Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gayrimenkul

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim” Haber

Alihan Kuriş’in savcılık ifadesi: “Ben sadece varis ve temsilcisiyim”

Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Kuriş’in yapılanmadaki konumu, para trafiği, şirketler ve üst düzey isimlerle ilişkileri hakkında çok sayıda soru yöneltildi. Kuriş örgüt liderliği suçlamasını kabul etmedi Soruşturma kapsamında, yapılanmanın hiyerarşik bir sistem oluşturduğu, bölge sorumluları ve şifreli haberleşme yöntemlerine benzer bir iletişim ağı kullandığı iddiaları inceleniyor. Soruşturma dosyasına göre yurt dışına çıkarıldığı öne sürülen para miktarının 100 milyar liranın üzerinde olduğu belirtilirken, Almanya’nın Köln kentinde yaklaşık 70 milyon dolarlık bir merkez inşa edilmesinin planlandığı da iddialar arasında yer alıyor. Kuriş ise savcılık ifadesinde bu yapılanmanın lideri olduğu yönündeki suçlamaları reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, “Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim” şeklinde savunma yaptı. Şirketler ve mal varlığı soruşturmanın odağında Soruşturma kapsamında Kuriş ailesiyle bağlantılı olduğu belirtilen 191 gayrimenkulün de incelemeye alındığı aktarıldı. Ayrıca geçen yıl Türkiye’deki 82 dernek üzerinden 7,2 milyar liralık kayıt dışı gelir elde edildiği iddiası dosyaya yansıdı. Yapılanmayla bağlantılı olduğu öne sürülen şirketler arasında Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve ŞMS Kopuz Gıda’nın da bulunduğu belirtildi. Toplam 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildiği, söz konusu şirketlere kayyum atandığı aktarıldı. “Kişisel GSM hattım yok” dedi Savcılıkta iletişim yöntemleriyle ilgili sorulara da yanıt veren Kuriş, kendi adına kayıtlı bir GSM hattı bulunmadığını öne sürdü. Kuriş, ulaşım ve iletişim amacıyla genellikle ofis hattını kullandığını ancak söz konusu hattın numarasını hatırlamadığını söyledi. Operasyonel talimatların nasıl iletildiği yönündeki sorular üzerine ise aile üyelerinin telefonları üzerinden iletişim kurduğunu belirtti. Akbacakoğlu ile ilişkisini reddetti Soruşturmanın önemli isimlerinden biri olarak gösterilen ve yapılanmanın ticari, siyasi ve bürokratik ilişkilerinden sorumlu olduğu iddia edilen Ayakkabı Dünyası ortağı Mehmet Akbacakoğlu hakkındaki sorular da Kuriş’e yöneltildi. Kuriş, Akbacakoğlu ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını savunarak kendisini yalnızca ayakkabı mağazasından iki kez alışveriş yaptığı için tanıdığını söyledi. Savcılık değerlendirmesinde ise Akbacakoğlu’nun Kuriş’e yakın isimlerden biri olduğu ve yapılanmanın lobicilik faaliyetlerinde rol aldığı iddiasının bulunduğu belirtildi. Üst düzey isimler için “sosyal çevremden tanırım” savunması Kuriş’e yapılanmanın hiyerarşik yapısında görev aldığı öne sürülen Mehmet Bozpınar, Süleyman Kahraman, Recep Okumuşlar ve Nezih Murat Büyükgöz gibi isimlerle ilişkisi de soruldu. Kuriş’in bu kişiler hakkında “Hocaefendidir, sosyal çevremden tanırım” şeklinde yanıt verdiği ve aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını savunduğu aktarıldı. Evinden çıkan altınları “aile birikimi” olarak açıkladı Aylık gelirinin 380 bin lira olduğunu beyan ettiği belirtilen Kuriş’in ikametinde yapılan aramada yüklü miktarda altın ve ziynet eşyası ele geçirildiği aktarıldı. Kuriş, söz konusu altın ve ziynet eşyalarının düğün takıları ile aile birikimlerinden oluştuğunu ileri sürdü. Örgüt üyeliğinden tutuklanan Muharrem Hilmi Akbulut hakkında ise bu kişiyi evinin bahçesine bakan ve zaman zaman harçlık verdiği biri olarak tanımladı. Yapılanmanın Almanya sorumlusu olduğu öne sürülen Osman Aslan adına düzenlenen 3 milyon dolarlık senet hakkında da açıklama yapan Kuriş, senedin gerçekleşmeyen bir gayrimenkul satışı için teminat amacıyla alındığını savundu. Suçlamaların tamamını reddetti Soruşturma dosyasına yansıyan para trafiği, yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen kaynaklar, şirketler ve Almanya’daki merkez projesine ilişkin iddiaları kabul etmeyen Kuriş; suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını da reddetti. Kuriş’in savcılık ifadesinde yaptığı savunmanın temelini, yapılanmanın yönetiminde herhangi bir emir veya talimat vermediği ve kendisinin yalnızca Süleyman Hilmi Tunahan’ın varisi ile temsilcisi olduğu iddiası oluşturdu.

