Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Filistin

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’de iftar zorluklarla ama imanla tutuluyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gazze’de iftar zorluklarla ama imanla tutuluyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emek Sofrası Buluşması kapsamında düzenlenen iftar programında Gazze ve Batı Şeria’daki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, 10 Ekim’de sağlanan ateşkese rağmen, İsrail’in saldırılarını artırarak sürdürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in saldırıları sonucu 11 Ekim’den bu yana 615 Filistinli şehit oldu, 2 bine yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçlükler çekiliyor” dedi. https://twitter.com/iletisim/status/2026714141348495748 Gazze’nin Refah sınır kapısındaki kısıtlamalara da dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yıkıntılar arasında, kurşun ve şarapnel izleriyle dolu derme çatma binalarda iftar yapan, son derece çetin şartlar altında oruç tutan ama bunlara rağmen zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz, bir kez daha imanlarıyla tüm Müslümanlara örnek oluyor” ifadelerini kullandı. Konuşmasında İsrail’in keyfî uygulamalarına vurgu yapan Erdoğan, Filistin halkının karşılaştığı zorlukların uluslararası toplum tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Bu arada ilk günden bu yana işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkeye kazandırmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık ne sermayeyi renklere ayırdık ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla; işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin, vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık” ifadelerini kullandı.

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz Haber

Babacan: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye sürecine ve komisyon raporuna değindi. Terörsüz Türkiye sürecinin ilk günlerini hatırlatan Babacan, şunları söyledi: “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde biz sözlerimize şöyle başlamıştık: ‘Barış savaştan iyidir.’ ‘Diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Yeter ki bu ülke bu sorunu çözsün; biz değil elimizi, gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye de eklemiştik. O günden bu yana, tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık. Siyasetin, Meclis’in ve demokratik zeminin yanında durduk; durmaya da devam edeceğiz inşallah. Geçtiğimiz hafta komisyon raporu oylandı ve yayınlandı. Böylesine zor bir konuda ortak bir metin kaleme almak elbette kıymetlidir. Silahların susması, terör örgütünün feshi, şiddetin tamamen devreden çıkması çok önemlidir ama bugün geldiğimiz noktada şunu açıkça söylemek zorundayız: Kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Eğer hukuk devleti güçlendirilmezse, eğer yargı bağımsız ve tarafsız işlemezse, eğer meselenin kök sebepleri cesaretle ele alınmazsa, bu süreç kalıcı bir sonuca ulaşamaz.” Kayyım uygulamaları ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin değerlendirmesinde Babacan “Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi yönünde raporda zikredilen iradeyi değerli buluyoruz. Ama sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir. İdari vesayeti azaltan, demokratik meşruiyeti güçlendiren açık ve net bir çerçevenin oluşturulması gerekir. Öte yandan, yüksek yargı kararlarının uygulanmaması gibi, hukuka olan güveni zedeleyen işler devam ederse, toplumun devlete olan güveni de boşa çıkmış olur. Yargıtay ve Danıştay denetiminden geçip haklarında takipsizlik veya beraat kararı verildiği halde hala KHK mağduriyeti yaşayanlar varsa, sürece olan güveni pekiştiremezsiniz. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ortadayken uygulama yoksa, hangi hukuk devletinden söz edilebilir?” sorusunu sordu. “Casperlar” adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına ilişkin Babacan, “Kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasında çok çarpıcı bir detay ortaya çıktı. Aralarında polis memurlarının, bir zabıt katibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun da bulunduğu toplam 14 kamu görevlisi, suç örgütüne yardım ettikleri ve adli kayıtları sızdırarak haksız menfaat sağladıkları iddiasıyla tutuklandı. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girdiğinin tespit edilmesi, yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur. Kamu görevi yürüten kişiler bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma değil, kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet yönetimi bu türden sızmaları kaldırmaz, kaldıramaz. Bu kamu görevlileri hangi mekanizmalar üzerinden bilgi paylaştı? Denetim mekanizmaları niçin zamanında alarm vermedi? Bu tür örgütler bürokrasi ve siyasetle ilişki içinde hareket eder” dedi. Filistin’deki gelişmelere de değinen Babacan, “Gazze’de tam iki yıl süren bir soykırımına şahit olduk. Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Yapıların yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Ateşkes işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir. Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir. Nihai hedef olan iki devletli çözümü riske sokacak her türlü girişimin karşısında Türkiye kararlılıkla durmalıdır. Kudüs’te ve Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok Haber

