Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gazeteciler

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gazeteciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazeteciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump’tan medyaya gözdağı, Savaş bilgilerini sızdıranlara soruşturma’ açılacak Haber

Trump’tan medyaya gözdağı, Savaş bilgilerini sızdıranlara soruşturma’ açılacak

ABD medyasına göre Trump, Pentagon ve Beyaz Saray’a ait gizli savaş bilgilerini yayımladıkları gerekçesiyle bazı gazeteciler hakkında sert adımlar atılmasını istedi ve bu kapsamda telefonlara ve iletişim kayıtlarına el konulmasını talep etti. Yetkililer, söz konusu bilgilerin “ulusal güvenlik sırları” olduğunu savundu. Wall Street Journal’ın aktardığına göre, ABD Adalet Bakanlığı Vekili Todd Blanche, medya kaynaklarının ortaya çıkarılması için tüm yasal yolların kullanılacağına dair güvence verdi. Trump’tan İran savaşına ilişkin rahatsızlık Trump’ın öfkesinin, 23 Şubat’ta yayımlanan bir haber sonrası arttığı belirtildi. Haberde, ABD’li General Dan Caine’in Trump’ı İran ile savaşın uzun süreceği ve ciddi riskler taşıdığı konusunda uyardığı, ancak Trump’ın bu uyarıdan sadece beş gün sonra operasyonları başlattığı iddia edildi. “Savaş odası” bilgileri ve New York Times gerilimi Beyaz Saray kaynaklarına göre Trump özellikle New York Times gazetesine tepki gösteriyor. Gazetenin 7 Nisan’da yayımladığı bir haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Trump’ı İran’a yönelik saldırılara ikna etmeye çalıştığı ve ABD istihbaratının “rejim değişikliği” planlarına şüpheyle yaklaştığı iddia edilmişti. Gazetecilere gözaltı tehdidi Trump, bir basın toplantısında gazetecilere açık şekilde tehditte bulunarak, “Gidip medya şirketlerine şunu söyleyeceğiz: Bu ulusal güvenlik meselesi. Ya kaynaklarınızı açıklarsınız ya da hapse girersiniz” ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı da bu açıklamalara destek vererek gerekirse gazetecilerin evlerinde arama yapılabileceğini söyledi. Medya ile gerilim tırmanıyor Trump’ın medya ile ilişkisi 2016’dan bu yana gerginliğini korurken, son dönemde bu gerilim “yanlış haber” tartışmasından çıkarak “hainlik” suçlamalarına kadar uzandı. Haberde, mevcut Adalet Bakanlığı düzenlemelerinin gazetecileri koruduğu ancak Todd Blanche’ın bu kuralları gevşettiği ifade edildi. ABD ile İran arasında 28 Şubat 2026’da başlayan savaşın küresel enerji krizine yol açtığı belirtilirken, Trump’ın yaklaşan seçimler öncesinde bilgi akışını kontrol altına almak istediği yorumuna yer verildi.

KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’den KKTC’de yoğun diplomasi trafiği Haber

KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim’den KKTC’de yoğun diplomasi trafiği

