Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Faili Meçhul

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Faili Meçhul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faili Meçhul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı Haber

Akın Gürlek’ten dikkat çeken açıklamalar: 56 faili meçhul dosya aydınlatıldı

Gürlek, Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçlara ilişkin özel bir birim oluşturulduğunu belirterek, bugüne kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını açıkladı. 56 faili meçhul dosya yeniden incelendi Akın Gürlek, faili meçhul suçlara ilişkin çalışmalar kapsamında Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele ve Araştırma Daire Başkanlığı” kurulduğunu söyledi. Mahkemelerden yaklaşık 640 faili meçhul dosyanın alındığını belirten Gürlek, oluşturulan teknik ekibin doğrudan soruşturma yürütmediğini, savcı ve başsavcılarla koordinasyon içinde çalıştığını ifade etti. Gürlek, yeni teknolojilerin eski cinayet dosyalarının yeniden incelenmesinde önemli imkanlar sunduğunu belirterek, adli tıp incelemeleri, HTS kayıtları, baz istasyonu analizleri ve genetik incelemelerden yararlanıldığını söyledi. Çalışmalar kapsamında şu ana kadar 56 dosyanın aydınlatıldığını belirten Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu ve Gülistan Doku dosyalarının yanı sıra Fenerbahçe otobüsüne yönelik saldırı ve Uğur Mumcu dosyalarının da incelendiğini açıkladı. Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında yeni operasyon Gürlek, 2009 yılında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturmaya da değindi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının dosya kapsamında ikinci bir operasyon gerçekleştirdiğini belirten Gürlek, soruşturma kapsamında elde edilen delillerin olayın örgütsel boyutuna ilişkin değerlendirmeleri güçlendirdiğini söyledi. Gürlek, F-4 pilotu ve eşinin Adil Öksüz ile görüşmeleri, olay öncesindeki toplantılar, HTS kayıtları ve ByLock yazışmaları gibi çeşitli delil ve emarelerin bulunduğunu aktardı. Adalet Bakanı, soruşturmanın bağımsız yargı tarafından sürdürüldüğünü ve yeni gelişmelerin takip edildiğini belirtti. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Gürlek, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmanın da yeniden ele alındığını açıkladı. Daha önce kalp krizi olarak değerlendirilen ölümle ilgili bir cezaevi personelinin ihbarı üzerine yeni soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, fethi kabir işleminin gerçekleştirildiğini ve Adli Tıp Kurumu raporunun beklendiğini söyledi. Gürlek, soruşturmada şu aşamada ölümün kesin nedeninin belirlenmeye çalışıldığını vurgularken, “daha fazla detay paylaşamayacağını” ifade etti. “Kurtlar Vadisi” açıklaması dikkat çekti Kaşif Kozinoğlu dosyasına ilişkin