Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Enerji Verimliliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: Enerji altyapısı geleceğin iklim koşullarına göre kurulmalı Haber

Bakan Bayraktar: Enerji altyapısı geleceğin iklim koşullarına göre kurulmalı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Finans Merkezi tarafından, “COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanı” temasıyla düzenlenen zirvede konuşan Bayraktar, enerji dönüşümü ile enerji güvenliğinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. “Üç kritik hedefi aynı anda gerçekleştirmeliyiz” Bayraktar, Türkiye'nin enerji politikalarında enerji arz güvenliğinin sağlanması, ithal kaynaklara bağımlılığın azaltılması ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda iklim taahhütlerinin yerine getirilmesinin öncelikli başlıklar arasında bulunduğunu belirtti. Son yıllarda pandemi, tedarik zinciri sorunları, jeopolitik gerilimler, savaşlar ve küresel piyasalardaki dalgalanmaların enerji piyasalarını doğrudan etkilediğine işaret eden Bayraktar, enerji fiyatlarındaki yükselişin enerji güvenliğinin önemini yeniden ortaya koyduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye açısından enerji dönüşümünün temel unsurlarından birinin elektrifikasyon olduğunu söyledi. Elektrik talebinin artması bekleniyor Ulaşım, sanayi ve binalar başta olmak üzere birçok sektörün giderek elektrikli hale geleceğini belirten Bayraktar, önümüzdeki yıllarda elektrik talebinde önemli bir artış beklendiğini dile getirdi. Artan ihtiyacın daha temiz, güvenli ve rekabetçi kaynaklarla karşılanması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, yenilenebilir enerjinin bu dönüşümün merkezinde yer alacağını kaydetti. Türkiye'nin güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal enerji bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Bayraktar, yenilenebilir kurulu gücün artırılmasının yanı sıra değişken yenilenebilir enerji üretimini sisteme dahil edebilecek güçlü bir elektrik altyapısının da oluşturulduğunu söyledi. Enerji verimliliği için 20 milyar doların üzerinde yatırım Enerji arzını artırmanın tek başına yeterli olmadığını ifade eden Bayraktar, enerji verimliliğinin de stratejik bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın 2024-2030 döneminde 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüğünü belirten Bayraktar, yatırımların sanayi, binalar, ulaştırma, tarım ve enerji sektörlerini kapsadığını aktardı. 2030 sonrasına yönelik daha iddialı hedefler içeren Üçüncü Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nın da hazırlanacağını kaydetti. Nükleer enerji vurgusu Bayraktar, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğinin yanı sıra nükleer enerjinin de Türkiye'nin düşük karbonlu elektrik üretiminde önemli bir yere sahip olacağını belirtti. Nükleer enerjinin güvenilir ve büyük ölçekli baz yük elektrik üretimi sağladığını ifade eden Bayraktar, mevcut nükleer programın sürdürüleceğini, küçük modüler reaktörler dahil yeni nesil teknolojilerin de yakından takip edildiğini söyledi. Elektrik tüketiminin giderek arttığı bir ekonomide nükleer enerji ile yenilenebilir kaynakların rakip değil, birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Elektrik şebekeleri için büyük yatırımlar gerekiyor Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte ülke genelinde şarj altyapısına duyulan ihtiyacın artacağını belirten Bayraktar, batarya depolama sistemlerinin de elektrik şebekesinin dengelenmesinde ve yenilenebilir enerjinin sisteme entegrasyonunda kritik rol oynayacağını ifade etti. Bayraktar, yalnızca elektrik üretimine yatırım yapmanın yeterli olmadığını belirterek iletim ve dağıtım şebekelerinde büyük ölçekli yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Elektrik altyapısının daha güçlü, akıllı ve esnek hale getirilmesi gerektiğini kaydeden Bayraktar, şebekelerin yenilenebilir enerji yatırımlarını, depolama sistemlerini ve elektrikli araçları destekleyebilecek kapasitede olması gerektiğini dile getirdi. Kritik mineraller için küresel yarış İletim hatları ve batarya teknolojilerinde kullanılan kritik minerallere erişimin stratejik önem taşıdığını belirten Bayraktar, dünyada bu kaynaklar için yoğun bir rekabet yaşandığını söyledi. Kritik minerallere erişimde sorun yaşayan ülkelerin yenilenebilir enerji, veri merkezleri, yapay zeka ve geleceğin sanayilerinde geride kalabileceğini ifade eden Bayraktar, madencilik projeleri ve bu alanlardaki yatırımların finansmanının önemine dikkati çekti. “Altyapı gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalı” Küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle sıcak hava dalgaları, seller, fırtınalar, kuraklıklar ve orman yangınlarının daha sık ve şiddetli yaşandığını belirten Bayraktar, bu gelişmelerin elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımını doğrudan etkileyebildiğini söyledi. İklim finansmanının yalnızca emisyonların azaltılmasına değil, iklim değişikliğine uyum ve altyapının dayanıklılığının artırılmasına da yönelmesi gerektiğini vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: “Bugün inşa ettiğimiz altyapı, geçmişin iklim koşullarına değil, gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanmalıdır.” Bu dönüşüm için kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmayacağını belirten Bayraktar; özel sektör, uluslararası finans kuruluşları, kalkınma bankaları ve uzun vadeli yatırımcıların harekete geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Bayraktar, temiz enerji ve iklim değişikliğine dayanıklı altyapı yatırımlarının finansmanını kolaylaştıracak, riskleri azaltacak ve sermaye maliyetini düşürecek mekanizmalara ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Enerji dönüşümünün yalnızca çevre politikası olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Bayraktar, sürecin aynı zamanda enerji güvenliği, ekonomik kalkınma ve sanayi rekabetçiliği açısından da stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman: Orman yangınlarına çözüm fosil yakıtlar Haber

