Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Etkin Pişmanlık

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Etkin Pişmanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etkin Pişmanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında Yakup Öner’in beyanları: Sistemin içindeki ve dışındaki aktörleri anlattı Haber

İBB davasında Yakup Öner’in beyanları: Sistemin içindeki ve dışındaki aktörleri anlattı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk davasında sanık Yakup Öner’in daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler ve mahkemedeki beyanları gündeme geldi. Öner, belediye içerisindeki ve dışındaki yapılanmaya ilişkin iddialarda bulunurken, dosyada yer alan para talepleri ve çeşitli iş süreçleri hakkında da açıklamalar yaptı. İBB soruşturmasında hazırlanan iddianame Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, İmamoğlu “örgüt kurucusu ve lideri” olmakla suçlandı. İddianamede çok sayıda sanık için farklı suçlamalar ve hapis cezaları talep edildi. Dosyada Yakup Öner de “örgüt üyesi” olmakla suçlanan isimler arasında yer aldı. Öner hakkında daha önce rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık gibi suçlamalar yöneltildi. Öner ise soruşturmanın çeşitli aşamalarında hakkındaki suçlamalara karşı savunma yaptı. Öner, belediye içindeki yapılanmaya ilişkin iddialarda bulundu Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Öner’in anlatımlarında, İBB içerisindeki bazı isimlerin görev ve ilişkilerine yönelik iddialar yer aldı. Öner’in ifadelerinde belediye içerisindeki bazı isimlerin yanı sıra belediye dışındaki iş insanları ve şirketlerle ilgili çeşitli bağlantılardan söz edildi. Dosyada ayrıca farklı iş süreçleri, imar ve ruhsat işlemleri ile para ve bağış taleplerine ilişkin iddialar bulunuyor. Ancak Öner’in mahkeme aşamasındaki beyanlarında, bazı işlemlerin mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünü ve bağış taleplerinin işlerin tamamlanmasının ardından gündeme geldiğini söylediği aktarıldı. Bu nedenle dosyadaki iddialar ile sanıkların mahkemedeki savunmaları arasında farklılıklar bulunuyor. “Kardeşlik ilişkisi suç delili gibi sunuluyor” Duruşmada firari sanık Emrah Bağdatlı’nın kardeşi tutuksuz sanık Özge Bağdatlı da savunma yaptı. Özge Bağdatlı, Emrah Bağdatlı’nın öz abisi olduğunu ancak kardeşlik ilişkisinin iş ortaklığı anlamına gelmeyeceğini belirtti. Özel sektörde daha önce karşı karşıya geldiklerini ve uzun süre küs kaldıklarını anlatan Bağdatlı, şirketlerinin birlikte hareket ettiği yönündeki değerlendirmelere itiraz etti. Bağdatlı, iddianamenin çeşitli bölümlerinde bireysel kimliği yerine Emrah Bağdatlı’nın kardeşi olarak anıldığını belirterek, aile bağının suç delili gibi değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Mehmet Pehlivan’dan sevk tepkisi Duruşmada İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan da söz aldı. Yaklaşık 16 aydır tutuklu olduğunu belirten Pehlivan, avukat olması nedeniyle herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini söyledi. Gece saatlerinde başka bir cezaevine sevk edilmesine tepki gösteren Pehlivan, Silivri’de devam eden duruşmaya sabah saatlerinde yaklaşık 3,5 saat kelepçeli şekilde getirildiğini ifade etti. Pehlivan, yaşanan sevkin savunma faaliyetlerini ve ailesiyle görüşmesini zorlaştırdığını savundu. Mahkeme başkanı ise sevkle ilgili doğrudan mahkemenin sorumlu olmadığını belirterek, sorunun çözümü için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi. Duruşmalar devam ediyor İBB davasında ikinci duruşmanın 28’inci gününde Özge Bağdatlı ve diğer bazı sanıkların savunmaları alındı. 5 Ekim 2026 tarihli duruşmada tutuksuz sanıkların beyanlarına geçilirken, davanın ilerleyen günlerinde diğer sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmesi bekleniyor. Dosyada yer alan suçlamalar ve sanıkların savunmaları yargılamanın konusu olurken, mahkemenin vereceği kararlar kesinleşmeden iddianamede veya beyanlarda yer alan suçlamalar hüküm niteliği taşımıyor.