açıklamalarında “Kurtlar Vadisi” dizisine de değinen Gürlek, dizinin bir bölümünde Kozinoğlu'nun ölümüne benzer bir olayın işlendiğini söyledi. Gürlek, dizide devlet görevlisi bir karakterin Silivri Cezaevi'nde bulunduğunu, elektrik kesintisi yaşandığını ve olayın gerçek ölümden kısa süre önce ekrana geldiğini belirtti. Bu nedenle senaristlerin savcılık tarafından bilgi sahibi sıfatıyla dinlendiğini aktaran Gürlek, söz konusu benzerliğin soruşturma açısından araştırılması gereken bir husus olduğunu söyledi. Fon soruşturmasında 162 şüpheli, 100 tutuklu Adalet Bakanı Gürlek, fon soruşturmasına ilişkin de güncel rakamları paylaştı. Gürlek'in açıklamasına göre soruşturma kapsamında 162 şüpheli bulunuyor. Bunlardan 100'ü tutuklu, 26 kişi ise adli kontrol tedbiri altında. Soruşturma kapsamında bazı şirketlere de el konularak TMSF'ye devredildi. Gürlek, soruşturmanın özellikle örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık ve kara para aklama iddiaları kapsamında mali yönden sürdürüldüğünü belirtti. Haksız kazanç elde edenlerle meşru şekilde yatırım yapan vatandaşların birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Gürlek, haksız yollarla elde edildiği tespit edilen mal varlıklarının geri alınması için çalışmaların sürdüğünü söyledi. “Terörsüz Türkiye sürecinden dönüş yok” Gürlek, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde ise sürecin devlet açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Sürecin 40 yılı aşkın süredir Türkiye'ye ağır maliyetler getiren terör sorununu sona erdirmeyi hedeflediğini ifade eden Gürlek, Meclis bünyesinde yürütülen çalışmalara ve oluşturulan kurullara değindi. Gürlek, örgütün tüm unsurlarıyla ve silahlarıyla tasfiye edilmesine yönelik sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiğini belirterek, süreci sabote etmeye veya provoke etmeye yönelik girişimlere karşı gerekli adımların atılacağını söyledi. Süresiz nafaka için yeni düzenleme hazırlığı Adalet Bakanı Gürlek'in açıklamalarında nafaka düzenlemesi de önemli başlıklardan biri oldu. Anayasa Mahkemesinin mevcut düzenlemeye ilişkin kararına değinen Gürlek, Adalet Bakanlığının yeni bir düzenleme hazırladığını ve teklifin Meclise sunulmasının planlandığını belirtti. Yeni sistemde evlilik süresi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur durumlarının dikkate alınacağını belirten Gürlek, aile mahkemesi hakimlerine somut olayın koşullarına göre nafakanın süresini belirleme konusunda takdir yetkisi verilmesinin planlandığını söyledi. Gürlek, düzenlemenin amacının kadınların mağduriyetini önlerken aynı zamanda hakkaniyetli bir sistem oluşturmak olduğunu ifade etti. #Canlı | Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlıyorum. https://t.co/icO4gj4rzS — Akın Gürlek (@abakingurlek) October 6, 2026