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Lefkoşa'da ilk olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürmanı makamında ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erhürman’ı seçim başarısından dolayı tebrik eden Dim, konseyin resmi yayın organı Küresel Medya dergisinin son sayısını da takdim etti. Erhürman ile Antalya’da yapılan diplomasi forumu ve güncel Kıbrıs konularında gerçekleşen sohbete KGK Kıbrıs üyeleri Alihan Pehlivan, Emir A. Bulut ve Serdar Şengül de katıldı. DİM: VATAN PARÇASI KIBRIS VAZGEÇİLMEZİMİZDİR Cumhurbaşkanı Erhürman, konseyin başarılı çalışmalarını takdirle takip ettiğini ve Kıbrıs’a verilen destekten memnuniyet duyduğunu belirtirken, KGK Genel Başkanı Mehmet ali Dim ise, “Vatan parçası Kıbrıs vazgeçilmezimizdir. Her daim Kıbrıs Türk halkının haklı davasının savunucusu olduk ve olmaya da devam edeceğiz” dedi. Verimli geçen görüşme sonrası Genel Başkan Dim nazik kabulü için Cumhurbaşkanı Erhürman’a sosyal medyadan da teşekkür etti. Genel Başkan Mehmet Ali Dim, KGK üyesi Alihan Pehlivan ile birlikte KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’i de makamında ziyaret etti. Görüşmede, KGK’nın yayın organı olan Küresel Medya dergisi takdim edildi. Öztürkler, KKTC’nde son günlerde yaşanan ve meclis gündemine de gelen toplumsal olaylar hakkında bilgi verdi ve “Kıbrıs halkı sonuna kadar demokrasiye inananan bir halktır ve demokratik haklarını daima kullanır” dedi. BAŞBAKAN ÜSTEL Lefkoşa’da KKTC Başbakanı Dr. Ünal Üstel ile de görüşen KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, özellikle son haftalarda Kıbrıs’ta yaşanan toplumsal ve sendikal olaylar ve gelişmeler üzerine fikir alışverişinde bulundu. Görüşmede, söz konusu olayların ülke gündemindeki yeri ve etkileri ele alındı. Başbakan Üstel, son yıllarda yaşanan ekonomik krizin adaya olan olumsuz etkilerine bir de Ortadoğu’da cereyan eden savaşın eklenmesinden sonra hükümetin de sıkıntılara çare arayışı içinde olduğunu ama Türkiye’nin desteğini her zaman arkalarında hissettiklerini söyledi. Ziyaretler kapsamında ana muhalefette bulunan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Dr. Sıla Usar İncirli ile de bir araya gelen Genel Başkan Mehmet Ali Dim, CTP Lideri İncirli ile Kıbrıs politikası üzerine kapsamlı bir görüşme ve değerlendirmede bulundu. KKTC’nde erken seçim beklentisinin arttığını belirten İncirli, “Artık bu hükümet halk destedğini kaybetmiş görünüyor. Halkın desteğini almış güçlü bir güçlü bir hükümet ile sorunlar daha kolay çözülür. Biz de iktidara talibiz” diye konuştu. TATAR’LA SOHBET KKTC 5’nci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la da kahvaltıda bir araya gelen Dim, görevinin bitmesinden sonra Türkiye’ye de sık sık gelen Tatar’la güncel konularda sohbet ederken, “Küserek kenara çekilmek en kolayı. Ama Sayın Tatar, hep sokakta ve halkın içinde” dedi, Tatar da Kıbrıs halkının tercihine saygı duyduğunu belirterek, “Hep hizmete endeksli yaşadım. Bundan sonra da ömrümün sonuna kadar halkımızın emrindeyim” dedi. KKTC temasları sırasında Kıbrıs'ta görev yapan gazetecileri ve bazı medya kuruluşlarını da ziyaret eden KGK Genel Başkan Mehmet Ali Dim, medya sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Meclis binası önünde özel röportaj veren Dim, Lefkoşa’da yaklaşık 30 yıldır medya sektöründe faaliyet gösteren ve Kıbrıs Genç TV ile tanınan Ertan Birinci’yi de Birinci Plaza’da ziyaret etti. Birinci Grup’un medya dışında eğitim ve pazarlama alanlarında da başarılı çalışmalar yürüttüğünü görmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Mehmet Ali Dim, nazik ev sahipliği için Birinci’ye teşekkür etti. KGK üyesi Ali Han Pehlivan’ı Kıbrıs Türk Medya ofisinde ziyaret eden Dim, KGK üyeleri Emir Abdurrahman Bulut ve Ali Hançerli ile de bir araya geldi

