Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gülistan Doku

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gülistan Doku haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gülistan Doku haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı Haber

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçlara ilişkin özel bir birim oluşturulduğunu belirterek, bugüne kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. 56 faili meçhul dosya yeniden incelendi Akın Gürlek, faili meçhul suçlara ilişkin çalışmalar kapsamında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele ve Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu söyledi. Mahkemelerden yaklaşık 640 faili meçhul dosyanın alındığını belirten Gürlek, oluşturulan teknik ekibin doğrudan soruşturma yürütmediğini, savcı ve başsavcılarla koordinasyon içinde çalıştığını ifade etti. Gürlek, yeni teknolojilerin eski cinayet dosyalarının yeniden incelenmesinde önemli imkanlar sunduğunu belirterek, adli tıp incelemeleri, HTS kayıtları, baz istasyonu analizleri ve genetik incelemelerden yararlanıldığını söyledi. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarının yanı sıra Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı ve Uğur Mumcu dosyalarının da incelendiğini açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon Gürlek, 2009 yılında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya da değindi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dosya kapsamında ikinci bir operasyon gerçekleştirdiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin olayın örgütsel boyutuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdiğini söyledi. Gürlek, F-4 pilotu ve eşinin Adil Öksüz ile görüşmeleri, olay öncesindeki toplantılar, HTS kayıtları ve ByLock yazışmaları gibi çeşitli delil ve emarelerin bulunduğunu aktardı. Adalet Bakanı, soruşturmanın bağımsız yargı tarafından sürdürüldüğünü ve yeni gelişmelerin takip edildiğini belirtti. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Gürlek, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da yeniden ele alındığını açıkladı. Daha önce kalp krizi olarak değerlendirilen ölümle ilgili bir cezaevi personelinin ihbarı üzerine yeni soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini söyledi. Gürlek, soruşturmada şu aşamada ölümün kesin nedeninin belirlenmeye çalışıldığını vurgularken, “daha fazla detay paylaşamayacağını” ifade etti. “Kurtlar Vadisi” açıklaması dikkat çekti Kaşif Kozinoğlu dosyasına ilişkin açıklamalarında “Kurtlar Vadisi” dizisine de değinen Gürlek, dizinin bir bölümünde Kozinoğlu'nun ölümüne benzer bir olayın işlendiğini söyledi. Gürlek, dizide devlet görevlisi bir karakterin Silivri Cezaevi'nde bulunduğunu, elektrik kesintisi yaşandığını ve olayın gerçek ölümden kısa süre önce ekrana geldiğini belirtti. Bu nedenle senaristlerin savcılık tarafından bilgi sahibi sıfatıyla dinlendiğini aktaran Gürlek, söz konusu benzerliğin soruşturma açısından araştırılması gereken bir husus olduğunu söyledi. Fon soruşturmasında 162 şüpheli, 100 tutuklu Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturmasına ilişkin de güncel rakamları paylaştı. Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma kapsamında 162 şüpheli bulunuyor. Bunlardan 100'ü tutuklu, 26 kişi ise adli kontrol tedbiri altında. Soruşturma kapsamında bazı şirketlere de el konularak TMSF'ye devredildi. Gürlek, soruşturmanın özellikle örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama iddiaları kapsamında mali yönden sürdürüldüğünü belirtti. Haksız kazanç elde edenlerle meşru şekilde yatırım yapan vatandaşların birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Gürlek, haksız yollarla elde edildiği tespit edilen mal varlıklarının geri alınması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. “Terörsüz Türkiye sürecinden dönüş yok” Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin devlet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sürecin 40 yılı aşkın süredir Türkiye'ye ağır maliyetler getiren terör sorununu sona erdirmeyi hedeflediğini ifade eden Gürlek, Meclis bünyesinde yürütülen çalışmalara ve oluşturulan kurullara değindi. Gürlek, örgütün tüm unsurlarıyla ve silahlarıyla tasfiye edilmesine yönelik sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiğini belirterek, süreci sabote etmeye veya provoke etmeye yönelik girişimlere karşı gerekli adımların atılacağını söyledi. Süresiz nafaka için yeni düzenleme hazırlığı Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamalarında nafaka düzenlemesi de önemli başlıklardan biri oldu. Anayasa Mahkemesinin mevcut düzenlemeye ilişkin kararına değinen Gürlek, Adalet Bakanlığının yeni bir düzenleme hazırladığını ve teklifin Meclise sunulmasının planlandığını belirtti. Yeni sistemde evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur durumlarının dikkate alınacağını belirten Gürlek, aile mahkemesi hakimlerine somut olayın koşullarına göre nafakanın süresini belirleme konusunda takdir yetkisi verilmesinin planlandığını söyledi. Gürlek, düzenlemenin amacının kadınların mağduriyetini önlerken aynı zamanda hakkaniyetli bir sistem oluşturmak olduğunu ifade etti. #Canlı | Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyorum. https://t.co/icO4gj4rzS — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 6, 2026

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: 4 şüpheli tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: 4 şüpheli tutuklandı

6’ncı dalga operasyonda 11 şüpheli gözaltına alındı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ve emniyet koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında, 7 ilde eş zamanlı olarak operasyon düzenlendi. Soruşturmanın 6’ncı dalgasında 11 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Şüpheliler arasında görevde bulunan ve emekli emniyet mensuplarının da yer aldığı belirtildi. Operasyonun, soruşturma sürecine müdahale edildiği ve delillerin karartıldığı yönündeki iddialar kapsamında gerçekleştirildiği kaydedildi. 5 şüpheli adliyeye sevk edildi Operasyonda gözaltına alınan 11 şüpheliden 5’inin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 4’ü tutuklama, 1’i ise adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildi. Hakimlik, savcılığın talepleri doğrultusunda 4 şüphelinin tutuklanmasına, 1 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. Tutuklu şüpheli sayısı 36’ya yükseldi Son tutuklamalarla birlikte Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklu şüpheli sayısı 36’ya yükseldi. Operasyonda gözaltına alınan diğer 6 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin ise sürdüğü bildirildi. Gülistan Doku 2020’den beri aranıyor Üniversite öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kayboldu. Doku’dan o tarihten bu yana haber alınamazken, olayla ilgili soruşturma ve arama çalışmaları farklı aşamalarda sürdürüldü. Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında yeni şüpheliler hakkında adli işlem başlatılırken, dosyadaki deliller ve soruşturma sürecine ilişkin incelemelerin devam ettiği bildirildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 6’ncı dalga: 7 ilde 11 şüpheli için operasyon Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 6’ncı dalga: 7 ilde 11 şüpheli için operasyon

