Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Fed

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Fed haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fed haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fed’den 3 yıl sonra ilk faiz artırımı: Faiz 25 baz puan yükseltildi Haber

Fed’den 3 yıl sonra ilk faiz artırımı: Faiz 25 baz puan yükseltildi

Fed’den oybirliğiyle faiz artırımı Fed’in 15-16 Eylül’de gerçekleştirdiği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından faiz kararı açıklandı. Komite, federal fonlama faizinin hedef aralığını 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 seviyesine çekti. Kararın 12-0 oyla alınması dikkat çekti. Faiz artışı, Fed’in üç yılı aşkın bir aradan sonra gerçekleştirdiği ilk faiz artırımı olarak kayıtlara geçti. Reuters da kararın Temmuz 2023'ten bu yana ilk artış olduğunu bildirdi. Fed açıklamasında ABD ekonomisindeki faaliyetlerin sağlam bir hızda genişlemeyi sürdürdüğü, iç talebin dirençli olduğu, verimlilik artışının güçlü seyrettiği ve sermaye yatırımlarının yüksek olduğu belirtildi. İstihdam tarafında ise iş gücüne katılımla uyumlu kazanımların devam ettiği ve işsizlik oranında önemli bir değişiklik yaşanmadığı ifade edildi. Buna karşın enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği vurgulandı. Warsh: Öncelik fiyat istikrarı Fed Başkanı Kevin Warsh, faiz kararının ardından yaptığı değerlendirmelerde fiyat istikrarının öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Warsh, iş gücü piyasasının istihdam hedefi açısından iyi durumda olduğunu belirtirken, enflasyonun uzun süredir Fed’in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. Fed Başkanı, gelecekteki faiz kararları konusunda piyasalara önceden yön vermekten kaçınacağını belirterek herhangi bir sonraki adım için taahhütte bulunmadı. Warsh ayrıca tahvil faizlerindeki yükselişte ekonomik büyümenin güçlü seyretmesi, sermaye için artan rekabet ve sermaye harcamalarındaki artış ile jeopolitik gelişmelerin etkili olduğunu ifade etti. 2026'da bir faiz artışı daha bekleniyor Fed’in yeni ekonomik projeksiyonları, yetkililerin önemli bölümünün 2026 yılı içinde bir faiz artışı daha beklediğine işaret etti. Reuters'ın aktardığına göre karar sonrası piyasalarda yılın ilerleyen dönemlerinde yeni bir faiz artışı ihtimali değerlendiriliyor. Yatırımcıların sonraki toplantılara ilişkin beklentileri de faiz kararının ardından yeniden şekillenirken, piyasalarda ek faiz artışı ihtimali yakından izleniyor. Beyaz Saray’dan Fed kararına tepki Faiz kararının ardından Beyaz Saray'dan da açıklama geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Desai, Fed'in faiz artırma kararını "talihsiz" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray'ın açıklaması, Fed'in enflasyonla mücadele kapsamında aldığı kararın ardından yönetim ile merkez bankası arasındaki para politikası görüş ayrılığının sürdüğünü gösteren değerlendirmeler arasında yer aldı. Fed ise karar metninde, alınan faiz adımının enflasyonun yüzde 2'lik hedefe daha zamanında dönmesini destekleyeceğini belirtti.

