Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Gastronomi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Park'ta yarıştığı üç F1 yarışınıda kazanan Efsane Pilotu Felipe Massa, yeniden İstanbul'da Haber

İstanbul Park'ta yarıştığı üç F1 yarışınıda kazanan Efsane Pilotu Felipe Massa, yeniden İstanbul'da

İstanbul Park'ta yarıştığı üç Formula 1 Grand Prix'sinin üçünü de kazanan Brezilyalı efsane pilot Felipe Massa, yıllar sonra yeniden İstanbul'a geldi. “King of Istanbul” olarak anılan Brezilyalı pilot, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan program kapsamında İstanbul'un tarihini, kültürünü ve gastronomisini keşfetti. Massa'nın İstanbul programı, Tarihi Yarımada turuyla başladı. Brezilyalı pilot Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya Camii ve Sultanahmet Camii'ni ziyaret etti. Günün devamında Boğaz turuna çıkan Massa, daha önce Formula 1 yarışları için geldiği İstanbul'u bu kez şehrin tarihi ve kültürel mirasıyla tanıma fırsatı elde etti.İstanbul'un gastronomi kültürünü de deneyimleyen Massa, gün boyunca iki kıtayı bir araya getiren şehrin farklı yönlerini keşfetti. İstanbul'a yeniden gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Massa, “İstanbul benim için her zaman çok özel bir şehir oldu. Burada yarıştığım yıllardan çok güzel anılarım var. Bu kez İstanbul'u pistin dışında keşfetmek benim için farklı ve çok güzel bir deneyim oldu. Tarihi yerleri görmek, Boğaz'ı yeniden görmek ve İstanbul'un kültürünü yakından tanımak gerçekten keyifliydi. En çok İstanbul Boğazı'nı sevdim; iki kıtanın birleştiği İstanbul'u denizden görmek gerçekten çok etkileyici.” dedi. “İSTANBUL’UN KRALI” ÜNVANINI KAZANMIŞTI Massa'nın İstanbul'daki ilk zaferinin üzerinden tam 20 yıl geçti. Ferrari ile yarıştığı 2006 Türkiye Grand Prix'sinde İstanbul'da Formula 1 kariyerinin ilk Grand Prix galibiyetini alan Massa, 2007 ve 2008'de de damalı bayrağı ilk sırada görerek İstanbul Park'ta üst üste üç zafer kazandı. Üç yarışın tamamında pole pozisyonundan başlayan Massa, İstanbul Park'ta yarıştığı her Formula 1 yarışını zaferle tamamlamış oldu. Bu performans, Massa'nın İstanbul Park ile özdeşleşmesini sağladı ve Brezilyalı pilot yıllar içinde “King of Istanbul” (İstanbul’un Kralı) olarak anılmaya başladı. YARIN İSTANBUL PARK'I ZİYARET EDECEK Massa, yarın TOSFED İstanbul Park'ta F1 taraftarlarıyla bir araya gelecek. Hayranlarıyla buluşacak olan Brezilyalı pilot, gazetecilerin sorularını yanıtlayacak ve bir spor otomobille test sürüşü gerçekleştirecek. Massa'nın hayranlarına sürprizi ise İstanbul Park'a gelenler arasından seçilecek 5 kişiyle pistte yapacağı özel turlar olacak. Massa, seçilecek 5 hayranının her biriyle spor otomobille İstanbul Park pistinde birer tur atacak. İSTANBUL, F1 TAKVİMİNE GERİ DÖNDÜ Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) tarafından işletilen TOSFED İstanbul Park, 3 Ekim 2027'de Turkish Grand Prix ile Formula 1 takvimine geri dönüyor. İstanbul’un yeniden F1 takvimine alınması Nisan ayında düzenlenen bir basın toplantısıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştı. Buna göre İstanbul Park, 2027-2031 yılları arasında 5 dönem boyunca yarışlara ev sahipliği yapacak. Öte yandan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan ve İstanbul'un yeniden F1 takviminde yer aldığının duyurulduğu tanıtım filmi bugüne kadar 600 milyona yakın izlenme sayısına ulaştı.