2020 yılında Tunceli’de kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetinin araştırıldığı soruşturmada 6’ncı operasyon dalgası başlatıldı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, delillerin karartıldığı ve soruşturma sürecine müdahale edildiği iddiaları üzerine 7 ilde 11 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatıldı. Şüpheliler arasında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu bildirildi. 7 ilde eş zamanlı operasyon Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, 11 şüphelinin yakalanması amacıyla 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemlerinin yanı sıra gözaltı uygulamaları gerçekleştiriliyor. Şüpheliler hakkında, Gülistan Doku dosyasındaki delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği yönündeki iddialar araştırılıyor. Hakkında işlem başlatılan kişiler arasında daha önce görev yapmış ve halen görevde bulunan bazı emniyet mensuplarının da yer aldığı belirtildi. Gülistan Doku 2020'de kayboldu Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamadı. Ailesi, 6 Ocak 2020'de Tunceli Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusunda bulundu. Doku'nun bulunması amacıyla bölgede geniş kapsamlı arama çalışmaları yürütüldü ancak bugüne kadar kendisine ulaşılamadı. Dosya kapsamında zaman içerisinde farklı suçlamalar üzerinden soruşturmalar yürütülürken, yeni delil ve bilgiler doğrultusunda çok sayıda kişi hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Soruşturmanın kapsamı genişledi Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında daha önce kasten öldürme, kasten öldürmeye yardım, cinsel saldırı, suç delillerini gizleme veya yok etme, bilişim sistemindeki verileri yok etme ya da bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, suçu bildirmeme ve suçluyu kayırma gibi suçlamalar yönünden çeşitli işlemler yapıldı. Dosyanın farklı aşamalarında aralarında eski kamu görevlileri, emniyet mensupları ve Doku'nun yakın çevresinden kişilerin de bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında gözaltı ve tutuklama kararları verildi. Soruşturma kapsamında hakkında kırmızı bültenle arama kararı bulunduğu belirtilen Umut Altaş'ın ise ABD'de yakalandığı ve Türkiye'ye iadesinin talep edildiği bildirildi. Umut Altaş'ın FBI ifadesi dosyaya girdi Soruşturmada son günlerde öne çıkan gelişmelerden biri de ABD'de bulunan Umut Altaş'ın FBI tarafından sorgulanmasına ilişkin 34 sayfalık tutanağın Türk adli makamlarına ulaşması oldu. ABD makamlarıyla yürütülen adli yardımlaşma kapsamında Altaş'ın 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde iki gün boyunca sorgulandığı belirtildi. FBI tarafından hazırlanan tutanağın 26 Ağustos 2026 tarihli resmi yazıyla Türkiye'ye gönderildiği aktarıldı. Altaş, ifadesinde Gülistan Doku'nun dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından bir araç içerisinde vurularak öldürüldüğünü gördüğünü iddia etti. Altaş ayrıca cesedin bagaja taşındığını ve olayın ardından dönemin vali koruması Şükrü Eroğlu'nun devreye girdiğini öne sürdü. Altaş'tan cesedin yeriyle ilgili iddia Umut Altaş'ın FBI'a verdiği belirtilen ifadede, Gülistan Doku'nun cesedinin Pertek yolu çevresine gömülmüş olabileceğini de ileri sürdüğü aktarıldı. Altaş ayrıca olaydan sonra aynı araçla bölgeye dönüldüğünü ve çevredeki kamera kayıtlarının kontrol edildiğini öne sürdü. İfadesinde kendisinin olay sırasında bölgede bulunduğunu da belirttiği bildirildi. Ancak FBI tutanağının, Altaş'ın ifadelerinin kelimesi kelimesine kaydedilmiş bir ifade çözümü olmadığı; FBI görevlilerinin görüşme sırasında aktarılanları özetlediği bir rapor niteliğinde olduğu belirtildi. Bu nedenle tutanaktaki