Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Google News

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Google News haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Google News haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Darıca'da 3 kardeşin ölümünde yeni bulgular: Soruşturmada intihar ihtimali değerlendiriliyor Haber

Darıca'da 3 kardeşin ölümünde yeni bulgular: Soruşturmada intihar ihtimali değerlendiriliyor

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında, 20 Ağustos'ta denizde cansız bedenleri bulunan üç kardeşin evden ayrıldığı andan itibaren yaşananlar mercek altına alındı. 03.50 sıralarında birlikte evden çıktılar Güvenlik kamerası kayıtlarına göre Gülşah, Muhammet Ali ve Belinay Sakar, olay gecesi saat 03.50 sıralarında birlikte evden ayrıldı. Polis ekipleri, kardeşlerin evden çıktıktan sonra izlediği güzergâh üzerindeki yüzlerce kameranın kayıtlarını inceledi. Görüntülerde üç kardeşin Darıca Cami Mahallesi'ndeki Şehit Cevher Dudayev Parkı yönüne doğru yürüdüğü görüldü. Kayıtlarda kardeşlerin zaman zaman kol kola, zaman zaman ise yan yana ilerlediği belirlendi. Falezler bölgesinde 50 metrelik kör nokta Kardeşlerin saat 04.00 sıralarında falezlerin bulunduğu bölgeye yöneldiği tespit edildi. Ancak bu noktadan sonraki yaklaşık 50 metrelik alanın güvenlik kameralarının görüş açısı dışında kaldığı belirlendi. Bu nedenle kardeşlerin denize nereden ve nasıl girdiklerini gösteren herhangi bir görüntüye ulaşılamadı. Son görüldükleri nokta ile cansız bedenlerinin bulunduğu alan arasında yaklaşık 20 ila 30 metre mesafe olduğu bildirildi. Başka bir kişinin olaya karıştığına dair bulgu bulunamadı Soruşturma kapsamında kardeşlerin olay gecesi başka kişilerle temas kurup kurmadığı ve deniz yoluyla farklı bir noktaya götürülmüş olabilecekleri ihtimalleri de araştırıldı. Bölgedeki tekne ve sandal kiralama işletmelerinin kayıtları incelenirken, evden sahile kadar uzanan güzergâhtaki kamera görüntülerinde şu ana kadar olaya dördüncü bir kişinin dahil olduğuna ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmadığı öğrenildi. İki kız kardeş telefonlarını evde bıraktı Yapılan incelemelerde Gülşah ve Belinay Sakar'ın cep telefonlarını yanlarına almadan evden çıktıkları, cihazların evde bulunduğu tespit edildi. Telefonlara ilişkin imaj alma çalışmalarının tamamlandığı, dijital materyaller üzerindeki incelemelerin ise sürdüğü bildirildi. Telefonların evde bırakılması da soruşturma kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendiriliyor. Aile içindeki görüşmeler soruşturma dosyasına girdi Tanıklar ve aile bireylerinin ifadelerinde, annelerinin yeniden evlenmesi konusunun gündeme gelmesinin ardından kardeşlerin gelecekleri ve evden ayrılma ihtimali üzerine kendi aralarında konuştuğuna ilişkin bilgiler yer aldı. Kardeşlerin zaman zaman anneleriyle sorun yaşadığı ve evden ayrılma konusunu değerlendirdiği yönündeki ifadelerin de soruşturma dosyasına girdiği öğrenildi. Olay gecesi evde bulunan diğer kardeş B.S.'nin (21) de ifadesine başvuruldu. B.S.'nin, aile içindeki son dönemde yaşanan gelişmeler ve kardeşlerinin anneleriyle ilişkileri hakkında bilgi verdiği belirtildi. İfade işlemlerinin ardından B.S.'nin annesi ya da babasıyla birlikte kalmak istemediğini ve kendisini güvende hissetmediğini belirterek kadın sığınma evine yerleştiği kaydedildi. Evde bulunan defter incelemeye alındı Polis ekiplerinin evde yaptığı incelemede kardeşlerden birine ait olduğu değerlendirilen bir defter de bulundu. Defterde, ailenin yaklaşık 10 yıl önce suda boğularak hayatını kaybeden çocuklarından Tansu'ya ilişkin notların yer aldığı belirtildi. Notlarda, kaybedilen kardeşe duyulan özlemi anlatan ifadelerin bulunduğu kaydedildi. Defterde ayrıca kardeşlerin yaşadıkları sorunlar ve gelecek kaygılarına ilişkin bazı yazıların bulunduğu ifade edildi. Olaydan önceki günler de araştırıldı Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve ifadelerde, üç kardeşin olaydan önceki iki-üç günlük süreçte evde zaman zaman alkol aldığına yönelik bilgilere ulaşıldı. Olay gecesi B.S.'nin odasına geçerek uyuduğu, diğer üç kardeşin ise saat 03.50 sıralarında birlikte evden ayrıldığı belirlendi. B.S.'nin sabah saatlerinde uyandığında kardeşlerini evde göremeyince onları aramak için dışarı çıktığı ve sık gittikleri sahil bölgesinde arama yaptığı öğrenildi. Soruşturmada intihar ihtimali değerlendiriliyor İki kız kardeşin cep telefonlarını evde bırakması, aile bireylerinin ifadeleri, kardeşlerin evden ayrılmaya ilişkin konuşmaları, evde bulunan defterdeki notlar ve güvenlik kamerası kayıtlarından elde edilen veriler soruşturma kapsamında birlikte değerlendirildi. Mevcut bulgular doğrultusunda üç kardeşin ölümüyle ilgili intihar ihtimalinin de soruşturma kapsamında değerlendirildiği bildirildi. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çok yönlü soruşturma sürüyor.

