Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gayrimenkul

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 33 şüpheli tutuklandı Haber

İstanbul’da sahte belgelerle vatandaşlık operasyonu: 33 şüpheli tutuklandı

Sahte gayrimenkul satışları mercek altına alındı İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, göçmen kaçakçılığı, resmi ve özel belgede sahtecilik ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarına yönelik çalışma başlattı. Bilirkişi raporları ve MASAK analizleri doğrultusunda yürütülen incelemelerde, bazı yabancı uyruklu kişilerin Türk vatandaşlığı kazanabilmesi için gerekli döviz girişinin gerçekte yapılmadığı belirlendi. İddiaya göre para trafiği gerçekleşmiş gibi gösterilerek danışıklı gayrimenkul satışları yapıldı. Ayrıca gerçeğe aykırı yüksek bedelli ekspertiz raporları düzenlendiği ve bu işlemler karşılığında yabancı uyruklu kişilerden maddi menfaat sağlandığı tespit edildi. 74 şüpheli gözaltına alındı Soruşturma kapsamında 21 Eylül’de İstanbul merkezli 13 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 74 şüpheli yakalandı. Aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 2 bin 11 taşınmaz, 1 otel, 86 motorlu araç, 2 yat ve 42 banka hesabına el konuldu. Ayrıca 32 şirkete yönelik işlem uygulanırken, şirketlere kayyum atandı. 33 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 74 şüpheliden 33’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerden 21’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, 20 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi. Soruşturmayla ilgili adli süreç devam ediyor. Bin 70 kişinin vatandaşlık işlemi incelemeye alındı Soruşturma kapsamında, gerçeği yansıtmayan işlemler sonucunda bin 70 yabancı uyruklu kişinin Türk vatandaşlığı kazandığının tespit edildiği bildirildi. Bu işlemler kapsamında gösterilen toplam tutarın ise 72 milyon 250 bin dolarolduğu ve söz konusu işlemlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Usulsüz şekilde kazanıldığı değerlendirilen vatandaşlıkların iptaline yönelik idari sürecin de başlatıldığı aktarıldı.

Akın Gürlek, Katılımevim soruşturmasında 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 15 kişinin gözaltına alındığını açıkladı Haber

Akın Gürlek, Katılımevim soruşturmasında 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 15 kişinin gözaltına alındığını açıkladı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında bu sabah yeni bir operasyon gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre, Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) payına ilişkin soruşturmada 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken, 15 şüpheli gözaltına alındı. Firari durumdaki 10 şüphelinin yakalanması için çalışmalar devam ediyor. MAL VARLIKLARI DONDURULDU Soruşturmanın mali boyutunda ise Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler, Bulls Portföy Yönetimi ile Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlığı hareketleri donduruldu. Soruşturma konusu malvarlıklarının kaçırılması veya üçüncü kişilere devredilmesinin önlenmesi amacıyla Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Katılım Bankaları Birliği, Türkiye Noterler Birliği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve MASAK’a gerekli yazılar gönderildi. Açıklamada ayrıca adı geçen fon şirketlerinin yönetim kurulu başkan ve üyeleri, imza yetkilileri ile bunların eşleri ve birinci derece kan hısımlarının malvarlığını azaltıcı işlemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığının bilgisi ve görüşü dışında gerçekleştirilmemesinin ilgili kurumlara bildirildiği belirtildi. Bakan Gürlek, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü belirterek, hukuki sorumluluğu tespit edilen kişiler hakkında yargı sürecinin işletileceğini ve mağdur vatandaşların haklarının korunması için adli ve mali tüm imkanların kullanılacağını ifade etti. Sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturma, vatandaşlarımızın haklarının korunması, suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir. İstanbul Cumhuriyet… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 21, 2026

