Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gerilim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gerilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gerilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yunanistan'da SKAI kanalına konuşan Gerapetritis: "Türkiye ile tüm senaryolara hazırız" Haber

Yunanistan'da SKAI kanalına konuşan Gerapetritis: "Türkiye ile tüm senaryolara hazırız"

"Teyakkuz halindeyiz" Yunanistan'ın SKAI kanalına konuşan Gerapetritis, Atina'nın önceliğinin krizleri önlemek ve bölgede barışı korumak olduğunu belirtti. Mevcut durumda sahada doğrudan bir tehlike bulunmadığını ifade eden Gerapetritis, buna rağmen Yunanistan'ın gelişmeleri yakından takip ettiğini ve teyakkuz durumunu sürdürdüğünü söyledi. Bakan, gerilimin kontrolsüz biçimde tırmanmasının hem Yunanistan hem de bölge açısından risk taşıdığına dikkat çekti. "Her türlü senaryoya hazırlıklıyız" Gerapetritis, Türkiye ile ilişkilerde gerilim veya baskının artması durumunda uygulanabilecek seçenekler konusunda hazırlık yaptıklarını belirtti. Yunan Bakan, "Her türlü gerilim ve baskı artışı için bütün senaryolarımız hazır" mesajını verirken, gerektiğinde sahada karşılık verebilecek durumda olduklarını da ifade etti. Gerapetritis ayrıca savaş söyleminin ve karşılıklı sert açıklamaların kontrolsüz bir tırmanışa yol açabileceği uyarısında bulundu. Sorumlu hükümetlerin temel görevinin krizleri önlemek olduğunu savunan Bakan, sert söylemlerin bölgenin güvenliği ve refahı açısından tehlike oluşturabileceğini söyledi. 12 mil mesajı Gerapetritis'in açıklamalarında Yunanistan'ın karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkı da gündeme geldi. Yunan Bakan, Atina'nın bu haktan vazgeçmediğini ve söz konusu hakkın uluslararası deniz hukukundan kaynaklandığını savundu. Gerapetritis, 12 mil uygulamasının ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin ise herhangi bir takvim açıklamadı. "Türkiye ile diyalog devam etmeli" Yunanistan Dışişleri Bakanı, açıklamalarındaki sert güvenlik mesajlarına karşın Türkiye ile iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine de vurgu yaptı. Gerapetritis, iki ülke arasındaki diyalogun sürdürülmesi gerektiğini belirterek iletişim kanallarının açık kalmasının gerilimlerin kontrol altında tutulması açısından gerekli olduğunu ifade etti. Yunan Bakan'ın açıklamaları, Ankara-Atina hattında son dönemde karşılıklı açıklamalarla yeniden gündeme gelen gerilim tartışmalarının ortasında geldi.