Trabzon’da 12 yıllık kayıp dosyasında yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı Haber

Trabzon’da 12 yıllık kayıp dosyasında yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı

Trabzon’un Sürmene ilçesinde 26 Haziran 2014’te kaybolan Mehmet Kaplan ve Köksal Kol’un dosyası, yıllar sonra yeniden açıldı. Soruşturma kapsamında alınan yeni tanık ifadeleri ve değerlendirilen delillerin ardından gözaltına alınan Erkan Aydemir ile Ayhan Baysal, “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklandı. Kayıp iki kişinin cenazelerinin bulunmasına yönelik çalışmalar ise sürüyor. 12 yıllık dosya yeniden açıldı Mehmet Kaplan ve Köksal Kol, 26 Haziran 2014 tarihinde Sürmene’de kayboldu. O dönem yürütülen arama çalışmalarından sonuç alınamazken, dosya yıllar sonra yeniden ele alındı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kapsamında dosyanın yeniden incelenmesiyle birlikte Cumhuriyet savcısı ve cinayet büro ekipleri soruşturmayı derinleştirdi. Soruşturmanın önceki aşamalarında da kayıp kişilerin son görüştüğü kişiler ve telefon kayıtları incelenmiş, ancak cesetlere ulaşılamamıştı. Dosyada yer alan bazı eski ifadelerde de Kaplan ve Kol’un öldürülmüş olabileceğine ilişkin iddialar bulunuyordu. Tanık ifadesi soruşturmanın seyrini değiştirdi Soruşturma kapsamında 24 Eylül 2026’da tanık olarak dinlenen Hava K.’nin ifadesi dosyaya yeni bilgiler kazandırdı. Hava K., 2019 yılında hayatını kaybeden eski eşi Fikret B. ile şüpheli Erkan Aydemir’in olay döneminde köy evlerine gittiklerini, burada kazma ve kürek aldıklarını ve eşinin eve çamurlu ve telaşlı şekilde döndüğünü anlattı. Tanık ayrıca eski eşinin, iki kişinin para meselesi nedeniyle öldürüldüğünü ve gömüldüğünü, daha sonra cesetlerin başka bir yere taşındığını yakınlarına söylediğini aktardı. Şüphelinin cinayet anlatımı Yeni deliller ve tanık beyanlarının ardından Erkan Aydemir ile Ayhan Baysal gözaltına alındı. Ayhan Baysal’ın emniyet ve savcılık ifadelerinde, Aydemir’in Kaplan ve Kol ile arasındaki borç nedeniyle kendisinden yardım istediğini öne sürdüğü belirtildi. Baysal, Mağmat Boğazı mevkisindeki ormanlık alanda iki kişinin sığabileceği bir çukur kazıldığını anlattı. Baysal’ın ifadesine göre Aydemir, olay günü yaklaşık iki saat arayla bölgeye getirdiği Köksal Kol ve Mehmet Kaplan’ı arkalarından yaklaşarak silahla vurdu. İki kişinin daha sonra açılan çukura gömüldüğü öne sürüldü. Baysal ayrıca cesetlerin daha sonra Aydemir ve 2019’da hayatını kaybeden Fikret B. tarafından başka bir yere taşınmış olabileceğini düşündüğünü, ancak yeni yerin neresi olduğunu bilmediğini ifade etti. İfadesinde olay yerinin benzin dökülerek yakıldığını ve kendisinin konuyu anlatmaması yönünde ölümle tehdit edildiğini de ileri süren Baysal, Aydemir’in Kaplan ve Kol’a borcu bulunduğunu söyledi. Erkan Aydemir suçlamaları reddetti Şüphelilerden Erkan Aydemir ise hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Soruşturmanın önceki aşamalarında da Aydemir hakkında benzer iddialar gündeme gelmiş, kendisi suçlamaları reddetmişti. Dosyada ayrıca kayıp kişilerin olay günü kimlerle görüştüğü ve telefonlarının hangi bölgelerden sinyal verdiğine ilişkin kayıtlar da yer alıyor. 2 şüpheli tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen Erkan Aydemir ve Ayhan Baysal, Trabzon 2’nci Sulh Ceza Hakimliği tarafından “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Soruşturma kapsamında kayıp Mehmet Kaplan ve Köksal Kol’un cesetlerinin bulunduğu öne sürülen yerlerin tespiti ve arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Dosyada yer alan iddiaların kesinleşmesi ise yürütülecek soruşturma ve yargılama sürecine bağlı olacak. ,

Meral Babacan cinayeti 11 yıl sonra aydınlatıldı: Katil ayna çerçevesi izinden bulundu Haber

Meral Babacan cinayeti 11 yıl sonra aydınlatıldı: Katil ayna çerçevesi izinden bulundu

