Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gündem Haber

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gündem Haber haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gündem Haber haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fenerbahçe Konyaspor’u 4-2 Mağlup Etti: Greenwood’dan İki Gol Haber

Fenerbahçe Konyaspor’u 4-2 Mağlup Etti: Greenwood’dan İki Gol

Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında Fenerbahçe, sahasında ağırladığı TÜMOSAN Konyaspor’u 4-2 mağlup ederek ligdeki ilk galibiyetini aldı. Sarı-lacivertlilerde Mason Greenwood iki kez fileleri havalandırırken, Vedat Muriqi ve Marco Asensio da skora katkı sağladı. Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’in 2. haftasında TÜMOSAN Konyaspor’u Chobani Stadyumu’nda konuk etti. Mücadeleyi 4-2 kazanan sarı-lacivertli ekip, sezonun ilk lig galibiyetini elde ederek puanını 3’e yükseltti. Konyaspor ise ikinci haftayı da puansız tamamladı. Muriqi erken golle Fenerbahçe’yi öne geçirdi Karşılaşmaya hızlı başlayan Fenerbahçe, 7. dakikada Vedat Muriqi’nin golüyle üstünlüğü yakaladı. Marco Asensio’nun kullandığı serbest vuruşta Archie Brown’ın kafa vuruşunu Konyaspor kalecisi Deniz Ertaş çıkardı. Dönen topu iyi takip eden Muriqi, yakın mesafeden yaptığı tamamlamayla takımını 1-0 öne geçirdi. Konyaspor bu gole 11. dakikada Ebrima Colley ile yanıt verdi. Muleka’nın savunma arkasına gönderdiği pasla kaleciyle karşı karşıya kalan Colley, düzgün bir vuruşla skoru 1-1’e getirdi. Greenwood penaltıdan attı, Asensio farkı açtı Fenerbahçe, 20. dakikada yeniden öne geçti. Ceza sahasında yaşanan pozisyonun VAR incelemesinin ardından sarı-lacivertliler penaltı kazandı. Topun başına geçen Mason Greenwood’un vuruşunda Deniz Ertaş gole izin vermedi. Dönen topu yeniden önünde bulan Greenwood, ikinci vuruşunda ağları havalandırarak skoru 2-1 yaptı. dakikada ise Marco Asensio sahneye çıktı. Greenwood’un pasında topla buluşan İspanyol futbolcu, ceza sahasının sol çaprazından yaptığı vuruşla topu uzak köşeden ağlara gönderdi ve farkı ikiye çıkardı. Fenerbahçe ilk yarıyı 3-1 üstün tamamladı. Greenwood ikinci golünü de attı İkinci yarıya da etkili başlayan Fenerbahçe, 49. dakikada skoru 4-1’e taşıdı. Milan Skriniar’ın uzun pasında Vedat Muriqi topu Greenwood’un önüne bıraktı. Ceza sahasının sol çaprazında topla buluşan İngiliz futbolcu, bekletmeden yaptığı vuruşla kendisinin ikinci, takımının dördüncü golünü kaydetti. Bu golün ardından Fenerbahçe üstünlüğünü korurken Konyaspor farkı azaltmak için fırsatlar yakaladı. Ancak Ederson yaptığı kurtarışlarla konuk ekibin farkı daha erken kapatmasına izin vermedi. Konyaspor son dakikada farkı ikiye indirdi Konyaspor, maçın uzatma bölümünde Deniz Türüç ile bir gol daha buldu. 90+4. dakikada ceza sahasına gönderilen ortada Blaz Kramer’in kafa vuruşu direkten döndü. Pozisyonu takip eden Deniz Türüç, dönen topu kafayla tamamlayarak skoru 4-2 yaptı. Kalan kısa bölümde başka gol olmayınca Fenerbahçe sahadan 4-2 galip ayrıldı. Fenerbahçe 3 puanı aldı Bu sonuçla Fenerbahçe, Süper Lig’de sezonun ilk galibiyetini elde etti ve puanını 3’e çıkardı. Konyaspor ise ilk iki haftayı puansız geçti. Maç sonucu: Fenerbahçe 4-2 TÜMOSAN Konyaspor Goller: Vedat Muriqi (7’), Mason Greenwood (20’, 49’), Marco Asensio (33’) — Ebrima Colley (11’), Deniz Türüç (90+4’)

