Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güven

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Düzce Yığılca’da 'sahte hizmet' iddiası gündem oldu! Haber

Düzce Yığılca’da 'sahte hizmet' iddiası gündem oldu!

Düzce'de Eski Yığılca Belediye Başkanı Rasim Çam’ın, Alaplı’da yapılan karla mücadele çalışmalarını Yığılca’da yapılmış gibi paylaştığı iddiası ilçede tepkilere neden oldu. Sefer DEMİR / DÜZCE (İGFA) - Düzce’nin Yığılca ilçesinde, eski belediye başkanı Rasim Çam’ın Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde gerçekleştirilen karla mücadele çalışmalarını Yığılca’da yapılıyormuş gibi kamuoyuna sunduğu iddiası tartışma yarattı. Gazeteci Sefer Demir, Yığılca’ya yönelik “yardım ve hizmet” olarak paylaşılan videoların, aslında Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’in sosyal medya hesaplarında yer alan görüntülerle birebir örtüştüğünü ortaya koydu. Demir, söz konusu paylaşımların Alaplı’daki çalışmalara ait olduğunu belge ve karşılaştırmalarla kamuoyuna sundu. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iddiayı sert sözlerle eleştiren Demir, başka bir ilçede verilen hizmetin Yığılca’da yapılmış gibi gösterilmesini “izahı olmayan bir durum” olarak nitelendirdi. İddiaların gündeme gelmesinin ardından Yığılca halkı da sosyal medyada tepki gösterdi. Vatandaşlar, ilçenin gerçek sorunlarıyla mevcut yönetim mücadele ederken, başka bir ilçeye ait hizmetlerin Yığılca’ya mal edilmesinin güven sarsıcı olduğunu dile getirdi. Öte yandan Yığılca Belediye Başkanı Selami Savaş, belediyeye destek amacıyla makine gönderenlere teşekkür ettiği bir paylaşım yaptı. Ancak bu paylaşımda Rasim Çam’ın ismi yer almazken, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin’in teşekkür paylaşımında söz konusu isimlere yer verilmesi dikkat çekti. Yaşanan tartışmalar sonrasında eski başkan Rasim Çam’dan konuya ilişkin bir açıklama ya da düzeltme gelip gelmeyeceği ise merak konusu oldu.

