Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Füze

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Füze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Füze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bayraktar AKINCI'dan İHA-300 ile 250 kilometrelik tam isabet Haber

Bayraktar AKINCI'dan İHA-300 ile 250 kilometrelik tam isabet

Test kapsamında Tekirdağ'ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden havalanan Bayraktar AKINCI, Karadeniz üzerindeki test bölgesine ilerledi. Sinop açıklarında gerçekleştirilen atışta İHA-300 füzesi deniz üzerindeki hedefe gönderildi. Atışın başarıyla sonuçlanmasının ardından AKINCI, planlanan uçuş rotasını takip ederek Çorlu'daki merkeze geri döndü. AKINCI'nın uzun menzilli taarruz kabiliyeti genişliyor İHA-300'ün AKINCI'ya başarılı şekilde entegre edilmesiyle platformun sahip olduğu uzun menzilli taarruz seçeneklerine yeni bir mühimmat daha eklendi. Bayraktar AKINCI daha önce İHA-122 ve İHA-230 süpersonik füzeleriyle gerçekleştirilen testlerde de başarılı sonuçlar elde etmişti. AKINCI'nın farklı mühimmatlarla kullanılabilmesi, platformun çeşitli hedeflere yönelik farklı görev profillerinde değerlendirilmesine imkan sağlıyor. Baykar'ın verilerine göre AKINCI; MAM-L, MAM-T, MAM-C, TOLUN, TEBER, LAÇİN, LGK, HGK, GÖKÇE ve GÖZDE güdüm kitlerinin yanı sıra KGK-82-SİHA, İHA-230, İHA-122, ÇAKIR ve EREN gibi farklı mühimmatlarla da entegre edildi. Çorlu'dan havalandı, Sinop açıklarında hedefi vurdu Test uçuşunun ilk aşamasında Çorlu'daki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden havalanan platform, Karadeniz'deki test sahasına yöneldi. Sinop açıklarına ulaşmasının ardından gerçekleştirilen atışta, 250 kilometre menzilde bulunan deniz üzerindeki hedef İHA-300 ile vuruldu. Testin tamamlanmasının ardından AKINCI'nın herhangi bir aksaklık yaşanmadan planlanan güzergah üzerinden Çorlu'ya döndüğü belirtildi. AKINCI'nın daha önce de Sinop açıklarında farklı mühimmatlarla atış testleri gerçekleştirdiği biliniyor. Platform, İHA-230 ile yapılan önceki bir testte 100 kilometre mesafedeki deniz üzerindeki hedefi tam isabetle vurmuştu. Baykar'ın ihracat başarısı Baykar, insansız hava araçları alanındaki üretim ve ihracat faaliyetleriyle Türkiye'nin savunma sanayisindeki öne çıkan şirketleri arasında yer alıyor. Şirketin verilerine göre Baykar, 2025 yılında 2,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Gelirlerinin büyük bölümünü ihracattan sağlayan şirket, son yıllarda küresel SİHA pazarındaki konumunu korudu. Baykar'ın Bayraktar TB2 ve AKINCI için farklı ülkelerle ihracat anlaşmaları bulunuyor. Şirket, AKINCI'nın yanı sıra insansız savaş uçağı Bayraktar KIZILELMA'nın geliştirme çalışmalarını da sürdürüyor. AKINCI farklı görevler için geliştiriliyor Bayraktar AKINCI, istihbarat, gözetleme, keşif ve hedef tespiti gibi görevlerin yanı sıra hassas taarruz görevlerinde kullanılabilecek şekilde geliştirildi. Platformun farklı mühimmatları taşıyabilmesi, görev alanının kara ve deniz hedeflerine yönelik operasyonları da kapsayacak şekilde genişlemesini sağlıyor. İHA-300 ile gerçekleştirilen 250 kilometrelik test atışının başarıyla tamamlanmasıyla AKINCI'nın uzun menzilli mühimmat kullanımındaki kabiliyetlerine yeni bir halka daha eklendi.

