Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Etkin Pişmanlık

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Etkin Pişmanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etkin Pişmanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Etkin pişmanlıktan yararlanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ek ifadesinde yeni iddialar ortaya attı Haber

Etkin pişmanlıktan yararlanan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, ek ifadesinde yeni iddialar ortaya attı

Yalım, CHP’nin kurultay sürecine dair çarpıcı iddialarda bulunarak, Genel Başkan Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin lira nakit ödeme yaptığını öne sürdü ve para trafiğinin detaylarını anlattı. NTV’de yer alan habere göre Özkan Yalım, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak üzere yeniden ifade verme talebinde bulundu. Bu talep üzerine İstanbul’daki Çağlayan Adliyesi’ne götürülen Yalım’ın ifadesinin yaklaşık 5 saat sürdüğü ve işlemlerin tamamlanmasının ardından tekrar cezaevine gönderildiği öğrenildi. Ek ifadede kurultay iddiaları Yalım, dünkü ifadesinde CHP’nin 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultayı sürecine dair iddialarını sıraladı. Kurultay öncesinde pek çok ilde delegelerle bizzat görüşerek Özgür Özel lehine destek arayışında olduğunu öne süren Yalım, yaklaşık 600-700 delegeyle telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini iddia etti. Yalım, bu süreçte özellikle Antep ve Maraş delegeleri üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüğünü savundu. Nakit para trafiği suçlaması Yalım, kurultay çalışmaları kapsamında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e şahsen nakit para verdiğini iddia etti. İfadesinde Özel’in evinin önündeki duvarda poşet içerisinde 200 bin TL, Denizli’de ise 1 milyon TL daha teslim ettiğini öne süren Yalım, Özgür Özel’in kendisine “ne kadar verebilirsen ayarla” şeklinde talimat verdiğini iddia etti. Parayı, dün gözaltına alınan Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Demirhan Gözaçan aracılığıyla ulaştırdığını savunan Yalım, kayıtlar incelendiğinde bu durumun doğrulanacağını ileri sürdü. Delegelere iş sözü iddiası İfadesinde delegelerle olan pazarlıklara da değinen Yalım, bazı delegelerin çocuklarının CHP’li belediyelerde işe alınması karşılığında Özgür Özel’i destekleme sözü verdiklerini iddia etti. Delegelerin çocuklarına ait özgeçmişlerin kendisine WhatsApp mesajları yoluyla iletildiğini de sözlerine ekledi. Uşakspor ve maaş usulsüzlükleri Özkan Yalım, Uşakspor üzerinden gerçekleştirildiği iddia edilen usulsüzlüklere dair de açıklamalarda bulundu. Takımdaki 24 futbolcudan 10 tanesinin belediye kadrosunda çalışıyor gibi gösterildiğini ancak bu kişilerin fiilen hiç çalışmadığını iddia eden Yalım, bazı futbolcu eşlerinin de belediyeden maaş aldığını öne sürdü. Bağış yoluyla toplanan paraların bir kısmını kendi şahsi harcamaları için kullandığını itiraf eden Yalım, bu durumdan pişmanlık duyduğunu ve oluşan kamu zararını gidermek istediğini ifade etti. Kamu kaynaklarının şahsi kullanımı Belediyeye ait araç ve personeli özel işlerinde kullandığını kabul eden Yalım, Ankara ve İzmir’deki evlerinde bulunan eşyaları belediye araçlarıyla Uşak’a taşıttığını söyledi. Ayrıca resmi hizmet araçlarının ailesinin özel seyahatlerinde de kullanıldığını itiraf eden Yalım, bu yolla oluşan zararı ödemeye hazır olduğunu dile getirdi. VIP araç dönüşümü ve gizlenen faturalar İfadenin en dikkat çekici kısımlarından biri de Özgür Özel’in kullandığı araca dair iddialar oldu. Yalım, Özel’in kullanımındaki Mercedes V300 marka aracın VIP dönüşüm masraflarının Uşak Belediyesi bütçesinden karşılandığını savundu. Yaklaşık 170 bin euro ve KDV tutarındaki bu ödemenin, belediyeye ait başka bir aracın tadilat faturası gibi gösterilerek gizlendiğini iddia eden Yalım, parti yetkililerinin gerçeği sakladığını öne sürdü. Özel hayat ve işe alım süreci Son olarak kendisinden yaşça çok küçük olan E.Y. olan ilişkisine değinen Yalım, genç kadının belediyede işe alınmasında aralarındaki ilişkinin belirleyici olduğunu söyledi. Birlikte yaşamak üzere ortak bir ev satın aldıklarını belirten Yalım, belediyeye ait özel el dokuması halıların herhangi bir ödeme yapılmadan bu eve nakledildiğini kaydetti.

