Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Filistin Devleti

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Filistin Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir” Haber

Putin’den Avrupa ve Kaliningrad mesajı: “Saldırı olursa tüm silahları kullanmamız konusu gündeme gelir”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’da düzenlenen Valday Tartışma Kulübü toplantısında Avrupa ile ilişkiler, Kaliningrad, Ukrayna’daki savaş, Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılar ve Gazze konusunda açıklamalarda bulundu. Putin, Rusya’nın Avrupa’ya saldırma planı olmadığını savunurken, Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı olması halinde Moskova’nın sahip olduğu tüm silahların kullanımının gündeme geleceğini söyledi. “Kimseyi tehdit etmiyoruz” Vladimir Putin, Uluslararası Valday Tartışma Kulübü’nün yıllık toplantısında yaptığı konuşmada Rusya’nın Avrupa ülkelerine yönelik bir saldırı hazırlığında olmadığını söyledi. Kaliningrad bölgesine ilişkin Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaları desteklediğini belirten Putin, Moskova’nın herhangi bir ülkeyi tehdit etmediğini savundu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamaları ile çeşitli ülkelere gönderilen mektupların, Putin’in ifadesiyle, “gözdağı vermek” amacı taşımadığını, Rusya’ya yönelik tehdit olarak gördükleri girişimlere yanıt niteliğinde olduğunu söyledi. Putin, Kaliningrad dahil olmak üzere Rusya topraklarına doğrudan bir saldırı gerçekleşmesi halinde ülkenin elindeki tüm silahların kullanılması konusunun “kaçınılmaz olarak ve derhal” gündeme geleceğini ifade etti. Avrupa ülkelerini suçladı Avrupalı siyasi liderlerin vatandaşlarını Rusya ile tehlikeli bir çatışmanın eşiğine sürüklediğini öne süren Putin, Moskova’nın saldırı planlamadığını yineledi. Rusya’nın 2029, 2030 veya 2050 yılı için Avrupa’ya yönelik bir saldırı planı bulunmadığını söyleyen Putin, buna karşın ülkesinin saldırıya uğraması halinde karşılık vereceğini belirtti. Putin ayrıca Baltık Denizi'ndeki askeri tatbikatlar ile Rus gemilerine yönelik alıkoyma girişimlerini gerilimi artıran gelişmeler olarak değerlendirdi. Rusya'nın askeri kapasitesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Putin, ülkesinin sahip olduğu bazı silah sistemlerinin diğer ülkelerde bulunmadığını ve bunun Moskova açısından bir avantaj olduğunu söyledi. Rafineri saldırıları ve petrol sevkiyatı Putin, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının ekonomik zarar verme amacı taşıdığını ileri sürdü. Rusya'nın bu saldırılara karşılık verdiğini ve Ukrayna ekonomisi açısından önemli olduğunu belirttiği tesisleri hedef almaya başladığını söyleyen Putin, süreci Rusya'nın başlatmadığını savundu. Karadeniz'deki gemilere yönelik saldırılara da değinen Putin, bazı gemilerde askeri yük bulunduğunu iddia etti. Ukrayna'nın Rus tankerlerine ve sivil yük taşıyan gemilere yönelik saldırılar düzenlediğini belirten Putin, 100'den fazla geminin zarar gördüğünü söyledi. Rusya'da rafineri saldırılarının sona ermesi halinde dizel yakıt üretiminin artabileceğini belirten Putin, Batılı yaptırımlar nedeniyle Rus petrol ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılmasının önünde çeşitli engeller bulunduğunu ifade etti. Putin, yaptırımlar, sigorta kısıtlamaları ve artan navlun maliyetlerinin Rus petrol ürünlerinin ihracatını zorlaştırdığını belirterek, deniz taşımacılığında serbest seyrüsefer ve uluslararası deniz hukuku kurallarının korunmasından yana olduklarını söyledi. Gazze için “Filistin devleti” vurgusu Putin konuşmasında Gazze'deki gelişmelere de değindi. Filistin meselesinin en hassas insani sorunlardan biri olduğunu belirten Putin, Rusya'nın Filistin konusundaki tutumunun uzun süredir bilindiğini söyledi. Rus lider, kalıcı bir çözüm aranırken Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve BM Genel Kurulu tarafından daha önce kabul edilen kararların temel alınması gerektiğini savundu. Putin, tam teşekküllü bir Filistin devletinin kurulmasını uzun vadeli çözümün temel unsuru olarak nitelendirdi. İstanbul müzakerelerini hatırlattı Putin, Rusya ile Ukrayna arasında 2022'de İstanbul'da gerçekleştirilen müzakerelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İstanbul görüşmelerinde tarafların belirli konularda anlaşmaya vardığını savunan Putin, Ukrayna heyetinin başkanının üzerinde mutabık kalınan metinleri parafladığını söyledi. Putin, bunun Ukrayna tarafının söz konusu düzenlemeleri genel olarak kabul ettiği anlamına geldiğini öne sürdü. Rusya Devlet Başkanı, Ukrayna'nın söz konusu mutabakatlardan Batılı ortaklarının tavsiyesi üzerine vazgeçtiğini iddia etti. Putin ayrıca Ukrayna tarafının, İstanbul'daki mutabakatların uygulanması halinde savaşın daha önce sona