözden endişe etmesin, altını dolduracak bir kelime yok” diyerek tepki gösterdi. 29 Ağustos 2025’te Meclis tatildeyken muhalefet “Gazze’deki insanlık dışı katliamı durdurmak ve insani yardım ulaştırabilmek için yapılması gerekenleri konuşmak üzere” Genel Kurul’u olağanüstü toplantıya çağırdı. Hakan Fidan’ın bölgeden bilgileri aktardığı toplantı da kapalı gerçekleştirildi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da yeni çözüm sürecine ilişkin Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın ile bakanların katıldığı toplantıları yine kapalı oturumlarla yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran krizi karşısında tüm kurumlarla teyakkuz hâlindeyiz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İran krizi karşısında tüm kurumlarla teyakkuz hâlindeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye açısından kritik bir dönem oluşturduğunu belirten Erdoğan, toplantıda özellikle İran krizi ve bunun bölgesel etkilerini ele aldıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiden ticarete, savunmadan sınır güvenliğine, turizmden tarım ve enerjiye kadar birçok başlıkta krizin olası etkilerini değerlendirdiklerini ifade etti. Çatışmaların uzaması, yayılması ya da kontrolden çıkması ihtimallerinin de analiz edildiğini dile getiren Erdoğan, “Hükûmet olarak 28 Şubat’tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz hâlindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız.” dedi. Türkiye’nin önceliğinin ülkeyi bölgedeki çatışma ortamından uzak tutmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz ülkemizi bu yangından uzakta tutmak, Türkiye’nin güvenliğini ve 86 milyonun huzurunu temin etmektir.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin krizin büyümesini önlemek için diplomasi trafiğini yoğun şekilde sürdürdüğünü de belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, krizin ilk gününden itibaren yoğun bir diplomasi yürüttüklerini belirterek şimdiye kadar 16 liderle görüşme yaptığını açıkladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Samimi uyarılarımıza rağmen, Türkiye’nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor. Milletimizin kalbinde ve zihinde derin yaralar açacak, bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza… pic.twitter.com/5DRGApBDJ2 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 9, 2026 Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 50’den fazla telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Selçuk Bayraktaroğlu ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın da muhataplarıyla temas hâlinde olduğunu söyledi. Ekonomik etkilerin sınırlı tutulması için gerekli tedbirlerin alındığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin dış şoklara karşı direncinin güçlü olduğunu dile getirdi. Merkez Bankası rezervlerinin 200 milyar dolar civarında olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal sistemin güçlü sermaye yapısı ve likiditesi sayesinde riskleri absorbe edebilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışlara karşı vatandaşları korumak amacıyla geçici olarak eşel mobil sistemini devreye aldıklarını açıklayan Erdoğan, enerji arz güvenliği konusunda herhangi bir risk bulunmadığını söyledi. Tarım alanında da gübre stoklarının yeterli seviyede olduğunu ifade eden Erdoğan, üre gübresinde gümrük vergisinin sıfıra indirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran sınırındaki gümrük kapılarında herhangi bir yoğunluk ya da sorun yaşanmadığını belirterek ticaretin olumsuz etkilenmemesi için gerekli tedbirlerin alındığını kaydetti. Konuşmasında ana muhalefeti de eleştiren Erdoğan, muhalefetin dış politika konusunda vizyon ortaya koyamadığını savundu. Erdoğan, “Türkiye diplomasi, savunma ve istihbarat başta olmak üzere her alanda güçlüdür ve her türlü tehdidi bertaraf edecek kapasiteye sahiptir.” dedi.

Sanchez: ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri eylemini reddediyoruz Haber

Sanchez: ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri eylemini reddediyoruz

İspanya Başbakanı Sanchez, ABD ve İsrail'in tek taraflı askeri eylemini reddettiklerini, bu eylemin gerilimi tırmandırdığını ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunduğunu ifade etti. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de kınadıklarını söyleyen Sanchez, Orta Doğu’da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyeceklerini dile getirdi. Sanchez, derhal gerginliğin azaltılmasını ve uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesini talep ettiklerini vurgulayarak, “Diyaloğu yeniden başlatmanın ve bölge için kalıcı bir siyasi çözüme ulaşmanın zamanı geldi.” dedi. İspanya Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares; Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Orta Doğu’daki durum hakkında görüştüğünü açıkladı. Saldırıların durması gerektiğini söyleyen Albares, “İspanya uluslararası hukuka saygı, gerilimin azaltılması ve diyalog talep ediyor. Onlara İspanya'nın bölgesel istikrar ve barışa olan kesin bağlılığını ve saldırıya uğrayanlara olan dayanışmamızı ve desteğimizi ilettim; bu saldırıları kınıyoruz.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.