Muhittin Böcek ve gelini Zuhal Böcek’in ‘etkin pişmanlık’ ifadeleri ortaya çıktı Haber

Muhittin Böcek ve gelini Zuhal Böcek’in ‘etkin pişmanlık’ ifadeleri ortaya çıktı

Gökhan Böcek, babasının yeniden belediye başkanlığına aday gösterilmesi için CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Veli Ağbaba üzerinden 1 milyon euro istediğini öne sürmüştü. Etkin pişmanlıktan yararlanan Muhittin Böcek ise bu ifadenin doğru olduğunu savunarak oğluna bu konuyla ilgili gerekenin yapılmasına yönelik talimat verdiğini iddia etti. Muhittin Böcek, Özgür Özel'in konuşması sonrasında parti genel merkezinin adaylık ve kampanya çalışmaları için yardım talepleri konusunda gereğini yapması için Gökhan Böcek'le konuştuğunu ileri sürerek ifadesinde şöyle dedi: “2024 yılı Ocak ayı içerisinde henüz Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığım açıklanmadan önce, hatırladığım kadarıyla 2024 yılı yerel seçimlerinde adaylığı bulunan ben dahil mevcut belediye başkanları ve henüz belediye başkanı olmayan aday adaylarının bulunduğu bir toplantıya katılmıştım. Bu toplantı sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in doğrudan şahsıma olmamakla birlikte benimle birlikte başkan aday adaylığını ilan eden diğer mevcut belediye başkanlarına ve diğer şahıslara yönelik olarak ‘Seçim dönemi için genel merkezin sizlerden maddi ve manevi talepleri olabilir, bu konularda yardımcı olun’ şeklinde bir söylemi olmuştu. Söz konusu seçim dönemi için maddi manevi taleplerine dair söylemleri dediğim gibi orada bulunan ben dahil diğer aday adaylarına söylenmiş bir sözdü. Bu toplantı gerçekleştikten sonra Antalya’ya geldikten sonra Mustafa Gökhan Böcek ile yaptığım görüşmede kendisine ‘Parti genel merkezi bir takım maddi manevi taleplerde bulunabilir, sen bunları takip et ve yerine getir çünkü ben sahada olacağım’ şeklinde söylemlerle ilettim.” “Oğluma parayı ver dedim” Böcek, oğlu Gökhan Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadenin doğru olduğunu belirterek şötle devam etti “Oğlum bana adaylık sürecinden bir süre önce tarihini hatırlamadığım bir gün gelerek ‘Baba benden Özgür Özel’in talebi üzerine Veli Ağbaba tarafından arandığını ve 1 milyon euro istendiği' şeklinde söylemesi üzerine ben oğluma ‘Sen gereğini yap’ dedim.” Oğlu Gökhan Böcek'in, CHP lideri Özgür Özel'in talebi üzerine Antalya'da lansman sırasında 200 bin dolar verilmesine yönelik ifadesi hatırlatılan Muhittin Böcek, “Genel Merkezin bu yönde bir talebi olacağından karşılanması hususunu kendisine bildirmiştim. Ben Gökhan'a daha önceden seçim çalışmaları sırasındaki talepleri karşılaması yönünde talimat vermiştim” dedi. Zuhal Böcek de ifade verdi Gökhan Böcek'in tutuklu eşi Zuhal Böcek de "rüşvet" soruşturmasında ek ifade verdi. Zuhal Böcek, eşi Gökhan Böcek'in il dışı seyahatlerinin tamamına eşlik ettiğini, bu kapsamda çok kez Ankara ve İstanbul'a gittiğini söyledi. Böcek ifadesinde, "Gökhan hatırlamadığım