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor Haber

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor

Antalya’nın en önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan güçlü turizm altyapısı, tarihi ve kültürel zenginlikleri, uzun sezon avantajı ve gelişen yatırım potansiyeliyle bölge ekonomisine katkısını artırıyor. Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Manavgat, her yıl yaklaşık 6 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlarken, bölgenin önümüzdeki yıllarda yeni bir büyüme dönemine hazırlanması bekleniyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, bölgenin turizmdeki büyüme potansiyeline dikkat çekerek 2030 yılı için 10 milyon turist hedefinin mümkün olduğunu belirtti. Türkiye’nin en yoğun turizm destinasyonlarından biri olan Side-Manavgat, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu ekonomik hareketlilikle büyümeye devam ediyor. Bölge, sahip olduğu uzun turizm sezonu, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve yatırım potansiyeliyle yalnızca tatil rotası değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik merkez olma özelliği taşıyor. Milyonlarca turistin ziyaret ettiği destinasyonda artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı gayrimenkul piyasasını desteklerken, turizm ekonomisi farklı sektörlerde de hareketlilik yaratıyor. 250 bin nüfusa 6 milyon turist Manavgat’ın yaklaşık 250 bin kişilik nüfusuna karşılık yılda 6 milyon civarında ziyaretçi ağırladığını belirten Ahmet Tanır, bu rakamın bölgenin turizmde ulaştığı ölçeği ortaya koyduğunu söyleyerek, “250 bin nüfuslu bir şehirde nüfusumuzun yaklaşık 20-25 katı misafir ağırlıyoruz. Bu, dünya ölçeğinde oldukça özel bir rakam” dedi. Side-Manavgat’ın yalnızca otel ve konaklama sektöründen oluşan bir turizm merkezi olmadığını belirterek, ‘‘Bölgeye gelen turistlerin restoranlardan ulaşıma, alışverişten eğlenceye kadar çok sayıda alanda harcama yaptığını ve bunun şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Misafirlerimiz yalnızca otelde konaklamıyor; şehri geziyor, restoranlara gidiyor, ulaşım araçlarını kullanıyor, alışveriş yapıyor ve yerel üreticilerden ürünler alıyor. Dolayısıyla turizm, şehrin tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Turizm 50’ye yakın sektörü besliyor Turizmin bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tanır, turizmin 50’ye yakın sektörü harekete geçiren geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğuna dikkat çekerek, “Turizm artık sadece insanların tatil yaptığı bir sektör değil; şehirlerin ekonomisini canlandıran, yatırımları yönlendiren ve istihdam oluşturan önemli bir kalkınma aracı. İnşaat, gayrimenkul, ulaşım, tarım, yiyecek-içecek, perakende ve hizmet sektörlerinin turizm hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. ” dedi. Hedef 2030’da 10 milyon turist Side-Manavgat’ın turizm yolculuğunun son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Tanır, 1980’li yılların başında birkaç bin ziyaretçiyle başlayan turizm hareketliliğinin bugün yaklaşık 6 milyon turist seviyesine ulaştığını söyledi. Bölgenin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısını artırmaya değil, sahip olduğu turizm çeşitliliğini daha etkin kullanmaya odaklanması gerektiğini belirten Tanır, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Side’nin 2 bin 500 yıllık tarihi turizmin gücünü artırıyor Side-Manavgat’ın turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneşten oluşmadığını belirten Tanır; Side Antik Kenti, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, arkeolojik çalışmalar, yaylalar, yerel gastronomi ve kültürel değerlerin bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, “Bölgemiz artık sadece deniz, kum, güneş turizmiyle anılmıyor. Side, 2 bin 500 yıllık tarihiyle çok özel bir kültür ve tarih merkezi. Yaylalarımız, yerel gastronomimiz ve kültürümüz de birçok turist için önemli cazibe unsurları” dedi. Özellikle Side Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmaların ve “Gece Müzeciliği” uygulamasının ziyaretçilerin bölgeyle daha fazla etkileşim kurmasına imkân sağladığını belirten Tanır, kültür turizminin destinasyon ekonomisi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Turizm sezonu marttan kasıma uzanıyor Side-Manavgat’ın Türkiye’nin en uzun turizm sezonlarından birine sahip olduğunu belirten Tanır, bölgede sezonun mart ayının sonlarından kasım ayına kadar devam ettiğini söyleyerek, “Mart sonu itibarıyla başlayan sezonumuz kasım ayına kadar devam ediyor. İklimin de sağladığı avantajla Side-Manavgat’ta yaklaşık 300 gün güneşli bir iklim yaşıyoruz” dedi. Yaklaşık 300 güne ulaşan güneşli gün sayısının da bölgenin turizm açısından önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Tanır; İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi farklı pazarlardan turistlerin yanı sıra yaz döneminde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli ziyaretçilerin de bölge ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.