Hise Global MIPIM 2026 için hazırlıklarını tamamladı Haber

Hise Global MIPIM 2026 için hazırlıklarını tamamladı

Proje yönetim ve Teknik müşavirlik alanında deneyimli uzman kadrosu ve sürdürülebilir yaklaşımıyla inşaat projelerine stratejik değer kazandıran Hise Global, gayrimenkul dünyasının en saygın uluslararası organizasyonlarından biri olan MIPIM 2026 için hazırlıklarını tamamladı. Gayrimenkul sektöründeki küresel yatırımcılar, uygulamacılar ile şehir yöneticilerini bir araya getiren fuarın, yeni iş birlikleri geliştirmek ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum almak açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, bu yıl 9-13 Mart tarihlerinde Cannes’da düzenlenecek fuara 17 senedir düzenli olarak katıldıklarına dikkat çekti. Hise Global bu yıl özellikle sürdürülebilir kentleşme, teknoloji odaklı denetim süreçleri, Home Inspection ve veri temelli proje yönetimi başlıklarını ön plana çıkartacak. Türkiye’nin önde gelen proje yönetim ve teknik müşavirlik firmalarından Hise Global, dünya gayrimenkul sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Gayrimenkul Fuarı MIPIM 2026’daki yerini almaya hazırlanıyor. Bu yıl “Global Urban Festival” yaklaşımıyla 9–13 Mart 2026 tarihlerinde Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleşecek olan fuar, yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı organizasyonda, dünyanın dört bir yanından projeler ve şirketler uluslararası yatırımcılarla buluşurken, Hise Global bu yıl da Türkiye’yi temsil edecek. Home Inspection modeli MIPIM’de uluslararası paydaşlara tanıtılacak Hise Global’in fuarda öne çıkaracağı başlıklardan biri de konut alıcılarına yönelik geliştirilen Home Inspection hizmeti olacak. Teknik müşavirlik disiplinini yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, bireysel gayrimenkul yatırımlarında da yaygınlaştırmayı hedefleyen Hise Global, bu model kapsamında konutların mevcut durumlarını teknik ve görsel raporlarla kayıt altına alıyor. Bu yaklaşımla hem olası üretim riskleri erken aşamada tespit ediliyor hem de yatırımcıların satın aldıkları gayrimenkulün taahhüt edilen kalite ve standartlara uygunluğu şeffaf biçimde değerlendiriliyor. Hise Global, MIPIM gibi uluslararası platformlarda bu hizmeti anlatarak konut tarafında da güven ve denetim odaklı bir model sunduklarının altını çiziyor. Kentsel gelişim, denetim ve gözetim hizmetleri odağa alınıyor İnşaat ve gayrimenkul sektöründe giderek daha kritik bir rol üstlenen kentsel gelişim ile teknik denetim ve gözetim başlıkları, bu yıl da MIPIM gündeminin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Hise Global, Türkiye ve Avrupa’da yürüttüğü projelerden elde ettiği saha deneyimini ve teknik müşavirlik alanındaki uzmanlığını uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla paylaşacak. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, MIPIM’in yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörde yeni iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların şekillendiği küresel bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Türkiye ve Avrupa’da tamamlanan projelerden edinilen teknik bilgi birikimini potansiyel yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Öz, teknik müşavirlik alanında sundukları proje yönetim, ikinci taraf gözetim, denetimve home inspection hizmetleriyle uluslararası pazarda ses getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme ve veri temelli yönetim modelleri MIPIM 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, fuar kapsamında gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonunun ele alınacağını; yatırım kararlarında ise verimlilik ve performans odaklı yaklaşımların masaya yatırılacağını belirtti. Öz, MIPI Fuarına dair değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fuarda gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu ele alınırken, yatırım kararlarında verimlilik ve performans odaklı yaklaşımlar masaya yatırılacak. Hise Global olarak biz de teknoloji destekli denetim sistemleri ve dijital raporlama altyapılarımızla süreçleri nasıl daha izlenebilir ve etkin hâle getirdiğimizi katılımcılarla paylaşacağız. Öte yandan sürdürülebilirlik ve çevresel etki yönetimi de MIPIM 2026’nın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yeşil yatırımlar, enerji verimli yapılar ve uzun vadeli kentsel dirençlilik çözümleri uluslararası yatırımcıların öncelikli başlıkları arasında bulunurken, Hise Global olarak sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki uzmanlığımızı ve bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje yönetim yaklaşımını küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefliyoruz.”

