Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Finansman

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Kacır: 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka çağrısı yatırımları hızlandıracak Haber

Bakan Kacır: 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka çağrısı yatırımları hızlandıracak

İstanbul Fuar Merkezi’nde 9-10 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen GİTEX AI Türkiye; yapay zeka, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut altyapıları, veri merkezleri, kuantum teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıklarında teknoloji dünyasının temsilcilerini bir araya getiriyor. "Yaklaşık 120 bin Togg yollarda" Bakan Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji alanındaki dönüşümünün somut örneklerinden biri olarak Togg’u gösterdi. Kacır, bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracının yollara çıktığını belirterek, benzer başarı hikayelerinin farklı teknoloji alanlarında da ortaya çıkarılmasını hedeflediklerini ifade etti. Teknoloji girişimlerinin Türkiye’nin yeni nesil ekonomik başarılarında önemli rol üstlendiğini vurgulayan Kacır, girişimcilerin fikirlerini küresel ölçekte ürün ve şirketlere dönüştürebilmeleri için finansmana erişimin kritik olduğunu söyledi. Kacır, 2007’den bu yana fon ve fonların fonu mekanizmaları aracılığıyla girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktarıldığını, bu kaynakların etkisiyle toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacminin harekete geçirildiğini belirtti. Bakan Kacır ayrıca kısa süre önce girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık yeni kaynak tahsis edildiğini, bu kaynağın kaldıraç etkisiyle ekosisteme 750 milyon doların üzerinde finansman kazandırmasının beklendiğini söyledi. Bakanlığın daha önce açıkladığı 300 milyon dolarlık kaynağın 750 milyon doların üzerinde likidite oluşturması hedefi de resmi açıklamalarda yer almıştı. Türkiye'nin hedefi: 100 bin teknoloji girişimi Kacır, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine ilişkin hedeflerini de paylaştı. 2019 yılında Türkiye’nin henüz bir unicorn şirketi bulunmadığını hatırlatan Kacır, bugün ise ülkenin küresel ölçekte 8 Turcorn’a ulaştığını belirtti. Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıkmasını ve Turcorn şirketlerinin toplam değerlemesinin 100 milyar dolaraulaşmasını hedeflediklerini ifade eden Kacır, Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri haline getirmek istediklerini söyledi. İstanbul’un da teknoloji ve girişimcilik yatırımlarında dünyadaki ilk 20 merkez arasında yer almasının hedeflendiğini belirten Kacır, Turcorn 100 Programı ile yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlandığını kaydetti. Türkiye'nin Turcorn sayısının 2026'da HubX'in de katılımıyla 8'e yükseldiği daha önce Bakan Kacır tarafından açıklanmıştı. Yapay zeka ekonomisi büyüyor Yapay zeka yatırımlarındaki küresel artışa dikkat çeken Kacır, dünya genelinde yapay zeka harcamalarının bu yıl 2,7 trilyon dolara yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Kacır, yapay zeka ekonomisinin temel altyapılarından biri olan veri merkezlerinin de küresel yatırımlarda giderek daha büyük pay aldığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda önemli bir teknoloji ve yatırım merkezi olmasını hedeflediklerini ifade etti. "Yapay zekanın yükselişi yeni zorlukları da beraberinde getirdi" Yapay zekanın hızlı gelişiminin beraberinde güvenlik, emniyet, güven ve hesap verebilirlik gibi yeni sorunları getirdiğini belirten Kacır, öncü yapay zeka teknolojilerinin giderek daha az sayıda teknoloji şirketi ve ekonomide yoğunlaştığına dikkat çekti. Kacır, farklı dillerin ve kültürlerin özelliklerini anlamakta zorlanan yapay zeka modellerinin de önemli bir sorun olduğunu belirterek, Türkiye’nin yapay zeka teknolojilerine hem kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaştığını söyledi. Türkiye'nin süper bilgisayar altyapısı güçlendiriliyor Türkiye’nin yapay zeka alanındaki hesaplama kapasitesini artırmak amacıyla yatırımlar yaptığını belirten Kacır, TRUBA ulusal hesaplama kümesinin 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 grafik işlemcisi ve 26 petabayt veri depolama kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimi’ne (EuroHPC) katılımının da Türk araştırmacılar ve teknoloji şirketleri açısından yeni imkanlar oluşturduğunu belirten Kacır, yapay zeka girişimlerinin Avrupa’daki süper bilgisayar altyapılarına erişebildiğini söyledi. Araştırmacı ve şirketlerin dünyanın güçlü süper bilgisayarları arasında gösterilen MareNostrum 5’in işlem kapasitesinden yararlanabildiğini belirten Kacır, hesaplama altyapısının yapay zeka ekosisteminin gelişmesi açısından kritik olduğunu vurguladı. HIT-30 kapsamında yapay zeka ve veri merkezi yatırımları Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji yatırımlarını hızlandırmak amacıyla uyguladığı HIT-30 programına da dikkat çekti. Program kapsamında yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezlerinin kurulmasını destekleyen HIT-Veri Merkezi Çağrısı'nın yanı sıra, 1,6 milyar dolar bütçeli HIT-Yapay Zeka Çağrısı ile büyük ölçekli bulut ve yapay zeka altyapılarının Türkiye’de kurulmasının amaçlandığını belirtti. HIT-Yapay Zeka Çağrısı'nın, yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli bulut tabanlı altyapı yatırımlarını hızlandırması hedefleniyor. HIT-Kuantum Çağrısı ile de Türkiye’nin kuantum teknolojilerindeki altyapı ve yetkinliklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Kacır, bu yatırımlarla Türkiye’nin veri işleme ve depolama kapasitesinin artırılarak bölgesel bir merkez konumuna taşınmasının hedeflendiğini söyledi. Yapay Zeka Eylem Planı devrede Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planıkapsamında yapay zeka ekosisteminin farklı katmanlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Eylem planında yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi, altyapının güçlendirilmesi, girişimcilik ekosisteminin büyütülmesi ve teknolojinin farklı sektörlerde kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. GİTEX AI Türkiye de bu dönüşümün teknoloji şirketleri, girişimler ve yatırımcılar arasında daha güçlü bağlantılar kurulmasına katkı sağlayan uluslararası platformlardan biri olarak öne çıkıyor.

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız” Haber

ABD’den Gazze Açıklaması: “21 Maddelik Barış Planının Tam Uygulanmasında Kararlıyız”

ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de ateşkes ve kalıcı barış hedefiyle hazırlanan 21 maddelik planın eksiksiz uygulanması konusunda kararlı olduklarını açıkladı. Bakanlık ayrıca Gazze’de görev yapması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için finansman sağlanmasına yönelik Kongre bildiriminde bulunulduğunu duyurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, Gazze’de barış ve güvenliğin sağlanmasına yönelik 21 maddelik planın uygulanmasına ilişkin yeni bir açıklama yaptı. Bakanlık Sözcüsü Tommy Pigott, New York Times’a yaptığı değerlendirmede, İsrail tarafından gelen plana yönelik farklı açıklamalara rağmen Washington yönetiminin söz konusu planın uygulanması konusunda kararlı olduğunu belirtti. Pigott, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ortaya konulan 21 maddelik Gazze barış planının tam olarak hayata geçirilmesini istediklerini ifade etti. Uluslararası İstikrar Gücü planın önemli parçası ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanabilmesi açısından Uluslararası İstikrar Gücü'nün planın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Washington yönetiminin bu gücün oluşturulması ve görev yapabilmesi için gerekli adımları atmayı sürdürdüğünü belirten Pigott, finansman konusunda da Kongre sürecinin başlatıldığını açıkladı. Kongreye finansman bildirimi yapıldı Pigott, ABD Dışişleri Bakanlığının Uluslararası İstikrar Gücü'ne finansman sağlama niyetini içeren resmi bildirimi 31 Temmuz'da Kongreye gönderdiğini belirtti. Söz konusu tarih, Trump yönetimindeki Barış Kurulunun Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail güçlerinin Gazze’den çekilmesine ilişkin bir anlaşmaya varıldığını duyurduğu döneme denk geldi. ABD yönetiminin bu adımı, Gazze’de güvenliğin sağlanması ve barış planının uygulanması için uluslararası bir mekanizma oluşturma çabasının parçası olarak değerlendiriliyor. Netanyahu’nun açıklamaları sürecin geleceğine ilişkin soru işaretleri oluşturdu İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun söz konusu plana karşı çıkan açıklamalarının ardından sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin belirsizlik ortaya çıktı. ABD yönetimi ise planın uygulanması yönündeki tutumunu sürdürüyor. Trump'ın damadı ve özel temsilcisi Jared Kushner da planla ilgili destek oluşturmak amacıyla bu hafta Orta Doğu temaslarında bulundu. Kushner, Mısır’da Hamas yöneticileriyle, Kudüs’te ise Netanyahu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde Haber