Sahte Ekspertiz Raporlarıyla Vatandaşlık Alan 6 Bin 134 Kişinin İşlemi İptal Edildi Haber

Sahte Ekspertiz Raporlarıyla Vatandaşlık Alan 6 Bin 134 Kişinin İşlemi İptal Edildi

İçişleri Bakanlığı, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanımı sürecinde sahte belgeler kullanıldığı iddialarına yönelik yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bir açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 16 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda sahte ekspertiz raporları düzenleyerek yabancı uyruklulara usulsüz vatandaşlık sağladığı değerlendirilen 72 şüphelinin yakalandığıbelirtildi. Soruşturmanın, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı başvurularında kullanılan gayrimenkul değerleme raporları ve ilgili belgelerdeki usulsüzlükler üzerine başlatıldığı ifade edildi. 6 bin 134 kişinin vatandaşlık işlemi iptal edildi İçişleri Bakanlığı, yapılan incelemelerde çok sayıda usulsüz işlemin tespit edildiğini açıkladı. Buna göre, sahte veya muvazaalı işlem gerçekleştirdiği belirlenen 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgeleri iptal edildi. Bu kapsamda yatırımcıların aile bireyleriyle birlikte toplam 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararının kaldırıldığıbildirildi. Ayrıca vatandaşlık aldıktan sonra yapılan güvenlik incelemelerinde kamu düzeni ve milli güvenlik açısından uygun olmadığı değerlendirilen işlemler de mercek altına alındı. Bu kapsamda 263 yatırımcı ve ailelerinden oluşan 743 kişinin vatandaşlığının geri alındığı açıklandı. Bakanlığın verilerine göre toplamda: 1.413 yatırımcının işlemi iptal edildi veya geri alındı Aile bireyleriyle birlikte 6 bin 134 kişinin Türk vatandaşlığı sonlandırıldı Söz konusu işlemlerin, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi. 2026 yılında da iptal işlemleri sürdü İçişleri Bakanlığı açıklamasında, vatandaşlık denetimlerinin devam ettiği vurgulandı. 11 Şubat 2026 tarihinden bu yana yapılan incelemeler sonucunda: 443 yatırımcı ve aile bireylerinden oluşan 1.358 kişinin vatandaşlık kararı iptal edildi 7 kişinin vatandaşlığı ise milli güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle geri alındı Bakanlık, yatırım yoluyla vatandaşlık süreçlerinde denetim mekanizmalarının çok yönlü şekilde işletildiğini belirtti. "Personelimizle ilgili ihmal tespit edilmedi" Açıklamada, operasyon kapsamında ortaya çıkarılan usulsüzlüklerin vatandaşlık başvuruları öncesinde hazırlanan belgelerdeki sahteciliklerden kaynaklandığı ifade edildi. İçişleri Bakanlığı, yapılan incelemelerde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü personelinin görev alanına ilişkin herhangi bir ihmal veya zafiyet tespit edilmediğini açıkladı. Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Suç teşkil eden tüm usulsüzlükler adli makamlara bildirilmiş olup, milli güvenliği ve kamu düzenini koruma anlayışıyla her türlü illegal yapı ve usulsüzlükle mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir." Vatandaşlık başvurularında yeni denetim süreci Yetkililer, yatırım yoluyla vatandaşlık kazanım süreçlerinde hem ekonomik şartların hem de güvenlik kriterlerinin ayrıntılı şekilde incelendiğini belirtiyor. Sahte belgelerle vatandaşlık elde etmeye yönelik girişimlerin tespit edilmesi halinde gerekli hukuki işlemlerin uygulanacağı, denetimlerin bundan sonraki süreçte de devam edeceği bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertizle vatandaşlık' operasyonu yapıldığı, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını açıkladı. Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sahte ekspertizle vatandaşlık' operasyonu yapıldığı, İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 72 şüphelinin yakalandığını açıkladı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, sahte ekspertiz raporları düzenlenerek yabancı uyruklu kişilere usulsüz şekilde Türk vatandaşlığı kazandırdığı iddia edilen suç örgütüne yönelik geniş çaplı operasyon gerçekleştirildiğini duyurdu. Bakan Gürlek'un sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, düşük bedelli gayrimenkullerin sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli gösterildiği ve muvazaalı satış işlemleri üzerinden yabancı uyruklu kişilere Türk vatandaşlığı sağlandığı iddiasıyla operasyon başlatıldı. Soruşturmada, ülkeye girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liralık kaynağın girişinin sağlanmadığı, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu, Türk vatandaşlığı almak isteyen yabancı uyruklu kişilerden haksız menfaat temin edildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığının tespit edildiği belirtildi. Soruşturma kapsamında 90 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 72 şüpheli yakalanırken, 7 şirkete kayyum atanarak el konuldu. Ayrıca 1.045 gayrimenkul, Bodrum'da bir otel, 15 motorlu araç, bir yat ve 10 banka hesabına da el konuldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.… — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 4, 2026 Bakan Gürlek, usulsüz yöntemlerle Türk vatandaşlığı kazandığı belirlenen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik çalışmaların da başlatıldığını açıkladı. Operasyonda görev alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerini tebrik eden Bakan Gürlek, "Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır." ifadelerini kullandı.

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı. Haber

Tutuklu eski vali Tuncay Sonel’in mal varlığına ilişkin şüpheli detaylar gün yüzüne çıktı.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in adına kayıtlı çok sayıda gayrimenkul ve araç tescili olduğu belirlendi. Yirmiden fazla iş yerinin tek bir günde adına kaydedildiği ve bu taşınmazların yüksek rantlı bölgelerde yer aldığı tespit edildi. Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden beri kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili yürütülen adli soruşturmada, suç delillerini gizlemek ve karartmak suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilen eski Vali Tuncay Sonel'in mal varlığına ilişkin detaylar gün yüzüne çıktı. Yeniçağ’da yer alan habere göre, soruşturma dosyasına eklenen "gizli" ibareli resmi mal varlığı dökümlerinde, Sonel'in adına tescilli onlarca araç ve gayrimenkul olduğu görüldü. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) ile Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları doğrultusunda hazırlanan inceleme raporunda, Sonel adına kayıtlı 52 adet gayrimenkul tescili ve 2 adet araç kaydı saptandı. Tek günde yirmiden fazla iş yeri... Tapu kayıtlarındaki en dikkat çekici finansal hareketlilik 28 Aralık 2022 tarihinde gerçekleşti. Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan tek bir ada/parsel üzerinde, %60 hisse oranı ve "Kat İrtifakı Tesisi" şeklinde yirmiden fazla iş yeri ile bir düğün salonu, aynı yevmiye numarasıyla (55351) Sonel’in üzerine tescil edildi. Gülistan Doku’nun ailesi adaletin yerini bulmasını beklerken, Tunceli'nin dönemsel mülki idare amiri olan Sonel'in tek bir günde bu denli büyük çaplı ticari gayrimenkullere sahip olması soru işaretleri yarattı. Tuncay Sonel'in sahip olduğu diğer taşınmazlar ise şöyle: İstanbul / Esenyurt: Konut Ankara / Çankaya: Daire Ankara / Güdül: Bağ Ankara / Etimesgut: Çeşitli arsa hisseleri