Gastronomi dünyası, Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali buluşması için gün sayıyor Haber

Gastronomi dünyası, Uluslararası Bursa Gastronomi Festivali buluşması için gün sayıyor

İskender dönerden pideli köfteye, süt helvasından kestane şekerine ve Bursa’nın Coğrafi İşaretli ürünlerine kadar birbirinden özel lezzetler, festival kapsamında ziyaretçilerle buluşacak. Yöresel tatlarının yanı sıra Bursa’nın gastronomi değerlerinin de tanıtılacağı festival, üç gün boyunca renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak. Ünlü şefler ve sanatçıların katılımıyla gerçekleştirilecek programlarda, Bursa’nın zengin mutfak kültürü farklı yönleriyle ele alınacak. Gastronomi tutkunlarını Bursa’da buluşturacak festivalle, kentin eşsiz lezzetlerinin ulusal ve uluslararası alanda daha geniş kitlelere tanıtılması hedefleniyor. 3 gün sürecek festivalde birbirinden farklı etkinlikler Bursalıları bekliyor. Festival alanında toplam 165 stant kurulacak. Stantlarda Bursa’nın köklü yiyecek ve içecek işletmeleri, yerel üreticiler, kadın kooperatifleri ve uluslararası kardeş şehirler yer alacak. Coğrafi işaretli yöresel lezzetlerin yer alacağı Yeşil Sokak ve Beyaz Sokak, ulusal lezzetlerin buluşacağı Kırmızı Sokak, Bursa Üreten Kadınlar Sokağı ve çeşitli atölye alanlarından oluşacak. 10 ÜLKEDEN 12 KARDEŞ ŞEHİR Uluslararası niteliğiyle de dikkat çeken festivale 10 ülkeden 12 kardeş şehir katılacak. Lefkoşa, Mogilev, Pleven, Mestanlı, Veliko Tırnovo, Saraybosna, Ningbo, Kazan, Çadır Lunga, Priştine, Vinitsa ve Novi Pazar’dan gelecek ekipler, kendi yörelerinin yemeklerini hazırlayarak ziyaretçilere ikram edecek. Kardeş şehir ekipleri aynı zamanda Bursa’nın geleneksel yemeklerini ve hazırlama tekniklerini de deneyimleyecek. ŞEFLERDEN MUTFAK ŞOVLARI Üç gün boyunca festivalin ana sahnesinde yaklaşık 20 gastro söyleşi ve mutfak şovu gerçekleştirilecek. Gastronomi dünyasının tanınmış isimleri, Bursa mutfağını farklı başlıklar üzerinden ele alacak. Şef Arda Türkmen “Fetheden Tarifler”, Şef Danilo Zanna ise “Coğrafi İşaretli Ürünlerle Füzyon” başlıklı etkinliklerle gastronomi tutkunlarıyla buluşacak. Festival programında ayrıca Murat Bozok, Özgür Üstün, Doğa Çitçi, Umut Karakuş, Aydın Demir ve Hüseyin Bölük gibi gastronomi profesyonellerinin söyleşi ve şovları yer alacak. Koku hafızası, Bursa döner kebabının duyusal özellikleri, sağlıklı beslenme, esnaf lokantaları kültürü, sokak lezzetleri, sürdürülebilir mutfak, saray mutfağı ve gastronomi diplomasisi de programın öne çıkan konu başlıkları arasında bulunacak. YARIŞMALAR VE ATÖLYELER Festival kapsamında profesyonel aşçılardan üniversite ve lise öğrencilerine kadar farklı kategorilerde katılımcıların yer alacağı 13 kategoride yarışmalar düzenlenecek. Bursa Aşçılar Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek yarışmaların yanı sıra “Lezzete Engel Yok” yemek yarışması düzenlenecek. Tahinli pide yeme, cantık yapma ve siyah incirli baklava yeme yarışmaları da festivalin renkli etkinlikleri arasında yer alacak. Akademisyen şeflerin katılımıyla yapılacak master class eğitimlerinde ise gastronomi profesyonelleri ve meraklıları farklı mutfak tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulacak. ÇOCUKLAR DA UNUTULMADI BUSMEK iş birliğiyle ebeveyn ve çocukların birlikte katılabileceği kek süsleme atölyeleri düzenlenecek. Müzeler Şube Müdürlüğü tarafından Dede Korkut Hikayeleri üzerinden sofra adabı ve yemek kültürünün anlatılacağı etkinlikler gerçekleştirilecek. Karagöz-Hacivat gösterileri, bilim şovları ve geleneksel sokak oyunları da çocuklarla buluşacak. GASTRONOMİNİN YANINDA MÜZİK VE KÜLTÜR Üç gün boyunca gastronominin yanı sıra müzik ve kültür sanat etkinlikleri de Merinos Parkı’nda ziyaretçilere açık olacak. Türk Dünyası kopuz ezgileri dinletisi ve Kahoot lezzet yarışması gerçekleştirilecek. Program kapsamında ayrıca Bursa Gastronomi Belgeseli gösterilecek. Osmanlı Sarayı’na kar ve buz teminini anlatan “Tarihin Soğuk Yolu: Uludağ Buzcular Patikası” başlıklı söyleşi de festivalin dikkat çeken etkinlikleri arasında yer alacak.