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz Haber

Netanyahu: Suriye’de Türk askeri varlığına müsamaha göstermeyeceğiz

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Suriye’deki yeni yönetim ve Türkiye’nin bölgedeki askeri faaliyetlerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Netanyahu, Suriye topraklarında herhangi bir Türk askeri varlığını İsrail açısından doğrudan ulusal güvenlik tehdidi olarak değerlendirdiklerini belirterek Şam yönetimine sert bir mesaj gönderdi. İsrail medyasına konuşan Netanyahu, Suriye hükümetini daha önce farklı diplomatik kanallar aracılığıyla uyardıklarını ancak Şam yönetiminin İsrail’in mesajlarını doğru anlamadığını öne sürdü. Netanyahu, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıya da değinerek operasyonun İsrail’in tutumunu açık biçimde ortaya koymayı amaçladığını savundu. İsrail’den Türkiye’nin Suriye’deki varlığına itiraz Netanyahu’nun açıklamalarının merkezinde Türkiye’nin Suriye’deki olası askeri varlığı yer aldı. İsrail Başbakanı, Türkiye’nin Suriye’de askeri kapasitesini artırmasını İsrail’in güvenliği açısından kabul edilemez bir gelişme olarak gördüklerini ifade etti. Açıklamalar, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in Suriye sınırının güneyindeki birlikleri ziyaret ettiği dönemde geldi. Zamir de bölgedeki gelişmeleri yakından izlediklerini belirterek, İsrail sınırlarında herhangi bir hasım gücün hakimiyet kurmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Bu açıklamalar, Ankara ile Tel Aviv arasında Suriye sahası üzerinden ortaya çıkan rekabetin daha açık biçimde güvenlik başlığına taşındığını gösteriyor. Ebu Zuhur saldırısı gerilimi artırdı İsrail savaş uçakları 18 Ağustos’ta İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef aldı. Saldırıda pist ve havaalanına ait bazı altyapı unsurlarının zarar gördüğü bildirildi. İsrail kaynakları, operasyonun Türkiye’nin bölgede askeri varlık oluşturmasına ilişkin kaygılarla bağlantılı olduğunu öne sürerken, Türk askeri heyetinin havaalanındaki restorasyon çalışmaları kapsamında bölgede bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Suriye yönetimi ise saldırıyı kınayarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni harekete geçmeye çağırdı. Şam yönetimi saldırının Suriye’nin egemenliğine yönelik bir ihlal olduğunu savundu. Washington’dan İsrail’e mesafe Suriye’deki gerilim Washington’da da yakından takip ediliyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ebu Zuhur saldırısını “gereksiz bir tırmanma” olarak nitelendirerek askeri yöntemler yerine diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Barrack ayrıca Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni Suriye yönetiminin saldırgan bir politika izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’nin bu yaklaşımı, Washington’ın Suriye sahasında Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir askeri çatışma ihtimalinin ortaya çıkmasını istemediğine işaret ediyor. İsrail muhalefetinden Netanyahu’ya tepki Netanyahu’nun Türkiye ve Suriye'ye yönelik sert açıklamaları İsrail içinde de tartışma yarattı. İsrail Demokrat Partisi lideri Yair Golan, Suriye’ye yönelik operasyonları “kışkırtıcı ve tehlikeli” olarak değerlendirdi. Golan, mevcut politikaların İsrail’i Türkiye ile sıcak bir çatışmanın içine sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Ayrıca ordunun siyasi hesaplar doğrultusunda kullanılmasının ABD başta olmak üzere İsrail’in müttefikleriyle ilişkilerine zarar verebileceğini savundu. Muhalefet lideri, Netanyahu’yu ülkenin güvenliğinden ziyade siyasi geleceğini öncelemekle suçladı. İsrail ve Suriye arasında kritik telefon görüşmesi iddiası Gerilimin tırmanmasından önce İsrail ile Suriye arasında üst düzey bir temas gerçekleştirildiği de öne sürüldü. Reuters'a konuşan kaynaklara göre Mossad Direktörü Roman Goffman ile Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, 14 Ağustos’ta telefon görüşmesi yaptı. Görüşmede Türkiye’nin Suriye’deki askeri hareketliliğinin ele alındığı iddia edildi. Bu temasın, Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden bu yana İsrail ve Suriye arasındaki en üst düzey iletişim kanallarından biri olduğu ileri sürülüyor. Ancak İsrail Başbakanlık Ofisi ve Suriye Dışişleri Bakanlığı görüşmeye ilişkin resmi bir doğrulama yapmadı.

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi” Haber

Ürdün, Katar ve Kuveyt’ten İsrail’e tepki: “Suriye’nin egemenliği ihlal edildi”