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman: Orman yangınlarına çözüm fosil yakıtlar

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman, yaptığı açıklamada, “Son yıllarda ülkemizde ve dünyada artarak devam eden orman yangınları, artık basit bir doğa olayı olmaktan çıkıp, insanlığın ve gezegenimizin karşı karşıya kaldığı varoluşsal bir krize dönüşmüştür. Geçtiğimiz yıl Eskişehir Seyitgazi’de alevlerin arasında kalarak şehit düşen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü olmak üzere toplam 10 canımızın acısı hala yüreklerimizde tazeliğini korumaktadır. Bu kayıpların önüne geçmek ve yeşil vatanımızın küle dönmesini engellemek ancak iklim krizinin temel nedenlerine inmekle mümkündür. Bilimsel veriler net bir şekilde ortaya koymaktadır ki; bu yangınların arkasındaki en temel tetikleyici küresel ısınmadır. Küresel ısınmayı hızlandıran ana unsur ise atmosferi bir battaniye gibi saran kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kontrolsüzce tüketilmesidir. Dünyamızı yaşanabilir tutmak ve yangın felaketlerini durdurmak adına fosil yakıtlardan ivedilikle uzaklaşmalı ve şu radikal adımları uygulamaya koymalıyız: FOSİL YAKITLARDAN UZAKLAŞMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Yenilenebilir Enerji Dönüşümü: Enerji üretim sürecinde kömürlü termik santraller kapatılmalı; rüzgar, güneş ve hidrolik enerji yatırımları sistemin ana omurgası haline getirilmelidir. Ulaşımda Elektrifikasyon: İçten yanmalı motorlu araç üretimi ve kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalı, toplu taşıma ve bireysel araç kullanımında tamamen elektrikli sistemlere geçiş sağlanmalıdır. Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar: Sanayi tesislerinde ve konutlarda enerji tasarrufu sağlayan, kendi enerjisini üretebilen yalıtımlı yeşil bina teknolojileri zorunlu hale getirilmelidir. ORMANLARIMIZI VE DÜNYAMIZI KORUMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Bütçe ve Erken Müdahale: Orman Genel Müdürlüğü bütçeleri artırılmalı, yangın emniyet şeritleri ve bakım çalışmaları yangın mevsimi başlamadan önce eksiksiz şekilde tamamlanmalıdır. Caydırıcı Cezalar ve Koruma: Ormanlık alanlarda yangına yol açan ihmal ve kasıtlı eylemlere yönelik yasal yaptırımlar en üst düzeye çıkarılmalıdır. Küresel İklim Anlaşmalarına Uyum: Paris İklim Anlaşması ve karbon nötr hedefleri sadece kağıt üzerinde kalmamalı, bir devlet politikası olarak kararlılıkla yürütülmelidir. Yeni Seyitgaziler yaşanmaması, daha fazla şehit verilmemesi ve gelecek nesillere çölleşmiş bir dünya bırakmamak adına hükümetleri, yerel yönetimleri ve tüm insanlığı fosil yakıt bağımlılığına karşı acil önlemler almaya davet ediyor ve bu konunun COP 31 gündemine gelmesini arzuluyoruz. Unutmayalım ki; iklim kriziyle mücadele etmek, orman yangınlarını önlemenin tek kalıcı yoludur.” ifadelerini kullandı.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne 'RES' ödülü Haber