ABD Senatosu’nda CLARITY Act oylaması: Kripto düzenlemesi ilerleyemedi Haber

ABD Senatosu’nda CLARITY Act oylaması: Kripto düzenlemesi ilerleyemedi

CLARITY Act Senato engeline takıldı ABD’de dijital varlık piyasasının federal düzeyde kapsamlı biçimde düzenlenmesini hedefleyen CLARITY Act, Senato’daki usul oylamasında gerekli desteği bulamadı. 15 Eylül’de yapılan oylamada tasarının ilerlemesi için gereken 60 oyluk eşik yakalanamadı. Oylama 49’a karşı 50sonuçlandı. Böylece tasarı, mevcut Kongre döneminde önemli bir engelle karşılaşmış oldu. Tasarının yasalaşması halinde kripto varlıkların düzenlenmesinde Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) yetki alanlarının daha net biçimde belirlenmesi ve dijital varlık piyasası için kapsamlı bir federal çerçeve oluşturulması planlanıyordu. Dört Cumhuriyetçi tasarıya karşı oy kullandı Oylamada Demokrat senatörlerin yanı sıra bazı Cumhuriyetçiler de tasarıya karşı çıktı. Reuters'ın aktardığına göre Jerry Moran, Rand Paul, Josh Hawley ve Thom Tillis olmak üzere dört Cumhuriyetçi senatör, Demokratlarla birlikte “hayır” oyu verdi. Senatör Thom Tillis'in ise yeniden değerlendirme önergesi sunabilmek amacıyla oyunu daha sonra değiştirdiği bildirildi. Tasarıda son dakika değişiklikleri yapılmıştı CLARITY Act'in Senato oylaması öncesinde Cumhuriyetçi senatörler tasarı metninde çeşitli değişikliklere gitmişti. Senatör Cynthia Lummis tarafından yayımlanan son metinde, federal yetkililerin dijital varlıklarla ilgili faaliyetlerine yönelik etik hükümlerinin yanı sıra eyalet başsavcılarının bu kuralların uygulanmasında rol üstlenmesine ilişkin düzenlemeler yer aldı. Tasarıda ayrıca ödeme amaçlı stablecoin'lerin bankacılık sistemi üzerindeki etkilerine ilişkin yeni hükümler bulunuyordu. Lummis, tasarı üzerinde Demokratların talepleri doğrultusunda 100'den fazla değişiklik yapıldığını belirterek Senato'nun düzenlemeyi ilerletmesi gerektiğini savunmuştu. Tartışmanın merkezinde etik kuralları vardı Demokrat senatörlerin temel itirazlarından biri, tasarının federal yetkililerin kripto varlıklarla bağlantılı çıkar çatışmalarını yeterince sınırlandırmadığı yönündeydi. Özellikle Başkan Donald Trump’ın kripto sektöründeki ticari faaliyetleri ve kişisel yatırımları, müzakerelerde önemli tartışma başlıklarından biri oldu. Demokratlar, federal yetkililerin belirli koşullarda dijital varlıklarını elden çıkarmasını gerektirecek daha kapsamlı etik kuralları talep etti. Cumhuriyetçi Senatör Cynthia Lummis ise tasarının uzun süren iki partili müzakerelerin sonucunda şekillendiğini ve önemli değişiklikler içerdiğini savundu. Kripto piyasası için düzenleyici belirsizlik sürüyor CLARITY Act’in ilerleyememesi, ABD’de dijital varlık piyasası için kapsamlı bir federal düzenleme oluşturma çabalarını sekteye uğrattı. Mevcut durumda SEC ve CFTC, kendi yetki alanları kapsamında kripto piyasasına yönelik düzenleme ve uygulamalarını sürdürüyor. Ancak CLARITY Act, iki kurum arasındaki yetki paylaşımını federal yasayla daha açık biçimde belirlemeyi amaçlıyordu. Tasarının geleceği ise henüz tamamen kapanmış değil. Ancak Kongre’nin kasım ayındaki ara seçimler öncesinde çalışma takviminin daralması, düzenlemenin yeniden gündeme alınmasını zorlaştıran unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav Haber