Ürdün, Katar ve Kuveyt, İsrail savaş uçaklarının Suriye’nin İdlib kentindeki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırıyı sert sözlerle kınadı. Üç ülke, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu belirterek İsrail’e bölgedeki eylemlerine son verme çağrısında bulundu. Ürdün: “Uluslararası hukuka aykırı” Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırısının Suriye’nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bir ihlal olduğunu açıkladı. Saldırıyı “gerekçesiz düşmanca saldırı” olarak nitelendiren Amman yönetimi, operasyonun uluslararası hukukla bağdaşmadığını vurguladı. Açıklamada, İsrail’in Suriye’nin güvenliğini ve istikrarını hedef alan saldırılarını durdurması gerektiği belirtildi. Katar: “Bölgeyi gerilim sarmalına sürüklüyor” Katar da İsrail’in İdlib’e yönelik saldırısını kınadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün yanı sıra uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık bir ihlali olduğunu ifade etti. Doha yönetimi, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini ihlal etmeye devam etmesinin bölgesel güvenlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Açıklamada ayrıca uluslararası düzeyde hesap verebilirlik ve caydırıcılık mekanizmalarının yetersiz kalmasının İsrail’in benzer eylemlerini sürdürmesine zemin hazırladığı savunuldu. Katar, mevcut tablonun bölgeyi daha geniş bir çatışma ve gerilim ortamına sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Kuveyt: “Saldırılar durdurulmalı” Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da Ebu Zuhur Havaalanı’na yönelik saldırının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğunu bildirdi. İsrail’in Suriye’ye yönelik tekrarlanan saldırılarının bölgesel güvenliği olumsuz etkilediğini belirten Kuveyt, uluslararası topluma bu saldırıların durdurulması için sorumluluk üstlenme çağrısı yaptı. Kuveyt ayrıca Suriye’nin toprak bütünlüğü, güvenliği ve istikrarına yönelik desteğinin devam edeceğini açıkladı. İsrail-Suriye gerilimi yeniden gündemde Ebu Zuhur Havaalanı’na düzenlenen saldırı, İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik geriliminin yeniden tırmandığı bir dönemde gerçekleşti. Ürdün, Katar ve Kuveyt’in açıklamaları, İsrail’in Suriye’deki askeri operasyonlarına yönelik bölgesel tepkilerin arttığını gösterirken, özellikle Suriye’nin egemenliği ve bölgesel istikrar başlıkları öne çıktı.

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere” Haber

İsrail’den Suriye’ye Türkiye uyarısı: “Güvenlik mutabakatı ihlal edilmek üzere”

İsrail Başbakanlık Ofisi, Suriye’nin Türkiye’nin Halep yakınlarında bir hava üssüne asker konuşlandırmasına izin vermesinin, iki ülke arasında mevcut güvenlik düzenine ilişkin mutabakatı ihlal etme riski taşıdığını açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, Şam yönetiminin söz konusu askeri konuşlanmanın İsrail açısından tehdit oluşturabileceği yönündeki uyarılara rağmen adım attığı öne sürüldü. Açıklamada, İsrail’in güvenliğine yönelik tehditleri kabul etmeyeceği belirtilirken, daha önce üzerinde uzlaşılan güvenlik düzenine dönülmesinin olumlu karşılanacağı ifade edildi. İsrail, Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı hedef aldı İsrail’in açıklaması, İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu el-Zuhur Havaalanı’na düzenlediği hava saldırısının ardından geldi. İsrail, operasyonun temel amacının Türkiye’nin havaalanına askeri güç konuşlandırmasını önlemek olduğunu savundu. Havaalanına en az sekiz saldırı düzenlendiği, pist ve bazı tesislerde hasar meydana geldiği bildirildi. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı aktarıldı. Saldırı Türkiye, Suriye ve ABD tarafından tepkiyle karşılandı. ABD’den İsrail’e “gerilimi tırmandırmayın” mesajı ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı “gereksiz bir gerilim tırmanışı” olarak değerlendirdi. Barrack, Suriye’deki yeni yönetimin saldırgan bir tutum izlemediğini ve gerilimi düşürmeye yönelik adımlar attığını savundu. ABD’li temsilci, bölgedeki sorunların askeri yöntemler yerine diplomasi yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Türk heyeti saldırıdan önce havaalanındaydı Suriye’deki yerel kaynaklara göre İsrail saldırısı, Türk askeri heyetinin Ebu el-Zuhur Havaalanı’nı ziyaret etmesinden kısa süre sonra gerçekleşti. Heyetin havaalanındaki onarım çalışmaları kapsamında incelemelerde bulunduğu belirtildi. Suriye resmi medyası ise saldırılar sırasında piste sekiz füzenin isabet ettiğini ve maddi hasar meydana geldiğini bildirdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırıyı “haksız bir saldırı” olarak nitelendirerek uluslararası topluma İsrail’e tepki gösterme çağrısında bulundu. Türkiye de saldırıyı Suriye’nin egemenliğinin ihlali olarak kınadı. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı gerilimin yeni başlığı Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından İsrail, Suriye’deki askeri hedeflere yönelik operasyonlarını sürdürürken Golan Tepeleri çevresindeki askeri varlığını da genişletti. Buna karşın İsrail ile Suriye arasında ABD’nin arabuluculuğunda güvenlik ve sınır konularına ilişkin temaslar devam ediyor. Ocak 2026’da siyasi diyaloğun yeniden başladığı açıklanmıştı. Son gelişmeyle birlikte Türkiye’nin Suriye’deki askeri faaliyetleri, İsrail’in güvenlik kaygıları ve Şam yönetiminin egemenlik politikası arasındaki gerilim yeniden öne çıktı. Washington’ın ise Türkiye, İsrail ve Suriye arasında yanlış anlaşılmaları ve olası askeri karşılaşmaları önlemek amacıyla yeni bir çatışmasızlık ve koordinasyon mekanizması oluşturulması için girişimlerde bulunduğu belirtiliyor.