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi Haber

Alihan Kuriş soruşturmasında, 4 isimde 1.818 tapu işlemi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunda, Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş ve yakınlarının mal varlığı ile finansal hareketlerine ilişkin dikkat çeken tespitlere yer verildi. Rapora göre dört kişinin adına toplam 1.818 tapu işlem kaydı bulunuyor. Soruşturma kapsamında Alihan Kuriş, eşi ve her iki tarafın birinci ve ikinci derece yakınlarının mal varlıkları ile banka hareketleri incelendi. Özellikle 2016 sonrasındaki mal varlığı değişimlerine odaklanılan raporda, taşınmaz devirleri, aile içindeki mülkiyet hareketleri ve bazı para transferlerinin kaynakları değerlendirildi. Dört isimde 1.818 tapu işlemi TAKBİS kayıtlarının incelenmesi sonucunda Alihan Kuriş'in annesi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş adına 646, babaannesi Nevin Kuriş adına 539, babası Mahmut Sabri Kuriş adına 207, eşi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına ise 426 gayrimenkul işlem kaydı tespit edildi. Böylece dört kişi açısından toplam 1.818 TAKBİS işlemi belirlendi. Raporda, bu rakamın 1.818 ayrı taşınmaz bulunduğu anlamına gelmediği özellikle vurgulandı. Kayıtlarda alım ve satımların yanı sıra miras intikali, tevhit, ifraz, cins değişikliği, elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi, kat irtifakı ve kimlik düzeltmesi gibi farklı tapu işlemleri de bulunuyor. Taşınmazların niteliği dikkat çekti Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e ait kayıtlarda yalnızca konut ve arsaların bulunmadığı belirtildi. Büro, dükkan, imalathane, kahvehane, lokanta, mesken ile zeytinli ve kuyulu tarlalar gibi farklı nitelikte taşınmazların da kayıtlarda yer aldığı aktarıldı. Bazı taşınmazların aile üyelerinden Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e geçtiği, bazı taşınmazların ise üçüncü kişiler veya şirketlere devredildiği tespit edildi. Raporda ayrıca bazı parsellerde çok sayıda haciz ve ihtiyati tedbir bulunduğu kaydedildi. Bir parselde 10 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir, başka bir parselde ise 6 icrai haciz ve 4 ihtiyati tedbir bulunduğu belirtildi. MASAK, taşınmazların edinim kaynakları, satış bedelleri ve aile ile şirketler arasındaki devir zincirlerinin ayrıca incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Hilmi Tuna Kuriş'in banka hareketleri de incelendi Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında yapılan incelemede, özellikle 2024-2026 dönemindeki miras, satış, tevhit ve elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesine ilişkin işlemler öne çıktı. Hilmi Tuna Kuriş'in 2016'da babası Mahmut Sabri Kuriş'ten üç katlı betonarme ofis, iş yeri ve arsa devraldığı, babasının 2024'teki ölümünün ardından ise Adapazarı ve Sultanbeyli'deki çeşitli tarla ve arsaların kendisine intikal ettiği belirlendi. Rapora göre 14 Şubat 2025'te bazı taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyeti sona erdirildi ve satış