Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enflasyon

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirdi Haber

Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirdi

Merkez Bankası'nın bugünkü Para Politikası Kurulu (PPK) kararına göre, faiz oranlarında 100 baz puanlık indirime gidildi. Karar, Başkan Yaşar Fatih Karahan ile kurul üyeleri Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara, Yusuf Emre Akgündüz ve Elif Haykır Hobikoğlu’nun katılımıyla alındı. ENFLASYONUN ANA EĞİLİMİNDEKİ GERİLEMEYE DİKKAT ÇEKİLDİ Karar metninde, aylık dalgalanmalara rağmen son dönem enflasyon verileri ve öncü göstergelerin ana eğilimdeki gerilemeyi teyit ettiği belirtildi. İktisadi faaliyete ilişkin verilerin iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği ifade edilirken, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki yukarı yönlü risklerini koruduğu kaydedildi. Kurul, jeopolitik gelişmelerin maliyetler, iktisadi faaliyet ve beklentiler üzerinden enflasyona etkilerinin yakından izleneceğini bildirdi. “SIKI PARA POLİTİKASI DURUŞU SÜRDÜRÜLECEK” TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun dezenflasyon sürecini destekleyeceğini belirtti. Politika faizine ilişkin sonraki adımların enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla belirleneceği vurgulandı. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikasının sıkılaştırılabileceği ifade edilirken, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülmeyen gelişmeler görülmesi hâlinde ilave makroihtiyati adımların devreye alınabileceği kaydedildi. PPK toplantı özetinin beş iş günü içinde yayımlanacağı duyurdu.

Merkez Bankası, aylık enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya göre zayıfladığını bildirdi Haber

Merkez Bankası, aylık enflasyonun ana eğiliminin bir önceki aya göre zayıfladığını bildirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayına ilişkin fiyat gelişmeleri değerlendirmesini yayımladı. Buna göre tüketici fiyatları eylülde yüzde 1,84 oranında artarken, yıllık enflasyon 1,78 puan düşüşle yüzde 29,73 oldu. TCMB, mevsimsellikten arındırılmış verilerin tüketici fiyatlarının aylık artışının ağustosa kıyasla zayıfladığını gösterdiğini belirtti. Merkez Bankası bünyesinde takip edilen göstergelerin de eylülde enflasyonun ana eğiliminin gerilediğine işaret ettiği kaydedildi. GIDADA FİYATLAR GERİLEDİ Gıda ve alkolsüz içecek fiyatları eylülde yüzde 0,20 geriledi. Grubun yıllık enflasyonu ise 6,17 puan azalarak yüzde 27,62 oldu. İşlenmemiş gıda fiyatları yüzde 2,33 düşerken, bu gerilemede taze meyve ve sebze fiyatlarındaki arz kaynaklı olumlu gelişmeler etkili oldu. İşlenmiş gıdada ise aylık fiyat artışı yüzde 1,40'a geriledi. ENERJİDE AKARYAKIT ETKİSİ Enerji fiyatları eylülde yüzde 6,25 arttı. Grubun yıllık enflasyonu 6,88 puan yükselerek yüzde 46,11 seviyesine çıktı. Küresel gelişmelerin etkisiyle akaryakıt fiyatları aylık bazda yüzde 10,91 yükseldi. Katı yakıt ve tüp gaz fiyatlarında da artış görülürken, konut elektriği fiyatları yatay seyretti. Hizmet fiyatları eylülde yüzde 2,15 arttı. Hizmet grubunun yıllık enflasyonu ise 2,63 puan gerileyerek yüzde 37,65 oldu. Eğitim hizmetlerinde fiyatlar yüzde 14,19 yükselirken, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte okul servis ücretlerindeki artış da dikkat çekti. Buna karşın hava yolu yolcu taşımacılığı fiyatlarındaki düşüş, ulaştırma hizmetlerindeki aylık artışı sınırladı. Kirada aylık fiyat artışı yüzde 3,10, yıllık kira enflasyonu ise yüzde 41,34 olarak gerçekleşti. Lokanta ve otel grubunda fiyatlar yüzde 1,41 artarken, yurt ücretlerindeki aylık artış yüzde 19,99 oldu. GİYİM VE DAYANIKLI MALLARDA ARTIŞ Temel mal fiyatları Eylül'de yüzde 2,11 arttı. Grubun yıllık enflasyonu yüzde 15,90 seviyesinde gerçekleşti. Yeni sezonun etkisiyle giyim ve ayakkabı fiyatları yüzde 4,01 yükseldi. Dayanıklı tüketim mallarında da fiyat artışı yüzde 2,02 ile hızlandı. Elektrikli aletler, beyaz eşya, mobilya ve otomobil fiyatlarında da artış kaydedildi. Yurt içi üretici fiyatları eylülde yüzde 2,07 arttı. Yıllık üretici enflasyonu ise 0,57 puan gerileyerek yüzde 27,38 oldu. Ana sanayi grupları arasında enerji fiyatları yüzde 3,55 artışla öne çıktı. Ara malı fiyatları yüzde 2,04 yükselirken, diğer ana sanayi gruplarındaki artışlar yüzde 1,5-1,6 aralığında gerçekleşti.