Cevdet Yılmaz Eskişehir’de Ekonomiyi Değerlendirdi: Enflasyon, Cari Açık ve Yeni Finansal Paketler Gündemde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de düzenlenen Ekonomi İstişare Toplantısı’nda küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin görünümü, enflasyonla mücadele, cari açık ve özel sektörün finansmana erişimi hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir programı kapsamında gerçekleştirilen **“Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı”**nda iş dünyası ve ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Küresel ekonominin jeopolitik riskler, ticaret savaşları ve ülkelerin daha korumacı politikalara yöneldiği bir süreçten geçtiğini belirten Yılmaz, yeşil dönüşüm ve dijitalleşmenin de ekonomilerin geleceğini şekillendiren temel başlıklar arasında bulunduğunu söyledi. Türkiye'nin bu değişim sürecinde ekonomi politikalarını kararlı biçimde uygulamasının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bütçe ve cari açığı yönetilebilir seviyede Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cevdet Yılmaz, bütçe ve cari açığın yönetilebilir seviyelerde olduğunu ifade etti. Deprem nedeniyle gerçekleştirilen yüksek harcamalara rağmen 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, cari açığın ise yüzde 1,9 seviyesine gerilediğini aktardı. Birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde bulunan cari açığın önemli ölçüde azaltıldığını belirten Yılmaz, savaşlar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle bu yıl cari açıkta bir miktar artış yaşanabileceğini, ancak açığın yönetilebilir düzeylerde kalmasının beklendiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü hatırlatan Yılmaz, 2020-2025 döneminde dünya ekonomisinin kümülatif büyümesinin yüzde 19, Türkiye ekonomisinin büyümesinin ise yüzde 35 olduğunu belirtti. Yılmaz ayrıca temmuz itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatının 278 milyar dolara, hizmet ihracatı da dahil toplam ihracatın ise 401 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede yeni hedefler güncellenecek Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de enflasyon oldu. Enflasyonun ekonomi politikalarının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 2024 yılında yüzde 75'in üzerinde seyreden enflasyonda başlayan düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Temel mallardaki yıllık enflasyonun temmuz ayında yüzde 16,8 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, hizmet enflasyonunda da aşağı yönlü hareketin başladığını ve hizmet enflasyonunun ilk kez yüzde 40'ın altına indiğini söyledi. Ekonomi politikalarının yalnızca para ve maliye politikalarıyla sınırlı olmadığını belirten Yılmaz, arz yönlü tedbirlerin de sürece dahil edildiğini kaydetti. Bu kapsamda Orta Vadeli Program'daki makroekonomik hedeflerin güncelleneceğiniaçıkladı. Gıda arzı için yeni adımlar geliyor Enflasyonla mücadelede arz yönlü politikaların önemine dikkat çeken Yılmaz, özellikle gıda, sosyal konut, enerji ve lojistik alanlarının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirtti. Gıda üretiminin ve arzının artırılmasının hem vatandaşların refahı hem de fiyat istikrarı açısından kritik olduğunu ifade eden Yılmaz, sulama yatırımlarının artırıldığını söyledi. Gıda Komitesi'nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, fiyat hareketlerinin daha yakından izleneceğini ve gıda piyasasındaki gelişmelerin haftalık olarak takip edileceğini belirtti. Arz ve talep koşullarının erken uyarı mekanizmalarıyla izleneceğini aktaran Yılmaz, gerekli durumlarda hızlı şekilde tedbir alınacağını ve gıda alanındaki çalışmaların yoğunlaştırılacağını kaydetti. Enerjide yerli üretimin artırılması, Türkiye'nin enerji bağımsızlığının güçlendirilmesi ve lojistik maliyetlerinin azaltılması da Yılmaz'ın işaret ettiği diğer arz yönlü politikalar arasında yer aldı. Sanayici ve KOBİ'ler için yeni finansman paketleri hazırlanıyor Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, özel sektörün finansmana erişiminin de ekonomi gündeminin önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi. Fiyat istikrarının sağlanması ve ekonomik risklerin azaltılmasıyla birlikte finansman maliyetlerinin zaman içinde düşmesinin beklendiğini belirten Yılmaz, çiftçi ve esnafa yönelik sübvansiyonlu kredi imkanlarının sürdüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinde finansman maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirten Yılmaz, sanayiciler ve KOBİ'ler için yeni finansal paketler üzerinde çalışıldığını açıkladı. Yılmaz, seçici destek mekanizmaları ve hedef odaklı ekonomi politikalarıyla Türkiye ekonomisinin dengeli büyümesinin desteklenmeye devam edeceğini vurguladı.

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci haziran ihracatını değerlendirdi Haber

KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci haziran ihracatını değerlendirdi

İhracatta bir önceki aya kıyasla yüzde 11,75'lik bir artış kaydedildiğini belirten Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, yılın ilk yarısındaki ihracat verilerini analiz etti. Büyüksimitci, Kayseri'nin 2026 yılı ilk altı aylık ihracat rakamlarının, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 3,62 artışla 1 milyar 928 milyon 817 bin 268 dolara ulaştığını aktardı. Haziran ayında Kayseri'den toplam 151 ülkeye ihracat yapıldığını kaydeden Büyüksimitci, ihracatta lider sektörün kablo olduğunu, mobilya ve elektrikli ev aletleri sektörlerinin ise hemen ardından geldiğini ifade etti. Küresel ekonomideki belirsizlikler ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara rağmen üretim ve ihracat faaliyetlerini sürdüren tüm sanayici ve ihracatçılara şükranlarını sunan Büyüksimitci, ihracatın sürekliliği için finansman imkanlarının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Büyüksimitci, "Güncel ihracat hacmimiz göz önüne alındığında, ülkemizin üç aylık ihracat bedeli yaklaşık 70 milyar dolar civarındadır. Bu sebeple reeskont kredilerinin toplam hacminin, en az üç aylık ihracat bedelimize denk gelen 70 milyar dolar seviyesine yükseltilmesini istiyoruz. Bu kaynağın yıl boyu öngörülebilir, kesintisiz ve ulaşılabilir olması, ihracatçılarımızın rekabet kapasitesini güçlendirecektir." şeklinde konuştu. Döviz dönüşüm desteğinin de ihracatçılar için kritik bir mekanizma olduğunu dile getiren Büyüksimitci, Merkez Bankası'nın uyguladığı yüzde 3'lük döviz dönüşüm desteğine ek olarak 5 puanlık daha destek verilerek toplam oranın yüzde 8'e çıkarılmasının, ihracatçının finansal yükünü azaltacağını, ihracat gelirlerinin ülkeye daha hızlı dönmesini sağlayacağını ve makroekonomik istikrara katkıda bulunacağını belirtti. Büyüksimitci, "Üretim yaparak, istihdam yaratarak ve ihracat gerçekleştirerek ülkemizin kalkınmasına destek olan tüm sanayicilerimize, ihracatçılarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür eder, başarılarının artarak sürmesini dilerim." dedi.

Gazi Teknopark, teknoloji üretiminden girişimciliğe, kamu desteklerinden uluslararası pazarlara kadar uzanan çok yönlü bir büyüme sürecinden geçiyor. Haber

Gazi Teknopark, teknoloji üretiminden girişimciliğe, kamu desteklerinden uluslararası pazarlara kadar uzanan çok yönlü bir büyüme sürecinden geçiyor.

