Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Füze

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Füze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Füze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran :  Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk Haber

İran : Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının 29’uncu gününde, İran askeri kanadından Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik ağır bir saldırı iddiası geldi. Hatemü’l Enbiya Merkezi Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, bugün (28 Mart 2026) yaptığı resmi açıklamada, Dubai’de Amerikan askerlerinin konakladığı iki farklı noktanın imha edildiğini duyurdu. “500 ABD askeri hedef alındı” Zülfikari, ABD ordusunun İran’ın saldırılarından kaçmak için üslerin dışındaki sivil alanlarda gizlendiğini savunarak şu detayları paylaştı: "Geçtiğimiz saatlerde Dubai'de tespit edilen iki gizli sığınağa, Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay ve Deniz Kuvvetleri tarafından hassas güdümlü füze ve dronlarla operasyon düzenlenmiştir. İlk sığınakta 400’den fazla, ikincisinde ise 100’den fazla işgalci Amerikan askeri bulunuyordu. Her iki mekan da tam isabetle vurulmuş ve çok ağır kayıplar verdirilmiştir." “Ambulanslar saatlerdir ölü taşıyor” Saldırının sonuçlarına ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan İranlı sözcü, "Ambulanslar saatlerdir vurulan noktalardan Amerikan komutan ve askerlerinin cenazelerini ve yaralılarını taşımaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. “Bölge mezarlık olacak” Donald Trump ve ABD’li komutanlara seslenen Zülfikari, bölgenin ABD güçleri için artık güvenli olmadığını belirterek şunları söyledi: "Trump ve komutanları şunu iyi anlamalıdır; bu bölge Amerikan askerleri için bir mezarlığa dönüşecektir. Kahraman halkımızın ve cesur İslam savaşçılarının iradesi karşısında teslim olmaktan başka seçenekleri yoktur. Zafer ancak aziz ve hakim olan Allah’tandır." Tansiyon zirvede İran’ın bu iddiasına ne ABD ne de Birleşik Arap Emirlikleri makamlarından henüz bir teyit veya yalanlama gelmedi. Ancak bu açıklama, İran’ın savaşı sadece kendi topraklarında değil, Körfez genelindeki Amerikan varlığına karşı da yayma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son günlerde İran, Suudi Arabistan’daki üsleri vurduğunu iddia etmiş ve bölge ülkelerindeki sanayi bölgelerine yönelik saldırı tehditlerini artırmıştı.