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav

Toplantının, Fed Başkanı Kevin Warsh açısından da ayrı bir önem taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlara göre Warsh, bir yandan ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığını korumaya çalışırken diğer yandan faizlerin düşürülmesini isteyen ABD Başkanı Donald Trump’ın beklentileriyle karşı karşıya. ABD ekonomisinde enflasyon baskısı sürüyor ABD ekonomisi son yıllarda mal ve hizmet fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu baskıyla mücadele ediyor. Son dönemde ise İran’a yönelik savaşın etkileri, Trump yönetiminin ithal ürünlere uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri ve yapay zeka sektöründeki hızlı büyümenin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtiliyor. Son resmi verilere göre ABD’de enflasyon ağustos ayında yüzde 3,4 seviyesinde kaldı. Fed’in uzun vadeli hedefi ise enflasyonu yüzde 2 seviyesinde tutmak. Piyasaların faiz beklentisi ne? Piyasalarda Fed’in çarşamba günü faiz oranını 0,25 puan artırması yönünde beklenti öne çıkıyor. Yatırımcıların yüzde 85’inden fazlasının bu yönde pozisyon aldığı belirtiliyor. Halihazırda Fed’in politika faizi yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor. Faiz kararının yanı sıra Fed yetkililerinin ekonominin görünümüne ilişkin vereceği mesajların da piyasalar tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor. Trump faiz artışına neden karşı? ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana Fed’in para politikalarını ve faiz kararlarını sık sık eleştiriyor. Trump, ekonomik aktiviteyi ve piyasaları desteklemek amacıyla faiz oranlarının düşürülmesini savunuyor. Bu yaklaşımın, özellikle kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimleri öncesinde daha fazla gündeme geldiği ifade ediliyor. Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett de CNN’e yaptığı açıklamada, kendisinin ve Trump’ın mevcut koşullarda faizlerin artırılması için bir gerekçe görmediğini söyledi. Fed Başkanı Kevin Warsh için kritik karar Trump tarafından Fed başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh’ın vereceği karar, bankanın bağımsızlığı açısından da yakından izlenecek. Faizlerin artırılmaması durumunda Warsh’ın finans piyasalarının güvenini zedeleme ve siyasi baskıya boyun eğdiği yönündeki eleştirilerle karşılaşma ihtimali bulunuyor. Buna karşılık enflasyonla mücadele amacıyla faizlerin artırılması halinde ise Trump yönetiminin sert tepkisini çekme riski ortaya çıkabilir. Brookings Enstitüsü uzmanı David Wessel, söz konusu kararın Warsh için önemli bir sınav olduğunu belirterek, Fed başkanının ya piyasaların beklentilerini karşılamama ya da Trump’ın tepkisini çekme arasında seçim yapmak zorunda kalabileceğini ifade etti. Faiz artışı ekonomiyi yavaşlatabilir Fed’in eski ekonomistlerinden Claudia Sahm, olası faiz artışını ekonomi açısından “acı ve pahalı bir ilaç” olarak değerlendirdi. Sahm’a göre faiz oranlarının yükselmesi, vatandaşların ve şirketlerin krediye erişim maliyetini artırıyor. Bu durum tüketicilerin harcamalarını, şirketlerin ise yatırımlarını azaltmasına neden olabiliyor. Faiz artışlarının fiyat baskısını hafifletme ihtimali bulunurken, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve istihdam piyasasının olumsuz etkilenmesi gibi riskler de ortaya çıkabiliyor. Fed’in iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü açıklaması bekleniyor. Piyasalar, kararın yanı sıra Fed’in bundan sonraki döneme ilişkin para politikası sinyallerine de odaklanacak.

