Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güvenlik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz." dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Saat 15:38'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Zonguldak'ta özel bir maden ocağında geçen hafta meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilere acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki askerî araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz'e rahmet niyaz edip, ailesine, silah arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere başsağlığı dileklerini iletti. Kabine toplantısında iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikaya ilişkin güncel gelişmeleri istişare ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. "Kanada ile ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından itibaren uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik edildiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkanlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız diğer bir tarihî adım Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca, savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında işbirliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." "Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz" Türkiye'nin hafta sonu 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı ile R4 ve R4+E4 Dışişleri Bakanları Toplantıları'na ev sahipliği yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim'de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceklerini söyledi. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'ne yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hüküûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz." "Ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sari köklü devlet geleneğinin zaviyesinden baktıklarını belirterek "Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakatı imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir." Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat ile ilgili bir gerçeğin altını çizmek durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile ilgili politikasının çok net olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydasının olmayacağını vurgulayarak Türkiye'nin, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke olmadığının altını çizdi. Siyasette de dış politikada da tek pusulalarının Türkiye'nin çıkarları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum." diye konuştu. Libya Temsilciler Meclisi'ne ve kardeş Libya halkına selamlarını yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum." dedi. "Türkiye, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir" Siyaseti, demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar." "Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunun olmadığını, Türkiye'nin, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla Türkiye'nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye'nin de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğinin altını çizdi. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz" İster iktidar ister muhalefet olsun, ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamlarımız, ünvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz." dedi. 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM'nin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak "Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik." diye konuştu. "İşsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz" Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdiklerini, Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdıklarını belirtti. Yükseköğretim dahil eğitim bütçesini toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık." diye konuştu. Emekli maaşlarına düzenleme Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022'de başlattıkları asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanların gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz." "Savunma ve güvenlik harcamalarımız için 3 trilyon 454 milyar lira belirledik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ülke için stratejik önemi yüksek bir sektör olduğunu dile getirdi. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler, sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum." İran'a saldırı haberleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi. Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

Hakan Fidan, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi Türkiye-Belçika Zirvesi Brüksel’de Haber

Hakan Fidan, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi Türkiye-Belçika Zirvesi Brüksel’de

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ile Belçika arasındaki Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı’na ilişkin açıklama yaptı. Açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 19-21 Ekim 2026 tarihlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de temaslarda bulunacak. Gündemde güvenlik ve adli iş birliği var Toplantıda Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra terörle mücadele, adli ve polis iş birliği, konsolosluk hizmetleri, vize ve göç konuları değerlendirilecek. Görüşmelerde ayrıca bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunulacak. Belçika tarafını toplantıda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Adalet Bakanı Annelies Verlinden ile İltica ve Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt temsil edecek. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Brüksel ziyareti kapsamında NATO ve Avrupa Birliği’nden üst düzey yetkililerle ikili görüşmeler gerçekleştirmesi planlanırken, temasların, Türkiye’nin uluslararası ilişkileri ve güvenlik başlıklarındaki diplomatik görüşmelerinin bir parçası olması bekleniyor. Hatırlanacağı gibi, Türkiye-Belçika bakanlar toplantısının önceki turu 2016 yılında Ankara’da gerçekleştirilmişti.