Savaş 'ın  25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı Haber

Savaş 'ın 25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı

ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 25. gününe girerken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın "verimli görüşmeler yapıldığı" yönündeki açıklamalarını yalan haber olarak nitelendirirken, İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise operasyonlar kapsamında İran’da 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Öte yandan bölgesel aktörlerin devreye girmesiyle diplomatik temasların da yoğunlaştığı ifade ediliyor. Bugün bölgede yaşanan gelişmeler şöyle: Trump'ın müzakere açıklamasını "yalan haber" olarak niteleyen İran, İsrail'e arka arkaya füze saldırıları düzenledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerle "verimli" görüşmeler yaptığını söyleyerek İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini açıklamasının ardından, müzakere yürütüldüğünü yalanlayan İran, İsrail'e füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada İran’ın ülkeye birden fazla füze saldırısı düzenlediği ifade edildi. Saldırılardan birinde, füzenin önlenmesi sonrasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde yer alan evler hasar gördü, saldırılarda hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadığı bildirildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın "Ortadoğu'daki çatışmaların tamamen ve kesin olarak çözülmesi" konusunda "çok iyi ve verimli" görüşmeler yaptığını ve İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini söylemişti. Trump'ın açıklamasının ardından borsalar yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların altına düştü. Fakat İran parlamentosu başkanı Muhammed Baqer Qalibaf ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını açıkladı. İsrailli bir yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak Qalibaf'ın görüşmelerin İran tarafındaki muhatabı olduğunu söylemişti. Sosyal medya platformu X'te paylaşım yapan Qalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için yalan haberler kullanılıyor" dedi. Öte yandan, Avrupalı bir yetkili, iki ülke arasında doğrudan müzakere yapılmadığını ancak Mısır, Pakistan ve Basra Körfezi'nden ülkelerin mesaj trafiğini yürüttüğünü söyledi.Reuters'a konuşan Pakistanlı bir yetkili ve ikinci bir kaynak da savaşın sonlandırılmasına yönelik doğrudan görüşmelerin bu hafta içinde İslamabad'da yapılabileceğini belirtti. İsrail basınına göre, Arap ülkeleri İran'la müzakere konusunda Trump'a baskı yapıyor İsrail basını, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a İran'la müzakere konusunda baskı yaptığını iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde Tahran ile ABD arasında müzakere sürecinin hız kazanma sebebinin Arap ülkelerinin daha fazla ekonomik zarar yaşanmaması için Trump'a baskı yapması olduğu ifade edildi. İsrail'in, ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını bildiği ancak bunun ne kadar faydalı olacağını düşündüğü kaydedildi. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakereler başarılı olsun ya da olmasın Trump'ın talebini reddedemeyeceğine işaret edildi. Suudi Arabistan, gece boyunca 35 İHA saldırısını engelledi Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi. İran medyası: ABD-İsrail’in saldırılarında İsfahan ve Hürremşehr kentlerindeki enerji altyapıları hedef alındı ABD-İsrail’in İran’a saldırılarında, dün İsfahan ve Hürremşehr kentlerinde 2 enerji altyapısının hedef alındığı bildirildi. Fars Haber Ajansı, İsfahan ve Hürremşehr'e düzenlenen saldırılara ilişkin detayları paylaştı. İsfahan'ın Kave Caddesi'ndeki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonunun vurulduğu saldırıda, tesislerin bazı bölümleri ile çevredeki evlerde hasar meydana geldiği belirtildi. Aynı zamanda ülkenin güneybatısında Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki elektrik santraline ait doğal gaz boru hattının da hedef alındığı ifade edildi. Hürremşehr Özel Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bir füzenin doğal gaz hattı istasyonunun dışındaki alana isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi. İsfahan'da enerji kesintisine dair bilgi verilmezken Hürremşehr’de yapılan çalışmalarla enerji temininin kesintisiz bir şekilde devam ettiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İran'ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı duyurulmuştu. CENTCOM: İran'da 9 binden fazla hedef vuruldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ülkede 9 binden fazla hedefin vurulduğunu bildirdi. CENTCOM'un sosyal medya hesabından, İran'a yönelik askeri saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. İran'da 9 binden fazla hedefin vurulduğu belirtilen açıklamada, aralarında savaş gemilerinin de bulunduğu 140'tan fazla geminin hasara uğratıldığı ya da imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin askeri saldırılarında bombardıman uçakları, savaş uçakları, insansız hava araçları ve füze savunma sistemleri dahil çeşitli hava, deniz ve kara sistemlerini kullandığı aktarıldı. Kaynak : ndependent Türkçe, Reuters, AA, ANKA

Dışişleri Bakanı  Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı. Haber

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı.

Bu, İsrail'in mevcut harekatta Hizbullah'ın askeri operasyonlarını engellemek amacıyla Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef aldığını ilk kez kamuoyu önünde kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamaya göre, Zrariyeh Köprüsü, Hizbullah militanlarının kuzey ve güney Lübnan arasında güç ve teçhizat taşımak için kullandığı hayati bir arterdir. İsrail ayrıca Hizbullah'ı köprü yakınlarına roketatar yerleştirmek ve bölgeden İsrail topraklarına saldırılar düzenlemekle suçluyor. İsrail, Zrariyeh köprüsünü bombalamadı. Hayati önem taşıyan köprülerin ve yolların yıkılması, Lübnan'daki birçok bölgeyi insani yardımdan tamamen izole ediyor. Uluslararası kuruluşlar, yardım konvoylarının insanlara ulaşamaması nedeniyle insani bir felaket yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Lübnan'daki BM insani yardım koordinatörü David Shearer, İsrail ordusunu "sivil altyapının bombalanmasına" son vermeye çağırdı ve "bu çatışmadaki tüm tarafları uluslararası insani hukuk kapsamındaki sivillere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye" davet etti. Yakıt kıtlığı da son derece acil bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) uyarısına göre, bu hafta yakıt tedariki zamanında sağlanmazsa, Lübnan'daki hastanelerin yaklaşık %60'ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak. Zrariyeh köprüsüne yapılan saldırı, İsrail'in sadece Lübnan'da değil, İran'daki hedefleri de hedef alan genişleyen askeri harekatının ortasında gerçekleşti. Sadece son 24 saat içinde, İsrail hava kuvvetleri batı ve orta İran'da balistik füze fırlatma rampaları ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere 200'den fazla hedefi vurdu. Lübnan'daki çatışmalar, Hizbullah'ın İran dini lideri Ali Hamaney'in ölümüne misilleme olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından 2 Mart'ta hızla tırmandı.

Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bugün bu deli pisliklerin başına neler geleceğini izleyin Haber

Trump'tan İran'a yeni tehdit: Bugün bu deli pisliklerin başına neler geleceğini izleyin

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a yönelik yeni tehditlerde bulundu. İran'ın donanmasının ve hava kuvvetlerinin yok edildiğine yönelik iddiasını yineleyen Trump, Tahran'ın elindeki füze, insansız hava araçları (İHA) ve diğer araçların imhasına devam edildiğini bildirdi. Trump, "Eşi benzeri görülmemiş bir silah gücümüz, sınırsız mühimmatımız ve bolca zamanımız var. Bugün bu deli pisliklerin başına neler geleceğini izleyin" ifadelerini kullandı. Mücteba Hamaney'e ilişkin konuştu Trump, Fox News kanalına verdiği ve henüz tamamı yayımlanmayan röportajda da İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'e ilişkin konuştu. Mücteba Hamaney'in hayatta olduğunu düşündüğünü belirten Trump, "Bence hasar görmüş durumda ama muhtemelen bir şekilde hayatta" dedi. Trump, Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan gemilerin cesaret göstermeleri gerektiğini söyleyerek, "Korkulacak bir şey yok. Bir donanmaları yok, tüm gemilerini de batırdık" diye konuştu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in durumunun nasıl olduğuyla ilgili soruya "Yaralı ama iyi" yanıtını vermişti. ABD-İsrail'in İran'a saldırıları İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.

Bahçeli : Kürt kardeşlerim satılık, kiralık, tetikçi değildir Haber

Bahçeli : Kürt kardeşlerim satılık, kiralık, tetikçi değildir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürtlere ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bahçeli, “Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek isteyen hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz” diyerek Türk–Kürt kardeşliğine vurgu yaptı. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki Kürtlerin savaşa dahil olabileceğine yönelik sözlerine tepki gösterdi. Bahçeli, Kürtlerin herhangi bir dış gücün planlarında kullanılmasına karşı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran’ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir. Onun bunun projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez.” Bahçeli ayrıca Türk–Kürt kardeşliğine vurgu yaparak, iki halk arasına fitne sokmak isteyenlerin “düşmanca tutum takındığını” söyledi. “Türk Kürt’ün kardeşi, Kürt Türk’ün alın yazısıdır.” Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır” Ortadoğu’daki mezhep gerilimlerine de değinen Bahçeli, Şii ve Sünni ayrışmasını körükleyen söylemleri eleştirdi. “Şii de Müslümandır, Sünni de Müslümandır. Bozgunculuğun davulunu çalanlar, sanal ihtilafların namusunu tutanlar alçak kere alçaktır.” Bahçeli, bölgede artan savaş ortamının çok tehlikeli bir noktaya geldiğini belirterek, Ortadoğu’nun “akıl tutulması” yaşadığını söyledi. “ABD–İsrail koalisyonunun kirli savaşının bilançosu ağırlaşıyor” ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını da değerlendiren Bahçeli, savaşın 11’inci gününde kayıpların arttığını belirtti. “ABD–İsrail koalisyonunun İran’a yönelik başlattığı savaşın 11’inci gününde bilanço gittikçe ağırlaşmaktadır. Katledilen masum insanlar, tahrip edilen altyapılar ve artan gerilim bölgemizi ateşe atmaktadır.” Bahçeli, İran’da çocukların hayatını kaybetmesini “katliam” olarak nitelendirdi. Türkiye–İran gerilimine dair mesaj İran’dan ateşlenen bazı füzelerin Türkiye hava sahasında imha edilmesi hakkında da konuşan Bahçeli, Türkiye’nin hava sahasının korunmasının önemine dikkat çekti. “Türkiye yol geçen hanı değildir. Bir daha hava sahamızda yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze görmek istemediğimizi cümle alem bilmelidir.” Bahçeli ayrıca Türkiye ile İran’ın komşu ve tarihi bağları olan iki ülke olduğunu belirterek, provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti.