Trump'tan İran'a Sert Mesaj: "Diplomasi Sonuç Vermezse Askeri Operasyona Döneriz" Haber

Trump'tan İran'a Sert Mesaj: "Diplomasi Sonuç Vermezse Askeri Operasyona Döneriz"

ABD ile İran arasındaki gerilim devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump'tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, Tahran yönetimiyle sürdürülen diplomatik temaslara ilişkin yaptığı değerlendirmede, müzakerelerden kısa sürede sonuç alınamaması durumunda askeri seçeneğin yeniden devreye alınabileceğini belirtti. Trump, İran ile görüşmelerin Çin ve Pakistan'ın arabuluculuk girişimleri sonucunda yeniden başladığını ifade ederek, diplomasiye sınırlı bir süre tanıdığını vurguladı. "Diplomasiye çok fazla şans tanımayacağım" ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmeler hakkında yaptığı açıklamada, arabulucuların talebi üzerine müzakere sürecine yeniden fırsat verdiğini söyledi. Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Arabulucuların (Çin ve Pakistan) talebi üzerine İran ile müzakerelere bir şans daha verdim. İran ile derin görüşmeler yürütüyoruz. Kısa sürede başarılı olunmazsa geniş çaplı askeri harekâta geri döneceğiz. Diplomasiye çok fazla şans tanımayacağım." Trump'ın açıklamaları, Washington yönetiminin diplomatik süreci tamamen kapatmadığını ancak askeri seçeneği de masada tuttuğunu gösterdi. Çin ve Pakistan devrede Trump'ın açıklamasına göre, İran ile ABD arasındaki temasların yeniden başlamasında Çin ve Pakistan'ın girişimleri etkili oldu. Taraflar arasında kapsamlı görüşmelerin sürdüğü belirtilirken, ABD yönetiminin özellikle kısa vadede somut ilerleme beklediği ifade edildi. Diplomatik temasların hangi başlıklar üzerinden yürütüldüğüne ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmazken, görüşmelerin bölgesel güvenlik, askeri gerilim ve İran'ın nükleer faaliyetleri çerçevesinde şekillendiği değerlendiriliyor. ABD-İran gerilimi yeniden yükseldi ABD ile İran arasındaki ilişkiler, son dönemde karşılıklı askeri hamlelerle yeniden kritik bir noktaya taşındı. Daha önce taraflar arasında sağlanan nükleer ve barış mutabakatı, yaşanan saldırılar ve karşılıklı suçlamaların ardından fiilen askıya alınmıştı. Washington yönetiminin İran'daki bazı askeri hedeflere yönelik hava saldırıları gerçekleştirmesinin ardından Tahran yönetimi de sert karşılık vermişti. İran, bölgedeki stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kapatılması yönünde karar alırken, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına yönelik saldırılar gerçekleştirmişti. İran'dan ABD üslerine saldırı İran tarafından gerçekleştirilen saldırılarda, Kuveyt, Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan ABD askeri üslerinin hedef alındığı bildirilmişti. Saldırılarda füze sistemleri ve kamikaze insansız hava araçlarının kullanıldığı belirtilirken, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesinden endişe edilmişti. ABD yönetimi ise İran'ın bölgesel faaliyetlerine karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu açıklamıştı. Bölgesel kriz endişesi büyüyor Uzmanlar, ABD ve İran arasında yaşanabilecek yeni bir askeri çatışmanın yalnızca iki ülkeyi değil, Orta Doğu genelindeki güvenlik dengelerini etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olması nedeniyle, bölgede yaşanacak yeni bir kriz petrol fiyatları ve uluslararası ticaret üzerinde de etkili olabilir. Diplomatik sürecin başarısız olması halinde Washington'ın nasıl bir adım atacağı ve İran'ın buna nasıl karşılık vereceği önümüzdeki günlerde yakından takip edilecek. Gözler yeni görüşmelerde Trump'ın açıklamalarının ardından ABD ile İran arasındaki diplomatik temasların geleceği merak konusu oldu. Washington yönetimi hızlı sonuç alınmasını isterken, Tahran'ın müzakerelerde hangi şartları öne süreceği henüz netlik kazanmadı. Uluslararası kamuoyu ise olası bir askeri operasyonun önlenmesi için diplomatik girişimlerin sonuç vermesini bekliyor.