Yakup Öner mahkemede anlattı: İBB’deki rüşvet ağına ilişkin dikkat çeken beyanlar Haber

Yakup Öner mahkemede anlattı: İBB’deki rüşvet ağına ilişkin dikkat çeken beyanlar

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, mahkemedeki savunmasında belediye içindeki ve dışındaki bazı isimlerin yer aldığını öne sürdüğü gayriresmi yapılanmaya ilişkin beyanlarda bulundu. Öner, para talepleri ve çeşitli imar süreçleriyle ilgili iddialarını da mahkeme heyetine anlattı. Belediye içindeki ve dışındaki isimleri anlattı İBB’de harita mühendisi olarak görev yapan Yakup Öner, devam eden yolsuzluk davasında mahkeme huzurunda ifade verdi. Öner, daha önce soruşturma kapsamında verdiği etkin pişmanlık ifadelerinde olduğu gibi belediye içerisindeki işleyişe ilişkin çeşitli iddialarını sürdürdü. Öner’in beyanlarına göre belediye içerisindeki yapılanmada Fatih Keleş, Ertan Yıldız ve Murat Ongun’un; belediye dışındaki yapılanmada ise Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu’nun bulunduğu öne sürüldü. Öner, bazı iş insanlarından “bağış” adı altında para veya farklı menfaatler talep edildiğini iddia ederken, para süreçlerinin belirli isimler üzerinden yürütüldüğünü ileri sürdü. Söz konusu iddialar yargılama kapsamında değerlendiriliyor. Yaklaşık 50 milyon dolarlık para talebi iddiası Öner, mahkeme beyanında farklı dosyalar üzerinden toplamda yaklaşık 50 milyon dolarlık para trafiğinden söz etti. Beyanlarda Gülaylar Altın’ın Erenköy’deki arazisine ilişkin imar süreci için 22 milyon dolar, Doğuş Holding ve Torunlar GYO için ayrı ayrı 10 milyon dolar talep edildiği iddiaları yer aldı. Öner ayrıca Vaniköy’deki bir villanın tadilatı için 800 bin dolar, Avni Çelik’ten 3 milyon dolar ve Murat Özyeğin’den 400 bin dolar istendiğini ileri sürdü. Bunun yanında bazı restoran ve otellere ilişkin milyonlarca liralık menfaat taleplerinden de söz etti. “Talimatları İmamoğlu’ndan aldım” iddiası Yakup Öner, mahkemedeki anlatımında bazı işlemlerle ilgili talimatları dönemin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan aldığını öne sürdü. Öner, belediye içerisindeki para süreçlerinin ise başka isimler tarafından takip edildiğini iddia etti. Öner’in bu yöndeki beyanları, davada tarafların savunmaları ve diğer delillerle birlikte değerlendiriliyor. Hakkında iddialarda bulunulan kişiler açısından suçluluk, ancak yargılama sonucunda kesinleşebilecek. İmar süreçleri ve “gayriresmi sistem” anlatımı Öner, belediyedeki farklı birimlerin belirli alanlarda ayrı şekilde çalıştığını da savundu. Mahkemede kendisine yöneltilen sorular üzerine daha önce kullandığı “korunaklı hiyerarşi” ifadesinin bir durum tespiti olduğunu belirtti. Davanın önceki aşamalarında da Öner’in İBB Meclisi, Boğaziçi İmar Müdürlüğü ve çeşitli imar süreçlerine ilişkin beyanları gündeme gelmişti. Öner, bazı dosyalarda teknik ve hukuki süreçleri yürüttüğünü, para taleplerinin ise farklı kişiler tarafından gerçekleştirildiğini öne sürmüştü. İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında sanıkların savunmalarının alınmasına ve dosyadaki delillerin değerlendirilmesine devam ediliyor.

