Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Netanyahu: IDF’nin tüm gücünü seferber ettiği bir kampanya yürütüyoruz Haber

Netanyahu: IDF’nin tüm gücünü seferber ettiği bir kampanya yürütüyoruz

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu; Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve Mossad Başkanı ile gerçekleştirdiği güvenlik toplantısının ardından operasyonun seyrine ilişkin açıklama yaptı. Operasyonun devamı için gerekli talimatları verdiğini belirten Netanyahu, İran rejimine yönelik saldırıların bilançosuna değindi. Netanyahu, "Dün diktatör Hamaney'i devirdik. Onunla birlikte, baskıcı rejimin onlarca üst düzey ismini de ortadan kaldırdık." diyerek, İsrail kuvvetlerinin şu anda Tahran'ın kalbinde artan bir yoğunlukla ilerlediğini ve bu ilerleyişin önümüzdeki günlerde daha da yoğunlaşacağını ifade etti. Sürecin kayıplarına da değinen Başbakan Netanyahu, “Kalbim ailelerle birlikte ve İsrail vatandaşları olarak hepiniz adına yaralılara acil şifalar diliyorum. Varoluşumuzu ve geleceğimizi güvence altına almak için, daha önce hiç olmadığı kadar İsrail Savunma Kuvvetleri'nin tüm gücünü seferber ettiğimiz bir kampanya yürütüyoruz” ifadelerini kullandı. Netanyahu, bu harekatta Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ve ABD ordusunun tam desteğini aldıklarını vurgulayarak, "Bu güçlerin birleşimi, 40 yıldır yapmayı umduğum şeyi yapmamıza olanak tanıyor: terörist rejime tam anlamıyla kökten bir darbe indirmek. Söz vermiştim ve bunu yapacağız." dedi. IDF: İran terör rejimine bağlı askerlerin bulunduğu karargah imha edildi İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran’ın askeri ve stratejik merkezlerine yönelik yürütülen hava operasyonlarına ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, operasyonun İran rejiminin askeri kabiliyetini ve terör faaliyetlerini planlama yeteneğini hedef aldığı belirtildi. IDF tarafından paylaşılan bilgilerde şu detaylara yer verildi: "Son saatlerde devam eden ve Hava Kuvvetlerinin Tahran üzerinde hava üstünlüğünü sağladığı andan itibaren geniş çaplı bir saldırı dalgasında, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Devrim Muhafızları karargahı, istihbarat karargahı, Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri karargahı ve iç güvenlik karargahı da dahil olmak üzere düzinelerce rejim muharebe karargahına saldırdı. Saldırılar, askeri istihbaratın İran terör rejimine bağlı askerlerin faaliyetlerini tespit ettiği ve bu askerlerin İsrail Devleti ve bölge ülkelerine karşı terör kampanyaları yürüttüğü ve planladığı karargahları hedef alıyor” Saldırıların operasyonel etkisine değinilen açıklamada, vurulan hedefler arasında İran rejiminin savaş yürüttüğü ve istihbarat durumu oluşturduğu acil durum komplekslerinin de bulunduğu bildirildi. IDF, açıklamasında "Gerçekleştirilen saldırı dalgası, terörist rejimin komuta ve kontrol yeteneklerine ciddi zarar verirken, en merkezi karargahındaki askerleri de etkisiz hale getiriyor. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), İran terörist rejiminin güçlerini ve askerlerini faaliyet gösterdikleri her yerde vuracaktır." ifadelerine yer verildi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Effie Defrin, devam eden askeri operasyonun ikinci gününe ilişkin bilançoyu ve sahadaki son durumu paylaştı. Hava operasyonlarının yoğunluğunu ve hedeflere ulaşıldığını belirten Defrin, "Son 24 saatte - 'Harry'nin Kükremesi' Operasyonunun ikinci gününde - İran rejiminin temel sistemlerine verdiğimiz zararı derinleştirdik. Yüzden fazla Hava Kuvvetleri savaş uçağı Tahran'a kapsamlı bir saldırı dalgası gerçekleştirdi. Aynı zamanda, yüzlerce uçak uzayda faaliyet göstermeye ve tehditleri gerçek zamanlı olarak engellemeye devam ediyor” dedi. İsrail içindeki duruma ve sivil kayıplara da değinen Sözcü Defrin, "Cephe gerisinde, İç Cephe Komutanlığı ekipleri ve kurtarma kuruluşları etkilenen bölgelerde faaliyetlerine devam ediyor. Beit Şemeş'teki kaza yerinde dokuz sivil hayatını kaybetti, diğerleri ise yaralandı” ifadelerini kullandı. Defrin, açıklamasını “Acı çeken ailelerin derin üzüntüsünü paylaşıyor ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Tüm İsrail halkının kalbi sizinle. İsrail vatandaşları, güvenliğiniz bizim en büyük önceliğimizdir. Bu saatlerde bile, İç Cephe Komutanlığı'nın talimatlarına uymak önemlidir, çünkü bu talimatlar hayat kurtarır” sözleriyle tamamladı.