Özgür Özel: Lüks vergisi; Mutfak tüpünde var, doğalgazda var ama elmasta, pırlantada yok

Özel, Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına partilileri ve vatandaşları selamlayarak başlayan Özel, 19 Mart’tan sonra İstanbul’da başlatılan sürece değinerek, “26 Mart Çarşamba akşamı Saraçhane’deki son mitingimizi yaptığımızda bir karar ilan etmiştik. Her cumartesi Türkiye’de bir şehirde ve her çarşamba akşam İstanbul’da bir ilçede olacağız demiştik” dedi. Özel, İstanbul’daki 39 ilçede eylem yaptıklarını belirterek, “46 derecede yaptık, eksi 4 derecede yaptık. Üzerimize kar yağdı, dolu yağdı. 12 kişinin bayıldığı da oldu. Geçen hafta 39’uncu ilçeyi Ataşehir’de tamamladık. 91’inci eylemde Kocaeli’ndeydik” ifadelerini kullandı. “Hukuksuzluklar ve siyasi operasyonlar sürdükçe mücadelemiz devam edecek” diyen Özel, İstanbul il örgütüne ve katılım gösterenlere teşekkür etti. Ramazan ayının üçüncü gününde Saadet Partisi’nin düzenlediği iftara katıldıklarını belirten Özel, “DEVA Partisi, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi genel başkanları oradaydı. AK Parti Genel Başkan Vekili de oradaydı. Kürsüde siyaset yoktu, sadece Gazze ve Filistin vardı” dedi. İftarla ilgili eleştirilere değinen Özel, “Bu iftarı Saadet Partisi yapmadı, İBB kaynaklarıyla yapıldı dediler. O masada AK Parti’nin genel başkan vekilini bile görmeden husumet çıkarmaya çalıştılar. Vallahi de billahi de iyilik kazanacak, kötülük kaybedecek” diye konuştu. Şubat ayının son haftasının vergi haftası olduğunu hatırlatan Özel, Türkiye’de vergi sisteminin adaletsiz olduğunu savundu. “Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde 62,5’i dolaylı vergiler. Elektrik yakarken, doğalgaz öderken, çocuğuna ayakkabı alırken ödediğin vergi bu” dedi. Gelir vergisinin maaşlı çalışanlardan kesildiğini belirten Özel, “12 maaş alan bir çalışanın 3 maaşı vergiye gidiyor” ifadelerini kullandı. Özel tüketim vergisine (ÖTV) ilişkin de konuşan Özel, “Lüks vergisi diye getirildi ama mutfak tüpünde var, doğalgazda var. Ama elmasta, pırlantada yok” dedi. Yeni çıkan bir cep telefonu modelini örnek gösteren Özel, “Türkiye’de fiyatı 108 bin lira. Bunun 54 bin 959 lirası vergi. 53 bin lirası telefon. Yani vergisi telefondan fazla” dedi. Telefon üzerinden alınan vergileri sıralayan Özel, “Yüzde 50 ÖTV, yüzde 20 KDV, yüzde 12 TRT bandrolü, yüzde 1 Kültür Bakanlığı payı var. Üstelik verginin de vergisi alınıyor” diye konuştu. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi haftası paylaşımında köprü görseli kullandığını hatırlatan Özel, Boğaz köprüleri ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik iddiaları gündeme getirdi. “Birinci ve ikinci köprü ile 7 otoyolu satmaya niyet ettiler” diyen Özel, mevcut geçiş ücretinin 59 TL olduğunu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde ise ücretin 959 TL olduğunu söyledi. Köprülerin yıllık 600 milyon dolar gelir getirdiğini savunan Özel, “25 yıllık geliri, 5 yıllık kira bedeli karşılığında bırakmak istiyorlar” dedi. Satış iddialarına ilişkin sorularına yanıt alamadığını belirten Özel, “Yüzde 90 karşı, yüzde 10 destekliyor. Altın yumurtlayan tavuğu satmak istiyorlar” ifadelerini kullandı. Özel, köprü gelirlerinin emekli maaşlarının artırılması, asgari ücret düzenlemesi, çiftçi destekleri ve gençlere ilk telefon ve bilgisayarda vergi muafiyeti için kullanılabileceğini söyledi. Özel, Ankara Soğuksu, Uludağ, Bolu Abant ve Trabzon Altındere milli parklarının 49 ya da 99 yıllığına kiralanmasına yönelik kanun teklifi hazırlandığını ileri sürdü. Kamuoyu araştırmalarına da değinen Özel, “Önümüzdeki anketlerin hepsinde Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi” dedi. Özel, konuşmasının sonunda iktidarı eleştirerek, “Bu zor günler geçecek ama emekli, emekçi, öğrenci, esnaf yapılanları unutmayacak, sandıkta hesabı soracak” ifadelerini kullandı.

