Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güney Kıbrıs

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Güney Kıbrıs haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Kıbrıs haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İletişim Başkanı Duran’dan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Adil ve Yapıcı Yaklaşım Bekliyoruz” Haber

İletişim Başkanı Duran’dan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Adil ve Yapıcı Yaklaşım Bekliyoruz”

Duran’dan Avrupa Parlamentosu Komisyonuna Tepki İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun Kıbrıs konusunda aldığı tavsiyeyi değerlendirdi. Duran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef almak amacıyla hayata geçirilmek istendiğini belirttiği söz konusu anıt projesine AB bütçesinden kaynak ayrılmasının “kabul edilemez” olduğunu ifade etti. Bu girişimin tarihi olayların tek taraflı ve siyasi saiklerle yeniden yorumlanmasına yönelik olduğunu savunan Duran, Kıbrıs Türk halkının yıllar boyunca yaşadığı zulüm ve varoluş mücadelesinin göz ardı edildiğini belirtti. “Tarihi Rolü Gölgelemeye Yönelik Çabalar Hakikatleri Değiştiremez” Duran, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın Türkiye açısından taşıdığı öneme de dikkat çekti. İletişim Başkanı Duran, harekatın Kıbrıs Türk halkının güvenliğini ve geleceğini güvence altına aldığını, Ada’da uzun yıllardır devam eden barış ortamının oluşmasına katkı sağladığını ifade etti. Duran, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’taki rolünün “asılsız ithamlar ve iftiralarla” gölgelenmeye çalışıldığını savunarak, bu girişimlerin tarihi gerçekleri değiştiremeyeceğini söyledi. “İki Tarafın Haklarına Saygılı Yaklaşım Bekliyoruz” Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesindeki tutumuna ilişkin beklentilerini de açıklayan Duran, tek taraflı siyasi söylemlerin desteklenmemesi gerektiğini belirtti. Duran, AB kurumlarından Ada’daki gerçekleri dikkate alan, iki tarafın haklarına saygı gösteren, adil ve yapıcı bir yaklaşım beklediklerini vurguladı. “Kıbrıs Türk Halkının Davasını Her Platformda Savunacağız” Burhanettin Duran, açıklamasının sonunda Türkiye’nin Kıbrıs politikasına ilişkin mesaj verdi. Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin tarihi gerçeklerin çarpıtılmasına karşı durmayı sürdüreceğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının haklı davasını her platformda savunmaya devam edeceklerini ifade etti.

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Toplumlar Arası Güveni Zedeliyor” Haber

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’ye Kıbrıs Tepkisi: “Toplumlar Arası Güveni Zedeliyor”

Dışişleri Bakanlığı’ndan AB’ye Kıbrıs Mesajı Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun 2027 yılı AB bütçesine yönelik görüşünde yer alan tavsiyeye dikkat çekildi. Açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik suçlamalar içeren bir anıtın inşa edilmesi amacıyla kaynak ayrılmasının tavsiye edildiğinin öğrenildiği belirtildi. “Tarihi Gerçekler Çarpıtılıyor” Dışişleri Bakanlığı, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na ilişkin Türkiye’nin tutumunu da yineledi. Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harekatla Kıbrıs Türk halkının yok edilmesinin önüne geçtiği ve adada uzun yıllardır devam eden barış ortamının sağlandığı savunuldu. Rum tarafınca ortaya atılan iddiaların ise tarihi gerçekleri çarpıttığı ve konuyu siyasallaştırdığı ifade edildi. “AB Kurumları Rum Tarafının Propagandasına Alet Olmamalı” Bakanlık açıklamasında, Avrupa Birliği kurumlarının Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sağlamak yerine Rum tarafının tezlerini destekleyen adımlar atmasının toplumlar arasındaki güveni olumsuz etkilediği belirtildi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “AB kurumlarının, Kıbrıs meselesinin çözümüne katkı sunmak yerine, tarafsızlık ve adalet ilkelerinden uzaklaşarak Rum tarafının propagandasına alet olması, toplumlar arası güveni daha da zedelemektedir.” AB Yetkililerine Çağrı Dışişleri Bakanlığı, açıklamasının sonunda AB yetkililerine de çağrıda bulundu. Türkiye’yi Avrupa Birliği’nden uzaklaştırmayı amaçlayan çevrelerin AB kurumlarını araç haline getirmemesi gerektiği vurgulanarak, Brüksel yönetiminin Kıbrıs konusunda daha tarafsız bir yaklaşım sergilemesi istendi.