Manisa’da 2015 yılında işlenen Meral Babacan cinayeti, Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerinin dosyayı yeniden incelemesiyle 11 yıl sonra aydınlatıldı. Olay yerinde bulunan plastik parçanın bir otomobile ait yan ayna çerçevesi olduğunun belirlenmesi, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Olay tarihinde aracı kullandığı tespit edilen R.Ç. yakalanarak tutuklandı. Olay yerindeki plastik parça kritik delil oldu Meral Babacan’ın cesedi, 6 Temmuz 2015’te Akhisar-Manisa kara yolunda bulundu. Faili belirlenemeyen cinayet dosyası, yıllar sonra Jandarma Genel Komutanlığı Asayiş Daire Başkanlığı ve Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda JASAT ekiplerince yeniden ele alındı. Ekiplerin yaptığı incelemelerde olay yerinde daha önce bulunan plastik parçanın belirli bir marka ve model araca ait yan ayna çerçevesi olduğu tespit edildi. KGYS kayıtları geriye dönük incelendi Parçanın ait olduğu araç belirlendikten sonra, olay gününe ilişkin Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtları zaman ve mesafe ölçümleriyle yeniden değerlendirildi. İncelemeler sonucunda, olay sırasında bölgede bulunan ve olay yerindeki ayna çerçevesiyle uyumlu bir araca ulaşıldı. Aracın 2017 yılında Şanlıurfa’da başka bir kişiye satıldığı belirlendi. Aracın mevcut sahibiyle yapılan görüşmede ise yan aynanın geçmişte değiştirildiği bilgisine ulaşıldı. Bunun üzerine aracın olay tarihinde kim tarafından kullanıldığı araştırıldı. R.Ç. tutuklandı Yürütülen çalışmalar sonucunda olay tarihinde aracı kullandığı belirlenen R.Ç., JASAT ekiplerinin operasyonuyla yakalandı. Gözaltına alınan R.Ç., işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. İçişleri Bakanlığı, yaklaşık 11 yıl sonra çözülen cinayet dosyasına ilişkin çalışmada görev alan JASAT ekipleri ile ilgili jandarma ve adli birimleri tebrik etti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gaziosmanpaşa ve Düziçi’ndeki iki cinayet dosyasının aydınlatıldığını açıkladı Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gaziosmanpaşa ve Düziçi’ndeki iki cinayet dosyasının aydınlatıldığını açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, iki cinayet dosyasının daha çözüldüğünü duyurdu. Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Bakan Gürlek’in açıklamasına göre, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda dosyalar yeniden incelendi ve yeni bulgulara ulaşıldı. GAZİOSMANPAŞA’DAKİ CİNAYETTE YENİ ŞÜPHELİ İstanbul Gaziosmanpaşa’da 6 Temmuz 2018’de Abdülhamid Terkin’in öldürülmesine ilişkin dosyada; HTS ve baz kayıtları, görüşme kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ile tanık beyanları yeniden değerlendirildi. Çalışmalar sonucunda olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiği, yakalanan şüphelinin kasten öldürme suçundan tutuklandığı bildirildi. DÜZİÇİ’NDEKİ KAYIP DOSYASI AYDINLATILDI Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde ağustos ayında kaybolan Ayşegül Yaşar dosyası da HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları ve kriminal incelemeler ışığında yeniden ele alındı. Şüphelinin olay günü kullandığı araçta bulunan biyolojik bulguların, Yaşar’ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesi üzerine soruşturma derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesiyle Yaşar’ın cansız bedenine ulaşıldığı, şüpheli ile birlikte anne ve babasının da gözaltına alındığı açıklandı. Bakan Gürlek, açıklamasında sürece katkı sunan Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet müdürlükleri ve kriminal laboratuvar birimlerine teşekkür ederek, “Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin; hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Bakanlığımız Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 20, 2026

Akın Gürlek: Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 4 şüpheli hakkında işlem başlatıldı Haber