Çelik: İsrail’in, her türlü tehdidi gayrı meşrudur Haber

Çelik: İsrail’in, her türlü tehdidi gayrı meşrudur

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail’in Filistin ve komşu Arap devletlerinin egemenliğine yönelik tehditlerine ilişkin açıklama yaptı. Çelik, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze üzerindeki politikalarını "mekansal soykırım" olarak nitelendirdi. İsrail’in işgalci tutumuna ve yerleşim birimi genişletme faaliyetlerine dikkat çeken Çelik, "İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde hiçbir hakkı ve egemenliği yoktur. İsrail’in Batı Şeria'yı ilhak etme veya Gazze Şeridi'nden ayırma girişimleri 'mekansal soykırım' faaliyetidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesi ise açık saldırıdır” dedi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin tutumunu "insanlık dışı" olarak tanımlayan Çelik, teolojik fanatizmin uluslararası hukukun önüne geçirilmeye çalışılmasının bölge için vahim sonuçlar doğuracağını belirtti. Çelik, “ABD'nin İsrail Büyükelçisinin Netanyahu hükümeti tarafından Gazze’de çocukların öldürülmesine destek vermesi insanlık dışı ve korkunç bir yaklaşımdır. Bu Büyükelçinin teo-politik bir yaklaşımla bazı Arap devletlerinin topraklarını gaspetmeyi hedefleyen “Büyük İsrail” projesini savunması, en temel hukuk ilkelerine ve insanlık değerlerine karşıdır. Teolojik-fanatik iddiaların uluslararası hukukun yerine konulmaya çalışılmasının tüm bölgede çok vahim sonuçları olur. İsrail’in Ortadoğu’da egemenlik kurmasını savunarak kardeş devletleri tehdit eden bu yaklaşımı kökten reddediyoruz ve en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden yıllardır dile getirdiği uyarıların haklılığının bugün daha net anlaşıldığını kaydeden Çelik, açıklamasını “Cumhurbaşkanımız Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca “İsrail’in sınırları neresidir?” diye sorarak bu saldırgan ve işgalci zihniyetin sinsi planlarına karşı tüm dünyayı yıllardır uyarmaktadır. Yaşanan her gelişme Cumhurbaşkanımızın yıllardır BM kürsüsünden tüm dünyanın gözü önünde yaptığı uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır” sözleriyle tamamladı.

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama Haber

Arap ve İslam ülkelerinden ABD Büyükelçisi'nin açıklamalarına kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığı, Filistin Devleti ile birlikte Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Pakistan, Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Umman, Bahreyn, Lübnan ve Suriye Dışişleri Bakanlıkları ile İİT, Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi genel sekreterliklerinin ortak açıklamasını yayımladı. Açıklamada, ABD’nin İsrail Büyükelçisinin, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria dahil Arap devletlerine ait topraklar üzerinde kontrol sağlamasının kabul edilebilir olabileceğine yönelik ifadeleri güçlü şekilde kınandı ve derin endişe dile getirildi. Söz konusu açıklamaların uluslararası hukuk ilkeleri ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali olduğu belirtilen metinde, bu tür söylemlerin bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiği kaydedildi. Bakanlıklar, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları ya da diğer işgal altındaki Arap toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığını vurguladı. Batı Şeria’nın ilhakına ya da Gazze Şeridi’nden ayrılmasına yönelik girişimlerin reddedildiği belirtilirken, yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine karşı çıkıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devletinin kurulmasına yönelik desteğin sürdüğü bildirildi.