Ahbap soruşturmasında yeni detaylar: Hüseyin Başaran'ın ifadesi ve milyonluk ödeme planları ortaya çıktı Haber

Ahbap soruşturmasında yeni detaylar: Hüseyin Başaran'ın ifadesi ve milyonluk ödeme planları ortaya çıktı

Ahbap soruşturmasında kritik belgeler ortaya çıktı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasında dikkat çekici yeni bilgiler ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler mercek altına alınırken, aralarında Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. Dosyaya giren yeni belgelerde, Hüseyin Başaran'ın emniyet ifadesi ile gayrimenkul satışlarına ilişkin ödeme planlarının ayrıntıları yer aldı. Hüseyin Başaran: "Etkin pişmanlıktan yararlanmak istemiyorum" Emniyette ifade veren Hüseyin Başaran, herhangi bir suç örgütüyle bağlantısının bulunmadığını belirterek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı kabul etmediğini söyledi. Başaran, Haluk Levent ile yaklaşık dört yıl önce tanıştığını belirterek, kendisine "Barter Havuzu" adı verilen bir finansman sisteminin anlatıldığını ifade etti. İfadesinde, bu sistemin işleyişini yalnızca Haluk Levent'in anlattığını belirten Başaran, taşınmaz satışını gerçekleştirdiğini ancak sonrasındaki finansman ve fon süreçlerinde yer almadığını savundu. "Taşınmazları sattım ancak paramı alamadım" Başaran, toplam dört taşınmazın yaklaşık 602 milyon lira bedelle Yeliz Kaya adına devredildiğini belirtti. Ödemelerin yurt dışından gelecek fonlarla yapılacağının kendisine söylendiğini ifade eden Başaran, süreç sonunda alacaklarını tahsil edemediğini öne sürdü. İş insanı, taşınmazların daha sonra farklı kişilere devredildiğini fark ettikten sonra savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve taşınmazlar hakkında tedbir kararı aldırdığını söyledi. "Rahmetli kızımın adını okulda kullanmayı teklif etti" İfadesinde duygusal ayrıntılara da yer veren Başaran, Haluk Levent'in sık sık evine geldiğini ve Hatay'da yapılan bir okula hayatını kaybeden kızının adının verilmesini teklif ettiğini anlattı. Ayrıca deprem döneminde kurulan yardım çadırlarında da kızının adının kullanıldığını gösteren fotoğraflar paylaşıldığını belirten Başaran, bu davranışların kendisinde güven oluşturmak amacı taşıdığını düşündüğünü ifade etti. "Ahbap Derneği'ne bağış yapmadım" Başaran, Ahbap Derneği'ne herhangi bir bağışta bulunmadığını da vurguladı. Deprem döneminde yaptığı yardımların tamamen kendi şirketleri aracılığıyla ve resmi kanallar üzerinden gerçekleştirildiğini belirten Başaran, mağdur tarafın kendisi olduğunu savundu. "Ben sadece taşınmaz satışı yaptım. Paramı da alamadım. Bu olayda mağdur edilen benim." ifadelerini kullandı. Dosyada milyarlarca liralık satış protokolleri Soruşturma dosyasına giren belgelerde, Başaran Holding ile Yeliz Kaya arasında düzenlenen satış protokolleri de yer aldı. Belgelere göre; Toplam sözleşme bedeli 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira olarak kaydedildi. Ödeme planında Mayıs-Ağustos döneminde aylık 150 milyon 500 bin liralık taksitler öngörüldü. Başaran'ın oğlu Can Başaran ile Yeliz Kaya arasında da yüz milyonlarca liralık ek satış protokollerinin imzalandığı belirtildi. 9 bağımsız bölüm Ahbap faaliyetleri için kullanılacaktı Dosyadaki bir başka protokolde ise iki farklı projedeki toplam 9 bağımsız bölümün Ahbap Platformu faaliyetlerinde kullanılmasının planlandığı ifade edildi. Belgelerde, satış işlemlerine karşılık Ahbap Derneği tarafından kefalet senedi verilmesinin öngörüldüğü bilgisi yer aldı. Banka dekontları da dosyada Soruşturma kapsamında banka hareketleri de incelendi. Dosyaya giren dekontlara göre; 24 Nisan 2026 tarihinde "daire satışı bedeli" açıklamasıyla 89 milyon 680 bin lira, 7 Nisan 2026 tarihinde "dükkan satış carisi" açıklamasıyla 40 milyon lira, 13 Mart 2026 tarihinde ise "satış carisi" açıklamasıyla 14 milyon 500 bin lira tutarlarında EFT işlemleri gerçekleştirildiği belirlendi. Soruşturma çok yönlü devam ediyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında mali hareketler, taşınmaz devirleri, ödeme planları ve ilgili şirketler arasındaki ticari ilişkiler ayrıntılı şekilde incelenmeye devam ediyor. Öte yandan soruşturmada adı geçen kişi ve kurumlara yönelik suçlamalar hakkında nihai değerlendirme henüz yargı mercileri tarafından yapılmış değil. Soruşturma süreci devam ederken, dosyaya yeni belge ve ifadelerin eklenmesi bekleniyor.