iddiaların diğer deliller ve soruşturma kapsamında elde edilen bilgilerle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Soruşturma sürüyor Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturmanın son operasyonla birlikte yeni bir aşamaya taşındığı görülürken, 11 şüpheli hakkındaki işlemler devam ediyor. Yetkililerin, delillerin karartıldığı ve soruşturma sürecine müdahale edildiği iddialarını araştırdığı operasyonun ardından dosyada yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor. Gülistan Doku'nun akıbetinin belirlenmesine yönelik adli süreç ise devam ediyor.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Umut Altaş FBI'a ifade verdi

Adli yardımlaşma kapsamında Türkiye'ye ulaştırılan FBI tutanağında Altaş'ın, Gülistan Doku'nun öldürüldüğünü gördüğünü ve cesedinin taşınmasına yardım ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Altaş'ın ifadelerinde, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında da ağır suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Söz konusu anlatımların soruşturma kapsamında değerlendirildiği, Altaş'ın beyanlarının tek başına olayın nasıl gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koymadığı ve iddiaların adli makamlarca araştırıldığı kaydedildi. 109 soruluk adli yardımlaşma talebi Haberde aktarılan bilgilere göre Türkiye, Altaş'ın ifadesinin alınması amacıyla ABD makamlarına kapsamlı bir soru seti gönderdi. FBI ile ABD İç Güvenlik Soruşturmaları birimi görevlilerinin Altaş'ı 19 ve 20 Ağustos 2026 tarihlerinde Pennsylvania'daki Moshannon Valley İşleme Merkezi'nde sorguladığı belirtildi. FBI'ın 26 Ağustos 2026 tarihli yazısında, görüşmeleri içeren FD-302 raporunun Türkiye'nin adli yardımlaşma talebine yanıt olarak hazırlandığının ifade edildiği aktarıldı. Dosyanın, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü üzerinden Türk adli makamlarına ulaştırıldığı bildirildi. Tutanakta, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmayı kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçları yönünden sürdürdüğü kaydedildi. Türkiye tarafından hazırlanan soru setinde Altaş'a yöneltilmek üzere 109 soru bulunduğu belirtildi. Altaş: "Beni kullandı" FBI sorgusunda Altaş'a Mustafa Türkay Sonel ile ilişkisi soruldu. Altaş'ın, Sonel tarafından kullanıldığını söylediği ve kendisinin Gülistan Doku'nun öldürülmesi ile suçun üzerine bırakılması amacıyla kullanılmış olabileceğini öne sürdüğü aktarıldı. FBI görevlilerinin, "Mustafa Türkay Sonel'in Gülistan Doku'yu öldürdüğüne inanıyor musun?" sorusuna Altaş'ın olumlu yanıt verdiği belirtildi. Altaş'ın bu kanaatinin gerekçesi olarak cinayete tanık olduğunu ileri sürdüğü kaydedildi. Gülistan Doku'nun otomobile bindirildiğini öne sürdü Altaş'ın anlatımına göre olay 5 Ocak 2020 gecesi meydana geldi. Altaş, Mustafa Türkay Sonel ile birlikte Gülistan Doku'nun bulunduğu bölgeye gittiklerini ve Doku'yu köprü çevresinde gördüklerini iddia etti. Daha sonra Doku'nun BMW marka otomobile bindiğini öne süren Altaş, araçta Sonel'in sürücü koltuğunda, kendisinin ön yolcu koltuğunda, Doku'nun ise arka koltukta bulunduğunu söyledi. Altaş, araç içerisinde Doku'nun kendilerine tepki gösterdiğini ve tartışmanın ardından çığlık attığını ileri sürdü. Ardından Sonel'in araçtaki bir tabancayla Doku'ya ateş ettiğini iddia eden Altaş, genç kadının hayatını kaybettiğini gördüğünü söyledi. Bu anlatımların tamamının Altaş'ın beyanlarına dayandığı ve soruşturma makamlarınca değerlendirildiği belirtildi. "Cesedi bagaja taşıdık" iddiası Altaş, ateş edilmesinin ardından Sonel'e neden Doku'yu öldürdüğünü sorduğunu, Sonel'in ise kendisinden susmasını ve cesedin taşınmasına