Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Etkili Iletişim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Etkili Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etkili Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eskişehir’de öğretmenlere interaktif seminer Haber

Eskişehir’de öğretmenlere interaktif seminer

Programa öğretmenler, öğretmen adayları ve eğitimciler ilgi gösterdi. Programın açılış konuşmasını, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardım Hizmetleri Şube Müdürü Tansu Uzun gerçekleştirdi. Çocukların gelişiminde kritik bir yere sahip olan okul öncesi eğitimin bilimsel bilgi, saha deneyimi ve etkileşimli paylaşımlarla ele alındığı program boyunca, alanında uzman akademisyenler tarafından birbirinden değerli oturumlar gerçekleştirildi. Program, Uzm. Edanur Moluz Dündar’ın Yaratıcı Oyunlar oturumu ile başladı. Ardından Dr. Öğr. Üyesi Banu Dikmen Ada tarafından Sınırlar ve Güçlü Sınıf Yönetimi konusu ele alındı. Günün devamında Arş. Gör. Dr. Nefize Aracı Hiperaktivite, Müberra Ünal ise Çocuk Koruma ve İlk Yardım başlıklı sunumlarıyla sabah oturumlarını tamamladı. Öğle arasının ardından program, Dr. Öğr. Üyesi Zerrin Bölükbaşı Macit’in Zorbalık oturumu ile devam etti. Devamında Doç. Dr. Zeynep Kılıç ve Dr. Öğr. Üyesi Zülfiye Melis Demir tarafından Etkili İletişim konusu ele alındı. Günün ilerleyen saatlerinde Uzm. Berk Dündar Okul Öncesi Dönemde Ölçme ve Değerlendirme üzerine bilgi ve uygulama örnekleri paylaşırken, Dr. Öğr. Üyesi Tüncay Tutuk Dil ve Konuşma Güçlüğü başlıklı oturumuyla programın son sunumunu gerçekleştirdi. Etkileşimli sunumlar ve uygulama örnekleriyle zenginleştirilen program, katılımcıların aktif katılımı ile verimli bir şekilde tamamlandı. Gün sonunda gerçekleştirilen değerlendirme ve kapanış oturumu ile seminer sona erdi.

Yeme Bozuklukları Vaka Örnekleriyle Ele Alındı Haber

Yeme Bozuklukları Vaka Örnekleriyle Ele Alındı

Etkinlikte konuşan Sözan, yeme bozukluklarının yalnızca kilo kaybı ya da aşırı yeme davranışı üzerinden değerlendirilmesinin eksik ve yanıltıcı sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti. Bu tabloların bireyin beden algısı, duygu durumu, stresle baş etme biçimleri, benlik algısı ve sosyal çevresiyle yakından ilişkili, çok boyutlu rahatsızlıklar olduğunu belirten Sözan, değerlendirme sürecinde yalnızca beslenme alışkanlıklarına odaklanmanın yeterli olmadığını ifade etti. Bireyin yaşam öyküsünün, psikososyal geçmişinin ve mevcut yaşam koşullarının birlikte ele alınmasının hem doğru tanıya ulaşmada hem de sürdürülebilir bir tedavi planı oluşturmada belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Bu bütüncül yaklaşımın özellikle erken müdahale ve uzun vadeli iyileşme açısından kritik öneme sahip olduğunu aktardı. “Beslenme Öyküsü, Tanı ve Tedavinin Temel Taşıdır” Beslenme öyküsü alma sürecinin klinik değerlendirmedeki yerine de değinen Sözan, sağlıklı ve güvenilir bir değerlendirme yapabilmek için danışanın beslenme öyküsünün doğru, detaylı ve sistematik biçimde alınmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Antropometrik ölçümler, laboratuvar bulguları ve davranışsal göstergelerle birlikte yürütülen bu sürecin, yalnızca mevcut tabloyu anlamakla kalmadığını; aynı zamanda tanı, ayırıcı tanı ve tedavi planının oluşturulmasında da belirleyici rol üstlendiğini kaydetti. Bu kapsamda etkinliğin içeriğinde; beslenme öyküsü alma süreci, antropometrik ölçümler, davranışsal göstergeler ve klinik değerlendirme aşamalarına ilişkin bilgiler katılımcılarla paylaşıldı. Gerçek vaka örnekleri üzerinden yürütülen oturumlarda tanı ve ayırıcı tanı yaklaşımları tartışılarak, farklı klinik tabloların değerlendirilmesine yönelik uygulamaya dönük örnekler ele alındı. “Yeme Bozukluklarında Başarı, Multidisipliner Ekip Çalışmasıyla Mümkündür” Yeme bozukluklarının tedavisinde ekip çalışmasının vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Sözan, bu alanda tek bir disiplinle ilerlemenin mümkün olmadığını söyledi. Diyetisyen, hekim ve psikolog ya da psikiyatristten oluşan multidisipliner ekip yaklaşımının etkili ve sürdürülebilir bir tedavi süreci için zorunlu olduğunu belirten Sözan, her meslek grubunun sürece farklı bir bakış açısı ve uzmanlık alanı sunduğunu vurguladı. Bu iş birliğinin yalnızca klinik başarıyı değil, aynı zamanda danışanın sürece uyumunu ve tedaviye olan güvenini de güçlendirdiğini ifade etti. “Etkili İletişim, Tedavinin Sürdürülebilirliğini Belirler” Hasta ile kurulan iletişimin, teknik bilgi kadar belirleyici bir unsur olduğuna da değinen Sözan, danışanlarla yürütülen süreçte yargılayıcı olmayan, empatik ve destekleyici bir dil kullanılmasının tedavinin başarısı açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Güven ilişkisi kurulmadan yapılan hiçbir müdahalenin uzun vadede sürdürülebilir olamayacağını belirten Sözan, danışmanlık sürecinin etik ilkelere bağlı, danışanın sürece aktif katılımını teşvik eden ve bireysel ihtiyaçları gözeten bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.