Manisa’da Sahte İnternet Sitesi Operasyonu: 39 Şüpheli Yakalandı, 36 Kişi Tutuklandı Haber

Manisa’da Sahte İnternet Sitesi Operasyonu: 39 Şüpheli Yakalandı, 36 Kişi Tutuklandı

Manisa’nın Soma ilçesi merkezli 5 ilde düzenlenen operasyonda, sahte oyun ve alışveriş siteleri üzerinden dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 39 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin banka hesaplarında yaklaşık 300 milyon liralık para hareketi tespit edilirken, 34 şüpheli ile 2 suça sürüklenen çocuk tutuklandı. Manisa’nın Soma ilçesinde yürütülen soruşturma kapsamında, çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik 5 ili kapsayan operasyon düzenlendi. Operasyonda, sahte internet siteleri üzerinden vatandaşları dolandırdığı ve bazı kişilerin banka hesaplarını tehdit ve zor kullanarak kullandığı iddia edilen 39 şüpheli yakalandı. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Manisa Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ile Soma İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında örgütün faaliyetleri mercek altına alındı. Sahte oyun ve alışveriş siteleriyle dolandırıcılık iddiası Soruşturma kapsamında şüphelilerin, gerçek bir internet sitesi izlenimi veren sahte oyun ve alışveriş platformları oluşturduğu ve bu siteler üzerinden çok sayıda kişiyi dolandırdığı belirlendi. İddiaya göre örgüt üyeleri, dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen paraların transferinde farklı kişilerin banka hesaplarını kullandı. Hesaplarını kullandırmak istemeyen veya hesaplarını kapatan bazı kişilerin ise tehdit edildiği, darbedildiği ve zorla alıkonulduğu tespit edildi. Bazı mağdurların bu yöntemlerle sindirilerek banka hesaplarını kullanıma açmaya zorlandığı, ayrıca yağma olaylarının da gerçekleştiği öne sürüldü. Banka hesaplarında 300 milyon liralık para hareketi Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’ndan (MASAK) alınan finansal veriler de incelendi. Yapılan incelemelerde, 39 şüphelinin banka hesaplarında yaklaşık 300 milyon liralık para transferi gerçekleştirildiği tespit edildi. Söz konusu para hareketlerinin ardından elde edilen meblağların kripto varlıklar üzerinden dijital platformlara aktarıldığı belirlendi. 39 şüpheli operasyonla yakalandı Polis ekiplerinin çalışmaları sonucunda kimlikleri tespit edilen 37 şüpheli ile 2 suça sürüklenen çocuk, 18 Ağustos 2026tarihinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda suç unsuru ve dijital materyal ele geçirildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 34’ü ile 2 suça sürüklenen çocuk tutuklanırken, 3 şüpheli hakkında adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesindeki soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Süleymancılar Soruşturmasında İkinci Dalga Operasyon: 12 Şüpheli Gözaltında Haber