SPK’dan Tera Holding kararı: 37 kişi hakkında suç duyurusu, 24 kişinin lisansı iptal edildi Haber

SPK’dan Tera Holding kararı: 37 kişi hakkında suç duyurusu, 24 kişinin lisansı iptal edildi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ’nin (TRHOL) pay piyasasındaki işlemlere ilişkin incelemesini tamamladı. Kurul, 37 kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verirken, 37 kişi ile iki kuruma 2 yıl süreyle işlem yasağı uygulanmasını kararlaştırdı. Suç duyurusu kararı verilen 24 kişinin ise tüm sermaye piyasası lisansları aynı süre boyunca iptal edildi. 37 kişi hakkında suç duyurusu SPK’nın 28 Eylül 2026 tarihli haftalık bülteninde yer alan karara göre, TRHOL pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1 maddesi kapsamında değerlendirildi. Kurul, söz konusu işlemler nedeniyle 37 kişi hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Suç duyurusu, SPK’nın değerlendirmesine göre piyasa dolandırıcılığı kapsamında değerlendirilen fiillere ilişkin olarak yapıldı. Kararda adı geçen kişiler arasında Emre Tezmen, Emir Münir Sarpyener, Abdülkadir Özkan, Kerem Alkin, Kadir Boy, Erdin Özel, Ethem Umut Beytorun, Emre Alkin, Haldün Saffet İnal, Ecem Tuğçe Akçay ve Bülent Uygun’un yanı sıra 26 kişi daha bulunuyor. Tera Yatırım ve Tera Portföy’e de işlem yasağı SPK, incelemeye konu işlemlerle bağlantılı olarak Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ ve Tera Portföy Yönetimi AŞ hakkında da karar aldı. İki kuruma ve hakkında suç duyurusu kararı verilen 37 kişiye, borsalarda ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanmasına hükmedildi. Kurumlara yönelik yasak, kendi nam ve hesaplarına gerçekleştirecekleri TRHOL pay piyasası işlemleriyle sınırlandırıldı. 24 kişinin sermaye piyasası lisansları iptal edildi Kurul ayrıca, suç duyurusunda bulunulmasına karar verilen kişilerden sermaye piyasası lisansına sahip 24 kişinin tüm lisanslarının, işlem yapma yasağının devam ettiği 2 yıllık süre boyunca iptal edilmesine karar verdi. SPK’nın bu kararının, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tedbirler Tebliği hükümleri kapsamında alındığı belirtildi. Karar kapsamında lisansları iptal edilenler arasında Emir Münir Sarpyener, Ethem Umut Beytorun, Ecem Tuğçe Akçay, Bülent Uygun, İbrahim Bekçi, Okan Uzunoğlu, Furkan Açar, Mehmet Selim Tunçbilek, Adem Karatepe, Ali Cesur, Anıl Tokat, Mustafa Zeki Kayahan, Ömer Eryılmaz, Mehmet Nuri Gökalp, Ayşe Seher Aydın, Enes Yazıcı, Feryal Köker, Müjdat Ede, Nilgül Sarıçalı, Oğuzhan Özerkaya, Onur Göğebakan, Orçun Berkay Kaya, Ahmet Özcan ve Sezai Bekgöz yer aldı. SPK’nın suç duyurusu ve idari yaptırım kararları, ilgili kişiler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor; adli süreç bakımından nihai değerlendirme yetkisi yargı mercilerinde bulunuyor. ETKİN PİŞMANLIK HÜKMÜ DE HATIRLATILDI Kurul, hakkında suç duyurusu kararı verilen kişilerin, kanunun 107/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmeleri için belirli şartları yerine getirmeleri gerektiğini de karar metninde belirtti. Buna göre ilgili kişilerin, elde ettikleri veya elde edilmesine sebep oldukları menfaatin iki katı tutarında ve 500 bin liradan az olmamak üzere ödemeyi, Kurul kararından itibaren 15 gün içinde gerçekleştirmeleri gerekiyor. Söz konusu SPK'nın kararının detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Bolu Belediyesi davasında savcı mütalaasını sundu: Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talebi Haber