erebileceğini sonradan kabul ettiğini ileri sürdü. Putin’in İstanbul görüşmelerine ilişkin bu değerlendirmeleri, Rusya’nın 2022 müzakerelerinin savaşın sona erdirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğu yönündeki uzun süredir devam eden resmi anlatımının bir parçası olarak öne çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, BM 81. Genel Kurulu'nda  'Dünya 5’ten büyüktür' vurgusu Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, BM 81. Genel Kurulu'nda 'Dünya 5’ten büyüktür' vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze’deki insani tabloya, Filistin Devleti’nin tanınmasına, küresel adaletsizliklere ve bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu’nda (#ErdoganTheVoiceOfJustice) konuştu: "(Adaletin Sesi Erdoğan) Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti’nin Değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas üst üste iki yıldır… pic.twitter.com/NS6r7nzMca — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 22, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında Filistin Devleti’nin tanınmış olmasına rağmen Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıldır Genel Kurul salonunda yer alamadığını hatırlatarak, bu durumun vicdanları yaraladığını söyledi. Filistin halkının mücadelesini kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, henüz Filistin Devleti’ni tanımayan ülkelere de kararlarını gözden geçirme çağrısı yaptı. “GAZZE, DÜNYANIN EN BÜYÜK ÇOCUK KABRİSTANI” Konuşmasında son bir yılda dünyada yaşanan çatışmalara da değinen Erdoğan, Gazze’den Ukrayna-Rusya savaşına, Myanmar’dan Darfur’a kadar birçok bölgede büyük insani dramlar yaşandığını ifade etti. Gazze’de çoğu çocuk ve kadın 74 bin kişinin İsrail saldırılarında hayatını kaybettiğini belirten Erdoğan, bölgeyi “dünyanın en büyük çocuk kabristanı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu’nda (#ErdoganTheVoiceOfJustice) konuştu: "(Adaletin Sesi Erdoğan) Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip… pic.twitter.com/6OHxuBT56q — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 22, 2026 Gazze’de çocukların protezlerle hayata tutunmaya çalıştığını söyleyen Erdoğan, ateşkes sonrasında dahi ölümlerin sürdüğünü vurguladı. “UNRWA YOK EDİLMEK İSTENİYOR” Erdoğan, Batı Şeria’da yerleşimci şiddetinin ağırlaştığını, Kudüs’te kutsal mekânlara erişimin engellendiğini ve UNRWA’nın ortadan kaldırılmak istendiğini dile getirdi. Filistin direnişinin barış planının ikinci aşamasına geçişi kabul etmesine rağmen İsrail hükümetinin işgali durdurmaya yanaşmadığını söyledi. “DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR” VURGUSU Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısına da değinen Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin kararına bağlı olmasının adil olmadığını belirterek, “Dünya 5’ten büyüktür” ilkesine göre Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu’nda (#ErdoganTheVoiceOfJustice) konuştu: "(Adaletin Sesi Erdoğan) Gazze’de çocuklar, güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA’ları, SİHA’ları değil;… pic.twitter.com/UoZtujH9Bc — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 22, 2026 FİLİSTİN, SURİYE, IRAK, KIBRIS VE AVRUPA MESAJLARI Erdoğan, Gazze’nin yeniden inşasına vakit kaybetmeden başlanması gerektiğini söyledi ve İsrail’e baskının artırılması çağrısında bulundu. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulacağı günlerin görüleceğine inandığını dile getirdi. Konuşmasında Suriye’ye de değinen Erdoğan, 8 Aralık Devrimi sonrası ülkenin yeni bir yola girdiğini, Türkiye’nin kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini söyledi. Irak’ta ise devlet otoritesinin güçlendirilmesine destek verdiklerini belirtti. Ege ve Doğu Akdeniz’de sorunların iyi komşuluk ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesini istediklerini ifade eden Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini vurguladı. Uluslararası topluma KKTC’yi tanıma çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81'inci Genel Kurulu’nda (#ErdoganTheVoiceOfJustice) konuştu: "(Adaletin Sesi Erdoğan) Ege ve Doğu Akdeniz’de, mevcut meselelerin iyi komşuluk ilişkileri temelinde ve uluslararası hukuka uygun biçimde çözülmesini… pic.twitter.com/31EHlKqrg5 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 22, 2026 “AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE’SİZ DÜŞÜNÜLEMEZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Türkiye’nin gelişen savunma sanayisi ve dirençli ekonomisiyle bölgesinde istikrar adası olmayı sürdürdüğünü belirtti. Avrupa’nın güvenliği ve refahında Türkiye’nin kritik rol oynadığını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin dışlandığı bir Avrupa’nın daha güçlü ve güvenli olamayacağını ifade etti.

