Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Girişimcilik

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Girişimcilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimcilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi Haber

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı” sözleriyle Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki büyümeye dikkat çekti. Ödül töreninin ev sahipliğini üstlenen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç da “Turkell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek. Yarının Teknoloji Liderleri de bu anlayışın yansıması. Gençlerimizin yanında olmayı bundan böyle de sürdüreceğiz. Dereceye giren ekipleri ve tüm katılımcıları kutluyorum. Vizyonlarıyla bu sürece yön veren devletimizin değerli temsilcileri başta olmak üzere üniversitelerimize, jüri üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Turkcell’in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği “Yarının Teknoloji Liderleri” proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel’de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye’de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL’lik para ödülü takdim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda 'Ben de varım' diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye'nin teknoloji lideri Turkcell'e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum”. “Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek” Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor.” “Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum.” Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü “Signify” projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren “MEMOVISION” kazandı. “Smellcontrol” projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: “Sosyal Okuryazarlılık” ödülüne “Cyberkids” projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünü “ENERATICS” projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. “Ölçeklenme Potansiyeli” ödülünün sahibi “KazAI” projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi Yarının Teknoloji Liderleri’nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi.

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor Haber

IBPF 2026, Girişimcilik Ekosisteminin Öncü İsimlerini Boğaziçi'nde Buluşturuyor

İş dünyası ile genç yetenekleri aynı sahnede buluşturan Inspiring Best Practices Forum (IBPF), bu yıl 12. kez kapılarını açıyor. Her forumda farklı bir tema ve konseptle kurgulanan forum, 2026’da odağını girişimciliğe çeviriyor ve “Value over Valuation” temasıyla katılımcılarını ağırlamaya hazırlanıyor. Boğaziçi Yöneticiler Vakfı tarafından düzenlenen IBPF 2026, 9 Mayıs Cumartesi günü Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’teki tarihi Albert Long Hall’de gerçekleşecek. Gün boyu sürecek forum, girişimcilerden kurumsal liderlere, yatırımcılardan öğrencilere uzanan geniş bir katılımcı kitlesini aynı çatı altında buluşturacak. Sahne programının yanı sıra fuaye alanında sponsor şirket standları ve networking ortamı oluşturularak katılımcılara etkinlik boyunca bağlantı kurma ve etkileşim imkanı sunulacak. Aynı sahnede deneyim, vizyon ve cesaret hikayeleri IBPF 2026, girişimcilik ekosistemini yalnızca başarı hikayeleri üzerinden değil, bu başarıların arkasındaki kırılma anları, cesur kararlar ve dönüşüm süreçleri üzerinden de ele alıyor. Forum, farklı disiplinlerden gelen aktörleri bir araya getirerek katılımcılara ilham verici ve çok katmanlı bir perspektif sunmayı hedefliyor. Etkinliğin konuşmacı kadrosunda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile girişimcilik ve iş dünyasının önde gelen isimlerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu yer alırken, panellerde farklı sektörlerden güçlü isimler sahne alacak. “Purpose Before Profit” başlıklı panelde Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve İhsaniye Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, iş dünyasında karın ötesinde değer üretmenin anlamını tartışacak. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Odası, Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken’in üstleneceği bu oturum, sürdürülebilir etki yaratma perspektifine odaklanacak. “Intrapreneurs: Innovation from Within” panelinde Halkbank CEO Danışmanı Dr. Ömer Emeç, Türk Hava Yolları CIO’su Dr. Kerem Kızıltunç ve Turkcell Pazarlama ve Dijital Servisler Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç, kurum içi girişimciliğin dönüşüm gücünü ele alırken; oturumun moderatörlüğünü Türkiye Varlık Fonu CFO/COO'su Mahmut Kayacık üstlenecek. “Build. Break. Pivot.” panelinde ise girişimciliğin en kritik karar anları, e2vc Genel Ortağı Enis Hulli, Arz Portföy Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Murat Onuk ve Start-up Wise Guys Ortağı Günce Önür’ün katılımıyla masaya yatırılacak. Bu oturumun moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Girişimcilik Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Burcu Rodopman gerçekleştirecek. Sahneden fuayeye: ilham veren bir deneyim IBPF 2026, sabah saatlerinde başlayacak kayıt ve karşılama sürecinin ardından açılış konuşmaları ve konuk konuşmalarla devam edecek. Günün ilerleyen saatlerinde panellerle derinleşen içerik, fuaye alanındaki sponsor şirket stantları ve networking ortamıyla katılımcılar arasında doğrudan etkileşim imkanı sunacak. Bu yıl ilk kez sahne alacak IBPF Demo Day kapsamında ise Boğaziçi Üniversitesi'nin güzide binalarından Albert Long Hall'de öğrenciler ve mezunlar girişimlerini sahneye taşıyacak. Demo Day’de genç girişimciler dörder dakikalık sunumlarla projelerini tanıtacak ve değerlendirme süreci sonucunda en başarılı girişimler ödüllendirilecek. IBPF Demo Day, Yıldız Ventures desteğiyle düzenleniyor. Value over Valuation: Gerçek değerin peşinde Forumun ana teması olan “Value over Valuation”, son yıllarda hızla büyüyen ancak sürdürülebilirlik tartışmalarını da beraberinde getiren girişimcilik ekosistemine cesur bir soru yöneltiyor: Bir girişimin gerçek değeri yalnızca değerleme rakamlarıyla mı ölçülmeli? IBPF 2026, girişimlerin yalnızca finansal büyüklükleriyle değil, yarattıkları toplumsal etki, çözüm gücü ve uzun vadeli katkılarıyla değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, özellikle yeni nesil girişimcilere daha anlamlı ve kalıcı bir başarı tanımı sunarak onları cesaret verici bir yolculuğa davet ediyor.