yardım etmesini istediğini öne sürdü. Başlangıçta bunu reddettiğini söyleyen Altaş, daha sonra Doku'nun cesedini birlikte BMW'nin bagajına koyduklarını iddia etti. Altaş ayrıca, cesedin araca konulmasının ardından Sonel'in dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma görevlisi Şükrü Eroğlu'nu telefonla aradığını öne sürdü. "Babam bu işi halledecek" sözleri Altaş'ın ifadesine göre Sonel ile Eroğlu yaklaşık 15-20 dakika görüştü. Görüşmenin ardından Sonel'in kendisine susmasını ve olaydan kimseye bahsetmemesini söylediğini iddia eden Altaş, "Bu mesele ortadan kalkmaz" şeklindeki sözlerine karşılık Sonel'in babasının konuyu halledeceğini söylediğini öne sürdü. Altaş, ertesi sabah Sonel'in kendisini tekrar aradığını ve olayın halledildiğini söylediğini de iddia etti. Ceset için Pertek yolu iddiası FBI tutanağında yer aldığı belirtilen bir diğer iddia ise Doku'nun cesedinin bulunabileceği yerle ilgili oldu. Altaş, Sonel'in kendisine cesedin olay bölgesinden Pertek yönünde yaklaşık 15-20 dakikalık mesafede bulunduğunu söylediğini öne sürdü. Daha sonra bu mesafeyi yaklaşık 30 dakika olarak düzelten Altaş, cesedin yeni yapılan bir yolun kenarına gömülmüş olabileceğini tahmin etti. Altaş, bu bölümün doğrudan gördüğü bir olaya değil, Sonel'den aldığını öne sürdüğü bilgilere dayandığını belirtti. Baz ve PTS kayıtları sorguda gündeme geldi FBI sorgusunda Türk soruşturma makamlarınca elde edilen daraltılmış baz kayıtları ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verilerinin de Altaş'a gösterildiği aktarıldı. Dosyadaki tespitlere göre Altaş'ın 5 Ocak 2020 saat 22.09'da Gülistan Doku'nun son görüldüğü Sarısaltuk Viyadüğü çevresinde bulunduğu belirtildi. Mustafa Türkay Sonel'in 22.08-22.37, Şükrü Eroğlu'nun ise 22.08'de aynı bölgede bulunduğu yönündeki kayıtların da sorguda gündeme getirildiği ifade edildi. PTS verilerine göre Sonel'in kullandığı BMW'nin saat 22.17.51'de Tunceli'den Elazığ yönüne çıktığı, 22.30.17'de ise Tunceli yönüne döndüğü aktarıldı. Aracın dönüşü sırasında sürücü koltuğunda Sonel'in, ön yolcu koltuğunda ise Altaş'ın bulunduğunun belirlendiği kaydedildi. Kamera kayıtlarıyla ilgili iddia Söz konusu kayıtların Altaş'ın ilk anlatımıyla çelişmesi üzerine FBI görevlilerinin sorguyu derinleştirdiği belirtildi. Altaş'ın daha sonra Sonel ile aynı BMW'yle köprü bölgesine geri döndüklerini söylediği aktarıldı. Altaş, dönüş gerekçesinin bölgede kamera bulunup bulunmadığını kontrol etmek olduğunu öne sürdü. Üniversite kamerasının kayıtlarıyla ilgili sorulara da yanıt veren Altaş, Sonel'in kendisine kameraların kayıt yapmayacağını söylediğini iddia etti. Ancak kayıtların kim tarafından veya nasıl silindiğini bilmediğini ifade etti. Tehdit edildiğini ve para teklif edildiğini öne sürdü Altaş, olayın ardından Sonel tarafından tehdit edildiğini de ileri sürdü. Sonel'in kendisine ve ailesine yönelik tehditlerde bulunduğunu iddia eden Altaş, olay hakkında susması için kendisine para teklif edildiğini de öne sürdü. Altaş ayrıca Sonel'in kendisine ailesinin devlet içindeki gücüne ilişkin ifadeler kullandığını iddia etti. Bu iddiaların da FBI tutanağında Altaş'ın beyanları kapsamında yer aldığı belirtildi. Hamilelik ve kürtaj iddiasında geri adım attı Sorguda, Gülistan Doku'nun hamile kaldığı ve kürtaja zorlandığı yönündeki daha önce ortaya atılan iddialar da gündeme geldi. Altaş, bu konuda doğrudan bilgi sahibi olmadığını söyledi. Ancak daha önce eski işvereni Rüstem Keskin ile yaptığı görüşmede bu yönde ifadeler kullandığının hatırlatılması üzerine, söz konusu ifadelerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği aktarıldı. Altaş'ın daha sonra