Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gerilim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gerilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gerilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgedeki son gelişmeler ve savaşın muhtemel sonuçları ele alındı. Pezeşkiyan, AB ve bazı Avrupa ülkelerinin ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşı "olumsuz ve taraflı" bir tutum sergilediğini belirterek, "ABD ve siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısı yalnızca İran halkına karşı benzeri görülmemiş bir suç değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünün açık ihlali ve Avrupa Birliği’nin koruma iddiasında bulunduğu tüm ilke ve kurallara yönelik bir saldırıdır" ifadelerini kullandı. İran’ın ABD ile müzakerelere "samimi ve yapıcı" bir yaklaşımla girdiğini ancak müzakereler sürerken ikinci kez saldırıya uğradığını belirten Pezeşkiyan, bunun Washington yönetiminin diplomasiye inanmadığını ve yalnızca kendi çıkarlarını dayatmayı amaçladığını gösterdiğini söyledi. "Komşu ülkeler sorumluluklarını yerine getirmedi" İran’ın meşru müdafaa hakkına sahip olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, "Komşu ülkelerin egemenliğine saygı duyuyoruz, onlara yönelik herhangi bir saldırı niyetimiz yok. Ancak bu ülkelerde bulunan ABD üslerinden İran’a yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor. Söz konusu ülkeler ise topraklarının İran’a karşı kullanılmasını engelleme yönündeki uluslararası sorumluluklarını yerine getirmedi" dedi. "Hürmüz Boğazı’nın normale dönmesi saldırıların durmasına bağlı" Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durumun ABD ve İsrail’in "saldırgan politikalarının sonucu" olduğunu belirten Pezeşkiyan, "Hürmüz Boğazı, saldırgan taraflara ve onları destekleyenlere kapalıdır. Bu savaşta herhangi bir bahaneyle yapılacak her türlü dış müdahale tehlikeli sonuçlar doğuracaktır. Durumun normale dönmesi, ABD ve İsrail’in saldırılarını durdurmasına bağlı. Biz hiçbir zaman gerilim ya da savaş arayışında olmadık. Gerekli şartların oluşması ve özellikle saldırıların tekrarlanmayacağına dair güvence verilmesi halinde, bu savaşın sona ermesi için gerekli iradeye sahibiz" dedi. Avrupa Birliği’ne eleştiri ve çağrı AB’nin ABD ve İsrail’in saldırıları karşısındaki sessizliğini eleştiren Pezeşkiyan, Avrupa ülkelerine çağrıda bulunarak, "Avrupa Birliği’nin ABD ve Siyonistlerin işlediği suçlar karşısındaki sessizliği üzücü ve insan hakları iddialarıyla çelişmektedir. Avrupa ülkeleri İran’a karşı yıkıcı yaklaşımlar yerine politikalarını uluslararası hukuk temelinde düzenlemelidir" ifadelerini kullandı. "Avrupa saldırıyı desteklemiyor" Costa ise görüşmede, bölgede savaş ve gerilimin sona ermesi gerektiğini vurgulayarak, bu çatışmanın küresel siyasi ve ekonomik etkilerine ilişkin endişelerini dile getirdi. Avrupa ülkelerinin İran’a yönelik saldırıyı desteklemediğini ve bu durumun uluslararası hukuk kurallarına aykırı olduğunu ifade eden Costa, sorunların müzakere ve barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini kaydetti.

WSJ: Hürmüz Boğazı kapalı kalsa bile Trump İran operasyonunu sonlandırmaya hazır Haber

WSJ: Hürmüz Boğazı kapalı kalsa bile Trump İran operasyonunu sonlandırmaya hazır

Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump kurmaylarına, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalsa dahi İran'a yönelik askeri harekatı yavaşlatmaya ve sonlandırmaya hazır olduğunu söyledi. Yönetim yetkililerine dayandırılan haberde; Trump ve ekibinin, boğazı derhal açmaya yönelik bir operasyonun çatışma süresini uzatacağı ve Trump’ın tercih ettiği "4 ila 6 haftalık" takvimin dışına çıkaracağı sonucuna vardığı belirtildi. Temel hedef: İran’ın deniz ve füze gücünü çökertmek Habere göre ABD yönetimi, bu aşamada temel hedeflerine odaklanmayı planlıyor. Bu hedefler arasında İran'ın deniz kuvvetlerini ve füze kapasitesini felç etmek yer alıyor. Aynı zamanda Tahran üzerinde, su yolu üzerinden serbest ticaretin yeniden başlaması için diplomatik baskı kurulması hedefleniyor. Diplomasinin başarısız olması durumunda ise Washington’un, boğazın yeniden açılması konusunda sorumluluğu Avrupalı ve Körfez müttefiklerine bırakmayı planladığı ifade ediliyor. Yetkililer, Trump'ın masasında askeri seçeneklerin halen bulunduğunu ancak bunların şu an için öncelikli olmadığını vurguladı. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, dün gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD'nin boğazdaki operasyonların normale dönmesi için "çalışmalar yürüttüğünü" teyit etti. Savaşın bilançosu ağırlaşıyor İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı kapsamlı saldırılardan bu yana bölgedeki gerilim dinmiyor. Operasyonlarda bugüne kadar, aralarında İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de bulunduğu bin 340'tan fazla kişi hayatını kaybetti. İran ise bu saldırılara; İsrail, Ürdün, Irak ve ABD askeri üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini dron ve füzelerle hedef alarak karşılık verdi. Bu misillemeler can kayıplarına, altyapı hasarına ve küresel piyasalar ile havacılık sektöründe ciddi aksamalara neden oldu.