işlemleri gerçekleştirildi. Aynı gün 2670/6 parseldeki arsanın Hıdır Öztürk'e satıldığı kaydedildi. Hilmi Tuna Kuriş'in bazı taşınmazlarında 8 icrai haciz, ihtiyati tedbirler ve iki ayrı el koyma kararı bulunduğu, banka hesaplarındaki transferlerin ise on milyonlarca liraya ulaştığı belirtildi. MASAK, miras yoluyla edinilen varlıkların kısa süre içerisinde yeniden yapılandırılması veya üçüncü kişilere devredilmesiyle banka hareketlerinin birlikte incelenmesi gerektiğine işaret etti. Miras yoluyla iki kuşaklık taşınmaz hareketi Raporda Mahmut Sabri Kuriş'in mal varlığına ilişkin kayıtlar da ayrıntılı biçimde ele alındı. Mahmut Sabri Kuriş'e, annesi Nevin Kuriş'in 2022 ve 2023 yıllarındaki vefatının ardından çok sayıda arsa, tarla, daire, dubleks mesken ve çeşitli yapılar intikal etti. Mahmut Sabri Kuriş'in 2024'te hayatını kaybetmesinin ardından ise mal varlığının bir bölümü Alihan Kuriş, Hilmi Tuna Kuriş ve diğer mirasçılara geçti. Raporda, taşınmazların Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından da sonraki kuşağa geçişinde hangi işlemlerin miras, hangilerinin bedelli satış olduğunun ve varsa satış bedellerinin banka hesaplarına yansıyıp yansımadığının araştırılması gerektiği belirtildi. Seda Kuriş'in hesabına gelen 2,4 milyon lira aynı gün otomotiv şirketine aktarıldı Rapora göre Alihan Kuriş'in eşi Seda Kuriş adına herhangi bir gayrimenkul bulunmuyor. Buna karşın adına 2008 model Volkswagen Jetta ile 2023 model Mercedes-Benz C 200 4MATIC kayıtlı olduğu, daha önce sahibi olduğu Audi Q2'yi ise Eylül 2023'te devrettiği belirtildi. Banka kayıtlarında 5 Eylül 2023'te Mehmet Özmen'den Seda Kuriş'in hesabına 2 milyon 406 bin 650 lira geldiği tespit edildi. Aynı gün bu paranın 2 milyon 406 bin 344 liralık bölümünün Mercedes-Benz Otomotiv Ticaret ve Hizmetler AŞ'yeaktarıldığı belirlendi. MASAK raporunda, yaklaşık 2,4 milyon liralık otomobil bedelinin üçüncü bir kişi tarafından gönderilmesi nedeniyle Mehmet Özmen ile Seda Kuriş arasındaki hukuki veya ticari ilişkinin açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirildi. Kayınpeder adına 426 gayrimenkul işlemi Seda Kuriş'in babası Mustafa Kösemusul adına geçmişte 426 gayrimenkul alım ve satım işlemi gerçekleştirildiği belirtildi. Halen adına kayıtlı üç taşınmaz bulunduğu kaydedildi. Mevcut taşınmazlar arasında Serdivan'da yaklaşık 53 bin 900 metrekarelik özel orman niteliğindeki alanda hisse, Adapazarı'nda iki katlı betonarme bina ve arsa hissesi ile Rize'nin Çayeli ilçesinde tarla ve çalılık hissesi yer aldı. Özel orman niteliğindeki taşınmaz üzerinde 84 icrai haciz, 30 kamu haczi, 3 ihtiyati haciz ve satışa arz şerhibulunduğu belirtildi. Adapazarı'ndaki taşınmazda ise 30 icrai haciz, 32 kamu haczi, 2 ihtiyati haciz ve 2 ipotek kaydı tespit edildi. Raporda, Kösemusul'un şirket ortaklıkları ve yöneticilikleriyle birlikte değerlendirildiğinde 426 tapu işleminin ekonomik gerekçesi ile alım-satım bedellerinin banka kayıtlarındaki karşılığının incelenmesi gerektiği ifade edildi. Eşinin