ABD, İran'ın saldırılarında öldürülen 3'üncü askerinin kimliğini açıkladı Haber

ABD, İran'ın saldırılarında öldürülen 3'üncü askerinin kimliğini açıkladı

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran'ın Ortadoğu'daki ABD üslerine yönelik saldırılarında yaşamını yitiren üçüncü Amerikan askerinin kimliğini kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamaya göre, hayatını kaybeden askerin Kuzey Carolina eyaletinden 30 yaşındaki Çavuş Michael Emmanuel Swinton olduğu bildirildi. Harir Üssü'ne düzenlenen saldırıda yaşamını yitirdi Pentagon'un verdiği bilgilere göre Swinton, pazar günü Irak'ın Erbil vilayetine bağlı Soran ilçesinde bulunan Harir Askeri Üssü'ne düzenlenen saldırıda hayatını kaybetti. Yetkililer, askerin ölümüne ilişkin ayrıntılı koşullar hakkında ise bilgi paylaşmadı. Aynı saldırıda görev yapan bir ABD askerinin de hafif yaralandığı ve tedavisinin sürdüğü açıklandı. Hava savunma birliğinde görev yapıyordu Pentagon kayıtlarına göre Michael Emmanuel Swinton, Kuzey Carolina'daki Fort Bragg Üssü'nde konuşlu 108. Hava Savunma Topçu Tugayı'na bağlı 55. Hava Savunma Topçu Alayı'nın 2. Taburu D Bataryası'nda görev yapıyordu. Savunma Bakanlığı, Swinton'ın ailesine gerekli bilgilendirmenin yapıldığını belirterek, olayla ilgili incelemelerin sürdüğünü kaydetti. Ürdün'deki saldırıda da iki asker ölmüştü Pentagon daha önce, Ürdün'deki ABD üssüne düzenlenen saldırıda yaşamını yitiren iki Amerikan askerinin kimliklerini de açıklamıştı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 17 Temmuz'da Ürdün'deki üsse düzenlenen saldırıda iki askerin hayatını kaybettiğini, bir askerin ise kaybolduğunu duyurmuştu. Daha sonra Pentagon, yaşamını yitiren askerlerin kimliklerinin tespit edildiğini ve olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini bildirmişti. ABD'nin kayıpları 17'ye yükseldi CENTCOM ayrıca, 18 Temmuz'da Irak'ta İran'a ait bir insansız hava aracından (İHA) kalan patlamamış mühimmatın kontrollü şekilde imha edilmesi sırasında bir ABD askerinin hayatını kaybettiğini açıklamıştı. Böylece ABD ve İsrail'in şubat ayında İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalarda hayatını kaybettiği açıklanan Amerikan askerlerinin sayısı 17'ye yükseldi. Bölgede gerilim sürerken, Washington yönetimi hem Irak hem de Ürdün'deki saldırılara ilişkin soruşturmaların devam ettiğini ve güvenlik önlemlerinin artırıldığını belirtiyor.