Konya gençliği ödüllendirildi Haber

Konya gençliği ödüllendirildi

Konya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenen topluluk ödüllerinin ikincisi büyük coşku ve heyecana sahne oldu. Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenen programın açılışında konuşan Konya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Salim Can Kilci, her daim gençlerin yanında olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Konya’nın 5 üniversitesi ve 130 binin üzerinde üniversite öğrencisiyle gençliğin enerjisiyle büyüyen, geleceğini gençlerle birlikte kuran bir şehir olduğunu söyledi. “ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİMİZE YAPTIĞIMIZ EĞİTİM DESTEĞİNİN TUTARI 148 MİLYON LİRAYA ULAŞMIŞ OLDU” Başkan Altay, Genç Kültür Kart’tan Kapsül Teknoloji Platformu’na, Sosyal İnovasyon Ajansı’ndan Kariyer Merkezi’ne, Gençlik Merkezlerinden eğitim desteklerine kadar birçok alanda gençlerin yanında olduklarının altını çizdi. “BU ŞEHRİN EN GÜÇLÜ HİKÂYESİ SİZLERSİNİZ” Konuşmasında gençlere güven vurgusu da yapan Başkan Altay, “Bu şehrin en güçlü hikâyesi sizlersiniz. Kendinize güvenin. Düşünmekten, üretmekten, sorgulamaktan ve hayal kurmaktan asla vazgeçmeyin. Bilginizi vicdanla, aklınızı adaletle besleyin. Çünkü güçlü bir gelecek; güçlü bir gençlikle mümkündür. Gençliğe değer verenler, geleceğe yön verir. Sizlere güveniyoruz. Sizlerle birlikte Konya’nın yarınını, Türkiye’nin geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz. Ödül alacak topluluklarımızı tebrik ediyorum. Yolunuz her zaman açık olsun” sözleriyle konuşmasını tamamladı. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Konya’daki 5 üniversiteden toplam 128 öğrenci topluluğunun 12 farklı kategoride ve jüri özel ödülü için yarıştığı gecede ödüller sahiplerini bulurken, ödül kazanan topluluklar ise şu şekilde oldu: Yılın En İlgi Çekici Topluluğu: Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi Organizasyon ve Sosyal Etkileşim Topluluğu. Yılın En Eğlenceli Etkinliklerini Düzenleyen Topluluk: Selçuk Üniversitesi Genç SOBE Topluluğu. Yılın En Aktif Topluluğu: Necmettin Erbakan Üniversitesi TEKNOFEST Topluluğu. Yılın En Tanınır ve En İyi Çıkış Yapan Topluluğu: Selçuk Üniversitesi Elektronik Sporlar Topluluğu. Yılın Sosyal Medyayı En İyi Yöneten Topluluğu: Necmettin Erbakan Üniversitesi İnovasyon ve Yönetim Bilişim Sistemleri Topluluğu. Yılın En İyi Proje ve Fikrine Sahip Topluluğu: Necmettin Erbakan Üniversitesi Dezenformasyonla Mücadele Topluluğu. Yılın En İyi Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilir Projesini Yapan Topluluğu: Selçuk Üniversitesi Yeşil Küp Topluluğu. Yılın Ulusal Düzeyde En Başarılı Topluluğu: Selçuk Üniversitesi Can Sağlığı Topluluğu. Yılın Tematik Etkinliklerde En Başarılı Topluluğu: KTO Karatay Üniversitesi İşletme Topluluğu. Yılın En Çok ve Nitelikli İşbirliği Yapan Topluluğu: Selçuk Üniversitesi Girişimcilik ve Kariyer Topluluğu. Yılın Topluluk İçi İletişimi ve Dayanışması En İyi Olan Topluluk: Selçuk Üniversitesi Araştıran ve Eleştirel Düşünen Hemşireler Topluluğu Yılın En Yüksek Katılımlı Etkinliğini Düzenleyen Topluluğu: Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi E-Spor Topluluğu Gençlik Meclisi Ağı Özel Ödülü: Necmettin Erbakan Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Topluluğu Gecenin sunuculuğunu Ferhan Tülmen ve Alp Kırşan üstlenirken, sahne performansıyla komedyen Gökhan Ünver de espirileriyle geceye damga vurdu. Eğlenceli anların yaşandığı programda katılımcılar keyifli dakikalar geçirdi.

