Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Endonezya

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Endonezya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endonezya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ticaret Bakanlığı, e-ihracat potansiyeli yüksek pazarlara yönelik hazırladığı ülke rehberlerine Endonezya’yı da ekledi. Haber

Ticaret Bakanlığı, e-ihracat potansiyeli yüksek pazarlara yönelik hazırladığı ülke rehberlerine Endonezya’yı da ekledi.

Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarının küresel pazarlardaki fırsatlara daha kolay ulaşabilmesi amacıyla hazırladığı ülke rehberleri kapsamında Endonezya’ya yönelik kapsamlı bir çalışma yayımladı. ENDONEZYA PAZARI İÇİN KAPSAMLI REHBER Bakanlığın paylaşımında, Endonezya’nın 280 milyonu aşan nüfusuyla Güneydoğu Asya’nın en büyük ekonomisi olduğu ve dünyanın en yüksek Müslüman nüfusuna sahip ülkesi konumunda bulunduğu belirtildi. Bu güçlü demografik yapının, helal üretim standartları ve tüketim alışkanlıklarının yanı sıra Türkiye ile Endonezya arasındaki kültürel bağların da etkisiyle Türk ürünleri açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekildi. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan rehberde, Endonezya pazarına girmek isteyen firmalar açısından önem taşıyan birçok başlık ele alındı. Çalışmada; Endonezya’daki vergi ve gümrük uygulamaları, yolcu muafiyetleri, pazara giriş süreçleri, Türkiye’nin Endonezya’ya yönelik mikro ihracat verileri başta olmak üzere iş dünyasının ihtiyaç duyabileceği güncel bilgilere yer verildi. TÜRK İHRACATÇISINA YOL HARİTASI Rehberin, Endonezya pazarına açılmayı hedefleyen girişimciler ile halihazırda bu ülkeye ihracat yapan firmalara yol göstermesi amaçlanıyor. Bakanlık, çalışmanın firmaların gümrük ve mevzuat süreçlerine uyumunu kolaylaştırarak Endonezya pazarına girişte önemli bir kaynak oluşturacağını belirtti. Ticaret Bakanlığı, Türk ihracatçılarının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmaya yönelik bilgi ve rehberlik çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı.

Laos’ta film gibi kurtarma operasyonu: 10 gündür mağarada mahsurdular Haber

Laos’ta film gibi kurtarma operasyonu: 10 gündür mağarada mahsurdular

5 kişi kurtarıldı, iki kişi kayıp Güneydoğu Asya ülkesi Laos'ta zamana karşı yarış var. Günlerdir çamura bulanmış bir haldekaranlıkta bekliyorlardı. 10 gün sonunda gün ışığına kavuştular. Mağarada mahsur kalan 5 kişikurtarıldı. İki kişiyi ise arama çalışmaları sürüyor. Altın aramak için mağaraya girdiler Yedi kişi, 20 Mayıs'ta altın aramak amacıyla başkent Vientiane'nin kuzeydoğusundaki birmağaraya girmişti. Ancak aşırı yağışlar ve ani su baskınları sonrası meydana gelen toprak kayması çıkış yollarınıkapattı. Yedi kişi mahsur kaldı. Yedi kişiden beşine günler sonra yerin yaklaşık 300 metre derinliğinde ulaşıldı. Sırada beşkişiyi kurtarma operasyonu vardı. Kurtarma operasyonu 37 dakika sürdü Tayland, Endonezya, Fransa ve Avustralya’dan uzman dalgıçlar, uzun uğraşlar sonunda birkişiyi yeniden gün ışığına kavuşturdu. Dar bir geçitten yapılan kurtarma operasyonunun 37 dakika sürdüğü belirtildi. Ancakoperasyona dair ayrıntı verilmedi. Aslında kurtarma ekipleri mağaradaki suyu pompalarla tahliye etme çabasındaydı. Ancak buplan ilk etapta başarısız oldu. Mağarada mahsur kalan kişiler nasıl kurtarıldı? Mağarada mahsur kalan kişilere tüplü dalış eğitimi verilerek dışarı çıkarılmaları seçeneği degündemdeydi. İlk kurtarılan kişinin ardından sağ bulunan dört kişi de kurtarıldı. Operasyona dairse ayrıntıverilmedi. Uzman ekiplerin kayıp iki kişiyi arama çalışmaları sürüyor.