Trump:  Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum Haber

Trump: Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik devam eden Epic Fury Operasyonu’na (Destansı Öfke Operasyonu) ilişkin ABD basınına konuştu. Trump, İran ile savaşın yakında sona erebileceğini belirterek, operasyonun başlangıçta tahmin ettiği 4-5 haftalık süreden "çok daha ileride" olduğunu aktardı. Trump, "Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum. Donanmaları, iletişim sistemleri ve hava kuvvetleri yok" dedi. İran’ın yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’e ilişkin görüşü sorulan Trump, "Ona verecek hiçbir mesajım yok. Hiçbir şey" ifadelerini kullandı. Aklında eski lider Ali Hamaney’in yerini alabilecek biri olduğunu da ifade eden Trump, bu ismin kim olduğuna açıklık getirmedi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na da değinen Trump, Hürmüz Boğazı’ndan gemilerin şu anda geçiş yaptıklarını fakat "Orayı kontrol altına almayı düşündüğünü" ifade etti. Trump, İran’a son bir uyarıda bulunarak, "Atabilecekleri her şeyi attılar. Bir kurnazlık yapmaya kalkmasınlar, yoksa bu o ülkenin sonu olur" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Hürmüz Boğazı’ndaki durum ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran yönetimini uyaran Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" dedi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın yeniden inşasını zorlaştıracak hedefleri de vuracaklarını belirten Trump, "Ölüm, ateş ve öfke onların üzerine çökecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, "Bu, ABD’nin Çin'e ve Hürmüz Boğazı'nı yoğun olarak kullanan tüm ülkelere bir hediyesidir. Umarım bu, büyük takdir görecek bir jest olur" dedi. ABD Başkanı Trump: "Hürmüz Boğazı, güvende kalacak" ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade ederek, "Hürmüz Boğazı güvende kalacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından ilk resmi basın toplantısını Florida’da gerçekleştirdi. Buradaki açıklamasında ABD’nin İran’da askeri hedeflerini tamamlama yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Trump, "Hatta, bunun neredeyse tamamlandığı söylenebilir. İran’daki her gücü, son derece kapsamlı bir şekilde yok ettik. İran’ın deniz gücünün büyük bir kısmı battı. Neredeyse 50 gemi, şu anda denizin dibinde. Bana az önce, bu sayının 51 olduğu bildirildi" dedi. "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk" İran’ın dron ve füze kabiliyetlerini hedef almaya devam ettiklerini söyleyen Trump, "Dron üretimleri bugün itibarıyla vurulmaya başlandı. Üretim yaptıkları bütün yerleri biliyoruz ve bu tesisler birbiri ardına vuruluyor. Füze kapasitesi yaklaşık yüzde 10, belki de daha altına indi" dedi. Trump, "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk. Bunların bazıları çok büyük hedeflerdi. Ve en önemli hedeflerin bazılarının vurulmasını, eğer gerekirse diye sonraya bıraktık. Bunları vurursak, yeniden inşa etmeleri yıllar alır. Bu hedefler arasında elektrik üretimi ile ilgili olanlar ve daha birçok şey var. Mecbur kalmadığımız sürece, bunu yapmak istemiyoruz" dedi. İran’ın füze rampalarında yüzde 90, dron rampalarında yüzde 83’lük düşüş olduğunu söyleyen Trump, "İran’ın dron ve füze üretmek için kullandığı üretim altyapısını da imha ediyoruz. Hem de kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir hızla" dedi. İran’ın lider kadrosunu iki kez, belki üç kez ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, "Belki benden sonra gelip benim dünya ve ülkemiz için yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli olmayacak bir başkan, beş ya da on yıl sonra bir sorunla karşılaşsın