Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman Maliyetleri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Finansman Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği: Üretim maliyetleriyle döviz kuru arasındaki dengesizlik rekabeti zorluyor Haber

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği: Üretim maliyetleriyle döviz kuru arasındaki dengesizlik rekabeti zorluyor

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, üretim maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin sanayinin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi. BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından dört ayda bir düzenlenen “BUSİAD Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi” ile **“BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”**nun sonuçları, BUSİAD Evi’nde yapılan toplantıyla kamuoyuna açıklandı. “BURSA İŞ DÜNYASI ZORLU KOŞULLARLA KARŞI KARŞIYA” Toplantıda konuşan Hatunoğlu, bu dönem ankete ilk kez BUSİAD dışındaki iş dünyası temsilcilerinin de katıldığını, katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ının BUSİAD üyesi olmayan iş insanlarından oluştuğunu belirtti. Anketin Bursa iş dünyasının genel eğilimlerini ortaya koyma açısından önemli bir aşama kaydettiğini söyleyen Hatunoğlu, bu katılımın önümüzdeki dönemlerde daha da genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Hatunoğlu, anket sonuçlarının üretim, ciro ve kârlılık üzerindeki baskının sürdüğünü gösterdiğini belirterek, yüksek finansman maliyetleri, iç talepteki zayıflık ve artan üretim giderlerinin işletmelerin hareket alanını daralttığını vurguladı. “İHRACATÇI FİRMALAR ZORLANIYOR” İhracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü korumakta güçlük çektiğini dile getiren Hatunoğlu, işçilik, enerji, hammadde ve diğer maliyetlerin artmasına karşın döviz kurunun bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Hatunoğlu, bu tablonun yalnızca kârlılığı azaltmadığını, aynı zamanda pazar kaybı, yatırım kararlarının ertelenmesi ve üretim kapasitesinin zayıflaması riskini de beraberinde getirdiğini kaydetti. Hatunoğlu, dünyada rekabet koşullarının değiştiğine dikkat çekerek, işletmelerin dijitalleşme, yapay zekâ, veri analitiği, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması gibi alanlarda adım atmasının önemine işaret etti. “Artık yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil” diyen Hatunoğlu, daha verimli, teknolojik, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretimin zorunluluk haline geldiğini söyledi. “ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ” BUSİAD’ın yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm üreten bir kurum olmayı hedeflediğini belirten Hatunoğlu, ortak akıl, iş birliği ve rekabet öncesi çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise küresel belirsizliklerin kalıcı hale geldiğini belirterek, jeopolitik riskler, borç yükü, enerji maliyetleri ve iklim değişikliğinin iş dünyasını daha fazla etkileyeceğini söyledi. Alptemoçin, mevcut tabloyu “yoğun sis altında araç kullanmaya” benzeterek, iş dünyasının dayanıklı, çevik ve iyi hazırlanmış bir stratejiyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlikte ayrıca Prof. Dr. Metin Özdemir ve Doç. Dr. Derya Hekim de değerlendirmelerde bulunarak katılımcıların sorularını yanıtladı.

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz Haber

PLASFED: sanayinin ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesinin umut verici olarak görüyoruz

Büyüme verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, sanayinin yeniden büyüme ivmesi kazanmasının Türkiye ekonomisinin üretim gücü açısından önemli olduğunu söyledi. Karadeniz, “Sanayi sektörünün yılın ilk çeyreğinde yaşadığı yüzde 0,8'lik daralmanın ardından ikinci çeyrekte yüzde 2,4 büyümesi, üretim cephesinde yeniden hareketlenme başladığını göstermesi açısından umut verici. Ancak Türkiye'nin sürdürülebilir ve yüksek kaliteli bir büyüme patikasına girebilmesi için sanayideki bu toparlanmanın kalıcı hale gelmesi gerekiyor” dedi. “SANAYİNİN BÜYÜMESİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin ancak üretim ve sanayinin güçlendirilmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çeken Karadeniz, büyümenin niteliğinin de en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Sanayinin yüzde 2,4 büyümesi önemli ve değerli bir gelişme. Ancak sanayicimizin bugün karşı karşıya olduğu yüksek finansman maliyetleri, enerji ve hammadde giderleri, işçilik maliyetleri ve küresel rekabet baskısı devam ediyor. Bu koşullar altında elde edilen büyümeyi kalıcı hale getirmek için üretim maliyetlerini aşağı çekecek ve yatırımları destekleyecek politikaların güçlendirilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “PLASTİK SEKTÖRÜ SANAYİ ÜRETİMİNİN TEMEL TAŞI” Plastik sektörünün otomotivden ambalaja, inşaattan sağlığa kadar çok geniş bir üretim zincirine girdi sağladığını hatırlatan Karadeniz, sektörün Türkiye'nin sanayi ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını belirtti. Plastiğin artık neredeyse tüm sektörlerde kullanılan, teknoloji ve inovasyon açısından da önemli bir üretim alanı olduğuna dikkat çekti. Karadeniz, “Plastik sanayisi, Türkiye'nin üretim ekosisteminin temel sektörlerinden biri. Dolayısıyla sanayideki toparlanmanın plastik sektörüne de güçlü biçimde yansımasını istiyoruz. Bunun için sektörümüzün yüksek oranda dışa bağımlı olduğu hammaddede, finansmanda ve enerji maliyetlerinde yaşanan sorunların çözülmesi gerekiyor. Üretim kapasitemizi koruyarak daha yüksek katma değerli ve rekabetçi bir yapıya geçmeliyiz” dedi.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci reel sektörün en büyük beklentisinin uygun maliyetli ve erişilebilir finansman olduğunu söyledi