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada? Haber

Müslüman çoğunluklu ülkelerin ekonomik büyüklük sıralaması değişti. Türkiye kaçıncı sırada?

IMF, nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporuna ilişkin veri haritasında, ülkelerin nominal GSYH'lerine dair güncel projeksiyonlara yer verdi. Buna göre Türkiye'de GSYH'nin bu yıl 1,64 trilyon dolar seviyesine yükseleceği tahmin edildi. Söz konusu projeksiyonda, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğünün nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkeler arasında zirvede yer alması dikkati çekti. Uzun süredir bu alanda sürdürdüğü liderliğini IMF'nin 2025 yılı tahminlerine göre Türkiye'ye kaptıran Endonezya'nın GSYH'sinin bu sene 1,54 trilyon dolar olacağı öngörüldü. Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük sıralamasında Türkiye ve Endonezya'nın ardından gelen Suudi Arabistan'ın 2026'da 1,39 trilyon dolarlık GSYH'ye ulaşacağı tahmin edildi. Yalnızca 3 ekonomi trilyon dolar bandını aştı Bu gruptaki trilyon dolarlık ekonomiye sahip olan ülkeler Türkiye, Endonezya ve Suudi Arabistan ile sınırlı kaldı. Listenin devamında, yaklaşık 622 milyar dolarlık hacmiyle Birleşik Arap Emirlikleri, 516 milyar dolarla Malezya ve yaklaşık 511 milyar dolarla Bangladeş yer aldı. Kuzey Afrika'nın en büyük ekonomilerinden Mısır'ın GSYH'sinin 2026'da yaklaşık 430 milyar dolara çıkacağı tahmin edildi. IMF'nin güncel projeksiyonunda Pakistan'a ilişkin 2026 GSYH tahmini yer almazken ülkenin geçen yıl 408 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaştığı öngörüldü. "Çeşitlendirilmiş ekonomi büyümeyi sürdürülebilir kılıyor" Analistler, Türkiye'nin GSYH verisindeki öngörülen sıçramada, imalat sanayisindeki genişleme, turizmdeki toparlanma, ihracat artışları ve dolar kuru etkilerinin ana unsurlar olarak öne çıktığını belirtti. Bu unsurların bir araya gelmesinin Türkiye'nin nominal GSYH'sini nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin önüne geçirdiğine işaret eden analistler, nüfus avantajı ve doğal kaynak zenginliğine rağmen Endonezya'nın bazı sektörlerdeki yavaşlama ve küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalardan etkilendiğini ifade etti. Analistler, bu ülke grubundaki diğer büyük ekonomilerin daha çok ham madde ve enerji ihracatına dayalı bir yapı sergilediğini vurgulayarak, Türkiye'nin sanayi ve hizmet ile çeşitlendirilmiş ekonomik yapısının büyüme ivmesini sürdürülebilir kıldığını kaydetti. IMF, ocak ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2026'da yüzde 4,2 büyüyeceğini öngörmüştü. Nisan ayında ise yüksek petrol ve doğal gaz fiyatlarının ekonomik faaliyeti olumsuz etkileyeceğini belirten IMF, Türkiye için 2026 reel büyüme tahminini yüzde 3,4'e revize etmişti. IMF'nin güncel projeksiyonlarına göre nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerin ekonomik büyüklük (milyar dolar) sıralaması şöyle: Ülke GSYH Türkiye 1.640 Endonezya 1.539 Suudi Arabistan 1.389 Birleşik Arap Emirlikleri 622 Malezya 516 Bangladeş 511 Mısır 430 Pakistan 408 Kazakistan 360 Cezayir 317 İran 300 Irak 265 Katar 217 Fas 194 Özbekistan 182 Kuveyt 173 Umman 117

Japonya'daki deprem ve Bali'de 'süper deprem' olasılığına dair endişeleri arttırdı Haber