bir zamanda bana, babasının belediye başkanı adaylığı için genel merkeze para vereceğini, Veli Ağbaba'nın Özgür Özel adına para istediğini söylemişti ve yüklü miktarda bir paradan bahsetmişti. Ben eşimin ve ailesinin işleri ile ilgilenmediğim için bu konularda kendisine soru sormazdım. Üzerinden zaman geçtiği için para miktarını ve konuşmanın geçtiği tarihi hatırlamıyorum. Ankara seyahatlerimizin birinde Gökhan genel merkeze para teslim edeceğini söylemişti" ifadelerini kullandı. Ankara uçağında B.Ç. ile karşılaştıklarını, havalimanından bu kişinin ayarladığı araç ile ayrılıp otele geçtiklerini anlatan Böcek, ertesi gün eşini CHP Genel Merkezi'ne götürdüğünü, olumsuz bir durum yaşansaydı eşinin bundan bahsedeceğini, ödemeyi yapamadığını söyleyeceğini beyan etti. “Kapalıçarşı’da dövizciye gittiler” Böcek, seyahatlerin birinde eşiyle Kapalıçarşı'ya gittiklerini, yanlarına E.B. ismiyle bildiği medya işleriyle uğraşan birinin geldiğini, eşi ve bu kişinin dövizciye girdiklerini, kendisinin kapının önünde beklediğini belirtti. Bu dövizciden alınan paranın E.B'ye verildiğini, bu kişinin de çantayla geldiğini ifade eden Böcek, "Bu olay sonrasında Gökhan bana dövizciye şifre olarak para gösterdiğini söyledi. Bu olayı da ilginç bulduğum için hatırlıyorum. Para tesliminin yapıldığı dövizciyi hatırlamıyorum. E.B'nin İstanbul'daki ofisine bir defa gittim. Hatırladığım kadarıyla o zaman Muhittin Böcek'in adaylığı açıklanmıştı. Seçim çalışmaları için ofisine gitmiştik. E.B. ile eşim Gökhan ve babasının nasıl tanıştığını bilmiyorum" beyanında bulundu. “Bahsettiği parayı kime teslim ettiğini bana söylemedi" Zuhal Böcek, ifadesinde şunları kaydetti: "Yeğenim N'nin de aramızda bulunduğu bir Ankara seyahatinde Gökhan yanımızdan ayrıldı, genel merkeze babasının durumunu sormaya gitti. Babasının adaylığı açıklanana kadar Gökhan çok stresliydi. 'O kadar para verdik halen açıklanmadı' şeklinde sitem ediyordu. Bir defasında Özgür Özel, Muhittin Böcek'in adaylığını açıklayacağına dair haber yollamıştı. Ancak devamında adaylık yine açıklanmadı. Bunun üzerine Gökhan 'Hala ne istiyorlar?' şeklinde tepki gösterdi. Gökhan bahsettiği 1 milyon avroyu kimden temin etti bilmiyorum. Ancak kendisi babasının konumundan dolayı Antalya'da herkesçe bilinir. İş insanlarından para istediğinde geri çevrilmezdi." Yine seçim döneminde birçok kişinin seçim yardımında bulunduğunu beyan eden Böcek, "Gökhan bunlardan bana bahsetmişti. Serkan Ç. ve Furkan S. Gökhan'ın yakın arkadaşlarıdır. Gökhan adaylık için para verme olayını ikisine anlatmış olabilir. Bu konuda bilgim yoktur. Gökhan'ın belirttiği tarihte ya da bu tarihten birkaç gün sonra Muhittin Böcek'in Manisa'ya neden gittiğini bilmiyorum. Özgür Özel Genel Başkan olduktan sonra CHP Genel Merkezi'ne hiç gitmedim. Gökhan'ın genel merkezde kimleri tanıdığını bilmiyorum. Bahsettiği parayı kime teslim ettiğini bana söylemedi." ifadelerini kullandı.