istemiyoruz. Bu yüzden, İran’ın başına barışçıl bir şekilde çalışabilecek bir lider getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz dediler" İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için sahip olduğu sayısız fırsatı kullanmadığını savunan Trump, "(ABD Özel Temsilcisi) Witkoff’a açık bir şekilde "İnşa etmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Yani, kısaca ifade etmek gerekirse, "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Eğer Geceyarısı Çekici ile potansiyellerini imha etmemiş olsaydık, nükleer silah elde edeceklerdi. Onu da şimdiye kadar çoktan kullanmış olurlardı. En azından İsrail yok edilmiş olurdu" dedi. Geceyarısı Çekici operasyonu ile İran’ın üç nükleer tesisini imha ettiklerini söyleyen Trump, "Ama başka bir yerde yeni bir tesis kurmaya başlamışlardı. Bu tesis, granit kaya tarafından korunuyordu" ifadelerini kullandı. İran'ın balistik füze programını da eleştiren Trump, "Her şeyi aynı anda yapacaklardı. Bu durum, yurt dışındaki üslerimizi tehdit ediyordu. Hatta yakında ABD anakarasına ulaşabilecek duruma dahi gelebilirlerdi" dedi. "Lazer teknolojisi devreye girecek" ABD’nin hava savunma teknolojisinden övgüyle bahseden Trump, "Patriot sistemleri olağanüstü. Ayrıca sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz. Çok yakında devreye girecek. Patroit'ların yaptığı işi lazerler, kelimenin tam manasıyla yerine getirecek ve bunu çok daha düşük bir maliyetle yapabilecek" dedi. ABD’nin saldırmaması durumunda İran’ın saldıracağına inandığını söyleyen Trump, "Eğer o anda müdahale etmeseydik, bize saldıracaklardı. Ayrıca çok aptalca bir şey yaptılar ve komşularına saldırdılar. Oysa komşularının çoğu tarafsızdı. Ya da en azından savaşa katılmayacaklardı. Ama saldırıya uğradılar ve bu durum, ters etki oluşturdu" dedi. Petrol akışının engellenmesi halinde İran'ın elektrik altyapısını vurmakla tehdit etti İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade eden Trump, "Bir terörist rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer İran, bu yönde bir şey yaparsa, çok daha sert bir şekilde vurulacak. Az önce bahsettiğim, kolay vurulabilecek hedefleri tamamen ortadan kaldırırım. Onları öyle hızlı bir şekilde imha ederiz ki, bir daha asla toparlanamazlar" dedi. İran’ın füze ve dron tehdidinin ortadan kaldırılmasıyla bölgenin daha güvenli olacağını söyleyen Trump, "Hürmüz Boğazı güvenli kalacak" dedi. Trump, "Bunun sonucu, Amerikan aileleri için daha düşük petrol ve doğal gaz fiyatları olacak" şeklinde konuştu. "Boğazın açık kalması gerekiyor" Bugün farklı vesilelerle operasyonun kısa sürede tamamlanacağına ilişkin açıklamalarını yineleyen Trump, "Bu, yapılması gereken bir operasyon ve kısa süreli bir aksama olarak düşünebilirsiniz. Onu da bitirmeye çok yakınız. Eğer İran bir şey yaparsa, ödeyecekleri bedel hesaplanamayacak kadar büyük olur. O kadar büyük olur ki, bunu yaptıklarına pişman olurlar. Boğazın açık kalması gerekiyor. Çünkü bu durum, ABD’den çok diğer ülkeleri etkiliyor" şeklinde konuştu. "Bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz" Trump, "Petrol fiyatlarını düşürmek için bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz. Bazı ülkelere yaptırım uyguluyoruz. Ama bu durum düzelene kadar bazılarını kaldıracağız. Belki sonrasında geri koymamıza bile gerek kalmaz. Belki o zamana kadar barış olur" dedi. Trump, "Eğer gerekirse ABD Donanması ve müttefikler, tankerleri boğazdan askeri refakat ile geçirecek. Umarım buna gerek kalmaz. Ama gerekirse onlara eşlik ederiz" ifadelerini kullandı. Savaşın bu hafta bitmesi ihtimalini reddetti Trump, basın toplantısında İran’daki