Suudi Arabistan, İran'a karşı misilleme uyarısında bulundu Haber

Suudi Arabistan, İran'a karşı misilleme uyarısında bulundu

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran'ın ülke topraklarına düzenlediği saldırıların ardından yaptığı açıklamada, "Gösterilen sabır sınırsız değil. Onların bir günü mü var, iki gün mü, bir hafta mı? Bunu önceden bildirmeyeceğim. Umarım bugün yapılan toplantının mesajını anlarlar, hızlıca yeniden değerlendirme yaparlar ve komşularına saldırmayı bırakırlar. Ancak bu bilgeliklerinin olduğundan şüpheliyim" dedi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma, azalma belirtisi göstermeden üçüncü haftasına girdi ve küresel enerji arzında benzeri görülmemiş aksamalara neden oldu. Gerilim, İran'ın 18 Mart'ta İsrail'i dev Güney Pars doğalgaz sahasındaki tesislerine saldırmakla suçlamasının ardından tırmandı ve petrol fiyatlarında ani bir artışa yol açtı. Misilleme olarak Tahran, Körfez genelinde ABD ve İsrail çıkarlarıyla bağlantılı petrol ve doğalgaz hedeflerine saldırma sözü verdi ve Katar ile Suudi Arabistan'daki hedeflere füze fırlattı. Riyad'da Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı , şehre doğru gelen dört balistik füzenin düşürüldüğünü doğruladı; ancak füzelerden bazı parçalar başkentin güneyindeki bir petrol rafinerisinin yakınlarına düştü. Savaşın başlamasından bu yana başkent Riyad'da birçok sakin ilk kez patlama sesleri duydu veya telefonlarına acil durum uyarı mesajları aldı. Çatışmanın patlak vermesinden bu yana Suudi Arabistan, İran'dan yüzlerce füze ve insansız hava aracı saldırısıyla karşı karşıya kaldı; ancak yetkililer, saldırıların büyük çoğunluğunun hava savunma sistemleri tarafından başarıyla engellendiğini söylüyor. Katar ve BAE'nin petrol ve doğalgaz tesisleri de aynı gün benzer saldırılara maruz kaldı; bu da enerji savaşının yaygın boyutunu ortaya koyuyor. Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Katar ve Suriye de dahil olmak üzere yaklaşık 12 ülkenin üst düzey diplomatlarının katıldığı bir istişare toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Prens Faysal bin Farhan, İran'ı komşularına karşı önceden planlanmış düşmanca eylemler gerçekleştirmekle suçladı. Dikkat çekici bir şekilde, yetkililer savaşı görüşürken bile, konferansın yapıldığı otelin yakınlarındaki bir bölgeden füze fırlatıldığı görüldü. Farhan şunları vurguladı: "İran'dan gelen bu baskı siyasi ve ahlaki açıdan ters tepecektir ve gerekli gördüğümüz takdirde askeri harekât düzenleme hakkımızı saklı tutuyoruz." Suudi Arabistan ve İran, yıllarca süren düşmanlığın ardından 2023'te diplomatik ilişkileri yeniden kurarak gerilimleri azaltmaya çalışsalar da, son askeri eylemler bu çabaları boşa çıkarıyor. Özellikle Suudi Arabistan'ın İran'a tekrar saldırması durumunda, Orta Doğu'daki çatışma resmen genişleyecek ve yeni bir seviyeye tırmanacaktır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik Haber

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Silahların susması için umudumuzu kaybetmedik