Büyük adımlarla ilerleyen Çin, 2026 dünyasına güven katacak Haber

Büyük adımlarla ilerleyen Çin, 2026 dünyasına güven katacak

Uluslararası basın kuruluşları, bu yeni yıl mesajının yansıttığı Çin güveni ve gücüne odaklandı. Söz konusu bu güven, Çin’in kararlı kalkınma adımlarından kaynaklanıyor. Geride bıraktığımız yılda dünya ekonomisi gümrük vergisi savaşları ve ticaret savaşlarının baskısı altında ciddi sınamalarla karşılaştı. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, tüm bu baskılara rağmen ekonomik büyümesini sürdürdü. Çin’in 14. Beş Yıllık Planı’nın son yılı olan 2025'te, ülke ekonomisinin yüzde 5 civarında büyümesi ve dünya ekonomisine katkı oranının yüzde 30 seviyelerinde seyretmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Xi Jinping, yeni yıl mesajında; yapay zeka modelleri, çip geliştirme ve insansı robotlar gibi örnekler vererek Çin ekonomisinin kazandığı yeni nitelikleri aktardı. Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü(WIPO) tarafından yayımlanan rapora göre, Çin’in inovasyon endeksi ilk kez dünyada ilk on arasına girdi. Analistler, Çin’in yeni nitelikli üretici güçleri var gücüyle geliştirmesinin, yeni büyüme avantajları şekillendireceğini ve bunun ülkenin uzun vadeli kalkınmasına büyük bir enerji katacağını savunuyor. Halkın müreffeh bir yaşam sürmesini sağlamak, Çin hükümetinin öncelikli görevidir. İstihdamın teşvik edilmesinden gelirlerin artırılmasına, yaşlı ve çocuk bakımına kadar halkın yaşamına dokunan bir dizi politikanın hayata geçirilmesiyle, Çin vatandaşlarının mutluluk ve güven duygusu sürekli artıyor. “Her aile dinamik ve mutlu olursa, ülke de dinamikleşir ve ilerler” ifadesi, Çin Komünist Partisi’nin "halka hizmet" ilkesine dayanan asıl gayesini ortaya koyuyor. Aynı zamanda, dünyanın en büyük gelişmekte olan ülkesi olarak Çin’in kalkınması, küresel modernleşme sürecine de güçlü bir destek sunuyor. Bu güvenin ikinci kaynağı ise Çin’in dünya barışını teşvik etme ve küresel yönetişimi iyileştirmedeki zekâsı ve katkısıdır. Geçtiğimiz yıl dünya genelinde çatışmaların sıklığı, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana rekor seviyeye ulaştı. Sorumlu bir devlet anlayışıyla Çin, barış ve müzakere yollarının açık tutulmasında ısrarcı oldu. Cumhurbaşkanı Xi, Shanghai İşbirliği Örgütü Tianjin Zirvesi’nde Küresel Yönetişim İnisiyatifi’ni ileri sürdü ve 150’den fazla ülke ile uluslararası örgütün desteğini kazandı. Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı ve Dünya Faşizmle Mücadele Savaşı’nda elde edilen zaferlerin 80. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma etkinlikleri, uluslararası topluma adaletin, barışın ve halkların nihayetinde kazanacağı mesajını verdi. Çin’in sunduğu güven, aynı zamanda dışa açılım ve işbirliğine sadık kalma sorumluluğundan besleniyor. Tek taraflılık ve korumacılığa karşı Çin, “el ele verme” ve “zincirleri uzatma” önerileriyle yüksek düzeyli dışa açılımı sürdürdü. 2025 yılı sonunda Hainan Serbest Ticaret Limanı’nda gümrük kapatma işlemleri resmen tamamlandı. Bazı Batılı medya kuruluşları dahi bu limanın, uluslararası ticari işbirliği için çok daha istikrarlı bir platform sağladığını kabul etti. Hainan’daki bu gelişme şu gerçeği bir kez daha doğruluyor: Dünya iyi olursa Çin de iyi olur; Çin iyi olursa dünya daha da iyi olur. Çaba sarf edilen her şey mutlaka karşılığını verecektir ve sürekli olarak yeni gelişmeler ortaya çıkacaktır. 2026 yılı, 15. Beş Yıllık Plan’ın başlangıç yılıdır. Cumhurbaşkanı Xi’nin mesajında yer alan “Hedefimize kilitlenmeli, güvenle ve ivme kazanarak yüksek nitelikli gelişmeyi hızlandırmalı, reform ve dışa açılmayı daha da ilerletmeli, tüm halkın ortak refaha kavuşmasını teşvik etmeli ve Çin mucizesinin yeni sayfasını açmalıyız.” şeklindeki kararlı sözleri, Çin’in yeni yıl için gelişme hedeflerini çizerken, Çin halkını büyük bir güvenle yeni bir döneme adım atmaya teşvik ediyor. Son zamanlarda birçok uluslararası kuruluş, Çin'in ekonomik büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Pek çok uluslararası ekonomi uzmanı, Çin ekonomisinin gelecekte daha güçlü bir büyüme kaydedebileceğini düşünüyor. Yeni yılda, Çin'in dış ilişkileri ve işbirlikleri açısından bir dizi önemli gelişme yaşanacak. Çin-Afrika diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 70. yılı, Çin’in ev sahipliğindeki ikinci Çin-Arap Ülkeleri Zirvesi ve 33. Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi gibi büyük etkinlikler planlanıyor. Tıpkı Cumhurbaşkanı Xi’nin dile getirdiği gibi, Çin her zaman tarihin doğru tarafında duruyor, tüm ülkelerle birlikte el ele vererek barış ve gelişmeyi hızlandırmaya, insanlığın kader birliğini inşa etmeye hazır bulunuyor. 2026 yılında Çin, Ay Takvimi'ne göre “At Yılı”nı karşılayacak. At, Çin kültüründe dinamizm, girişimcilik ve ilerlemeyi simgeler. Çin’in iktidar partisi ÇKP’nin liderliğinde, 1,4 milyardan fazla Çin vatandaşı, büyük başarılar elde etmek için kararlılıkla çaba gösterecek ve yenilikçi adımlar atarak geleceği şekillendirmeyi hedefleyecek. 15. Beş Yıllık Plan’ın güçlü bir başlangıç yapması ve Çin tarzı modernleşme yolunda yeni bir dönemin açılması için yoğun gayret sarf edilecek. Kendine güvenen, dışa açık ve kararlı bir şekilde ilerleyen Çin, dünyaya daha fazla güven ve güç katacak. Yazar: Cao Beidan