Gazze 'Barış Kurulu' ilk kez toplanırken Trump ne başarabilir? Haber

Gazze 'Barış Kurulu' ilk kez toplanırken Trump ne başarabilir?

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ABD liderinin yakın zamanda başlatılan panelin Gazze'deki aylarca süren İsrail ateşkes ihlalleri karşısında - destek için imzalayanlardan bile - şüpheciliğin üstesinden gelebileceğini kanıtlamayı umduğu bir etkinlik olan Washington, DC'de ilk "Barış Kurulu" zirvesinidüzenlemeye hazırlanıyor. Perşembe günkü zirve, BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail'in Gazze'deki soykırımınınortasında ABD destekli bir "ateşkes" planını onaylamasından bu yana, Barış Kurulu'nun harap olmuş Filistin yerleşiminin yeniden inşasını ve sözde Uluslararası İstikrar Gücü'nün başlatılmasını denetlemesi için iki yıllık bir görev süresini içeren bir "ateşkes" planını onaylamasından bu yana yaklaşık üç ay kaldı. 3 öğenin listesi, 1/3 yeniden yapılanma İsrail'in Gazze'de yeni 'sessiz transfer' silahı haline nasıl geldi 3'ün 2. listesiMarcoRubio 'yeni bir Batı yüzyılı' inşa etmek istiyor. Avrupa katılacak mı? 3 Hamas'ın 3 listesi: Trump'ın 'Barış Kurulu' İsrail'in Gazze'deki öldürülmesini durdurmalılistenin sonu Kasım güvenlik konseyi oylamasından bu yana yönetim kurulunu sardı ve birçok geleneksel Batılı müttefik, bazılarının Trump'ın egemen olduğu bir formatta Birleşmiş Milletler'e rakip olma girişimi olarak gördüğü ABD yönetiminin bariz daha geniş hırslarından temkinli. Zaten üye olarak imza atmış olan ülkeler de dahil olmak üzere diğerleri, yönetim kurulunun Gazze'de anlamlı bir değişiklik yapma uygunluğuyla ilgili endişelerini dile getirdi. Birkaç bölgesel Orta Doğu gücü yönetim kuruluna katıldı, İsrail geç kaldı ve bazılarına Şubat ayı başlarında rahatsız edici bir ek oldu. Perşembe günkü toplantı itibariyle, yönetim kurulunun hala bir Filistin temsili yok ve bunu birçok gözlemci ileriye dönük kalıcı bir yol bulmanın önünde büyük bir engel olarak görüyor. "Trump bu toplantıdan tam olarak ne almak istiyor?" Washington DC Arap Merkezi'ndeki İsrail-Filistin programının başkanı Yousef Munayyer sorguladı. Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Bence insanların katıldığını, insanların projesine, vizyonuna ve işleri ilerletme yeteneğine inandığını söyleyebilmek istiyor." dedi. "Ancak, şimdiye kadar bekleyen kilit siyasi sorulara daha net çözümler gelene kadar herhangi bir büyük taahhüt göreceğinizi sanmıyorum." 'Şehirdeki tek oyun' Emin olmak için, Munayyer, Barış Kurulu'nun şu anda Gazze'deki Filistinlilerin yaşamlarını iyileştirmekle ilgilenen taraflar için "şehirdeki tek oyun" olmaya devam ederken, aynı zamanda "Donald Trump'ın kişiliğine aşırı ve yakından bağlı" kaldığını açıkladı. t Bu, yönetim kurulunun krize onlarca yıllık bir yanıt olması muhtemel olan uzun ömürlülüğü konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Munayyer, "Bölgenin geleceği ve soykırım konusunda ciddi bir endişesi olan bölgesel oyuncuların, bu Barış Kuruluna katılımlarının önümüzdeki birkaç yıl içinde Gazze'nin geleceği üzerinde bir miktar kaldıraç ve bir yöne sahip olmalarına izin verdiğini gerçekten ummaktan başka seçeneği yok" dedi. "Müddetlerin "zorlukları anlayan ve bağlamı anlayan" üye devletler için en büyük fırsatın "zaman diliminde gerçekçi olarak elde edilebileceklere ... acil ihtiyaçlara odaklanmak ve bunları agresif bir şekilde ele almak" olacağını değerlendirdi. Buna sağlık altyapısı, hareket özgürlüğü, insanların barınaklarının sağlanması, ateşkes ihlallerine son verilmesi için baskı yapmak, birkaçını saymak gerekirse, dedi. 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de en az 72.063 Filistinli öldürüldü ve 11 Ekim 2025'ten bu yana 603 kişi öldürüldü, "ateşkes" yürürlüğe girdi. 