Akın Gürlek: Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 4 şüpheli hakkında işlem başlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümü ile ilgili soruşturmada yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı tarafından yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Bakan Gürlek’in paylaşımına göre, soruşturma kapsamında olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildi. İSTANBUL VE ANKARA’DA EŞ ZAMANLI OPERASYON İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli gözaltına alındı. KKTC'de bulunduğu tespit edilen diğer şüpheliyle ilgili adli sürecin ise devam ettiği bildirildi. Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın da katkı sağladığı soruşturmada, Kozinoğlu’nun ölüm gecesi yaşananlar, sonrasındaki adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci yeniden incelendiğini kaydeden akan Gürlek, aradan geçen süreye rağmen maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespiti ve adaletin sağlanması için tüm adli süreçlerin kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı. Bakan Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde İstanbul İl Jandarma Komutanlığımızla yürütülen soruşturmada, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir. Soruşturma kapsamında bugün; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun 2 koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir. İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Kıbrıs’ta bulunduğu tespit edilen diğer şüpheli hakkındaki adli süreç ise devam etmektedir" dedi. Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı olan emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı verildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Uğur’un yanı sıra, Kozinoğlu’nun ölümünün meydana geldiği dönemde görev yapan dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, cezaevi savcısı Necip Doğan ve koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım hakkında da işlem yapıldı. Üç şüpheli gözaltına alındı Başsavcılığın açıklamasına göre Ali İşgören, Necip Doğan ve Hasan Ataman Yıldırım, İstanbul ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı. Hasan Atilla Uğur hakkında da gözaltı kararı çıkarıldığı ancak kararın henüz infaz edilemediği bildirildi. Başsavcılık, Uğur ile iletişim kurulduğunu ve gerekli işlemlerin kısa süre içerisinde gerçekleştirileceğini açıkladı. Soruşturma Kozinoğlu’nun ölümü üzerinden sürdürülüyor Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada hayatını kaybetmişti. Ölümünün ardından yürütülen soruşturma daha sonra yeniden gündeme geldi. Yeni soruşturma kapsamında bugüne kadar farklı aşamalarda çok sayıda kişi hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Son gelişmeyle birlikte, Kozinoğlu’nun ölümünün gerçekleştiği dönemde cezaevinde görev yapan bazı isimler ile aynı koğuşta bulunan kişiler de soruşturmanın kapsamına dahil edildi. Hasan Atilla Uğur’un da Kozinoğlu ile aynı koğuşta kaldığı belirtildi. Gözaltı kararının gerekçesine ilişkin ayrıntılar Başsavcılığın kamuoyuna yaptığı açıklamada Hasan Atilla Uğur hakkında verilen gözaltı kararının ayrıntılı gerekçesine yer verilmedi. Uğur hakkındaki adli işlemin, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirileceği bildirildi. Soruşturmanın yeni gözaltı kararlarıyla birlikte genişletilerek sürdüğü öğrenildi.