Hazır beton sektöründe temkinli iyileşme Haber

Hazır beton sektöründe temkinli iyileşme

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) 2025 Kasım Ayı Hazır Beton Endeksi raporunu açıkladı. Endeks, alt göstergelerde sınırlı toparlanmaya işaret etse de kritik eşik seviyesini aşamadı; inşaat sektöründe güven hâlâ düşük. ANKARA (İGFA) - Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 2025 Kasım Ayı Hazır Beton Endeksi raporunu yayımladı. Buna göre, endeksin alt göstergeleri yıl boyunca eşik seviyenin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra son aylarda sınırlı bir toparlanma gösterdi. Kasım ayında endeksler bir önceki aya göre belirgin bir değişim göstermedi; Faaliyet Endeksi yüzde 0,6, Hazır Beton ve Beklenti Endeksleri ise yüzde 0,3 oranında artarken, Güven Endeksi yüzde 0,1 gerileyerek tek negatif endeks oldu. THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, raporu değerlendirirken, “Hazır Beton Endeksi alt endekslerdeki sınırlı toparlanmaya paralel yatay bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yaklaşmış ancak üzerine çıkamamıştır. Bu durum, inşaat sektöründe önceki yılın aynı dönemine kıyasla daha olumlu bir tablo oluştuğunu ancak iyileşmenin düşük oranlı ve kırılgan olduğunu gösteriyor” dedi. Ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Başkan Işık, TÜİK’in Kasım 2025 Güven Endeksi sonuçlarına da dikkat çekti. İnşaat sektörü Güven Endeksi 84,9 seviyesine yükselmiş olsa da hâlâ negatif sınırın altında kalıyor ve sektörde güvenin görece zayıf olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşılık hizmet sektörü 111,8, perakende ticaret sektörü 114,2 ve genel ekonomik güven endeksi 99,5 ile inşaata kıyasla çok daha yüksek seviyelerde gerçekleşti. Konut satış verilerine de değinen Başkan Işık, Ekim 2025’te 164 bin 306 konut satıldığını ve bunun yılın en yüksek aylık satışı olduğunu hatırlattı. Kasım ayında satışlar 141 bin 100’e gerileyerek geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7,8 düşüş gösterdi. Işık, “Bu hafif gerileme, hâlâ yüksek faiz ve artan maliyetler nedeniyle talebin baskı altında olduğunu gösteriyor. Gelecek dönem satışlar, kredi koşulları ve gelir beklentilerindeki değişime duyarlı olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan futbolda yasa dışı bahis tepkisi: Bu skandallar bizi üzdü! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan futbolda yasa dışı bahis tepkisi: Bu skandallar bizi üzdü!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayarak futbolda gündeme gelen yasa dışı bahis iddialarına sert tepki gösterdi. Erdoğan, adalet vurgusu yaparak sürecin sonuna kadar takip edileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’ta düzenlenen “Uluslararası Barış ve Güven Forumu”nun ardından Türkiye’ye dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. Erdoğan, futbolda yasa dışı bahis iddialarına ilişkin bir soru üzerine dikkat çeken değerlendirmeler yaptı. Futbol dünyasında yöneticilerden futbolculara kadar birçok ismin bu iddialarla anılmasının kendisini derinden üzdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İdarecisinden yöneticisine ve futbolcusuna kadar birçok ismin bu işin içinde olması, ülkemde böyle skandalların yaşanması bir Cumhurbaşkanı olarak bizleri gerçekten üzmüştür, hayretlere düşürmüştür. Milyonlarca lira transfer ücreti alan bu insanlar bu işin içine nasıl girer?” ifadelerini kullandı. Futbolun temelinin adalet olduğuna vurgu yapan Erdoğan, adalet sağlanmadığı takdirde sahadan çıkan sonuçların anlamını yitireceğini dile getirdi. Erdoğan, “Eğer adaleti tesis edemezsek ortaya çıkan netice bizi asla tatmin etmez. Biz futbolun asil ve temiz ruhundan yanayız” dedi. Yargı sürecine güvendiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nereden gelirse gelsin, hangi kulüpten olursa olsun fark etmez. A kulübü, B kulübü önemli değil. Burada adalet bizim için çok çok önemli. Yargının bu görevini en ideal şekilde yaptığına inanıyorum” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini belirterek, “Bu mücadeleyi tribünlerin sesi, gençlerin hayalleri ve bu milletin temiz futbol özlemi adına sonuna kadar sürdüreceğiz” ifadeleriyle açıklamalarını tamamladı.