İspanya’da tarihi soygun: Villena Hazinesi’ne ait 66 eser çalındı Haber

İspanya’da tarihi soygun: Villena Hazinesi’ne ait 66 eser çalındı

İspanya’nın Alicante kentindeki Villena Müzesi’ne giren hırsızların, Avrupa’nın en önemli tarih öncesi koleksiyonları arasında gösterilen Villena Hazinesi’ne ait 66 parçanın tamamını çaldığı bildirildi. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İspanya Jandarması, ülkenin güneydoğusunda bulunan müzede meydana gelen hırsızlık olayının ardından çalışma başlattı. Yerel basında yer alan bilgilere göre şüpheliler, perşembe günü sabahın erken saatlerinde müzeye bir pencereden girerek koleksiyondaki eserleri kısa süre içinde aldı. Güvenlik kameraları incelemeye alındı Hırsızlığın ortaya çıkmasının ardından polis ve jandarma ekipleri müze çevresinde güvenlik önlemleri aldı. Olay yeri inceleme ekipleri delil toplarken, şüphelilerin kimliklerinin belirlenmesi amacıyla güvenlik kamerası kayıtları da incelemeye alındı. Yetkililer, çalınan eserlerin maddi değeri konusunda henüz ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Kayıp eserlerin resmi envanterine ilişkin çalışmaların da sürdüğü belirtildi. Villena Hazinesi 1963 yılında keşfedildi Arkeolog José María Soler tarafından 1963 yılında keşfedilen Villena Hazinesi, toplam 66 eserden oluşuyor. Koleksiyonda altın, gümüş, demir ve kehribardan yapılmış tarihi parçalar bulunuyor. Hazinenin en dikkat çekici özelliklerinden biri ise iki eserin meteorit demirinden üretilmiş olması. Araştırmalara göre bu nesnelerde, Dünya’ya düşen göktaşlarından elde edilen demir kullanıldı. Tarih öncesi döneme ait olduğu değerlendirilen Villena Hazinesi, içerdiği çok sayıdaki altın eser ve nadir malzemeler nedeniyle İspanya’nın en önemli arkeolojik koleksiyonları arasında kabul ediliyor. Jandarma ekipleri, tarihi eserlerin bulunması ve hırsızlığı gerçekleştiren şüphelilerin yakalanması için soruşturmayı sürdürüyor.