İran: ABD'nin teklifini düşünüyoruz Haber

İran: ABD'nin teklifini düşünüyoruz

Körfez’de gerilim yeniden yükselişe geçti. ABD ile İran arasında devam eden kriz, bu kez Birleşik Arap Emirlikleri’nin de dahil olmasıyla daha da büyüdü. Bölgedeki karşılıklı saldırı ve açıklamalar, Ortadoğu’daki ateşkes sürecini yeniden belirsizliğe sürüklerken, taraflardan peş peşe dikkat çeken hamleler geldi. İran: ABD'nin teklifini hala düşünüyoruz İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD’nin sunduğu 14 maddelik mutabakat teklifine ilişkin açıklama yaptı. Teklifin halen değerlendirme aşamasında olduğunu belirten Erakçii, “Verdiğimiz yanıt hala değerlendirme aşamasındadır ve nihai sonuca ulaşıldığında bunu açıklayacağız.” dedi. “Ateşkes durumundayız” Erakçi, bölgede devam eden gerilimle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. İran güçlerinin yüksek alarm seviyesinde olduğunu söyleyen Erakçii, “Ateşkes durumundayız ve güçlerimiz en üst düzey hazırlık halinde olup gelişmeleri dikkatle izliyoruz.” ifadelerini kullandı. İran Dışişleri Bakanı, dün gece İran’a yönelik düzenlenen ABD saldırılarına da tepki gösterdi. Erakçi, “Yaşananlar, uluslararası hukukun açık bir ihlali ve ateşkesin ihlaliydi.” dedi. “Güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz” İran’ın saldırılara karşılık verdiğini belirten Erakçi, “Güçlerimiz düşmana güçlü bir darbe vurdu ve ihtiyaç duyulması halinde herhangi bir saldırıya veya yeni bir maceraya güçlü bir şekilde karşılık vereceğiz.” ifadelerini kullandı. İran el koyduğu gemiye Hamaney fotoğrafı astı Öte yandan İran Devrim Muhafızları Donanması, el koyduğu İsrail bağlantılı konteyner gemisinin görüntülerini ilk kez dünya ile paylaştı. Görüntülerdeki gemi, "Francesca" isimli dev yük gemisi.Fars Haber Ajansı tarafından servis edilen kayıtlarda, geminin şu an dünyanın en kritik enerji ve ticaret rotası olan Hürmüz Boğazı yakınlarında demirli olduğu görülüyor. İranlı askerler, el koydukları İsrail bağlantılı geminin kamaralarına ve duyuru panolarına İranlı liderlerin fotoğraflarını asmış durumda. Bu hamle, Tahran yönetiminin denizlerde yürüttüğü psikolojik savaşın en net kanıtlarından biri. Hürmüz Boğazı’nda gerilim yeniden tırmandı Ortadoğu’da ateşkes süreci yeni bir krizle karşı karşıya kaldı. İran ordusu, ABD güçlerinin kıyı sularında bir İran petrol tankerini ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Füceyre Limanı yakınlarında ikinci bir gemiyi hedef aldığını açıkladı. İran tarafından yapılan açıklamada, ABD hava saldırılarında İran’ın güneyindeki Bender Hamir, Sirik ve Kiş Adası’ndaki sivil bölgelerin vurulduğu belirtildi. Batı Tahran’da ise hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ifade edildi. “Üç petrol tankeri ablukayı aştı” İran basınında yer alan bilgilere göre, İran bayraklı ve yük taşımayan üç petrol tankeri son iki gün içinde Hürmüz Boğazı’ndaki ABD Donanması ablukasını aşarak İran’a geri döndü. ABD ordusundan açıklama geldi ABD ordusu ise Hürmüz Boğazı’ndaki deniz kuvvetlerinin İran tarafından füze, insansız hava aracı ve sürat tekneleriyle hedef alındığını duyurdu. Açıklamada, “yaklaşan tehditlerin etkisiz hale getirildiği” belirtilirken, ABD güçlerine yönelik saldırılardan sorumlu İran askeri tesislerinin vurulduğu ifade edildi. Trump: Ateşkes devam ediyor ABD Başkanı Donald Trump da yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama yaptı. İran hedeflerine yönelik saldırıları “hafif bir uyarı” olarak nitelendiren Trump, “Ateşkes devam ediyor. Yürürlükte” ifadelerini kullandı. BAE’YE füze ve dron saldırısı Öte yandan Reuters’ın aktardığına göre, Birleşik Arap Emirlikleri’ne İran’dan 2 balistik füze ve 3 dron gönderildi. Saldırılarda 3 kişinin yaralandığı bildirildi. BAE yönetimi sabah saatlerinde İran füzelerini engellemek amacıyla hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıklamıştı. Özet: İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı merkezli gerilim yeniden yükseldi. Taraflar karşılıklı saldırı açıklamaları yaparken, BAE’ye yönelik füze ve dron saldırılarında 3 kişinin yaralandığı bildirildi.