Ticaret Bakanlığı’ndan 9 ayda 360 bin firma, 44 milyon ürün kontrol edildi Haber

Ticaret Bakanlığı’ndan 9 ayda 360 bin firma, 44 milyon ürün kontrol edildi

Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ilk 9 ayına ilişkin denetim sonuçlarını açıkladı. Açıklamaya göre, iç ticaret denetimleri kapsamında 360 bin 578 firma ve yaklaşık 44 milyon 12 bin ürün denetlendi, aykırılık tespit edilen kişi ve işletmelere toplam 2,6 milyar TL idari para cezası uygulandı. EN BÜYÜK CEZA FAHİŞ FİYAT VE TÜKETİCİ İHLALLERİNE İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyum, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme sürelerine yönelik denetimlerinde 59 bin 947 gerçek ve tüzel kişi incelendi. Bu kapsamda 6 bin 72 kişi ve kuruluşa toplam 724,7 milyon TL ceza kesildi. Bu alanda uygulanan cezaların dağılımı ise şöyle oldu: Fahiş fiyat: 399,5 milyon TL Otomotiv: 145,1 milyon TL Emlak: 45,6 milyon TL Kuyum: 13,7 milyon TL Ticari elektronik ileti, çalışma saatleri ve lisanslı depolar: yaklaşık 115 milyon TL TÜKETİCİ DENETİMLERİNDE 984 MİLYON TL CEZA Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü de yılın ilk 9 ayında 40 bin 857 firma denetledi. Denetimler sonucunda 1.498 firmaya yaklaşık 984 milyon TL ceza verildi. Bu cezaların; 735,3 milyon TL’si sözleşme ihlallerinden, 232,1 milyon TL’si reklam ve haksız ticari uygulamalardan, 16,7 milyon TL’si ise ürün güvenliği denetimlerinden kaynaklandı. 81 İLDE 259 BİN FİRMA DENETLENDİ Ticaret Bakanlığı’na bağlı 81 ildeki Ticaret İl Müdürlükleri aracılığıyla da geniş çaplı denetimler yapıldı. Bu kapsamda 259 bin 774 firma ve yaklaşık 44 milyon ürün kontrol edildi. Aykırılık tespit edilen 52 bin 786 firmaya toplam 917,6 milyon TL ceza kesildi. Bakanlığın açıklamasında Rekabet Kurumu’nun yaptırımları da yer aldı. Buna göre kurum, 2025 yılında 227 firmaya 13,2 milyar TL, 2026’nın ilk 9 ayında ise başta işgücü piyasaları, bilişim teknolojileri, platform hizmetleri, otomotiv ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren 255 firmaya 20,5 milyar TL ceza uyguladı. Ticaret Bakanlığı, enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Eylül ayı enflasyonu belli oldu, %1.84 Haber