Kayseri Sanayi Odası'nın Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı; Meclis Başkanı Abidin Özkaya idaresinde, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, yüksek istişare kurulu üyeleri ve Kayseri Genç Girişimciler İcra Komitesi üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Abidin Özkaya, ekonomideki güncel gelişmeleri analiz ederek, Merkez Bankası'nın temmuz ayı faiz kararında reel sektörün beklediği faiz indirimi adımının atılmadığını belirtti. Özkaya, bu kararın düşük kur ve yüksek faiz döneminin bir süre daha süreceğine dair kuvvetli mesajlar verdiğini ifade etti. Mevcut ekonomik yaklaşımın kısa vadeli sermaye girişlerini destekleyici nitelikte olduğunu kaydeden Özkaya, yabancı sermayeye karşı olmadıklarını ancak ihtiyaç duyulan kaynağın; yatırıma, üretime, istihdama ve katma değer yaratan alanlara yönelen doğrudan yatırımlar olması gerektiğini vurguladı. Yüksek faiz ve düşük kur kıskacının en ağır yükünün üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat yapan reel sektör tarafından taşındığını belirten Özkaya, finansal kaynakların üretim yerine yüksek getiri sunan mevduat hesaplarında toplandığını ve yıllık faiz giderlerinin yatırım bütçelerini aştığını ifade etti. Kredibilitesi yüksek firmaların dahi bankaların kredi sınırları nedeniyle finansmana ulaşmakta zorlandığını dile getiren Özkaya, bu durumun sanayiciyi yeni yatırımlardan uzaklaştırarak mevcut faaliyetlerini sürdürme savaşına ittiğini kaydetti. İstihdam verilerinin de üretimdeki sıkışmışlığı kanıtladığını söyleyen Özkaya, 2025 yılı verilerine göre sanayi ve tarım sektörlerinde yaklaşık 450 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, hizmetler ve inşaat sektörlerinde yaklaşık 380 bin kişilik bir artış olduğunu belirtti. Bu tablonun sanayinin ve üretimin ekonomi içindeki payının gerilediğini ortaya koyduğunu ifade eden Özkaya, üretim ekonomisinin ivedilikle güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından söz alan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret savaşları, jeopolitik riskler ve finansal dalgalanmalara dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin yüksek enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının üretim üzerindeki etkilerini derinden hissettiğini belirtti. Enflasyonla mücadelenin kritik önemine değinen Büyüksimitci, "Enflasyonla mücadele kuşkusuz hepimizin ortak gayesidir. Fiyat istikrarı sağlanmadan kalıcı büyümenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak üretim ekonomisinin ayakta tutulması da aynı derecede kritiktir. Çünkü üretimin olmadığı bir yerde ne ihracattan, ne istihdamdan ne de kalıcı bir refahtan bahsedebiliriz" dedi. Günümüzde sanayicinin sadece yüksek faizle değil; finansmana erişim zorlukları, artan üretim maliyetleri, kur baskısı, daralan iç ve dış talep ile düşen kârlılıkla mücadele ettiğini belirten Büyüksimitci, son dönemde artan iflas ve konkordato haberlerinin üretim dünyası için ciddi bir uyarı olduğu şeklinde konuştu. Sanayicinin üzerindeki finansman yüküne işaret eden Büyüksimitci, "Bugün pek çok işletmemiz elde ettiği kârı yatırımına, üretimine veya ihracatına ayırmak yerine finansman giderlerine harcamak zorunda kalıyor. Sanayicimiz alın teriyle kazanıp, kazandığını faize ödüyor" ifadelerini kullandı. "Finansman maliyetleri yatırımların önündeki en büyük engel" İSO 500 araştırması sonuçlarının da bu durumu teyit ettiğini belirten Büyüksimitci, Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarında faaliyet kârlılığının düştüğünü, finansman giderlerinin ise rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yapan işletmelerimiz hayatta kalma mücadelesi verirken, finansman maliyetleri yatırımların ve büyümenin önünde en büyük bariyer haline gelmiştir. Üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat gerçekleştiren işletmelerimizin bu yükü daha fazla taşıması mümkün değildir" diye konuştu. Ekonomi programının temel hedefi olan dezenflasyon sürecine destek verdiklerini belirten Büyüksimitci, bu süreçte üretim kapasitesinin korunmasının ve sanayinin rekabet gücünün muhafaza edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Sanayicinin temel sorununun talep yetersizliği değil, finansmana erişim olduğunu vurgulayan Büyüksimitci, "Üretim kapasitemiz, sipariş alma tecrübemiz ve ihracat gücümüz mevcut. Ancak uygun maliyetli finansmana erişemeyen işletmelerimizin bu potansiyeli hayata geçirmesi her geçen gün zorlaşıyor" dedi. Üretim ekonomisini canlandıracak ek adımların atılması gerektiğini ifade eden Büyüksimitci, özellikle üretim yapan firmalar için kredi kanallarının daha erişilebilir hale getirilmesinin ve finansman yükünün hafifletilmesinin üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.