Türkiye’den Irak’ın yeni hükümetine destek: Mehmet Seman Ağaoğlu vurgusu Haber

Türkiye’den Irak’ın yeni hükümetine destek: Mehmet Seman Ağaoğlu vurgusu

Dışişleri Bakanlığı, Irak’ta yeni kabineye yapılan atamaları memnuniyetle karşıladı. Bakanlık, Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki hükümete başarı dilerken, Mehmet Seman Ağaoğlu’nun Devlet Bakanı olarak atanmasını Türkmenlerin temsili ve siyasi istikrar açısından olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Dışişleri Bakanlığı, Irak’ta yeni hükümet yapılanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 15 Ekim’de Irak Temsilciler Meclisi’nde gerçekleştirilen güven oylamasının ardından Bakanlar Kurulu’na yapılan yeni atamaların memnuniyetle karşılandığı bildirildi. Türkiye’nin, Başbakan Ali Zeydi liderliğindeki Irak Hükümeti’ne başarı dileklerinin yinelendiği açıklamada, yeni dönemin iki ülke arasındaki iş birliğine katkı sağlamasının beklendiği ifade edildi. Kalkınma Yolu Projesi ve bölgesel iş birliği vurgusu Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, yeni hükümet döneminin özellikle Kalkınma Yolu Projesi olmak üzere enerji, su, altyapı ve güvenlik alanlarındaki iş birliğine ivme kazandıracağına inanıldığı belirtildi. Türkiye’nin Irak’la ilişkilerini her alanda geliştirme iradesinin sürdüğü vurgulanan açıklamada, iki ülke arasındaki iş birliğinin daha da derinleştirilmesi mesajı verildi. Mehmet Seman Ağaoğlu’nun atanmasına olumlu değerlendirme Açıklamada, Kerkük Valisi ve Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu’nun yeni kabinede Devlet Bakanı olarak görevlendirilmesine de değinildi. Türkiye’nin söz konusu atamayı siyasi istikrar, toplumsal uyum ve Türkmenlerin adil temsili açısından doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirdiği kaydedildi. Bakanlık, açıklamasında Irak’la iş birliğini her alanda daha da derinleştirme yönündeki kararlılığını yineledi.

Husi'lerin Riyad’daki saldırısında 13 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı Haber

Husi'lerin Riyad’daki saldırısında 13 kişi hayatını kaybetti, 309 kişi yaralandı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 13’e çıktı. İlk saldırıda 309 kişinin yaralandığı açıklanırken, Husilerin üstlendiği saldırıların ardından havalimanındaki faaliyetler durduruldu. Can kaybı 13’e yükseldi Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan 10 Ekim’deki saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 13’e yükseldi. Hindistan’ın Riyad Büyükelçiliği, saldırıda yaralanan bir Hindistan vatandaşının 11 Ekim’de yaşamını yitirdiğini duyurdu. Suudi Arabistan Sivil Havacılık Genel Otoritesi, saldırıda başlangıçta 12 kişinin öldüğünü, 309 kişinin yaralandığını açıklamıştı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu bildirilmişti. Havalimanında faaliyetler durduruldu Saldırının ardından havalimanındaki faaliyetler geçici olarak askıya alındı. Yetkililer, tesislerde oluşan hasarın belirlenmesi ve güvenlik kontrollerinin yapılması için çalışma başlattı. ABD’nin Riyad Büyükelçiliği, saldırı sonrasında ABD vatandaşlarına havalimanından ve çevresinden uzak durmaları yönünde uyarıda bulundu. Kuveyt Hava Yolları da Riyad uçuşlarını iptal ettiğini açıkladı. Dammam Havalimanı çevresine de mühimmat düştü Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, ülkenin doğusundaki Dammam kentinde bulunan Kral Fahd Uluslararası Havalimanı çevresine bir mühimmatın düştüğünü bildirdi. Yemen’deki Husiler ise Riyad ve Dammam kentlerindeki havalimanları ile enerji tesislerini hedef aldıklarını duyurdu. Saldırılar, bölgede güvenlik endişelerini artırırken uluslararası uçuşlarda da aksamalara yol açtı. Saldırıya uluslararası tepkiler geldi Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkeler ve uluslararası aktörler, Riyad’daki havalimanına yönelik saldırıyı kınadı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, ABD ve Avrupa Birliği de saldırılara tepki gösteren taraflar arasında yer aldı. Bölgedeki gelişmeler yakından takip edilirken, Suudi Arabistan’daki havalimanları ve enerji altyapısına yönelik saldırıların ardından güvenlik önlemleri artırıldı.