Eylül ayı enflasyonu belli oldu, %1.84

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 dönemine ilişkin tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 29,73 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 seviyesinde bulunuyordu. Eylül verileriyle birlikte yıllık enflasyonda gerileme kaydedildi. Eylül ayında enflasyon yüzde 1,84 oldu TÜİK'in açıkladığı verilere göre TÜFE, eylül ayında aylık bazda yüzde 1,84 yükseldi. Böylece tüketici fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 29,73 seviyesine geriledi. Piyasa beklentilerinde eylül ayı aylık enflasyonunun yüzde 2,18 civarında gerçekleşmesi öngörülüyordu. Açıklanan yüzde 1,84'lük artış, beklentilerin altında kaldı. Yıllık enflasyonda düşüş Ağustos ayında yüzde 31,51 olan yıllık TÜFE, eylül ayında yüzde 29,73'e geriledi. Böylece yıllık enflasyon yaklaşık 1,78 puanlık düşüş gösterdi. Enflasyon verileri, başta kira artışları, ücretler, emekli ve memur maaşları ile para politikası olmak üzere ekonomideki birçok gösterge açısından yakından takip ediliyor. Gözler kira ve maaş hesaplamalarında Eylül enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte 12 aylık ortalama TÜFE verisi de özellikle kira sözleşmelerindeki artış oranı açısından önem taşıyor. Aynı zamanda yılın ikinci yarısındaki enflasyon gerçekleşmeleri, memur ve emeklilerin maaş artışlarına ilişkin hesaplamalarda da belirleyici olacak. TÜİK'in resmi verilerine göre ağustos ayında yıllık TÜFE yüzde 31,51 seviyesindeydi. Eylül verilerinin açıklanmasıyla birlikte piyasalar, yıl sonu enflasyon görünümü ve Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde izleyeceği politikaya ilişkin beklentilerini de yeniden şekillendirecek.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Kongrelerimizi ve kurultayımızı gerçekleştirmek için önümüzde artık bir engel bulunmuyor Haber