Japonya'daki deprem ve Bali'de 'süper deprem' olasılığına dair endişeleri arttırdı

Depremden sadece birkaç saat sonra, Japonya Meteoroloji Ajansı, önümüzdeki günlerde 8 veya daha yüksek şiddette güçlü bir depremin meydana gelme olasılığı konusunda özel bir uyarı yayınladı. Bu uyarı, Bali Meteoroloji, Klimatoloji ve Jeofizik Ajansı'nın (BMKG) Bali'de Richter ölçeğinde 9.0'a ulaşabilecek çok güçlü bir deprem riski konusunda yaptığı uyarının ardından geldi. Ajans, bunun belirli bir tahmin değil, uzun vadeli bir risk değerlendirmesi olduğunu vurguladı. ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'na (USGS) göre, "mega depremler" tipik olarak tektonik bir plakanın bir fay hattı boyunca sıkışıp kalması, enerji biriktirmesi ve ardından bu enerjiyi aniden serbest bırakması sonucu meydana gelir ve son derece güçlü sarsıntılara neden olur. Bu bölgenin çevresindeki kabuk katmanlarında daha küçük depremler daha sık meydana gelebilir. Uzmanlar, Bali, Sumba ve Flores Adaları gibi bölgelerin büyük bir deprem olması durumunda ciddi şekilde etkilenme riskinin yüksek olduğunu söylüyor. BMKG'de görevli genç bir meteoroloji ve jeofizikçi olan Yogha Mahardika, Endonezya Ulusal Deprem Araştırma Merkezi'nin 2024 tarihli bir raporuna atıfta bulunarak, Bali'nin Sumba fayından potansiyel olarak etkilenebilecek bir bölgede yer aldığını belirtti. Ancak jeofizikçi, şu anda bir depremin ne zaman meydana geleceğini doğru bir şekilde tahmin edebilecek bir teknoloji olmadığını vurguladı. Uyarılar, kamuoyunu bilinçlendirmek ve müdahale kapasitelerini geliştirmek amacıyla yayınlanmaktadır. Avrupa-Akdeniz Sismoloji Merkezi ve USGS'nin verilerine göre Endonezya, dünyanın en aktif deprem bölgelerinden biridir. Japonya ise bu listede üçüncü sırada yer almaktadır. 21 Nisan'da Endonezya'nın Doğu Nusa Tenggara eyaletindeki Kuzey Orta Timor'da 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. BMKG'ye göre, depremin merkez üssü bölgenin yaklaşık 67 km kuzeybatısında, 31 km derinlikteydi ve tsunami riski oluşturmuyordu. Deprem sarsıntıları Atambua'da Modifiye Mercalli ölçeğine göre III ila IV şiddetinde hissedildi; nesnelerin sallanmasına, pencerelerin titremesine ve bazı eşyaların yer değiştirmesine neden oldu. Şu ana kadar herhangi bir can kaybı veya önemli hasar bildirilmedi.

Ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen Gazze'deki durum her geçen gün zorlaşıyor Haber

Ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen Gazze'deki durum her geçen gün zorlaşıyor