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor Haber

Kadın Girişimciler Perakendede Dönüşüm Yaratıyor

Beko’nun, “Kadının İşi, Gücü” projesi kapsamında Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kuran kadın girişimcileri; yalnızca mağaza yöneten iş insanları değil, bulundukları şehirlerde istihdam yaratan, eğitime katkı sunan, gençlere rol model olan ve yerel topluluklarda dönüşümü tetikleyen aktörlere dönüşüyor. Erkek egemen kabul edilen perakende dünyasında kendi kepengini açan bu kadınlar, ticaretin ötesine geçen etkileriyle bulundukları bölgelerde yeni bir sosyal denge kuruyor. Kadınların eğitimden iş hayatına, girişimcilikten spora uzanan yolculuklarında ortaya koydukları kararlı adımları uzun yıllardır destekleyen Avrupa’nın lider beyaz eşya markası Beko, kadın girişimcilerin iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarına eşlik ediyor. “Kadının İşi, Gücü” projesiyle kalıpları kırarak cesaretle attıkları adımlarla daha görünür hale gelen kadın bayiler; sadece ticari başarılarıyla değil, bulundukları şehirlerde yarattıkları sosyal etkiyle de fark yaratıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kadın bayiler; erkek esnafın yıllardır hâkim olduğu sokaklarda kendi kepenklerini açarak “Bu sokağın ilk kadın esnafıyım” özgüveniyle yeni bir hikâye yazıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde ortaya çıkan bu hikâyeler, kadın bayilerin cesaret ve kararlılıkla attıkları adımların güçlü başarı yolculuklarına nasıl dönüştüğünü ortaya koyuyor. İzmir’de kendi girişim yolculuğunu başlatan Özenç Bektaş’ın hikayesi, ticaretle tanıştığı çocukluk yıllarından edindiği deneyimi, “Kadının İşi, Gücü” projesiyle somut bir iş modeline dönüştürmesiyle başlıyor. Kısa sürede ikinci mağazasını açarak büyüyen bu yolculuk, bireysel bir başarı hikâyesinin ötesinde; Anadolu’nun farklı şehirlerinde genç kadınlara “Ben de yapabilirim” duygusunu aşılayan bir rol modele dönüştü. Balıkesir’de Nisa Dernek ise, kadın girişimciliğinin bir mirasın devamı olabileceğini gösteriyor. Babasından devraldığı ticaret kültürünü yeni nesil bir girişimcilik anlayışıyla birleştirerek, kadınların yalnızca çalışan değil, işveren ve lider olarak da iş dünyasında var olabileceğini ortaya koydu. İzmir’den Aysel Kahvecioğlu ise çocuklarını büyütüp meslek sahibi yaptıktan sonra, 50’li yaşlarının başında ev hanımı olarak yaşamını sürdürmek yerine hep hayalini kurduğu girişimi hayata geçirerek kendi mağazasını açtı. Kısa sürede elde ettiği başarılarla girişimine yeni mağazalar ekledi. Onun hikâyesi, tüm ev hanımlarına ve “artık emeklilik yaşım geldi” diyerek geri planda kalmayı düşünen kadınlara ilham oluyor. Iğdır’da bayi sahibi Derya Kayla ise kadın bayiliğinin toplumsal etki yaratma potansiyelini eğitime taşıdı. Hürriyet Ortaokulu’nda kendi imkânlarıyla hayata geçirdiği proje sınıfı sayesinde, çocukların akademik, sanatsal ve sosyal gelişimlerini destekleyen kalıcı bir öğrenme alanı oluşturdu. Bu hikâyelerin etkisi bireysel başarılarla sınırlı kalmıyor. Erkek egemen olarak kabul edilen beyaz eşya sektöründe kadınların bayilik, servis ve teknik alanlarda aktif şekilde yer alması; birçok genç kadına ilham veriyor. Anadolu’nun küçük şehirlerinde bile, bir kadının