İran bir kargo gemisinin ele geçirilmesine misilleme olarak ABD savaş gemisine saldırdı. Haber

İran bir kargo gemisinin ele geçirilmesine misilleme olarak ABD savaş gemisine saldırdı.

Tasnim haber ajansına göre, İran Silahlı Kuvvetleri Hatem el-Enbiya Merkez Komutanlığı sözcüsü, 19 Nisan'da gerçekleştirilen saldırıların, Tahran'ın ABD tarafından tırmandırılan bir gerilim olarak değerlendirdiği duruma yanıt olarak yapıldığını söyledi. ABD ordusunun ele geçirdiği İran gemisi, Çin'den Umman Körfezi'ne doğru yol alıyordu. "ABD güçleri ateşkesi ihlal ederek Umman açıklarında bir İran ticaret gemisine saldırdı. Geminin navigasyon ekipmanlarını imha ettiler ve gemiye asker konuşlandırdılar; bu, gemiye karşı açık bir eylemdir. İran Silahlı Kuvvetlerinin ABD'nin bu silahlı eylemine kısa süre içinde misilleme yapacağı konusunda uyarıyoruz," diye vurguladı sözcü. Daha önce ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medyada yaptığı açıklamada, "Arap Denizi'nde faaliyet gösteren ABD güçlerinin, İran bayrağı taşıyan bir kargo gemisinin İran limanına ulaşmaya çalışırken deniz ablukası uyguladığını" duyurdu. CENTCOM'a göre, ABD kuvvetleri altı saatlik bir süre boyunca çok sayıda uyarıda bulundu, ancak gemi bu uyarılara uymadı. Bunun üzerine ABD, gemiye ateş açtı. Bu arada, ABD Başkanı Donald Trump, 22 Nisan'da sona erecek olan İran ile ateşkesi uzatmayabileceğini söyledi ve iki taraf anlaşmaya varamazsa yeniden çatışma riski konusunda uyardı. Son gelişmeler, gerilimlerin tırmanması ve ABD ile İran arasındaki müzakerelerin geleceğinin daha da istikrarsızlaşması potansiyeli konusunda endişeleri artırıyor. Tasnim haber ajansının bildirdiğine göre, ABD yakın gelecekte İslamabad'a bir heyet göndereceğini açıklamış olsa da, İran'ın şu anda Pakistan'a görüşmeler için bir heyet gönderme planı bulunmuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.