Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazze

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan ve Carney’den stratejik ortaklık kararı: Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi Haber

Erdoğan ve Carney’den stratejik ortaklık kararı: Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye ve Kanada arasındaki ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltme kararı aldı. Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin yıl sonundan önce başlatılması hedeflenirken, iki ülke arasındaki ticaret hacminin önce 5 milyar, ardından 10 milyar dolara çıkarılması amaçlanıyor. Savunma sanayisi, enerji ve ulaştırma alanlarında da yeni işbirliği adımları atılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Görüşmelerde Türkiye-Kanada ilişkilerinin yanı sıra ticaret, savunma sanayisi, enerji ve ulaştırma alanlarındaki işbirliği fırsatları ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Erdoğan, Carney’i Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını söyledi. İlişkilerin stratejik ortaklık seviyesine çıkarılması kararının ziyaretin en somut sonuçlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, işbirliğinin farklı alanlarda hayata geçirilecek projelerle güçlendirilmesini hedeflediklerini ifade etti. Türkiye-Kanada ticaretinde 10 milyar dolar hedefi Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırımları artırmak amacıyla Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanması konusunda mutabakata varıldığını açıkladı. Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dahil mevcut mekanizmaların daha etkin kullanılacağını belirten Erdoğan, komitenin bir sonraki toplantısının 2027 yılında özel sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirileceğini bildirdi. Türkiye ile Kanada arasındaki mevcut ticaret hacminin yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde olduğunu kaydeden Erdoğan, hedefin önce 5 milyar dolara, ardından 10 milyar dolara ulaşmak olduğunu söyledi. İki ülkenin üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdiğini belirten Erdoğan, Afrika, Latin Amerika, Orta Asya ve Uzak Doğu'da işbirliği imkanları bulunduğunu ifade etti. Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanması planlanan mutabakat zaptının bu alandaki ortak projelere katkı sağlaması bekleniyor. Doğrudan uçuşlar yaklaşık iki katına çıkarılacak Türkiye ile Kanada arasında hava ulaşımının geliştirilmesi konusunda da adım atıldı. Erdoğan, güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması kapsamında iki ülke arasındaki doğrudan uçuşların yaklaşık iki katına çıkarılacağını açıkladı. Ulaştırma alanındaki bu gelişmenin yanı sıra savunma sanayisi ve enerji sektörleri de stratejik ortaklığın öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Savunma sanayisi ve nükleer enerjide işbirliği Erdoğan, Türkiye ve Kanada'nın savunma sanayisi alanında işbirliğinin önemini bilen iki NATO müttefiki olduğunu belirtti. Ortak basın toplantısında, savunma sektörü ortaklıklarına ilişkin mutabakat zaptının imzalandığını duyurdu. Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası'nın da iki ülke arasındaki savunma sanayisi işbirliğine destek sağlamasının beklendiğini ifade etti. Enerji alanında ise madencilik, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), kritik mineraller ve nükleer enerji başlıklarında geniş işbirliği imkanları bulunduğunu söyleyen Erdoğan, iki ülkenin enerji bakanlıkları arasında kabul edilen ortak bildirinin bu potansiyele işaret ettiğini kaydetti. Carney: Türkiye, NATO'nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip Kanada Başbakanı Mark Carney, Türkiye'nin Kanada açısından önemli bir ortak olduğunu vurgulayarak ülkenin NATO içindeki askeri kapasitesine ve savunma sanayisindeki gelişimine dikkat çekti. Türkiye'nin NATO'nun ikinci büyük silahlı kuvvetlerine sahip olduğunu ve yenilikçi savunma sanayisiyle öne çıktığını belirten Carney, iki ülke arasındaki ticaretin son yıllarda yüzde 50 arttığını söyledi. Ancak mevcut ticaret seviyesinin potansiyelin küçük bir bölümünü yansıttığını ifade etti. Carney, yeni savunma sanayisi işbirliği anlaşmasının Türk ve Kanadalı şirketleri bir araya getirmesini, istihdamı artırmasını ve yeni ihracat fırsatları oluşturmasını beklediklerini dile getirdi. Türkiye'nin G20 ve NATO içindeki konumuna da değinen Carney, iki ülkenin güvenlik, enerji ve uluslararası sorunların çözümü gibi alanlarda birlikte yapabileceği çok şey bulunduğunu söyledi. Gazze ve Ukrayna gündemdeydi Erdoğan, görüşmelerde Gazze, Ukrayna ve Körfez bölgesi başta olmak üzere bölgesel gelişmelerin de değerlendirildiğini bildirdi. Ukrayna ve Körfez'de kalıcı barışa ulaşılması için diplomatik yöntemlerin öncelik taşıdığını belirtti. Gazze konusunda ise Kanada'nın bazı müttefikleriyle birlikte İsrail'in yerleşim politikalarına yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükümetinin ihlallerini caydırma açısından isabetli bulduklarını ifade etti. Carney de Türkiye'nin Gazze'den Ukrayna'ya, İran'dan Orta Doğu'ya kadar farklı bölgelerde önemli roller üstlendiğini söyledi. Konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü anan Carney, Türkiye-Kanada ortaklığının gelecek nesiller boyunca güçlenerek sürmesini temenni etti. Türkiye ile Kanada arasında üç anlaşma imzalandı Görüşmeler kapsamında savunma sanayisi, hava ulaşımı ve enerji alanlarında üç ayrı belge imzalandı. Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı: Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Hava Ulaştırma Antlaşması: Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand tarafından imzalandı. Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Kanada Enerji Bakanı Tim Hodgson tarafından imzalandı. Erdoğan, Carney'e teşekkür ederek iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başladığını söyledi. Kanada'ya yapacağı ilk ziyarette iş insanlarını bir araya getirerek ekonomik işbirliğini geliştirmeye yönelik adımlar atmayı hedeflediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamboçya ile 1 milyar dolarlık ticaret hedefleniyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamboçya ile 1 milyar dolarlık ticaret hedefleniyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Kamboçya’yı Güneydoğu Asya’da önemli bir ortak olarak gördüklerini belirten Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerin son yıllarda hızla geliştiğini ifade etti. Görüşmelerde ikili ilişkilerin kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Erdoğan, 2018 yılında dönemin Kamboçya Başbakanı Hun Sen ile belirlenen 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için çalışmaların sürdüğünü bildirdi. SAVUNMA SANAYİSİ VE YATIRIM İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMDE Türkiye-Kamboçya İş Forumu’nun iki ülkenin iş dünyası arasındaki ilişkileri güçlendirmesini temenni eden Erdoğan, ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayisi, enerji, eğitim ve kültür alanlarında iş birliğinin değerlendirildiğini söyledi. Kamboçya’nın Türk savunma sanayisi ürünlerine gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten Erdoğan, “Bu alanda ciddi bir potansiyele sahibiz. Kendileriyle işbirliğimizi inşallah geliştireceğiz” dedi. Erdoğan ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ile Yunus Emre Enstitüsü’nün Kamboçya’daki çalışmalarının iki halk arasındaki ilişkileri güçlendirdiğini, Türkiye Bursları programıyla da Kamboçyalı öğrencilere eğitim desteği sağlandığını kaydetti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kamboçya Başbakanı Hun Manet ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: “Özellikle son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya'yı, Güneydoğu Asya bölgesinde önemli bir ortağımız olarak görüyorum. Sayın Başbakanla ikili ve heyetler arası görüşmelerimizde ilişkilerimizi etraflıca değerlendirdik. 2018 yılında dönemin başbakanı olarak ülkemizi ziyaret eden Sayın Hun Sen'le ticaretimizi 1 milyar dolara çıkarmayı kararlaştırmıştık. Bu hedefe ulaşmak için çabalarımız halen devam ediyor. Bu sabah gerçekleştirilen Türkiye-Kamboçya İş Forumu'nun iş çevrelerimiz arasındaki temasların güçlenmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Sayın Başbakanla ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayi, enerji, eğitim ve kültür alanlarındaki işbirliğimizi istişare ettik. Kamboçya'nın savunma sanayi ürünlerimize yönelik ilgisinden memnunuz. Bu alanda ciddi bir potansiyele sahibiz. Kendileriyle işbirliğimizi inşallah geliştireceğiz. TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü'nün Kamboçya'da gerçekleştirdiği projeler, beşeri münasebetlerimizin ilerlemesine büyük katkılar sağlıyor. Türkiye bursları programıyla Kamboçyalı öğrencilerin eğitimine destek oluyoruz." — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 16, 2026 GAZZE VE BÖLGESEL BARIŞ MESAJI İki ülke arasındaki iş birliğinin küresel barış ve istikrara da katkı sunduğunu ifade eden Erdoğan, Kamboçya’nın Gazze Barış Kurulu’na kurucu üye olarak katılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Erdoğan, Filistin’de iki devletli çözüm temelindeki çalışmalara verilen desteğin devam etmesini beklediklerini söyledi. Kamboçya ile Tayland arasında yaşanan sınır anlaşmazlığına da değinen Erdoğan, sorunun uluslararası hukuk çerçevesinde, diyalog ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini temenni ettiklerini dile getirdi. ÇATIŞMALARDAN ETKİLENEN 3 BİNDEN FAZLA KİŞİYE YARDIM Bölgedeki çatışmalardan etkilenen sivillere yönelik insani yardımların sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kamboçya makamlarıyla iş birliği içerisinde bugüne kadar 3 bini aşkın kişiye yardım ulaştırıldığını açıkladı. Erdoğan, ihtiyaç sahiplerine yönelik insani yardımların önümüzdeki süreçte de devam edeceğini ifade etti.