Yaklaşık 20 bin metrekarelik kapalı alanda 180’in üzerinde teknoloji firmasına ev sahipliği yapan bölgede yaklaşık 1.400 Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli görev yapıyor. Gazi Teknopark’ta kuruluşundan bugüne yürütülen proje sayısı ise 2 bini aşmış durumda. Yazılım, mühendislik, sağlık teknolojileri, yapay zekâ, enerji ve bilimsel araştırma alanlarında faaliyet gösteren firmaları aynı çatı altında buluşturan Gazi Teknopark, yalnızca ofislerin bulunduğu bir çalışma alanı olmanın ötesine geçiyor. Üniversite, girişimci, yatırımcı, teknoloji firması ve kamu kurumları arasında kurulan bağ, bölgenin teknoloji ekosistemindeki asıl gücünü oluşturuyor. Gazi Teknopark İşletme Direktörü Burcu Alkan Bilir, büyümenin yalnızca firma sayıları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek kurumun yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Bizim büyüme anlayışımız, nicelikten çok nitelik üzerine kuruludur. Daha fazla firmaya ev sahipliği yapmanın ötesinde; projelerin ticarileşmesi, sürdürülebilir satış başarısı yakalaması, nitelikli istihdam oluşturması ve küresel pazarlarda rekabet eden markalara dönüşmesi önceliğimizdir.” Gazi Teknopark’ta Doluluk Oranı Yüzde 98’e Ulaştı Gazi Teknopark’a teknoloji firmalarının gösterdiği ilgi, son yıllardaki firma ve doluluk oranlarına da yansıdı. Kuruluşundan bu yana Gazi Teknopark istikrarlı bir büyüme performansı sergiledi Firmaların yaklaşık yüzde 22’sinin kuluçka statüsünde faaliyet göstermesi, bölgenin yalnızca yerleşik şirketlerin değil, yenilikçi girişimlerin de gelişimini destekleyen güçlü bir ekosistem sunduğunu göstermektedir. 2023 yılında yüzde 89 seviyesinde bulunan doluluk oranı, 2025’te yaklaşık yüzde 100’e ulaştı. Kiralanabilir alanın neredeyse tamamının dolması, Gazi Teknopark’ın Ankara’daki teknoloji firmaları açısından önemli bir çekim merkezine dönüştüğünü ortaya koydu. Burcu Alkan Bilir, artan talebin teknopark yönetiminin sorumluluklarını da büyüttüğüne dikkat çekti: “Teknopark yönetimi yalnızca firmalara çalışma alanı sağlamaktan ibaret değil. Firmaların mevzuata uygun çalışmasından Ar-Ge projelerinin takibine, kamu desteklerinden ticarileşme süreçlerine kadar geniş bir sorumluluk alanımız bulunuyor. Girişimcilerin karşılaştığı engelleri azaltmaya ve teknolojik ürünlerin pazara ulaşmasını kolaylaştırmaya çalışıyoruz.” Ar-Ge Projelerinin Bütçesi 44,4 Milyar Liraya Çıktı Gazi Teknopark’ın 2025 performansında en dikkat çekici gelişmelerden biri, yürütülen Ar-Ge projelerinin sayısında ve toplam bütçesinde yaşandı. Ar-Ge proje sayısı %12 artarken projelerin toplam bütçesi 44,4 milyar TL'ye yükselerek yaklaşık 4 kat oranında artış gösterdi. Böylece bir yıl içinde proje bütçelerinde dikkat çekici bir büyüme kaydedildi. Teknolojik çalışmaların pazara ulaşma kapasitesini gösteren ticarileşmiş proje sayısı da 206’dan 240’a yükseldi. Ar-Ge desteklerinden yararlanma kapasitesi de önemli ölçüde güçlendi. TÜBİTAK destekli proje sayısı yüzde 17 artışla 54’e ulaşırken, bu projelere sağlanan toplam destek 72 milyon TL oldu. Avrupa Birliği Çerçeve Programları kapsamında desteklenen proje sayısı ise yüzde 67 yükseldi. Burcu Alkan Bilir, bir Ar-Ge projesinin yalnızca teknik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi: “Bir projenin teknik açıdan başarıyla tamamlanması son derece değerli. Ancak teknolojinin kullanıcıya ulaşması, satışa dönüşmesi ve sürdürülebilir bir iş modeline kavuşması da gerekiyor. Firmalarımızın proje aşamasından ticarileşmeye kadar uzanan yolculuğunda yanlarında olmaya çalışıyoruz.” Mikro ve küçük şirketlerin teknoloji üretiminde hızlı hareket edebildiğini belirten Alkan Bilir, bu firmaların destek ihtiyaçlarının da büyük şirketlerden farklılaştığını ifade etti: “Genç teknoloji şirketleri yenilik üretme konusunda son derece hızlı ve çevik olabiliyor. Ancak finansman, mevzuat, nitelikli insan kaynağı ve pazara erişim konularında daha fazla yönlendirmeye ihtiyaç duyabiliyorlar. Sunduğumuz hizmetleri bu ihtiyaçları dikkate alarak geliştirmeye çalışıyoruz.” Gazi Teknopark Firmalarının Cirosu 12,2 Milyar Liraya Yükseldi Ar-Ge projelerinde yaşanan büyüme, Gazi Teknopark firmalarının ticari performansına da yansıdı. Toplam cirodaki %91’lik ve yurt içi satışlardaki %138’lik artış, Gazi Teknopark firmalarının geliştirdikleri teknoloji ve yenilikçi çözümleri başarıyla ticarileştirdiğini, iç pazardaki rekabet gücünü önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. İç pazardaki büyümenin önemli bir başarı olduğunu belirten Burcu Alkan Bilir, ihracat verilerinin gelecek dönemin önceliklerinden birini ortaya çıkardığını söyledi: “Firmalarımızın yurt içi satışlarındaki artış, geliştirilen ürün ve hizmetlerin pazarda karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak bu büyümeyi uluslararası pazarlara da taşımamız gerekiyor. Londra, Amsterdam ve Dubai’de yürüttüğümüz çalışmaların temel hedeflerinden biri, firmalarımızın yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmak.” Dört Kıtaya Uzanan Küresel Ağ: Amsterdam, Londra, Dubai ve Yakında Singapur Gazi Teknopark, firmalarının uluslararası müşterilere, yatırımcılara ve iş ortaklarına ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla yurt dışı irtibat ofisleri üzerinden yeni bir yapılanma oluşturdu. Amsterdam İrtibat Ofisi aracılığıyla 2025 yılında düzenlenen sektörel ticaret heyetine altı teknoloji firması katıldı. Program kapsamında saha ziyaretleri, Batı Avrupa pazarına giriş eğitimleri ve firmalar arası görüşmeler gerçekleştirildi. Programa katılan Gazi Teknopark firmalarından biri, Hollanda merkezli bir telekomünikasyon ve ağ altyapısı şirketiyle iş ortaklığı geliştirdi. Taraflar arasındaki görüşmeler sözleşme aşamasına kadar ilerledi. Londra İrtibat Ofisinin desteğiyle bölgede faaliyet gösteren bir bilişim eğitim firması, Birleşik Krallık’ta ofis açarak hedef pazarda doğrudan çalışmaya başladı. Gazi Teknopark’ın üçüncü yurt dışı irtibat noktası ise 24 Ekim 2025 tarihinde Dubai’de faaliyete geçirildi. Dubai ofisiyle firmaların Orta Doğu pazarına girişinin kolaylaştırılması, yeni iş bağlantılarının kurulması ve yerel mevzuata ilişkin destek sağlanması hedeflendi. Uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda yeni yurt dışı irtibat noktaları ve ticari heyet programları üzerinde çalışmalarını sürdürüyoruz. Bu kapsamda, farklı lokasyonlarda yeni uluslararası iş birlikleri ve projelerin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi planlıyoruz. Burcu Alkan Bilir, yurt dışı ofislerin yalnızca kurumsal temsil noktaları olarak görülmediğini vurguladı: “Uluslararası irtibat ofislerimizi yalnızca iletişim kurulan noktalar olarak değerlendirmiyoruz. Firmalarımızı yeni müşterilerle, yatırımcılarla ve iş ortaklarıyla buluşturan aktif iş geliştirme merkezlerine dönüştürmek istiyoruz.” Gazi BİGG Anahtar Programıyla 92 Girişimci Şirketleşti Gazi Teknopark’ın teknoloji girişimciliğine yönelik en önemli çalışmalarından biri, TÜBİTAK 1812 Teknogirişim Sermaye Desteği kapsamında yürütülen Gazi BİGG Anahtar Programı oldu. Programda teknoloji tabanlı iş fikri bulunan girişimcilere iş modeli oluşturma, finansal planlama, iş planı hazırlama ve teknoloji girişimciliği alanlarında eğitim verildi. Girişimciler aynı zamanda birebir mentorluk desteğinden yararlandı. Son yedi yılda programa katılan 92 girişimci, TÜBİTAK’tan toplam yaklaşık 33 milyon liralık hibe desteği almaya hak kazanarak şirketini kurdu. 2025 yılında yaklaşık 45 girişimci adayı programa başvurdu. Ön değerlendirmeyi geçen 16 girişimciye çevrim içi eğitim ve mentorluk desteği sağlandı. Sürecin sonunda dört girişimci TÜBİTAK 1812 desteği almaya hak kazandı. Gazi Üniversitesinden bir akademisyen ile bir öğrenci de 2025 yılında program kapsamında destek alan isimler arasında yer aldı. Burcu Alkan Bilir, girişimcilerin şirketleşmeden önce iş fikirlerini kapsamlı biçimde değerlendirmelerinin önemli olduğunu belirtti: “Bir iş fikrinin bulunması tek başına yeterli değil. Fikrin hangi sorunu çözdüğünün, hedef kitlesinin kim olduğunun ve nasıl gelir üreteceğinin doğru biçimde belirlenmesi gerekiyor. Ön kuluçka ve BİGG programlarımızla girişimcilerin şirketleşmeden önce daha sağlam bir temel oluşturmasına yardımcı oluyoruz.” Ön Kuluçkadan 20 Yeni Şirket Doğdu Gazi Teknopark’ın ön kuluçka hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı yüzde 59 oranında artış gösterdi. Ön kuluçka sürecini tamamlayan girişimcilerden 20’si şirketleşirken üç girişim TÜBİTAK BİGG desteği almaya hak kazandı. Bu girişimlere toplam 2,7 milyon lira fon sağlandı. Kuluçka merkezinden mezun olan firma sayısı yüzde 47 oranında artış gösterdi. Mezun olduktan sonra Gazi Teknopark bünyesinde faaliyetlerini sürdürmeyi seçen firmaların oranı yüzde 33 olarak gerçekleşti. Kuluçka firmalarının toplam cirosu bir önceki seneye kıyasla yüzde 83 oranında arttı. Ar-Ge harcamalarının ciro içerisindeki payı ise yüzde 32’den yüzde 44’e çıktı. Bu sonuçlar, kuluçka programlarının yalnızca eğitim ve danışmanlık hizmeti sunmadığını; yeni şirketlerin kurulmasına, gelir elde etmesine ve Ar-Ge yatırımlarını büyütmesine doğrudan katkı sağladığını gösterdi. Teknoloji Firmaları Kamu Pazarına Açılıyor Gazi Teknopark, bölgede geliştirilen yerli teknoloji ürünlerinin kamu kurumlarına ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla Devlet Malzeme Ofisi ile Tekno Katalog Platformu çalışmalarını yürüttü. 