2,1 milyonluk nüfusun neredeyse tamamı yerinden edildi ve binaların yüzde 80'inden fazlası yıkıldı. Daha önce Gazze'yi bir "Orta Doğu Rivierası"na dönüştürmeyi öngören Trump, toplantıdan önce olumlu bir ton attı. Trump, Pazar günü Truth Social hesabındaki bir gönderide, "Tarihin en önemli Uluslararası Organı" olduğunu kanıtlayacağını söylediği yönetim kurulunun "sınırsız potansiyelini" lanse etti. Trump ayrıca, "Gazze İnsani Yardım ve Yeniden Yapılanma çabalarına yönelik" 5 milyar dolarlık finansman taahhüdünün açıklanacağını ve üye devletlerin "Gazzeliler için Güvenlik ve Barışı korumak için Uluslararası İstikrar Gücü ve Yerel Polise binlerce personel taahhüt ettiğini" söyledi. Daha fazla ayrıntı vermedi. Bu arada, panelin sözde "Gazze yönetim kurulu"nun bir üyesi olan Trump'ın damadı Jared Kushner, Ocak ayında Washington'un Gazze için "ana planının" şimdiye kadarki en net vizyonunu açıkladı. Gazze'deki Filistinlilerden herhangi bir girdi olmadan toplanan plan, yerleşimin kentsel dokusunun silinmesine dayanan ışıltılı konut kulelerini, veri merkezlerini, sahil beldelerini, parkları ve spor tesislerini özetledi. O sırada Kushner, yeniden yapılanma planının nasıl finanse edileceğini söylemedi. Hamas'ın tam silahsızlanmasının ve İsrail ordusunun geri çekilmesinin ardından başlayacağını söyledi, her ikisi de çözülmemiş sorunlar. İsrail üzerinde baskı mı? Quincy Sorumlu Devletçilik Enstitüsü'nde Orta Doğu programında araştırma görevlisi olan Annelle Sheline'e göre, ABD yönetimi kapsamlı inşaat planları üzerinde yıldızla bakarken, üye olarak imzalayan 25 ülkenin bir koleksiyonunun yanı sıra toplantıya gözlemci gönderen diğer birkaç ülkeyle bir araya geldiğinde daha sert bir gerçekle karşı karşıya kalması muhtemeldir. Yönetim kurulunun "kavram kanıtını" göstermek için herhangi bir ilerleme, kesinlikle İsrail üzerinde tek taraflı baskının iddiasını gerektireceğini belirtti. Sheline, Al Jazeera'ya verdiği demeçte, "Trump, kağıt üzerinde gerçek taahhütler elde etmek için ülkelerin 5 milyar dolar hakkındaki iddiasını desteklemesini umuyor." dedi. "Bu muhtemelen zor olacak, çünkü - özellikle Körfez ülkeleri - birkaç yıl içinde tekrar yok edilecek başka bir yeniden yapılanmayı finanse etmekle ilgilenmedikleri konusunda çok açıktılar." İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun başlangıçta karşı çıktığı İsrail'in yönetim kuruluna katılma kararı, ABD politikası üzerinde daha fazla etki yaratma konusundaki endişeleri artırdı. Sheline, ABD'nin daha kalıcı bir barışı ilerletmek için iyi niyetli bir eylemin, bir Filistinli yetkilinin yönetim kuruluna dahil edilmesi olabileceğini de sözlerine ekledi. İsrail'de art arda müebbet hapis cezasına çarptırılmaya devam eden yaygın olarak popüler Filistinli siyasi mahkum Marwan Barghouti'yi olası bir aday olarak önerdi. Serbest bırakılmasının, Washington'un kaldıraçını hemen etki etmek için kullanabileceği bir alana örnek olabileceğini söyledi. Kısa vadede, "[ilgilenen üye devletler] büyük ölçüde güvenlik durumunun çözülmesini bekliyor. İsrail her gün ateşkesi ihlal ediyor ve sarı çizgiyi hareket ettiriyor" dedi Sheline, İsrail ordusunun "ateşkes" anlaşmasının ilk aşamasının bir parçası olarak geri çekilmesi gereken Gazze'deki sınıra atıfta bulunarak. Endonezya hükümeti, sonunda 8.000'e kadar büyüyebilecek bir istikrar gücüne 1.000 asker göndermeye hazırlandığını söyledi. Ancak herhangi bir konuşlandırmanın muhtemelen daha iyi ateşkes garantileri olmadan gecikeceğini söyledi. Sheline, "Hala aktif bir savaş bölgesi," diye ekledi. "Bu nedenle, varsayımsal olarak istikrar gücüne asker katkıda bulunacağını söyleyen Endonezya'nın bile, durum istikrarlı olana kadar bunu gerçekten yapmayacağımızı söylemesi çok anlaşılabilir." Bir fırsat mı? Notre Dame Üniversitesi Kroc Uluslararası Barış Çalışmaları Enstitüsü'nde arabuluculuk programı direktörü