Ömer Çelik’ten İsrailli Bakan Katz’a tepki: Türkiye hiçbir tehdide boyun eğmeyecek Haber

Ömer Çelik’ten İsrailli Bakan Katz’a tepki: Türkiye hiçbir tehdide boyun eğmeyecek

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’yi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Çelik, Türkiye’nin tehdit, provokasyon ve şantaja boyun eğmeyeceğini belirterek Filistin halkının haklarını ve bölgede kalıcı barışı savunmayı sürdüreceklerini söyledi. Ömer Çelik’ten İsrail yönetimine tepki Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’ye yönelik ifadelerini eleştirdi. Çelik, söz konusu açıklamaların İsrail yönetiminin siyasi çaresizliğini ve tükenmişliğini gösterdiğini savundu. İsrail hükümetinin iç siyasette yaşadığı sorunları Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alarak örtbas etmeye çalıştığını öne süren Çelik, Türkiye’ye yönelik ithamların İsrail’in Gazze’deki politikalarını ve bölgedeki saldırgan tutumunu gizleyemeyeceğini ifade etti. “Barış ve ateşkes müzakerelerinde yer alanları tehdit ediyor” Çelik, Katz’ın barış ve ateşkes müzakerelerinde sorumluluk alan aktörlere yönelik ölüm tehditleri içeren açıklamalarına da tepki gösterdi. Bu ifadelerin uluslararası hukuk, insan hakları ve küresel vicdanın hiçe sayıldığını ortaya koyduğunu savundu. “Türkiye, Filistin halkının haklarını savunmayı sürdürecek” Türkiye’nin dış politika tutumuna da değinen Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin hiçbir tehdide, provokasyona ve şantaja boyun eğmeyeceğini belirtti. Çelik, Türkiye’nin Filistin halkının meşru haklarını savunmaya ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için çaba göstermeye devam edeceğini kaydetti. Ne Olmuştu ? İsrail'in Savunma Bakanı Yisrael Katz, X sosyal medya hesabından alçakça Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef aldı. Ankara'nın Hamas'a verdiği desteği hazmedemeyen siyonist bakan Katz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hamas'a kırmızı halı serdiğini öne sürdü. İsrailli bakan ayrıca Hamas'ın Siyasi Büro Başkanlığına seçilen Halil el-Hayya'yı skandal ifadelerle tehdit ederek, "Gazze'de Hamas liderlerini ortadan kaldırdık. El-Hayya'nın da sırası gelecek ve o da (Şehit edilen eski Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail) Haniye ile arkadaşlarının yanına, cehennemin derinliklerine gönderilecek."ifadelerini kullandı. Katz, ifadelerini Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hamas liderlerini hedef alan provokatif bir görselle de destekledi. Görselde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İsmail Haniye'nin 2024 yılında çekilmiş fotoğrafının yanı sıra, 2026 yılında Halil el-Hayya ile gerçekleştirilen görüşmeye ait kareye de yer verildi. İsrail basınına göre siyonist Katz paylaşımında, Hamas liderlerinin "cehennemde buluşacağı" mesajını verdi.