Bolu Belediyesi davasında savcı mütalaasını sundu: Tanju Özcan için 217 yıla kadar hapis talebi

19 sanık yargılanıyor Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanık hakkında çeşitli suçlamalar yöneltildi. 178 sayfalık iddianamede 41 mağdur ve 3 müşteki yer aldı. Sanıklar hakkında irtikap, irtikaba teşebbüs, rüşvet alma, nitelikli dolandırıcılık, irtikaba yardım, rüşvete aracılık, yalan tanıklık ve suçluyu kayırma gibi suçlamalar kapsamında ceza talep edildi. İddianame Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yargılama sürecinde Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Cihan Tutal ve Naim Ayhan tahliye edildi. Böylece davada 4 sanık tutuklu olarak kaldı. Savcı Özcan için 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis istedi Celse arasında hazırlanan esasa ilişkin mütalaada savcılık, Tanju Özcan hakkında 32 mağdura yönelik “nitelikli dolandırıcılık” suçundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Mütalaada Özcan için ayrıca “zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikap”, “icbar suretiyle irtikapa teşebbüs” ve “rüşvet alma” suçlarından toplam 69,5 yıldan 217 yıla kadar hapis cezası istendi. Bu talep, Cumhuriyet savcısının esasa ilişkin mütalaasında yer alıyor; sanık hakkındaki nihai hukuki sonuç mahkemenin vereceği kararla belirlenecek. Diğer 18 sanık için de hapis cezası talebi Savcılık, diğer 18 sanık hakkında da nitelikli dolandırıcılık kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını istedi. Mütalaada bu sanıklar için; zincirleme şekilde icbar suretiyle irtikap, icbar suretiyle irtikap, irtikaba yardım, yalan tanıklık, suçluyu kayırma ve rüşvet suçlarından değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Tutuklu sanıkların mevcut tutukluluk hallerinin devamı da istendi. Mütalaada 6 ayrı olay başlığı yer aldı Savcılığın esasa ilişkin mütalaasında dosyadaki eylemler “marketler”, “ruhsat”, “kurban”, “hak ediş”, “beton” ve “cafe” başlıkları altında değerlendirildi. Mütalaada, bazı marketlerle belediye iştirakleri üzerinden reklam sözleşmeleri yapılmak istendiği, bazı işletmelerin teklifleri kabul etmemesi üzerine denetimler gerçekleştirildiği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Ayrıca ruhsat işlemleri, kurban bağışları ve belediye ihalelerine ilişkin çeşitli iddialar da ele alındı. Duruşma 19 Ekim’de Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşması 19 Ekim 2026 tarihinde yapılacak. Savcılığın mütalaası bu duruşma öncesinde mahkemeye sunulurken, sanıkların savunmaları ve mahkemenin değerlendirmesi sonrasında davanın seyri netleşecek.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: İstanbul merkezli sol terör örgütleri operasyonunda 39 şüpheli yakalandı Haber

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı: İstanbul merkezli sol terör örgütleri operasyonunda 39 şüpheli yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sol silahlı terör örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışma gerçekleştirildi. Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında alınan ifadelerde adı geçen ve sol terör örgütleri içerisinde faaliyet yürüttüğü değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma kapsamında toplam 52 kişi tespit edildi. Şüphelilerden 44’ünün MLKP, 4’ünün TKP/ML-TİKKO, 3’ünün DSİH-Kaldıraç ve 1’inin MKP içerisinde faaliyet yürüttüğü belirtildi. Şüphelilerden 8’inin yurt dışında, 2’sinin ise cezaevinde olduğu tespit edildi. 12 İLDE 42 ADRESE OPERASYON Yakalanmaları amacıyla İstanbul’da 25, Ankara, Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Mersin, Muğla ve Şanlıurfa’da ise toplam 17 olmak üzere 12 ilde 42 adrese operasyon düzenlendi. Eş zamanlı operasyonlarda 39 şüpheli yakalanırken adreslerde yapılan aramalarda şüphelilere ait olduğu değerlendirilen dijital materyaller ve örgütsel dokümanların yanı sıra 1 adet Baretta ibareli tabanca, 2 şarjör ve 53 fişek ele geçirildi. Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürüldüğü bildirildi.

Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast davasında 6 sanık tahliye edildi Haber

Aziz İhsan Aktaş’a yönelik suikast davasında 6 sanık tahliye edildi

19 sanık hakim karşısına çıktı Davanın ilk duruşması İstanbul 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra, silahlı saldırının hedefi olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş da müşteki sıfatıyla katıldı. Sanıklar savunmalarında suçlamaları kabul etmezken, bazı sanıklar Aktaş ile herhangi bir tanışıklıklarının bulunmadığını ve olayla bağlantılarının olmadığını savundu. Emekli polis memuru tutuklu sanık Adem Kuru, Aktaş’ı daha önce hiç görmediğini ve kendisiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını ileri sürdü. Tutuklu sanık Cem Çebi de herhangi bir suç örgütüne dahil olmadığını, dava konusu olayla ilgili emir veya talimat almadığını belirterek Aktaş’ı tanımadığını savundu. Aktaş: "Bana ve aileme saldırı yapılacağı söylendi" Duruşmada müşteki olarak beyanda bulunan Aziz İhsan Aktaş ise etkin pişmanlık kapsamında adli makamlara bilgi verdiğini ve bildiklerini anlattığını söyledi. Bu ifadeleri nedeniyle hedef haline getirildiğinin kendisine aktarıldığını belirten Aktaş, kendisi ve ailesine yönelik silahlı saldırı gerçekleştirileceği yönünde bilgi aldığını ve bu nedenle koruma altında olduğunu ifade etti. Aktaş, davaya konu kişilerle kişisel bir tanışıklığı veya husumeti bulunmadığını savunarak, buna rağmen adının bazı mesajlarda geçmesinin araştırılması gerektiğini söyledi. Özellikle "Aziz İhsan Aktaş" ifadesinin bazı mesajlarda "Opet" kelimesiyle birlikte kullanılmasına dikkat çeken Aktaş, mesajların yalnızca isminin değil, şirketine ait akaryakıt istasyonunun adresinin de bilindiğine işaret ettiğini öne sürdü. Aktaş, kendisini ve ailesini hedef alan eylem iddiasıyla ilgili sorumluluğu bulunan kişilerden şikayetçi olduğunu belirterek, davaya konu delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesini talep etti. Selahattin Yılmaz: Mesaj saldırı hazırlığıyla ilgili değil Tutuklu sanık Selahattin Yılmaz ise dosyada yer alan "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklindeki mesajın silahlı saldırı hazırlığıyla ilgisinin bulunmadığını savundu. Mesajın, Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden yaklaşık üç ay önce gönderildiğini belirten Yılmaz, bu nedenle Aktaş’ın ilerleyen süreçte itirafçı olacağını önceden bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürdü. Yılmaz, söz konusu akaryakıt istasyonundan yaklaşık 25 yıldır alışveriş yaptığını ve istasyonun bulunduğu bölgenin kendi yaşam alanına yakın olduğunu ifade etti. İstasyonun kapalı olduğunu görünce nedenini merak ederek bir arkadaşına sorduğunu söyleyen Yılmaz, bu mesajın saldırı hazırlığı olarak değerlendirilmesini kabul etmedi. 6 sanık tahliye edildi Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine karar verdi. Heyet, Selahattin Yılmaz ile Cem Duman’ın tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi. Yargılama, dosyadaki deliller ve sanıkların savunmalarının değerlendirilmesiyle devam edecek.