Rusya’dan İngiltere’ye sert mesaj: Askeri tesisler hedef alınabilir Haber

Rusya’dan İngiltere’ye sert mesaj: Askeri tesisler hedef alınabilir

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Ukrayna üzerinden yürütülen savaşta İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin politikalarına yönelik sert açıklamalarda bulundu. Zaharova, Rus topraklarına yönelik saldırılara karşılık olarak Ukrayna’nın yanı sıra başka ülkelerde bulunan İngiliz askeri tesisleri ve askeri teçhizatın da hedef alınabileceğini söyledi. Moskova’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zaharova, Fransa, İngiltere ve Almanya’yı Ukrayna konusunda gerilimi artırmakla suçladı. Londra ve Paris’in Ukrayna’ya askeri sistemler göndermesinin Rusya topraklarına yönelik saldırılardaki sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını savunan Zaharova, “Paris, Londra, Berlin ve diğer ülkeler, terör saldırılarından doğrudan sorumlu” ifadelerini kullandı. İngiliz askeri tesisleri için hedef uyarısı İngiltere’nin 2023 yılından bu yana Ukrayna’ya Storm Shadow seyir füzeleri sağladığını belirten Zaharova, Londra’nın söz konusu füzelerin üretimi için Kiev’e gerekli bilgileri aktarmayı planladığını öne sürdü. Ukrayna tarafından İngiliz silahları kullanılarak Rus topraklarına gerçekleştirildiğini söylediği saldırılara değinen Zaharova, Moskova’nın buna karşılık verebileceği mesajını verdi. Zaharova, “Ukrayna'da ve ülke dışında bulunan İngiliz askeri tesisi ve teçhizatı hedef alınabilir” diyerek, Rus sivillerine yönelik savaş suçu işlendiğini iddia ettiği kişilerin cezalandırılacağını savundu. NATO askerlerine de “meşru hedef” uyarısı Zaharova, NATO ülkelerinin askerlerini Ukrayna'ya konuşlandırması ihtimaline ilişkin de sert ifadeler kullandı. Yabancı askerlerin Ukrayna'ya gönderilmesinin savaşın çözümünü engelleyeceğini savunan Zaharova, bu birliklerin Rusya açısından “meşru askeri hedef” haline geleceğini söyledi. Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb'a tepki Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’ın, Ukrayna’nın Rusya’daki altyapıya yönelik İHA saldırılarının Moskova açısından savaşın maliyetini artırdığı ve bu tür eylemlerin desteklenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesine de tepki gösteren Zaharova, sivillere yönelik saldırıların haklı görülmesi halinde Stubb'ı “terörist” olarak nitelendireceğini söyledi. Zaharova ayrıca Finlandiya ve diğer “dost olmayan ülkelerin” düşmanca eylemlerinin karşılıksız kalmayacağını ve Rusya’nın ulusal çıkarları doğrultusunda karşılık verileceğini ifade etti. Moskova: Kiev'den yeni barış teklifi gelmedi Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un, Rusya ve Ukrayna heyetlerinin eylül ayında yeniden bir araya gelebileceği yönündeki açıklamasını da değerlendiren Zaharova, bu bilgiyi doğrulayamayacağını belirtti. Kiev yönetiminin bazı açıklamalarını medya etkisi oluşturma amacı taşıdığı gerekçesiyle eleştiren Zaharova, “Ukrayna tarafından krizin çözümüne yönelik yeni bir teklif alınmadı” dedi. Zaporijya Nükleer Santrali iddiası Zaharova ayrıca Ukrayna ordusunun Zaporijya Nükleer Güç Santrali ve yakınındaki Energodar kentine saldırılar düzenlediğini öne sürerek Kiev yönetimini “nükleer şantaj” yapmakla suçladı. Zaharova, bu tür eylemlerin Avrupa'nın ve dünyanın güvenliğini tehdit ettiğini savundu.

Kremlin’den NATO saldırısı iddialarına yanıt: “Rusya’nın böyle bir niyeti yok” Haber

Kremlin’den NATO saldırısı iddialarına yanıt: “Rusya’nın böyle bir niyeti yok”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya-Ukrayna savaşı, olası barış görüşmeleri ve Moskova’nın Avrupa ülkeleriyle ilişkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Peskov, Rusya’nın gelecekte bir NATO ülkesine sınırlı saldırı düzenleyebileceği yönündeki iddiaları reddederek, Moskova’nın hedeflerine barışçıl yollarla ulaşmayı tercih ettiğini söyledi. Başkent Moskova’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Peskov, Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirilo Budanov’un Rusya ve Ukrayna heyetlerinin eylül ayında yeniden görüşebileceğine yönelik açıklamasının sorulması üzerine, bu konuda kendisine ulaşan bir bilgi olmadığını belirtti. ABD ile Ukrayna konusunda temasların devam ettiğini ifade eden Peskov, Rusya’nın müzakerelere açık olduğunu vurgulayarak, “Amerikalılarla çalışma düzeyinde temaslar sürdürülüyor. Elbette barış müzakerelerine açığız” dedi. NATO ülkesine saldırı iddialarını reddetti Peskov’a, Rusya’nın ilerleyen dönemde bir NATO ülkesine sınırlı bir saldırı gerçekleştirebileceğine yönelik değerlendirmeler de soruldu. Bu iddiaların Rusya’nın yaklaşımıyla örtüşmediğini savunan Peskov, “Bunun gerçekle ve Rusya’nın niyetiyle hiçbir ilgisi yok. Rusya, hedefe barışçıl yollarla ulaşmayı tercih ediyor” ifadelerini kullandı. Rusya’nın Ukrayna’daki askeri faaliyetlerinin sürmesini ise diplomatik yolların şu aşamada mümkün olmamasıyla açıklayan Peskov, Moskova’nın operasyonu güvenliğini sağlamak ve kendi çıkarlarını korumak amacıyla yürüttüğünü öne sürdü. Kremlin Sözcüsü ayrıca Avrupa ülkelerinin Rusya’ya karşı “saldırgan siyaset” izlediğini iddia etti. Dondurulan Rus varlıkları konusunda tepki Avrupa ülkelerinin dondurulan Rus varlıklarını Ukrayna’nın ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanmasına da değinen Peskov, bu uygulamanın yasa dışı olduğunu savundu. Rusya’nın söz konusu adımlara karşılık vereceğini belirten Peskov, Moskova’nın gerekli önlemleri alacağını ifade etti. Öte yandan Peskov, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov’un Vatikan Devletlerle ve Uluslararası Kuruluşlarla İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher ile görüşüp görüşmediğine ilişkin soruya ise yanıt vermedi.