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Kongrelerimizi ve kurultayımızı gerçekleştirmek için önümüzde artık bir engel bulunmuyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, CHP Genel Merkezi’nde yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Sarı, yeni eğitim-öğretim yılındaki sorunlar, akaryakıt zamları, enflasyon politikası, tarımda yaşanan yapısal sıkıntılar, Yargıtay’daki temyiz başvurusunun geri çekilmesi ve CHP’li belediyelerin yerel yönetim yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “OKULLARIN TEMİZLİĞİ VE BİR ÖĞÜN YEMEK ÖNCELİĞİMİZDİR” Yeni eğitim-öğretim yılının çok sayıda sorunla başladığını söyleyen Sarı, özellikle okulların temizliği, hijyen koşulları ve öğrencilere bir öğün yemek verilmesi konularını öncelikli gördüklerini belirtti. CHP’li belediyelere bu konuda talimat verdiklerini söyleyen Sarı, kamu otoriteleri gerekli adımları atmazsa CHP belediyelerinin inisiyatif almaya hazır olduğunu ifade etti. Sarı, belediyelerin okul temizliği ve öğrenci beslenmesi konusunda destek sunacağını, karşılaşılacak hukuki ya da teknik engellerin de Genel Merkeze bildirileceğini kaydetti. AKARYAKIT ZAMLARI VE VERGİ YÜKÜ ELEŞTİRİSİ Benzin ve motorin fiyatlarındaki artışa da değinen Sarı, akaryakıtta Türkiye’nin dünyanın en pahalı ülkeleri arasına girdiğini söyledi. Fiyat artışlarının yalnızca savaş ve jeopolitik gelişmelerle açıklanamayacağını belirten Sarı, asıl nedenin akaryakıt üzerindeki yaklaşık yüzde 40’lık vergi yükü olduğunu savundu. Dolaylı vergilere dayalı vergi sistemini eleştiren Sarı, bu yapının hem tüketiciyi hem de ekonomiyi olumsuz etkilediğini, orta ve uzun vadede enflasyonu da körüklediğini ifade etti. “ORTADA DEZENFLASYON POLİTİKASI YOK” Hükümetin enflasyonla mücadele programını da hedef alan Sarı, ortada gerçek anlamda bir dezenflasyon politikası bulunmadığını söyledi. Enflasyonun 3 yılda yalnızca birkaç puan gerilediğini belirten Sarı, bunun yüksek faiz ve kamu harcamalarındaki dengesizlikle sürdürülemeyeceğini dile getirdi. Sarı, talebi baskılayarak enflasyonla mücadele edilmesinin yeterli olmadığını, kamu maliyesinde tasarruf ve yapısal reformlar olmadan başarı sağlanamayacağını savundu. Tarım sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Sarı, girdi maliyetlerinin yüksekliği, finansman sıkıntısı ve çiftçi nüfusunun yaşlanmasına dikkat çekti. Sarı, tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak, sadece denetim ve cezayla fiyatların düşmeyeceğini söyledi. CHP Sözcüsü, tarımdaki sorunların kaynağında yapısal meseleler bulunduğunu belirterek, “Bataklığı kurutmak gerekir” ifadesini kullandı. KONGRE VE KURULTAY SÜRECİNİN ÖNÜNDE HUKUKİ ENGEL KALMADI! Kongrelerimizin ve kurultayımızın her türlü hukuki tartışmadan uzak, açık, net ve şeffaf biçimde gerçekleştirilmesi için Yargıtay’a yapılan temyiz başvurumuzu geri çektik. Diğer davacıların da başvurularını geri… pic.twitter.com/7BrnnYzo4v — Müslim Sarı (@muslimsarichp) September 16, 2026 YARGITAY TEMYİZ BAŞVURUSU GERİ ÇEKİLDİ Parti içi gündeme ilişkin açıklamalarda da bulunan Sarı, CHP’nin kongre ve kurultay süreçlerine yönelik Yargıtay temyiz başvurusunu geri çektiğini açıkladı. Bu adımla kongre sürecinin önündeki hukuki tartışmaların sona erdirilmesinin amaçlandığını belirtti. Sarı, başvurunun geri çekilmesiyle birlikte kurultay ve kongrelerin şeffaf biçimde yapılmasının önünde hukuki engel kalmadığını ifade etti. CHP BELEDİYELERİ İÇİN PERFORMANS TAKİP SİSTEMİ CHP’li belediyelerin yerel yönetim yol haritasına da değinen Sarı, sonbaharda belediye başkanları ve meclis üyeleriyle bölgesel toplantılar yapılacağını söyledi. 2027’ye dönük yerel yönetimler reformu üzerinde çalıştıklarını aktaran Sarı, CHP belediyelerinin performansını ölçen bir takip sistemi oluşturmayı hedeflediklerini kaydetti. Bu sistemle belediye başkanlarının objektif kriterlerle değerlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. “ASGARİ ÜCRET 45 BİN LİRAYA ÇIKMALI” Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Sarı, akaryakıt zamlarının ardından çalışanlar, emekliler ve memurlar için ücret artışı talebini yineledi. Sarı, asgari ücretin 45 bin liraya çıkarılması, en düşük emekli maaşının da asgari ücret seviyesine yükseltilmesi gerektiğini söyledi. Açlık sınırının altında bir asgari ücretin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Sarı, CHP’nin bu talebi Haziran ayından beri dile getirdiğini belirtti. Sarı, hükümetin seçim ekonomisi üzerinden hareket ettiğini savunarak, gelirlerin yaşam koşullarını iyileştirmek yerine siyasi hesaplarla belirlendiğini öne sürdü. https://youtu.be/cwU3VGCop5c

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav Haber

Fed faiz kararı için kritik hafta: Trump baskısı ve enflasyon arasında zorlu sınav