İBB davasında Eyüp Subaşı'nın savunması: “Yapmadığım bir fiilin sorumluluğunu kabul etmiyorum” Haber

İBB davasında Eyüp Subaşı'nın savunması: “Yapmadığım bir fiilin sorumluluğunu kabul etmiyorum”

Subaşı, hakkındaki suçlamalara ilişkin savunma yaptı İddianamede, Eyüp Subaşı'nın Beylikdüzü döneminden itibaren Ekrem İmamoğlu'nun açık hava reklam çalışmalarını yürüttüğü, İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmasının ardından ise açık hava reklam işlerinin usulsüz ihalelerle Subaşı'na verildiği ileri sürüldü. Subaşı'nın yetkilisi olduğu şirketler üzerinden Kültür A.Ş.'den çeşitli işler aldığı ve Murat Ongun ile Fatih Keleş'e bağlı hareket ettiği iddiasına da iddianamede yer verildi. Savunmasında bu suçlamalara karşı çıkan Subaşı, şirketlerinin kendi sermayeleriyle kurulduğunu ve kamu kaynaklarından finansman sağlanmadığını söyledi. İhalelerin tamamının belgeli ve ticari nitelikte olduğunu savunan Subaşı, şirketleri aracılığıyla kamuya ve belediyeye yüksek miktarlarda kira ödemesi yaptıklarını ifade etti. Subaşı, şirketler grubu olarak 20 milyon doların üzerinde yatırım yaptıklarını belirterek, “kamu zararı” suçlamasını kabul etmediğini dile getirdi. “Devir bedeli 75 milyondan 46 milyona indirildi” Eyüp Subaşı, savunmasının devamında reklam ekranlarının Reklamist firmasına devredilmesi sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Subaşı, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz ile yaptığı görüşmelerin ardından Murat Ongun ile devir sürecine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdiğini söyledi. İlk aşamada 75 milyon liranın üzerinde bir bedel üzerinde sözlü olarak anlaşmaya varıldığını öne süren Subaşı, daha sonra Murat Ongun'un yönlendirmesiyle bu rakamın 46 milyon liraya düşürüldüğünü iddia etti. Reklam alanlarının bir bölümünün görüşmelerin ardından azaltıldığını belirten Subaşı, yaşananları kendisini anlaşmaya zorlayan sistematik bir baskı olarak değerlendirdiğini ifade etti. Subaşı, ekonomik açıdan zor durumda kaldığını ve ticari faaliyetlerine devam edebilmek amacıyla reklam ekranlarını Kültür A.Ş.'ye olan borcuna mahsuben devretmek zorunda kaldığını savundu. “Etkin pişmanlık ifadelerimin arkasındayım” Etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri reddetmediğini belirten Subaşı, soruşturma kapsamında bildiği ve yaşadığı olayları anlattığını söyledi. Subaşı, verdiği ifadelerin örgüt üyeliği şeklinde yorumlanmasını kabul etmediğini belirterek, kendisini suç örgütünün parçası değil, ticari süreçlerde mağdur olan bir kişi olarak gördüğünü savundu. Şirket yönettiğini, ihalelere katıldığını ve yatırım yaptığını kabul eden Subaşı, bazı para hareketlerinin içerisinde bulunduğunu da inkar etmedi. Ancak üzerine atılı suçları ve herhangi bir örgüt üyeliğini kabul etmediğini ifade etti. Mahkeme başkanı “sistem” ifadesini sordu Savunmanın ardından Subaşı'nın çapraz sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, sanığın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerde geçen “sistem” ifadesinin ne anlama geldiğini sordu. Subaşı, özellikle bazı danışmanların bu ifadeyi sık kullandığını belirterek, belediye içerisindeki yönlendirmeleri bu şekilde tanımladığını söyledi. Bir işin yapılması sırasında Fatih Keleş veya Ertan Yıldız tarafından bir talep iletilmesi ya da sistematik bir yönlendirme yapılması halinde bunu “sistem” olarak değerlendirdiğini anlatan Subaşı, “sistem” ifadesini danışmanların ağzından duyduğunu savundu. Para hareketleri de duruşmada gündeme geldi Duruşmada savcılık tarafından Subaşı'nın ifadelerinde yer alan para hareketlerine ilişkin sorular da yöneltildi. Savcının, bazı işler karşılığında yüzde 10 pay istendiğine ve bu paraların nakit olarak verildiğine ilişkin beyanlarını hatırlatması üzerine Subaşı, söz konusu paraların bazılarını Florya'da, bazılarını ise Mermerciler Sanayi Sitesi'ndeki iş yerinde verdiğini söyledi. Ertan Yıldız'a verildiği belirtilen paralarla ilgili de konuşan Subaşı, ödemelerin doğrudan Yıldız tarafından alınmadığını, bir aracının gönderildiğini öne sürdü. Subaşı, farklı tarihlerde 5 milyon, 5 milyon ve 10 milyon liralık ödemeler yapıldığını ifade etti. Savcının, daha önce verdiği ifadelerde Fatih Keleş ve Murat Ongun'un kendisine Ertan Yıldız'a verilmesi gereken paranın tamamlanıp tamamlanmadığını sorduklarını söylediğini hatırlatması üzerine Subaşı, bu ifadesinin doğru olduğunu belirtti. Duruşmada Subaşı'nın savunma ve çapraz sorgu işlemleriyle ilgili süreç devam ediyor.