Süleymancılar Soruşturmasında İkinci Dalga Operasyon: 12 Şüpheli Gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ikinci dalga operasyon düzenlendi. Dört ilde gerçekleştirilen operasyonlarda haklarında gözaltı kararı bulunan 13 şüpheliden 12’si yakalandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik operasyonların ikincisi gerçekleştirildi. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle elde edilen yeni delil ve tespitlerin ardından İstanbul, Konya, Mersin ve Muğla’da eş zamanlı çalışma yapıldı. Operasyon kapsamında 13 şüpheli hakkında işlem başlatılırken, 12 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumda bulunan bir şüphelinin yakalanması için ekiplerin çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Başsavcılıktan ikinci dalga operasyon açıklaması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, operasyonun 13 Ağustos 2026’da gerçekleştirilen ilk dalganın ardından elde edilen yeni deliller doğrultusunda düzenlendiğini açıkladı. Başsavcılık açıklamasında, ikinci operasyon kapsamında dört ilde yürütülen çalışmalar sonucunda 13 şüpheli hakkında işlem yapıldığı ve bunlardan 12’sinin yakalandığı belirtildi. İlk operasyonda 32 kişi tutuklanmıştı Soruşturmanın ilk aşamasında 13 Ağustos’ta 17 ilde operasyon düzenlenmişti. Operasyonlarda gözaltına alınan şüphelilerden 32’si tutuklanmış, 6 kişi hakkında ise adli kontrol uygulanmıştı. Tutuklananlar arasında yapılanmanın lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş’in de bulunduğu aktarılmıştı. Aramada 200 kilogram külçe altın bulunmuştu İlk operasyon kapsamında firari şüpheli Hilmi Tuna Kuriş’in yakalanmasına yönelik yapılan aramalarda yaklaşık 200 kilogram külçe altın ele geçirilmişti. Söz konusu altınların değerinin 1,34 milyar lira olduğu belirtilmiş ve arama görüntüleri kamuoyuna yansımıştı. Tutuklu bulunan Alihan Kuriş ise ifadesinde altınların düğünden kalan takılar olduğunu savunmuştu. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “dolandırıcılık” ve “vergi kaçakçılığı” suçlamalarının yöneltildiği belirtildi. Soruşturma dosyasında, yapılanmayla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan para hareketininbulunduğunun ileri sürüldüğü öğrenildi. İkinci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin işlemleri sürerken, soruşturmanın yeni deliller doğrultusunda genişletilebileceği belirtiliyor.

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız” Haber

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış hedefiyle hazırlanan 21 maddelik planın eksiksiz uygulanması konusunda kararlı olduklarını açıkladı. Bakanlık ayrıca Gazze’de görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için finansman sağlanmasına yönelik Kongre bildiriminde bulunulduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik 21 maddelik planın uygulanmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, New York Times’a yaptığı değerlendirmede, İsrail tarafından gelen plana yönelik farklı açıklamalara rağmen Washington yönetiminin söz konusu planın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtti. Pigott, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan 21 maddelik Gazze barış planının tam olarak hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü planın önemli parçası ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanabilmesi açısından Uluslararası İstikrar Gücü'nün planın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Washington yönetiminin bu gücün oluşturulması ve görev yapabilmesi için gerekli adımları atmayı sürdürdüğünü belirten Pigott, finansman konusunda da Kongre sürecinin başlatıldığını açıkladı. Kongreye finansman bildirimi yapıldı Pigott, ABD Dışişleri Bakanlığının Uluslararası İstikrar Gücü'ne finansman sağlama niyetini içeren resmi bildirimi 31 Temmuz'da Kongreye gönderdiğini belirtti. Söz konusu tarih, Trump yönetimindeki Barış Kurulunun Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu döneme denk geldi. ABD yönetiminin bu adımı, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve barış planının uygulanması için uluslararası bir mekanizma oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun açıklamaları sürecin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturdu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söz konusu plana karşı çıkan açıklamalarının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik ortaya çıktı. ABD yönetimi ise planın uygulanması yönündeki tutumunu sürdürüyor. Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner da planla ilgili destek oluşturmak amacıyla bu hafta Orta Doğu temaslarında bulundu. Kushner, Mısır’da Hamas yöneticileriyle, Kudüs’te ise Netanyahu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Bakanlık Önünde Eylem Yapan Madencilere Polis Müdahalesi: Sendika En Az 100 Gözaltı Olduğunu Açıkladı Haber

Bakanlık Önünde Eylem Yapan Madencilere Polis Müdahalesi: Sendika En Az 100 Gözaltı Olduğunu Açıkladı