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder” Haber

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’ya yönelik olası bir saldırının ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Peskov, Moskova’nın Donetsk’teki taleplerinden geri adım atmayacağını ve Kaliningrad’a yönelik bir tehdit durumunda Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna savaşı, Donetsk’in geleceği ve Kaliningrad’ın güvenliği konusunda Batı ülkelerine yönelik sert mesajlar verdi. Rus gazeteci Pavel Zarubin’e konuşan Peskov, diplomasi ve müzakere imkanlarının ortadan kalkması halinde Moskova’nın kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı sürdüreceğini belirtti. Peskov ayrıca Rusya’ya “ölümcül bir saldırı” planlayanların, Ukrayna’nın bugün ödediğini söylediği bedelle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Peskov: “Barış mümkün değilse savaşacağız” Rusya’nın savaşın içine tamamen sürüklendiğini savunan Peskov, Moskova’nın önceliğinin barışçıl yollarla çözüm olduğunu öne sürdü. Peskov, müzakere imkanlarının tükenmesi halinde Rusya’nın mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, “Rusya’ya karşı ölümcül bir saldırı planı hazırlayabileceklerini düşünenler de bunun bedelini, bugün Ukrayna’nın ödediği gibi ödeyecek” dedi. Kremlin Sözcüsü, bu açıklamasıyla Rusya’ya yönelik doğrudan bir saldırının Moskova tarafından ağır bir karşılıkla yanıtlanacağı mesajını verdi. Kaliningrad için “tüm cephanelik” mesajı Peskov’un açıklamalarında Kaliningrad da önemli bir yer tuttu. Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen bazı açıklamalara işaret eden Peskov, Kaliningrad’ın Rusya’nın bir parçası olduğunu savundu. Bölgeye yönelik herhangi bir tehdit oluşması halinde Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Peskov, bunun nükleer silah kullanma tehdidi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Moskova’nın açıklamalarının bir “uyarı” niteliğinde olduğunu savundu. Bu açıklamalar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1 Ekim’de Kaliningrad’ın doğrudan saldırıya uğraması halinde Rusya’nın elindeki tüm silah türlerinin gündeme gelebileceğini söylemesinin ardından geldi. “Donetsk’te tek bir karıştan bile vazgeçmeyeceğiz” Donetsk bölgesinde Rusya’nın kontrolü dışında kalan alanlara ilişkin soruya da yanıt veren Peskov, Moskova’nın toprak taleplerinden geri adım atmayacağını söyledi. Peskov, bölgenin çok küçük bir bölümünün dahi söz konusu olması halinde bunun Rusya açısından müzakere edilebilir bir konu olmadığını savundu. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın Donetsk konusundaki pozisyonunun değişmediğini belirterek, bölgenin Rusya topraklarının parçası olduğu yönündeki Moskova tezini yineledi. Askeri tatbikatlara “savunma” açıklaması Peskov ayrıca Rusya ve müttefikleri tarafından gerçekleştirilen askeri tatbikatların Avrupa’ya yönelik bir tehdit oluşturduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Tatbikatların dışarıdan gelebilecek saldırılara karşılık verme kapasitesini artırmaya yönelik olduğunu savunan Peskov, çalışmaların kolektif güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kaliningrad çevresindeki askeri hareketlilik ise son dönemde Rusya ile NATO arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri haline geldi. Rusya, bölgenin güvenliğine yönelik tehdit gördüğü durumda askeri kapasitesini kullanacağını belirtirken, NATO ise ittifakın savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Putin-Trump-Şi Cinping görüşmesi gündemde Öte yandan Kremlin, Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması muhtemel görüşmeye ilişkin de açıklamada bulundu. Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı Yuri Uşakov, Putin ile Trump arasında şu aşamada herhangi bir ön görüşmenin başlamadığını söyledi. Uşakov ayrıca Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi’ne dikkat çekerek, Trump’ın da zirvede bulunması halinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ev sahibi sıfatıyla Putin, Trump ve kendisinin katılacağı üçlü bir görüşme için girişimde bulunabileceğini belirtti. Böyle bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz netleşmiş değil. Moskova’dan Batı’ya art arda mesajlar Peskov’un açıklamaları, Ukrayna savaşı, Kaliningrad’ın güvenliği ve NATO ile Rusya arasındaki askeri gerilimin yeniden öne çıktığı bir dönemde geldi. Moskova bir yandan Donetsk konusunda geri adım atmayacağını vurgularken, diğer yandan Kaliningrad’a yönelik olası bir tehdit karşısında tüm mevcut askeri imkanlarını kullanabileceği mesajını yineliyor. Kremlin’in açıklamalarında diplomasi seçeneğinin tamamen dışlanmadığı belirtilse de, Rusya’nın savaşın sürmesi halinde askeri mücadeleyi devam ettirme yönündeki tutumu da öne çıkıyor.