Ahbap’ın deprem bağışları soruşturmasında 20 ilde operasyon Haber

Ahbap’ın deprem bağışları soruşturmasında 20 ilde operasyon

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarına ilişkin soruşturmada 5’inci dalga operasyonun başlatıldığını duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince bu sabah 20 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. 4,3 MİLYAR TL'LİK BAĞIŞ İNCELENİYOR Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, bu paranın 4,2 milyar TL'sinin harcandığı belirlendi. Soruşturma kapsamında yaklaşık 950 milyon TL'nin nakit olarak çekildiği, bu çekimlerden birinin ise tek seferde 500 milyon TL olduğu tespit edildi. İncelemelerde ayrıca 29 şirket ile 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer yapıldığı belirlendi. Bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımının bulunmadığı, yardım malzemelerinin nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği iddiaları soruşturma dosyasına girdi. 6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ahbap… — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 7, 2026 DEPREM MALZEMELERİ DEPOLARDA BULUNDU Soruşturma kapsamında İzmit'teki depolarda da inceleme yapıldı. Depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Söz konusu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için işlemlerin başlatıldığı bildirildi. Bakan Gürlek, soruşturmanın İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller kapsamında yürütüldüğünü belirtti. Bakan Gürlek, açıklamasında depremzedeler için yapılan bağışların kişisel menfaate dönüştürülmesine yönelik girişimlere müsamaha gösterilmeyeceğini vurguladı.

Aziz İhsan Aktaş davasında Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası Haber

Aziz İhsan Aktaş davasında Ahmet Özer’e 8 ay 10 gün hapis cezası

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş davası” olarak bilinen ve 200 sanığın yargılandığı davada, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında karar verildi. Mahkeme, Özer’i “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı. Heyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verirken Özer hakkında memuriyet görevini yapma yasağıuygulanmasına da hükmetti. Özer bir suçlamadan beraat etti Ahmet Özer, hakkındaki “özel belgede sahtecilik” suçlamasından ise beraat etti. Davada 5’i tutuklu olmak üzere toplam 200 sanık yargılanıyor. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş’ın bir suç örgütü kurduğu ve bazı belediyelerde belediye başkanları ile yöneticilerin de aralarında bulunduğu kişilere rüşvet verdiği öne sürülüyor. Örgüt liderliği ve rüşvet suçlamaları kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Aziz İhsan Aktaş, tahliye edilmesinin ardından tutuksuz yargılanıyor. Özer hakkında daha önce de hapis talep edilmişti Ahmet Özer hakkında aynı suç kapsamında daha önce görülen iki ayrı dosyada 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Bahçeli, Özer’in görevine dönmesini istemişti MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha önce yaptığı açıklamalarda Ahmet Özer ile Ahmet Türk’ün görevlerine dönmesi gerektiğini ifade etmişti. Bahçeli, açıklamasında “Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmeli”sözlerini kullanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.