Özer Matlı’dan BTSO için turizm vizyonu: “Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” Haber

Özer Matlı’dan BTSO için turizm vizyonu: “Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız”

Turizm sektörü temsilcilerinin sorunlarını dinledi Özer Matlı, BTSO 42’nci Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle Genişletilmiş İstişare Toplantısı’nda buluştu. Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle gerçekleştirilen toplantıda sektör temsilcilerinin beklenti ve sorunları ele alındı. Bursa turizminin yalnızca tanıtım faaliyetleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Matlı, turizmin ticaret, istihdam, hizmet ve ihracat açısından önemli bir ekonomik alan olduğunu ifade etti. Matlı, turizm sektörünün deneyimli temsilcilerine hitaben, “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim” dedi. “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra Uludağ, termal kaynaklar, kıyılar, gastronomi ve sağlık altyapısıyla önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirten Matlı, bu unsurların ortak bir ekonomik sistem içerisinde değerlendirilemediğini savundu. Matlı, Bursa’ya gelen ziyaretçilerin kentte daha uzun süre kalmasını ve farklı sektörlerle buluşmasını sağlayacak bir yapı kurulması gerektiğini belirterek, turizmde yalnızca ziyaretçi sayısının başarı kriteri olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Bu kapsamda konaklama süresi, kişi başına harcama, rezervasyonlar, tekrar ziyaret oranı ve kentte faaliyet gösteren işletmelerin elde ettiği gelir gibi göstergelerin takip edileceğini aktardı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” Turizm sektöründe faaliyet gösteren BTSO üyelerinin daha fazla iş almasını hedeflediklerini dile getiren Matlı, oda bünyesinde yapılacak seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımlarında şeffaf kriterler uygulanacağını söyledi. Matlı, büyük organizasyonlarda tek bir acentenin kapasitesinin yeterli olmaması halinde Bursalı acentelerin uzmanlık alanlarına göre ortak projelerde buluşturulacağını belirterek, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak” ifadelerini kullandı. Bursa turizmine dört mevsim yaklaşımı Matlı, “Bursa Yaşam Ekonomisi” yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, alışveriş ve etkinlik sektörlerini ortak bir program altında birleştirmeyi planladıklarını açıkladı. “Bursa Deneyim Rotası” ile kentin tarih, doğa, termal, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş alanlarındaki değerlerinin turizm paketlerine dönüştürülmesinin hedeflendiğini belirten Matlı, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesi ve Çekirge’nin termal potansiyelinin sağlık ile iyi yaşam turizmiyle bütünleştirilmesi gerektiğini söyledi. “Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi” ile etkinliklerin yılın tamamına yayılacağını ifade eden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanmasının sektörün hazırlık yapabilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. Gastronomi ve kongre turizmi için yeni projeler Matlı, Bursa Gastronomi Ağı ve Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu gibi projelerle kente gelen ziyaretçilerin farklı sektörlerde daha fazla ekonomik değer oluşturmasını hedeflediklerini söyledi. “Bursa Marka 2040” projesiyle kentin uzun vadeli marka değerinin güçlendirilmesi, Güney Marmara Marina Projesi ile de kıyı turizminin geliştirilmesi planlanıyor. “Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomi” Güney Marmara Marina Projesi’nin yalnızca bir liman yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı şeklinde ele alınacağını ifade etti. Matlı, marina yatırımlarının yalnızca denizcilik faaliyetleriyle sınırlı kalmayacağını belirterek, yat turizmiyle birlikte acenteler, oteller, restoranlar ve perakende işletmelerinin de ekonomik hareketlilikten pay almasını hedeflediklerini söyledi. Turizm gelirleri düzenli olarak ölçülecek Bursa turizmine ilişkin projelerin sonuçlarının ölçülebilir olması gerektiğini vurgulayan Matlı, gerçekleştirilecek rota, festival, kongre ve tanıtım faaliyetlerinin ekonomik etkilerinin düzenli olarak takip edileceğini belirtti. Bu kapsamda geceleme sayısı, kişi başı harcama, rezervasyonlar, tekrar ziyaret oranı, hizmet ihracatı ve BTSO üyelerinin cirolarındaki değişimin izleneceğini ifade eden Matlı, Bursa turizmini ziyaretçi sayısından ziyade kentte bırakılan ekonomik değer üzerinden büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor Haber