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda Haber

ABD-İran Geriliminde Kritik Eşik: Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Artıyor, Diplomasi Çıkmazda

ABD ve İran Arasında Gerilim Yeniden Zirveye Çıktı ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden siyasi ve askeri gerilim, son 24 saatte yaşanan gelişmelerle yeni bir boyut kazandı. Karşılıklı açıklamalar ve askeri hareketlilik, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken tarafların sert söylemleri dikkat çekiyor. ABD Başkanı Donald Trump, son açıklamalarında İran'ın yeniden müzakere masasına dönmesini istediklerini belirtse de, Tahran yönetimi iki haftadan uzun süredir Washington'dan resmi bir diplomatik teklif almadıklarını öne sürdü. Bu karşılıklı açıklamalar, taraflar arasındaki güven krizinin derinleştiğine işaret ediyor. Trump, Beyaz Saray'da yaptığı değerlendirmede İran'a yönelik sert mesajlar vererek, ABD'nin gerektiğinde güçlü karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi. Kısa süre sonra ABD ordusu da yaptığı açıklamada, Ortadoğu'daki Amerikan güçlerine yönelik saldırı girişimlerine etkili şekilde karşılık verildiğini duyurdu. Ortadoğu'da Askeri Hareketlilik Dikkat Çekiyor Bölgedeki askeri hareketliliğin artması, uluslararası gözlemciler tarafından dikkatle takip ediliyor. Özellikle Ürdün'deki ABD askeri üssüne yönelik saldırı girişiminin engellendiğinin açıklanması, güvenlik risklerinin halen yüksek seviyede olduğunu ortaya koydu. Savunma uzmanlarına göre tarafların karşılıklı caydırıcılık mesajları vermesi, yanlış hesaplama riskini de artırıyor. Bu durumun kontrol dışına çıkması halinde yalnızca ABD ve İran'ı değil, bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek yeni bir güvenlik krizinin yaşanabileceği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın Tavrı Dengeleri Değiştirdi Gerilimin en dikkat çekici gelişmelerinden biri ise Suudi Arabistan'ın ABD ile koordineli şekilde Irak'taki İran destekli silahlı gruplara yönelik operasyonlara katıldığını kamuoyuna açık biçimde duyurması oldu. Uzmanlara göre bu açıklama, Riyad'ın bugüne kadar benimsediği temkinli yaklaşımın ötesine geçtiğini gösteriyor. Aynı zamanda İran'a, enerji altyapısı ve petrol tesislerine yönelik olası saldırılara karşı daha sert bir güvenlik politikası izleneceği mesajı verildiği değerlendiriliyor. Öte yandan Suudi Arabistan yönetimi, askeri iş birliğine rağmen diplomatik çözüm çağrısını da sürdürüyor. Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman'ın Washington temaslarında hem Başkan Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile yaptığı görüşmelerde, gerilimin düşürülmesi ve müzakerelerin yeniden başlaması yönündeki beklentilerini dile getirdiği bildirildi. İran'dan Bulgaristan ve Güney Kıbrıs'a Uyarı Tahran yönetimi yalnızca ABD'ye değil, bölgedeki askeri hareketliliğe destek verdiğini düşündüğü ülkelere yönelik mesajlarını da sertleştirdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Bulgaristan yönetiminin ABD askeri uçaklarının Bezmer Hava Üssü'nü kullanmasına izin vermesini eleştirerek bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu savundu. Erakçi, İran'a yönelik olası askeri operasyonlara destek veren ülkelerin doğacak sonuçlardan sorumlu tutulacağını ifade etti. Bulgaristan ise İran'a karşı herhangi bir askeri operasyona katılma niyetlerinin bulunmadığını belirterek diplomatik çözümden yana olduklarını açıkladı. Benzer şekilde İran, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile yaptığı temaslarda da adadaki yabancı askeri üslerin İran'a yönelik operasyonlarda kullanılmaması gerektiğini vurguladı. GKRY yönetimi ise İngiltere ile yapılan görüşmeler sonucunda üslerin başka ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmayacağı yönünde güvence aldıklarını bildirdi. Washington'da Savaşın Ekonomik ve Siyasi Maliyeti Tartışılıyor ABD'de ise dikkatler yalnızca sahadaki gelişmelere değil, olası uzun süreli bir çatışmanın ekonomik sonuçlarına da çevrilmiş durumda. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde, İran ile yaşanabilecek kapsamlı bir askeri çatışmanın Amerikan kamuoyunda siyasi baskıyı artırabileceği değerlendiriliyor. Beyaz Saray'ın özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel petrol arzı ve enflasyon üzerindeki olası etkileri yakından takip ettiği belirtiliyor. Savunma çevrelerinde ise son çatışmalarda Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerine ait füze stoklarının önemli ölçüde kullanıldığı yönündeki değerlendirmeler öne çıkıyor. Uzmanlar, uzun süreli bir kriz halinde ABD'nin bölgedeki savunma kapasitesinin yeni lojistik planlamalar gerektirebileceğini ifade ediyor. Diplomatik Çözüm Umutları Zayıflıyor Uluslararası arabuluculuk girişimlerine rağmen taraflar arasında yeni bir müzakere sürecinin kısa vadede başlaması beklenmiyor. Uzmanlara göre Washington ile Tahran arasındaki güven bunalımı, yalnızca mevcut askeri gerilimden değil, yıllardır biriken siyasi anlaşmazlıklardan da kaynaklanıyor. Tarafların karşılıklı olarak birbirlerini güvenilir bir müzakere ortağı olarak görmemesi, diplomatik çözüm ihtimalini zorlaştırıyor. 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşma, iki ülke arasında son yılların en önemli diplomatik kazanımı olarak değerlendirilmişti. Ancak sonraki süreçte yaşanan anlaşmazlıklar ve karşılıklı yaptırımlar nedeniyle anlaşmanın fiilen işlevini yitirmesi, ilişkilerin yeniden çatışma eksenine kaymasına neden oldu. Küresel Piyasalar Gelişmeleri Yakından İzliyor ABD-İran gerilimi yalnızca bölgesel güvenliği değil, uluslararası enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz gibi küresel petrol ticareti açısından kritik bölgelerde yaşanabilecek olası bir askeri kriz, petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açabilir. Ekonomi uzmanları, enerji maliyetlerindeki artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği, tedarik zincirlerinde yeni sorunlara neden olabileceği ve finans piyasalarında dalgalanmaları artırabileceği görüşünü dile getiriyor. Önümüzdeki günlerde Washington ve Tahran'dan gelecek yeni açıklamalar, bölgedeki askeri hareketliliğin seyri ve diplomatik girişimlerin yeniden başlayıp başlamayacağı uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek. Mevcut tablo ise Ortadoğu'da tansiyonun yüksek seyrini koruduğunu ve belirsizliğin devam ettiğini gösteriyor.