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda Haber

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda

Yapı sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Şentürk, konut projelerinde güven, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesinin belirleyici unsurlar olduğunu söyledi. Şentürk, aile geçmişlerine dayanan üretim anlayışının temelinde insan odaklı tasarımın yer aldığını, yapıların yalnızca barınma ihtiyacı değil uzun vadeli yaşam kültürü sunması gerektiğini vurguladı. Yeni projelerinde modern mimari, mühendislik güvenliği ve çevreyle uyumlu çözümleri bir araya getirdiklerini belirten Şentürk; mimari, iç mekân ve peyzaj disiplinlerinin ortak çalışmasının projelere bütüncül bir yapı kazandırdığını ifade etti. Sürdürülebilirliğin artık projelerin vazgeçilmez bir kriteri olduğunu söyleyen Şentürk, enerji verimliliği, su tasarrufu ve geniş yeşil alan tasarımının önemine dikkat çekerek, son projelerinde 15.180 m² peyzaj alanı tanımladıklarını aktardı. Şentürk, sektörün rekabet ortamında uzun vadeli değer üretme anlayışının belirleyici olduğunu, estetik–uyum–dayanıklılık dengesinin projelerde fark yarattığını ifade etti. Çevre dostu yapı yaklaşımının ise geleceğe dönük önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti. Türkiye’de inşaat sektörünün hızla dönüşmeye devam ettiğini söyleyen Şentürk, maliyet artışlarının zorluk yarattığını ancak yenilikçi tasarım ve teknoloji kullanımının sektörü ileri taşıyan başlıca unsurlar olduğunu vurguladı. Önceliklerinin her zaman güven ve uzun ömürlü yaşam alanları üretmek olduğunu ifade eden Şentürk, bu değerlendirmelerini MAG okurlarıyla paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkmenistan yolcusu... Uluslararası Barış ve Güven Forumu'na katılacak Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkmenistan yolcusu... Uluslararası Barış ve Güven Forumu'na katılacak

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 11–12 Aralık 2025’te Türkmenistan’da düzenlenecek “Uluslararası Barış ve Güven Forumu”na katılacağını açıkladı. Erdoğan’ın forumda hitap edeceği ve çok sayıda liderle görüşme gerçekleştireceği bildirildi. ANKARA (İGFA) - İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkmenistan’ın daimi tarafsızlık statüsünün 30. yılı ve 2025’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla “Uluslararası Barış ve Güven Yılı” ilan edilmesi dolayısıyla düzenlenen “Uluslararası Barış ve Güven Forumu”na katılmak üzere Türkmenistan’a ziyarette bulunacağını duyurdu. Açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11–12 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek forumda bir konuşma yapacak. Erdoğan’ın konuşmasında küresel güvenlik, barış politikaları ve uluslararası dayanışma konularına değinmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkmenistan’ın daimi tarafsızlık statüsünün 30. yıl dönümü ve 2025 yılının BM Genel Kurulu kararıyla “Uluslararası Barış ve Güven Yılı” ilan edilmesi münasebetiyle düzenlenecek “Uluslararası Barış ve Güven Forumu”na katılmak üzere,… — Burhanettin Duran (@burhanduran) December 10, 2025 Ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ev sahibi Türkmenistan’ın yanı sıra foruma katılan ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarıyla ikili görüşmeler yapması da planlanıyor. Görüşmelerin, bölgesel işbirliği ve diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sağlaması öngörülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkmenistan ziyareti, Ankara-Aşkabat hattında son yıllarda artan siyasi ve ekonomik temasların devamı niteliği taşıyor.