Özkan Yalım’ın etkin pişmanlık ifadesi ortaya çıktı Haber

Özkan Yalım’ın etkin pişmanlık ifadesi ortaya çıktı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise söz konusu iddiaları reddederek, araç ve aksesuar giderlerinin parti tarafından ödendiğini savundu. “200 bin TL’yi poşet içinde bahçe duvarına bıraktım” Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, Özkan Yalım’ın “etkin pişmanlıktan yararlandığını” açıklamasının ardından, Yalım’ın 5 sayfalık ifadesi kamuoyuna yansıdı. Yalım ifadesinde, CHP Grup Başkanı olduğu dönemde Özgür Özel’e para verdiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “O zaman CHP grup başkanı olan Özgür Özel’e 200.000 TL ve 1 Milyon TL nakit olacak şekilde para verdim. 200.000 TL'lik parayı Özgür Özel'in Manisa’da bulunan evine nakit olarak götürdüm. Eve yaklaşınca Özgür Özel'i whatsapp üzerinden aradım. Kendisi bana parayı evin bahçe duvarı üzerinde, poşet içerisinde bırakmamı söyledi. Ben de dediği şekilde 200.000 TL parayı poşet içerisinde Özgür Özel tarafından alınmak üzere evin bahçesinin duvarına bıraktım ve oradan ayrıldım. 1 Milyon TL parayı Denizli ilinde CHP il başkanlığı binası yakınında Özgür Özel’in yakın arkadaşı olarak bildiğim Demirkan isimli şahsa Özgür Özel'in talimatıyla çanta içerisinde nakit olarak teslim ettim.” “VIP araç dönüşümleri belediye şirketi üzerinden ödendi” Özkan Yalım, ifadesinde Özgür Özel’in kullanımına tahsis edildiğini ileri sürdüğü Mercedes V300 marka araçla ilgili de ayrıntılı iddialarda bulundu. Yalım, hem belediye için alınan aracın hem de Özgür Özel’in kullandığını iddia ettiği aracın VIP dönüşüm işlemlerinin İstanbul’daki aynı firmada yapıldığını söyledi. İfadesinde şu sözlere yer verdi: “Uşak Belediyesi bünyesinde şahsım adına kullanılmak üzere Ankara'dan satın alınan V300 marka aracın VIP dönüşüm işlemleri, İstanbul’da bulunan Dizayn Oto tarafından yapılmıştır. CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kullanımına tahsis edilen Mercedes V300 marka makam aracının VIP dönüşüm işlemleri de yine aynı firma tarafından gerçekleştirilmiş; her iki aracın dönüşüm bedelleri Uşak Belediyesi tarafından ödenmiştir.” Yalım, belediye şoförü ile Özel’in şoförünün İstanbul’daki firmada karşılaştığını, ardından kendisine “Genel Başkan’ın talimatı” ile dönüşüm masraflarının belediye tarafından karşılanmasının istendiğinin iletildiğini öne sürdü. “170 bin Euro ve KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum” İfadesinde ödeme kalemlerine ilişkin de bilgi veren Yalım, şunları söyledi: “Her iki aracın da VIP dönüşüm faturası Uşak Belediyesi Sosyal Tesisleri Şirketi üzerinden ödendi.Uşak Belediyesine ait aracın dönüşüm işlemi için 25 bin euro ve KDV, Özgür Özel'in kullanımına tahsisli aracın dönüşüm işlemleri için ise 170 bin euro ve KDV ödeme yapıldığını hatırlıyorum.” Yalım ayrıca, belediyeye ait araçta ara bölme, televizyon, uydu sistemi, buzdolabı ve özel ışıklandırma gibi donanımlar bulunduğunu, Özgür Özel’in kullandığını öne sürdüğü araçtaki dönüşüm detaylarını ise bilmediğini söyledi. İfadesinin sonunda ise “Yapılan bu işlemden dolayı pişmanım; oluşan kamu zararını gidermek istiyorum” dedi. Özgür Özel: “Bunların hepsinin yalan olduğu ortaya çıktı” CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Sözcü TV’de yaptığı açıklamada iddiaları reddetti. Özel, araç alımı ve dönüşüm işlemleriyle ilgili şu ifadeleri kullandı: "’Yok, Uşak Belediyesi bize VIP araç almış’ deniliyor; ancak bunların hepsinin yalan olduğu ortaya çıktı. Eninde sonunda aracın faturasını da aksesuarlarının parasını da biz ödemişiz. "Aman ağabey, aracı en güzel burası yapıyor; ben yaptırayım aracı size, burası güzel" denilerek süreç yürütüldü. Özkan Yalım’ın 300 tane Mercedes TIR’ı var ve Mercedes’te özel indirimi bulunuyor. Partiye araba alınırken bu sayede indirim yapılmasına vesile olmuş; böylece partinin ve devletin ödediği para korunmuştur.” Özel, açıklamasının devamında şu değerlendirmeyi yaptı: “Arabanın içine yapılan bazı eklemeler olabilir ancak benim şahsi cebime giren herhangi bir şey yoktur. Sonuçta ha Anayasa Mahkemesi’nin denetiminde devletten alınan parayla parti bu ödemeyi koymuş ha başka bir şekilde yapılmış. Yine de aksi bir durum ihtimaline karşı dünyaca yazışma yaptık; firmaya da her yere de yazdık. Şayet ortada bir kamu zararı varsa, bu yine karşılanacaktır; sonuçta devletin bir cebinden alınır, öbür cebine konur.” Özkan Yalım kimdir? Özkan Yalım, iş insanı kimliğiyle tanınmasının ardından siyasete giren bir isimdir. Uzun yıllar otomotiv ve taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren Yalım, özellikle Mercedes marka ağır vasıta filosuyla biliniyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapan Yalım, 2024 yerel seçimlerinde Uşak Belediye Başkanı seçildi. Görev süresi boyunca belediyenin bazı ihaleleri, şirket harcamaları ve araç alımlarıyla ilgili tartışmalar gündeme geldi. Yalım, yürütülen soruşturma kapsamında “rüşvet”, “irtikap” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla tutuklandı. Daha sonra savcılığa “etkin pişmanlık” kapsamında ifade verdiği açıklandı. Kamuoyuna yansıyan son ifadelerinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik para ve araç iddialarında bulundu.