Trump’tan Irak açıklaması: “Onurlu ve saygın bir şekilde ayrıldık” Haber

Trump’tan Irak açıklaması: “Onurlu ve saygın bir şekilde ayrıldık”

ABD Başkanı Donald Trump, ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, ülkesinin 23 yılın ardından Irak’tan “onurlu ve saygın” bir şekilde ayrıldığını söyledi. Trump, Irak’ta ABD’nin yaklaşık 4 bin 500 kişinin kaybına uğradığını belirterek, elde edilen sonucun bu bedeli karşılamadığını savundu. “Irak’ta bulunmak başından beri hataydı” Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında ABD’nin Irak’taki askeri varlığı ve çekilme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Irak’ta bulunmanın en başından itibaren hata olduğunu ifade eden Trump, ABD’nin ülkeden ayrılırken geride herhangi bir şey bırakmadığını belirtti. Trump, Irak’tan çekilmeyi “onurlu ve saygın” bir şekilde gerçekleştirildiği sözleriyle değerlendirdi. ABD Başkanı, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin ABD yönetimine yönelik olumlu yaklaşım sergilediğini de öne sürerek, Irak tarafının ABD’ye teşekkür ettiğini söyledi. “Gerekirse geri döneriz” Trump, ABD’nin ihtiyaç duyulması halinde Irak’a yeniden yardım amacıyla dönebileceğini belirtti. Yaklaşık 23 yıllık sürecin ardından Irak’tan çekilmeyi “büyük olay” olarak nitelendiren Trump, ABD’nin Irak savaşında yaklaşık 4 bin 500 kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti. Trump, “Elde edilen sonuç buna değmedi” diyerek ABD’nin Irak’taki askeri müdahalesinin maliyetine ilişkin değerlendirmede bulundu. “Tek neden DEAŞ’tı” ABD Başkanı Trump, Irak’ta bulunmalarının temel gerekçesinin DEAŞ olduğunu söyledi. Trump, örgütü “kökünden kazımak” amacıyla hareket ettiklerini ve bunun kendi ilk başkanlık döneminde gerçekleştirildiğini savundu. ABD’nin Irak’taki askeri varlığının sona ermesi, Washington’ın Irak’taki güvenlik rolünün yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. Beyaz Saray daha önce ABD güçlerinin Irak ve Suriye’de DEAŞ’a karşı operasyonlarını sürdürdüğünü açıklamıştı.

Dubai-Tel Aviv seferinde 7500 alarmı: Uçak Suudi Arabistan’a acil iniş yaptı Haber

Dubai-Tel Aviv seferinde 7500 alarmı: Uçak Suudi Arabistan’a acil iniş yaptı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinden İsrail’in Tel Aviv kentine gitmek üzere havalanan yolcu uçağının Ürdün hava sahasında “7700” ve ardından “7500” acil durum kodlarını yayımlaması paniğe neden oldu. Yaklaşık 180 yolcunun bulunduğu uçak, Suudi Arabistan’ın Tebük Havalimanı’na inerken İsrail savaş uçakları da alarma geçti. Yapılan incelemede uçakta kaçırılma veya dış müdahale olmadığı belirlendi. Dubai’den Tel Aviv’e gitmek üzere havalanan yolcu uçağı, Ürdün hava sahasındayken acil durum sinyali verdi. Uçağın önce uluslararası genel acil durum kodu olan “7700” sinyalini yayımladığı, kısa süre sonra ise uçak kaçırma veya yasa dışı müdahale anlamına gelen “7500” kodunu gönderdiği bildirildi. Uçuş rotası değişti Uçağın Ürdün semalarında yön değiştirmesi ve bir süre uçuş takip sistemlerinde görünmemesi üzerine durum ilgili güvenlik birimlerine bildirildi. Yaklaşık 180 yolcunun bulunduğu belirtilen uçağa yönelik güvenlik tedbirleri artırılırken, İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının da havalandığı aktarıldı. Uçak daha sonra Suudi Arabistan hava sahasında yeniden takip sistemlerinde görüldü. Tebük Havalimanı yakınlarında tespit edilen yolcu uçağı, kısa süre sonra havalimanına iniş yaptı. Kaçırılma olmadığı açıklandı Uçağın inişinin ardından İsrail güvenlik kaynakları tarafından yapılan incelemede, uçakta herhangi bir kaçırma girişimi veya dış müdahale bulunmadığı belirtildi. İlk bilgilere göre acil durum ve kaçırılma alarmının, kokpitte pilotlar arasında yaşanan bir tartışma sırasında verilen sinyaller nedeniyle ortaya çıktığı aktarıldı. Olayın ardından uçakta bulunan yolcuların güvenlik durumunun kontrol edildiği ve alarmın yanlış anlaşılmadan kaynaklandığı yönündeki değerlendirmelerin öne çıktığı bildirildi.