Pezeshkian, ABD ve İsrail'in saldırılarının 'Müslümanlara karşı açık bir savaş ilanı' olduğunu söyledi Haber

Pezeshkian, ABD ve İsrail'in saldırılarının 'Müslümanlara karşı açık bir savaş ilanı' olduğunu söyledi

İran cumhurbaşkanı, Hamaney'in öldürülmesinin başta Şii olmak üzere Müslümanlara karşı açık bir savaş ilanı" olduğunu söyledi. Pezeshkian, yüce liderin öldürülmesiyle ilgili başsağlığı dilek için yazılı bir mesajda, "Bu trajik olay, bugün İslam dünyasının karşı karşıya olduğu en büyük davadır" dedi. Güvenlik şefi, İran'ın ABD ve İsrail'i 'daha önce hiç yaşamadıkları bir güçle' vuracağını söyledi İran'ın üst düzey güvenlik yetkilisi ABD ve İsrail'e karşı bir uyarı yayınladı. Larijani X'te, "Dün İran, ABD ve İsrail'e füze ateşledi ve zarar verdiler" dedi. "Bugün onlara daha önce hiç yaşamadıkları bir güçle vuracağız." Dili, Trump'ın günün erken saatlerinde İran'a karşı bir uyarısını yineledi. ABD başkanı sosyal medyada "İran bugün çok sert vuracaklarını, daha önce hiç olmadıklarından daha sert vuracaklarını belirtti" diye yazdı. "Ancak bunu yapmasalar iyi olur, çünkü yaparlarsa, onlara daha önce hiç görülmemiş bir güçle vuracağız!" Hamas, Hamaney'in yasını tutuyor, 'iğrenç' ABD-İsrail saldırısını kınıyor Filistinli grup, "iğrenç" bir ABD-İsrail saldırısı olarak nitelendirdiği saldırıda öldürülmesinin ardından İran'ın yüce liderinin yasını tuttuğunu söyledi. Hamas yaptığı açıklamada, "Halkımıza, davamıza ve direnişimize her türlü siyasi, diplomatik ve askeri desteği sağladı" dedi. ABD yönetimi ve İsrail, "İran İslam Cumhuriyeti'nin egemenliğine karşı bu bariz saldırganlık ve iğrenç suçtan ve bunun bölgenin güvenliği ve istikrarı üzerindeki ciddi yansımalarından tüm sorumluluğu taşıyor" dedi. Hamas ayrıca Arap ve Müslüman ülkelerin "acil ve kararlı bir şekilde harekete geçmek için siyasi, yasal ve tarihi bir sorumluluk" taşıdığını söyledi.

Saldırılarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü! İran'da 40 günlük yas ilan edildi Haber

Saldırılarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney öldürüldü! İran'da 40 günlük yas ilan edildi

Hamaney 1980’lerde Cumhurbaşkanı olarak görev yaptıktan sonra, 1989’da kurucu lider Ayetullah Ruhullah Humeyni’nin ölümünün ardından İran’ın dini lideri oldu ve bu pozisyonda 36 yılı aşkın süre görev yaptı. İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri'nin saldırısında öldürüldü. 86 yaşındaydı. İran devlet medyası, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hamaney'in Cumartesi günü kompleksini vuran ortak bir ABD-İsrail hava saldırısında öldürüldüğünü söylemesinin ardından Pazar günü erken saatlerde ölümü doğruladı. İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, "İran halkına, İslam Devrimi Lideri Ekselansları Ayetullah İmam Seyyid Ali Hamaney'in 28 Şubat Cumartesi sabahı Amerika ve Siyonist rejim tarafından başlatılan ortak saldırıda şehit olduğu açıklandı" dedi. İran devlet medyası, Hamaney'in kızının, damadının ve torununun da öldürüldüğünü söyledi. Trump daha önce Hamaney ve diğer İranlı yetkililerin "ABD istihbaratından ve gelişmiş izleme sistemlerinden kaçamadığını" söyledi. Hamaney, on yıl önce İslam devrimine öncülük eden karizmatik lider Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından 1989'da İran'da dümeni ele geçirdi. Humeyni, Pehlevi monarşisinin yönetimini sona erdiren devrimin arkasındaki ideolojik güç olsa da, hem İran'ın düşmanlarına karşı savunmasını oluşturan hem de sınırlarının çok ötesinde nüfuz sağlayan askeri ve paramiliter aygıtı şekillendiren Hamaney'di. Ruhani lider olmadan önce, 1980'lerde Irak ile kanlı bir savaşta İran'ı cumhurbaşkanı olarak yönetmişti. Analistler, Batılı ülkelerin Irak lideri Saddam Hüseyin'i desteklediği ezici çatışmanın, birçok İranlı arasında bir tecrit duygusuyla birleştiğinde, Hamaney'in genel olarak Batı'ya ve özellikle de ABD'ye olan güvensizliğini derinleştirdiğini söylüyor. ABD ve İsrail’in ortak askeri operasyonunda Hamaney’in konutunun hedef alındığı ve saldırıda öldüğüne dair İran resmi kanallarınca bilgi verildi. İran, Şamhani ve İDMO'nun Pakpour'unun öldürülmesini de doğruladı Resmi IRNA haber ajansı, Hamaney'in üst düzey siyasi danışmanı ve İran Savunma Konseyi sekreteri Ali Shamkani'nin Tahran'a yönelik ABD-İsrail saldırılarında öldürüldüğünü bildiriyor. Ayrıca İDMO başkomutanı Muhammed Pakpour'un da öldürüldüğünü söylüyor. İran devlet televizyonu ve IRNA, Hamaney’in öldüğünü doğruladı ve 40 günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu. Tahran'daki şok gelişme, Ortadoğu’daki gerilimi derinleştirirken küresel diplomasi ve güvenlik arenasını da sarstı.

Hindistan Başbakanı Modi, İsrail ziyaretinde Netanyahu ile ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan 16 iş birliği anlaşması imzaladı. Haber

Hindistan Başbakanı Modi, İsrail ziyaretinde Netanyahu ile ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan 16 iş birliği anlaşması imzaladı.