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı Haber

Dilek Kalkan dosyasında 12 yıl sonra yeni gelişme: 2 şüpheli tutuklandı

Dere yatağında bulunan kemikler yıllarca kimliksiz kaldı Bismil ilçesi Tatlıçayır Mahallesi Pamukçayı mevkisinde, 29 Temmuz 2014’te su seviyesinin düşmesiyle dere yatağında insan kafatası ve çeşitli kemik parçaları bulundu. Bölgede ayrıca kıyafet ve bazı kişisel eşyalar da tespit edildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk incelemelerde kemiklerin 17-23 yaşlarında bir kadına ait olduğu belirlendi. Ancak o dönem yapılan araştırmalarda kimlik ve olası şüpheliler tespit edilemeyince dosya kapsamında 13 Şubat 2015’te daimi arama kararı verildi. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının ardından dosya yeniden incelemeye alındı. DNA incelemesi Dilek Kalkan'ı işaret etti Dosyanın yeniden ele alınmasıyla Diyarbakır ve çevre illerde kayıp olarak aranan 19-23 yaş arasındaki 144 kadınla ilgili araştırma yapıldı. Çalışmalar sırasında Şağı ve Naif Kalkan çiftinin kızı Dilek Kalkan’ın Mayıs 2013’te kaybolduğu belirlendi. Dere yatağında bulunan kıyafetlerle Kalkan’ın kaybolduğu dönemde giydiği kıyafetlerin benzerlik göstermesi üzerine DNA incelemesine başvuruldu. Yapılan karşılaştırmada, kemiklerin Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edildi. DNA sonuçlarının Kalkan’ın annesi Şağı Kalkan ile de uyumlu olduğu belirlendi. Böylece yıllardır kimliği belirlenemeyen kadın iskeletinin Kalkan’a ait olduğu kesinleştirildi. HTS ve baz kayıtları soruşturmanın yönünü değiştirdi Kimlik tespitinin ardından Kalkan’ın geçmiş dönemde kullandığı değerlendirilen iki GSM hattının HTS kayıtları incelemeye alındı. Soruşturma kapsamında yapılan analizlerde Kalkan’ın Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K. ve H.A. ile yoğun iletişim kurduğu tespit edildi. Tanık ve bilgi sahibi ifadelerinde ise Kalkan ile Cuma Kaplan arasında duygusal birliktelik bulunduğu ve Kalkan’ın Kaplan’dan hamile kaldığı yönünde bilgiler yer aldı. Kalkan’ın sağlık kayıtları da incelenirken, 21 Mayıs 2013 tarihinde kendisine “gebe” tanısı konulduğu belirlendi. Bilirkişi tarafından yapılan daraltılmış baz çalışmalarında da bazı şüphelilerin kullandığı telefonların farklı tarihlerde Dilek Kalkan’ın kemiklerinin bulunduğu bölge ve çevresinden sinyal verdiği tespit edildi. Soruşturma dosyasında HTS kayıtları, baz analizleri, Adli Tıp raporları, sağlık kayıtları, tanık ifadeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirildi. 7 şüpheli gözaltına alındı Elde edilen bulguların ardından Dilek Kalkan’ın ölümüyle bağlantıları bulunabileceği değerlendirilen 7 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Diyarbakır Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından 11 Eylül’de düzenlenen operasyon kapsamında Cuma Kaplan, Muhyettin Baranlı, S.K., E.K., H.K., H.A. ve F.B. gözaltına alındı. Soruşturmanın bu aşamasında şüphelilerin olayla bağlantılarının belirlenmesine yönelik delillerin değerlendirildiği bildirildi. Cuma Kaplan ve Muhyettin Baranlı tutuklandı Jandarmadaki işlemlerinin ardından 7 şüpheli adliyeye sevk edildi. Soruşturma kapsamında “kadına karşı kasten öldürme” suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe gönderilen Cuma Kaplan ile Muhyettin Baranlı, dosyadaki delil durumu, ifadeler ve HTS analizleri kapsamında yapılan değerlendirmelerin ardından tutuklandı. Diğer 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın, Dilek Kalkan’ın ölümünün nasıl gerçekleştiğinin ve olayla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen kişilerin sorumluluklarının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, görevdeki ilk 6 ayını değerlendirdi Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, görevdeki ilk 6 ayını değerlendirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığı görevine getirilmesinin ardından geçen ilk 6 aylık döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma” hedefi doğrultusunda çalışmalara başladıklarını belirterek, geride kalan 6 ayda adalet hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirilmesi için önemli adımlar attıklarını ifade etti. YARGIDA HIZ VE ETKİNLİK VURGUSU Yargının daha hızlı ve verimli işlemesi, uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılması ve vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Gürlek, reform çalışmalarının kapsamlı şekilde sürdüğünü kaydetti. Bakan Gürlek, çocuk adaleti sisteminde çocuğun üstün yararını esas alan daha güçlü ve caydırıcı bir yapının oluşturulduğunu bildirdi. Ceza adaleti sisteminde ise terör, örgütlü suçlar, dijital suçlar, afet suçları ve faili meçhul dosyalar başta olmak üzere farklı alanlarda ihtisaslaşmanın güçlendirildiğini aktardı. MAĞDUR HİZMETLERİ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM İlk 6 aylık dönemde mağdur hizmetlerinden infaz ve rehabilitasyona, koruyucu ve onarıcı mekanizmalardan yargıda dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda reformlar gerçekleştirildiğini belirten Bakan Gürlek, önümüzdeki dönemde de yeni adımlar atılacağını söyledi. Bakan Gürlek, açıklamasının sonunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde insanı merkeze alan, daha erişilebilir ve güven veren bir adalet sistemi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Mezarı 11 Eylül’de açılacak Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni gelişme: Mezarı 11 Eylül’de açılacak