ticaretin merkezinde durabileceği fikri daha fazla kabul görüyor. Farklı yaş ve geçmişlere sahip kadınlar; ev hanımlarından emeklilere, öğretmenlerden yeni mezunlara kadar geniş bir yelpazede girişimcilik yolculuğuna adım atarak kısa sürede başarılı işletmelere dönüşüyor. Bu çeşitlilik ekonomik kazanımların yanı sıra, yaşadıkları çevrede olumlu bir değişim yaratıyor. Kadınların iş dünyasında daha görünür hale gelmesi, aile içindeki rollerin yeniden tanımlanmasına ve kadın sesinin hem ekonomik hem sosyal kararlarda daha güçlü duyulmasına katkı sağlıyor. Bugün birçok kadın bayi, başarılı bir iş insanı olmanın ötesinde bulundukları bölgelerde yerel girişimleri destekleyen, dayanışmayı güçlendiren ve çevrelerine ilham veren birer rol modele dönüşüyor. Mağazalarında eğitim ve dayanışma kültürünü de yaşatan yapılar kuruyorlar. Kadın bayiler bugüne kadar 495 kişiye istihdam sağlayarak yerel ekonomiye katkı sunarken, bu istihdamın önemli bir bölümünü kadın çalışanlar oluşturuyor. Böylece girişimci kadınlar, başka kadınların da iş hayatına katılmasını destekleyen bir etki zinciri yaratıyor. İzmir’den Iğdır’a uzanan kadın bayi hikâyeleri, erkek egemen kabul edilen bayilik sisteminde yeni bir denge yaratırken; müşteriyle kurulan empati, detaycılık ve sürdürülebilir ilişki yaklaşımıyla yalnızca satış performansını değil, müşteri deneyimini de zenginleştiriyor. Kadın bayiler, işlerini büyütürken bulundukları şehirlerde ilham veren, istihdam yaratan ve yerel kalkınmanın aktif bir parçası haline geliyor. “Kadının İşi, Gücü” Projesi Toplumsal Algıları Dönüştürmeyi Hedefliyor Beko’nun toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın girişimciliğini destekleme vizyonuyla 2019 yılında “Beko 100 Kadın Bayi” adıyla hayata geçirdiği proje, hedeflenen 100 kadın bayiye ulaşılmasının ardından 2023 yılı Ekim ayında daha kapsayıcı bir yaklaşımla “Kadının İşi, Gücü” adını aldı. Erkek egemen bir yapı olarak görülen bayilik ekosisteminde kadın temsilini artırmayı amaçlayan proje, sayısal büyümeyle birlikte; kadın girişimciliğinin bütünsel olarak güçlendirilmesini hedefliyor. Bu kapsamda kadın bayilere kira, dekorasyon, prim ve reklam desteklerinin yanı sıra eğitim, mentorluk, e-ticaret altyapısı ve operasyonel danışmanlık gibi çok boyutlu destekler sunuluyor. 2025 yılı itibarıyla 140 kadın bayi ve 172 mağazaya ulaşan “Kadının İşi, Gücü” projesi, Türkiye genelinde 43 il ve 98 ilçede faaliyetlerini sürdürüyor. Kadın çalışan oranının 2030 yılına kadar %60’a, 2040 yılına kadar ise %70’e çıkarılması hedeflenirken; proje kapsamının Türkiye’nin tüm illerine yayılması ve kadın girişimcilerin liderlik, finansal yönetim ve dijital yetkinliklerini geliştirecek yeni eğitim programlarıyla desteklenmesi planlanıyor. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında kendi işini kurarak hem ekonomik hem sosyal yaşamda güçlü bir yer edinen kadın bayilerin hikâyeleri, bu yaklaşımın en somut yansımalarını oluşturuyor. Beko 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, bu ilham veren başarı yolculuklarını görünür kılarak karşılıyor ve kadınların iş dünyasında bağımsız ve güçlü bir şekilde var olma yolculuklarını desteklemeyi sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı Haber