Apartmanlar Komşuluk Bağlarını Kopardı Haber

Apartmanlar Komşuluk Bağlarını Kopardı

Modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. Türkiye genelinde yapılan geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur.” dedi. Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” diye konuştu. Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, 17 Kasım Dünya Komşular Günü dolayısıyla komşuluk kavramının sosyolojik boyutlarını ve modern kent yaşamının bu ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Komşuluk, sosyal bir yakınlık Komşuluğun, sosyolojik açıdan insanların yaşadıkları çevrede birbirleriyle kurdukları sosyal ilişkileri ifade ettiğini dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu ilişkiler, duygusal destek, yardımlaşma, güven ve karşılıklı sorumluluk gibi unsurlarla şekillenir. Komşuluk, yalnızca coğrafi bir yakınlık değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik bağların oluşturduğu bir kavramdır. İnsanlar, genellikle benzer yaşam biçimleri, değerler ve ihtiyaçlar etrafında bir araya gelirler ve bu, komşuluk ilişkilerinin temellerini oluşturur.” dedi. Geleneksel toplumlarda komşuluk kritik rol oynuyordu Geleneksel toplumlarda komşuluğun, güçlü bir sosyal ağ oluşturduğunu ve toplumsal bağların pekişmesinde önemli bir rol oynadığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, komşularıyla sürekli etkileşimde bulunur, karşılıklı yardımlaşır ve güvenlik konusunda birbirlerine destek olurlardı. Komşuluk ilişkileri, aynı zamanda psikolojik destek sağlamak ve aidiyet duygusu açısından da büyük bir işlev görürdü. Bu tür ilişkiler, toplumsal uyumun sağlanmasında da kritik bir rol oynardı.” diye anlattı. Şehirlerde komşuluk bağları zayıflıyor Ancak modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, şöyle devam etti: “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. 2024 yılında Areda Survey'in Türkiye genelinde yaptığı geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur. AVM kültürü esnaf komşuluğunu da dönüştürdü Çarşıda ve esnaf komşuluklarında da benzer bir dönüşüm yaşanmıştır. Eskiden mahalle ve çarşı esnafı, sıkı sosyal bağlar kurarak alışveriş ve karşılıklı yardımlaşma ilişkilerini güçlendirirdi. Ancak günümüzde işyerlerinin anonimleşmesi, alışveriş merkezlerinin (AVM) yaygınlaşması ve müşteri ilişkilerinin daha işlevsel hale gelmesiyle birlikte, esnaf komşulukları da daha yüzeysel ve çıkar odaklı bir hale dönüşmüştür.” Şehirleşme ve bireyselleşme, komşuluk ilişkilerinde dönüşüm yarattı Şehirleşme ve bireyselleşmenin, komşuluk ilişkilerinde belirgin bir dönüşümü beraberinde getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Şehirleşme, insanları fiziksel olarak birbirinden uzaklaştırmış, yüksek katlı binalarda yaşayanlar arasında komşuluk bağları zayıflamıştır. Ayrıca, bireyselleşme eğilimleri, kişisel alanın ve mahremiyetin artmasına neden olmuş, komşularla etkileşimde bulunma isteği azalmıştır. Bu bağlamda, komşuluk gürültüsü gibi sorunlar, komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek komşuların birbirlerinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Zamanla, bu tutumlar komşuları daha izole bir yaşantıya sürükler ve sosyal bağların giderek zayıflamasına yol açar. Yalnızlık ve güven kaybı, sadece Batı toplumlarına ait bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir problem haline gelmiştir.” diye konuştu. Komşularla artık yalnızca ihtiyaç duyulduğunda iletişim kuruluyor Apartman kültürü ve site yaşamının, fiziksel yakınlık sağlasa da sosyal etkileşimi azalttığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar daha çok kendi özel alanlarına çekildi ve komşularla yalnızca ihtiyaç duyduklarında iletişim kurmaya başladı. Bu durum, geleneksel komşuluk bağlarının zayıflamasına yol açtı. Eskiden mahallelerde yaygın olan sıcak, samimi ilişkiler ve yardımlaşma, apartmanlarda daha yüzeysel hale geldi. Özellikle site yaşamındaki ortak alanlar (park, otopark, sosyal tesisler), insanların bir araya gelmesini sağlamayı hedeflese de bu alanlarda bile