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar” Haber

Trump’tan İran açıklaması: “Çok sert ve savaş yanlısı insanlar”

ABD Başkanı Trump, Amerikan medya kuruluşlarına verdiği röportajlarda İran yönetimi ve bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran yönetiminin savaş yanlısı olduğunu savunan Trump, Tahran’ın nükleer silahlara sahip olması halinde İsrail’in varlığının ciddi tehdit altında kalacağını ileri sürdü. Trump: Körfez ülkelerine yönelik saldırılar herkesi şaşırttı Trump, İran’ın savaşın başlamasının ardından Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt gibi Körfez ülkelerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesine dikkat çekti. İran’ın daha önce bu ülkelerle belirli ölçüde dengeli ilişkiler yürüttüğünü belirten Trump, savaşın başlamasıyla birlikte yaşanan saldırıların kendisini ve bölge ülkelerini şaşırttığını söyledi. ABD Başkanı, İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarının, nükleer silaha sahip olması durumunda daha büyük bir tehdit oluşturabileceğini savundu. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran yönetimi, Körfez ülkelerine füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermişti. İran’ın Umman’a yönelik saldırısı da bölgede dikkat çeken gelişmeler arasında yer almıştı. “İran’ın tepkisine şaşırdım” İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına verdiği karşılığa ilişkin de konuşan Trump, Tahran yönetiminin tutumunu beklemediğini ifade etti. Trump, İran’ın saldırılarının daha önce sahip olduğu bölgesel desteği kaybetmesine yol açtığını savunarak, tarafsız konumda bulunan ülkelerin de İran’a karşı tutum değiştirdiğini ileri sürdü. ABD Başkanı, İran’ın nükleer silaha sahip olması halinde bu silahları kullanabileceği yönündeki değerlendirmesini de yineledi. Trump’tan İran’ın askeri gücüne ilişkin iddia Trump ayrıca İran’ın askeri kapasitesinin büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. İran’ın liderliği, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin büyük ölçüde ortadan kaldırıldığını iddia eden Trump, Tahran yönetiminin savaşma kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığını savundu. Trump, İran yönetimini sert bir tutum sergilemekle suçlarken, ülkedeki protestolara yönelik müdahalelere ilişkin de çeşitli iddialarda bulundu. İran’daki protestoları gündeme getirdi ABD Başkanı Trump, İran’da geçtiğimiz aralık ayında hayat pahalılığına karşı başlayan ve daha sonra farklı bölgelere yayılan protestolara da değindi. Tahran Büyük Çarşısı’nda başlayan gösterilerin genişlemesinin ardından İran güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerde bulunduğunu öne süren Trump, çok sayıda kişinin öldürüldüğünü iddia etti. Trump, İran yönetiminin yalnızca göstericileri değil, protestolara katılmayan bazı kişileri de hedef aldığını savunarak Tahran yönetimine yönelik eleştirilerini sürdürdü.