Oğuzhan Uğur tutuklandı: Ahbap Derneği soruşturmasında 9 kişi hakkında tutuklama kararı Haber

Oğuzhan Uğur tutuklandı: Ahbap Derneği soruşturmasında 9 kişi hakkında tutuklama kararı

İSTANBUL – Ahbap Derneği adına toplanan bağışların usulsüz şekilde şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan, aralarında Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu 10 şüpheliden 9'u tutuklandı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü operasyonun ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerin hakimlik işlemleri tamamlandı. Oğuzhan Uğur dahil 9 kişi tutuklandı Sulh Ceza Hakimliği, şüpheliler Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük, Fatih Eke, Muharrem Karataş ve Ersin Gökgün'ün tutuklanmasına karar verdi. Şüpheli Özgür Ömer Güner ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılık, tutuklanan şüpheleri "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla hakimliğe sevk etmişti. Soruşturma bağış paraları iddiasıyla başlatıldı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada, Ahbap Derneği bünyesinde toplanan bağışların bir kısmının usulsüz işlemlerle şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiaları araştırılıyor. Soruşturma kapsamında hazırlanan MASAK raporları, banka hesap hareketleri, teknik ve fiziki takip çalışmaları ile dijital incelemeler doğrultusunda şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketleri tespit edildiği öne sürüldü. Dosyada ayrıca şüphelilerin kendi aralarında yüksek miktarlarda para transferleri gerçekleştirdikleri, şans oyunları hesaplarına büyük meblağlar yatırdıkları ve kısa süre içerisinde çok sayıda gayrimenkul devri yaptıkları iddiaları da yer aldı. Daha önce Haluk Levent de tutuklanmıştı Soruşturmanın ilk aşamasında Ahbap Derneği çalışanları ve yöneticilerine yönelik operasyon düzenlenmiş, aralarında derneğin kurucusu Haluk Levent'in de bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alınmıştı. İlk operasyonların ardından 14 kişi tutuklanırken, bazı şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı. İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da gerçekleştirilen sonraki operasyonlarda gözaltına alınan bazı şüphelilerden 4'ü daha tutuklanmıştı. Son operasyonla birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan kişi sayısı daha da arttı. Savcılık ifadesinde Çekmeköy'deki villa soruldu Soruşturma dosyasında Oğuzhan Uğur'un Çekmeköy'de satın aldığı villaya ilişkin mali hareketler de incelemeye alındı. Savcılık kaynaklarına göre ifadesinde villanın yaklaşık 25 milyon liraya satın alındığı yönündeki soruya yanıt veren Uğur, ödemenin 13 milyon liralık bölümünü dijital yayın platformu Gain'den elde ettiği gelirle karşıladığını, kalan kısmı için banka kredisi kullandığını söyledi. Villa tadilatı için yaklaşık 6,5 milyon lira tutarında bir aile dostundan borç aldığını belirten Uğur'un, söz konusu kişinin ismini paylaşmak istemediği öğrenildi. Soruşturma sürüyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya kapsamında mali hareketler, dijital veriler, banka kayıtları ve mal varlığı incelemelerinin sürdüğünü açıkladı. Soruşturmanın, bağış paralarının kullanımına ilişkin iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla geniş kapsamlı olarak devam ettiği bildirildi.

Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek ’in 11 daire ve arsaya sahip olduğunu iddia etti Haber

Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek ’in 11 daire ve arsaya sahip olduğunu iddia etti

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in mal varlığına ilişkin dikkat çekici iddialarda bulundu. Özel, Gürlek’in toplam değerinin 452 milyon lirayı bulduğunu öne sürdüğü gayrimenkullere sahip olduğunu söyledi. “Maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul” Özel, Gürlek’in 11 daire ve bir arsasının bulunduğunu, bu taşınmazların toplam değerinin 325 milyon lira olduğunu belirtti. Son dönemde satıldığı ifade edilen 4 gayrimenkulle birlikte toplam varlığın 452 milyon liraya ulaştığını savundu. CHP lideri, Gürlek’in kamu görevlisi olarak elde ettiği toplam gelirin yaklaşık 45 milyon lira olduğunu belirterek, “Maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayrimenkul almış” dedi. Gürlek’e çağrı yapılmıştı Özel daha önce Gürlek’e mal varlığını açıklaması için süre verdiklerini, ancak 11 Mart’a kadar herhangi bir açıklama yapılmadığını ifade etti. CHP ise söz konusu açıklamaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Turpun büyüğü heybede” sözlerine gönderme yaparak “Turpun küçüğü” başlığıyla duyurdu. “Yargı üzerinden siyasi operasyon” iddiası Özel konuşmasında, yargı süreçlerinin siyasi amaçlarla kullanıldığını öne sürdü. Geçmiş darbelere atıf yapan Özel, “Bir darbenin tankla değil, cübbeyle yapıldığının örneğiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonlara da değinen Özel, sürecin siyasi saiklerle yürütüldüğünü iddia etti. Atama sürecine eleştiri Özel, Gürlek’in Adalet Bakan Yardımcılığı görevinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanmasını eleştirerek, bunun siyasi bir tercih olduğunu savundu. “Kanun açık: Bir hâkim ya da savcı siyasete girerse geri dönemez” diyen Özel, yapılan görevlendirmenin hukuka aykırı olduğunu ileri sürdü. Gözaltı ve soruşturma süreçlerine tepki Operasyonların yürütülme biçimini de eleştiren Özel, sabah baskınları ve gözaltı uygulamalarına tepki gösterdi. Ailelerin de süreçlerden etkilendiğini öne süren Özel, “Ailelere dokunuldu, eşlere, çocuklara dokunuldu” dedi. Bazı şüphelilere baskı yapıldığını iddia eden Özel, imza karşılığında serbest bırakılma teklifleri yapıldığını savundu. Gayrimenkul listesi paylaşıldı Özel, Gürlek’e ait olduğunu öne sürdüğü taşınmazları da tek tek sıraladı. İstanbul, Ankara ve İzmir’de çok sayıda konut ile Çanakkale’de bir arsanın bulunduğunu belirtti. Ayrıca satıldığı ifade edilen dört taşınmazdan elde edilen gelirle birlikte toplam varlığın 452 milyon liraya ulaştığını söyledi. Yeni iddia: Etiler’de lüks konut Özel, İstanbul Etiler’de yer alan bir projede yaklaşık 95 milyon lira değerinde bir daire alım girişimi olduğunu da öne sürdü. Bu işlemin kamuoyundaki tartışmalar sonrası durdurulduğunu savunan Özel, konuyla ilgili resmi kayıtlara işaret etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.