Liseli ve Üniversiteli Girişimciler Yatırımcı Karşısına Çıktı

Etkinlikte sunum yapan isimlerden İSTEK Okulları 11. sınıf öğrencisi Defne Topaloğlu, hava kirliliğinden en çok etkilenen kişilerin günlük hayatta ne yapacaklarını bilmediklerini fark ettiklerini söyledi. Bu durumun özellikle astım hastaları ve solunum rahatsızlığı yaşayan bireyler için ciddi bir risk oluşturduğunu belirten Defne, bu sorundan yola çıkarak geliştirdikleri AirBuddy adlı telefon uygulamasını anlattı. Şehir içi otobüslere yerleştirilen sensörler aracılığıyla hava kirliliği verilerinin toplandığını belirten Defne, “Uygulama sayesinde kullanıcılar bulundukları bölgedeki hava kalitesini görebiliyor. Günlük hayatta hangi saatlerde dışarı çıkmaları gerektiği ya da hangi önlemleri almaları gerektiği konusunda bilgi sahibi oluyorlar” diye konuştu. Bu sürecin kendileri için önemli bir deneyim olduğunu vurgulayan Defne, “Bu çalışma bize yalnızca bir proje geliştirmeyi değil, kendimizi ifade etmeyi ve topluluk önünde konuşmayı da öğretti. Geçen yıla göre çok daha özgüvenliyim” ifadelerini kullandı. Etkinlik Arayan Öğrenci, Sponsor Arayan Kulüp Projesini sunan bir diğer isim olan Yeditepe Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri 2. sınıf öğrencisi Doruk Kadir Sezer, üniversite hayatında hemen herkesin yaşadığı ancak çoğu zaman fark edilmeyen bir eşleşme sorununa odaklandıklarını söyledi. Doruk, öğrencilerin ilgi alanlarına uygun etkinliklere ulaşmakta zorlandığını, öğrenci kulüplerinin ise etkinliklerini hayata geçirmek için sponsor bulmakta sıkıntı yaşadığını belirtti. Bu iki ihtiyacın aslında aynı noktada kesiştiğini vurgulayan Doruk, “Bir yanda etkinlik arayan öğrenciler, diğer yanda sponsor bulmakta zorlanan kulüpler var. Biz bu iki tarafı ve şirketleri aynı yapı içinde buluşturarak, herkes için daha verimli bir sistem geliştirdik. Bu soruna çözüm olarak, öğrencilerle kulüpleri ve sponsorları aynı çatı altında buluşturan bir yapı tasarladık” dedi. 61 Ekip Başvurdu, 11 Girişim Sahneye Çıktı Yeditepe Üniversitesi tarafından yürütülen Yeditepe Yeni Fikir programına bu yıl lise ve üniversite öğrencilerinden oluşan 61 ekip başvurdu. Ön değerlendirme sürecinin ardından seçilen 25 ekip, eğitim ve mentörlük desteği alarak projelerini geliştirdi. Süreci başarıyla tamamlayan 6 üniversite ve 5 lise ekibi olmak üzere toplam 11 girişim, Demo Day