Toplantının, Fed Başkanı Kevin Warsh açısından da ayrı bir önem taşıdığı belirtiliyor. Uzmanlara göre Warsh, bir yandan ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığını korumaya çalışırken diğer yandan faizlerin düşürülmesini isteyen ABD Başkanı Donald Trump’ın beklentileriyle karşı karşıya. ABD ekonomisinde enflasyon baskısı sürüyor ABD ekonomisi son yıllarda mal ve hizmet fiyatlarındaki yükselişin oluşturduğu baskıyla mücadele ediyor. Son dönemde ise İran’a yönelik savaşın etkileri, Trump yönetiminin ithal ürünlere uyguladığı yüksek gümrük tarifeleri ve yapay zeka sektöründeki hızlı büyümenin fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturduğu belirtiliyor. Son resmi verilere göre ABD’de enflasyon ağustos ayında yüzde 3,4 seviyesinde kaldı. Fed’in uzun vadeli hedefi ise enflasyonu yüzde 2 seviyesinde tutmak. Piyasaların faiz beklentisi ne? Piyasalarda Fed’in çarşamba günü faiz oranını 0,25 puan artırması yönünde beklenti öne çıkıyor. Yatırımcıların yüzde 85’inden fazlasının bu yönde pozisyon aldığı belirtiliyor. Halihazırda Fed’in politika faizi yüzde 3,50-3,75 aralığında bulunuyor. Faiz kararının yanı sıra Fed yetkililerinin ekonominin görünümüne ilişkin vereceği mesajların da piyasalar tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor. Trump faiz artışına neden karşı? ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından bu yana Fed’in para politikalarını ve faiz kararlarını sık sık eleştiriyor. Trump, ekonomik aktiviteyi ve piyasaları desteklemek amacıyla faiz oranlarının düşürülmesini savunuyor. Bu yaklaşımın, özellikle kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimleri öncesinde daha fazla gündeme geldiği ifade ediliyor. Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett de CNN’e yaptığı açıklamada, kendisinin ve Trump’ın mevcut koşullarda faizlerin artırılması için bir gerekçe görmediğini söyledi. Fed Başkanı Kevin Warsh için kritik karar Trump tarafından Fed başkanlığına aday gösterilen Kevin Warsh’ın vereceği karar, bankanın bağımsızlığı açısından da yakından izlenecek. Faizlerin artırılmaması durumunda Warsh’ın finans piyasalarının güvenini zedeleme ve siyasi baskıya boyun eğdiği yönündeki eleştirilerle karşılaşma ihtimali bulunuyor. Buna karşılık enflasyonla mücadele amacıyla faizlerin artırılması halinde ise Trump yönetiminin sert tepkisini çekme riski ortaya çıkabilir. Brookings Enstitüsü uzmanı David Wessel, söz konusu kararın Warsh için önemli bir sınav olduğunu belirterek, Fed başkanının ya piyasaların beklentilerini karşılamama ya da Trump’ın tepkisini çekme arasında seçim yapmak zorunda kalabileceğini ifade etti. Faiz artışı ekonomiyi yavaşlatabilir Fed’in eski ekonomistlerinden Claudia Sahm, olası faiz artışını ekonomi açısından “acı ve pahalı bir ilaç” olarak değerlendirdi. Sahm’a göre faiz oranlarının yükselmesi, vatandaşların ve şirketlerin krediye erişim maliyetini artırıyor. Bu durum tüketicilerin harcamalarını, şirketlerin ise yatırımlarını azaltmasına neden olabiliyor. Faiz artışlarının fiyat baskısını hafifletme ihtimali bulunurken, ekonomik büyümenin yavaşlaması ve istihdam piyasasının olumsuz etkilenmesi gibi riskler de ortaya çıkabiliyor. Fed’in iki günlük toplantısının ardından faiz kararını çarşamba günü açıklaması bekleniyor. Piyasalar, kararın yanı sıra Fed’in bundan sonraki döneme ilişkin para politikası sinyallerine de odaklanacak.