2025 yılında 70 teknoloji firmasıyla birebir görüşme gerçekleştirildi. Firmaların ürünleri, teknik yeterlilikleri ve kamu ihtiyaçlarına cevap verebilme kapasiteleri değerlendirildi. Yapılan çalışmaların ardından dört firma Devlet Malzeme Ofisi katalog sürecine dâhil edildi. Technomedicare tarafından geliştirilen yerli ve millî Scop-er Video Laringoskop cihazı, platform üzerinden kamu kurumlarına satıldı. BenimPOS firmasının geliştirdiği yazılım çözümleri de Tekno Katalog Platformu’nda yerini aldı. Devlet Malzeme Ofisi ile yürütülen çalışmaların organizasyonunda aktif sorumluluk üstlenen Burcu Alkan Bilir, firmaların teknik ve mevzuata ilişkin hazırlıklarının tamamlanması, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve gerekli eğitimlerin düzenlenmesi süreçlerinde görev aldı. Alkan Bilir, kamu pazarına erişimin yerli teknoloji üretiminin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını belirtti: “Bir teknoloji firmasının geliştirdiği ürünün kamu kurumlarının ihtiyacını karşılaması hem şirketin büyümesine hem de yerli teknoloji kullanımının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Firmalarımızın kamu pazarına erişimini kolaylaştıran modelleri geliştirmeye devam edeceğiz.” Gazi Teknopark’ın Elektrik İhtiyacının Yüzde 32’si Güneşten Karşılanıyor Gazi Teknopark, sürdürülebilirlik ve yenilenebilir enerji çalışmalarını yalnızca desteklediği projelerle sınırlı tutmuyor. Bölgenin kendi enerji ihtiyacının önemli bir bölümü güneş enerjisi santrallerinden karşılanıyor. GES-I ve GES-II sistemlerinde 2025 yılında toplam 384 bin kilovatsaatin üzerinde elektrik üretildi. Bu üretim, Gazi Teknopark binasının toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 32’sini karşıladı. Güneş enerjisi sistemlerinden elde edilen ekonomik katkı 2 milyon lirayı aşarken performans kaybı yaşayan santralin yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması için yaklaşık 10 milyon 156 bin liralık yatırım gerçekleştirildi. Gazi Teknopark bünyesindeki mikroşebeke ve batarya depolama altyapısının, enerji ve yazılım firmaları tarafından geliştirilecek yeni projelerde uygulama ve demonstrasyon alanı olarak kullanılması için de çalışmalar başlatıldı. Burcu Alkan Bilir, sürdürülebilirlik hedeflerinin kurumun kendi faaliyetlerine de yansıması gerektiğini söyledi: “Teknoloji geliştiren bir kurumun sürdürülebilirliği yalnızca anlatması yeterli değil. Kendi enerji tüketiminde ve kurumsal faaliyetlerinde de uygulanabilir çözümler geliştirmesi gerekiyor. Güneş enerjisi ve depolama altyapımızı aynı zamanda yeni projeler için bir uygulama alanına dönüştürmek istiyoruz.” EBYS, E-İmza ve ISO 9001 ile Kurumsallaşma Hızlandı Gazi Teknopark’ın 2025 yılında gerçekleştirdiği dönüşüm yalnızca firma ve proje sayılarıyla sınırlı kalmadı. Kurum içindeki belge, arşiv ve iş süreçleri de dijital ortama taşındı. Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve e-imza uygulamasına geçilerek yazışmaların, belge yönetiminin ve arşivleme işlemlerinin daha hızlı ve izlenebilir biçimde yürütülmesi sağlandı. Aynı dönemde ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alındı. Kurumsal süreçler yeniden tanımlanırken görev dağılımları, kayıt altyapısı ve iş akışları standart bir yapıya kavuşturuldu. Gebze Teknik Üniversitesindeki yüksek lisansını 4,00 not ortalamasıyla tamamlayan Burcu Alkan Bilir’in akademik çalışmaları da kurumun kalite ve süreç yönetimi hedefleriyle örtüşüyor. Alkan Bilir, “Proje Yönetiminde Toplam Kalite Yönetiminin Proje Başarısına Etkisi” başlıklı tezinde ekip yönetimi, üst yönetimin katılımı, tedarik süreçleri, performans değerlendirmesi ve müşteri odaklılık gibi unsurların proje başarısına etkisini yaklaşık 600 katılımcıdan elde edilen verilerle inceledi. Alkan Bilir, kurumsallaşmanın görünmeyen ancak kalıcı başarının temelini oluşturan bir çalışma olduğunu ifade etti: “Hızla büyüyen yapılarda süreçlerin kişilere bağlı olmaktan çıkarılması gerekiyor. Ölçülebilir, izlenebilir ve sürekli geliştirilebilir bir sistem kurulmadığında büyümeyi sürdürülebilir hâle getirmek mümkün değil.” Teknoloji Ekosistemi Toplumsal Faydayla Buluştu Gazi Teknopark’ın 2025 yılı çalışmaları arasında eğitim, dayanışma ve toplumsal katılım odaklı projeler de yer aldı. Gölbaşı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ile yürütülen Kardeş Okul Projesi kapsamında bir ilkokulun eğitim materyali ihtiyaçları karşılandı. Öğrenciler Gazi Teknopark’ta ağırlanarak teknoloji firmalarını ziyaret etti ve geliştirilen projeleri yakından tanıma imkânı buldu. Kadınların üretimlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Kadın El Emeği Alışveriş Festivali düzenlendi. LÖSEV ile gerçekleştirilen çalışmalarda ise vakfın faaliyetlerinin tanıtılmasına ve ürünlerinin sergilenmesine destek verildi. Gazi Teknopark’ın sosyal sorumluluk faaliyetlerinde aktif rol üstlenen Burcu Alkan Bilir; LÖSEV iş birlikleri, ağaçlandırma çalışmaları ve Kardeş Okul Projesi’nin organizasyon süreçlerinde görev aldı. Teknoloji ekosisteminin toplumdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Alkan Bilir, sosyal sorumluluk anlayışını şu sözlerle anlattı: “Teknoloji insan için üretiliyor. Bu nedenle teknoloji geliştiren kurumların içinde bulundukları toplumla güçlü bir ilişki kurması gerekiyor. Çocukların bilim ve teknolojiyle daha erken yaşlarda tanışmasını, kadınların üretimlerinin görünür olmasını ve dayanışma kültürünün güçlenmesini önemsiyoruz.” Gazi Teknopark’ın Yeni Dönem Hedefleri Neler? Gazi Teknopark’ın gelecek dönem çalışma programında girişimciliğin güçlendirilmesi, uluslararası pazarlara erişim ve kurumsal altyapının geliştirilmesi öne çıkıyor. Gazi BİGG Anahtar Programı’ndan daha fazla girişimcinin yararlanması, yurt dışı irtibat ofislerinin firma satışlarına daha güçlü katkı sunması ve teknoloji şirketlerine yönelik eğitim programlarının artırılması hedefleniyor. Firmaların marka değerlerinin geliştirilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması, güneş enerjisi kapasitesinin büyütülmesi ve bina iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesi de gelecek dönemin öncelikleri arasında bulunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının bölge dışı kuluçka merkezi düzenlemesi kapsamında Bölge dışında yeni bir Girişim Ofisinin faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar da devam ediyor. Burcu Alkan Bilir, yeni dönem hedeflerinin merkezinde Gazi Üniversitesinin akademik gücüyle teknoloji girişimciliğinin daha fazla buluşturulmasının bulunduğunu söyledi: “Daha fazla öğrencinin, akademisyenin ve girişimcinin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata geçirmesine destek olmak istiyoruz. Firmalarımızın yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da sürdürülebilir biçimde büyümesini hedefliyoruz.” Yaklaşık 20 bin metrekarelik bir alanda başlayan teknoloji yolculuğu bugün yüzlerce firma, binlerce çalışan ve milyarlarca liralık Ar-Ge projesiyle devam ediyor. Gazi Teknopark’ın gelecekteki başarısı ise yalnızca ulaşılan rakamlarla değil; geliştirilen teknolojilerin nitelikli istihdama, ihracata, çevresel sürdürülebilirliğe ve toplumsal faydaya ne ölçüde dönüştürülebildiğiyle belirlenecek. YAZI :2 Burcu Alkan Bilir: “Teknoloji Üretmek Kadar O Teknolojinin Önünü Açmak Da Önemli” Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda çoğu zaman geliştirilen ürünler, alınan patentler, yatırım miktarları ve başarıya ulaşan girişimler konuşuluyor. Ancak bir fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün de ekonomik değere dönüşebilmesi için perde arkasında çok güçlü bir yönetim ve koordinasyon mekanizmasının çalışması gerekiyor. Gazi Üniversitesinin akademik gücüyle 2008 yılında Gazi Üniversitesi ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Gölbaşı Yerleşkesi’nde faaliyete başlayan Gazi Teknopark, bugün yüzlerce teknoloji firmasının, girişimcinin, akademisyenin ve Ar-Ge çalışanının bir araya geldiği önemli bir teknoloji ekosistemi hâline gelmiş durumda. Bu ekosistemin yönetim tarafında görev yapan isimlerden biri de Gazi Teknopark İşletme Direktörü Burcu Alkan Bilir. Proje yönetimi, toplam kalite yönetimi, Ar-Ge destekleri, teknopark mevzuatı, kurumsallaşma ve iş geliştirme alanlarında deneyim kazanan Alkan Bilir, Ekim 2022’de İş Geliştirme Uzmanı olarak başladığı Gazi Teknopark yolculuğunu Ocak 2025’ten itibaren İşletme Direktörü olarak sürdürüyor. Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni Nizamettin Bilici, Burcu Alkan Bilir ile kariyer yolculuğunu, Gazi Teknopark’ın 2025 performansını, girişimcilerin karşılaştığı güçlükleri ve teknoloji ekosisteminin geleceğini konuştu. “Kariyerinizin Bugünkü Noktaya Ulaşmasında Hangi Deneyimler Belirleyici Oldu? Nizamettin Bilici: Burcu Hanım, eğitim ve kariyer geçmişinize baktığımızda işletme, bilişim, proje yönetimi, kalite sistemleri ve Ar-Ge gibi birçok alanın bir araya geldiğini görüyoruz. Bu yolculuk nasıl başladı? Burcu Alkan Bilir: Eğitim hayatımın başından itibaren işletme ile teknolojinin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerektiğine inandım. Lise eğitimimi Bilişim Teknolojileri alanında tamamladıktan sonra Mersin Üniversitesi İşletme Bilgi Yönetimi Bölümünde lisans eğitimi aldım. İşletme Bilgi Yönetimi, teknoloji ile yönetim bilimlerini bir araya getiren bir alan. Bu eğitim bana yalnızca işletmelerin nasıl yönetildiğini değil, bilginin, teknolojinin ve süreçlerin nasıl yönetilmesi gerektiğini de gösterdi. Üniversite döneminde Polonya’daki Radom Ekonomi Akademisinde İngilizce işletme eğitimi alma fırsatı buldum. Farklı bir ülkede eğitim görmek, farklı çalışma kültürlerini tanımam ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakabilmem açısından önemliydi. Daha sonra Gebze Teknik Üniversitesinde işletme alanında yüksek lisans yaptım. Yüksek lisansımı 4,00 not ortalamasıyla tamamladım. Tez çalışmamda ise proje yönetiminde toplam kalite yönetiminin