kapsamında projelerini yatırımcıların karşısına çıkardı. Genç girişimciler; yapay zeka, dijital altyapı, savunma, derin teknoloji, akıllı şehirler, sürdürülebilirlik, tüketici elektroniği, sağlık ve gıda gibi alanlarda geliştirdikleri projeleri sundu. Sunumların ardından girişimcilere katılım sertifikaları verildi. “Bilgiyi Üretmek Yetmiyor, Çözüm Üretmek Gerekiyor” Yeditepe Yeni Fikir Demo Day etkinliğinde değerlendirmelerde bulunan Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Bayat, önümüzdeki yıllarda teknoloji alanında çok hızlı bir dönüşüm yaşanacağına dikkat çekti. Bayat, bu dönüşüme erken uyum sağlayan kurumların ve ülkelerin önemli avantajlar elde edeceğini belirterek, değişime direnmenin hem maliyetleri artıracağını hem de üniversitelerle sektörler arasında ciddi farklar oluşturacağını söyledi. Bilgi üretim süreçlerinin yapay zeka destekli sistemlerle hızlandığını belirten Bayat, “Artık bilginin yalnızca üretilmiş olması yeterli değil. Önemli olan, bu bilginin gerçek bir probleme çözüm getirip getirmediği. Üniversiteler ve sektör, üretilen bilginin doğruluğunu ve uygulamaya dönüşüp dönüşmediğini daha fazla sorgulamak zorunda” ifadelerini kullandı. Üniversite olarak girişimcilik odaklı bir eğitim modeli benimsediklerini vurgulayan Bayat, Teknoloji Transfer Ofisi, araştırma merkezleri, ön kuluçka ve kuluçka yapılarının bütüncül bir anlayışla çalıştığını söyledi. Bayat, “Öğrenciler yalnızca akademik bilgiyle değil, girişimcilik kültürüyle de yetiştirilmeli” dedi. “Gençlerin Fikirlerinin Sahaya Çıkması Çok Önemli ve Değerli” Etkinlikte konuşan Teknopark İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Akyol ise genç yaşta geliştirilen fikirlerin gerçek ekosistemle buluşmasının önemine dikkat çekti. Akyol, “Teknoparklar yalnızca teknoloji üretilen alanlar değil, aynı zamanda fikirlerin olgunlaştığı, test edildiği ve yatırımcıyla buluştuğu yapılardır. Liseli ve üniversiteli öğrencilerin bu yaşta projelerini sahaya çıkarması son derece önemli ve değerli” dedi. Üniversite–sanayi iş birliklerinin girişimcilik ekosisteminin temel taşı olduğunu vurgulayan Akyol, “Bu tür programlar, gençlerin yalnızca fikir üretmesini değil, aynı zamanda iş dünyasının beklentilerini erken aşamada tanımasını sağlıyor. Teknopark İstanbul olarak bu temasın güçlenmesine büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.