Türkiye ve 7 ülkeden İngiltere’nin İsrail işgal yerleşimleri kararına destek Haber

Türkiye ve 7 ülkeden İngiltere’nin İsrail işgal yerleşimleri kararına destek

Sekiz ülkenin dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak açıklamada, İngiltere’nin yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal ithalatını yasaklama ve bu yerleşimlerle bağlantılı hizmetlere kısıtlama getirme kararının, uluslararası hukuka uygun benzer adımların önünü açması temenni edildi. Uluslararası topluma somut adım çağrısı Ortak açıklamada, İngiltere’nin kararının yanı sıra Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere tarafından yayımlanan iki devletli çözüme ilişkin ortak bildiriye de destek verildi. Bakanlar, uluslararası topluma işgal altındaki Filistin topraklarında yasa dışı yerleşimlerin desteklenmesine veya genişletilmesine katkı sağlayan faaliyetlerin sona erdirilmesi amacıyla somut tedbirler alma çağrısında bulundu. Açıklamada, yerleşim faaliyetlerinde bulunan kuruluşlar ve bu faaliyetlere dahil olan kişilerin hesap verebilirliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekildi. BM Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararına vurgu Ortak açıklamada, devletlerin uluslararası hukuk kapsamında İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında oluşturduğu hukuka aykırı durumu tanımama ve bu durumun devamına yardımcı olmama yükümlülüğüne vurgu yapıldı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ile Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli istişari görüşüne atıfta bulunuldu. Bakanlar ayrıca İsrail’e, yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı olarak aldığı tedbirleri geri çekmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının coğrafi ve demografik yapısını değiştirmeye yönelik uygulamalara son vermesi çağrısını yineledi. "İki devletli çözüm tek uygulanabilir yol" Açıklamada Gazze Şeridi’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu vurgulanırken, bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması, insani durumun iyileştirilmesi ve yeniden imar çalışmalarının yürütülmesi gerektiği belirtildi. Bakanlar, kalıcı ve kapsamlı barışın sağlanmasının yolunun iki devletli çözümden geçtiğini ifade etti. Bu çerçevede, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti'nin kurulması gerektiği vurgulandı. Sekiz ülkenin ortak açıklamasında, uluslararası hukuk ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin bölgede adil, kalıcı ve kapsamlı barış için temel yol olduğu belirtildi.

Üç AB ülkesi, İsrail ile yapılan anlaşmanın askıya alınmasının yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor. Haber

Üç AB ülkesi, İsrail ile yapılan anlaşmanın askıya alınmasının yeniden gözden geçirilmesini talep ediyor.