Modi dün ticaret ve savunma alanlarında ilişkileri güçlendirmeyi amaçlayan ve iki gün sürecek temaslar için İsrail’e ulaştı. Ziyaret İsrail’de geniş yankı buldu. Netanyahu, Modi’yi havalimanında karşıladı ve daha sonra konuşma yapması için parlamentoya (Knesset) kadar kendisine eşlik etti. Knesset üyeleri Modi’yi ayakta alkışlayarak “Modi... Modi” sloganları attı ve kendisiyle fotoğraf çektirme talebinde bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi Knesset’te (EPA) Netanyahu ve diğer İsrailli yetkililer, Hindistan’ın maruz kaldığı ‘terör saldırılarını’ hatırlatarak, iki ülkeyi ‘radikal İslam’ olarak niteledikleri tehdit karşısında benzer konumda gösteren bir söylem benimsedi. Netanyahu, Hindistan Başbakanı’nı ‘büyük bir küresel lider, büyük bir dost ve hatta büyük bir kardeş’ sözleriyle tanımladı. Modi’ye hitaben, “Hindistan’ın büyük başarılara imza attığı söyleniyor; bu tam olarak doğru değil. Hindistan, senin liderliğin, bilgece yaklaşımın ve kararlılığın sayesinde bu başarıları elde etti” ifadelerini kullandı. Netanyahu ayrıca, son Gazze savaşı sırasında Hindistan’ın İsrail’e sağladığı destek dolayısıyla Modi’ye teşekkür etti. Hindistan’ın söz konusu dönemde İsrail’e mühimmat ve insansız hava araçları (İHA) tedarik ettiği belirtildi. 16 anlaşma ve ilk kez verilen nişan İsrail hükümeti, ziyaret kapsamında Hindistan ile 16 ikili anlaşma imzalandığını duyurdu. Knesset Başkanı Amir Ohana, Modi’ye, parlamento tarihinde ilk kez verilen Knesset Nişanı’nı takdim etti. Knesset Başkanı Amir Ohana, özel bir oturumda Hindistan Başbakanı Narendra Modi’ye Knesset Nişanı’nı takdim etti. (EPA) Modi’nin İsrail ziyareti, 2017’de gerçekleştirdiği ilk temasın ardından görev süresindeki ikinci ziyaret oldu. İsrail’de siyasi çevrelerde aktarıldığına göre, Başbakan Netanyahu ilk ziyarette Modi’yi esprili bir ifadeyle karşılamış ve “Bir Hintli, İsrailli bir turiste ‘Ülkenizin nüfusu gerçekten sadece 10 milyon mu?’ diye sormuş. İsrailli de ‘Doğru; ama siz, biz ve Çin birlikte 2,5 milyarız’ diye yanıtlamış” demişti. Bu sözlerin, 2024 sayımına göre 1,45 milyarlık nüfusuyla dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan ile İsrail arasındaki büyük nüfus farkına gönderme yaptığı belirtilmişti. Netanyahu, son ziyarette ise iki ülkenin ‘gücünün zirvesinde’ olduğunu savunarak, “İsrail her zamankinden daha güçlü, Hindistan her zamankinden daha güçlü” ifadesini kullandı. Netanyahu’nun açıklamaları, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin Knesset Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma için düzenlenen özel oturum sırasında geldi. Modi’nin hitabı, bir Hindistan başbakanının İsrail parlamentosunda yaptığı ilk konuşma olarak kayda geçerken, iki ülke ilişkilerinin derinleştiğinin göstergesi olarak nitelendirildi. Hindistan, İsrail için siyasi açıdan etkili bir müttefik olmasının yanı sıra, Asya’daki ikinci büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Hindistan Ticaret ve Sanayi Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2025 mali yılında 3,62 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hindistan, 7 Ekim saldırılarını yeniden kınadı Modi yaptığı açıklamada, “Hindistan şimdi ve sonra İsrail’in yanında” ifadesini kullandı. Knesset Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Modi, 