Trump'ın açıklaması petrol fiyatlarını geriletti, altın yatay seyretti Haber

Trump'ın açıklaması petrol fiyatlarını geriletti, altın yatay seyretti

Petrol fiyatlarında düşüş Asya piyasalarının açılmasının ardından Kuzey Denizi Brent petrolünün varil fiyatı yaklaşık yüzde 2 gerileyerek 109-110 dolar bandına indi. ABD ham petrolü olan Batı Teksas türü petrolün fiyatı da düşüş kaydetti. Petrol fiyatları gerilemesine rağmen yıl başına göre halen yaklaşık yüzde 80 daha yüksek seviyede bulunuyor. Bunun başlıca nedeni ise Ortadoğu’daki savaş nedeniyle stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki kriz. Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, küresel enerji piyasalarında arz kesintisi endişelerini artırıyor. Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah elde etmesini önleyecek bir anlaşmaya ulaşılması için “çok iyi bir fırsat” bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, askeri operasyonların durdurulduğunun duyurulmasının ardından geldi. Petrol fiyatları ise pazartesi günü son iki haftanın en yüksek seviyesine çıkmıştı. Trump’ın diplomatik çözüm ihtimaline işaret eden açıklamaları piyasadaki tansiyonu kısmen düşürdü. Tahvil piyasalarında baskı artıyor Yüksek petrol fiyatları ve artan enflasyon endişeleri, küresel tahvil piyasalarında da baskıya neden oldu. ABD’nin 30 yıllık devlet tahvilinin getirisi 1 baz puan yükselerek yüzde 5,13’e çıktı. Tahvil getirileri önceki işlem gününde 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Japonya’nın 30 yıllık devlet tahvilinin getirisi de pazartesi günü, bu tahvillerin 1999’da piyasaya sürülmesinden bu yana ilk kez rekor seviyeye yükseldi. “Piyasalar bunun gerçek bir yumuşama olup olmadığını izliyor” KCM Trade şirketinde piyasa analisti olarak çalışan Tim Waterer, Trump’ın açıklamalarının kısa vadeli baskıyı azalttığını ancak temel risklerin sürdüğünü söyledi. Waterer, piyasaların Trump’ın sözlerinin gerçek bir gerilim düşüşüne mi işaret ettiğini yoksa bunun yalnızca taktiksel bir duraklama mı olduğunu anlamaya çalıştığını belirtti. Analiste göre İran’ın son gelişmelere nasıl yanıt vereceği ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker hareketliliğinin nasıl şekilleneceği, önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarının yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alıyor. İran-ABD hattında diplomasi trafiği İsmail Bekayi, Tahran’ın tutumunun Pakistan üzerinden ABD’ye iletildiğini doğruladı ancak ayrıntı paylaşmadı. Adının açıklanmasını istemeyen bir Pakistanlı yetkili ise İslamabad’ın iki taraf arasında yeni bir öneri sunduğunu ancak görüşmelerde ilerlemenin yavaş olduğunu ifade etti. Öte yandan İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, Washington’un müzakereler sırasında İran petrol ihracatına yönelik yaptırımları kaldırmayı kabul ettiğini öne sürdü. Ancak ABD’li bir yetkili bu iddiayı reddetti. Altın fiyatları yatay seyrediyor Altın fiyatları ise salı günü büyük ölçüde yatay hareket etti. Yatırımcılar bir yandan İran savaşına ilişkin gelişmeleri takip ederken diğer yandan ABD Merkez Bankası’nın para politikasına ilişkin mesajlarını bekliyor. Asya piyasalarının açılmasıyla birlikte altının ons fiyatı yüzde 0,1 gerileyerek yaklaşık 4 bin 550 dolara düştü. Altın pazartesi günü ise 4 bin 482 dolara kadar gerileyerek 30 Mart’tan bu yana en düşük seviyesini görmüştü. Taste Live danışmanlık şirketinden piyasa uzmanı İlya Spivak, piyasaların özellikle İran’daki savaşın hangi yöne evrileceğini anlamaya çalıştığını söyledi. Spivak ayrıca yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın önceki toplantısına ait tutanakların yayımlanmasını beklediğini belirterek, piyasaların bu belgelerde para politikasına ilişkin yeni mesajlar aradığını ifade etti. Fed toplantı tutanaklarının çarşamba günü yayımlanması bekleniyor.