CHP'li Veli Ağbaba'dan '1 milyon euro' iddiasına yanıt Haber

CHP'li Veli Ağbaba'dan '1 milyon euro' iddiasına yanıt

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü “rüşvet” ve “yolsuzluk” soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek, 2 Mayıs’ta etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade verdi. Böcek ifadesinde, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in talimatıyla Veli Ağbaba’nın kendisini aradığını ve CHP Genel Merkezi için 1 milyon euro talep edildiğini öne sürdü. “1 milyon euroyu Ankara’ya götürdüm” Gökhan Böcek ifadesinde, seçim sürecinde babası Muhittin Böcek’in kendisine “Genel merkezin maddi ve manevi destek talepleri olabilir” dediğini aktararak şu iddialarda bulundu: “Veli Ağbaba ile görüştüm. CHP genel merkezine benden destek istediklerini, tarafımdan 1 milyon euro verilmesi istendi.” Böcek, yaklaşık 10-15 gün içinde parayı hazırladığını ve sırt çantasıyla Ankara’ya götürdüğünü savundu. CHP Genel Merkezi’nde kendisini bekleyen bir kişiye parayı teslim ettiğini öne süren Böcek, Ağbaba’nın bu paranın Muhittin Böcek’in adaylığı için istendiğini söylediğini iddia etti. Gökhan Böcek ayrıca, seçim sürecinde CHP Genel Merkezi tarafından otobüs alımı konusunda da kendilerinden destek istendiğini ileri sürdü. “Etkin pişmanlıktan vazgeçmem istendi” Böcek, etkin pişmanlık kapsamında ifade vereceğinin basına yansımasının ardından bazı partililerin ve milletvekillerinin kendisiyle görüşmek istediğini öne sürdü. Antalya CHP Milletvekili Cavit Arı’nın cezaevinde kendisiyle görüştüğünü söyleyen Böcek, Arı’nın kendisine “8 aydır cezaevindesin, bu yaptığın yakışık almaz” dediğini iddia etti. Ağbaba, sosyal medya hesabında açıklamalarda bulundu Ağbaba: Hayatım boyunca tanımadım CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise iddiaları sert sözlerle reddetti. Gökhan Böcek’le hiçbir dönemde görüşmediğini belirten Ağbaba, “Telefonumda numarası kayıtlı değil. Hayatım boyunca kendisini tanımadım” dedi. Ağbaba, HTS kayıtları ve baz verilerinin incelenmesini isteyerek şunları söyledi: “Benim Gökhan Böcek’le bir kez bile görüşmüşlüğüm varsa her şeye razıyım. Aramışsa bile razıyım.” Savcıları HSK’ye şikayet edeceğini belirten Ağbaba, “Bir insanın haysiyetiyle bu kadar oynanır mı?” ifadelerini kullandı. “Tamamen hayal ürünü” Veli Ağbaba sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada da iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi. Ağbaba açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bugün Gökhan Böcek’in etkin pişmanlık ifadesi olarak kamuoyuna yansıyan beyanlar, gerçekle bağdaşmayan iftiralardan ibarettir.” İddia edilen tarihlerde CHP Genel Merkezi’ne giriş-çıkış kaydı bulunmadığını savunan Ağbaba, tüm banka hareketleri, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi çağrısında bulundu. Ağbaba ayrıca iftira ve tazminat davası açacağını açıkladı.

Etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Soytekin: "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" Haber

Etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Soytekin: "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 26. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı. İddianamede Mehmet Pehlivan’ın avukat olduğu ve örgütün hukuk grubu içerisinde yer aldığı belirtilmişti. Pehlivan’ın suç örgütüne yönelik yapılan operasyondan önce toplantılar yaparak örgütün çözülmesini ve dağılmasını engellemeye yönelik örgüt liderine ait talimatları ilettiği de iddianamede kaydedilmişti. Mehmet Pehlivan’ın hukuki yardım sunmanın ötesine geçerek göreviyle bağdaşmayacak şekilde aktif bir örgüt mensubu olarak hareket ettiği iddianamede açıklanmıştı. Mehmet Pehlivan savunmasında, "Ben avukatım. 