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırıda ölenler için taziyelerini ileterek, saldırıyı ‘terör eylemi’ olarak niteledi. Modi ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Filistinlilerin ulusal haklarını güvence altına alacağını söylediği planı övdü. Netanyahu da 7 Ekim saldırısına değinerek, Modi’nin ‘açık bir şekilde İsrail’in yanında durduğunu’ söyledi ve “Bunu asla unutmayacağız” ifadesini kullandı. Netanyahu, ‘şer ekseni’ olarak tanımladığı yapının ya İsrail’i kıracağını ya da İsrail tarafından kırılacağını belirterek, “Biz onları savaşçılarımızın kahramanlığıyla kırıyoruz” dedi. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Knesset üyeleri arasında sohbet ederken (AFP) Oturum, muhalefetin kısmi boykotu gölgesinde gerçekleşti. Muhalefete mensup bazı milletvekilleri oturuma katılmazken, bazıları da Netanyahu ve Ohana’nın konuşmaları sırasında, Yüksek Mahkeme Başkanı Yitzhak Amit’in davet edilmemesini protesto ederek salonu terk etti. Ancak Hindistan Başbakanı Modi’nin konuşması sırasında diplomatik bir krize yol açmamak adına yeniden Genel Kurul salonuna döndüler. Muhalefet tarafından yayımlanan açıklamada, Ohana’nın Hindistan Başbakanı onuruna düzenlenen oturuma, teamüllere aykırı şekilde Yüksek Mahkeme Başkanı Amit’i davet etmemesi ‘aşağılayıcı bir karar’ olarak nitelendirildi. Gizliliğin korunması Ziyaret, yalnızca ilişkilerdeki iyileşmenin bir göstergesi olarak değil, esas itibarıyla iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin tüm düzeylerde önemli ölçüde yükseltilmesi yönünde büyük bir adım olarak değerlendirildi. Ziyaret kapsamında imzalanacak anlaşmaların, ilişkilerin seviyesini artırmaya ve iki taraf arasındaki iş birliğini özellikle güvenlik alanı başta olmak üzere çeşitli sektörlerde genişletmeye yönelik mutabakat zabıtlarını içerdiği belirtildi. Söz konusu çerçeve, taraflarca ‘ayrıcalıklı stratejik ilişkiler’ olarak tanımlanıyor. Hindistan Başbakanı Narendra Modi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eşinin huzurunda Knesset’teki ziyaretçi defterini imzaladı. (AP) Gelişmenin önemine işaret eden güvenlik kaynakları, iki taraf arasında ‘gizliliğin korunması’ esasına dayalı bir sistemin uygulanmasını öngören bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Bu çerçevede, bugüne kadar Hindistan’a kapalı olan bazı İsrail sistemlerinin erişime açılacağı; hava savunma sistemleri dahil olmak üzere, lazer tabanlı hava savunma mimarisine Hindistan’ın entegre edilmesinin ve bazı İsrail silahlarının üretimi için lisans verilmesinin planlandığı belirtildi. Yedioth Ahronoth’tan aktarılan habere göre üst düzey bir İsrailli siyasi yetkili, “Bu anlaşma güvenlik kurumlarının çabaları yönetme esnekliğini artıracak ve gerektiğinde tarafların birbirine dayanmasına imkân tanıyacak. Bu büyük bir devrim” ifadelerini kullandı. Sağ eğilimli Israel Hayom gazetesinde yazan ve Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen siyasetçi Zvi Hauser ise Modi’nin Netanyahu ile ele alacağı temel başlıklardan birinin İran’ın geleceği ve mevcut rejimin olası çöküşünün doğurabileceği geniş fırsatlar olduğunu belirtti. Hauser, rejim sonrası dönemde İsrail, Hindistan ve İran’ın bölgede güçlü bir stratejik ittifak oluşturabileceğini savundu. kaynak : Şarku’l Avsat