Yaklaşık 2 milyon insanın yaşadığı Filistin topraklarında, İsrail ile Hamas arasındaki yoğun çatışmalar geçici olarak azaldı. Ancak, Hamas'ın silahsızlandırılması, uzun süredir devam eden kontrolünün sona erdirilmesi, uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve büyük ölçekli yeniden yapılanmanın başlatılması da dahil olmak üzere anlaşmanın birçok temel maddesi henüz uygulanmadı. İnsani durum son derece vahim olmaya devam ediyor; yardımlar yalnızca İsrail'in kontrolündeki sınırlı bir güzergah üzerinden ulaşıyor. Gazze halkı çoğunlukla çadır kamplarında veya harap binalarda barınarak son derece kötü koşullarda yaşamaya devam ediyor. Filistinli mülteciler ateşkes anlaşmasının ardından evlerine döndü. Daha önce, ABD Başkanı Donald Trump liderliğindeki ABD girişimli Barış Konseyi, yalnızca Gazze sorununu değil, küresel çatışmaları da ele almak için 7 milyar dolar taahhüt etmişti. Ancak, ilk toplantısından sadece dokuz gün sonra ABD ve İsrail, İran'a bir saldırı başlattı. Konsey henüz yeniden toplanmadı ve Hamas'ın silahsızlanma önerisine ilişkin yanıtını bekliyor. Mart ayında BM Güvenlik Konseyi önünde konuşan Barış Konseyi Direktörü Nickolay Mladenov, dünyayaGazze'yi unutmamaları konusunda uyarıda bulundu. Bölgenin iki seçeneği olduğunu savundu: ya savaşa geri dönmek ya da yeni bir başlangıç ​​yapmak. Aslında, ateşkesin üzerinden altı ay geçmesine rağmen, Gazze'deki durum, çatışmaların şiddetindeki azalma dışında, büyük ölçüde değişmeden kaldı. Beş uluslararası yardım kuruluşunun 9 Nisan'da yayınladığı bir rapor, ABD tarafından önerilen 20 maddelik ateşkes planının insani açıdan başarısız olduğunu gösteriyor. Rapora göre, Mart ayının ilk iki haftasında Gazze'ye giren yardım kamyonlarının sayısı %80 azaldı, buna karşılık temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları keskin bir şekilde arttı ve tıbbi tahliyeler neredeyse tamamen durdu. Gazze sakinleri umutsuzluklarını dile getirmeye devam ediyor. Bazıları yaygın kirlilik ve hastalıktan bahsederken, yaşamda herhangi bir iyileşme belirtisi görülmüyor. Büyük çaplı çatışmalar azalmış olsa da, birçok bölgede hala hava saldırıları ve silahlı çatışmalar yaşanıyor. Gazze sağlık yetkililerine göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana geçen altı ayda, 9 Nisan itibarıyla 738 kişi hayatını kaybetti. 7 Ekim 2023'te çatışmaların başlamasından bu yana öldürülen Filistinlilerin toplam sayısı ise 72.317'dir. ABD-İsrail ve İran çatışmasının başlamasından bu yana Gazze'ye yönelik uluslararası ilgi azaldı ve ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik baskı düştü. İnsani yardım kuruluşları, Gazze'deki yardımlarda ilerlemenin genellikle yalnızca ABD'den gelen güçlü diplomatik baskı yoluyla sağlanabildiğini, ancak bu baskının sürekli olarak sürdürülmediğini belirtiyor. ABD'nin yanı sıra Mısır ve Katar gibi önemli arabulucular da İran'daki savaşın sonuçlarına odaklanıyor. Bu arada, Lübnan'daki artan gerilimler, Gazze'ye uluslararası bir istikrar gücü konuşlandırma olasılığını daha da zorlaştırıyor. Endonezya da dahil olmak üzere barış gücü gönderme sözü veren birçok ülke, son günlerde Güney Lübnan'da üç askerinin öldürülmesiyle kayıplar yaşadı ve bu durum, yakın gelecekte Gazze için uluslararası güçlerin seferber edilmesi olasılığı konusunda endişeleri artırdı.