Manavgat 2030’da10 milyon turist ağırlamayı hedefliyor

Antalya’nın en önemli turizm merkezlerinden Manavgat ve Side, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan güçlü turizm altyapısı, tarihi ve kültürel zenginlikleri, uzun sezon avantajı ve gelişen yatırım potansiyeliyle bölge ekonomisine katkısını artırıyor. Yaklaşık 250 bin nüfusa sahip Manavgat, her yıl yaklaşık 6 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlarken, bölgenin önümüzdeki yıllarda yeni bir büyüme dönemine hazırlanması bekleniyor. Gayrimenkul ve turizm alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, bölgenin turizmdeki büyüme potansiyeline dikkat çekerek 2030 yılı için 10 milyon turist hedefinin mümkün olduğunu belirtti. Türkiye’nin en yoğun turizm destinasyonlarından biri olan Side-Manavgat, milyonlarca ziyaretçinin oluşturduğu ekonomik hareketlilikle büyümeye devam ediyor. Bölge, sahip olduğu uzun turizm sezonu, tarihi mirası, doğal güzellikleri ve yatırım potansiyeliyle yalnızca tatil rotası değil, aynı zamanda önemli bir ekonomik merkez olma özelliği taşıyor. Milyonlarca turistin ziyaret ettiği destinasyonda artan konaklama ve yerleşim ihtiyacı gayrimenkul piyasasını desteklerken, turizm ekonomisi farklı sektörlerde de hareketlilik yaratıyor. 250 bin nüfusa 6 milyon turist Manavgat’ın yaklaşık 250 bin kişilik nüfusuna karşılık yılda 6 milyon civarında ziyaretçi ağırladığını belirten Ahmet Tanır, bu rakamın bölgenin turizmde ulaştığı ölçeği ortaya koyduğunu söyleyerek, “250 bin nüfuslu bir şehirde nüfusumuzun yaklaşık 20-25 katı misafir ağırlıyoruz. Bu, dünya ölçeğinde oldukça özel bir rakam” dedi. Side-Manavgat’ın yalnızca otel ve konaklama sektöründen oluşan bir turizm merkezi olmadığını belirterek, ‘‘Bölgeye gelen turistlerin restoranlardan ulaşıma, alışverişten eğlenceye kadar çok sayıda alanda harcama yaptığını ve bunun şehir ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Misafirlerimiz yalnızca otelde konaklamıyor; şehri geziyor, restoranlara gidiyor, ulaşım araçlarını kullanıyor, alışveriş yapıyor ve yerel üreticilerden ürünler alıyor. Dolayısıyla turizm, şehrin tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Turizm 50’ye yakın sektörü besliyor Turizmin bölge ekonomisi üzerindeki etkisinin yalnızca konaklama sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Tanır, turizmin 50’ye yakın sektörü harekete geçiren geniş bir ekonomik ekosistem oluşturduğuna dikkat çekerek, “Turizm artık sadece insanların tatil yaptığı bir sektör değil; şehirlerin ekonomisini canlandıran, yatırımları yönlendiren ve istihdam oluşturan önemli bir kalkınma aracı. İnşaat, gayrimenkul, ulaşım, tarım, yiyecek-içecek, perakende ve hizmet sektörlerinin turizm hareketliliğinden doğrudan veya dolaylı olarak etkileniyor. ” dedi. Hedef 2030’da 10 milyon turist Side-Manavgat’ın turizm yolculuğunun son yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirten Tanır, 1980’li yılların başında birkaç bin ziyaretçiyle başlayan turizm hareketliliğinin bugün yaklaşık 6 milyon turist seviyesine ulaştığını söyledi. Bölgenin önümüzdeki dönemde yalnızca turist sayısını artırmaya değil, sahip olduğu turizm çeşitliliğini daha etkin kullanmaya odaklanması gerektiğini belirten Tanır, “Ben inanıyorum ki 2030 itibarıyla bölgemizde 10 milyon turisti ağırlayabileceğimizi düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu. Side’nin 2 bin 500 yıllık tarihi turizmin gücünü artırıyor Side-Manavgat’ın turizm potansiyelinin yalnızca deniz, kum ve güneşten oluşmadığını belirten Tanır; Side Antik Kenti, Apollon Tapınağı, Antik Tiyatro, arkeolojik çalışmalar, yaylalar, yerel gastronomi ve kültürel değerlerin bölgenin turizm çeşitliliğine önemli katkı sunduğunu ifade ederek, “Bölgemiz artık sadece deniz, kum, güneş turizmiyle anılmıyor. Side, 2 bin 500 yıllık tarihiyle çok özel bir kültür ve tarih merkezi. Yaylalarımız, yerel gastronomimiz ve kültürümüz de birçok turist için önemli cazibe unsurları” dedi. Özellikle Side Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik çalışmaların ve “Gece Müzeciliği” uygulamasının ziyaretçilerin bölgeyle daha fazla etkileşim kurmasına imkân sağladığını belirten Tanır, kültür turizminin destinasyon ekonomisi açısından önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi. Turizm sezonu marttan kasıma uzanıyor Side-Manavgat’ın Türkiye’nin en uzun turizm sezonlarından birine sahip olduğunu belirten Tanır, bölgede sezonun mart ayının sonlarından kasım ayına kadar devam ettiğini söyleyerek, “Mart sonu itibarıyla başlayan sezonumuz kasım ayına kadar devam ediyor. İklimin de sağladığı avantajla Side-Manavgat’ta yaklaşık 300 gün güneşli bir iklim yaşıyoruz” dedi. Yaklaşık 300 güne ulaşan güneşli gün sayısının da bölgenin turizm açısından önemli avantajlarından biri olduğunu belirten Tanır; İsveç, Norveç, Almanya, İngiltere ve Rusya gibi farklı pazarlardan turistlerin yanı sıra yaz döneminde Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yerli ziyaretçilerin de bölge ekonomisine katkı sunduğunu ifade etti.