Putin’den Avrupa’ya savaş mesajı: “Rusya’nın Avrupa ile savaş planı yok” Haber

Putin’den Avrupa’ya savaş mesajı: “Rusya’nın Avrupa ile savaş planı yok”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir savaş hazırlığında olduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Avrupa’daki bazı ülkelerin Rusya kaynaklı olası tehditlere ilişkin açıklamalarını “provokasyon” olarak nitelendiren Putin, Rusya’nın Avrupa ile herhangi bir askeri çatışma planının bulunmadığını söyledi. “Avrupa ile herhangi bir savaş planımız yok” Putin, Avrupa’da Rusya’nın NATO ülkelerine yönelik saldırı düzenleyebileceğine ilişkin tartışmalara yanıt verirken, Moskova’nın böyle bir hazırlık içerisinde olmadığını savundu. Rus lider, Avrupa ülkelerinin Rusya’dan saldırı bekledikleri yönündeki açıklamalarını gerilimi artıran girişimler olarak değerlendirdi. Putin, Avrupa ile ilişkilerde mevcut durumun daha da kötüleşmesini gerektirecek gerçek bir neden bulunmadığını ifade etti. Baltık ülkelerindeki Rusça konuşanlar gündemde Putin açıklamasında Estonya, Letonya ve Litvanya’daki Rusça konuşan nüfusun durumuna da değindi. Bu ülkelerde Rusça konuşanların haklarının ihlal edildiğini öne süren Putin, Moskova’nın söz konusu kişilerin haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde savunacağını söyledi. Rus lider, bu konuda askeri yöntemlere başvurma niyetlerinin bulunmadığını belirtti. Putin’in açıklamalarındaki bu iddialar, Baltık ülkelerinde Rusya’nın müdahale gerekçesi oluşturabileceğine ilişkin güvenlik tartışmalarının sürdüğü bir dönemde geldi. “Ukrayna yaptıklarının bedelini ödeyecek” Putin ayrıca Ukrayna’nın Rusya’daki enerji altyapısına ve sınır bölgelerine yönelik saldırılarına ilişkin sert mesajlar verdi. Kiev yönetiminin eylemlerinin karşılıksız kalmayacağını belirten Putin, Rusya’nın buna karşılık vereceğini söyledi. Putin’in açıklamaları, Rusya-Ukrayna savaşı devam ederken Moskova ile Avrupa ülkeleri arasındaki güvenlik geriliminin de yüksek olduğu bir dönemde geldi. Avrupa istihbaratından Rusya uyarısı Putin’in açıklamalarının öncesinde Danimarka Savunma İstihbarat Servisi (DDIS), Rusya kaynaklı tehditlere ilişkin yeni bir değerlendirme yayımlamıştı. DDIS, Rusya’nın önümüzdeki aylarda NATO ve Batı’ya yönelik hibrit faaliyetlerini artırabileceğini belirtti. Kurum ayrıca NATO üyesi bir ülkeye yönelik sınırlı bir askeri saldırı riskinin “düşük ancak arttığını” değerlendirdi. Buna karşın Rusya’nın NATO ülkesini geniş çaplı işgal etmesinin yüksek ihtimal taşımadığını, ancak tamamen göz ardı edilemeyeceğini açıkladı. Danimarka istihbaratı, olası sınırlı saldırı senaryoları arasında Ukrayna’yı destekleyen altyapıya yönelik saldırılar, küçük çaplı askeri operasyonlar ve hibrit saldırıları sıraladı. Kurum ayrıca Rusya’nın NATO’nun ortak savunma mekanizması olan 5’inci madde kapsamındaki kararlılığını test etmeye çalışabileceği riskine dikkat çekti. Putin’in son açıklamaları ile Avrupa’daki bu güvenlik değerlendirmeleri, Rusya ile NATO ülkeleri arasındaki karşılıklı tehdit algısının gündemde kalmaya devam ettiği bir dönemde geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.