Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Federal Meclis

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Federal Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Federal Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya'da Cem Özdemir eyalet başbakanı oldu Haber

Almanya'da Cem Özdemir eyalet başbakanı oldu

157 sandalyeli parlamentoda 93 oy alan Özdemir, Yeşiller ve CDU arasında kurulan koalisyonun adayı olarak eyaletin yeni başbakanı oldu. Bu sonuçla Özdemir, Almanya’da bir eyaletin başına geçen ilk Türkiye kökenli siyasetçi olarak tarihe geçti. Seçim süreci, Yeşiller’in 8 Mart 2026’daki eyalet seçimlerinden birinci parti çıkmasının ardından şekillendi. Ardından CDU ile yürütülen koalisyon müzakereleri tamamlandı ve iki parti ekonomi, sanayi dönüşümü ve iklim politikalarında uzlaşarak hükümet programını oluşturdu. Özdemir, koalisyonun ortak adayı olarak parlamentoda çoğunluğu sağlayarak göreve geldi. Yeni hükümet programında ekonomik büyümenin güçlendirilmesi, sanayinin rekabet gücünün artırılması ve bürokrasinin azaltılması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Bunun yanında eyaletin 2040 yılına kadar iklim nötr olması hedefi korunuyor. Ayrıca şirket kuruluş süreçlerinin hızlandırılması ve eğitim alanında reformlar da koalisyon anlaşmasında dikkat çekiyor. Özdemir’in başbakanlığı, Almanya siyasetinde sembolik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Türkiye kökenli göçmen bir ailenin çocuğu olarak siyasette yükselen Özdemir, hem Yeşiller’in lider kadrosunda hem de federal hükümette üstlendiği görevlerle uzun süredir ülke siyasetinin tanınan isimleri arasında yer alıyor. Baden-Württemberg gibi ekonomik açıdan güçlü bir eyaletin yönetimine gelmesi, bu kariyerin zirvesi olarak görülüyor. 1965 yılında Bad Urach’ta doğan Özdemir, 18 yaşında Alman vatandaşlığına geçti ve genç yaşta siyasete atıldı. 1981’de Yeşiller’e katıldı, 1994’te Federal Meclis’e girdi ve daha sonra Avrupa Parlamentosu ile federal bakanlık görevlerinde bulundu. Kariyeri boyunca hem göçmen kimliği hem de Alman siyasetine entegrasyonu üzerinden tartışmaların odağında yer aldı. DW kaynaklı haberde, Özdemir’in hem Almanya’da hem de Türkiye’de farklı kesimler tarafından zaman zaman eleştirilse de özellikle Baden-Württemberg’de geniş bir siyasi taban oluşturduğu vurgulandı. Pragmatik siyasi çizgisi ve yerel kimliğe yakın diliyle tanınan Özdemir’in yeni görevinde ekonomi ve iklim politikaları arasında denge kurması bekleniyor. Cem Özdemir hakkında kısaca Cem Özdemir, Almanya'nın Baden-Württemberg eyaletindeki Bad Urach şehrinde, Türkiye'den göç eden Tokatlı Çerkes kökenli bir baba ve İstanbullu bir annenin çocuğu olarak 1965 yılında dünyaya geldi. Kendisini "Anadolulu bir Svabyalı" (Anatolische Schwabe) olarak tanımlayan Özdemir, Almanya'da doğup büyümüş bir siyasetçidir. Özdemir, 1981 yılından beri Yeşiller Partisi'nin Ludwigsburg İlçe Teşkilatı üyesidir. 1989 ile 1994 yılları arasında Baden-Württemberg'in parti eyalet yönetiminde yer aldı. 1992'de göçmen hakları için kurulan Immi-Grün - Bündnis der neuen InländerInnen grubunun kurucuları arasında yer aldı. Özdemir, 2004 ile 2009 yılları arasında Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı (Yeşiller/EFA) parlamento grubunda Avrupa Parlamentosu üyeliği yaptı. Bu süre zarfında grubun dış politika sözcüsü ve Dış İlişkiler Komitesi (AFET) üyesi olarak görev yaptı. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu'nun Orta Asya raportörü ve Irak ile İlişkiler Daimi Geçici Delegasyonu'nun başkan yardımcısı olarak görev yaptı. 2006 ile 2007 yılları arasında Özdemir, ABD Merkezî İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) Avrupa'daki operasyonlarına yönelik araştırma ekibinin başkan yardımcılığını yaptı. Özdemir, 2013 seçimleri sonucunda yeniden Federal Meclis'e girdi.[17] Alman-Çin Parlamento Dostluk Grubu'nun başkan yardımcısı olarak görev yaptı.