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesini kutladı Haber

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesini kutladı

KKTC 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kayseri'nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilmesi münasebetiyle Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç nezdinde, bu önemli başarıya katkı sunan tüm isimleri kutladı. Tatar, Kayseri'nin Selçuklu döneminden Osmanlı'ya, Cumhuriyet'ten günümüze dek uzanan tarihi ve kültürel hazinelerini koruyarak geleceğe aktaran öncü şehirlerden biri olduğunu belirtti. Kayseri ziyaretleri çerçevesinde Cumhuriyet Meydanı, Tarihi Saat Kulesi ve Kayseri Kalesi'ni ziyaret eden, Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi ile Ali Dağı eteklerinde yürüyüş gerçekleştiren Tatar, şehrin tarihi kimliği ile modern belediyecilik anlayışının harmanlanmasının takdire şayan olduğunu dile getirdi. Kayseri'nin yüzyıllardır taşa nakşedilen medeniyet mirasını başarıyla yaşattığını ifade eden Tatar, "1200’lü yıllardan itibaren Selçuklu’nun görkemini, Osmanlı’nın zarafetini ve Cumhuriyet’in eserlerini aynı şehir siluetinde buluşturan Kayseri; asırlardır taşa işlenen medeniyet mirasını muhafaza etmeyi başarmıştır. Bu köklü mirasın 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanıyla onurlandırılması hepimiz için gurur vericidir" şeklinde konuştu. Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi hakkındaki izlenimlerini aktaran Tatar, "Millet Bahçesi'nde yürüyüş yaptım, gerçekten çok etkilendim. Gastronomi ve mutfak merkezi, cami, yürüyüş parkurları ve sosyal alanlarıyla Kayseri'ye harika bir eser kazandırılmış. Bu denli kıymetli bir yatırımı şehre sunan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" dedi. 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanının, Kayseri'nin uluslararası arenadaki kültürel etkisini artıracağını vurgulayan Tatar, "Başta Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç olmak üzere bu başarıda payı olan herkesi yürekten tebrik ediyorum. 2027 yılının Türk dünyasının beraberliğini, kardeşliğini ve ortak kültürel değerlerini daha da kuvvetlendireceğine inanıyorum. Tebrikler Kayseri, tebrikler Türk Dünyası" ifadelerini kullandı. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar'ın bu değerlendirmeleri, Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç liderliğinde yürütülen kültür, tarih ve şehircilik odaklı projelerin uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu bir kez daha kanıtladı.

Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler belli oldu: Rusya liderliği korudu Haber

Türkiye’ye en çok turist gönderen ülkeler belli oldu: Rusya liderliği korudu

Türkiye’nin turizm performansına ilişkin 2026 yılının ilk altı aylık verileri açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından paylaşılan verilere göre, ocak-haziran döneminde Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısı 25 milyon 759 bin olarak gerçekleşti. Turizm sektöründe hareketliliğin sürdüğü 2026’nın ilk yarısında, Türkiye’nin en fazla ziyaretçi aldığı ülkeler sıralamasında Rusya Federasyonu zirvedeki yerini korudu. Rus turistler ilk sırada yer aldı Türkiye’nin en önemli turizm pazarlarından biri olan Rusya, 2026’nın ilk yarısında en fazla ziyaretçi gönderen ülke oldu. Açıklanan verilere göre, ocak-haziran döneminde Türkiye’yi 2 milyon 650 bin Rus turist ziyaret etti. Rus turistlerin özellikle Antalya, Muğla ve İstanbul gibi destinasyonlara yoğun ilgi gösterdiği belirtildi. Deniz-kum-güneş turizminin yanı sıra kültür ve şehir turizmine yönelik hareketliliğin de devam ettiği ifade edildi. Almanya ikinci sırada Türkiye’nin geleneksel turizm pazarları arasında önemli bir yere sahip olan Almanya, yılın ilk altı ayında ikinci sırada yer aldı. Bu dönemde Türkiye’ye 2 milyon 440 bin Alman ziyaretçi geldi. Alman turistlerin ağırlıklı olarak Akdeniz ve Ege bölgelerini tercih ettiği, ayrıca kültür turları ve şehir gezilerine yönelik talebin de yüksek olduğu kaydedildi. Birleşik Krallık üçüncü oldu Birleşik Krallık, Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülkeler sıralamasında üçüncü sıradaki yerini korudu. İlk altı ayda 1 milyon 580 bin İngiliz turist Türkiye’yi ziyaret etti. İngiliz turistlerin özellikle İstanbul başta olmak üzere kültür, gastronomi ve şehir turizmine ilgisinin devam ettiği belirtildi. Turizm geliri 25,7 milyar dolara ulaştı Türkiye’nin turizmde yalnızca ziyaretçi sayısında değil, gelir açısından da güçlü bir performans sergilediği açıklandı. 2026 yılının ilk yarısında Türkiye’nin turizm geliri 25 milyar 746 milyon dolar olarak gerçekleşti. Verilere göre ziyaretçilerin ortalama kalış süresi 10,01 gece olurken, kişi başı gecelik ortalama harcama ise 109 dolarseviyesine yükseldi. Türkiye turizmde hedeflerini büyütüyor Turizm sektöründe elde edilen veriler, Türkiye’nin uluslararası pazardaki güçlü konumunu koruduğunu gösteriyor. Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ana pazarların yanı sıra Orta Doğu, Asya ve Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçi sayısının artırılması hedefleniyor. Sektör temsilcileri, yılın ikinci yarısında yaz sezonunun etkisiyle turist sayısında ve turizm gelirlerinde yeni artışlar bekliyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal güzellikler, tarihi miras, gastronomi ve sağlık turizmi olanaklarıyla küresel turizm pazarındaki payını artırmayı hedeflediği belirtiliyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi kardeş oldu Haber