İran :  Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk Haber

İran : Dubai'de ABD askerlerinin gizlendiği iki noktayı vurduk

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının 29’uncu gününde, İran askeri kanadından Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yönelik ağır bir saldırı iddiası geldi. Hatemü’l Enbiya Merkezi Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, bugün (28 Mart 2026) yaptığı resmi açıklamada, Dubai’de Amerikan askerlerinin konakladığı iki farklı noktanın imha edildiğini duyurdu. “500 ABD askeri hedef alındı” Zülfikari, ABD ordusunun İran’ın saldırılarından kaçmak için üslerin dışındaki sivil alanlarda gizlendiğini savunarak şu detayları paylaştı: "Geçtiğimiz saatlerde Dubai'de tespit edilen iki gizli sığınağa, Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay ve Deniz Kuvvetleri tarafından hassas güdümlü füze ve dronlarla operasyon düzenlenmiştir. İlk sığınakta 400’den fazla, ikincisinde ise 100’den fazla işgalci Amerikan askeri bulunuyordu. Her iki mekan da tam isabetle vurulmuş ve çok ağır kayıplar verdirilmiştir." “Ambulanslar saatlerdir ölü taşıyor” Saldırının sonuçlarına ilişkin çarpıcı iddialarda bulunan İranlı sözcü, "Ambulanslar saatlerdir vurulan noktalardan Amerikan komutan ve askerlerinin cenazelerini ve yaralılarını taşımaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. “Bölge mezarlık olacak” Donald Trump ve ABD’li komutanlara seslenen Zülfikari, bölgenin ABD güçleri için artık güvenli olmadığını belirterek şunları söyledi: "Trump ve komutanları şunu iyi anlamalıdır; bu bölge Amerikan askerleri için bir mezarlığa dönüşecektir. Kahraman halkımızın ve cesur İslam savaşçılarının iradesi karşısında teslim olmaktan başka seçenekleri yoktur. Zafer ancak aziz ve hakim olan Allah’tandır." Tansiyon zirvede İran’ın bu iddiasına ne ABD ne de Birleşik Arap Emirlikleri makamlarından henüz bir teyit veya yalanlama gelmedi. Ancak bu açıklama, İran’ın savaşı sadece kendi topraklarında değil, Körfez genelindeki Amerikan varlığına karşı da yayma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Son günlerde İran, Suudi Arabistan’daki üsleri vurduğunu iddia etmiş ve bölge ülkelerindeki sanayi bölgelerine yönelik saldırı tehditlerini artırmıştı.

Savaş 'ın  25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı Haber

Savaş 'ın 25. gününde: Füze saldırıları sürüyor, İran ile ABD arasındaki müzakere iddiaları yalanlandı