10 aydır yüksek güvenlikli bir hapishaneye kapatılmış durumdayım. Kuyruğu dik tutmaktan vazgeçmeye niyetimiz yok. Evet buradayım, çünkü Sayın İmamoğlu’nun avukatlığını üstlendim. Bu vekaleti üstlendiğimde kendisi zaten hasım bellenmişti. Yargı kuşatması başlamıştı. Ben bu yargı kuşatmasına karşı durarak aktif ve etkili avukatlık geleneğini sahiplenerek kullandım. İşimi iyi yaptım, iyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum. Burada bir yargılama yapıldığını da sanık savunması yapmam gerektiğini de düşünmüyorum. Ne avukat organizasyonu iddiası ne birini tehdit ettiğim iddiası. Bunların hiçbiri soruşturma makamı için sorun değildi" dedi. "Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler pazarlık pastasından bir dilim almaya zorlandılar Pehlivan savunmasının devamında, "İddianamede gizli toplantı anlatısına bakalım. Murat Kapki gizli toplantılar yapıldığını ama katılmadığını söylüyor. Katılmadığı toplantıların gizli olduğunu nereden biliyor? Kapki’nin ümüğü sıkılmış ve bir şey söylemekten ibaret olsun diye ‘gizli konuşurlar’ demiş. Elde olan tek şey gizli gizli konuşurlardı dedikodusu. Yaptığım şey avukatlık faaliyetidir. Benim müvekkilime dair her şeyi anlatmam istendi. Sayın mahkeme heyeti, dosyanız ile yüzleşin. Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler önlerine konan pazarlık pastasından bir dilim almaya zorlandılar" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı: "Bir şey gizleyip sakladığımız yok" Tutuklu sanık Pehlivan’ın savunmasının devamında mahkeme heyetiyle ilgili iddialarına ilişkin mahkeme başkanı, "Heyetle ilgili söyledikleriniz algı oluşturabilir" dedi. Pehlivan, "Heyetinizle ilgili bir tespitim yanlış da olabilir" şeklinde yanıt verdi. Mahkeme başkanı ardından, "Adem Soytekin ile ilgili beyanınız bana ilginç geldi. Bize bir dilekçe yazmıştınız, Adem Bey’in mevcutlu getirilip dinlenilme olayı ile ilgili. Adem Bey’in mahkememize hitaben ‘yargılamanın seyrini etkileyecek beyanlarda bulunacağım’ diye bir beyanı var. Bu nedenle mevcutlu olarak kendisi hazırlandı. Bir şey gizleyip sakladığımız yok. Biz duruşma dışı birilerini mi dinliyoruz yani?" dedi. Mahkeme başkanı: "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim" Dosya kapsamında etkin pişmanlık ifadesi veren Ademz Soytekin’e söz verilmesi üzerine Ekrem İmamoğlu tepki gösterdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim. Adem Soytekin burada olduğu için göndermiş olduğu bir dilekçeyi teyit etmek için söz hakkı verdim. Kimseye söz hakkı vermek için izin almam. Sanığın savunmasını tamamladım ve pazartesi duruşmaya devam edeceğim" dedi. Duruşmada Soytekin’e söz verilmesine tepki gösterildi. "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" Adem Soytekin tepkiler üzerine, "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar. Dün yaşadığım olaylar çok vahim olduğu için salon provoke ediyor. Jandarma personelinin yanında laf atmalar yaşanıyordu. Dün akşam Murat Kapki bana dönüp ‘bu yargılamanın filmini çekeceğiz sen kendi rolünü oynar mısın?’ dedi. Jandarma personelleri şahit. Ben de ‘rol falan oynamıyorum’ dedim. Çok ağır konuşuyorlar" ifadelerini kullandı. Murat Kapki ise bunun üzerine "yalan söylüyorsun" diyerek duruşma salonunda bağırdı. Mahkeme başkanı ardından "Murat Kapki eğer Adem Soytekin’in sözünü bitirmesine izin verseydin ben sana da söz hakkı verecektim. Duruşmaya pazartesi devam edeceğiz" dedi. Duruşma Mehmet Pehlivan’ın savunması ile devam edilmek üzere 27 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.