Antalya'da sahte polis operasyonunda 4 milyon dolarlık kripto varlık iddiası: Sanıkların yargılanmasına devam edildi Haber

Antalya'da sahte polis operasyonunda 4 milyon dolarlık kripto varlık iddiası: Sanıkların yargılanmasına devam edildi

Antalya'da kendilerini polis olarak tanıtarak bir villaya sahte operasyon düzenledikleri ve yaklaşık 4 milyon dolar değerinde kripto varlığı ele geçirdikleri iddiasıyla 9'u tutuklu 13 sanığın yargılanmasına devam edildi. Şikayetçi Cem Turan, kendisi ve ailesinin ölüm ile işkenceyle tehdit edildiğini öne sürerek, baskı altında tüm kripto varlıklarını transfer ettiğini söyledi. Villaya polis kıyafetiyle girdikleri iddiası Olay, 29 Aralık 2025'te sabaha karşı Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Şirinyalı Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, aralarında Konyaaltı Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bir polis memuru ile emekli bir polisin de bulunduğu kişiler, polis kıyafetleriyle bir villaya geldi. Polis kimliği göstererek arama ve el koyma kararı bulunduğunu öne süren şüphelilerin, villaya girdikten sonra ev sahibi Cem Turan'ın iki çalışanını kelepçelediği iddia edildi. Şüphelilerin, yaklaşık 4 milyon dolar değerindeki kripto varlığı soğuk cüzdan aracılığıyla kendi hesaplarına aktardıkları ve güvenlik kamera kayıt cihazını da yanlarına alarak olay yerinden ayrıldıkları öne sürüldü. Operasyonda silah ve soğuk cüzdan ele geçirildi Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 13 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler arasında yabancı uyruklu kişilerin de bulunduğu, bazı şüphelilerin Türkiye'den ayrılmaya çalışırken Antalya Havalimanı'nda yakalandığı belirtildi. Şüphelilerin adresleri ve araçlarında yapılan aramalarda plastik kelepçeler, güvenlik kamerası kayıt cihazı, 2 tabanca, 61 bin 105 dolar, soğuk cüzdan, polis kimliği olduğu belirtilen kartlar ve telsiz ele geçirildiği bildirildi. 9 şüpheli tutuklandı Şüpheliler hakkında aralarında gece vakti birden fazla kişi tarafından silahlı yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, resmi belgede sahtecilik ve kamu görevini yetkisiz şekilde üstlenme suçlarının da bulunduğu iddialarla işlem yapıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 9'u tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. '200 milyon dolar istediler' Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada şikayetçi Cem Turan, olay günü villaya gelen kişileri başlangıçta polis sandığını anlattı. Turan, kendisiyle iş birliği yapmaması halinde kötü şeyler olabileceği yönünde tehdit edildiğini öne sürerek, kendisinden 200 milyon dolar istendiğini söyledi. Ailesine zarar verilebileceğinden endişe ettiğini belirten Turan, sahip olduğu kripto varlıkları transfer etmesi halinde kendisi ve ailesinin serbest bırakılacağını düşündüğünü ifade etti. Baskı altında elindeki tüm kripto varlıklarını gönderdiğini belirten Turan, transfer ettiği varlıkların o dönemde yaklaşık 4 milyon dolar değerinde olduğunu söyledi. Turan'ın eşi Sinem Turan da eşinin saldırıya ve işkenceye maruz kaldığını düşündüğünü belirterek, kendilerinin tehdit edildiğini öne sürdü. Mahkeme HTS kayıtlarını istedi Mahkeme heyeti, Ukrayna adli makamlarına gönderilen adli yardımlaşma evrakına ilişkin cevabın beklenmesine karar verdi. Ayrıca sanıkların 28 Aralık 2025 tarihine ait HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan istenmesine hükmedildi. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli' Haber