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi kardeş oldu

İmza töreninde değerlendirmelerde bulunan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, KKTC ile ortak hedefler doğrultusunda yol aldıklarını ifade ederek, “Biz biriz, beraberiz, kardeşiz, aynı kaderin çocuklarıyız, aynı coğrafyanın evlatlarıyız, aynı geleceğe doğru imanla, aşkla bakıyoruz.” şeklinde konuştu. GAZİ ŞEHRİN 29’UNCU KARDEŞİ GAZİMAĞUSA OLDU Farklı alanlarda ortak projeler yürüten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi, mevcut iş birliklerini kardeş şehir protokolü ile resmiyete kavuşturdu. Böylece Gazimağusa, Gaziantep’in 29’uncu kardeş şehri olma unvanını aldı. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen imza törenine Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Uluslararası Demokratlar Birliği Genel Başkanı Kenan Aslan ve kurum yöneticileri katıldı. İki Gazi şehir arasındaki kardeşlik köprüsü, imzalanan protokol ile tescillenmiş oldu. ŞAHİN: BİZİM MEDENİYETİMİZİN VERDİĞİ TALİMATLARA UYMAMIZ, ŞEHİRCİLİKTE DE BUNA GÖRE BAKMAMIZ GEREKİYOR Törende konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye arasındaki tarihsel bağlara vurgu yaparak şunları kaydetti: “‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ vizyonuyla hareket ettik. ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedik. Bakıldığında Doğu Akdeniz'in incisi Kuzey Kıbrıs'ta artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Büyük Osmanlı ve Selçuklu gittiği her yere adaleti nasıl taşıdı, şehirciliği nasıl inşa etti? Önce altyapıyı kuruyorlar. Önce şehri temizliyorlar. Ardından hamamlarla bedensel temizliği sağlıyorlar. Sonrasında ise külliyelerle ruhu besliyorlar. Aklı selim, fikri selim, zevki selim insan; mutlu insan. Bizim medeniyetimizin ortaya koyduğu prensiplere uymamız, şehircilik anlayışımızı da buna göre şekillendirmemiz gerekiyor. Gazimağusa’ya da bu pencereden bakıyoruz.” KIBRIS'A HUZUR GELECEK, MUTLULUK GELECEK 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ile şekillenen siyasi iradeyi hatırlatan Başkan Şahin, o dönem başlayan mücadelenin bugün de aynı kararlılıkla sürdüğünü belirterek şöyle devam etti: “‘Biz biriz, beraberiz, kardeşiz, aynı kaderin çocuklarıyız, aynı coğrafyanın evlatlarıyız, aynı geleceğe doğru imanla, aşkla bakıyoruz. Bu imza benim nazarımda çok kıymetli. Gazimağusa’daki Maraş’ın hak ettiği seviyeye gelmesi şart. Maraş'ın turizm ve kültür turizmindeki o muazzam potansiyelini tüm dünyaya tanıtmalıyız. Bizler, karıncalar gibi çalışarak dev eserler bırakan bir ecdadın, bir tarihin emanetçileriyiz. Kuzey Kıbrıs'ı vakit kaybetmeden yeniden yeşil ada yapmalıyız. Gaziantep Büyükşehir; OECD’nin Şampiyon Şehri, EBRD’nin Yeşil Şehri, Euro Prize Onur Ödülü sahibi ve sıfır atık hedefinde dünyanın en yakın 20 şehrinden biridir. Doğru modeller ve doğru uygulamalarla Kıbrıs'a huzur ve mutluluk gelecektir. Orası bizim evimiz, ortak kaderimiz, ortak toplumumuz ve ortak geleceğimizdir.” ULUÇAY: YEREL YÖNETİMLERDE BAŞKAN ŞAHİN ÇOK GÜZEL BİR ÖRNEK OLUYOR Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay ise hitabında, kentin KKTC içerisindeki tarım, ticaret ve turizm gibi alanlardaki stratejik önemine değinerek şunları söyledi: “Maraş'ın ziyarete açılmasıyla beraber, 6 yıllık süreçte ziyaretçi sayısı 5 milyona yaklaştı ve bunların büyük bir kısmı yabancı turistlerden oluşuyor. Maraş'ın kapılarının açılması, orayı ciddi bir turizm merkezi haline getirdi. Gazimağusa; üreten insanların, çalışan işçilerin, eğitim gören öğrencilerin şehri olarak KKTC'de farklı bir vizyonla ilerleyen bir kenttir. Gaziantep denildiğinde akla fıstık, baklava ve tarih geliyor ancak benim zihnimde ilk olarak Fatma Şahin beliriyor. Yerel yönetimler konusunda Başkan Şahin çok güzel bir örnek teşkil ediyor ve bu başarı diğer şehirlere de ilham veriyor.” YEREL YÖNETİMLERİN HALKIN HAYATINDA ÇOK BÜYÜK BİR ÖNEMİ VAR Kıbrıslı Türklerin verdiği mücadeledeki yerini ve tarihi önemini vurgulayan Başkan Uluçay, sözlerini şöyle tamamladı: “Yerel yönetimlerin insanların gündelik yaşamında çok büyük bir etkisi vardır. Türkiye'nin bölgemizde yaşanan felaketler ve her türlü acı karşısında barışı korumak, çatışmaları bitirmek adına sergilediği insanüstü gayreti hepimiz görüyoruz ve bununla gurur duyuyoruz.” YILMAZ: FATMA ŞAHİN GAZİANTEP'İN BİR ANNESİ, ABLASI OLDU, BU PROTOKOLLE DE KIBRIS'IN BİR ABLASI OLACAK Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz da törendeki konuşmasında anne tarafının Kıbrıs Türkü olduğunu ve üniversite eğitimini KKTC’de tamamladığını ifade ederek şöyle konuştu: “Fatma Şahin Gaziantep'in bir annesi, ablası oldu; bu protokolle birlikte artık Kıbrıs'ın da ablası olacaktır. Biz Kıbrıs ile iki ayrı millet veya iki ayrı bayrak değiliz. Tek bayrak, tek toprak ve tek vatanız. Kıbrıs'ı sadece bir yavru vatan olarak değil, Türkiye'nin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kıbrıs'a uzanan her el, aslında Türkiye'ye uzanan eldir. Bugün imzalanan protokolü çok anlamlı buluyorum. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Fatma Şahin’e teşekkürlerimi sunuyorum. Belediyeciliği Türkiye'de bir marka haline getirmiş bir yönetimin tecrübeleri artık Gazimağusa'ya da aktarılacak.” ALTYAPIDAN EĞİTİME İŞ BİRLİĞİ! Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Gazimağusa Belediyesi arasındaki kardeş şehir ortaklığı, altyapıdan eğitime kadar geniş bir yelpazede projelerle derinleşiyor. Bu kapsamda Gazimağusa'nın Maraş ve Laguna bölgelerindeki aydınlatma direkleri yenilenirken, LED armatür dönüşüm projesine teknik destek sağlandı. Ayrıca Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin katkılarıyla, KKTC'nin en büyük robotik kodlama laboratuvarı Gazimağusa'da kurularak gençlerin teknolojiyle buluşmasına imkan tanındı. YENİ DÖNEMDE ORTAK PROJELER DEVAM EDECEK İki şehir arasındaki bağlar; karşılıklı ziyaretler, GastroAntep festivalleri ve Kardeş Şehirler Uluslararası Gençlik Kampı gibi faaliyetlerle pekiştirildi. Çevre, ulaşım, bilişim, atık yönetimi ve gastronomi alanlarında teknik bilgi paylaşımı sürerken, gelecek dönemde akıllı şehircilik ve hayvanat bahçesi projeleriyle iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınması hedefleniyor.