ABD ve İsrail ile İran arasında 28 Şubat’ta başlayan çatışmalar 25. gününe girerken, sahada karşılıklı saldırılar devam ediyor. İran, ABD Başkanı Donald Trump’ın "verimli görüşmeler yapıldığı" yönündeki açıklamalarını yalan haber olarak nitelendirirken, İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürdü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı ise operasyonlar kapsamında İran’da 9 binden fazla hedefin vurulduğunu açıkladı. Öte yandan bölgesel aktörlerin devreye girmesiyle diplomatik temasların da yoğunlaştığı ifade ediliyor. Bugün bölgede yaşanan gelişmeler şöyle: Trump'ın müzakere açıklamasını "yalan haber" olarak niteleyen İran, İsrail'e arka arkaya füze saldırıları düzenledi ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerle "verimli" görüşmeler yaptığını söyleyerek İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini açıklamasının ardından, müzakere yürütüldüğünü yalanlayan İran, İsrail'e füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada İran’ın ülkeye birden fazla füze saldırısı düzenlediği ifade edildi. Saldırılardan birinde, füzenin önlenmesi sonrasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde yer alan evler hasar gördü, saldırılarda hayatını kaybeden ya da yaralanan olmadığı bildirildi. Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da dün yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın "Ortadoğu'daki çatışmaların tamamen ve kesin olarak çözülmesi" konusunda "çok iyi ve verimli" görüşmeler yaptığını ve İran'ın elektrik şebekesine yönelik saldırıları ertelediğini söylemişti. Trump'ın açıklamasının ardından borsalar yükselirken, petrol fiyatları varil başına 100 doların altına düştü. Fakat İran parlamentosu başkanı Muhammed Baqer Qalibaf ABD ile hiçbir müzakere yapılmadığını açıkladı. İsrailli bir yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak Qalibaf'ın görüşmelerin İran tarafındaki muhatabı olduğunu söylemişti. Sosyal medya platformu X'te paylaşım yapan Qalibaf, "ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail'in içine düştüğü çıkmazdan kurtulmak için yalan haberler kullanılıyor" dedi. Öte yandan, Avrupalı bir yetkili, iki ülke arasında doğrudan müzakere yapılmadığını ancak Mısır, Pakistan ve Basra Körfezi'nden ülkelerin mesaj trafiğini yürüttüğünü söyledi.Reuters'a konuşan Pakistanlı bir yetkili ve ikinci bir kaynak da savaşın sonlandırılmasına yönelik doğrudan görüşmelerin bu hafta içinde İslamabad'da yapılabileceğini belirtti. İsrail basınına göre, Arap ülkeleri İran'la müzakere konusunda Trump'a baskı yapıyor İsrail basını, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Donald Trump'a İran'la müzakere konusunda baskı yaptığını iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde Tahran ile ABD arasında müzakere sürecinin hız kazanma sebebinin Arap ülkelerinin daha fazla ekonomik zarar yaşanmaması için Trump'a baskı yapması olduğu ifade edildi. İsrail'in, ABD ile İran arasında müzakerelerin başladığını bildiği ancak bunun ne kadar faydalı olacağını düşündüğü kaydedildi. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun müzakereler başarılı olsun ya da olmasın Trump'ın talebini reddedemeyeceğine işaret edildi. Suudi Arabistan, gece boyunca 35 İHA saldırısını engelledi Suudi Arabistan, ülkenin doğusundaki Şarkiyye'de gece boyunca 35 insansız hava aracına (İHA) müdahale edildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Şarkiyye bölgesinde tespit edilen İHA'lara ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, hava savunma sistemlerinin söz konusu bölgede gece boyunca 35 İHA saldırısını engellediği kaydedildi. İran medyası: ABD-İsrail’in saldırılarında İsfahan ve Hürremşehr kentlerindeki enerji altyapıları hedef alındı ABD-İsrail’in İran’a saldırılarında, dün İsfahan ve Hürremşehr kentlerinde 2 enerji altyapısının hedef alındığı bildirildi. Fars Haber Ajansı, İsfahan ve Hürremşehr'e düzenlenen saldırılara ilişkin detayları paylaştı. İsfahan'ın Kave Caddesi'ndeki Doğal Gaz İdaresi binası ile gaz basınç düşürme istasyonunun vurulduğu saldırıda, tesislerin bazı bölümleri ile çevredeki evlerde hasar meydana geldiği belirtildi. Aynı zamanda ülkenin güneybatısında Irak sınırında yer alan Hürremşehr kentindeki elektrik santraline ait doğal gaz boru hattının da hedef alındığı ifade edildi. Hürremşehr Özel Valiliği tarafından yapılan açıklamada, bir füzenin doğal gaz hattı istasyonunun dışındaki alana isabet ettiği ve olayda can kaybı yaşanmadığı kaydedildi. İsfahan'da enerji kesintisine dair bilgi verilmezken Hürremşehr’de yapılan çalışmalarla enerji temininin kesintisiz bir şekilde devam ettiği bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, 22 Mart'ta yaptığı açıklamada, 48 saat içinde İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen açmaması halinde bu ülkenin elektrik santrallerini vurmaya başlayacaklarını duyurmuş, dün ise bu süreyi 5 gün uzattığını belirtmişti. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İran'ın elektrik santrallerine saldırı olması durumunda İsrail ile ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerinin hedef alınacağı duyurulmuştu. CENTCOM: İran'da 9 binden fazla hedef vuruldu ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırıların başlamasından bu yana ülkede 9 binden fazla hedefin vurulduğunu bildirdi. CENTCOM'un sosyal medya hesabından, İran'a yönelik askeri saldırılara ilişkin açıklama yapıldı. İran'da 9 binden fazla hedefin vurulduğu belirtilen açıklamada, aralarında savaş gemilerinin de bulunduğu 140'tan fazla geminin hasara uğratıldığı ya da imha edildiği kaydedildi. Açıklamada, ABD'nin askeri saldırılarında bombardıman uçakları, savaş uçakları, insansız hava araçları ve füze savunma sistemleri dahil çeşitli hava, deniz ve kara sistemlerini kullandığı aktarıldı. Kaynak : ndependent Türkçe, Reuters, AA, ANKA

Dışişleri Bakanı  Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz Haber

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Milli güvenliğimizden zerre taviz vermeyeceğiz

