Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Güney Afrika

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Güney Afrika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Afrika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier: "İran savaşı siyasal açıdan felaket bir hataydı" Haber

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier: "İran savaşı siyasal açıdan felaket bir hataydı"

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Berlin’de Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın 2. Dünya Savaşından sonra yeniden kurulmasının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştirdi. Kendisinin de Bakan olarak uzun yıllar görev yaptığı Dışişleri Bakanlığı'nın küresel sorunlara bakışına ve çözüm önerilerine ilişkin konuşan Steinmeier, İran savaşına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Steinmeier, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ve Alman hükümetinin tutumunu eleştirerek, "Uluslararası hukuk ihlallerini, ihlal olarak adlandırmamak dış politikamızı daha inandırıcı hale getirmez. Bu savaş uluslararası hukuka göre yasadışıdır ki bunda şüphe yok" dedi. Bugüne kadar İran savaşını uluslararası hukuka göre yasa dışı olarak sınıflandırmaktan kaçınan Alman hükümetinden farklı bir tavır sergileyen Steinmeier, "Mevcut Amerikan hükümetinin dünya görüşü bizimkinden farklı. Bu görüş yerleşik kurallara, ortaklığa ve zamanla gelişen güvene hiç önem vermiyor. Bunu değiştiremeyiz. Bununla başa çıkmak zorundayız ama benim inancım budur. Bu dünya görüşünü benimsemek için hiçbir nedenimiz yok. Büyük güçler, kuralların olmadığı bir dünyada hayatta kalabilir hatta kısa vadede bundan fayda bile sağlayabilir. Ancak bu bizim için geçerli değil ve devletlerin ezici çoğunluğu için de geçerli değil" ifadelerini kullandı. "İran savaşı uluslararası hukuka göre yasa dışıdır" "Yarının dünyası, ABD ile Çin arasındaki bir ikili mücadeleden daha fazlası olmalı. Bu nedenle dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerekir" diyen Steinmeier, "Dış politikamız, hukuk ihlalini haklar ilkesiyle adlandırmamamızla daha ikna edici hale gelmez. Bununla Gazze Savaşı'nda zaten uğraşmak zorunda kaldık. İran Savaşı'nda da bununla uğraşmak zorundayız çünkü bu savaş, uluslararası hukuka aykırıdır. Bu savaş, ayrıca siyasi açıdan feci bir hatadır. Eğer savaşın amacı İran’ı nükleer bomba yolunda durdurmaksa bu savaş gerçekten önlenebilir, gereksiz bir savaştır" ifadelerini kullandı. "14 Temmuz 2015 tarihinde İran'ın nükleer silahlanmasının önlenmesine dönük anlaşmadan hiç bu kadar uzak olmamıştık" diyen Steinmeier, söz konusu anlaşma için "Amerikalıların İran'a karşı yapmak zorunda kalacağı bir savaşı önlüyoruz" ifadelerinin kullanıldığını ancak 2 yıl sonra, ilk görev süresinde 2018 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın bu anlaşmadan çekildiğini hatırlattı. "Uluslararası hukuk göz ardı edilmemeli" Trump’ın ikinci görev süresinde ise İran’da savaş yapıldığını belirten Steinmeier, "Uluslararası hukuk, başkaları yapıyorsa bizim de çıkarmamız gereken eski bir eldiven değildir. Aksine büyük güçler arasında yer almayan herkes için şimdi ve gelecekte, bazıları tarafından ihmal edilse ve ihlal edilse bile hayati önem taşır. Düzen çerçevesi, kural ve meşruiyet kaynağı olarak uluslararası hukuk, Almanya için olduğu kadar Avrupa için de önemini hiç kaybetmemiştir. Hukuk ve kuralların olmadığı bir dünyada bu Avrupa kaybolurdu. Çünkü Avrupa Birliği kendisi de kurallara dayalı bir yapıdır. Eğer büyük güçlerin dünya görüşünü kendimize mal edersek, o zaman bu yapı göz açıp kapayıncaya kadar çökecektir. Bu yüzden dış politikamızın pragmatik ve etkili olması gerektiğine inanıyorum, olması gereken yerde olmalı, olmaması gereken yerlerde ise olmamalı" diye konuştu. Küresel sorunların küresel dengeleri yeniden şekillendirdiğine vurgu yaparak son dönemde kendisinin güçlü işbirliklerini geliştirmek için bir dizi ziyaretler gerçekleştirdiğini hatırlatan Steinmeier, "Bu kapsamda Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) bölgesi, Körfez ülkeleri ve Türkiye’nin yanı sıra Kenya, Güney Afrika, Şili ve Brezilya’ya ziyaretler gerçekleştirdim. Bu ülkeler Almanya ile yakın ilişkiler kurmak istiyor. Bu devletler de Almanya gibi bağımlılıklarını azaltmayı ve uluslararası ortaklıklarını çeşitlendirmeyi hedefliyor" dedi. Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 15 Mart 1951’de yeniden kurulan ve bu yıl 75. yılını kutlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı’nda 2005-2009 ile 2013-2017 yılları arasında Dışişleri Bakanı olarak görev yapmıştı. Steinmeier, P5+1 ülkeleri olarak adlandırılan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’nın yanı sıra Avrupa Birliği arasında İran ile 14 Temmuz 2015’te imzalanan nükleer anlaşma sürecinde de Almanya Dışişleri Bakanı olarak görev almıştı.