kardeşinin mali hareketleri arttı Seda Kuriş'in kardeşi Ayşe Nur Bedir'in banka işlem hacminin 2023 yılında önceki yıllara göre yaklaşık 5 kat arttığıraporda yer aldı. TAKBİS kayıtlarında Bedir adına beş tarla bulunduğu ve bu taşınmazların tamamının 2 Ekim 2023 tarihinde kayda geçtiği belirtildi. Beş parselin toplam yüzölçümünün 18 bin 700 metrekare olduğu kaydedildi. Bedir'in adına 2023 model Mercedes-Benz EQE 350 4MATIC AMG ve 2024 model Volkswagen Golf bulunduğu, ayrıca iki şirkette yüksek oranlı ortaklığının olduğu aktarıldı. MASAK, aynı dönemde edinilen taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları ve banka hareketlerindeki artışın kaynağının birlikte incelenmesi gerektiğini değerlendirdi. Kayınvalidenin hesaplarında 5,5 milyon liralık para girişi Seda Kuriş'in annesi Zeynep Kösemusul adına herhangi bir şirket ortaklığı, araç veya gayrimenkul kaydı bulunmadığı belirtildi. Buna rağmen 2016-2026 döneminde banka hesaplarında 5 milyon 550 bin liranın üzerinde para girişi, yaklaşık 3 milyon 800 bin lira para çıkışı tespit edildi. Raporda özellikle 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki para girişlerinin incelendiği ve bu hareketlerin kaynağı ile aile bireyleri arasındaki transferlerin ekonomik faaliyetlerle uyumunun açıklığa kavuşturulması gerektiği ifade edildi. Araç devriyle banka transferi aynı güne denk geldi Yasemin Şimşek'in adına gayrimenkul bulunmadığı, 2017-2026 döneminde banka hesaplarında yaklaşık 653 bin lira giriş ve 635 bin lira çıkış olduğu kaydedildi. 11 Ekim 2021'de Volkswagen Golf'ün Neşat Salih'e devredildiği, aynı gün Neşat Salih'ten Şimşek'in hesabına 124 bin 700 lira geldiği ve Özön Petrol Petrol Ürünleri Otomobil Nakliye İnşaat şirketine toplam 368 bin lira gönderildiği belirtildi. MASAK, bu hareketlerin araç alım-satım süreciyle bağlantılı olup olmadığının belgeler üzerinden eşleştirilmesi gerektiğini değerlendirdi. MASAK raporunda üç ana başlık öne çıktı Raporda aile ve yakın çevrenin mali hareketleri birlikte değerlendirildiğinde üç temel alanın öne çıktığı belirtildi: Aile üyelerinin yüksek sayıdaki taşınmaz alım-satım ve devir işlemleri, Nevin Kuriş'ten Mahmut Sabri Kuriş'e, ardından Alihan ve Hilmi Tuna Kuriş'e uzanan kuşaklar arası mülkiyet hareketleri, Taşınmaz ve araç edinimleriyle aynı dönemlere denk gelen banka transferleri. MASAK, taşınmazların gerçek satış bedellerinin banka sistemine yansıyıp yansımadığının, araçların finansman kaynaklarının ve kayıtlı gelirlerle mal varlığı arasındaki uyumun soruşturma kapsamında incelenmesi gereken başlıklar olduğunu belirtti. Soruşturma nasıl başladı? Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Ağustos'ta 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında soruşturma kapsamında "örgüt yöneticisi" olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheliden 30'u gözaltına alındı. Soruşturmada şüpheliler hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları yöneltiliyor.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor Haber