Meksika, kartel patronunun öldürülmesinden kaynaklanan şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Dünya Kupası için güvenlik sözü verdi Haber

Meksika, kartel patronunun öldürülmesinden kaynaklanan şiddet olaylarının patlak vermesinin ardından Dünya Kupası için güvenlik sözü verdi

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, üst düzey bir kartel patronunun ölümünün, yolları kapatan ve ülke genelinde güvenlik güçlerine saldıran silahlı adamlardan bir misilleme şiddeti dalgasını tetikledikten sonra, ülkede yapılması planlanan Fifa Dünya Kupası maçlarına gelen ziyaretçiler için "risk olmadığını" söyledi. Meksika ordusu, Pazar günü şafakta Jalisco Yeni Nesil Karteli'nin lideri "El Mencho"yu gözaltına almaya çalıştı ve hastaneye havadan kaldırılırken ölmeden önce ölümcül şekilde yaralandığı bir çatışmaya yol açtı. Gerçek adı Nemesio Rubén Oseguera Cervantes olan El Mencho'nun takipçileri hemen sokaklara döküldü, yaklaşık 100 ana yolu kapattı ve özellikle Jalisco ve Michoacán eyaletlerinde ulusal muhafız üslerine saldırdı. Çatışmada en az 25 asker ve 34 silahlı kartel öldü. Pazartesi gününe kadar şiddet büyük ölçüde azalmıştı - ancak yerel medya Pazartesi günü gece boyunca Jalisco eyaletinin birkaç kırsal belediyesinde şiddet olayları bildirdi. Jalisco'nun başkenti Guadalajara, dört Dünya Kupası maçına ev sahipliği yapacak. Meksika'nın ABD ve Kanada ile birlikte ev sahipliği yaptığı turnuvada, efsanevi Azteca stadyumunda Monterrey ve Mexico City'deki maçlar da yer alacak. Sheinbaum, Salı günü yaptığı günlük basın toplantısında, Dünya Kupası'nın Meksika'da düzenlenmesi için "tüm garantilerin" olduğunu söyledi. Pazar günkü şiddet olayları nedeniyle kapatılan Guadalajara ve tatil şehri Puerto Vallarta, bu hafta kademeli olarak yeniden açılıyor. Sheinbaum, "[Jalisco'daki] durum yavaş yavaş normale dönüyor," dedi. Fifa patronu Gianni Infantino Salı günü AFP haber ajansına Meksika'nın ev sahibi olarak rolü konusunda "çok rahat" olduğunu söyledi. "Her şey yolunda. Muhteşem olacak," dedi Infantino Kolombiya'nın Barranquilla şehrinde. Sheinbaum ayrıca, Pazartesi günü uyuşturucu kaçakçılarından emir aldığını iddia ettikten sonra teknoloji milyarderi Elon Musk'a karşı yasal işlem yapmayı düşündüğünü ve Donald Trump'ın Meksika'nın "karteller tarafından yönetildiği" iddialarını yinelediğini söyledi. El Mencho'nun öldürülmesinden sonra X'teki bir gönderide Musk, Sheinbaum'un kartel şiddetini tartıştığı 2025 videosuna "kartel patronlarının ona söylemesini söylediklerini söylediğini" iddia ederek yanıt verdi. Klipte Sheinbaum, "uyuşturucuya karşı savaşa" geri dönmenin bir seçenek olmadığını söyledi. "Narco'ya karşı savaş yasaların dışında," dedi. "Çünkü herhangi bir yargılanmadan öldürme iznidir." Geçmişte, kartel liderlerini hedef almak, teğmenleri kontrolü ele geçirmek için savaşırken genellikle örgütlerinin parçalanmasına yol açtı. Bunun, Başkan Felipe Calderón'un 20 yıl önce Meksika kartellerine karşı askeri bir saldırı başlattığından beri Meksika'daki yüksek cinayet oranını artırmaya yardımcı olduğuna inanılıyor. Ancak Sheinbaum, El Mencho'yu öldüren operasyon ile selefinin güvenlik politikaları arasındaki karşılaştırmayı reddetti. "Organize bir suç grubunun bir üyesinin tutuklanması sırasında, hakkında tutuklama emri olan ordu üyelerinin saldırıya uğradığı ve karşılık verdiği ve nakliye sırasında öldüğü bir durum ortaya çıktı" dedi. "Savaş değil, barış arıyoruz" diye ekledi. "Fark bu."