Bakan Fidan'ın konuşmasından satır başları şu şekilde: "Değerli kardeşim, Şubat ayında göreve başlamasının ardından ilk ikili ziyaretini Türkiye’ye yapıyor. Türkiye olarak Bangladeş’teki istikrarlı süreci sonuna kadar destekledik. Bangladeş’in gerek İslam dünyasında gerek bölgesinde hak ettiği yeri alması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için de çalışmaya devam edeceğiz. Bangladeş ile bizim çok köklü ilişkilerimiz var. Bengal halkının, Balkan Harbi sırasındaki yardımları ve Kurtuluş Savaşına verdiği destek bu kardeşliğin en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Bugün de bu sağlam temeller üzerine, çok daha güçlü ve vizyoner temeller inşa etmeyi hedefliyoruz. Ticaret, yatırım ve savunma sanayii gibi alanlarda atabileceğimiz çok adım var. Şu anda ikili ticaret hacmimiz var olan potansiyeli çok yansıtmıyor. 1.3 milyar dolarlık bir ticaret hacmi var, bunu da yükseltmemiz gerekiyor. Uluslararası teşkilatlarda ortak duruşumuzu ve iş birliğimizi daha da güçlendirme konusunda mutabık kaldık. Güçlenen ortaklığımız, Güney Asya’nın ve bölgede, istikrar ve refaha da doğrudan katkı sağlayacaktır. Krizin üzerinden yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi ne yazık ki devam etmektedir. Bangladeş, 1 milyondan fazla Rohingya’ya ev sahipliği yaparak, tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilemektedir. Ülkemiz tarafından, Rohingyalılar için sağlanan yardımların toplam değeri 80 milyon dolara ulaşmış durumdadır. TİKA, AFAD, Türk Kızılay’ı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından; sağlık, barınma, eğitim ve altyapı gibi alanlarda desteklerimizi aksatmadan sürdürmekteyiz. Bölgemizin istikrarı, güvenliği, huzuru ve refahı, dış politikamızın temel öncelikleri arasında yer alıyor. Ne yazık ki savaşın tüm bölgeye yayıldığını endişeyle müşahede ediyoruz. Bu yıkıcı tablo yalnızca, bölgesel güvenlik ve insani boyutta kalmadığı, küresel ekonomik istikrara etki ettiği de aşikardır. Bu gelişmelerin bölgemizde telafisi imkansız, kalıcı düşmanlıklara yol açmasından da endişe etmekteyiz. Bu savaşa bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Gelinen aşamada, tüm tarafların diplomasi masasına dönmesi gerektiği, kalıcı çözüme ancak diyalog yoluyla ulaşılabileceği açıktır. Türkiye olarak, gayretlerimizi tamamen bu yöne yoğunlaştırmış bulunmaktayız. Barış ve istikrar yönündeki samimi gayretlerimiz, sergilediğimiz anlayış ve yapıcı yaklaşım, milli güvenliğimizden zerre taviz vereceğimiz anlamına kesinlikle gelmemektedir. Dün ülkemize yönelen bir füze daha etkisiz hale getirilmiştir. Bu vahim hadiseyle ilgili olarak, İranlı muhataplarımızla doğrudan temas halindeyiz. İranlı mevkidaşımla, dünkü olaydan sonra da görüşüp haberleştik, yine kendileri bu olayı sahiplenmiyorlar. Böyle bir konunun talimatını verdiklerini ve böyle bir saldırıyla ilişkilerinin olmadığını söylüyorlar. Tabii ki elimizde teknik veriler başka şeyler var. Biz, bu veriler ve yapılan beyanlar arasında zıtlığı kendileriyle düzeylerde konuşuyoruz. Bizim bir numaralı önceliğimiz, savaşın daha geniş coğrafyaya yayılmasını engellemek, savaşın ömrünü kısaltmak ve Türkiye’nin hiçbir şekilde bu savaşın içine çekilmesine müsaade etmemek. Bölgemizi saran bu çatışma halinin temelinde yatan asıl sorunları görmezden gelemeyiz. Çok uzun süredir, Netanyahu hükümetinin yayılmacı politikalarını ve fundamentalist ideolojisinin bölgemizde neden olduğu kaosa ısrarla dikkat çekmekteyiz. İsrail’in bölgede, kendi jeopolitik hesaplarını dış müdahaleler yoluyla dayatmasına göz yummamız mümkün değildir. Netanyahu hükümetinin, Gazze’de ateşkes ihlallerini sürdürmekte ve sahadaki insani durum her geçen gün ağırlaşmaktadır. İnsani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve Gazzellilerin, başta barınma olmak üzere temel ihtiyaçlarının karşılanması acil bir önceliktir. İsrail, iki devletli çözümü sekteye uğratmak için Batı Şeria’da yeni bir oldubittiye yönelik adımlar atmaktadır. Batı Şeria’da yerleşimciler her gün Filistinli kardeşlerimizi şehit etmektedir. Öte yandan, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı faaliyete kapatması, bölgemizde yeni bir infiali tetikleyebilecek son derece tehlikeli bir adımdır. Bu tehlikeli provokasyondan bir an önce vazgeçilmeli, insanlığın ortak sorumluluğu olan kutsal mekanlara gereken saygı gösterilmelidir. İsrail, Lübnan’ı da yeniden insani bir felakete ve kalıcı bir istikrarsızlığa sürüklemek istemektedir. Netanyahu’nun, Hizbullah ile mücadele bahanesiyle yeni bir soykırıma yönelmesinden endişe duyuyoruz. Uluslararası toplumun, İsrail’in işlemeye devam ettiği suçlar karşısında bir an önce harekete geçmesi gerekmektedir. Küresel ve bölgesel krizlerin çözümünü, ancak yetkin bir diplomasi ve güçlü kurumlarla mümkün olduğunun bilincindeyiz."