Feth-i kabir işlemiyle Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının araştırılması amaçlanıyor. Mezardan örnekler alınacak Kozinoğlu’nun mezarının açılması işlemi, 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan uzman heyet tarafından gerçekleştirilecek. İşlem sırasında kemik, toprak ve diğer örnekler alınacak. Bu materyallerin yanı sıra ceza infaz kurumuna ait güvenlik kamerası görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleri de incelemeye dahil edilecek. Yapılacak tüm incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu tarafından Kozinoğlu’nun kesin ölüm sebebi ile olayda üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa hazırlanacak. Soruşturma 15 yıl sonra yeniden açıldı Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanmasının ardından hastaneye sevk edilmiş, Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştırıldığında hayatını kaybettiği belirlenmişti. Ölümünün ardından yürütülen ilk soruşturmada cezaevi ve hastane kayıtları ile kamera görüntüleri incelenmiş, cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve Kozinoğlu’nun eşinin ifadelerine başvurulmuştu. Soruşturma, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmıştı. Ancak dosya, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendi. Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla önceki takipsizlik kararı kaldırıldı ve soruşturma yeniden başlatıldı. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınarak özel bir ekip oluşturuldu. 11 şüpheli hakkında işlem başlatıldı Yeniden yürütülen soruşturma kapsamında, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği dönemde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, bir şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlendi. Adli makamların soruşturma kapsamında olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Mezarın açılmasıyla elde edilecek yeni bulguların, soruşturma dosyasındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi bekleniyor. Feth-i kabir ve Adli Tıp incelemelerinin ardından Kozinoğlu’nun ölüm nedenine ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme yapılacak.

26 yıllık Çağla Tuğaltay cinayetinde yeni gelişme: Şortunda erkek DNA’sı bulundu Haber

26 yıllık Çağla Tuğaltay cinayetinde yeni gelişme: Şortunda erkek DNA’sı bulundu

Şortunda erkek DNA profili tespit edildi Fulya’da okuldan eve döndüğü sırada evinde boğazı kesilerek öldürülen Çağla Tuğaltay’ın cinayetiyle ilgili soruşturma, aradan geçen 26 yıla rağmen devam ediyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde soruşturmayı yeniden ele aldı. Olay sırasında elde edilen deliller ile Tuğaltay’ın kıyafetleri, güncel teknolojik imkanlardan yararlanılarak tekrar incelenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yapılan incelemelerde genç kızın şortunun iki farklı bölümünde yabancı bir erkeğe ait biyolojik bulguya rastlandı. DNA örneklerinden birinin şortun bel kısmındaki lastikte, diğerinin ise paça bölümünde bulunduğu belirlendi. DNA, 2013’te tırnaklardan alınan örnekle uyumlu çıktı Adli Tıp Kurumu’nda yapılan karşılaştırmada, şortun farklı noktalarından elde edilen erkek DNA profillerinin, 2013 yılında Çağla Tuğaltay’ın tırnaklarından alınan örneklerde tespit edilen erkek DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlendi. 2013 yılında gerçekleştirilen incelemelerde tırnaklarda bulunan erkek DNA’sının sahibinin kimliği belirlenememişti. Yeni bulguların ardından Cinayet Büro Amirliği ekipleri, DNA profilinin kime ait olduğunu ortaya çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor. Eski deliller yeniden inceleniyor Soruşturmanın yeniden genişletilmesi kapsamında yalnızca kıyafet ve DNA bulguları değil, geçmiş yıllarda elde edilen diğer deliller de tekrar değerlendiriliyor. Cinayetin işlendiği Şişli Fulya’daki adreste yeniden keşif çalışması yapılırken, daha önce alınan şüpheli ve tanık ifadeleri de yeniden incelendi. Emniyet ekiplerinin DNA profilinin sahibini belirlemeye yönelik çalışmaları sürerken, 26 yıl önce işlenen cinayetin aydınlatılması için soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.