Birçok ülkeden Japonya’ya Tek Çin mesajı Haber

Birçok ülkeden Japonya’ya Tek Çin mesajı

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin son açıklamalarına ilişkin olarak, farklı ülkelerden siyasetçiler ve uzmanlar, dünyada yalnızca Tek Çin bulunduğunu vurguladı. Askeri genişlemeyi teşvik eden söz konusu açıklamaların bölgesel gerilimleri tırmandırabileceği uyarısında bulundu. Güney Afrika Dışişleri Bakanlığı’nın Çin–Güney Afrika ikili ilişkilerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Vekili Jodwa Lali, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Güney Afrika’nın Tek Çin politikasına açık ve kararlı biçimde bağlı olduğunu belirtti. Lali, Taiwan’ın Çin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, bunun bir gerçek olarak, kendileri açısından tartışmaya açık bir konu olmadığını ifade etti. Nijeryalı Uluslararası Konular Uzmanı Efem Nkam Ubi de yaptığı açıklamada, Takaichi’nin söylemlerini sert bir dille eleştirdi. Ubi, Taiwan’la ilgili her konunun Çin’in iç işi olduğunu belirterek, diğer ülkelerin bu konuya müdahil olmaktan kaçınması gerektiğini söyledi. Takaichi’nin açıklamalarının yalnızca gerilimi artırdığını ifade eden Ubi, bu tutumun bölgede daha çok güvenlik sorununun yaşanmasına yol açacağını ve Japonya’yı bölgede askeri genişlemeye teşvik edeceğini ve bunların Asya-Pasifik bölgesini güvenlik zorluklarına düşüreceğini dile getirdi. Öte yandan Avrupa Parlamentosu eski üyesi Mahle de konuya ilişkin değerlendirmesinde, Takaichi’nin açıklamalarının yalnızca Çin ve Kore Yarımadası için değil, küresel istikrar açısından da ciddi riskler taşıdığını söyledi. Mahle, Japonya’nın Barış Anayasası’nın uzun yıllar barış ve silahsızlanmanın güvencesi olarak görüldüğünü hatırlatarak, Takaichi’nin “düşüncesiz” açıklamalarının uluslararası düzeni ciddi biçimde zedelediğini ifade etti. Takaichi'nin Tayvan'a ilişkin sözleri Japon Başbakan Takaiçi, 7 Kasım'da Japon parlamentosu Diet'te düzenlenen oturumda Tayvan Boğazı'na yönelik bir askeri müdahalenin Japonya için "varlığını tehdit eden durum" olarak görüleceğini ifade etmişti. Japonya'nın 2015 tarihli Ulusal Güvenlik Yasası'nda "varlığını tehdit eden durum", ülkenin müttefiklerine yönelik, Japonya'ya da varoluşsal tehdit oluşturan silahlı saldırı anlamına geliyor. Ülke bu durumda "öz savunma güçleri" olarak adlandırdığı silahlı kuvvetlerini görevlendirebiliyor. Japon Başbakan, tepkiler üzerine Tayvan'a ilişkin sözlerinin varsayımsal olduğunu, gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtmiş ancak sözlerini geri almayı reddetmişti. Pekin yönetimi, Japonya'nın Pekin Büyükelçisi Kenji Kanasugi'yi, konuyla ilgili Çin Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası vermişti.

AB'nin ağır sanayi ürünlerine yönelik karbon gümrük vergisi yürürlüğe girdi Haber

AB'nin ağır sanayi ürünlerine yönelik karbon gümrük vergisi yürürlüğe girdi

AB'ye çelik, alüminyum, çimento ve diğer ağır sanayi ürünlerinin ithalatı, 1 Ocak'tan itibaren ürettikleri CO2 emisyonları için ödeme yapmaya başlayacak; bu, AB'nin yabancı emsallerine kıyasla daha sıkı yükümlülüklerle karşı karşıya kalan AB üreticilerini korumayı amaçlayan bir önlem. Bu önlem, Avrupa sanayileri için adil rekabeti sağlamayı amaçlasa da, AB'nin karbon sınır vergisi, Karbon Sınır Ayarlama Mekanizması (CBAM), ticarette sürtüşmelere yol açabilir ve AB üyesi olmayan ülkelerle anlaşmazlıklara neden olabilir; bu da Donald Trump'ın agresif küresel gümrük politikasıyla Beyaz Saray'a gelmesinden bu yana uluslararası sahnede hakim olan ticaret kavgalarını daha da şiddetlendirebilir. ABD, Ekim ayında ABD Enerji Bakanı Chris Wright'ın Brüksel'e yaptığı resmi ziyarette, yasanın transatlantik ortaklar arasında büyük ticaret engelleri yaratacağını söyleyerek AB'ye yasayı geri çekmesi için baskı yaptı. Bu yılın başlarında ABD, AB mallarına uygulanan gümrük vergilerini üç katına çıkarmış ve çelik ve alüminyuma uygulanan gümrük vergilerini yüzde 50'ye yükseltmişti. Çin, Hindistan, Rusya ve Güney Afrika da AB'nin yasasına karşı çıkarak, bunun korumacılığa denk geldiğini söylerken, bazı ülkeler AB yasasının Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarıyla uyumluluğunu sorguluyorlar.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.