Şahin: Basın emekçileri yargı sopası ve işsizlik kıskacında Haber

Şahin: Basın emekçileri yargı sopası ve işsizlik kıskacında

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, basın özgürlüğünün ve hukuk güvenliğinin onarılması güç bir tahribata uğradığını belirterek, yargı süreçlerinin bir baskı aracına dönüştürülmesine tepki gösterdi. Sansür yasasının ifade özgürlüğünü daraltma niyetiyle işletildiğini vurgulayan Şahin, “Ceza hukuku, yorgun iktidarın hoşuna gitmeyen sözü bastırmanın bir aracı olamaz. Eğer bir yasal düzenleme en çok gazetecilerin, haber yapanların ve kamuoyunu bilgilendirenlerin karşısına çıkarılıyorsa, orada dezenformasyonla mücadele değil, doğrudan doğruya ifade özgürlüğünü daraltma niyeti vardır” açıklamasını yaptı. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin raporuna dikkat çeken Şahin, 2024-2026 yılları arasındaki davaların yüzde 72’sinden fazlasında sanıkların gazeteciler ve medya çalışanları olduğunu hatırlatarak, “Bu vahim tablo, mahkumiyetten ziyade yargılama sürecinin bizzat kendisinin bir baskı ve caydırma aracına dönüştüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı. Sektördeki ekonomik darboğaza ve yüksek işsizlik oranlarına değinen Ankara Milletvekili Şahin, “Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre sektördeki işsizlik oranı yüzde 20’nin üzerine çıkmıştır. İletişim fakültelerinden büyük umutlarla mezun olup iş bulamayan gençlerimiz bu tabloya dahil bile değildir. İş bulabilen basın emekçileri ise adeta açlık sınırındaki ücretlere, ağır ve güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilmektedir” dedi. Gazetecilerin hem yargı tehdidiyle susturulmak istendiğini hem de düşük ücretli bir düzene mecbur bırakıldığını belirten Şahin, “İşini korumak isteyenlerin aynı anda hem siyasi baskıyla hem de patron baskıyla karşı karşıya bırakıldığı bir basından özgür habercilik çıkmaz” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazetecilik hakikatin peşinde toplumun pusulasıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı”nda yaptığı konuşmada gazetecilik mesleğinin önemine dikkat çekerek, gazetecilerin ve yazarların toplumun hafızasını oluşturduğunu belirterek, güncel gelişmeleri kayıt altına almanın ve geleceğe aktarmanın büyük sorumluluk gerektirdiğini söyledi. Ramazan ayının bireysel ve toplumsal muhasebe açısından önemli bir dönem olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle hakikatin peşinde olan gazeteciler için bu sürecin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Basın mensuplarının kalemleri ve emekleriyle toplumun düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Dezenformasyonla mücadelenin önemine işaret eden Erdoğan, günümüzde bilgi akışının hızlanmasıyla birlikte yanlış ve maksatlı içeriklerin de yayılmasının kolaylaştığını belirterek, “Hakikat ile söylenti arasındaki sınırın belirsizleştiği bir dönemde gazetecilik, toplum için adeta pusula işlevi görür” diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Sizlerin de bildiği üzere, gazeteciler ve yazarlar, toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek de, yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak da, büyük bir sorumluluk… pic.twitter.com/HXZw0A0P1f — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) March 17, 2026 Devletin ilgili kurumlarıyla birlikte dezenformasyona karşı mücadele yürüttüğünü kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süreçte basın mensuplarına da önemli görevler düştüğünü ifade etti. Konuşmasında geçmiş dönem medya düzenine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vesayetçi anlayışın geride kaldığını belirterek, “Bugün daha özgür, daha çoğulcu ve daha renkli bir basın iklimine sahibiz. Bu ortamı koruyup güçlendirmek istiyoruz” dedi. Erdoğan, konuşmasının sonunda gazetecilere çalışmalarında başarılar dileyerek, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şu şekilde: “İsrail’in Gazze’deki soykırımını dünyaya duyurmaya çalışırken şehit düşen 275 kahraman gazeteciyi kemal-i hürmetle anıyorum. İftarımıza iştirak eden siz değerli konuklarımıza teşekkür ediyor; bu güzel buluşma için İletişim Başkanlığımıza tebriklerimi iletiyor, buluşmamızın basın camiamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Değerli arkadaşlar, sizlerin de bildiği üzere gazeteciler ve yazarlar toplumun bir anlamda hafızasını teşkil eder. Günün sıcak gelişmelerini kayda geçirmek; yaşadığımız çağın entelektüel