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür Haber

Erdoğan: Türkiye bugün yakın tarihinde olmadığı kadar güçlüdür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, güvenlik güçlerine yönelik yaptığı kapsamlı açıklamada şehitleri rahmetle andığını, gazilere uzun ömürler dilediğini belirterek, Türkiye’nin güvenlik ve istikrarında emniyet birimlerinin büyük payı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlığın huzuru, birliği ve dirliği için hayatını kaybeden şehitleri rahmetle yad ettiğini ifade ederek, “Hayatta olan gazilerimize hayırlı, uzun ömürler diliyorum” dedi. Şahadet ve gazilik bilinciyle evlatlarını göreve uğurlayan ailelere de şükranlarını ileten Erdoğan, bu ruhu yaşatan anne babaların ellerinden öptüğünü söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışı görevlerde bulunan güvenlik güçlerine teşekkür eden Erdoğan, “Şu anda vatanımızın dört köşesinde, hudut bölgelerimizde, dağlarda, denizlerde, yurt dışı misyonlarımızda görev yapan güvenlik birimlerimize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Allah yâr ve yardımcınız olsun” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgesinde huzur ve güven adası haline gelmesinde güvenlik güçlerinin payının büyük olduğunu belirten Erdoğan, emniyet birimlerinin yakın tarihte zorlu sınavlardan geçtiğini söyledi. Erdoğan, “Devletimize yönelik her saldırıyı, her oyunu hamdolsun boşa çıkarmışlardır” dedi. Terör örgütleriyle mücadelede güvenlik güçlerinin destan yazdığını ifade eden Erdoğan, organize suç örgütlerine, uyuşturucu tacirlerine ve devleti hedef alan yapılara karşı kararlı mücadele yürütüldüğünü kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gezi olayları sürecinde de Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlerin bertaraf edildiğini dile getirdi. Polis, bekçi, jandarma, sahil güvenlik ve güvenlik korucularına teşekkür eden Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak her birinizle gurur duyduğumu bilmenizi isterim” dedi. Devletin güvenliğine ve milletin huzuruna yönelik tehditlere karşı mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. Türkiye’nin tarih boyunca bağımsızlığına önem verdiğini belirten Erdoğan, ay yıldızlı bayrağın gölgesinin 86 milyon için en güvenli yer olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin huzur ve istikrarına yönelik girişimlere izin verilmeyeceğini kaydetti. Bölgede yaşanan krizlere rağmen Türkiye’nin adımlarını dikkatle attığını belirten Erdoğan, “Her hesaba karşı bizim de hesabımız var. Her oyunu bozacak hazırlığımız var” dedi. 23 yıllık tecrübe ve planlı stratejilerle hareket ettiklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin bugün geçmişe kıyasla daha güçlü, daha hazırlıklı ve daha etkin bir konumda olduğunu ifade etti. Türkiye’nin yeniden şekillenen dünya sisteminde bölgesel bir güç olarak konumunu pekiştirdiğini belirten Erdoğan, ülkenin her bölgesinde güvenliğin hakim olduğunu söyledi. Erdoğan, yatırım ve istihdamın arttığını, enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasıyla refah seviyesinin yükseldiğini dile getirdi. Yarım asırdır ülkeye maliyeti yüksek olan terör riskinin ortadan kalkmasının tüm vatandaşların kazancı olacağını ifade eden Erdoğan, “Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni fark etmeksizin aziz milletimizin bütün fertleri kazanıyor” dedi. “Terörsüz Türkiye” sürecinin güvenlik güçlerinin kahramanlığı, gazilerin cesareti ve şehitlerin fedakarlığı sayesinde ilerlediğini belirten Erdoğan, devletin kahramanlarıyla var olmaya devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Büyük ve güçlü Türkiye’ye inşallah beraberce vasıl olacağız” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır Haber