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısına katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bölgedeki çatışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin savaşın büyümesini önlemek için diplomasiye öncelik verdiğini belirterek, “Silahların susması için umudumuzu hâlen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz” dedi. Türkiye’nin süreçte temkinli hareket ettiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin etrafındaki gerilimlere rağmen rotasını koruduğunu belirterek mezhep çatışmalarını körükleyen senaryolara karşı da gerekli tedbirlerin alındığını dile getirdi. “TÜRKİYE OYUN KURUCU BİR ÜLKE KONUMUNDA” Konuşmasında Türkiye’nin savunma kapasitesine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda yapılan yatırımlarla ordunun caydırıcılığının arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye edilgen konumdan çıkmış; bölgesinde denklem kurucu, oyun kurucu rol üstlenmiştir. Türkiye’ye el uzatanın eli yanar, Türkiye’ye dil uzatanın dili yanar” dedi. Türkiye’nin macera veya gerilim peşinde olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrarın sağlanmasını istediklerini ifade etti. Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta olduğu gibi İran, Lübnan ve bölgedeki diğer ülkelerin toprak bütünlüğünü savunduğunu söyledi. AK Parti TBMM Grup Toplantısı https://t.co/BMlis3Saiu — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) March 11, 2026 DİJİTALLEŞME VE ÇOCUKLAR İÇİN UYARI Konuşmasının bir bölümünde dijitalleşmenin etkilerine de değinerek dijital teknolojilerin birçok alanda avantaj sağladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin ciddi riskler barındırdığını kaydetti. Dünya genelinde yetişkinlerin günlük ortalama internet kullanımının 6 saat 38 dakika olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de ise internet kullanım süresinin günde ortalama 7 saat 13 dakikaya ulaştığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’inin aktif olarak sosyal medya kullandığını, önemli bir bölümünün telefonlarını sık sık kontrol ettiğini ve çoğunun dijital oyun oynadığını ifade etti. Çocukların dijital ortamda zararlı içeriklere kolay ulaşabildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda yeni bir düzenleme hazırladıklarını açıkladı. Erdoğan, çocukları dijital dünyadaki risklerden korumayı amaçlayan yasa teklifinin geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğunu belirterek, düzenleme kapsamında sosyal medya platformlarına güvenilir yaş doğrulama mekanizması getirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu teklifin Meclis’te yapılacak çalışmalar ve önerilerle yasalaşacağına inandığını vurguladı.

Bahçeli : Kürt kardeşlerim satılık, kiralık, tetikçi değildir Haber

Bahçeli : Kürt kardeşlerim satılık, kiralık, tetikçi değildir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürtlere ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bahçeli, “Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek isteyen hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz” diyerek Türk–Kürt kardeşliğine vurgu yaptı. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürtlerin savaşa dahil olabileceğine yönelik sözlerine tepki gösterdi. Bahçeli, Kürtlerin herhangi bir dış gücün planlarında kullanılmasına karşı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran’ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir. Onun bunun projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez.” Bahçeli ayrıca Türk–Kürt kardeşliğine vurgu yaparak, iki halk arasına fitne sokmak isteyenlerin “düşmanca tutum takındığını” söyledi. “Türk Kürt’ün kardeşi, Kürt Türk’ün alın yazısıdır.” Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır” Ortadoğu’daki mezhep gerilimlerine de değinen Bahçeli, Şii ve Sünni ayrışmasını körükleyen söylemleri eleştirdi. “Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır. Bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namusunu tutanlar alçak kere alçaktır.” Bahçeli, bölgede artan savaş ortamının çok tehlikeli bir noktaya geldiğini belirterek, Ortadoğu’nun “akıl tutulması” yaşadığını söyledi. “ABD–İsrail koalisyonunun kirli savaşının bilançosu ağırlaşıyor” ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Bahçeli, savaşın 11’inci gününde kayıpların arttığını belirtti. “ABD–İsrail koalisyonunun İran’a yönelik başlattığı savaşın 11’inci gününde bilanço gittikçe ağırlaşmaktadır. Katledilen masum insanlar, tahrip edilen altyapılar ve artan gerilim bölgemizi ateşe atmaktadır.” Bahçeli, İran’da çocukların hayatını kaybetmesini “katliam” olarak nitelendirdi. Türkiye–İran gerilimine dair mesaj İran’dan ateşlenen bazı füzelerin Türkiye hava sahasında imha edilmesi hakkında da konuşan Bahçeli, Türkiye’nin hava sahasının korunmasının önemine dikkat çekti. “Türkiye yol geçen hanı değildir. Bir daha hava sahamızda yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze görmek istemediğimizi cümle alem bilmelidir.” Bahçeli ayrıca Türkiye ile İran’ın komşu ve tarihi bağları olan iki ülke olduğunu belirterek, provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.

Trump, İran'a sınırlı askeri saldırı düşündüğünü söyledi Haber

Trump, İran'a sınırlı askeri saldırı düşündüğünü söyledi

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi. ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor. İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi. Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor. 724guncelhaber.com 'un Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi. Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir. İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor. İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti. Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.” Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.