Bağımsız Maden-İş Sendikası, haklarını almak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde 11 gündür eylem yapan madencilere polis müdahalesinde bulunulduğunu ve en az 100 işçinin gözaltına alındığını duyurdu. Sendika, müdahale sırasında bazı madenciler ile basın mensuplarının darbedildiğini öne sürdü. Bağımsız Maden-İş Sendikası, Ankara’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylemlerini sürdüren madencilere yönelik polis müdahalesi gerçekleştirildiğini açıkladı. Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, müdahale sırasında en az 100 madencinin gözaltına alındığıbelirtildi. Sendika ayrıca bazı işçiler ve basın mensuplarının müdahale sırasında darbedildiğini iddia etti. Açıklamalarda, sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu’nun da diğer madencilerden ayrı bir araca götürüldüğü bildirildi. Sendikadan gözaltı açıklaması Bağımsız Maden-İş tarafından yapılan paylaşımda, çok sayıda madencinin gözaltına alındığı duyurularak kamuoyuna çağrıda bulunuldu. Sendika, müdahale sırasında yalnızca işçilerin değil, görev yapan bazı basın mensuplarının da darbedildiğini öne sürdü. Yaşananlara tepki gösterilmesi çağrısında bulunan sendika, madencilerin taleplerinin karşılanmasını istedi. Madenciler 11 gündür Bakanlık önünde Eylem, Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Elazığ Eti Gümüş madencileri ile Doruk Madencilik işçileri tarafından gerçekleştiriliyordu. İşçiler, haklarının kendilerine verilmesi talebiyle 11 gündür Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde eylem yapıyordu. Sendika, eylemin temel amacının madencilerin işçilik alacakları ve diğer haklarının teslim edilmesini sağlamak olduğunu belirtiyor. Gözaltı sayısına ilişkin resmi açıklama bekleniyor Polis müdahalesinin ardından sendika tarafından en az 100 işçinin gözaltına alındığı açıklanırken, gözaltı sayısı ve müdahale sırasında yaşananlara ilişkin resmi makamlardan henüz bir açıklama yapılmadı. Müdahale sırasında darp yaşandığı yönündeki iddiaların da resmi makamlarca doğrulanması bekleniyor.

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya Tepki: “Türkiye Bu Oyunlara Gelmeyecek” Haber

Burhanettin Duran’dan Netanyahu’ya Tepki: “Türkiye Bu Oyunlara Gelmeyecek”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Duran, Netanyahu’nun tehdit ve suçlamalarının siyasi kaygılardan kaynaklandığını savunarak, “Netanyahu gibi figüranların barış ve istikrarı baltalama oyunlarına gelmeyecek tecrübeye sahibiz” mesajını verdi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bir mülakatta Türkiye ve Suriye hakkında yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Duran, Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye’ye yönelik tehdit ve suçlamalarının İsrail yönetiminin uluslararası alanda giderek artan yalnızlığının göstergesi olduğunu savundu. Duran: Netanyahu’nun söylemleri sonuç vermiyor Netanyahu’nun “hayali tehditler ve düşmanlar” oluşturarak uluslararası kamuoyunu etkilemeye çalıştığını belirten Duran, bu yaklaşımın artık beklenen karşılığı bulmadığını ifade etti. Duran, İsrail’in Gazze, Suriye ve Lübnan’daki politikalarına yönelik uluslararası tepkilerin arttığını belirterek, Netanyahu’nun iç siyasi hesaplarla Türkiye karşıtı söylemleri öne çıkardığını öne sürdü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı, Netanyahu’nun yaklaşan seçimler ve iç politikadaki kaygıları nedeniyle Türkiye karşıtlığını siyasi bir araç olarak kullandığını savundu. Duran ayrıca İsrail siyasetindeki aşırı sağ partiler arasındaki rekabetin bölge ülkelerine yönelik söylemleri daha da sertleştirdiğini belirtti. “İsrail’in algısı tarihteki en düşük noktalardan birinde” Duran, İsrail’in Gazze’den Suriye ve Lübnan’a kadar yürüttüğü saldırgan politikaların ülkenin uluslararası imajını olumsuz etkilediğini söyledi. İsrail hükümetindeki bazı isimlerin açıklamalarının ve yerleşimci şiddetine yönelik tutumun da bu algıda etkili olduğunu savunan Duran, Netanyahu yönetiminin bölge ülkelerini çeşitli suçlamalarla hedef alarak kendi politikalarının oluşturduğu tepkiyi başka aktörlere yönlendirmeye çalıştığını ileri sürdü. Duran, Türkiye’nin de bu söylemlerde hedef haline getirildiğini belirterek, uluslararası kamuoyunda İsrail politikalarına yönelik farkındalığın giderek arttığını söyledi. “Netanyahu bölgeyi ateşe atmaktan çekinmiyor” Burhanettin Duran, Netanyahu yönetiminin siyasi geleceğini güvence altına almak amacıyla bölgesel gerilimleri artırabilecek politikalar izlediğini öne sürdü. Türkiye’nin dış politikasının barış ve istikrarı öncelediğini belirten Duran, Netanyahu gibi aktörlerin bölgedeki istikrarı bozma girişimlerine Türkiye’nin izin vermeyeceğini ifade etti. Duran, açıklamasında Türkiye’nin kendi vatandaşlarının ve bölgedeki dost ülkelerin huzurunu korumak konusunda kararlı olduğunu vurguladı. Netanyahu ne söylemişti? İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Üssü’ne yönelik saldırıyla ilgili açıklamasında, operasyonun Türkiye’ye mesaj vermek amacı taşıdığını belirtmişti. İsrail yönetimi, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı ve Suriye yönetimine verdiği desteğin İsrail açısından güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunuyor. Türkiye ise İsrail’in bölgedeki askeri faaliyetleri ve saldırılarına yönelik eleştirilerini sürdürüyor.