MSB'den DSG'nin feshi açıklaması: 'Tek devlet, tek ordu anlayışı açısından önemli'

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, Demokratik Suriye Güçleri'nin (DSG) feshedilerek Suriye devlet kurumlarına entegre edilmesine yönelik gelişmeleri, Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü açısından önemli bir adım olarak değerlendirdi. Afyonkarahisar'da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından MSB kaynakları, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. ABD merkezli danışmanlık şirketiyle yapılan sözleşme MSB ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalandığı belirtilen hizmet sözleşmesine ilişkin soruya kaynaklar, çalışmanın Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sunmayı hedeflediğini bildirdi. Açıklamada, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğun güçlendirilmesi ile Türkiye'nin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru şekilde aktarılmasının amaçlandığı belirtilerek, söz konusu çalışmanın profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin ürünü olduğu ifade edildi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinde dört alt komisyon Çözüm sürecine ilişkin sorular üzerine, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdiği belirtildi. Çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alındığı toplantıda dört alt komisyon kurulmasının kararlaştırıldığı aktarıldı. Alt komisyonların oluşturulmasına yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon halinde sürdüğü kaydedildi. MSB kaynakları, "Terörsüz Türkiye" sürecinin sağlıklı ve istikrarlı biçimde ilerlemesinin önem taşıdığını vurguladı. Bakanlığın, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevlerini ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdüreceği belirtildi. Türkiye-Suriye işbirliği ve DSG'nin entegrasyonu DSG'nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonuna ilişkin soruyu yanıtlayan MSB kaynakları, bu gelişmenin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile "tek devlet, tek ordu" anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli olduğunu ifade etti. Söz konusu gelişmelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'deki olumlu sürecin ülke geneline yayılması ve istikrarın kalıcı hale getirilmesi için desteğini sürdüreceği kaydedildi. TSK'nın mevcut askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde, Suriye ordusunun özellikle terörle mücadele alanındaki kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da destek vermeye devam edeceği bildirildi. İsrail ile çatışmazlık mekanizması MSB, İsrail'in Suriye'ye yönelik hava saldırılarının yakından takip edildiğini ve bu saldırıların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı. ABD makamlarının Suriye'yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizması kurulmasına yönelik girişimleri hakkında yapılan açıklama ve haberlerin de takip edildiği belirtildi. Bakanlığa bu konuda şu ana kadar resmi bir talep iletilmediği, böyle bir talebin gelmesi halinde konunun ilgili makamlarla koordinasyon içinde değerlendirileceği ifade edildi. Kerpe Adası'ndaki Patriot sistemine ilişkin değerlendirme Yunanistan'ın Kerpe Adası'nda konuşlu Patriot hava savunma sistemine ilişkin soruya da yanıt veren MSB kaynakları, gayriaskeri statüdeki adaların hukuki durumunun 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile düzenlendiğini hatırlattı. Yunanistan'ın söz konusu adaları anlaşmalara aykırı şekilde silahlandırmasının hukuka aykırı olduğu görüşünü yineleyen Bakanlık, Patriot sistemlerinin Kerpe'den Girit'e taşınması kararını mevcut uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Türkiye'nin, bölgede barış ve istikrara katkı sağlayacak, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklere uygun yapıcı adımları desteklemeyi sürdüreceği belirtildi. Rodos'a İHA üssü iddiası Rodos Adası'na insansız hava aracı üssü kurulacağı yönündeki iddialar da MSB'nin gündemindeydi. Bakanlık kaynakları, Rodos'un gayriaskeri statüsünün uluslararası anlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlendiğini belirterek, bu statüyü ihlal edecek girişimlerin Yunanistan'ın uluslararası yükümlülükleriyle bağdaşmayacağını ifade etti. Rodos'ta İHA üssü kurulmasına yönelik olası bir adımın, adanın gayriaskeri statüsünün ihlali anlamına geleceği ve Ege'de barış, istikrar ile iyi komşuluk ilişkilerine zarar verebileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Türkiye'nin, uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edeceği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.