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, 21 Nisan'da Lüksemburg'da düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada, üç ülkenin de bu konunun gündeme alınması için resmi olarak talepte bulunduğunu söyledi. Uluslararası Adalet Divanı ve Birleşmiş Milletler'in tavsiyeleri doğrultusunda AB'nin insan hakları ve uluslararası hukuk ilkelerine bağlı kalması gerektiğinin altını çizdi. Üç ülke, geçen hafta AB Dış Politika Yüksek Komiseri Kaja Kallas'a gönderdikleri ortak mektupta, İsrail'in insan hakları ve uluslararası insancıl hukuk ihlallerinde bulunduğunu ve ikili ilişkileri bu değerlere saygıya bağlayan 1995 AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nı ihlal etmiş olabileceğini belirtti. Dışişleri bakanları ayrıca, İsrail'de askeri mahkemelerde hüküm giyen Filistinliler için ölüm cezası öngören yasa tasarısını ağır bir insan hakları ihlali olarak değerlendirerek endişelerini dile getirdiler. Ayrıca, "dayanılmaz" olarak nitelendirilen Gazze'deki insani durum, sınırlı yardım ve sürekli ihlal edilen ateşkes anlaşmaları nedeniyle daha da kötüleşiyor. İşgal altındaki Batı Şeria'da da şiddetin tırmandığına inanılıyor; yerleşimci faaliyetleri ve askeri operasyonlar sivil kayıplara yol açıyor. Üç ülke, AB'nin "sessiz kalmaya devam edemeyeceğini" ve İsrail ile ilişkilerini kısmen askıya almak da dahil olmak üzere tüm seçenekleri değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Bu ülkelere göre, İsrail anlaşmanın insan haklarına saygı ile ilgili temel bir maddesi olan 2. Maddeyi ihlal etmiş olabilir. Daha önceki bir AB değerlendirmesi de İsrail'in yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinin "muhtemelen" doğru olduğu sonucuna varmıştı ve durum şimdi daha da kötüleşti. Bu arada Kallas, Brüksel'deki bir bağışçı konferansında Gazze'nin yeniden inşasının tahmini maliyetinin 71 milyar dolara yükseldiğini söyledi. İrlanda ve İspanya, 2024'ten beri anlaşmanın gözden geçirilmesi için baskı yapıyordu ancak bir uzlaşmaya varamamıştı. Hollanda'nın öncülüğünde başlatılan bir girişim ise AB'nin resmi gözden geçirme sürecini tetikledi. Bu arada İrlanda, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklayan mevzuatı yeniden yürürlüğe koymaya çalışıyor. Slovenya ve İspanya da benzer ticaret kısıtlamaları getirdi; Slovenya Ağustos 2025'ten itibaren yerleşim yerlerinden ithalatı yasaklarken, İspanya da 2026 yılının başından itibaren benzer önlemleri uygulamaya koyacak. Üç ülke de Mayıs 2024'te, bölgeye kalıcı barış getirmek amacıyla iki devletli çözümü teşvik etmeyi hedefleyen koordineli bir diplomatik hamleyle Filistin Devleti'ni tanıdı.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli: “İsrail’in Somaliland bağımsızlığını tanıması hukuk dışı bir eylemdir Haber

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli: “İsrail’in Somaliland bağımsızlığını tanıması hukuk dışı bir eylemdir

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, İsrail’in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıma açıklamasının Somali’nin iç işlerine müdahale niteliği taşıdığını ve hukuka aykırı bir adım olduğunu belirtti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, İsrail’in Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığı yönündeki açıklamasına ilişkin değerlendirmeler yaptı.Keçeli, “İsrail’in, Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdığı yönünde yaptığı açıklama, Netanyahu hükümetinin bölgesel ve küresel düzeyde istikrarsızlık yaratmayı hedefleyen hukuk dışı eylemlerinin yeni bir örneğini teşkil etmiştir” dedi. Sözcü, İsrail’in yayılmacı politikalarını sürdürdüğünü ve Filistin Devleti’nin tanınmasını engellemek için her türlü çabayı gösterdiğini belirterek, “Bu adım Somali’nin iç işlerine açık bir müdahale niteliği taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Keçeli, Somali Federal Cumhuriyeti ve Somaliland bölgesinin geleceğine ilişkin kararların tüm Somalililerin iradesini yansıtacak şekilde alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Afrika Boynuzu’nda barış ve güvenliğe önem verdiğini ve Somali’nin toprak bütünlüğünü kararlılıkla desteklediğini belirten Keçeli, “Türkiye, Somali halkının yanında olmayı sürdürecektir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.