izlerini geleceğe taşımak büyük bir sorumluluk gerektirir. Bu mesuliyet bazen bir haber cümlesinde, bazen bir manşette, bazen bir köşe yazısında, kimi zaman da uzun yıllar okunacak bir kitapta kendisini gösterir. Artık uğurlamak üzere olduğumuz Ramazan ayı; insanın hem kendisiyle hem toplumla olan ilişkilerini yeniden düşünmesine, değerlendirmesine ve kendisini sorgulamasına zemin hazırlayan müstesna bir zaman dilimidir. Özellikle gazetecilik ve yazarlık gibi hakikatin peşinde olan meslek mensupları için bu mübarek günler ayrı bir mana ve ehemmiyet arz eder. Sizler kaleminizle, sözünüzle, emeğinizle bu toplumun düşünce iklimine çok önemli katkılar yapıyorsunuz. Gerektiğinde sorgulayarak, gerektiğinde ise takdir ve teşvik ederek hayati bir kamu hizmetini yerine getiriyorsunuz. Tüm bunların yanında çağımızın baş belasına dönüşen dezenformasyonla da mücadele ediyor; haberin kaynağına iniyor, en objektif ve en güvenilir bilgiyi milletimize aktarmak için hassasiyetle hareket ediyorsunuz. Kimi zaman savaş ve sıcak çatışmaların göbeğinde, kimi zaman kriz ve afet bölgelerinde, kimi zaman da en zorlu arazi ve iklim koşullarında toplumun doğru ve teyit edilmiş haberlere erişebilmesi adına canınızı ortaya koyuyorsunuz. Bunun için her birinize şahsım ve milletim adına yürekten teşekkür ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Güçlü bir toplum yapısı ancak sağlıklı bir bilgi akışıyla mümkündür. Hakikat ile söylenti, gerçekle algı arasındaki sınırın giderek belirsiz hale geldiği bir medya düzeninde; gazetecilik toplum için adeta bir pusula işlevi görür. Hakikatin izini süren basın emekçilerimizin taşıdığı yük, bu anlamda son derece mühim ve kritiktir. Sizler çok daha yakından tecrübe ediyorsunuz; bilgi üretimi ve enformasyon akışının tarihte hiç olmadığı kadar hızlandığı bir dönemi yaşıyoruz. Ancak bu hız; aynı zamanda yanlış, taraflı, zararlı, yapay ve maksatlı içeriklerin yayılmasını kolaylaştırıyor; teyit mekanizmasının sağlıklı işlemesinin önüne geçebiliyor. Bizde sıkça tekrarlanan meşhur bir söz vardır: "Doğru ayakkabılarını giyene kadar yalan dünyayı üç kez dolaşır." Ne yazık ki bugün "hakikat ötesi çağ" adı verilen tam da böyle bir dönemin içindeyiz. Bu sorun sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın yüzleştiği ve çözüm aradığı bir tehdit haline dönüşmüş durumda. Tabii bizler devlet olarak, gerek İletişim Başkanlığımızla gerekse diğer kurumlarımızla dezenformasyonla en etkin şekilde mücadele ediyoruz ve edeceğiz. Fakat bu mücadelenin başarıyla yürütülmesi noktasında sizlere de önemli görevler düşüyor. Burada Nizamülmülk’e atfedilen bir sözü, siz kalem ve fikir erbabımıza bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: "Bir mızrağı yahut oku belli bir mesafeye kadar atabilirsiniz, bunların etkisi sınırlıdır. Oysa bir kelimenin, bir yazının, bir düşüncenin nereye vuracağının sınırı belirsizdir." Değerli dostlarım, mesele bizim için bu kadar açık ve nettir. Seçtiğiniz kelimelerle, yazdığınız yazılarla ve milletimize verdiğiniz doğru bilgilerle bu tehditlerin önüne geçmeniz son derece mühimdir. Ülkemize yönelik beşinci kol faaliyetlerini, algı mühendisliklerini, Türkiye’nin imaj ve itibarını hedef alan karalama kampanyalarını sizlerin de güçlü desteğiyle daha kolay ve hızlı engelleyeceğimize inanıyorum. Bölgemizde İsrail’in koçbaşlığını üstlendiği yıkıcı bir savaş yaşanıyor. Masum çocuklar okullarında ders dinlerken acımasızca katlediliyor. İnsanlar asırlardır sahibi oldukları topraklarından göç etmeye zorlanıyor. İsrail, tamamen keyfi sebeplerle ve hiçbir yetkisi olmadığı halde, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı 17 gündür Müslümanların ibadetine kapalı tutuyor. Önce Gazze’yi, ardından Yemen ve Lübnan’ı, son olarak da İran’ı hedef alan saldırılarının amacının sadece güvenlik olmadığını hepimiz biliyoruz. "Vadedilmiş topraklar" hezeyanından kıyamet senaryolarına kadar çeşit çeşit garabetin gündeme getirilmesi elbette tesadüf değildir. Eline güç geçmiş ve kendilerini diğer insanlardan üstün gören bir şebeke, bölgemizi adım adım felakete sürüklemektedir. İşte bize dayatılan gündemlerin çekim alanından kurtulup tüm bu gerçeklerin, bu barbarlığın ve bu cinnet halinin yankı uyandıracak şekilde tüm dünyaya anlatılması önemlidir. İmtiyazlarını kaybedenler rahatsız olsa da inşallah bir daha o eski günlerin hortlatılmasına izin vermeyeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum”