İran, Hürmüz Boğazı'nda deniz tatbikatı başlatıyor Haber

İran, Hürmüz Boğazı'nda deniz tatbikatı başlatıyor

İran, ABD'nin Abraham Lincoln uçak gemisini ve diğer Amerika Birleşik Devletleri (ABD) askeri varlıklarını Orta Doğu'ya konuşlandırmasının ardından, Pazar günü başlayacak iki günlük canlı atışlı deniz tatbikatı düzenleyeceğini duyurdu. ABD ordusunun Merkez Komutanlığı, İran ordusuna bir uyarıda bulunarak, ABD savaş gemilerinin üzerinden uçuşlar da dahil olmak üzere "güvenli olmayan" manevralara ve İran sürat teknelerinin ABD gemileriyle çarpışma rotasında yaklaşmasına müsamaha göstermeyeceğini belirtti. ABD Başkanı Donald Trump'ın son dönemde hükümet karşıtı protestolara yönelik baskı ve İran nükleer programını kısıtlama çabaları nedeniyle İran'a saldırma tehditleri tekrarlanmasıyla birlikte, Tahran ve Washington arasında haftalardır gerilim artıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi Cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin "adil ve haklı" müzakerelere hazır olduğunu, ancak Trump'ın temel taleplerini reddettiğini söyledi. Araghchi, savunma stratejileri ve füze sistemlerinin asla müzakere konusu olmayacağını belirtti. Uzaydan bakıldığında bir kıvrımı andıran Hürmüz Boğazı, Körfezin dar ağzı. Buradan gemiler dünyanın geri kalanına seyahat edebilir. İran ve Umman'ın boğazda karasuları bulunmasına rağmen, burası tüm gemilerin geçebileceği uluslararası bir su yolu olarak kabul edilir. Birleşik Arap Emirlikleri de su yoluna yakındır. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bu geçişi by-pass edebielecek boru hatları bulunsa da, ABD Enerji Enformasyon İdaresi “boğazı geçen petrolün çoğunun bölgeden çıkmak için alternatif bir yolu olmadığını” belirtiyor. Boğazdan geçen petrol ve gazın büyük çoğunluğu Asya pazarlarına gidiyor. Bu güzergaha yönelik tehditler, geçen yıl Haziran ayında İsrail'in İran'a karşı başlattığı 12 günlük savaş da dahil olmak üzere, geçmişte küresel enerji fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

Iraklı milis grubu lideri öldürüldü, kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi Haber

Iraklı milis grubu lideri öldürüldü, kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Bağdat - Irak'ın Meysan bölgesinde, Mukteda es-Sadr liderliğindeki Ulusal Şii Hareketi’ne ait Saray el-Selam grubunun önemli isimlerinden Hüseyin Allaq, silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Suikast sonrası rakip Şii gruplar arasında çatışmalar baş gösterirken, vilayet genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Irak’ın güneyinde Şii gruplar arasındaki gerilim, gerçekleştirilen bir suikastle tekrar zirveye çıktı. Saray el-Selam grubunun önde gelen isimlerinden Hüseyin Allaq, Meysan merkezli Amara kentinde yer alan Muallimler Mahallesi’nde kimliği belirsiz kişilerce vurularak öldürüldü. Gruplar arasında çatışma yaşandı Sadr Hareketi’ne yakın kaynaklar, Allaq’ın öldürülmesi sonrası bölgede Saray el-Selam ile Kays el-Hazali liderliğindeki Asa'ib Ehli Hak arasında silahlı çatışmaların başladığını belirtti. Gerilimin artmasıyla, Meysan'ın Kahla ilçesindeki Asa'ib Ehli Hak merkezi ağır silahlarla hedef alındı. Süresiz sokağa çıkma yasağı Güvenlik güçleri, çatışmaların yayılmasını önlemek amacıyla Meysan genelinde süresiz sokağa çıkma yasağı uygulamaya koydu. Zırhlı araçlar ve özel harekat ekipleri kritik noktalara yerleştirilirken, suikast sonucu hayatını kaybeden Hüseyin Allaq’ın kardeşi, cami minaresinden halk ve Sadr destekçilerine itidal çağrısı yaptı. Allaq'ın kardeşi, "provokasyonlara kapılmamaları ve olayların daha fazla tırmanmasına izin vermemeleri” gerektiğinin altını çizdi. Saray el-Selam: "Karanlık eller hedef aldı" Saray el-Selam'a bağlı 305. Tugay’ın yayımladığı taziye mesajında, Hüseyin Allaq’ın "şehit" olduğu belirtildi ve şu ifadelere yer verildi: "Büyük bir üzüntüyle, karanlıkta pusu kuran bozguncuların ve korkakların hain saldırısıyla komutanımız Hüseyin Allaq’ın şehadetini bildiriyoruz." Irak hükümeti ve güvenlik makamlarının, suikastten sorumlu olanları bulmak ve Şii gruplar arasındaki bu tehlikeli çatışma zeminini sakinleştirmek için harekete geçtiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.