Deniz Feneri Derneği'nden Gazze açıklaması: "Silahlı örgütlerle bağımız bulunmuyor" Haber

Deniz Feneri Derneği'nden Gazze açıklaması: "Silahlı örgütlerle bağımız bulunmuyor"

Dernek tarafından yapılan açıklamada, bazı İsrail makamları ve medya kuruluşlarında Gazze'deki insani yardım çalışmaları ile Qaisi hakkında çeşitli iddiaların ortaya atıldığı belirtildi. Deniz Feneri Derneği, son günlerde Gazze'deki faaliyetleri ve derneğin saha gönüllülerinden Saqr Nabil Musa Qaisi hakkında gündeme getirilen iddialara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Basın Bülteni 06.10.2026 KAMUOYUNA DUYURU Son günlerde bazı İsrail makamları ve medya kuruluşlarında, Gazze’de yürüttüğümüz insani yardım faaliyetleri ve Derneğimizin Gazze saha gönüllülerinden, geçtiğimiz gün İsrail’in füze saldırısı sonucu şehit edilen Saqr Nabil Musa Qaisi hakkında çeşitli iddialar gündeme getirilmiştir. Şehit Saqr Nabil Musa Qaisi, Deniz Feneri’nin Gazze’deki faaliyetlerine katkı veren beş yüzü aşan gönüllülerinden biridir. Kendisi Derneğimiz bünyesinde yönetici, direktör, koordinatör veya karar alıcı bir pozisyonda bulunmamıştır. Deniz Feneri Derneği’nin herhangi bir silahlı örgütle, terör örgütüyle veya siyasi-askeri yapılanmayla kurumsal, mali ya da operasyonel bir bağı bulunmamaktadır. Derneğimizin Gazze’deki faaliyetlerinin tek amacı, savaş ve ağır insani kriz şartları altında ihtiyaç sahibi sivillere yardım ulaştırmaktır. Üç yılı aşkın süredir Den iz Feneri olarak Gazze’de aralıksız şekilde insani yardım faaliyetleri yürütüyoruz. Bu kapsamda; 11 aşevi aracılığıyla her gün yaklaşık 25 bin sıcak yemek, Her gün yaklaşık 75 bin kişiye içme suyu, El Vefa Hastanesi’nde aylık 5 binden fazla kişiye sağlık desteği ve 30’dan fazla ameliyata destek, Açtığımız çadır okullarla 15 bin öğrenci kapasitesine yönelik eğitim çalışmaları, Ekmek, gıda, sebze, hijyen ve kıyafet yardımları, Binlerce kişiye nakdi yardım, Barınma, çadır, battaniye, bot ve kışlık kıyafet desteği, Su kuyuları ve su şebekeleriyle yüz binlerce kişiye ulaşan çalışmalar, Sağlık tesisleri, eğitim kurumları ve kamp altyapılarına yönelik destekler başta olmak üzere çok sayıda yardım faaliyeti gerçekleştirdik. Bu çalışmaların tamamında önceliğimiz, ihtiyaç sahibi insanlara ulaşmak ve insani yardımın kesintisiz şekilde sürmesini sağlamaktır. Gazze’de yaşanan ağır insani şartlar karşısında, yardım faaliyetlerimizin İsrail tarafından kasıtlı engellenmesine yönelik gayret içerisinde olduğu açıkça ortadadır. Kurumumuz, faaliyetlerini mevzuata ve uluslararası insani yardım ilkelerine riayet ederek sürdürmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından, Derneğimizin Gazze’deki faaliyetlerinin ve gönüllülerimizin görevlerinin insani yardım ilkelerine uygun bir şekilde yürütüldüğünü ifade etmek istiyoruz. İsrail makamlarının Deniz Feneri Derneği’ni suçlayıcı iddiaları tümüyle asılsızdır. Yardım gönüllüsü olarak Deniz Feneri aşevinde görev yaparken şehit olan kardeşimizle ilgili iddia tamamen asılsızdır. İsrail’in tek amacı, zor şartlarda hayata tutunmaya çalışan Gazzelilere yapılan insani yardım çalışmalarını engellemektir. Deniz Feneri Derneği olarak, bundan sonra da Gazze’de ihtiyaç sahi bi insanlara yönelik insani yardım çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Yaşanan tüm zorluklara ve yardım faaliyetlerinin önüne çıkabilecek engellere rağmen, ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. DENİZ FENERİ DERNEĞİ

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Türkiye-Ürdün ticaret hacmi 5 milyar doları aşmalı Haber

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay: Türkiye-Ürdün ticaret hacmi 5 milyar doları aşmalı