proje başarısına etkisini araştırdım. Yaklaşık 600 kişinin katıldığı araştırmada proje yöneticileri, ekip üyeleri, üst yönetim, tedarikçiler, müşteri odaklılık ve performans değerlendirme sistemleri arasındaki ilişkiyi incelemeye çalıştım. Bu çalışma, bugün yaptığım işe bakışımı da önemli ölçüde şekillendirdi. Çünkü başarılı bir proje yalnızca iyi bir fikirden oluşmuyor. İyi planlama, doğru iletişim, zaman yönetimi, insan kaynağı, kalite anlayışı ve güçlü bir takip mekanizması da gerekiyor. “Teknolojik Bir Ürünün Fikirden Pazara Ulaşan Bütün Süreçlerini Görme Fırsatım Oldu” Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark öncesinde teknoloji ve sanayi şirketlerinde farklı görevler üstlendiniz. Bu deneyimler size neler kazandırdı? Burcu Alkan Bilir: Kariyerimin ilk dönemlerinde robot teknolojileri ve makine sektörlerinde proje yönetimi, Ar-Ge, belgelendirme ve teşvik süreçlerinde görev aldım. İlk çalıştığım yerde teknolojik ürünlerin malzeme listelerinden patent ve tasarım tescil işlemlerine, CE belgelendirmesinden test süreçlerine kadar birçok çalışmanın içinde yer aldım. Bir teknolojinin ortaya çıkmasının tek başına yeterli olmadığını orada çok net gördüm. Ürünün teknik belgelerinin hazırlanması, fikrî ve sınai mülkiyet haklarının korunması, gerekli testlerin yapılması, teşvik mekanizmalarının araştırılması ve belgelendirme süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Keramik Makina’da ise Yönetim Sistemleri Uzmanı olarak TÜBİTAK ve KOSGEB projelerinin takibinde, Ar-Ge merkezi raporlamalarında, teknopark işlemlerinde, süreç yönetiminde ve kalite sistemlerinde görev aldım. ISO 9001, ISO 14001 ve iş sağlığı ve güvenliği sistemleriyle ilgili çalışmalar yürüttüm. Şirket süreçlerinin yazılması, görev tanımlarının hazırlanması, iç tetkiklerin yapılması ve kurumsal hafızanın oluşturulması gibi görevler üstlendim. Bu deneyimler bana teknolojik bir ürünün fikir aşamasından üretime, belgelendirmeden ticarileşmeye kadar uzanan bütün yolculuğunu görme fırsatı verdi. Gazi Teknopark Yolculuğu Nasıl Başladı? Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’a katılmanız ve İşletme Direktörlüğüne uzanan süreciniz nasıl gelişti? Burcu Alkan Bilir: Gazi Teknopark’ta Ekim 2022’de İş Geliştirme Uzmanı olarak göreve başladım. Daha önce hem teknoloji firmalarında hem de teknopark süreçlerinde çalışmış olmam, buradaki görevlerime uyum sağlamamı kolaylaştırdı. İş geliştirme uzmanlığı döneminde firmaların günlük taleplerinden yıllık faaliyet raporlarının kontrolüne, personel ve akademisyen görevlendirme işlemlerinden muafiyet raporlarına kadar oldukça geniş bir çalışma alanım vardı. Firmaların 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında yürütmesi gereken işlemlerin kontrolü, Ar-Ge projelerinin takibi, kamu destekleri, ihracat bilgileri, akademik yayınlar, fikrî ve sınai mülkiyet çalışmaları ile personel süreçleri görev alanlarımız arasındaydı. Ayrıca Devlet Malzeme Ofisi çalışmaları, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu bilgilendirmeleri, firmaların ihtiyaç duyduğu eğitimlerin düzenlenmesi ve sosyal sorumluluk projelerinin organizasyonu gibi çalışmalarda görev aldım. Ocak 2025 itibarıyla İşletme Direktörlüğü görevine başladım. Bu görevle birlikte hem günlük operasyonların hem de kurumun uzun vadeli hedeflerinin koordinasyonunda daha geniş bir sorumluluk üstlendim. “Teknopark Yönetimi Yalnızca Ofis Tahsis Etmekten İbaret Değil” Nizamettin Bilici: Teknoparkların kamuoyunda genellikle firmalara çalışma alanı sağlayan yapılar olduğu düşünülüyor. Bir teknopark yönetiminin görünmeyen tarafında neler var? Burcu Alkan Bilir: Teknopark yönetimi yalnızca firmalara ofis tahsis etmekten ibaret değil. Teknoloji geliştirme bölgeleri çok yönlü ve dinamik yapılardır. Bir tarafta akademisyenler, öğrenciler ve girişimciler bulunuyor. Diğer tarafta teknoloji firmaları, kamu kurumları, yatırımcılar, üniversiteler ve uluslararası iş ortakları yer alıyor. Bizim görevimiz; firmaların faaliyetlerini ilgili mevzuata uygun şekilde yürütmelerini sağlamak, Ar-Ge projelerini etkin biçimde takip etmek, teşviklerden doğru ve etkin şekilde yararlanmalarına rehberlik etmek, karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmek ve geliştirdikleri teknolojilerin ticarileşme süreçlerine katkı sunmak. Bir girişimci çok güçlü bir teknoloji geliştirebilir. Ancak mevzuat, raporlama, finansman veya pazara erişim konularında desteğe ihtiyaç duyabilir. Teknopark yönetiminin temel işlevlerinden biri, girişimcinin önündeki bu engelleri azaltmaktır. Teknoloji üretmek kadar o teknolojinin önünü açmak da önemlidir. Gazi Teknopark 2025 Yılını Nasıl Geçirdi? Nizamettin Bilici: Paylaşılan değerlendirmelere göre 2025, Gazi Teknopark açısından önemli bir büyüme yılı oldu. Bu dönemi nasıl değerlendiriyorsunuz? Burcu Alkan Bilir: 2025 yılı Gazi Teknopark açısından hem büyümenin hem de kurumsal gelişimin öne çıktığı bir dönem oldu. Gazi Teknopark bugün yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda, 180’in üzerinde teknoloji firmasına ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 1.400 Ar-Ge, yazılım, tasarım ve destek personeli burada görev yapıyor. Kuruluşumuzdan bugüne kadar 2 binin üzerinde proje Gazi Teknopark bünyesinde yürütüldü. Bölgenin doluluk oranının neredeyse yüzde 100, toplam kiralanabilir alanımızın neredeyse tamamı kullanılıyor. Ancak bizim için büyüme yalnızca firma sayısının artması anlamına gelmiyor. Firmaların daha nitelikli projeler geliştirmesi, istihdam oluşturması, ürünlerini ticarileştirmesi ve uluslararası pazarlara açılması da büyümenin önemli parçalarıdır. Ar-Ge Projelerinin Bütçesi 44,4 Milyar Liraya Yükseldi Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın Ar-Ge proje verilerinde dikkat çekici bir artış görülüyor. Bu artışı nasıl okumak gerekiyor? Burcu Alkan Bilir: 2025 yılında yürütülen Ar-Ge proje sayısı, yüzde 12 oranında artış gösterdi. Daha dikkat çekici gelişmelerden biri ise projelerin toplam bütçesin yaklaşık 4 kat oranında artması oldu. Ticarileşen, yani satışı gerçekleştirilmiş proje sayısının yüzde 17 oranında artması da bizim açımızdan önemli bir gösterge oldu. Çünkü Ar-Ge faaliyetlerinin nihai hedeflerinden biri, geliştirilen teknolojinin insanlara ulaşması ve ekonomik değere dönüşmesidir. TÜBİTAK desteklerinden yararlanan proje sayısının artması, Avrupa Birliği programlarından desteklenen projelerin çoğalması ve firmalar arasındaki iş birliği ağlarının genişlemesi de ekosistemin geliştiğini gösteriyor. Bölge içinde iş birliği yapılan kurum sayısının yaklaşık 4 kat artması, yurt dışında iş birliği yapılan kurum sayısının ise yaklaşık 5 kat artması, teknoloji üretiminde ortak çalışma kültürünün güçlendiğine işaret ediyor. Gazi Teknopark’ta Hangi Sektörler Öne Çıkıyor? Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın firma profiline bakıldığında hangi sektörler ağırlık kazanıyor? Burcu Alkan Bilir: Yazılım, bilimsel araştırma, mühendislik ve teknoloji tabanlı faaliyetler ekosistemimizin temelini oluşturuyor. 2025 değerlendirmesinde aktif olarak incelenen firmaların önemli bir bölümünün bilgisayar programlama ve danışmanlık alanında çalıştığı görülüyor. Yazılım, Ar-Ge ve mühendislik alanındaki firmalar toplam yapının yaklaşık yüzde 76’sını oluşturuyor. Firmalarımızın yüzde 97’sinin mikro ve küçük ölçekli işletmelerden oluşması da önemli bir gösterge. Bu yapı, Gazi Teknopark’ın büyüme potansiyeli taşıyan genç teknoloji şirketleri ve girişimler için önemli bir merkez olduğunu gösteriyor. Mikro ve küçük işletmeler yenilik üretme konusunda son derece hızlı ve çevik olabiliyor. Ancak finansmana, nitelikli insan kaynağına, mevzuat desteğine ve pazara erişime daha fazla ihtiyaç duyabiliyorlar. Biz de sunduğumuz hizmetleri bu ihtiyaçları dikkate alarak geliştirmeye çalışıyoruz. “Şirket Kurmak Değil, Doğru Fikri İnşa Etmek Önceliğimiz.” Nizamettin Bilici: Girişimcilere yönelik ön kuluçka ve kuluçka programlarında nasıl bir süreç uygulanıyor? Burcu Alkan Bilir: Bir fikri olan herkesin hemen şirket kurması gerekmiyor. Öncelikle fikrin teknolojik, ticari ve uygulanabilirlik açısından değerlendirilmesi gerekiyor. Ön kuluçka programları tam olarak bu noktada devreye giriyor. Girişimciler burada iş modellerini oluşturuyor, hedef pazarlarını tanıyor, müşteri ihtiyaçlarını analiz ediyor ve fikirlerinin güçlü ve zayıf yönlerini görme fırsatı buluyor. 2025 yılında ön kuluçka hizmetlerinden yararlanan girişimci sayısı 174’e ulaştı. Bu girişimcilerden 20’si şirketleşti. Üç girişim ise TÜBİTAK BİGG desteği almaya hak kazandı. Kuluçkadan mezun olan firma sayısının yüzde 47 oranında artması, girişimlerin büyüme kapasitesi açısından önemli bir gelişme oldu. Kuluçka firmalarının toplam cirosunun yaklaşık yüzde 83 oranında artması, bu programların yalnızca eğitim vermediğini, aynı zamanda somut ekonomik değer de ürettiğini gösteriyor. Gazi BİGG Anahtar Programı Girişimcilere Ne Sağlıyor? Nizamettin Bilici: Gazi BİGG Anahtar Programı’nın Gazi Teknopark ekosistemindeki yeri nedir? Burcu Alkan Bilir: Gazi BİGG Anahtar Programı, teknoloji tabanlı iş fikri bulunan girişimcilerin şirketleşmesini destekleyen en önemli programlarımızdan biri. Program kapsamında girişimcilere teknoloji girişimciliği, iş modeli oluşturma, iş planı hazırlama ve finansal planlama gibi alanlarda eğitimler veriliyor. Girişimciler birebir mentorluk desteğinden de yararlanıyor. Son yedi yıllık dönemde 92 girişimci, TÜBİTAK’tan yaklaşık 33 milyon liralık destek almaya hak kazanarak şirketlerini kurdu. 