Laurie Nathan'a göre, ihlaller için hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturmak da dahil olmak üzere gerçek bir ateşkesin uygulanmasını sağlamak, yönetim kurulunun açılış toplantısı için "açık ara en kritik" görev olmaya devam etti. El Cezire'ye verdiği demeçte, Trump'ın Barış Kurulu'nun "Gazze'de istikrarın yokluğunda anlamlı bir yeniden yapılanma rolü oynayamayacağını ve istikrarın ateşkese bağlı kalmayı gerektirdiğini" söyledi. Bir sonraki önemli adım - ve Perşembe günkü toplantıdan kaynaklanabilecek büyük bir gelişme - birlik taahhüdü olacaktır, ancak Nathan, gönüllü bir Hamas silahsızlanma anlaşmasına varılana kadar herhangi bir konuşlandırmanın muhtemelen çıkmaza gireceğini belirtti. Durum karşısında Trump, Gazze'de başkanın kendi benlik imajıyla yakından uyumlu bir istikrarı teşvik etmek için Washington'un İsrail üzerindeki önemli etkisini kullanmaya giderek daha fazla teşvik edilmiş gibi görünüyor. Ne de olsa Trump ve müttefikleri, sahadaki gerçekler iddiaları baltalasa bile, çatışma çözümündeki başarısını defalarca lanse ederek ABD başkanını düzenli olarak "baş barışçı" olarak tasvir ettiler. Trump, Nobel Barış Ödülü'nü alması gerektiğine olan inancında ses çıkardı. Yine de, "Trump'ın motivasyonu çok yönlü," diye açıkladı Nathan. "Barışı önemsiyor mu? Bence öyle. Barış komisyoncusu olmak istiyor mu? Evet. Nobel Barış Ödülü'nü gerçekten istiyor mu? Evet.” "Öte yandan, o performatif ... onun için ne kadar ciddi olduğu hiçbir zaman tam olarak belli değil," diye ekledi. "Diğer sorun, Trump bunları yaparken kişisel çıkarların her zaman dahil olmasıdır." Daha geniş hırslar mı? Hem Washington'un Batılı müttefikleri hem de çatışma çözümü uzmanları, geçen yıl BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan Gazze yetkisinin çok ötesinde, Barış Kurulu'nun esneme kapsamı gibi görünen şeyi incelediler. Davetli ülkelere gönderilen yaygın olarak bildirilen bir kuruluş "tüzüğü", "sürekli bağımlılığı teşvik eden ve insanları ötesine götürmek yerine krizi kurumsallaştıran" barış inşasına yönelik önceden var olan yaklaşımlara yönelik kazılar yaptığı için doğrudan Gazze'ye atıfta bulunmadı. Bunun yerine, "daha çevik ve etkili bir uluslararası barış inşa organı" öngördü. Eleştirmenler, Trump'ın BM gibi kuruluşlarda yer alması amaçlanan çok taraflılık ilkelerini büyük ölçüde baltalayan "başkan" ve tek veto sahibi olarak tekil ve belirsiz rolünü daha da sorguladılar. Yapının hem ABD hükümeti hem de bir birey olarak Trump ile ilişkilerde işlemsel bir yaklaşımı teşvik ettiğini savundular. Uluslararası Kriz Grubu'nda küresel sorunlar ve kurumlar program direktörü Richard Gowan, bu endişelerin yakın zamanda azalmasının muhtemel olmadığını söyledi. Yine de, Avrupa ülkelerinin anlamlı bir ilerleme kaydedebilmesi durumunda yönetim kurulunun çabalarını desteklemesini engellediğini görmedi. "Bence, pratik anlamda, diğer ülkelerin yönetim kurulunun Gazze davasında yaptıklarını desteklemeye çalışırken, diğer konularda onu kol boyu tutmaya devam ettiğini göreceksiniz" dedi. Perşembe günkü toplantı, Barış Kurulu'nun ileriye dönük dinamiklerini ve tonunu gösterebilir. Gowan, "Trump, etrafındaki herkese emir vermek için tüzük kapsamındaki yetkisini kullanırsa, sevmediği teklifleri engeller ve bunu tamamen kişisel bir şekilde yürütürse, "Bence Trump'la iyi davranmak isteyen ülkeler bile neye bulaştıklarını merak edeceklerdir." "Trump daha yumuşak tarafını gösterirse. Özellikle Arap grubunu ve Gazze'nin neye ihtiyacı olduğu hakkında söylediklerini gerçekten dinlemeye istekliyse, gerçek bir temas grubunda gerçek bir konuşma gibi görünüyorsa," diye ekledi, "bu yönetim kurulunun geleceğiyle ilgili tüm soruları silmeyecek, ancak en azından bunun ciddi bir diplomatik çerçeve olabileceğini öne sürecektir." kaynak : Aljazeera