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı. Haber

İsrail, Lübnan'daki hayati öneme sahip Zrariyeh köprüsüne saldırdı.

Bu, İsrail'in mevcut harekatta Hizbullah'ın askeri operasyonlarını engellemek amacıyla Lübnan'daki sivil altyapıyı hedef aldığını ilk kez kamuoyu önünde kabul etmesi anlamına geliyor. İsrail Savunma Kuvvetleri'nden yapılan resmi açıklamaya göre, Zrariyeh Köprüsü, Hizbullah militanlarının kuzey ve güney Lübnan arasında güç ve teçhizat taşımak için kullandığı hayati bir arterdir. İsrail ayrıca Hizbullah'ı köprü yakınlarına roketatar yerleştirmek ve bölgeden İsrail topraklarına saldırılar düzenlemekle suçluyor. İsrail, Zrariyeh köprüsünü bombalamadı. Hayati önem taşıyan köprülerin ve yolların yıkılması, Lübnan'daki birçok bölgeyi insani yardımdan tamamen izole ediyor. Uluslararası kuruluşlar, yardım konvoylarının insanlara ulaşamaması nedeniyle insani bir felaket yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu. Lübnan'daki BM insani yardım koordinatörü David Shearer, İsrail ordusunu "sivil altyapının bombalanmasına" son vermeye çağırdı ve "bu çatışmadaki tüm tarafları uluslararası insani hukuk kapsamındaki sivillere karşı yükümlülüklerini yerine getirmeye" davet etti. Yakıt kıtlığı da son derece acil bir hal alıyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) uyarısına göre, bu hafta yakıt tedariki zamanında sağlanmazsa, Lübnan'daki hastanelerin yaklaşık %60'ı faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak. Zrariyeh köprüsüne yapılan saldırı, İsrail'in sadece Lübnan'da değil, İran'daki hedefleri de hedef alan genişleyen askeri harekatının ortasında gerçekleşti. Sadece son 24 saat içinde, İsrail hava kuvvetleri batı ve orta İran'da balistik füze fırlatma rampaları ve silah üretim tesisleri de dahil olmak üzere 200'den fazla hedefi vurdu. Lübnan'daki çatışmalar, Hizbullah'ın İran dini lideri Ali Hamaney'in ölümüne misilleme olarak İsrail'e füze saldırısı düzenlemesinin ardından 2 Mart'ta hızla tırmandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.