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor

Antalya’nın en önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan güçlü turizm altyapısı, tarihi ve kültürel zenginlikleri, uzun sezon avantajı ve gelişen yatırım potansiyeliyle bölge ekonomisine katkısını artırıyor. Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Manavgat, her yıl yaklaşık 6 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlarken, bölgenin önümüzdeki yıllarda yeni bir büyüme dönemine hazırlanması bekleniyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, bölgenin turizmdeki büyüme potansiyeline dikkat çekerek 2030 yılı için 10 milyon turist hedefinin mümkün olduğunu belirtti. Türkiye’nin en yoğun turizm destinasyonlarından biri olan Side-Manavgat, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu ekonomik hareketlilikle büyümeye devam ediyor. Bölge, sahip olduğu uzun turizm sezonu, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve yatırım potansiyeliyle yalnızca tatil rotası değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik merkez olma özelliği taşıyor. Milyonlarca turistin ziyaret ettiği destinasyonda artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı gayrimenkul piyasasını desteklerken, turizm ekonomisi farklı sektörlerde de hareketlilik yaratıyor. 250 bin nüfusa 6 milyon turist Manavgat’ın yaklaşık 250 bin kişilik nüfusuna karşılık yılda 6 milyon civarında ziyaretçi ağırladığını belirten Ahmet Tanır, bu rakamın bölgenin turizmde ulaştığı ölçeği ortaya koyduğunu söyleyerek, “250 bin nüfuslu bir şehirde nüfusumuzun yaklaşık 20-25 katı misafir ağırlıyoruz. Bu, dünya ölçeğinde oldukça özel bir rakam” dedi. Side-Manavgat’ın yalnızca otel ve konaklama sektöründen oluşan bir turizm merkezi olmadığını belirterek, ‘‘Bölgeye gelen turistlerin restoranlardan ulaşıma, alışverişten eğlenceye kadar çok sayıda alanda harcama yaptığını ve bunun şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Misafirlerimiz yalnızca otelde konaklamıyor; şehri geziyor, restoranlara gidiyor, ulaşım araçlarını kullanıyor, alışveriş yapıyor ve yerel üreticilerden ürünler alıyor. Dolayısıyla turizm, şehrin tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Turizm 50’ye yakın sektörü besliyor Turizmin bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tanır, turizmin 50’ye yakın sektörü harekete geçiren geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğuna dikkat çekerek, “Turizm artık sadece insanların tatil yaptığı bir sektör değil; şehirlerin ekonomisini canlandıran, yatırımları yönlendiren ve istihdam oluşturan önemli bir kalkınma aracı. İnşaat, gayrimenkul, ulaşım, tarım, yiyecek-içecek, perakende ve hizmet sektörlerinin turizm hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. ” dedi. Hedef 2030’da 10 milyon turist Side-Manavgat’ın turizm yolculuğunun son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Tanır, 1980’li yılların başında birkaç bin ziyaretçiyle başlayan turizm hareketliliğinin bugün yaklaşık 6 milyon turist seviyesine ulaştığını söyledi. Bölgenin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısını artırmaya değil, sahip olduğu turizm çeşitliliğini daha etkin kullanmaya odaklanması gerektiğini belirten Tanır, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Side’nin 2 bin 500 yıllık tarihi turizmin gücünü artırıyor Side-Manavgat’ın turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneşten oluşmadığını belirten Tanır; Side Antik Kenti, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, arkeolojik çalışmalar, yaylalar, yerel gastronomi ve kültürel değerlerin bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, “Bölgemiz artık sadece deniz, kum, güneş turizmiyle anılmıyor. Side, 2 bin 500 yıllık tarihiyle çok özel bir kültür ve tarih merkezi. Yaylalarımız, yerel gastronomimiz ve kültürümüz de birçok turist için önemli cazibe unsurları” dedi. Özellikle Side Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmaların ve “Gece Müzeciliği” uygulamasının ziyaretçilerin bölgeyle daha fazla etkileşim kurmasına imkân sağladığını belirten Tanır, kültür turizminin destinasyon ekonomisi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Turizm sezonu marttan kasıma uzanıyor Side-Manavgat’ın Türkiye’nin en uzun turizm sezonlarından birine sahip olduğunu belirten Tanır, bölgede sezonun mart ayının sonlarından kasım ayına kadar devam ettiğini söyleyerek, “Mart sonu itibarıyla başlayan sezonumuz kasım ayına kadar devam ediyor. İklimin de sağladığı avantajla Side-Manavgat’ta yaklaşık 300 gün güneşli bir iklim yaşıyoruz” dedi. Yaklaşık 300 güne ulaşan güneşli gün sayısının da bölgenin turizm açısından önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Tanır; İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi farklı pazarlardan turistlerin yanı sıra yaz döneminde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli ziyaretçilerin de bölge ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.