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulundu! Şüpheli ölümle ilgili soruşturma başlatıldı Haber

MasterChef şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulundu! Şüpheli ölümle ilgili soruşturma başlatıldı

Televizyon dünyasının tanınan isimlerinden, MasterChef Türkiye 2021 şampiyonu Eren Kaşıkçı, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki evinde ölü bulundu. Genç şefin ölümü sevenlerini ve gastronomi camiasını yasa boğarken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yakınları ulaşamayınca ekipler harekete geçti Edinilen bilgilere göre, bir süredir kendisinden haber alınamayan Eren Kaşıkçı için yakınları durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine Kaşıkçı’nın Sarıyer’de tek başına yaşadığı eve jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, ünlü şefi hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Kaşıkçı’nın yaşamını yitirdiği belirlendi. Cansız bedeni Adli Tıp Kurumu’na gönderildi Olay yerinde jandarma ekipleri tarafından detaylı inceleme yapıldı. Yapılan çalışmaların ardından Eren Kaşıkçı’nın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kaşıkçı’nın ölümüyle ilgili ilk incelemelerde olayın şüpheli olarak değerlendirildiği öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı Eren Kaşıkçı’nın şüpheli ölümü üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yetkililer, ölüm nedeninin yapılacak adli incelemeler ve otopsi sonucunda netlik kazanacağını belirtti. MasterChef ile tanınmıştı Eren Kaşıkçı, 2021 yılında yayınlanan MasterChef Türkiye yarışmasında gösterdiği performansla büyük beğeni toplamış ve sezonu şampiyon olarak tamamlamıştı. Yarışmada sakin tavırları, mutfak bilgisi ve özgün tarifleriyle dikkat çeken Kaşıkçı, izleyiciler tarafından “Kızıl sakal” lakabıyla tanınıyordu. MasterChef sonrası kariyerine gastronomi alanında devam eden Kaşıkçı, sosyal medya paylaşımları ve mutfak çalışmalarıyla takipçileriyle iletişim kurmayı sürdürüyordu. Sevenleri yasa boğuldu Eren Kaşıkçı’nın ölüm haberinin duyulmasının ardından sosyal medyada çok sayıda taziye mesajı paylaşıldı. Hayranları ve gastronomi dünyasından birçok isim, genç şefin ani kaybıyla ilgili üzüntülerini dile getirdi. Kaşıkçı’nın kesin ölüm sebebinin yapılacak incelemelerin ardından açıklanması bekleniyor. Soruşturma kapsamında olayın tüm yönleriyle araştırıldığı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.