Kayseri Büyükşehir Belediyesi'ne 'RES' ödülü

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik ve yenilenebilir enerjiye yönelik gerçekleştirdiği öncü yatırımlarla ulusal düzeyde yeni bir başarıya imza attı. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen 2025 Verimlilik Proje Ödülleri'nde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. imzalı ve toplu ulaşım sektörünün Türkiye'deki ilk Rüzgâr Enerji Santrali (RES) Projesi, Kamu Yeşil Dönüşüm Kategorisi'nde ikinci seçildi. Ankara KOSGEB Başkanlığı Konferans Salonu'nda düzenlenen 11. Verimlilik Proje Ödülleri Töreni'nde ödül, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'a, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından takdim edildi. Kazandıkları bu ödülün, vizyoner yatırımların ve çevre dostu belediyecilik yaklaşımının somut bir getirisi olduğunu belirten Başkan Büyükkılıç, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdikleri bu projeyle Kayseri'nin başarısını bir kez daha tescillediklerini dile getirdi. Büyükkılıç, "Büyükşehir Belediyesi olarak temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızı stratejik bir planlama ile devam ettiriyoruz. Toplu taşımacılıkta rüzgâr enerjisinden yararlanan Türkiye'nin ilk belediyesi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. 21 MW kurulu güce sahip RES yatırımımızla bir yandan doğayı korurken, diğer yandan enerji giderlerini düşürerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına destek sağlıyoruz. Bu değerli ödülü Sayın Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır'ın ellerinden almak bizleri ayrıca onurlandırmıştır" şeklinde konuştu. Kayseri'nin sadece ulaşım değil, yeşil dönüşüm ve enerji verimliliği konularında da örnek teşkil eden uygulamalara imza attığını kaydeden Başkan Büyükkılıç, şunları ekledi: "Yenilikçi, sürdürülebilir ve çevre dostu yatırımlarımızla hem şehrimize hem de ülkemize katma değer sağlıyoruz. Yenilenebilir enerjiye yönelik hamlelerimizi artırarak sürdürecek, Kayseri'yi temiz enerji ve yeşil dönüşüm süreçlerinde Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri yapmaya kararlıyız." Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın temiz ve yenilenebilir enerji vizyonuyla hayata geçirilen enerji yatırımlarının kritik bir parçası olan 21 MW kurulu güce sahip Rüzgâr Enerji Santrali (RES), Kayseri'yi enerji alanında Türkiye'nin lokomotif şehirleri arasına taşırken, toplu ulaşımda rüzgâr enerjisini kullanan ilk belediye projesi olmasıyla da ön plana çıkıyor.