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdünlü heyetle görüşmesinde ekonomik, ticari, savunma ve enerji alanlarında iş birliğinin artırılmasını vurguladı. ANKARA (İGFA) - TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, Ürdün Senatosu Ürdün-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yasin El Husban ve beraberindeki heyetle TBMM’de bir araya geldi. Görüşmeye Dışişleri Komisyonu üyesi milletvekilleri de katıldı. Oktay, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2 milyar doları aştığını, hedeflerinin 3 milyar dolar, daha sonra ise 5 milyar doların üzerine çıkmak olduğunu söyledi. SERBEST TİCARET VE SAVUNMA SANAYİİ VURGUSU Görüşmede, Serbest Ticaret Anlaşması’nın yeniden yürürlüğe konulması, askeri savunma sanayii iş birliğinin güçlendirilmesi ve turizm alanında ortak çalışmalar yapılmasının önemine dikkat çekildi. Oktay, Amman uçuşlarının yeniden başlatılmasının turizm potansiyeline katkı sağlayacağını ifade etti. ENERJİ ALANINDA SOMUT PROJELER HEDEFLENİYOR Enerji başlığında da değerlendirmelerde bulunan Oktay, Ürdün ile özellikle yenilenebilir enerji alanında olmak üzere enerji arz güvenliğini güçlendirecek somut projeler geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Ürdün’ün Suriye ve Filistin açısından önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Oktay, Gazze’de yaşananların yanı sıra Batı Şeria’daki işgal politikalarının da kabul edilemez olduğunu söyledi. İsrail saldırganlığının durdurulmasının önemine işaret eden Oktay, ABD’nin İsrail’in politikalarına destek vermemesi gerektiğini ifade etti. HUSBAN: “ERDOĞAN’IN BM KONUŞMASI GÖNÜLLERDE TAHT KURDU” Ürdün Senatosu Ürdün-Türkiye Dostluk Grubu Başkanı Yasin El Husban ise iki ülkenin birçok insani konuda ve kriz dönemlerinde birbirine yakın durduğunu belirtti. Husban, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasının İslam dünyasında büyük karşılık bulduğunu söyledi.

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum”