ABD Merkez Bankası (Fed), faiz kararını açıkladı Haber

ABD Merkez Bankası (Fed), faiz kararını açıkladı

Açıklamaya göre Fed, politika faizini piyasa beklentilerine paralel şekilde yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit bırakma kararı aldı. Toplantı sonrası dikkat çeken en önemli detaylardan biri, karar sürecinde yaşanan görüş ayrılıkları oldu. 12 üyeden 11’i faiz oranının sabit tutulması yönünde oy kullanırken, bir üye faiz indirimi gerektiğini savundu. Ayrıca üç üye, açıklama metninde yer alan gevşeme sinyallerine karşı çıktı. Bu durum, Fed’in son yıllardaki en bölünmüş kararlarından biri olarak kayıtlara geçti. Uzmanlara göre, söz konusu ayrışma, para politikası konusunda belirsizliğin sürdüğüne işaret ediyor. Nitekim bu karar, 6 Ekim 1992’den bu yana en fazla görüş ayrılığının yaşandığı toplantı olarak öne çıktı. Toplantının ardından yayımlanan para politikası metninde ise önceki dönemde kullanılan ifadelerin büyük ölçüde korunduğu görüldü. Metinde, faiz oranlarının bir sonraki adımının aşağı yönlü olabileceğine dair beklentinin devam ettiği sinyali verildi. Fed Başkanı Jerome Powell da toplantı sonrasında düzenlediği basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Powell, başkanlık görev süresinin sona ermesinin ardından Fed Yönetim Kurulu’nda üye olarak kalmayı planladığını ifade etti. Bu kararın kurumun işleyişinde önemli bir değişikliğe yol açmasını beklemediğini belirten Powell, ekonomik görünümün dikkatle takip edildiğini vurguladı. Powell ayrıca, ABD ekonomisinin geleceğine ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini ancak mevcut verilerin genel olarak dengeli bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. Fed’in bu kararı, küresel piyasalarda yakından izlenirken, yatırımcılar önümüzdeki dönemde atılacak adımlara odaklanmış durumda. Özellikle faiz indirimi ihtimaline yönelik sinyaller, piyasalarda yön belirleyici olmaya devam ediyor.

Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında başarılarını övdü: ABD “altın çağını” yaşıyor Haber

Trump, Kongre'deki "Birliğin Durumu" konuşmasında başarılarını övdü: ABD “altın çağını” yaşıyor