ilişkiler yüzeysel kaldı. Ayrıca, dijitalleşme süreci, komşulukları daha bağımsız ve geçici hale getirdi; geleneksel sıcak ilişkilerin yerini ise daha sanal ve mesafeli bağlar aldı.” şeklinde konuştu. Komşular arasında dayanışma duygusu azaldı Geleneksel anlamda "komşu komşunun külüne muhtaçtır" sözünün, komşuluk ilişkilerinin ne denli yakın ve önemli olduğunu vurguladığını ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, zor zamanlarında birbirlerine maddi ya da manevi anlamda yardımcı olurdu ve bu anlayış, sosyal dayanışmanın ve karşılıklı güvenin temelini oluşturuyordu. Ancak günümüzde bu anlayış giderek zayıflamış durumda. Özellikle büyük şehirlerde, bireyselleşme ve kişisel alanın ön plana çıkmasıyla birlikte, ‘komşunun külüne muhtaç olmak’ gibi bir dayanışma anlayışı daha nadir görülüyor. Komşuluk ilişkileri, genellikle yalnızca ihtiyaç anlarında şekillenmeye başlamış, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygusu ise giderek azalmıştır.” dedi. Büyük şehirlerde komşuluk ilişkilerinin bazen sosyal statüyle de ilişkilendirilmeye başlandığını söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Yüksek gelir gruplarının yaşadığı yerlerde, komşular arasındaki ilişkiler daha yüzeysel ve rekabetçi hale gelebiliyor. Bu durum, komşuluğun geleneksel anlamda ‘yardımlaşma’ ve ‘paylaşma’dan ziyade, ‘toplumsal görünürlük’ ve ‘sosyal statü’ üzerinden şekillenmesine neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Komşuluk ilişkilerini sürdürenler hala var Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” dedi. Çat kapı misafirlik anlayışı tamamen kayboldu Modern yaşamda mahremiyetin giderek daha değerli hale geldiğini ve bunun, komşuluk ilişkilerine yansıdığını anlatan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, özel hayatlarına daha fazla saygı gösterilmesini istemekte ve bu yüzden komşularıyla daha az etkileşimde bulunmayı tercih etmektedirler. Mahremiyetin artan önemi, komşuluk mesafelerini genişletmiş ve insanlar arasında daha çekingen, yüzeysel ilişkiler oluşmuştur. Çat kapı misafirlik anlayışı da neredeyse tamamen kaybolmuştur. Eskiden komşular birbirlerine rahatlıkla misafir olabiliyorken, günümüzde izinsiz ziyaretler genellikle hoş karşılanmamaktadır.” diye konuştu. WhatsApp komşu grupları istenmeyen gerginliklere de neden oluyor Dijital çağ, komşuluk kavramını sanal ortamda yeniden şekillendirildiğini de ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “WhatsApp grupları, sosyal medya ve çevrim içi forumlar, komşuların sadece bilgi paylaşımında bulunmalarını değil, aynı zamanda güvenlik sorunları ya da acil durumlar gibi durumlarda ortak çözümler üretmelerini sağlıyor. Bu sayede fiziksel olarak bir araya gelmeden de etkileşimde bulunulabiliyor. Yine de tüm bu kolaylıklara rağmen sanal komşuluklar, geleneksel ilişkilerin sıcaklığını ve samimiyetini yansıtamıyor. Bu dönüşüm, komşuluk ilişkilerinin daha yüzeysel ve dayanışmanın daha zayıf olmasına yol açıyor. Ayrıca dijital etkileşimler bazen yanlış anlaşılmalara veya gerginliklere de yol açabiliyor. Bir bilgi paylaşımı ya da yorum, komşular arasında istenmeyen gerginliklere de neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşuluk hala önemli Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Ancak modern toplumun dinamikleri, şehirleşme, bireyselleşme ve dijitalleşme gibi faktörler bu bağları zayıflatmış, yerine daha izole bir yaşam tarzı getirmiştir. Komşuluk ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi için yüz yüze etkileşimin teşvik edilmesi büyük önem taşır. Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir. Basit bir selam bile bu ilişkileri güçlendiren etkili bir adım olabilir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşular arasında sıcak bir selam bile hayati önem taşır. Bu açıdan, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ‘Komşuluk ilişkisi toplumu ayakta tutar’ sözü, yalnızlık ve güvensizlik gibi toplumsal sorunların önüne geçmek adına daha da anlam kazanıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.