2025 yılında yaklaşık 45 girişimci adayı programa iş fikriyle başvurdu. Ön değerlendirmeyi geçen 16 girişimciye eğitim ve mentorluk desteği sağlandı. Sürecin sonunda dört girişimci TÜBİTAK 1812 desteğine hak kazandı. Bu sonuçlar, doğru yönlendirme ve mentorluk sağlandığında üniversitelerde ve toplumda bulunan fikirlerin başarılı teknoloji girişimlerine dönüşebildiğini gösteriyor. Devlet Malzeme Ofisi Çalışmaları Neden Önemli? Nizamettin Bilici: Devlet Malzeme Ofisi ile yürütülen çalışmaların da sorumluluk alanınızda olduğu görülüyor. Tekno Katalog sistemi firmalara nasıl bir imkân sağlıyor? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji firmalarının en önemli sorunlarından biri, geliştirdikleri ürünü doğru müşteriye ulaştırabilmek. Özellikle kamu kurumlarının ihtiyaç duyabileceği yerli ve millî teknoloji ürünlerinin kamu pazarına erişmesi hem firmalar hem de ülkemizin teknolojik bağımsızlığı açısından büyük önem taşıyor. Devlet Malzeme Ofisi ile yürütülen Tekno Katalog Platformu çalışmaları kapsamında 2025 yılında 70 firmayla görüşme gerçekleştirildi. Firmaların ürünleri ve teknik yeterlilikleri değerlendirildi. Bu çalışmalar sonucunda dört firma katalog sürecine dâhil edildi. Technomedicare tarafından geliştirilen yerli ve millî Scop-er Video Laringoskop cihazının kamu kurumlarına satış gerçekleştirmesi, bu sürecin somut örneklerinden biri oldu. BenimPOS firmasının yazılım çözümleri de platforma dâhil edildi. Buradaki hedef, firmalarımızın yalnızca ürün geliştirmesi değil, geliştirdikleri ürünleri sürdürülebilir bir ticari modele dönüştürebilmeleridir. Londra, Amsterdam ve Dubai'nin Ardından Yeni Hedefimiz Singapur Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın uluslararasılaşma stratejisinde Londra, Amsterdam ve Dubai irtibat ofisleri öne çıkıyor. Bu ofislerin temel amacı nedir? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji firmalarının büyümesi için yalnızca Türkiye pazarına bağlı kalmaması gerekiyor. Firmalarımızın uluslararası pazarlara açılması, yeni müşteriler bulması, yatırımcılarla tanışması ve küresel iş birlikleri geliştirmesi büyük önem taşıyor. Amsterdam İrtibat Ofisimiz üzerinden düzenlenen sektörel ticaret heyetine altı teknoloji firması katıldı. Programda saha ziyaretleri, Batı Avrupa pazarına giriş eğitimleri ve firmalar arası görüşmeler gerçekleştirildi. Heyete katılan firmalarımızdan biri, Hollanda merkezli bir telekomünikasyon ve ağ altyapısı firmasıyla iş ortaklığı geliştirdi ve görüşmeler sözleşme aşamasına ulaştı. Londra İrtibat Ofisimiz üzerinden bir bilişim eğitim firmamız Birleşik Krallık’ta ofis açarak doğrudan faaliyet göstermeye başladı. 24 Ekim 2025’te faaliyete geçen Dubai İrtibat Ofisimiz ise firmalarımıza Orta Doğu pazarına erişim, pazar araştırması, yerel mevzuat ve iş geliştirme konularında destek sağlamayı amaçlıyor. Bu ofisleri yalnızca fiziksel irtibat noktaları olarak değil, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını destekleyen iş geliştirme merkezleri olarak görüyoruz. Uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda yeni yurt dışı irtibat noktaları ve ticari heyet programları üzerinde çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda, Londra, Amsterdam ve Dubai'nin ardından Singapur'da yeni bir irtibat noktası oluşturmayı hedefliyoruz. Gazi Teknopark’ın Elektriğinin Yüzde 32’si Güneşten Nizamettin Bilici: Doğayı Dinle olarak özellikle dikkat çekmek istediğimiz alanlardan biri de Gazi Teknopark’ın güneş enerjisi yatırımı. Bu konuda neler yapılıyor? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji geliştirme bölgelerinin yalnızca sürdürülebilirlik projelerine ev sahipliği yapması değil, kendi faaliyetlerinde de sürdürülebilir uygulamalar geliştirmesi gerektiğine inanıyoruz. Gazi Teknopark bünyesinde 2015 yılından bu yana GES-I ve GES-II güneş enerjisi santralleri işletiliyor. 2025 yılında iki sistemden toplam 384 bin 207 kilovatsaatin üzerinde elektrik üretildi. Bu üretim, Teknopark binasının toplam enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 32’sini karşıladı. Güneş enerjisi sistemlerinin yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması için önemli bir yatırım gerçekleştirildi. Bunun yanında mikroşebeke ve batarya depolama sistemimizin, firmalarımızın geliştireceği projeler için bir uygulama ve demonstrasyon alanına dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımız da devam ediyor. Enerji verimliliğini yalnızca maliyetleri azaltan bir unsur olarak değil, geleceğe karşı taşıdığımız sorumluluğun bir parçası olarak görüyoruz. Kurumsallaşmada EBYS, E-İmza Ve ISO 9001 Dönemi Nizamettin Bilici: 2025 yılında Gazi Teknopark’ın kurumsal yapısında hangi değişiklikler gerçekleştirildi? Burcu Alkan Bilir: Hızla büyüyen bir kurumda süreçlerin kişilere bağlı olmaktan çıkarılması ve kurumsal bir sisteme dönüştürülmesi gerekiyor. Bu kapsamda Elektronik Belge Yönetim Sistemi ve e-imza uygulamasına geçtik. Kurum içi yazışmaları, belge yönetimini ve arşivleme süreçlerini elektronik ortama taşıdık. Aynı zamanda ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi alındı. Süreç dokümanları, görev tanımları ve kayıt altyapısı oluşturuldu. Toplam kalite yönetimi üzerine akademik çalışma yapmış biri olarak, sürdürülebilir başarının ancak ölçülebilir, takip edilebilir ve sürekli geliştirilebilir süreçlerle mümkün olduğuna inanıyorum. Kurumsallaşma bazen dışarıdan görünmeyebilir. Ancak firmalara daha hızlı ve daha kaliteli hizmet sunabilmenin temelinde güçlü bir kurumsal sistem bulunur. Sadece Teknoloji Değil, Toplumsal Değer de Üretiyoruz Nizamettin Bilici: Gazi Teknopark’ın Kardeş Okul, LÖSEV ve kadın emeğine yönelik projeleri de bulunuyor. Sosyal sorumluluk çalışmalarına nasıl yaklaşıyorsunuz? Burcu Alkan Bilir: Teknoloji insan için üretiliyor. Bu nedenle teknoloji geliştiren kurumların toplumdan kopuk olması düşünülemez. Gölbaşı İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz Kardeş Okul Projesi kapsamında bir ilkokulun ihtiyaçlarını belirledik ve eğitim materyalleri sağladık. Öğrencilerimizi Gazi Teknopark’ta ağırlayarak teknoloji firmalarını ziyaret etmelerini ve farklı meslekleri tanımalarını sağladık. Kadın El Emeği Alışveriş Festivali ile kadınların üretimlerinin görünür olmasına katkı sunmaya çalıştık. LÖSEV ile yürütülen faaliyetlerde ise farkındalık oluşturmayı ve vakfın çalışmalarına destek vermeyi amaçladık. Sosyal sorumluluk projelerini kurum çalışmalarımızın dışında kalan faaliyetler olarak görmüyoruz. Bunları kurumsal kimliğimizin ve toplumla kurduğumuz bağın önemli bir parçası olarak değerlendiriyoruz “Disiplinli Çalışmaya ve Detayları Takip Etmeye Önem Veriyorum” Nizamettin Bilici: Kendinizi nasıl bir yönetici olarak tanımlarsınız? Burcu Alkan Bilir: İşini severek yapan, disiplinli çalışan ve ayrıntıları önemseyen biriyim. Teknoloji geliştirme bölgelerinde süreçlerin çok dikkatli takip edilmesi gerekiyor. Küçük gibi görünen bir eksiklik, bir firmanın teşviklerden yararlanmasını, personel işlemlerini veya proje süreçlerini etkileyebilir. Bu nedenle iş takibi ve ekip içi iletişim benim için çok önemli. Yöneticiliği yalnızca görev dağıtmak olarak görmüyorum. Ekipteki insanların bilgi ve deneyimlerinden yararlanmak, sorunları birlikte değerlendirmek ve ortak çözüm üretmek gerektiğine inanıyorum. Yeni şeyler öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Çünkü teknoloji ekosisteminde çalışan bir yöneticinin hem mevzuatı hem girişimcilik dünyasını hem de yeni teknolojileri sürekli takip etmesi gerekiyor. Gazi Teknopark’ın Gelecek Hedefleri Neler? Nizamettin Bilici: Önümüzdeki dönemde Gazi Teknopark’ın öncelikleri neler olacak? Burcu Alkan Bilir: Öncelikli hedeflerimizden biri Gazi BİGG Anahtar Programı’ndaki başarıyı artırarak sürdürmek. Daha fazla öğrencinin, akademisyenin ve girişimcinin teknoloji tabanlı iş fikirlerini hayata geçirmesini istiyoruz. Uluslararasılaşma faaliyetlerimizi genişletmek, yurt dışı irtibat ofislerimizin firmalarımıza sağladığı katkıyı artırmak ve yeni pazarlara erişimi kolaylaştırmak da önemli hedeflerimiz arasında. Firmalarımızın ihtiyaç duyduğu eğitim ve iş birliği etkinliklerini çoğaltmayı, marka değerlerini güçlendirmeyi ve geliştirdikleri ürünlerin ticarileşmesine daha fazla destek vermeyi planlıyoruz. Güneş enerjisi kapasitesinin artırılması, bina iyileştirme çalışmalarının sürdürülmesi ve yeni bir Girişim Ofisinin hayata geçirilmesi de üzerinde çalıştığımız başlıklar arasında bulunuyor. Gazi Üniversitesinin akademik gücünü girişimcilik ekosistemiyle daha güçlü biçimde buluşturmak istiyoruz. Başarımızı yalnızca firma veya proje sayısıyla değil; büyüyen şirketler, oluşan istihdam, ticarileşen teknolojiler ve topluma sağlanan katkıyla ölçüyoruz. Teknolojinin Görünmeyen Yönetim Cephesi Burcu Alkan Bilir’in mesleki yolculuğu, Türkiye’deki teknoloji ekosisteminin çoğu zaman gözden kaçan bir yönünü görünür hâle getiriyor. Yeni bir teknoloji geliştirmek kadar o teknolojinin mevzuata uygun biçimde desteklenmesi, fikrî haklarının korunması, belgelendirilmesi, finansmana ulaşması ve doğru pazara taşınması da büyük önem taşıyor. Gazi Teknopark’ın 2025 verileri; firma, proje, bütçe, ticarileşme ve iş birliği alanlarında önemli bir büyümeye işaret ediyor. Ancak rakamların arkasında girişimcilerle tek tek çalışan, süreçleri takip eden ve farklı kurumlar arasında koordinasyon sağlayan bir yönetim emeği bulunuyor. İş geliştirme uzmanlığından İşletme Direktörlüğüne uzanan kariyeriyle Burcu Alkan Bilir, bu yönetim yapısının dikkat çeken temsilcilerinden biri. Gazi Teknopark’ın önündeki yeni sınav ise iç pazarda yakalanan büyümeyi ihracata taşımak, daha fazla girişimin uluslararası başarı elde etmesini sağlamak ve teknoloji üretimini sürdürülebilir bir ekonomik değere dönüştürmek olacak.