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Devlet Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/2051611053222465938 Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

Netanyahu’dan Suriye üzerinden Türkiye’ye mesaj: ‘Topraklarımız üzerinde imparatorluk kurma hayali taşıyanlara sesleniyorum: Bunu unutun’ Haber

Netanyahu’dan Suriye üzerinden Türkiye’ye mesaj: ‘Topraklarımız üzerinde imparatorluk kurma hayali taşıyanlara sesleniyorum: Bunu unutun’

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs liderleriyle gerçekleştirdiği üçlü zirvede, açıkça isim vermeden Türkiye'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Netanyahu, Ankara'yı ima ederek, "Topraklarımız üzerinde imparatorluk kurma hayali taşıyanlara sesleniyorum: Bunu unutun" şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz'de enerji ve güvenlik alanında iş birliğini artırmayı amaçlayan İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs (GKRY) arasındaki 10. üçlü zirve yapıldı. Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgedeki güç dengeleri konusunda net mesajlar verdi. "Topraklarımızdaki hakimiyet hayalini unutun" Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis ile birlikte basının karşısına çıktı. Netanyahu, "Ülkelerimizin tarihte sırasıyla farklı imparatorluklar tarafından işgal edildiği bir gerçektir. Ama modern çağda azim ve fedakârlıkla bağımsızlığımızı elde ettik. Topraklarımız üzerinde tekrar imparatorluk kurma ve hakimiyet elde etme hayali kuranlara şunu söylüyorum: Bunu unutun. Bu gerçekleşmeyecek. Bunu aklınızdan çıkarmayın" dedi. İsrail basınına göre, Netanyahu'nun bu ifadeleri diplomatik çevrelerce Türkiye'nin Suriye ve bölgedeki askeri varlığına ve dış politikasına karşı bir meydan okuma olarak nitelendirildi. Doğu Akdeniz'de "hızlı müdahale gücü" hazırlığı Zirvenin diğer önemli konusu ise savunma iş birliği oldu. Atina hükümetinin Türkiye'nin artan askeri kapasitesinden duyduğu endişe ışığında; Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de bir "Hızlı Müdahale Askeri Gücü" oluşturma girişimini değerlendirdiği öğrenildi. Netanyahu, bu iş birliğinin önemine vurgu yaparak, "Kendimizi savunmaya kararlıyız ve bu konuda yeteneğimiz var. İş birliğimiz bu kapasitemizi daha da güçlendiriyor" şeklinde konuştu. İran'a "sert yanıt" uyarısı Konuşmasında bölgesel tehditlere de değinen İsrail Başbakanı, Tahran yönetimine yönelik uyarısını tekrarladı. İran'ın İsrail'e yönelik potansiyel bir saldırısına "sert bir yanıt" verileceğini açıklayan Netanyahu, bölgedeki müttefikleriyle beraber güvenliği sağlamlaştırmaya devam edeceklerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.