ABD Başkanı Donald Trump, yıllık “Birliğin Durumu” konuşmasında ekonomik başarılarıyla övünürken, başkanlığının kritik bir döneminde başarı havası yaratmak amacıyla ABD’nin ‘altın çağını’ yaşadığını söyledi. Önümüzdeki kasım ayında zorlu ara seçimlerle karşı karşıya olan Cumhuriyetçilerin çağrılarına yanıt veren Trump, televizyon ekranlarında yayınlanan konuşmasının ilk saatinde ekonomiye odaklandı ve enflasyonu dizginlediğini, borsayı rekor seviyelere çıkardığını, kapsamlı vergi indirimlerini onayladığını ve ilaç fiyatlarını düşürdüğünü söyledi. Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin “Amerika, Amerika” sloganları eşliğinde kürsüye çıkan Trump, Demokratların tamamen sessiz kaldığı bu ortamda, “Ülkemiz geri döndü... Artık her zamankinden daha büyük, daha iyi, daha zengin ve daha güçlü” dedi. Televizyon ekranlarından yayınlanan konuşma, Trump'a seçmenleri Cumhuriyetçilerin iktidarda kalması için ikna etme fırsatı verse de bu konuşma, Trump'ın yurt içinde ve yurt dışında zorlu siyasi koşullarla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşti. Öte yandan bu Trump’ın, Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana 13 ay içinde yaptığı ikinci ‘Birliğin Durumu’ konuşmasıydı. Trump konuşmasına ekonomi hakkında konuşarak başladı ve gıda, konut, sigorta ve kamu hizmetleri fiyatlarının birkaç yıl öncesine göre çok daha yüksek olmasına rağmen enflasyonun ‘hızla düştüğünü’ açıkladı. Beyaz Saray danışmanları, Trump'a Amerikalıların ekonomik endişelerine odaklanması için baskı yapmıştı. Trump'ın 2024 seçimlerindeki zaferi, büyük ölçüde yaşam maliyetini düşürme vaatlerine dayanıyordu, ancak seçmenler şimdiye kadar yaptıklarına pek ikna olmuş görünmüyor. Reuters ve Ipsos'un ortak anketine göre Amerikalıların sadece yüzde 36'sı Trump'ın ekonomiyi yönetme şeklinden memnun. Trump, abartmayı sevdiği bilinen eski bir reality televizyon yıldızına yakışır şekilde, pazar günü Kış Olimpiyatları'nda altın madalya kazanan ABD erkek hokey takımı önünde ülkenin elde ettiği tüm ‘zaferlerle’ övündü. Konuşmasında selefi Joe Biden'ı sert bir şekilde eleştiren Trump, “On iki ay önce, kriz içindeki bir ülkeyi devraldım. Bir yıl sonra, daha önce hiç kimsenin görmediği değişiklikler başardık. Biden bize tarihin en kötü enflasyonunu miras bıraktı, ben ise bunu düşürdüm” ifadelerini kullandı. Trump, “Reçeteli ilaç fiyatlarındaki büyük enflasyonu sona erdireceğim. Bu, önceki başkanların girişimlerine rağmen daha önce hiç başarılmamış bir şey” diye açıkladı. Washington’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu görevden almasından bu yana ABD'nin Venezuela'dan 80 milyon varilden fazla petrol aldığını açıklayan Trump, “Yeni dostumuz ve ortağımız Venezuela'dan 80 milyon varilden fazla petrol aldık. ABD'nin petrol üretimi günde 600 bin varilden fazla arttı” dedi. ABD’nin ‘kısa bir süre önce ölü bir ülke’ olduğunu, şimdi ise ‘dünyanın en çekici ülkesi’ haline geldiğini söyleyen Trump, “Gümrük vergileri konusunda Yüksek Mahkeme'nin hayal kırıcı kararına rağmen, daha karmaşık alternatif prosedürler aracılığıyla para akışını hala güvence altına alıyoruz” diye devam etti. Sınırdan geçen ölümcül fentanil akışıyla ilgili olarak Trump, “bir yıl içinde rekor bir düşüşle yüzde 56 azaldı” dedi. İran'ı ‘ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirmeye çalışmakla’ suçlayan Trump, konuşmasında, “İran, Avrupa'yı ve yurtdışındaki üslerimizi tehdit edebilecek füzeler geliştirdi bile ve yakında ABD'ye ulaşabilecek füzeler üretmek için çalışıyor” ifadelerini kullandı. Bununla birlikte ‘tercih ettiği seçeneğin’ İran'ın nükleer sorununu diplomasi yoluyla çözmek olduğunu açıkladı. Kongre’deki 20'den fazla Demokrat Partili temsilci oturumu boykot edeceklerini açıklarken, sivil toplum örgütleri Washington'da yönetimin politikalarına karşı protesto gösterileri düzenlemeye hazırlandı. Trump, konuşması sırasında yaklaşık bir saat boyunca alışılmadık bir şekilde ölçülü davrandı, çoğunlukla yazılı metne sadık kaldı ve her zamanki doğaçlama tarzından kaçındı. Trump, her zamanki gibi Demokrat Partili selefi Joe Biden ve Demokrat Parti temsilcilerine bazı eleştirilerde bulunsa da cuma günü onun imzalı gümrük vergisi politikasını iptal eden ABD Yüksek Mahkemesini eleştirmedi. Kararın ardından yargıçlara kişisel hakaretler yağdırdığı saatlerin aksine, salona girerken duruşmaya katılan dört yargıçla tokalaştı ve kararı sadece ‘talihsizlik’ olarak nitelendirdi. Demokratlarla çatışmalar Konuşmasına devam ederken gerginlik artmaya başladı. Trump en sevdiği konu olan göçmenlik konusuna geçtiğinde, 2024 seçim kampanyasının merkezinde yer alan aynı söylemi tekrarladı ve birçok araştırma bunun aksini kanıtlamasına rağmen, yasadışı göçmenlerin şiddet suçları dalgasından sorumlu olduğunu söyledi. Demokratlara dönerek, “Kendinizden utanmalısınız!” diyen Trump, Trump yönetimi altında Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) yetkililerinin uyguladığı sert taktikleri engelleyecek önlemler alınmadıkça İç Güvenlik Bakanlığı'na fon sağlamayı reddeden Demokratları eleştirdi. Anketler, Minneapolis'te maskeli federal ajanlar tarafından Amerikan vatandaşlarının öldürülmesinin ardından, Amerikalıların çoğunluğunun Trump'ın göçmenlere yönelik sert önlemlerinin çok ileri gittiğine inandığını gösteriyor. Trump göçmenlik yasalarını uygulamakla övünürken, ABD Temsilciler Meclisi'nde Minneapolis'i temsil eden Demokrat Partili temsilci İlhan Ömer ona “Sen Amerikalıları öldürdün!” diye bağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.