Akın Gürlek: Alo Adalet Hattı kuruyoruz Haber

Akın Gürlek: Alo Adalet Hattı kuruyoruz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların mağduriyet yaşadığı davalarla ilgili Alo Adalet Hattı kuracaklarını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber canlı yayınında soruları yanıtladı. Son yıllarda vatandaşların yaşadığı dava süreçlerine ilişkin konuşan Akın Gürlek, “Vatandaşların mağduriyetlerini giderecek Alo Adalet Hattı kuracağız. Bu hat direk Adalet Bakanlığı’na ulaşacak. Davalara ilişkin komisyon başkanlarına şikayetleri ileteceğiz. Ev sahibi kiracı ve boşanma davaları konusunda en çok şikayet edilen davalar. Bu konularla ilgili hukuki sorunlarla ilgili yeni bir proje hazırlayacağız. Uzun süren dava süreçleri, her iki tarafları da ekonomik ve psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. Aylar süren davaları hızlandıracak çözüm odaklı projelerimiz hayata geçecek.” dedi. Gürlek, 86 milyon vatandaşın Adalet Bakanı olduğunu vurgulayarak, “86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, emanetçisiyim. Hakka, hukuka kim ihtiyaç duyuyorsa onların yanındayım. Benim kapım herkese açık, her siyasi partiye açık. 86 milyon vatandaşımızın hak ve hukuk sorunlarının mağduriyetlerini dinlemek için bu göreve atandım. Vatandaşlarımızın İhtiyaçları varsa, mağduriyetleri varsa haktan hukuktan yana onların yanında olacağım. Adaletin bu konuda hizmetçisiyim.” ifadelerini kullandı. TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Bakan Gürlek, Anayasa’nın 81. Maddesi uyarınca bakanların göreve başlamadan önce yemin etmesi gerektiğini hatırlattı. Yemin töreninde yaşanan olayların Gazi Meclise yakışmadığını anlatan Bakan Gürlek, yaşanan olayların kendisini üzdüğünü söyledi. Bakan Gürlek Meclisin Türkiye’nin en seçkin yeri olduğunu belirterek, yaşanan olayların planlı olup olmadığına yönelik soru üzerine, "Ben bunun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama ben şahsım adına üzüldüm. Benim şahsım önemli değil. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin yapıyoruz. Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir Meclis. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü. Şaşkınlık yaşadım. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığının yemin töreni var. Bunlar bize yakışmadı, milletvekillerini seçen milli iradeye yakışmadı." ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, yemin töreni öncesi iktidar ve muhalefet milletvekilleriyle gayet samimi bir ortamda görüştüğünü ve tebrikleri kabul ettiğini belirtti. CUMHURİYET SAVCISI MAKUL ŞÜPHE ÜZERİNE SORUŞMAYI BAŞLATMAZSA GÖREV İHMAL SUÇU OLUR Bakan Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına yönelik bir soruya yargılama aşamasının devam ettiğini dile getirerek Cumhuriyet savcılarının resen ve ihbar üzerine harekete geçildiğini söyledi. Mahkemelere, hakimlere hiç kimsenin talimat veremeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, Cumhuriyet savcıları kimsenin makamına, siyasi kimliğine ve unvanına bakmadığının altını çizdi. Bakan Gürlek, “Bir şüphe varsa Cumhuriyet savcısı soruşturmayı başlatmak zorunda. Eğer Cumhuriyet savcısı makul şüphe üzerine soruşmayı başlatmazsa görev ihmal suçu olur.” ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, "Gizli tanıklara baskı yapıldığı" iddialarını yalanlayarak, soruşturmada tanık beyanlarına göre işlem yapılmadığını, delillere göre hareket ettiklerini vurguladı Bakan Gürlek, İBB soruşturmasının gizli tanıklarla değil MASAK raporları, HTS kayıtları gibi maddi delillerle yürütüldüğünün altını çizdi. İBB soruşturması kapsamında çok kişinin etkin pişmanlık başvurusunda bulunduğunu bilgisini paylaşan Bakan Gürlek, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin de son derece titiz şekilde değerlendirildiğini aktardı. Mahkemelerin siyasi propaganda sahası olmadığını kaydeden Bakan Gürlek, duruşma salonlarından görüntü alınmasının kanunen suç olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, avukatların cezaevlerinden dışarıya doküman taşımasına yönelik bir soruya da, “Burada bir mevzuat boşluğumuz var maalesef. Ben yani Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız.” ifadelerini kullandı. MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİL Bakan Akın Gürlek'e, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bazı belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamındaki duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrısı hatırlatıldı. Bu davaların televizyondan yayınlanmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Gürlek, "Buna mevzuatın izin vermesi gerekiyor. Şu an kanunumuzda bu davaların canlı olarak yayınlanmasına ilişkin bir düzenleme yok ama yüce Meclis bu konuda bir irade gösterirse elbette yayınlanabilir. Ben şunu söylemek istiyorum, mahkeme salonları kesinlikle siyaset arenası değildir, siyasi şov, propaganda yapılamaz. Hakimler, millet adına dosyadaki delillere göre karar verir. Bunun özellikle altını çizmemiz gerekiyor. Mahkeme salonlarında siyasi propaganda yapılmaması gerekiyor. Hakimler bu propagandadan da etkilenmez. Çünkü hakimler yüce Türk milleti adına karar verir." dedi. "Cezaevindeki bir kişi her an ziyaret edilebiliyor mu? Onun mesajları dışarıya rahatlıkla taşınabiliyor mu?" sorusu yöneltilen Gürlek, şunları söyledi: "Burada bir mevzuat boşluğumuz var. Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Tutuklularda cezaevinde avukatlar istediği zaman görüşebilir. Gece 3'te de avukatı gitse tutukluyla görüşebilir ama hükümlülerde böyle bir şey yok. Özellikle tutuklularda böyle bir boşluk var. Avukatlar rahat bir şekilde görüşebiliyor, ona şahsi notlarını, mektubunu verebiliyor. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle tutuklularla avukatların görüşmesi, birbirlerine not vermesi, bunların rahat bir şekilde dışarı gitmesi konusunda bir eksiklik var. Normalde bütün mektuplar, notlar cezaevi idaresi tarafından 'görüldü' kaşesi yapılıyor. Eğer uygun değilse bunlar gönderilmiyor ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. Bununla ilgili inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis'e sunmayı düşünüyoruz." YASADIŞI BAHİS VE ŞİKE OPERASYONLARI Bakan Gürlek, yasadışı bahis ve şike operasyonlarına yönelik bir soruya da yasa dışı bahsin kanayan bir yara haline geldiğini belirterek “Görev yaptığım süre içerisinde yasadışı bahisle sonuna kadar mücadele ettim. Bu konuda büyük operasyonlar yaptığımı düşünüyorum. Yani yasadışı bahis sistemini çözdük.” şeklinde konuştu. Yasa dışı bahisle mücadelede yeni yasal düzenlemelerin gerektiğini kaydeden Bakan Gürlek, “Yasadışı bahis şirketleri sürekli olarak teknolojiyi takip ediyorlar. Bu aynı dolandırıcılık gibi. Dolandırıcılıkta sürekli yöntem değişiyor. Yasadışı bahiste de öyle biz bir siteyi kapatıyoruz. Ben bizzat Başsavcı olarak görev yaptığım zaman 2 dakika sonra sitenin sonuna bir nokta konularak yeniden açılıyor. Önemli olan kaynağın tamamını kurutmak lazım.” dedi. Bakan Gürlek, iki ayrı sanal bahis hesabının 460 milyon Euro ve 500 milyon Dolar kripto varlığına el konularak hazineye aktarıldığını belirtti. Yasadışı bahisi bitirmeyi hedeflediklerini kaydeden Bakan Gürlek, HSK Genelgesiyle kurulan aklama bürolarının yasa dışı bahisten gelen kara paranın izini başarılı şekilde sürdüğünü aktardı. Bakan Gürlek, futbolda şike davalarıyla ilgili önemli operasyonlara imza attıklarını belirterek, İstanbul Adliyesinde özel bir büronun bu konuda başarılı şekilde çalışma yaptığını anlattı. Bakan Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede kamuoyunda baronlar yakalanmıyor algısının da doğru bir algı olmadığını, torbacılardan başlayarak baronlara uzanan büyük operasyonların yapıldığını belirtti. Sanal bahis ve uyuşturucunun adının geçtiği ülkelerle ilişkilerin nasıl yürütüldüğüne yönelik bir soruya da Bakan Gürlek, uyuşturucuyla mücadelenin bir devlet politikası olduğunu ve ilgili bakanlıkların bu konuda tam bir koordinasyon içinde çalıştığını, ilgili ülkelerin de suçluları iade ettiğini söyledi. Bakan Gürlek, uyuşturucu mücadelesinde toplumun her kesiminin yapılan operasyonlara yüzde 80 oranında destek verdiğini kaydetti. SOSYAL MEDYADA BİR ŞAHIS YORUM YAPACAKSA BİR YAZI YAYINLAYACAKSA KİMLİĞİ BELLİ OLACAK Bakan Gürlek, sosyal medya kullanım yaşına yönelik bir soru üzerine sosyal medyada çok büyük bilgi kirliliği olduğunu vurgulayarak “Sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.” şeklinde konuştu. ALO ADALET HATTI KURACAĞIZ Bakan Gürlek, yargılamaların gecikmesinin önüne geçmek için Alo Adalet hattını hayata geçirmeyi planladığını dile getirdi. Bakan Gürlek, “İlk kez açıklıyorum. Biliyorsunuz zaten CİMER var. Ben Alo Adalet diye bir hat kuracağım. Vatandaş Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, maille de olabilir, aynı şekilde CİMER üzerinden de olabilir. Bakın şunu da ayırmamız gerekiyor. Biz kesinlikle hakim savcılara talimat veremeyiz. Ama biz şunu yapabiliriz. HSK'da yargının etkinliği bürosuna bildireceğiz.” dedi. Bakan Gürlek, üzerinde çalıştığı projelerden birinin de ticaret mahkemelerin tek bir binada toplanması olduğunu ve buna pilot il olarak İstanbul’dan başlayacaklarını söyledi. Bakan Gürlek, 20 yılı aşkın süredir Adalet Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunduğunu kaydederek, adalet teşkilatının bütün fertlerinin özveriyle çalıştığını belirtti. Bakan Gürlek, gençlerin suç çeteleri tarafından kullanılmasının önüne geçmek üzere çalışmalara devam ettiklerini aktararak, 11. Yargı Paketi’nde bu konuda düzenlemeler yapıldığını kaydetti. 12. Yargı Paketi hazırlıklarının devam ettiğini anlatan Bakan Gürlek, suç örgütlerinin kanuni boşluklardan faydalandığını dile getirdi. Atlas ve Minguzzi cinayetleri sonrasında acılı aileleri aradığını anlatan Bakan Gürlek, “Yani çocuk kavramını biraz ele almamız gerekiyor. Yani 12-18 yaş aralığı çocuk kavramı sayılıyor. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili inşallah Meclis irademizle aynı yönde düşüneceğini düşünüyorum. Bu konuda çalışma yapacağız. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız.” dedi. GAZZE KIRMIZI ÇİZGİMİZ Gazze’ye yönelik bir soru üzerine Bakan Gürlek, “Gazze bizim kırmızı çizgimiz. Bunu her ortamda da söylüyoruz. Bu konuda gerekli bütün adımları atacağız. Daha önceden zaten başlayan bir süreç var. Yani İsrail'in barbarlığı, hukuk tanımazlığı belli ama bu süreçleri biz Adalet Bakanı olarak takip edeceğiz. Daha önceden Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yakalama kararları çıkartıldı. Biz bu süreçlerin takipçisi olacağız. Özellikle yeni taze çıkarttığımız 37 kişi hakkında Netanyahu dahil operasyonu yapanlar hakkındaki süreçleri de aynı şekilde Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamalara taşıyacağız.” dedi. Bakan Gürlek, yakın zamanda 15 bin personel alım sürecini başlatacaklarını açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.