ABD Başkanı Donald Trump, TIME dergisine verdiği röportajda İran savaşı, Hürmüz Boğazı, İsrail, Gazze, Venezuela ve Suudi Arabistan’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’la “gerçek bir anlaşma” istediklerini söyleyen Trump, çatışmanın başlangıcında öngördüğü süreden daha uzun sürmesine rağmen operasyonları durdurmak yerine “daha ileri gitmeye karar verdiğini” ifade etti. Trump: “Daha ileri gitmeye karar verdim” Trump, 28 Eylül’de Beyaz Saray’da TIME dergisine verdiği röportajda, şubat ayında başlayan İran savaşının 7’nci ayına girmesine ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, savaşın başlangıcında operasyonların 6 ila 8 hafta süreceğini söylediğini hatırlatarak, İran’ın nükleer tesislerine yönelik saldırıların ardından operasyonları sonlandırabileceğini ancak bunu tercih etmediğini belirtti. Trump, İran ile “gerçek bir anlaşma” yapmak istediklerini belirterek, İran’ın nükleer kapasitesinin yeniden ortaya çıkmasını istemediğini söyledi. ABD Başkanı, İran’daki operasyonların sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerinde ise ülkenin nükleer kapasitesinin, donanmasının ve hava kuvvetlerinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini iddia etti. Trump ayrıca İran’a ait 159 geminin imha edildiğini söyledi. Bu rakam ve askeri kayıplara ilişkin ifadeler Trump’ın kendi açıklamaları olarak aktarılıyor. “Hürmüz Boğazı’nı kontrol altına aldık” Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılabileceği yönündeki tehdidin savaş öncesinde gündemde olup olmadığı sorulan Trump, böyle bir ihtimalin her zaman bulunduğunu söyledi. Trump, İran’ın boğazı kapatma tehdidine karşı kendilerinin de askeri müdahale uyarısında bulunduğunu ve sonrasında boğaz üzerinde kontrol sağladıklarını savundu. İran’ın son ateşkes önerisini reddettiğini de belirten Trump, teklifin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını içermesine rağmen kendisi açısından yeterli olmadığını ifade etti. İran’ın önerisi, yedi günlük ateşkes ve boğazın yeniden ticari gemilere açılmasını öngörüyordu. “İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” İran’ı “yok edebileceğini” daha önce söylediğinin hatırlatılması üzerine Trump, bunun mümkün olduğunu ifade etti. Trump, İran’ın yok edilmesinin nasıl barış getireceği sorusuna ise, “İran’ı yok ederek dünyada barış tesis ettik. İran’la hiçbir zaman barış sağlanabileceğini düşünmüyorum” şeklinde yanıt verdi. İran’daki sivil kayıplara ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, İran yönetiminin protestoculara yönelik müdahalelerinde on binlerce kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump’ın verdiği can kaybı rakamları bağımsız bir doğrulama olarak değil, ABD Başkanı’nın röportajdaki beyanı olarak aktarılıyor. “Bombardımanı artırmam mümkün” Trump, ABD’de yapılacak ara seçimlerin ardından İran’a yönelik bombardımanın artırılabileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine bunun mümkün olduğunu söyledi. ABD Başkanı’nın İran’a yönelik açıklamaları, çatışmanın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimlerin sürdüğü bir dönemde geldi. İran tarafı da savaşın yeniden başlaması ihtimaline karşı hazırlıklı olduğunu belirtirken, diplomasiye açık olduğunu açıklamıştı. Venezuela’da seçim için “henüz erken” Trump, Venezuela konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez ile iyi ilişkileri olduğunu söyleyen Trump, ülkede petrol üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalardan söz etti. Venezuela’da seçim yapılmasını isteyip istemedikleri sorusuna ise Trump, seçimlerin yapılması gerektiğini ancak mevcut koşullarda bunun için “henüz erken” olduğunu söyledi. Gazze ve Hamas açıklaması Gazze’de oluşturulması planlanan “Barış Kurulu” ve Hamas’ın silah bırakması konusunda ne yapılacağı sorulan Trump, bu konuda gerekli kararı daha sonra vereceğini söyledi. Trump, bölgedeki gelişmeler konusunda nihai kararların ABD yönetimi tarafından değerlendirileceğini ifade etti. Netanyahu’ya ilişkin iddialara yanıt İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 7 Ekim 2023 saldırısından önce olası bir saldırı konusunda uyarıldığı yönündeki iddialar da Trump’a soruldu. Trump, söz konusu iddiayı ilk kez duyduğunu belirterek Netanyahu’nun böyle bir saldırıyı önceden bilmesi halinde gerekli önlemleri alacağını düşündüğünü söyledi. İsrail'de Netanyahu'nun yeniden seçilmesini isteyip istemediği sorusuna ise Trump, artık siyasete karışmadığını söyledi. Netanyahu karşısındaki muhtemel rakiplerden eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot hakkında ise “kötü şeyler duymadım” değerlendirmesinde bulundu. Trump ayrıca Netanyahu’yu hafife almamak gerektiğini ifade etti. “Suudi Arabistan’ı koruyorum” ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine ilişkin soruyu da yanıtlayan Trump, ilişkilerin iyi olduğunu söyledi. Trump, Suudi Arabistan için çok şey yaptığını ve ülkeyi koruduğunu belirterek, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile ilişkilerinin de iyi olduğunu ifade etti. ABD Başkanı, Suudi Arabistan ve İsrail’in kendi başkanlığı döneminde korunmasına ilişkin güçlü ifadeler kullanırken, bölgedeki güvenlik politikalarının Washington açısından önemini vurguladı.