Çelik: Zulme karşı direniş, kumpasa karşı hakikat kazanacak Haber

Çelik: Zulme karşı direniş, kumpasa karşı hakikat kazanacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın da bulunduğu çok sayıda ismin yargılandığı davanın Silivri’deki duruşmalarını takip etti. Duruşmaların şeffaf bir şekilde kamuoyuna yansıtılması gerektiğini vurgulayan Çelik, "Siyasetin kalemiyle yazılmış davaların duruşmalarında 3 gün geride kaldı. Duruşmaları TRT’de canlı yayınlayın, halkımız hakikati görsün dedik; cesaret edemediler. Şimdi daha iyi anlıyoruz korkaklıklarının sebebini” diye konuştu. Dava sürecine ilişkin konuşan Çelik, “Bu dava günlerce belki de haftalarca kadar sürecek, mesleklerinin namusunu koruyan gazeteciler, her türlü karatmaya rağmen burada olanları halkımıza anlatmaya devam edecek. Ancak biz de yandaş medya operasyonlarına, ağır karartma ve kuşatmalara karşı hakikati anlatacağız” dedi. Yol arkadaşlarının mahkeme salonuna girişine değinen Çelik, açıklamasında “3 Haziran günü adliyeye sevk ederken görüntülerini servis edip isimlerini lekelemeye çalıştıkları başkanlarımız, yol arkadaşlarımız 239 gün sonra mahkeme salonuna alnı ak başı dik girdi. Adını suç örgütüne verdikleri 704 yıl hapisle yargıladıkları Aziz İhsan Aktaş ise elini kolunu sallayarak, etrafı korumalarla dolu halde geldi” ifadelerine yer verdi. Özgür Çelik, açıklamasını "Biz gördüğümüzü unutmayız. Zulmedenler de bizim görkemli zaferimizi, kurdukları karanlığı yırtıp attığımızı görecek” sözleriyle tamamladı.

Filipinli gazeteci terörizmi finanse etmekten en az 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı Haber

Filipinli gazeteci terörizmi finanse etmekten en az 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı

İnsan hakları grupları, suçlamaların uydurma olduğunu ve Cumpio'nun polis ve orduyu eleştiren haberleri nedeniyle “kırmızı etiketli” (devrimci olarak etiketlenmiş) olduğunu söylemişti. Gözlemciler, gazetecilere ve aktivistlere kırmızı etiketleme uygulamasının, 2016'dan 2022'ye kadar uyuşturucuya karşı kanlı bir savaş yürüten Rodrigo Duterte'nin başkanlığı döneminde yoğunlaştığını söylüyor. Perşembe günü, altı yıl hapis yattıktan sonra, Cumpio yasadışı ateşli silah ve patlayıcı bulundurma suçlamalarından beraat etti, ancak terörizmi finanse etme suçundan mahkum edildi. 12 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya. Eski oda arkadaşı Marielle Domequil de aynı şekilde mahkum edildi ve aynı cezaya çarptırıldı. Cumpio'nun avukatlarından Avukat Josa Deinla, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Ülke genelinde hâlâ terörizmin finansmanıyla ilgili, bence uydurma olan birçok dava varken, bu mahkumiyetin sonuçlarından derin endişe duyuyoruz" dedi. "Üzücü gerçek şu ki, bu karar topluluk gazeteciliği için vahim sonuçlar doğuruyor, çünkü özellikle kırsal kesimde, en yoksul insanların yaşadığı yerlerdeki koşulları gerçekten gün yüzüne çıkaranlar, baskın medya kuruluşlarına ait olmayan, kenarda kalan topluluk gazetecileridir." Tutuklanmadan önce Cumpio, eski yöneticisi olduğu Eastern Vista haber sitesi için yazdığı makaleler ve Aksyon Radyo-Tacloban DYVL radyo istasyonunda sunduğu program aracılığıyla Filipinler'in Doğu Visayas bölgesindeki askeri ve polis güçlerinin yaptığı suistimalleri düzenli olarak haberleştiriyordu. Gazetecileri Koruma Komitesi Asya-Pasifik Direktörü Beh Lih Yi, Perşembe günkü mahkeme kararını kınadı. Filipinler Uluslararası Radyo ve Televizyon Kadınları Birliği de mahkumiyetin ardından bir açıklama yayınlayarak bunu "devlet destekli bir susturma eylemi" olarak nitelendirdi. Açıklamada, "Frenchie Mae'nin terör finansmanı suçundan mahkum edilmesi, iktidara karşı gerçeği söylemeye cesaret eden kadınların susturulmasını meşrulaştırmayı amaçlayan bir rezalettir ve medyada çalışan kadınlardan oluşan topluluğumuzdaki kız kardeşleri, tamamen aklanana ve adı bu temelsiz suçlamalardan temize çıkana kadar durmayacaklardır" denildi. "Bu, ürkütücü bir mesaj veriyor: yoksulların mücadelelerini belgelemek artık cezalandırılabilir bir suç haline geldi." Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) verilerine göre Filipinler, gazeteciler için en tehlikeli ülkelerden biri.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.