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor Haber

Yüksek Enerji Maliyetlerine Karşı Verimli Çözüm Olarak Isı Pompaları Öne Çıkıyor

Enerji kullanımında verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yeni dönem, ısıtma ve soğutma teknolojilerinde daha yüksek performanslı ve entegre sistemlere geçişi hızlandırıyor. Bu dönüşümde öne çıkan ısı pompaları, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir kullanım alanında, tek bir sistemle hem ısıtma hem de soğutma ihtiyacına yanıt verebiliyor. Aynı zamanda sıcak su üretimi gibi farklı ihtiyaçları da karşılayabilmesi, sistemleri çok yönlü bir çözüm haline getiriyor. Elektrifikasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte ısı pompaları, tükettiği elektrik enerjisinin 4 ila 5 katını, uygun koşullarda ise 7–8 katına kadar ısı enerjisine dönüştürebiliyor. Bu yüksek verimlilik, işletme maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlarken enerji kaynaklarının daha etkin kullanılmasını mümkün kılıyor. Düşük karbon salımıyla çevresel etkilerin azaltılmasına destek olan bu sistemler, enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olarak yeni nesil iklimlendirme anlayışının temelini oluşturuyor. Geniş Kullanım Alanı ile Esnek ve Verimli Çözümler Isı pompaları; konutlar, oteller, ticari yapılar ve endüstriyel tesislerde farklı ihtiyaçlara yanıt verebilen esnek ve ölçeklenebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Konut uygulamalarında yerden ısıtma, fan-coil sistemleri ve sıcak su üretimi ön plana çıkarken; ticari yapılarda merkezi sistem entegrasyonları yaygın olarak tercih ediliyor. Endüstriyel tesislerde ise proses ısıtma ve soğutmanın yanı sıra atık ısı geri kazanımı, enerji verimliliğini artıran kritik uygulamalar arasında yer alıyor. Hava, toprak ve su kaynaklı alternatifler sayesinde farklı iklim ve altyapı koşullarına uyum sağlanabiliyor. Bununla birlikte hibrit sistem çözümleri, farklı kaynakların avantajlarını bir araya getirerek sistem performansını daha üst seviyeye taşıyor. Özellikle su kaynaklı ısı pompaları, yüksek COP değerleri ve yıl boyunca stabil çalışma karakteristiğiyle büyük ölçekli projelerde güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Doğru Tasarım ile Maksimum Verimlilik Isı pompası sistemlerinde elde edilen verimlilik, doğrudan doğruya mühendislik tasarımının doğruluğuna bağlı olarak şekilleniyor. Isıtma ve soğutma yüklerinin doğru analiz edilmesi, sistemin kullanılacağı yapının ihtiyaçlarına uygun kapasite seçimi ve kaynak türünün iklim ile altyapı koşullarına göre belirlenmesi, performansı belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra mevsimsel verimlilik değerleri (SCOP/SEER), otomasyon ve kontrol altyapısı ile sistemin çalışacağı sıcaklık seviyeleri gibi teknik parametrelerin bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi, uzun vadede işletme maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Doğru projelendirilmiş bir ısı pompası sistemi, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir, güvenilir ve uzun ömürlü bir kullanım avantajı sunuyor. Isı Pompaları Enerji Verimliliği Açısından Ana Çözüm Haline Geliyor” Isı pompalarının enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından ana çözüm haline geldiğini vurgulayan Form Endüstri Ürünleri Ürün Yönetimi ve Marka Müdürü Pınar Gürler, “Hava kaynaklı, su kaynaklı ve toprak kaynaklı ısı pompası çözümlerinin yanı sıra, farklı uygulama alanlarına yönelik geniş bir ürün gamına sahibiz. Bu sistemler hem ısıtma, soğutma hem de sıcak su ihtiyacını tek bir çözüm üzerinden karşılayabilmekte; özellikle aynı anda ısıtma ve soğutma gerektiren projelerde %100’e varan ısı geri kazanımı sağlayarak yüksek verimlilik sunmaktadır. Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeye göre, toplam inşaat alanı 2.000 m² ve üzeri olan yeni binaların enerji ihtiyacının en az %10’unu güneş, rüzgar ve ısı pompası gibi yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılama zorunluluğu bulunmaktadır. Bu düzenleme, özellikle ticari yapılar ve büyük ölçekli projelerde ısı pompası sistemlerinin daha yaygın şekilde tercih edilmesini desteklemektedir. Aynı zamanda enerji verimliliği hedefleri doğrultusunda projelendirme süreçlerinde ısı pompaları kritik bir bileşen haline gelmektedir. Ticari binalar ve endüstriyel tesislerde enerji maliyetlerinin yüksekliği göz önüne alındığında, ısı pompaları yatırım geri dönüş süresinin çoğu projede 1–2 yıl seviyelerine kadar düşebilmesi nedeniyle giderek daha fazla tercih edilmektedir. İzmir’deki üretim tesislerimizde geliştirdiğimiz su kaynaklı ısı pompaları ile yerli üretim gücümüzü artırırken, uluslararası iş birliklerimiz sayesinde global teknolojileri de portföyümüze entegre ediyoruz. Bu yaklaşım doğrultusunda ısı pompalarını, hem ekonomik hem çevresel açıdan en verimli yatırım çözümlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Doğru projelendirme ile uzun vadeli işletme maliyetlerinin düşürülmesine ve karbon emisyonlarının azaltılmasına doğrudan katkı sağlıyoruz. 2026 ve sonrasında enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odağında büyümeyi hedefliyoruz. Yerli üretim kapasitemizi artırarak hem Türkiye’de hem ihracat pazarlarında daha güçlü bir konum almayı, özellikle renovasyon ve enerji dönüşüm projelerinde daha aktif rol üstlenmeyi planlıyoruz.” açıklamasında bulundu.