Büyükada açıklarındaki depremler İstanbul depremi için işaret mi? Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken değerlendirme Haber

Büyükada açıklarındaki depremler İstanbul depremi için işaret mi? Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken değerlendirme

Üşümezsoy, Büyükada çevresindeki mikro depremlerin doğrudan büyük bir İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini savundu. Bölgedeki fayların özelliklerine dikkat çeken yerbilimci, özellikle Adalar çevresindeki fay yapısının büyük deprem üretme kapasitesine ilişkin farklı bir görüş ortaya koydu. Büyükada açıklarında peş peşe sarsıntılar Marmara Denizi'nde Büyükada açıklarında kaydedilen küçük depremler, İstanbul ve çevresinde yaşayan vatandaşların dikkatini çekti. Kısa zaman aralıklarıyla meydana gelen 2,2 ila 3,2 büyüklüğündeki sarsıntılar, sosyal medyada da “büyük deprem yaklaşıyor mu?” tartışmalarının yeniden başlamasına neden oldu. Ancak küçük depremlerin tek başına daha büyük bir depremin kesin habercisi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda farklı bilimsel yaklaşımlar bulunuyor. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise Büyükada çevresindeki son hareketliliğin doğrudan beklenen büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor. “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir fay” Üşümezsoy, değerlendirmesinde Adalar çevresindeki fay sistemine özellikle dikkat çekti. Yerbilimci, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz” ifadelerini kullandı. Üşümezsoy'a göre son günlerde meydana gelen küçük depremlerin konumu da bu değerlendirmeyi destekliyor. Sarsıntıların doğrudan Adalar fayı üzerinde değil, ana fay zonunu kesen daha küçük fay kollarında meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, bu yapıların büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek düzeyde stres biriktirmediğini savundu. Bu yaklaşım, Büyükada açıklarında meydana gelen her küçük sarsıntının doğrudan İstanbul'da beklenen büyük depremle bağlantılı olduğu şeklindeki yorumların dikkatle ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Küçük depremler neden meydana geliyor? Bölgedeki mikro depremlerin nedenine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, hareketliliğin geçmiş dönemlerde fay sisteminde meydana gelen stres değişimleriyle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Bu görüşe göre küçük fay kollarında meydana gelen sarsıntılar, bölgede biriken gerilimin sınırlı ölçekte açığa çıkmasıyla ortaya çıkıyor. Dolayısıyla son günlerde kaydedilen mikro depremler, tek başına büyük ve yıkıcı bir deprem yaşanacağının göstergesi olarak kabul edilmiyor. Üşümezsoy ayrıca meydana gelen sarsıntıların daha önce hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu belirtti. 1999 Marmara Depremi sonrasında bölgede benzer nitelikte küçük ölçekli sarsıntıların görüldüğünü aktaran yerbilimci, mevcut hareketliliğin olağan sismik süreç içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. “İstanbul depremi geliyor” endişesine karşı uyarı Büyükada açıklarında depremlerin art arda yaşanması, özellikle İstanbul'da yaşayan vatandaşlarda büyük deprem endişesini artırdı. Ancak Üşümezsoy, küçük depremler ile büyük İstanbul depremi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulmasına karşı çıktı. Yerbilimcinin değerlendirmesine göre, Büyükada açıklarında meydana gelen mikro depremler tek başına orta veya büyük büyüklükte bir depremin yaklaştığını göstermiyor. Bu nedenle bölgedeki hareketliliğin yalnızca deprem sayısı ve büyüklüğü üzerinden değil, depremlerin hangi fay üzerinde meydana geldiği, fayların geometrisi ve bölgedeki geçmiş sismik hareketlilikle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzman görüşü ne anlama geliyor? Üşümezsoy'un açıklamaları, Büyükada çevresindeki son sarsıntıların kamuoyunda oluşturduğu “büyük deprem hemen geliyor” algısına yönelik bir değerlendirme niteliğinde. Ancak bu açıklama, İstanbul'un deprem riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Marmara Bölgesi'nin aktif fay sistemleri nedeniyle deprem riski taşıdığı gerçeği değişmezken, belirli bir küçük deprem dizisinin ne zaman ve nerede büyük bir deprem meydana geleceğini kesin biçimde gösterdiği sonucuna varmak mümkün değil. Bu nedenle Büyükada açıklarındaki son hareketlilik, Üşümezsoy'un değerlendirmesi doğrultusunda, tek başına büyük İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmamalı; sismolojik veriler ve fay sisteminin bütünlüğü içerisinde ele alınmalı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli Haber