savaşın yakında biteceği açıklamalarından sonra savaşın bu hafta bitme ihtimaline ilişkin bir soruya, "Hayır, ama yakında" ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Çok yakında. Sahip oldukları her şey yok edildi. Liderleri de dahil" şeklinde konuştu. Küba’nın anlaşma yapmak zorunda kalacağını söyledi Küba ile anlaşma konusunda bir soru alan Trump, "Küba, uzun süre Venezuela’nın desteğiyle ayakta kaldı. Artık Venezuela’dan destek almıyorlar. Venezuela artık onlara enerji, yakıt, petrol ve para göndermiyor, hiçbir şey göndermiyor. Venezuela olmadan ayakta kalmaları mümkün değil. Biz de onları diğer tüm kaynaklardan kestik. Dolayısıyla ya bir anlaşma yapacaklar ya da biz aynı sonucu zaten kolay bir şekilde elde ederiz" dedi. "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz" Petrol yaptırımlarının askıya alınmasına ilişkin detay talep eden bir muhabirin sorusuna Trump, "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz. Bu olay nedeniyle fiyatlar, yapay bir şekilde yükseldi. Ama bu, yapılması gereken ve çok olumlu bir şey için yaptığımız kısa süreli bir müdahaleydi" şeklinde cevap verdi. Trump, "Eğer bunu yapmasaydık, iki ila dört hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Ve bu bunu, bu basın toplantısından çok daha önce kullanmış olurlardı. O zaman bugün çok farklı bir basın toplantısı yapıyor olabilirdik. Hatta belki hiç basın toplantısı yapmayabilirdik" dedi. İran’ın ABD içinde bir uyuyan hücreyi aktive ettiğine dair bilgi olup olmadığına ilişkin bir soru alan Trump, "Uzun zamandır bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu konuyla çok yakından ilgileniyoruz. Hepsini izliyor, her birini takip ediyoruz. Onlar hakkında çok şey biliyoruz" dedi. Mücteba Hamaney’in seçiminin hayal kırıklığına uğrattığını söyledi Hamaney’in yeni dini lider seçilen oğlu Mücteba Hamaney’in hedef alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya Trump, "Bunu söylemek istemem. Ama açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bunun ülke için aynı sorunların devamı anlamına geleceğini düşünüyoruz. Bu yüzden, böyle bir seçim yaptıklarını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İran’ın yeni lideri olarak nasıl bir profil aradığına ilişkin soruya Trump, "İçeriden biri olması bana daha mantıklı geliyor" dedi. Bu yaklaşımın Venezuela’da başarılı olduğunu söyleyen Trump, "Irak’ta farklı bir şey yaptık. Herkesi görevden aldık, orduyu görevden aldık, polisi görevden aldık, politikacıları görevden aldık ve geriye kimse kalmadı. Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? DAEŞ ortaya çıktı. Bunu istemiyoruz. Şah’ın oğlu gibi isimler de konuşuluyor lakin o kişiler uzun süredir İran’da yaşamıyor. Şu ana kadar oldukça iyi çalışan bir formülümüz var ve bunun iyi çalışmaya devam edeceğini düşünüyorum" dedi. "Planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum" İran’ın Orta Doğu’yu ele geçirmek istediği iddiasını yineleyen Trump, "Eldeki bilgiler ve değerlendirmelere dayanarak, planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum. Bunu gerçekten istiyorlardı. Eğer Geceyarısı Çekici operasyonu yapılmamış olsaydı, bu kesinlikle olacaktı. Çünkü sadece birkaç hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Bu operasyon, planlarına büyük bir darbe indirdi. Son altı ay içinde ne kadar füze ürettiklerine ve satın aldıklarına bir bakın. Bu füzeler, farklı ülkelere hedeflenmişti. Birleşik Arap Emirlikleri’ne binin üzerinde füze fırlattıklarını düşünün. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Orta Doğu’yu ele geçirmeye hazırlanıyorlardı ama biz onlardan önce harekete geçtik" şeklinde konuştu.