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir” Haber

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen Valday Tartışma Kulübü toplantısında Avrupa ile ilişkiler, Kaliningrad, Ukrayna’daki savaş, Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılar ve Gazze konusunda açıklamalarda bulundu. Putin, Rusya’nın Avrupa’ya saldırma planı olmadığını savunurken, Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı olması halinde Moskova’nın sahip olduğu tüm silahların kullanımının gündeme geleceğini söyledi. “Kimseyi tehdit etmiyoruz” Vladimir Putin, Uluslararası Valday Tartışma Kulübü’nün yıllık toplantısında yaptığı konuşmada Rusya’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir saldırı hazırlığında olmadığını söyledi. Kaliningrad bölgesine ilişkin Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaları desteklediğini belirten Putin, Moskova’nın herhangi bir ülkeyi tehdit etmediğini savundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları ile çeşitli ülkelere gönderilen mektupların, Putin’in ifadesiyle, “gözdağı vermek” amacı taşımadığını, Rusya’ya yönelik tehdit olarak gördükleri girişimlere yanıt niteliğinde olduğunu söyledi. Putin, Kaliningrad dahil olmak üzere Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı gerçekleşmesi halinde ülkenin elindeki tüm silahların kullanılması konusunun “kaçınılmaz olarak ve derhal” gündeme geleceğini ifade etti. Avrupa ülkelerini suçladı Avrupalı siyasi liderlerin vatandaşlarını Rusya ile tehlikeli bir çatışmanın eşiğine sürüklediğini öne süren Putin, Moskova’nın saldırı planlamadığını yineledi. Rusya’nın 2029, 2030 veya 2050 yılı için Avrupa’ya yönelik bir saldırı planı bulunmadığını söyleyen Putin, buna karşın ülkesinin saldırıya uğraması halinde karşılık vereceğini belirtti. Putin ayrıca Baltık Denizi'ndeki askeri tatbikatlar ile Rus gemilerine yönelik alıkoyma girişimlerini gerilimi artıran gelişmeler olarak değerlendirdi. Rusya'nın askeri kapasitesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Putin, ülkesinin sahip olduğu bazı silah sistemlerinin diğer ülkelerde bulunmadığını ve bunun Moskova açısından bir avantaj olduğunu söyledi. Rafineri saldırıları ve petrol sevkiyatı Putin, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ekonomik zarar verme amacı taşıdığını ileri sürdü. Rusya'nın bu saldırılara karşılık verdiğini ve Ukrayna ekonomisi açısından önemli olduğunu belirttiği tesisleri hedef almaya başladığını söyleyen Putin, süreci Rusya'nın başlatmadığını savundu. Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırılara da değinen Putin, bazı gemilerde askeri yük bulunduğunu iddia etti. Ukrayna'nın Rus tankerlerine ve sivil yük taşıyan gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini belirten Putin, 100'den fazla geminin zarar gördüğünü söyledi. Rusya'da rafineri saldırılarının sona ermesi halinde dizel yakıt üretiminin artabileceğini belirten Putin, Batılı yaptırımlar nedeniyle Rus petrol ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılmasının önünde çeşitli engeller bulunduğunu ifade etti. Putin, yaptırımlar, sigorta kısıtlamaları ve artan navlun maliyetlerinin Rus petrol ürünlerinin ihracatını zorlaştırdığını belirterek, deniz taşımacılığında serbest seyrüsefer ve uluslararası deniz hukuku kurallarının korunmasından yana olduklarını söyledi. Gazze için “Filistin devleti” vurgusu Putin konuşmasında Gazze'deki gelişmelere de değindi. Filistin meselesinin en hassas insani sorunlardan biri olduğunu belirten Putin, Rusya'nın Filistin konusundaki tutumunun uzun süredir bilindiğini söyledi. Rus lider, kalıcı bir çözüm aranırken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu tarafından daha önce kabul edilen kararların temel alınması gerektiğini savundu. Putin, tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulmasını uzun vadeli çözümün temel unsuru olarak nitelendirdi. İstanbul müzakerelerini hatırlattı Putin, Rusya ile Ukrayna arasında 2022'de İstanbul'da gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İstanbul görüşmelerinde tarafların belirli konularda anlaşmaya vardığını savunan Putin, Ukrayna heyetinin başkanının üzerinde mutabık kalınan metinleri parafladığını söyledi. Putin, bunun Ukrayna tarafının söz konusu düzenlemeleri genel olarak kabul ettiği anlamına geldiğini öne sürdü. Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna'nın söz konusu mutabakatlardan Batılı ortaklarının tavsiyesi üzerine vazgeçtiğini iddia etti. Putin ayrıca Ukrayna tarafının, İstanbul'daki mutabakatların uygulanması halinde savaşın daha önce sona erebileceğini sonradan kabul ettiğini ileri sürdü. Putin’in İstanbul görüşmelerine ilişkin bu değerlendirmeleri, Rusya’nın 2022 müzakerelerinin savaşın sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğu yönündeki uzun süredir devam eden resmi anlatımının bir parçası olarak öne çıktı.