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği Haber

TLC Klima ve Panasonic Klima’dan Güçlü İş Birliği

İş birliğinin resmi imza töreni, Almanya’nın Wiesbaden şehrinde gerçekleştirildi. Bu iş birliği kapsamında Panasonic’in Isıtma, Havalandırma ve Klima (HVAC) çözümleri, TLC Klima’nın profesyonel ekibi ve güçlü servis altyapısı ile Türkiye’de kullanıcılarla buluşacak. Ortaklık, yalnızca bir distribütörlük anlaşmasının ötesinde, Türkiye iklimlendirme pazarında uzun vadeli büyüme ve değer yaratma hedefiyle konumlanıyor. Panasonic Klima, Türkiye’yi bölgesel büyüme stratejisinde önemli bir merkez olarak konumlarken artan enerji verimliliği ihtiyacı, sürdürülebilir teknolojilere yönelim ve iklimlendirme talebindeki büyüme, bu iş birliğinin stratejik önemini daha da artırıyor. TLC Klima’nın yerel pazar uzmanlığı ile Panasonic’in global mühendislik gücünü bir araya getiren bu yapı satış kanallarının gelişmesi, servis altyapısının güçlenmesi ve ileri teknoloji çözümlerin daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir ivme yaratmayı hedefliyor. Uzun Vadeli Büyüme ve Değer Odaklı Yaklaşım İş birliği kapsamında split klima, VRF ve özellikle ısı pompası çözümleri odağında sürdürülebilir bir büyüme hedefleniyor. Kısa vadeli hacim artışından çok, kontrollü ve kalıcı bir pazar yapılanması oluşturulması öncelik olarak belirleniyor. Özellikle Avrupa’da güçlü bir üretim ve mühendislik altyapısına sahip olan Panasonic’in ısı pompası alanındaki uzmanlığının, Türkiye’de büyüyen enerji verimliliği ve düşük karbon dönüşümü ihtiyacına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Japon Mühendisliği ve Küresel Teknoloji Gücü 1958 yılından bu yana iklimlendirme teknolojileri geliştiren Panasonic, konutlardan ticari yapılara ve endüstriyel uygulamalara kadar farklı ihtiyaçlara yönelik HVAC çözümleri geliştiriyor. Akıllı kontrol sistemleri ve enerji yönetimi özellikleriyle desteklenen Panasonic HVAC çözümleri, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve kullanıcı konforunu odağına alan bir yaklaşımla tasarlanıyor. İmza törenine TLC Klima’yı temsilen Yönetici Ortağı Sema Tunar, Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Tunar, Mali İşler Direktörü Tolga Kubat ve Satış Direktörü Gökhan Külahi katılırken; Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri tarafında ise Genel Müdür Enrique Vilamitjana ile Genel Müdür Yardımcısı Yoshi Ishimura katılım sağladı. İmza töreni sonrasında Panasonic Avrupa Isıtma ve Soğutma Çözümleri Genel Müdürü Enrique Vilamitjana: “Türkiye, büyüyen iklimlendirme pazarı ve enerji dönüşüm potansiyeli ile Panasonic için stratejik öneme sahip. TLC Klima ile başlattığımız bu iş birliğini yalnızca ticari bir ortaklık değil, uzun vadeli değer yaratma platformu olarak görüyoruz. Özellikle ısı pompası ve yüksek verimli çözümler odağında Türkiye’de güçlü bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. TLC Klima Yönetici Ortağı Sema Tunar ise iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “İklimlendirme sektöründe kullanıcı beklentileri her geçen yıl değişiyor. Enerji verimliliği, iç mekan hava kalitesi ve akıllı sistemler artık çok daha belirleyici hale geldi. Bu nedenle TLC Klima olarak teknoloji ve mühendislik gücü yüksek markalarla kurduğumuz iş birliklerini stratejik bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Panasonic Klima ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinin, Türkiye’de kullanıcıların daha verimli, sağlıklı ve sürdürülebilir iklimlendirme çözümlerine erişimini artıracağına inanıyoruz. Aynı zamanda bu iş birliğinin sektörün teknoloji dönüşümüne de katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” Uzun yıllara dayanan sektör tecrübesiyle faaliyetlerini sürdüren TLC Klima, konut projelerinden ticari yapılara ve endüstriyel tesislere kadar geniş bir uygulama alanına yönelik iklimlendirme çözümleri sunuyor. Son dönemde büyüyen ekipleri ve genişleyen teknik altyapısıyla faaliyetlerini daha da güçlendiren TLC Klima, üst segmentte güçlü mühendislik yaklaşımına sahip markalarla iş birliklerini artırmayı hedefliyor.