Ahbap soruşturmasında yeni detaylar: Hüseyin Başaran'ın ifadesi ve milyonluk ödeme planları ortaya çıktı Haber

Ahbap soruşturmasında yeni detaylar: Hüseyin Başaran'ın ifadesi ve milyonluk ödeme planları ortaya çıktı

Ahbap soruşturmasında kritik belgeler ortaya çıktı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasında dikkat çekici yeni bilgiler ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkiler mercek altına alınırken, aralarında Başaran Holding'in sahibi Hüseyin Başaran'ın da bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. Dosyaya giren yeni belgelerde, Hüseyin Başaran'ın emniyet ifadesi ile gayrimenkul satışlarına ilişkin ödeme planlarının ayrıntıları yer aldı. Hüseyin Başaran: "Etkin pişmanlıktan yararlanmak istemiyorum" Emniyette ifade veren Hüseyin Başaran, herhangi bir suç örgütüyle bağlantısının bulunmadığını belirterek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı kabul etmediğini söyledi. Başaran, Haluk Levent ile yaklaşık dört yıl önce tanıştığını belirterek, kendisine "Barter Havuzu" adı verilen bir finansman sisteminin anlatıldığını ifade etti. İfadesinde, bu sistemin işleyişini yalnızca Haluk Levent'in anlattığını belirten Başaran, taşınmaz satışını gerçekleştirdiğini ancak sonrasındaki finansman ve fon süreçlerinde yer almadığını savundu. "Taşınmazları sattım ancak paramı alamadım" Başaran, toplam dört taşınmazın yaklaşık 602 milyon lira bedelle Yeliz Kaya adına devredildiğini belirtti. Ödemelerin yurt dışından gelecek fonlarla yapılacağının kendisine söylendiğini ifade eden Başaran, süreç sonunda alacaklarını tahsil edemediğini öne sürdü. İş insanı, taşınmazların daha sonra farklı kişilere devredildiğini fark ettikten sonra savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ve taşınmazlar hakkında tedbir kararı aldırdığını söyledi. "Rahmetli kızımın adını okulda kullanmayı teklif etti" İfadesinde duygusal ayrıntılara da yer veren Başaran, Haluk Levent'in sık sık evine geldiğini ve Hatay'da yapılan bir okula hayatını kaybeden kızının adının verilmesini teklif ettiğini anlattı. Ayrıca deprem döneminde kurulan yardım çadırlarında da kızının adının kullanıldığını gösteren fotoğraflar paylaşıldığını belirten Başaran, bu davranışların kendisinde güven oluşturmak amacı taşıdığını düşündüğünü ifade etti. "Ahbap Derneği'ne bağış yapmadım" Başaran, Ahbap Derneği'ne herhangi bir bağışta bulunmadığını da vurguladı. Deprem döneminde yaptığı yardımların tamamen kendi şirketleri aracılığıyla ve resmi kanallar üzerinden gerçekleştirildiğini belirten Başaran, mağdur tarafın kendisi olduğunu savundu. "Ben sadece taşınmaz satışı yaptım. Paramı da alamadım. Bu olayda mağdur edilen benim." ifadelerini kullandı. Dosyada milyarlarca liralık satış protokolleri Soruşturma dosyasına giren belgelerde, Başaran Holding ile Yeliz Kaya arasında düzenlenen satış protokolleri de yer aldı. Belgelere göre; Toplam sözleşme bedeli 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira olarak kaydedildi. Ödeme planında Mayıs-Ağustos döneminde aylık 150 milyon 500 bin liralık taksitler öngörüldü. Başaran'ın oğlu Can Başaran ile Yeliz Kaya arasında da yüz milyonlarca liralık ek satış protokollerinin imzalandığı belirtildi. 9 bağımsız bölüm Ahbap faaliyetleri için kullanılacaktı Dosyadaki bir başka protokolde ise iki farklı projedeki toplam 9 bağımsız bölümün Ahbap Platformu faaliyetlerinde kullanılmasının planlandığı ifade edildi. Belgelerde, satış işlemlerine karşılık Ahbap Derneği tarafından kefalet senedi verilmesinin öngörüldüğü bilgisi yer aldı. Banka dekontları da dosyada Soruşturma kapsamında banka hareketleri de incelendi. Dosyaya giren dekontlara göre; 24 Nisan 2026 tarihinde "daire satışı bedeli" açıklamasıyla 89 milyon 680 bin lira, 7 Nisan 2026 tarihinde "dükkan satış carisi" açıklamasıyla 40 milyon lira, 13 Mart 2026 tarihinde ise "satış carisi" açıklamasıyla 14 milyon 500 bin lira tutarlarında EFT işlemleri gerçekleştirildiği belirlendi. Soruşturma çok yönlü devam ediyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında mali hareketler, taşınmaz devirleri, ödeme planları ve ilgili şirketler arasındaki ticari ilişkiler ayrıntılı şekilde incelenmeye devam ediyor. Öte yandan soruşturmada adı geçen kişi ve kurumlara yönelik suçlamalar hakkında nihai değerlendirme henüz yargı mercileri tarafından yapılmış değil. Soruşturma süreci devam ederken, dosyaya yeni belge ve ifadelerin eklenmesi bekleniyor.