DEVA Partili Şahin: Gazze’yi yardım kolileri değil, hakiki adalet kurtarır Haber

DEVA Partili Şahin: Gazze’yi yardım kolileri değil, hakiki adalet kurtarır

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, ramazana Gazze’nin dinmeyen sızısıyla girildiğini ve Türkiye’nin ana aktör olduğu zirvenin bir "vicdan sınavı" olduğunu söyledi. Manevi bir iklime adım atılırken dünyanın Washington’daki tarihi masaya odaklandığını ifade eden Şahin, “ABD Başkanı Trump’ın ev sahipliğinde gerçekleşen liderler zirvesi ile ramazan ayının başlangıcının aynı güne denk gelmesi bir tesadüf değildir; bu, omuzlarımızdaki yükün ağırlığıdır.” diye belirtti. Ankara’dan Washington’daki tüm muhataplara seslenen Şahin, adaletin tecelli etmesi gerektiğini vurguladı. Gazze’deki iki yıllık büyük yıkımın maddi yardımlarla telafi edilemeyeceğine dikkat çeken Ankara Milletvekili Şahin, şu ifadeleri kullandı: “Ramazan’ın bereketi sadece tırlara yüklenen yardım kolilerinde değil; vicdanlarda, hukukta ve tesis edilecek hakiki adalette tecelli eder. Şunu kimse unutmasın: Gazze’de süren o korkunç yıkımın altından, sadece dolar banknotlarıyla kalkamazsınız. Esas olan yardımın miktarı değil, Filistin halkının kendi vatanında, kendi bayrağı altında onurlu ve özgür bir geleceğe uyanmasıdır.” Geçici çözümlerin sorunu bitirmeyeceğini kaydeden Şahin, Gazze’de namluların ebediyen susması gerektiğini vurguladı. Washington’daki masadan çıkacak kararların Gazze’deki iftar sofralarına ve tüm İslam alemine huzur getirmesini temenni ettiğini dile getiren Şahin, duaların kardeşlerinin kurtuluşu ve insanlığın uyanışı için olduğunu sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.