Sahte Ekspertiz Raporlarıyla Vatandaşlık Alan 6 Bin 134 Kişinin İşlemi İptal Edildi Haber

Sahte Ekspertiz Raporlarıyla Vatandaşlık Alan 6 Bin 134 Kişinin İşlemi İptal Edildi

İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanımı sürecinde sahte belgeler kullanıldığı iddialarına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bir açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 16 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda sahte ekspertiz raporları düzenleyerek yabancı uyruklulara usulsüz vatandaşlık sağladığı değerlendirilen 72 şüphelinin yakalandığıbelirtildi. Soruşturmanın, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı başvurularında kullanılan gayrimenkul değerleme raporları ve ilgili belgelerdeki usulsüzlükler üzerine başlatıldığı ifade edildi. 6 bin 134 kişinin vatandaşlık işlemi iptal edildi İçişleri Bakanlığı, yapılan incelemelerde çok sayıda usulsüz işlemin tespit edildiğini açıkladı. Buna göre, sahte veya muvazaalı işlem gerçekleştirdiği belirlenen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgeleri iptal edildi. Bu kapsamda yatırımcıların aile bireyleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararının kaldırıldığıbildirildi. Ayrıca vatandaşlık aldıktan sonra yapılan güvenlik incelemelerinde kamu düzeni ve milli güvenlik açısından uygun olmadığı değerlendirilen işlemler de mercek altına alındı. Bu kapsamda 263 yatırımcı ve ailelerinden oluşan 743 kişinin vatandaşlığının geri alındığı açıklandı. Bakanlığın verilerine göre toplamda: 1.413 yatırımcının işlemi iptal edildi veya geri alındı Aile bireyleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin Türk vatandaşlığı sonlandırıldı Söz konusu işlemlerin, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. 2026 yılında da iptal işlemleri sürdü İçişleri Bakanlığı açıklamasında, vatandaşlık denetimlerinin devam ettiği vurgulandı. 11 Şubat 2026 tarihinden bu yana yapılan incelemeler sonucunda: 443 yatırımcı ve aile bireylerinden oluşan 1.358 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi 7 kişinin vatandaşlığı ise milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle geri alındı Bakanlık, yatırım yoluyla vatandaşlık süreçlerinde denetim mekanizmalarının çok yönlü şekilde işletildiğini belirtti. "Personelimizle ilgili ihmal tespit edilmedi" Açıklamada, operasyon kapsamında ortaya çıkarılan usulsüzlüklerin vatandaşlık başvuruları öncesinde hazırlanan belgelerdeki sahteciliklerden kaynaklandığı ifade edildi. İçişleri Bakanlığı, yapılan incelemelerde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev alanına ilişkin herhangi bir ihmal veya zafiyet tespit edilmediğini açıkladı. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara bildirilmiş olup, milli güvenliği ve kamu düzenini koruma anlayışıyla her türlü illegal yapı ve usulsüzlükle mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir." Vatandaşlık başvurularında yeni denetim süreci Yetkililer, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanım süreçlerinde hem ekonomik şartların hem de güvenlik kriterlerinin ayrıntılı şekilde incelendiğini belirtiyor. Sahte belgelerle vatandaşlık elde etmeye yönelik girişimlerin tespit edilmesi halinde gerekli hukuki işlemlerin uygulanacağı, denetimlerin bundan sonraki süreçte de devam edeceği bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertizle vatandaşlık' operasyonu yapıldığı, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertizle vatandaşlık' operasyonu yapıldığı, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, sahte ekspertiz raporları düzenlenerek yabancı uyruklu kişilere usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırdığı iddia edilen suç örgütüne yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Bakan Gürlek'un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı sağlandığı iddiasıyla operasyon başlatıldı. Soruşturmada, ülkeye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liralık kaynağın girişinin sağlanmadığı, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu, Türk vatandaşlığı almak isteyen yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığının tespit edildiği belirtildi. Soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 72 şüpheli yakalanırken, 7 şirkete kayyum atanarak el konuldu. Ayrıca 1.045 gayrimenkul, Bodrum'da bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabına da el konuldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 4, 2026 Bakan Gürlek, usulsüz yöntemlerle Türk vatandaşlığı kazandığı belirlenen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik çalışmaların da başlatıldığını açıkladı. Operasyonda görev alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini tebrik eden Bakan Gürlek, "Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.