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü Haber

Enerjisa Enerji 2026 Yılının İlk Çeyreğinde Yatırım Kararlılığını Sürdürdü

Şirket geçen yıllarda da olduğu gibi sürdürülebilir büyümesini yatırım odağında devam ettirdi. CEO Murat Pınar’ın 2026 yatırım hedeflerinin korunduğunu vurguladığı ilk çeyrekte, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) 100 milyar TL’nin üzerine çıkarak güçlü seyrini sürdürdü ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonuyla Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Enerji, Elektrik Dağıtım ve Perakende alanlarındaki lider konumunun yanı sıra Müşteri Çözümleri ve E-mobilite iş kollarında da faaliyet gösteriyor. Şirket, geçtiğimiz yıl sürdürülebilir ve dayanıklı bir sistemin inşası için enerji altyapısına 23,5 milyar TL’lik yatırım yapmıştı. Hedeflerine ulaşan Enerjisa Enerji, hisse başına brüt 5,08 TL temettü ödemesini ise 15 Nisan’da gerçekleştirdi. Dünyada hızla değişen jeopolitik gelişmeler ve ekonomik belirsizliklere rağmen, 2026 yılında da yatırım kararlılığını sürmeye devam etti. Türkiye’nin güvenilir enerji arzı için de katkı sunan bu yatırımlar, şebeke modernizasyonu ve dijitalleşme odaklı oldu. Paylaşılan ilk çeyrek sonuçlarında dikkat çeken noktalardan biri ise faaliyet gelirleri oldu. Şirketin faaliyet gelirleri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla reel olarak yüzde 5 artış göstererek 17,9 milyar TL’ye yükseldi. Bu büyümede en güçlü katkıyı Elektrik Dağıtım iş kolu sağlarken, Düzenlemeye Tabi Varlık Tabanı (RAB) ise yıllık bazda yüzde 42 artarak yaklaşık 105 milyar TL seviyesine ulaştı. Tüm iş kollarında denge ve verim ön planda Perakende iş kolunda ise zorlu piyasa koşullarına rağmen müşteri portföyü genişletildi. Serbest piyasa segmentindeki satış hacmi artışı ve portföy marjlarındaki iyileşme ile birlikte, Perakende iş kolu bu çeyrekte dengeli bir performans sergilemiş oldu. Enerjisa’nın liderliğini koruduğu perakende sektöründe öncü olan müşteri deneyimi ve dijital çözümler yaklaşımı ise portföy genişletmede önemli bir rol oynuyor. Yenilenebilir enerji uygulamaları ve enerji verimliliği çözümlerinin kurumsal müşterilere sunulduğu Müşteri Çözümleri iş kolunda ise Güneş enerjisinde kurulu güç 146 MWp seviyesine ulaştı. E-mobilite alanında da faaliyet gösteren şirket, Eşarj markası ile operasyonel verimlilik odağı ile şarjlanma hacmini artırmayı başardı. Pınar: “30 ila 35 milyar TL aralığındaki yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” Türkiye’nin enerji arzını güvenilir ve bağımsız hale getirmenin sektördeki her şirketin sorumluluğu olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar; “Enerji sektörü bugün yalnızca arz-talep dengesiyle değil; jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları ve hızlanan enerji dönüşümüyle birlikte çok boyutlu bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Oldukça rekabetçi ve bir o kadar da belirsiz bir atmosfer var. Buna rağmen finansal dayanıklılığımızı korumak ve bu sırada da yatırımlarla büyümek, uzun vadeli stratejimizin odağı. Güçlü ve disiplinli bir iş modelimiz var. Bu alandaki uzmanlığımızı, sektör lideri olarak öncülük ettiğimiz uygulamaları kamuoyuyla da paylaşıyoruz. Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonu ile 22 milyonu aşkın kullanıcımıza en kaliteli hizmeti vermeye devam edeceğiz. Yine elimizi taşın altına koyacak, toplumsal yatırımlar yapmayı da altyapı yatırımları ya da finansallar kadar önemseyeceğiz. Dördüncü tarife dönemini başarıyla tamamlayıp beşinci tarife dönemine başlamışken, yine aynı kararlılıkla ilerliyoruz. Altyapı yatırımlarımız 2026’da da devam edecek. Toplamda 30-35 Milyar TL yatırım hedefimizi gerçekleştirmek üzere çalışacağız” dedi. Ulbrich:“Yatırım programımızı güçlü bir finansman yapısıyla desteklemeyi ve uzun vadeli büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz” 2026 yılının ilk çeyreğinde küresel belirsizliklerin ve yüksek faiz ortamının etkisini sürdürdüğü zorlu bir ortamda faaliyet gösterdiklerini belirten Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich; “Böylesi bir konjonktürde finansal performansı sağlamak, kısa vadeli etkin yönlendirme ve dayanıklılığa odaklanmayı gerektiriyor. Buna rağmen yıl başında paylaştığımız 2026 hedeflerimizi değiştirmiyor, dört ana performans göstergemiz doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. İş modelimizin sağladığı öngörülebilirlik, güçlü bilançomuz ve yüksek finansal disiplinimiz, bu zorlu ortamda güçlü bir performans sergilememizi sağlıyor. İlk çeyrekte dağıtım iş kolu operasyonel performansın ana belirleyicisi olmaya devam etti. Bununla birlikte, mevcut ekonomik ortamda artan operasyonel ve yatırım maliyetlerinin, Nisan ayı başında olduğu gibi, ilgili tarife çerçeveleri kapsamında dengeli ve süreklilik arz edecek şekilde yansıtılmasının sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Finansal disiplin tarafında güçlü duruşumuzu koruyoruz. Net borç / Faaliyet Geliri oranımızı 1,1x seviyesinde tutarken, borç portföyümüzde gerekli çeşitliliği ve rekabetçi fiyatlamayı sağlamaya devam ediyoruz” dedi.