Bin Selman’dan Gazze ve bölgesel güvenlik mesajı: “Saldırılar Körfez’in bölünmez bütün olduğunu gösterdi” Haber

Bin Selman’dan Gazze ve bölgesel güvenlik mesajı: “Saldırılar Körfez’in bölünmez bütün olduğunu gösterdi”

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’daki Şura Konseyi’nin 9’uncu dönem açılışında yaptığı konuşmada bölgesel güvenlik, Yemen ve Gazze’ye ilişkin mesajlar verdi. Bin Selman, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerine yönelik saldırıların Körfez’in güvenlik ve istikrarının birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ortaya koyduğunu söyledi. Körfez güvenliğine vurgu Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Kral Selman bin Abdulaziz Al Suud adına Riyad’daki Şura Konseyi’nin 9’uncu döneminin 3’üncü çalışma yılının açılışında konuştu. Ülkesinin yanında duran dost ve kardeş ülkelerin bölgesel güvenlik ile istikrara yaptığı katkıları takdir ettiklerini belirten Bin Selman, bölgedeki gerilimlerin azaltılması ve güvenlik iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. KİK ülkelerini hedef alan saldırıların Körfez güvenliğinin ortak bir bütün olduğunu gösterdiğini söyleyen Bin Selman, bölge ülkeleriyle güvenlik alanında iş birliğinin ve ekonomik entegrasyonun geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması mesajı Bin Selman, bölgesel istikrarın güçlendirilmesine yönelik ortak çabalar kapsamında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kurulduğunu açıkladı. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasındaki anlaşmanın bölgedeki güvenlik ve istikrarı desteklemeye yönelik ortak çalışmaların bir sonucu olduğunu belirten Bin Selman, savunma alanındaki koordinasyonun artırılmasına yönelik adımların sürdüğünü kaydetti. Yemen’e destek mesajı Konuşmasında Yemen’e de değinen Bin Selman, Suudi Arabistan’ın Yemen hükümetine yönelik desteğinin devam edeceğini bildirdi. Veliaht Prens, Yemen’de istikrarın yeniden sağlanması ve ülkenin tamamında meşru hükümetin otoritesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca Husilerin saldırılarına karşı Yemen hükümetine destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi. Gazze’deki saldırılara tepki Bin Selman, İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere yönelik saldırılarını da gündeme getirdi. Suudi Arabistan’ın Gazze’deki saldırıları ve Mescid-i Aksa’ya yönelik ihlalleri en sert şekilde kınadığını belirten Bin Selman, uluslararası topluma ve özellikle Gazze için oluşturulan Barış Konseyi’ne çağrıda bulundu. Veliaht Prens, kalıcı bir siyasi çözüme ulaşılması için uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın Filistinlilerin meşru haklarına ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik desteğinin devam edeceğini ifade etti. Deniz güvenliği için yeni girişim Bin Selman ayrıca uluslararası deniz yollarındaki güvenliğin korunmasının önemine dikkat çekti. Suudi Arabistan’ın deniz güvenliğini güçlendirmek amacıyla çok uluslu bir deniz savunma koalisyonu oluşturulmasına yönelik girişim başlattığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kardeşliği gözler önüne seren müstesna bir örnek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kardeşliği gözler önüne seren müstesna bir örnek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Konyaspor ile Filistin Millî Futbol Takımı arasında Konya’da oynanan dostluk maçına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, karşılaşmanın Türkiye ile Filistin arasındaki “kardeşliği, dayanışmayı ve gönül birlikteliğini” ortaya koyan anlamlı bir etkinlik olduğunu belirterek, maç için Türkiye’ye gelen Filistinli futbolculara ve Filistin halkına selamlarını iletti. “42 BİN KİŞİLİK STADIMIZI DOLDURAN KONYALI KARDEŞLERİME TEŞEKKÜR EDİYORUM” Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında Konya’daki stadyumu dolduran taraftarlara da teşekkür etti. Erdoğan, Konyalıların Filistin Millî Futbol Takımı’nı destekleyerek Filistin’e yönelik dayanışmalarını gösterdiğini ifade etti. Erdoğan, paylaşımında Filistin ve Gazze’de yaşananlara dikkat çekerek, Konyalıların stadyumda gösterdiği desteğin bu gelişmeleri yeniden gündeme taşıdığını savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Filistinliler ve Gazzelilerle dayanışmasını sürdüreceğini belirterek, “Türkiye olarak Filistinli, Gazzeli kardeşlerimizle bir ve beraber olmaya, onların hakkını uluslararası alanda savunmaya, dayanışmamızı güçlü bir şekilde göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Karşılaşma, Konyaspor ile Filistin Millî Futbol Takımı arasında dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı bir organizasyon olarak gerçekleştirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.