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi Haber

Alman 'lardan Hürmüz Boğazı hamlesi

DW’de Nina Werkhäuser’in haberine göre Baltık Denizi kıyısındaki Kiel-Wik deniz üssünden hareket eden "Fulda" mayın avlama gemisinin yakında Akdeniz’e doğru yola çıkması bekleniyor. Geminin ilk etapta bir NATO antimayın birliğine entegre edilmesi planlanıyor. "Fulda", Hürmüz Boğazı'ndaki deniz mayınlarını tespit edip imha etme konusunda en üst seviyede donanım ve kabiliyete sahip. 28 Şubat’ta başlayan İran savaşından bu yana Tahran yönetimi, uluslararası ticaret açısından kritik önemdeki bu dar deniz geçidini bloke ediyor. İran'ın buraya deniz mayını döşediği tahmin ediliyor. Bu abluka nedeniyle küresel piyasalarda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Abluka Alman ekonomisini vurdu Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Almanya’nın bir barış düzenlemesinin güvence altına alınmasına katkı sunmaya hazır olduğunu defalarca dile getirdi. Ancak bunun, İran savaşının sona ermesinden sonra mümkün olacağını vurguladı. Alman birinci televizyon kanalı ARD’de yayımlanan "Caren Miosga" adlı siyasi söyleşi programına katılan Merz, bu mesajı ABD Başkanı Donald Trump’a da ilettiğini belirtti: "Son ziyaretimde ve telefon görüşmelerimizde kendisine bu savaşın artık bizim üzerimizde de ciddi etkileri olduğunu, sona ermesini istediğimizi ve yardım sunmaya hazır olduğumuzu söyledim." Alman donanması, mayın temizleme konusunda geniş bir deneyime sahip. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana özellikle Baltık Denizi’nde eski mühimmatın temizlenmesi kesintisiz sürdürülüyor. Modern insansız sistemler ve yüksek eğitimli mayın dalgıçlarıyla donatılmış on mayın avlama gemisi, bu alanda Almanya’ya uluslararası itibar kazandırdı. NATO içinde mayın temizleme kapasitesi ise sınırlı kabul ediliyor. Son söz Federal Meclis'te Alman ordusu Bundeswehr'in her silahlı yurtdışı görevi gibi, Hürmüz Boğazı’ndaki olası bir deniz misyonu da belirli şartlara bağlı. Bu şartlar Almanya Anayasası ve Federal Anayasa Mahkemesi içtihatlarıyla belirleniyor. Buna göre böyle bir görev, Birleşmiş Milletler, NATO veya Avrupa Birliği (AB) gibi bir "kolektif güvenlik sistemi" çerçevesinde yürütülmeli. Ayrıca Federal Meclis (Bundestag), görevlendirme hakkında bilgilendirilmeli, konuyu görüşmeli ve nihai olarak onay vermeli. Bu yetki belgesinde Bundeswehr’in görevi, kullanılacak askeri kapasite, görev bölgesi, azami asker sayısı ve görev süresi ayrıntılı şekilde belirleniyor. Donanmanın tüm unsurları çeşitli görevlerde Meclis onayı günler, hatta haftalar sürebileceği için donanma şimdiden hazırlık yapıyor. Ancak bunun için mevcut görevlerde değişiklik yapılması gerekiyor. Mayın Avlama Filosu Komutanı Fırkateyn Kaptanı Inka von Puttkamer, Kiel’de düzenlenen bir basın toplantısında şöyle konuştu: "Elimizdeki tüm unsurlar halihazırda zaten çeşitli görevlerde. Bu özellikle mayın avlama filosu için geçerli. Yeni bir görev her zaman mevcut bir görevin aleyhine olur." Savunma Bakanı Boris Pistorius’un da belirttiği gibi, Alman donanması, Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler görevleri kapsamında zaten yoğun şekilde konuşlandırılmış durumda. Von Puttkamer, mayın temizleme gibi riskli operasyonların ancak koruma altında yapılabileceğini vurguladı: "Mayın karşı tedbir birlikleri, su üstü ve hava tehditleri bertaraf edilmeden görev yapamaz. Bir fırkateyn mayın bulamaz, bir mayın avlama gemisi de hava muharebesi yapamaz. Bu nedenle her zaman fırkateyn veya korvetlerle birlikte görev yaparız." Yeni nesil P-8 Poseidon deniz devriye uçakları da böyle bir operasyonda kullanılabilir. Pistorius: ABD olmadan görev yok Savunma Bakanı Pistorius’a göre, böyle bir görev ancak müttefiklerle ve özellikle ABD ile birlikte yürütülebilir. ABD'nin bölgede "en kapsamlı durumsal farkındalığa" sahip olduğunu belirten Pistorius, Nisan ayında ARD’de yayımlanan "Bericht aus Berlin" (Berlin Raporu) programında şunları söyledi: "Bu savaşı Amerikalılar İsrail ile birlikte yürütüyor. Dolayısıyla sonuçlarıyla ilgili operasyonlarda da birlikte hareket etmemiz gerekiyor." Hürmüz Boğazı’nın ne ölçüde mayınlandığıise bilinmiyor. Aynı şekilde Alman ordusunun göreve katılmasının ön koşulu olan İran savaşının kalıcı biçimde sona erip ermeyeceği de belirsiz. Şu an için böyle bir sona dair işaretler yok; aksine son dönemde bölgede gerilim yeniden tırmanmış durumda.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.