Washington Post: Çin, İran’a füze yapımında kullanılan ham madde gönderiyor Haber

Washington Post: Çin, İran’a füze yapımında kullanılan ham madde gönderiyor

Washington Post gazetesinin iddiasına göre, İran gemileri Çin’den füze yakıtı yapımında kullanılankritik kimyasallar taşıyor. Washington Post’un uydu görüntüleri ve gemi takip verilerine(AIS) dayandırdığı analize göre, İran İslam CumhuriyetiNakliye Hatları’na (IRISL) ait iki büyük kargo gemisi, Çin’ingüneyindeki stratejik bir kimyasal limanından şüpheliyüklerle ayrılarak İran’a doğru yola çıktı. Uzmanlar, bu sevkiyatın İran’ın balistik füze programı içinhayati önem taşıyan ham maddeleri içerdiğini belirtiyor. Yaptırımlı gemiler ve 'yasaklı' kanal Söz konusu sevkiyatı gerçekleştiren "Shabdis" ve "Barzin" adlıgemiler, ABD, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği’nin yaptırımlistesinde bulunan IRISL şirketine ait. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu şirketi "İran’ın nükleer ve füzeprogramlarını geliştirmek için kullandığı birincil kanal" olaraktanımlıyor. Gaolan Limanı: Füze yakıtının merkezi İran gemilerinin Çin’in Zhuhai kentindeki GaolanLimanı’ndan yükleme yaptığı tespit edildi. Bu liman, GüneyÇin’in en büyük sıvı kimyasal depolama merkezlerinden biriolarak biliniyor. Uzmanlar, bu bölgenin özellikle "Sodyum Perklorat"maddesinin yükleme noktası olduğuna dikkat çekiyor. Sodyum Perklorat, İran’ın balistik füze envanterinin temelinioluşturan katı yakıtlı motorların üretiminde vazgeçilmez birbileşen olarak kabul ediliyor. Teknik kanıtlar: Gemiler 'ağır' yükle ayrıldı Araştırma, gemi takip firmaları "Pole Star Defense" ve "Kpler"den alınan verilere dayanıyor. Gemilerin "draft" (su çekimi) analizi, yani yük miktarına bağlı olarak suyun altında kalan derinlikseviyeleri incelendiğinde; her iki geminin de limandan ayrılırken maksimum kapasitede ve oldukçaağır yüklerle hareket ettiği belirlendi. Bu durum, gemilerin sadece ticari eşya değil, yoğun ve ağır kimyasal maddeler taşıdığı iddiasınıgüçlendiriyor. Pekin'in stratejik tercihi ve bölgesel riskler Carnegie Uluslararası Barış Vakfı araştırmacısı Isaac Cardon, Çin’in bu sevkiyatı gümrük denetimiveya idari prosedürler bahanesiyle kolayca durdurabileceğini ancak bunu yapmadığını vurguladı. Cardon, "Bu durum Pekin’in siyasi bir tercihi olduğunu gösteriyor. Çin bir yandan itidal çağrısıyaparken, diğer yandan İran’ın askeri kapasitesini güçlendirmesine izin veriyor"değerlendirmesinde bulundu. Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü’nden Grant Rumley ise Çin’in bu adımını "eşibenzeri görülmemiş bir risk" olarak nitelendirdi. Rumley, bölgenin ateş hattında olduğu bir dönemde İran’a füze malzemesi göndermenin, Çin’indiğer Körfez ülkeleriyle olan ilişkilerine ciddi zarar verebileceğini ifade etti. Gemiler yolda: Hedef askeri limanlar Şu anki verilere göre "Barzin" gemisi Malezya açıklarında seyrediyor ve önümüzdeki hafta BenderAbbas’a ulaşması bekleniyor. "Shabdis" gemisinin ise doğrudan Çabahar Limanı’na doğru ilerlediğibildirildi. Her iki liman da İran’ın en büyük deniz üslerine ev sahipliği yapıyor. @kaynak : RUDAW

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.