hamilelik ve kürtajla ilgili bazı ayrıntıları tahmin etmiş olabileceğini ve her şeyi hatırlamadığını savunduğu belirtildi. "Ceset videosu gönderildi" iddiası FBI sorgusunda gündeme gelen bir diğer konu ise Altaş'a WhatsApp üzerinden gönderildiği öne sürülen bir video oldu. Altaş, Mustafa Türkay Sonel'in kendisine yalnızca bir kez izlenebilen bir video gönderdiğini ve görüntülerde bir kişinin ceset parçası tuttuğunu söylediğini aktardı. Videonun Sonel tarafından gönderildiğini doğrulayan Altaş, görüntülerdeki cesedin Gülistan Doku'ya ait olup olmadığını kesin olarak belirleyemediğini ifade etti. FBI görevlilerinin, daha önce videodaki kişinin Doku olduğunu söylediği yönündeki beyanını hatırlatması üzerine Altaş'ın bu sözlerin kendisine ait olduğunu kabul ettiği, ancak görüntüyü net şekilde göremediğini savunduğu belirtildi. "Olay sırasında oradaydım" dedi FBI görevlilerinin Altaş'a Doku'nun öldürüldüğü sırada Sonel ve Doku ile birlikte olup olmadığını ve olaya bizzat tanık olup olmadığını sorduğu aktarıldı. Altaş'ın her iki soruya da olumlu yanıt verdiği, iki günlük sorgu boyunca ortaya çıkan çelişkili anlatımlara rağmen olay sırasında bölgede bulunduğu yönündeki beyanını sürdürdüğü belirtildi. Babasına gönderdiği mesaj da soruldu Soruşturmada dikkat çekilen delillerden biri olarak, Altaş'ın babası Celal Altaş'ın telefonunda bulunan WhatsApp mesajı da FBI sorgusunda gündeme geldi. Umut Altaş'ın babasına gönderdiği belirtilen mesajda, kendisinin susturulduğuna ilişkin ifadelerin yer aldığı aktarıldı. FBI görevlilerinin mesajı sorması üzerine Altaş, mesajı kendisinin gönderdiğini kabul etti ancak neden bu ifadeleri kullandığını hatırlamadığını söyledi. ABD'ye gidiş kararının kimin tarafından alındığı da sorguda soruldu. Altaş'ın önce bunun kendi kararı olduğunu söylediği, daha sonra ise kararın ailece alındığını ifade ettiği belirtildi. ABD'ye geçişini anlattı Altaş, 25 Mayıs 2022'de İstanbul'dan Meksika'ya uçtuğunu ve ardından ABD sınırına geçtiğini anlattı. Sınırı yasa dışı şekilde geçebilmek için bir Meksika vatandaşına yaklaşık 10 bin dolar ödendiğini öne süren Altaş, bu paranın Tunceli'de babası tarafından ilgili kişiye verildiğini iddia etti. Eski tarihlere ilişkin baz kayıtları da soruldu Soruşturmada Doku'nun kaybolmasından önceki dönemle ilgili bazı kayıtların da FBI sorgusunda gündeme getirildiği aktarıldı. Türk makamlarının daraltılmış baz çalışmasına göre 27 Aralık 2019'da saat 15.31-16.22 arasında Altaş ile Doku'nun Gençlik Merkezi çevresinde aynı bölgede bulunduğunun tespit edildiği belirtildi. Altaş, kendisinin ve Mustafa Türkay Sonel'in bölgede bulunduğunu, Doku'nun da orada bulunmuş olabileceğini söyledi. Bir kızın Sonel tarafından takip edildiğini, daha sonra birlikte binaya girdiklerini ve yaklaşık 15 dakika sonra çıktıklarını anlattı. Bu kişinin Doku olup olmadığı sorusuna ise Altaş'ın "Mümkün olabilir" yanıtını verdiği aktarıldı. Altaş, dönemin valisini suçladı İki günlük sorgunun sonunda FBI görevlilerine Gülistan Doku hakkında bildiklerinin tamamını anlattığını söyleyen Altaş, soruşturmanın adil yürütülmediğini ileri sürdü. Altaş, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'i olayın üzerinin kapatılması ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in adli makamlara teslim edilmemesiyle suçladı. Altaş'ın FBI'a verdiği ifadede yer alan iddiaların, Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin devam eden soruşturma kapsamında adli makamlar tarafından değerlendirileceği belirtildi. Söz konusu beyanların kesinleşmiş bir yargı kararı niteliğinde olmadığı ve ilgili kişiler açısından suçluluk hükmü oluşturmadığı kaydedildi.