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), finansmanda kolaylık bekliyor Haber

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), finansmanda kolaylık bekliyor

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), sektör temsilcilerinin finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştırmak ve mevcut destek paketleri hakkında bilgi vermek amacıyla “Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısı” gerçekleştirdi. Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında düzenlenen buluşmada; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcileri, ihracatçılara yönelik kredi, sigorta ve finansman fırsatlarını detaylandırdı. Toplantıda ayrıca zeytin ve zeytinyağı sektörünün finansal gereksinimleri ile çözüm bekleyen sorunlar kurum temsilcilerine doğrudan iletildi. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya; TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, TCMB İzmir Bölge Müdürü Erol Seheroğlu, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege Sigorta Pazarlama Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli, İzmir Şube Yönetmeni Yeliz Alışar, Türk Ticaret Bankası İzmir Merkez Şube Kurumsal Bankacılık Müdürü Bülent Keçeciler ve Portföy Yöneticisi Arzu Uludağ katılım sağladı. Uygun: “Finansman mekanizmaları sektörün üretim takvimine uyum sağlamalı” Zeytin ve zeytinyağı sektörünün üretim süreçlerinin tamamen yerli girdilerle yürütüldüğünün altını çizen EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, finansman ihtiyacının özellikle ham madde tedarik dönemlerinde arttığını belirtti. Uygun, “Zeytin ve zeytinyağı sektörümüz, ithal girdilere ihtiyaç duymadan, yüzde 100 yerli kaynaklarla üretim ve ihracat yapmaktadır. Eylül ve ocak ayları arasındaki dönemde ham madde alımları yoğunlaşmakta ve üreticilerimize Türk lirası ile peşin ödemeler gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple, finansman imkânlarının sektörün dönemsel yapısı ve üretim takvimiyle uyumlu şekilde yapılandırılması kritik önem arz etmektedir. Reeskont kredi limitlerinin ham madde alım dönemlerinde yükseltilmesi ve tahsis işlemlerinin hızlandırılması, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artıracaktır.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarım ve gıda arz güvenliği konusunda güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl tarım sektörüne doğrudan destek, kredi, yatırım ödeneği ve ihracat teşvikleri dahil toplam 706 milyar lira destek sağlandığını belirten Erdoğan, bu rakamın bu yıl için 939 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan salgınlar, savaşlar ve iklim krizinin gıda güvenliğinin önemini artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte gerekli tedbirleri önceden aldığını ifade etti. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorun olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyadaki konumuna ilişkin verilerini de paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyve üretiminde ise dördüncü sırada bulunulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “‘Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ ve ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve… pic.twitter.com/vipjkQUajw — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 12, 2026 21 bitkisel üründe Türkiye’nin dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvancılık desteklerine de değinerek, “Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek” ve “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projelerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Büyükbaş hayvancılık desteklerinin sonuç vermeye başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küçükbaş destek programı kapsamında ilk hayvan teslimatlarının gelecek ay yapılacağını açıkladı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında ayrılan 10 milyar liralık bütçenin önemli bölümünün gençler, kadınlar ve aile işletmelerine tahsis edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde yüzde 50 ila 70 arasında hibe desteği sağlanacağını söyledi. Başvuruların 12 Haziran’a kadar devam edeceğini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Dünya Bankası desteğiyle yürütülecek “Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”nin bu yıl hayata geçirileceğini açıklayarak, proje kapsamında yatırımcılara 10 milyon dolara kadar finansman sağlanacağını, toplam 5,3 milyar dolarlık destek paketinin ilk etapta 750 milyon dolarlık bölümünün 2026’da kullanıma sunulacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje sayesinde 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturulacağını ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlanacağını sözlerine ekledi.

Manisa’ya gençler için 50 bin dolarlık uluslararası hibe Haber

Manisa’ya gençler için 50 bin dolarlık uluslararası hibe

Manisa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir çevre projeleriyle uluslararası arenada büyük bir başarıya imza attı. Bloomberg Philanthropies desteğiyle yürütülen Gençlik İklim Eylemi Fonu’na kabul edilen Manisa, kente kazandırılan 50 bin dolarlık kaynağı tamamen gençlerin fikirleri için kullanacak. GENÇLERİN PROJELERİNE DOĞRUDAN FİNANSMAN 15-24 yaş arası gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasını hedefleyen program kapsamında, gençlerin geliştireceği projelere 1.000 ile 5.000 dolar arasında mikro hibe desteği verilecek. Şeffaf ve katılımcı bir süreçle yürütülecek başvurular, bağımsız bir değerlendirme komitesi tarafından incelenecek. Seçilen projeler, tamamen gençlerin liderliğinde belediyenin teknik desteğiyle hayata geçirilecek. BAŞKAN DUTLULU GENÇLERLE BİR ARAYA GELECEK Programın her aşamasını yakından takip edeceğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, gençlerin enerjisini ve yaratıcılığını kentin iklim stratejisine dahil edeceklerini vurguladı. Proje süreci sonunda elde edilen başarılar, Dünya Günü (Earth Day) etkinlikleri kapsamında küresel platformlarda Manisa imzasıyla paylaşılacak. BAŞARI HALİNDE HİBE İKİYE KATLANACAK Manisa’nın iklim değişikliğine karşı direncini artıracak olan bu stratejik adım, aynı zamanda yeni bir kapıyı da aralıyor. Programın ilk yılının başarıyla tamamlanması durumunda Manisa, ikinci yıl için de aynı miktarda hibe alma hakkına sahip olacak. Bu sayede gençlerin çevre vizyonu, kentin sürdürülebilir geleceğinde kalıcı bir yer edinecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.