Motorine 6,62 TL zam beklentisi: Akaryakıt pompalarında 100 TL alarmı Haber

Motorine 6,62 TL zam beklentisi: Akaryakıt pompalarında 100 TL alarmı

Motorindeki beklenen artışla birlikte akaryakıt fiyatlarının 100 lira seviyesine yaklaşması, Türkiye genelindeki akaryakıt istasyonlarında kullanılan pompaların durumunu da yeniden gündeme getirdi. Akaryakıt sektöründe pompa endişesi Ekonomi’de yer alan habere göre Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 14 bin akaryakıt istasyonundaki pompaların önemli bir bölümü, fiyatların üç haneli rakamlara çıkması durumunda teknik sorun yaşayabilecek durumda. Sektör verilerine göre Türkiye’deki istasyonlarda toplam 75-80 bin arasında akaryakıt pompası bulunuyor. Bu pompaların yaklaşık üçte birini eski tip mekanik veya manuel sayaçlı sistemler oluşturuyor. Söz konusu pompalar üç haneli fiyat gösteremediği için tamamen yenilenmek zorunda. Bir diğer üçte birlik bölümde ise dijital ekran bulunmasına rağmen mevcut yazılım ve anakart sistemleri yalnızca iki haneli fiyat gösterimini destekliyor. Bu pompaların üç haneli fiyatlara uyum sağlayabilmesi için kart ve yazılım dönüşümü gerekiyor. Geriye kalan yaklaşık üçte birlik bölümün ise son yıllarda kurulduğu veya güncellendiği ve üç haneli fiyat gösterimine hazır olduğu belirtiliyor. Dönüşümün maliyeti 212,5 milyon doları bulabilir Akaryakıt pompalarının üç haneli fiyatlara uyarlanması sektör açısından ciddi bir maliyet oluşturuyor. Sektör temsilcilerine göre eski tip mekanik bir pompanın yenilenmesinin maliyeti yaklaşık 7 bin dolar seviyesinde. İki haneli fiyat gösterebilen dijital pompaların ise yeni sisteme geçirilmesi için kart ve otomasyon revizyonuna ihtiyaç duyuluyor. Bu işlemin pompa başına yaklaşık 1.500 dolar maliyet oluşturduğu ifade ediliyor. Tüm istasyonlardaki gerekli dönüşümlerin toplam maliyetinin ise yaklaşık 212,5 milyon dolara ulaşabileceği hesaplanıyor. EPDK ile görüşmeler devam ediyor Akaryakıt fiyatlarının kısa süre içerisinde 100 lira seviyesini aşma ihtimali, sektör temsilcilerini de harekete geçirdi. Dağıtım şirketleri ve akaryakıt istasyonu işletmecileri, fiyatların üç haneye çıkması halinde satışların teknik nedenlerle kesintiye uğramaması için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ile görüşmelerini sürdürüyor. Görüşmelerde saha dönüşümlerinin tamamlanabilmesi için sektöre yeterli süre verilmesi, geçici çözümler geliştirilmesi ve mevzuat düzenlemeleri gibi başlıkların ele alındığı belirtiliyor. Sayaç ve otomasyon firmaları da istasyonlardaki teknik dönüşüm çalışmalarını sürdürürken, akaryakıt fiyatlarının üç haneli rakamlara ulaşması halinde satışların aksamaması için düzenleyici destek bekleniyor. Güncel akaryakıt fiyatları Motorine beklenen zam öncesinde bazı büyükşehirlerde güncel litre fiyatları şöyle: İstanbul Avrupa Yakası Benzin: 80,26 TL Motorin: 89,01 TL LPG: 34,99 TL İstanbul Anadolu Yakası Benzin: 80,12 TL Motorin: 88,87 TL LPG: 34,39 TL Ankara Benzin: 81,25 TL Motorin: 90,16 TL LPG: 35,09 TL İzmir Benzin: 81,52 TL Motorin: 90,43 TL LPG: 34,99 TL

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.