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 1 şüpheli tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 1 şüpheli tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla, emniyet ve jandarma ekiplerinin koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında farklı kentlerde operasyon düzenlendi. Operasyonlarda toplam 10 şüpheli gözaltına alındı. Dalgıç polisler de soruşturma kapsamında gözaltına alındı Soruşturma kapsamında aralarında 2017-2019 yıllarında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K., eşi B.H.K. ile polis dalgıçları A.K., G.G. ve V.İ.’nin de bulunduğu şüpheliler Erzurum’a getirildi. Daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö.’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö., eşi S.Ö. ile olay döneminde üniversite öğrencisi olan P.B. de operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında yer aldı. Bir polis dalgıç tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan polis dalgıçlar adliyeye sevk edildi. Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderdiği şüphelilerden G.G. tutuklandı. A.K. ve V.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 2 şüphelinin adli işlemleri tamamlandı Operasyon kapsamında gözaltına alınan 2 şüpheli daha bugün adliyeye çıkarıldı. Savcılığın tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk ettiği şüphelilerden biri tutuklanırken, diğer şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer şüphelilerin adli süreçlerinin de sürdüğü öğrenildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek:  Gülistan Doku ve Dede Baltacı dosyasında yeni gelişmeler Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: Gülistan Doku ve Dede Baltacı dosyasında yeni gelişmeler

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliği sayesinde faili meçhul dosyaların aydınlatılmaya devam ettiğini belirtti. GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA 5. DALGA OPERASYON Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiği, ayrıca kaybolmasının ardından Instagram hesabına yapılan şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarında dikkat çekici tespitlere ulaşıldığı aktarıldı. Ayrıca, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edilirken, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığı bildirildi. DEDE BALTACI CİNAYETİNDE 5 ŞÜPHELİ BELİRLENDİ Bu arada Bakan Gürlek’in paylaşımında ikinci önemli gelişme olarak, 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetine ilişkin soruşturmada da kritik aşamaya gelindiği belirtildi. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Operasyon sonrası F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı, cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. “HİÇBİR FAİLİ MEÇHUL DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmaya devam edeceğini söyledi. Bakan Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü koordinasyonu; Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın etkin iş birliğiyle faili meçhul suçları aydınlatmaya devam ediyoruz. Güncel teknolojik imkânlar ve elde edilen yeni deliller ışığında bugün iki… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 29, 2026

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 5’inci dalga: 10 şüpheli gözaltında

Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonunda, Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma birimlerinin iş birliğiyle faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Gülistan Doku dosyasında yeni bulgular Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda 10 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturmada, Doku'nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ile iletişim kayıtlarında yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi. Ayrıca genç kadının kaybolmasının ardından Instagram hesabında gerçekleştirilen şüpheli erişim ve işlemler ile su altındaki arama çalışmalarına ilişkin dikkat çekici tespitler yapıldığı kaydedildi. Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanakları arasında uyuşmazlık tespit edildi. Ayrıca Gülistan Doku'ya ait bazı kişisel eşyaların, intihar ihtimalini destekleyecek bir görüntü oluşturmak amacıyla daha sonra su altına bırakılmış olabileceğine yönelik bulgular elde edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen yeni delillerin değerlendirilmesine devam edilirken, gözaltına alınan 10 şüphelinin işlemleri sürüyor. Dede Baltacı cinayetinde 4 şüpheli tutuklandı Bakan Gürlek, açıklamasında 2008 yılında Ankara'nın Şereflikoçhisar ilçesinde ölü bulunan Dede Baltacı'nın 18 yıldır aydınlatılamayan dosyasında da önemli bir gelişme yaşandığını duyurdu. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda dosya yeniden ele alındı. Şereflikoçhisar Cumhuriyet Başsavcılığı ile İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan incelemelerde daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Çalışmalar sonucunda cinayetin failleri oldukları değerlendirilen 5 şüpheli belirlendi. Düzenlenen operasyonun ardından F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı. Cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol uygulanmasına karar verildi. Adalet Bakanı Gürlek, aradan uzun yıllar geçse dahi faili meçhul dosyaların takip edilmeye devam edeceğini belirterek, teknolojik ve bilimsel yöntemlerden yararlanılarak olayların aydınlatılması için çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Gürlek, suçluların olayların üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin adalet önünde hesap vereceğini vurguladı.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Eski Asayiş Şube Müdürü dahil 3 kişi tutuklandı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: Eski Asayiş Şube Müdürü dahil 3 kişi tutuklandı

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu sayısı 28’e yükseldi Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından 27 Temmuz’da 16 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 5 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, geniş güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık işlemlerinin ardından şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Mahkeme, aralarında eski Tunceli Asayiş Şube Müdürü Ertuğrul Aslan’ın da bulunduğu 3 şüpheli hakkında tutuklama kararı verdi. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. Son kararlarla birlikte Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklu sayısının 28’e yükseldiği bildirildi. Ertuğrul Aslan da tutuklandı Soruşturmada dikkat çeken isimlerden biri, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde Tunceli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü olarak görev yapan Ertuğrul Aslan oldu. Halen Nevşehir Emniyet Müdür Yardımcılığı görevini sürdüren Aslan, soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adliyeye sevk edildi. Sulh ceza hakimliği, Aslan’ın da aralarında bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına hükmetti. Aslan’ın tutuklanmasıyla birlikte soruşturmanın yeni bir aşamaya geçtiği değerlendiriliyor. 19 şüpheli hakkında işlem yapılmıştı Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma kapsamında daha önce gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda kamu görevlisi hakkında işlem yapılmıştı. Şüpheliler arasında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, polis memurları, bilgisayar işletmeni ve emekli polislerin bulunduğu belirtilmişti. Toplam 19 kişi hakkında işlem yapılırken, şüphelilerden 18’i gözaltına alınmıştı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından ilk etapta adliyeye sevk edilen 8 şüpheliden biri savcılık aşamasında serbest bırakılmış, diğer 7 şüpheliden 6’sı tutuklama talebiyle, biri ise adli kontrol talebiyle hakimliğe gönderilmişti. Soruşturma çok yönlü devam ediyor Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana dosya kapsamında çok sayıda araştırma ve inceleme yapıldı. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmanın, yeni deliller ve elde edilen bulgular doğrultusunda sürdürüldüğü öğrenildi. Yetkililer, Gülistan Doku’nun akıbetinin aydınlatılması amacıyla dosyanın tüm yönleriyle incelendiğini belirtiyor. Gülistan Doku olayı Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’de Tunceli’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra haber alınamamıştı. Genç öğrencinin bulunması için başlatılan arama çalışmalarında Uzunçayır Baraj Gölü çevresi başta olmak üzere birçok bölgede incelemeler yapılmıştı. Aradan geçen yıllara rağmen sonuç alınamayan soruşturma kapsamında, son dönemde yeni deliller ve değerlendirmeler doğrultusunda geniş kapsamlı operasyonlar gerçekleştiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.