Erdoğan: Savunmada dijital egemenlik milli güvenliğimizin ayrılmaz parçasıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin değerli mensupları, HAVELSAN’ımızın değerli yöneticileri ve çalışanları, Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli temsilcileri, kıymetli misafirler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle her birinizin Ramazan-ı Şerif’ini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Bu mübarek günlerin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Sizlerin şahsında HAVELSAN’ımızın, savunma sanayi sektörümüzün ve Türk Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarına buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Ay yıldızlı al bayrağımızın gökte gururla dalgalanması için; devletimizin bekası, milletimizin yarınları, vatanımızın bağımsızlığı için canlarını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde bin yıldır kendimize yurt kıldığımız, etrafımıza barış ve güven yaydığımız bu topraklar için bedel ödeyen tüm gazilerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Son olarak; savunma sanayinde gecesini gündüzüne katarak bugünlere gelmemizi sağlayan tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize, yazılımcılarımıza, akademisyenlerimize ve tabii ki sahada kahramanca görev yapan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mensuplarına gönülden tebrik ediyorum. Bu çalışmaları etkin bir koordinasyon içinde yürüten Savunma Sanayii Başkanlığımızı ve sektördeki 3 bin 500'ü aşkın firmamızı başarılarından ötürü yürekten kutluyorum. Rabbim ayağınıza taş değdirmesin. Sizlerin bu emeğini, bu gayretini daha güçlü bir geleceğin, daha müreffeh yarınların teminatı eylesin diyorum. Değerli arkadaşlar; bugün Türkiye'nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerine, yerli ve milli teknolojiyle şekillenen istikbal yürüyüşüne bir kez daha şahitlik edeceğiz. Birazdan inşallah SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracımızı hizmete alacak, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi'nin temellerini atacak, KAAN Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi'nin de açılışını yapacağız. Envanterimize katacağımız SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor; güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa'nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. KAAN Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum. Türkiye'nin hem gök vatanda hem de mavi vatandaki savunma gücünü, kapasitesini, caydırıcılığını bir üst seviyeye taşıyacak bu eserlerin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kıymetli misafirler, değerli kardeşlerim; şunu evvelemirde açık açık ifade etmek isterim. Caydırıcılık yalnızca sahip olduğumuz sistem ve platformların sayısıyla ölçülemez. Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak, test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek, eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım ve temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak. Şu hakikati en iyi sizler biliyorsunuz. Güvenlik ve savunma asla tek boyutlu değildir. Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırttan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20'ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikayesi yazdı. Cenabıallah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam dikkatinizi çekerim; 2002'de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028'de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2023 sonu itibarıyla savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1400'ün üzerine çıktı. Değerli kardeşlerim; peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük. Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim, yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN; komuta kontrol simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir HAVELSAN. Türkiye'nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye'nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut Bilişim Sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar; insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık, teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla 'Türkiye'nin verileri Türkiye'de kalmalı' diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye'nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodlandı. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü KOVAN yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Değerli kardeşlerim, şunu da ayrıca sizlere ve milletimizin dikkatine getirmek arzusundayım. Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. 'Biz neden kendimiz üretelim?', 'Neden bunca sıkıntıya girelim?', 'Hazır yapılmışı var, onları alalım' diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken bunlar bizim başımıza iş açacak, 'bu yoldan dönün' diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirine aldırmadık. Öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuşların, Piri Reis'lerin, Barbaros Hayrettin Paşa'ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940'lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği 6 kişilik, çift motorlu Nu.D 38 yolcu uçağını İstanbul'dan Ankara'ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ'ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak; onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. 100 yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti; radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam. 'İstersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap' diyecek bir nizam. İşte Üstat Necip Fazıl'ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Kıymetli misafirler; şu nokta dünyada çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bir şeyi nasıl yapacağını bilmek elbette önemlidir. Fakat bundan daha önemlisi o şeyi ne için yaptığını bilmektir. Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için; millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfuz peşinde asla değiliz. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu; sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pürdikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde, büyük millet olmanın hakkını vererek yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz. İşte sizler de gördünüz. NATO'nun Almanya'da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdı. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi'nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip TCG Anadolu'ya emniyetli iniş yaparak NATO'nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. EUROFIGHTER savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3, toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepimize inşallah nasip eylesin diyorum. Bu düşüncelerle bugün hizmete alacağımız, açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız sistem, tesis ve platformlarımızın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Savunma Bakanlığımıza, Savunma Sanayii Başkanlığımıza, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, HAVELSAN ailemize ve sektöre emek veren tüm paydaşlarımıza canıgönülden şükranlarımı iletiyorum. Bu sistemleri tasarlayıp geliştiren mühendislerimize, teknisyenlerimize, katkı sunan herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Sağ olun, var olun; Allah’a emanet olun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.