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 Tesisini Hizmete Açtı

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na yakın konumuyla İstanbul’un Tuzla ilçesinde yer alan yeni tesis, farklı sektörlerin değişen ve artan tedarik zinciri ihtiyaçlarına özelleştirilmiş, esnek ve uçtan uca lojistik çözümler sunmak üzere hayata geçirilen stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor. Asya 1 tesisi, DHL Supply Chain’in çok sektörlü uzmanlığı ve müşteri odaklı çözüm yaklaşımıyla; operasyonel verimlilik, hizmet kalitesi ve tedarik zinciri dayanıklılığını aynı çatı altında buluşturmayı amaçlıyor. Asya 1 tesisinin açılışını, Türkiye’de tedarik zinciri yönetiminin geleceği açısından önemli bir adım olarak değerlendiren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Özellikle Sağlık Hizmetleri Lojistiği alanındaki uzmanlığımızı daha da ileri taşırken, çok sektörlü yapımız sayesinde farklı endüstrilerin hızla değişen ihtiyaçlarına yüksek çeviklikle yanıt verebiliyoruz. Enerji verimliliği ve teknoloji odaklı altyapımız, hem müşterilerimizin beklentilerini hem de DHL Group 2030 vizyonunu destekleyen sürdürülebilir bir operasyon modeli sunuyor.” Geniş depolama kapasitesi, güçlü taşıma ağı ve kapsamlı katma değerli hizmetleriyle Asya 1, yüksek hacimli hızlı tüketim ürünleri operasyonları ile mevzuat ve kalite gereklilikleri yüksek sağlık sektörü operasyonlarını tek bir entegre yapı altında etkin ve güvenilir bir şekilde yönetme kabiliyeti sağlıyor. Sağlık lojistiğinde uçtan uca entegre ve yüksek standartlı çözümler DHL Supply Chain Türkiye Asya 1 tesisi, GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları) ve GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarıyla uyumlu operasyon yaklaşımıyla sağlık lojistiği alanında yüksek katma değerli ve güvenilir çözümler sunan stratejik altyapısıyla öne çıkıyor. Tesis; 36.000 m² depo alanı,7/24 operasyon modeliyle görev yapan uzman ekipleri,Tıbbi cihazlar, sağlık ürünleri ve hassas ürünler için yüksek kalite ve güvenlik standartlarına sahip altyapısı,Sıcaklık kontrollü depolama çözümleri,Uçtan uca izlenebilirlik (GPS takibi, sıcaklık izleme, eğim sensörleri) ile tedarik zinciri boyunca şeffaflık ve güven sunması,Ulusal ve uluslararası mevzuatlara tam uyum sağlayan süreç ve kalite yönetimi,Kesintisiz, çevik ve esnek operasyonları destekleyen teknoloji odaklı sistemleri sayesinde DHL Supply Chain Türkiye’nin küresel sağlık lojistiği uzmanlığını yerel pazara başarıyla entegre etmesine olanak tanıyor. Müşteriye özel kurgulanan çözümler ve küresel lojistik ağı ise değişen ihtiyaçlara etkin ve sürdürülebilir şekilde yanıt verilmesini sağlıyor. GoGreen yaklaşımıyla sürdürülebilir lojistik uygulamaları DHL Supply Chain Türkiye, Asya 1 tesisini DHL Group GoGreen yaklaşımı doğrultusunda sürdürülebilirlik odağıyla hayata geçirdi. Güneş paneli altyapısı, otomasyonlu aydınlatma sistemleri, enerji kullanımının anlık takibi ve düşük emisyonlu lojistik ekipmanları sayesinde tesiste enerji verimliliği üst seviyeye taşınıyor. Dijitalleşme odaklı operasyon süreçleri ve sürdürülebilir taşımacılık uygulamalarıyla karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik somut adımlar atan şirket, çevresel sürdürülebilirliği iş modelinin merkezinde konumlandırmaya devam ediyor.