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya Haber

Costa: Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 9-13 Mart tarihleri arasında Brüksel'de gerçekleştirilen yıllık AB Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu.Büyükelçilere hitabında dünyada kutuplaşma ve parçalanmanın arttığını ve böyle bir ortamda Avrupa'nın küresel vizyonunun stratejik bir varlık olduğunu ifade eden Costa, dünyadaki yeni gerçekliğin Rusya'nın barışı ihlal ettiği, Çin'in ticareti bozduğu ve ABD'nin kurallara dayalı uluslararası düzeni sorguladığı bir gerçeklik olduğunu söyledi. AB'nin görevinin kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmak olduğunu söyleyen Antonio Costa, "Uluslararası hukukun ihlalleri, ister Ukrayna'da, ister Grönland'da, ister Latin Amerika'da, ister Afrika'da, ister Gazze'de veya Orta Doğu'da olsun, kabul edilmemelidir. İnsan hakları ihlalleri de, ister İran'da, ister Sudan'da, ister Afganistan'da olsun, kabul edilemez" dedi. Orta Doğu'daki savaşın son derece kaygı verici olduğunu ve durumun temel nedenlerinden İran'ın sorumlu olduğunu söyleyen AB Konseyi Başkanı Costa, "Gerginliğin daha fazla tırmanmasından kaçınmalıyız. Böyle bir yol, Orta Doğu'yu, Avrupa'yı ve daha geniş bölgeleri tehdit eder. Bunun sonuçları ağırdır. Ekonomik alanda da ağırdır. Hürmüz Boğazı'nın ablukaya alınması bunun açık örneğidir" diye konuştu. "Kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız" AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, "Şu ana kadar bu savaşın tek bir kazananı var, o da Rusya. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna'nın konumunu sürekli olarak zayıflatıyor. Rusya, enerji fiyatlarının yükselmesi sayesinde Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaşın finansmanı için yeni kaynaklar elde ediyor" ifadelerini kullandı. Rusya'nın ayrıca Orta Doğu'daki savaşın gündemin merkezine oturması nedeniyle Ukrayna'ya ilginin azalmasından da istifade ettiğini söyleyen Costa, "Rusya üzerinde baskıyı sürdürmeli, Ukrayna için kabul edilebilir ve Avrupa'nın güvenliğini zayıflatmayacak adil ve kalıcı bir barış için Rusya'yı müzakereye zorlamalıyız. Umarım, yarın mevcut yaptırımların uzatılmasını onaylar ve 20. Yaptırım Paketi'nin kabulü yönünde ilerleriz" dedi. "BM, reformdan geçirilmeli ancak yerine başka bir yapı konulamaz" AB'nin Birleşmiş Milletler'in (BM) güçlü bir destekçisi olmaya devam edeceğini de ifade eden Costa, "BM, reformdan geçirilmeli, ancak yerine başka bir yapı konulamaz. BM, çok taraflı sistemin temel taşı olmaya devam etmelidir. BM, evrensel meşruiyete sahip tek forumdur. Ayrıca, etkili ve çok taraflı iş birliğini sürdürebilecek güce sahip tek platformdur" şeklinde konuştu. Costa, BM sisteminin ciddi finansal kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu dönemde, AB'nin küresel dayanışmada öncü rol oynamaya devam edeceğini söyledi. "Mercosur ve Hindistan ile ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu" AB'nin dünyanın en kapsamlı ticaret anlaşmaları ağını kurduğunu ve bu ağın 80 ticaret ortağını kapsadığını vurgulayan Antonio Costa, "Ayrıca, 27 ülkeyle daha anlaşmalar müzakere ediyor ve onay sürecini yürütüyoruz. Bunlar arasında Meksika, Avustralya, Endonezya, Tayland, Filipinler ve Birleşik Arap Emirlikleri de yer alıyor" ifadelerini kullandı. AB Konseyi Başkanı Costa, "Yakın zamanda imzalanan Mercosur ve Hindistan ticaret anlaşmaları, gerçek bir dönüm noktası oldu. Bu anlaşmalar, 32 ülkeyi ve yaklaşık 3 milyar insanı kapsıyor" diye konuştu. Görevi süresinde genişlemeyi de bir öncelik olarak kabul ettiğini ifade eden Antonio Costa, Ukrayna'nın AB'ye üyelik başvurusunun genişleme sürecinde Moldova ve Batı Balkan ülkelerini de etkileyen bir dinamizme yol açtığını söyledi. AB Konseyi Başkanı, "Bu ülkelerin geleceği, AB içindedir. Lakin katılım süreci, liyakat esasına dayalı olmalıdır" dedi. Konuşmasında 2025 yılında Avrupa savunmasına odaklandıklarını ve 2026'yı ise Avrupa'nın rekabetçilik yılı yapmak istediklerini söyleyen Costa, "Bu iki alan, Avrupa'nın egemenliğinin temel sütunlarıdır. ABD'nin Grönland'a yönelik tehditlerine AB olarak verilen kararlı ve etkili yanıt, küresel konumumuzun nasıl güçlendiğinin bir örneğidir" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.