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin siyasi sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak siyasi partiler ve seçim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Bahçeli, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir'e verdiği ve Türkgün gazetesinde yayımlanan röportajda gündemdeki siyasi gelişmeleri değerlendirdi. 2017'deki anayasa değişikliğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğini hatırlatan Bahçeli, yeni dönemde sistemin yapısına uygun düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti. Bahçeli, "Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. "CHP'nin bölünmesini tasvip etmedik" CHP'de yaşanan tartışmalara da değinen Bahçeli, "mutlak butlan" kararıyla başlayan sürecin parti içi çatışma ve ayrışmaya dönüşmesini tasvip etmediklerini söyledi. Bahçeli, CHP'deki bölünme girişimlerine karşı birlik çağrısı yaptıklarını belirterek, yeni bir siyasi partinin kurulmasının ardından bu partiye başarı dileğinde bulunduklarını ifade etti. MHP lideri, siyasette ilke, seviye ve etik değerlerin önemine vurgu yaparken, siyasi partilerin Türkiye'nin gelişmesine ve demokratik kurumların güçlenmesine katkı sağlaması gerektiğini belirtti. Bahçeli ayrıca siyasetin finansmanının yanı sıra merkezi ve yerel yönetimlerdeki idare anlayışının şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir olması gerektiğini söyledi. Bahçeli'nin 2053 hedefi: "Lider ülke" ve "süper güç" Türkiye'nin geçmişte darbeler, terör ve yönetim sisteminden kaynaklanan istikrarsızlıklar nedeniyle kalkınma hedeflerine ulaşamadığını savunan Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ardından yeni bir dönem başladığını ifade etti. Bahçeli, stratejik hedeflerinin Türkiye'nin 2053 yılında "lider ülke" ve "süper güç" haline gelmesi olduğunu söyledi. MHP lideri, bu hedefe ulaşılabilmesi için siyasi istikrarın korunması ve ülkenin milli kaynaklarının kalkınma hedefleri doğrultusunda kullanılmasının önemine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.