Kredi kartı ve kredilerde yeniden yapılandırma düzenlemesi Haber

Kredi kartı ve kredilerde yeniden yapılandırma düzenlemesi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), finansal istikrarın sağlanmasına yönelik koordineli kararları açıkladı. Buna göre, tüketicilere kullandırılan konut kredilerinde; kredi tutarının teminat olarak alınan konutun değerine oranı açısından birinci el–ikinci el konut ayrımı kaldırıldı. 2010 yılından sonra yapılan binaların enerji sınıfı için asgari şart olan C enerji sınıfına sahip konutlar da avantajlı kredi değer oranı uygulanan konutlar kapsamına alındı. Bu çerçevede, konut kredilerine ilişkin düzenlemelerde enerji verimliliği yüksek, görece depreme dayanıklı yeni konutların alımı ile ilk konutunu edinecek tüketicilerin desteklenmesine yönelik değişiklikler yapıldı. Tüketicinin kendisinin, eşinin veya 18 yaş altındaki çocuklarının malik olduğu en az bir konutunun bulunması halinde ise; belirlenen kredi değer oranlarının azaltılarak uygulanmasına devam edilecek. Dönem borcu kısmen ya da tamamen ödenmemiş bireysel kredi kartları ile ödemesi 30 günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredilerinin, yapılandırma tarihindeki borç bakiyelerinin, kart hamili/borçlu tarafından 3 ay içinde talep edilmesi halinde azami 48 ay vadeyle yeniden yapılandırılabilmesine imkan sağlandı. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca; kart hamilinin sektördeki toplam kredi kartı limitinin, ilk yıl için aylık ortalama gelirin azami iki katı, ikinci yıldan sonra ise azami dört katı olması gerektiği hükmünün uygulanmasında; yeni kredi kartı çıkarılması veya mevcut kredi kartlarının limitlerinin artırılması işlemlerinde yalnızca aylık veya yıllık ortalama gelirin dikkate alınmasına ve gelir düzeyinin teyidinin yalnızca, bankalarca geliri ispata elverişli olarak değerlendirilen belgeler üzerinden gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Kart hamillerinin, tüm bankalardaki toplam kart limitlerinin 400 bin TL’nin üzerinde olması halinde, son bir yıl içerisindeki en yüksek harcamanın yapıldığı hesap kesim tarihindeki kullanılmayan kart limitlerinin, bankalarca kısmi bir oranda azaltılması belirlendi. Bankalar tarafından, tüm kart hamillerinin kredi kartı limitlerinin,1 Ocak 2027 tarihine kadar aylık/yıllık ortalama gelirleriyle uyumlu hale getirilmesine yönelik belirlemeler yapıldı.

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda Haber

Konut Üretiminde Güven ve Sürdürülebilirlik Ön Planda

Yapı sektöründe uzun yıllara dayanan deneyime sahip Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Şentürk, konut projelerinde güven, sürdürülebilirlik ve yaşam kalitesinin belirleyici unsurlar olduğunu söyledi. Şentürk, aile geçmişlerine dayanan üretim anlayışının temelinde insan odaklı tasarımın yer aldığını, yapıların yalnızca barınma ihtiyacı değil uzun vadeli yaşam kültürü sunması gerektiğini vurguladı. Yeni projelerinde modern mimari, mühendislik güvenliği ve çevreyle uyumlu çözümleri bir araya getirdiklerini belirten Şentürk; mimari, iç mekân ve peyzaj disiplinlerinin ortak çalışmasının projelere bütüncül bir yapı kazandırdığını ifade etti. Sürdürülebilirliğin artık projelerin vazgeçilmez bir kriteri olduğunu söyleyen Şentürk, enerji verimliliği, su tasarrufu ve geniş yeşil alan tasarımının önemine dikkat çekerek, son projelerinde 15.180 m² peyzaj alanı tanımladıklarını aktardı. Şentürk, sektörün rekabet ortamında uzun vadeli değer üretme anlayışının belirleyici olduğunu, estetik–uyum–dayanıklılık dengesinin projelerde fark yarattığını ifade etti. Çevre dostu yapı yaklaşımının ise geleceğe dönük önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtti. Türkiye’de inşaat sektörünün hızla dönüşmeye devam ettiğini söyleyen Şentürk, maliyet artışlarının zorluk yarattığını ancak yenilikçi tasarım ve teknoloji kullanımının sektörü ileri taşıyan başlıca unsurlar olduğunu vurguladı. Önceliklerinin her zaman güven ve uzun ömürlü yaşam alanları üretmek olduğunu ifade eden Şentürk, bu değerlendirmelerini MAG okurlarıyla paylaştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.