Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekran Süresi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ekran Süresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekran Süresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dijital Cihazlar Hafızayı Sessizce Tehdit Ediyor. Haber

Dijital Cihazlar Hafızayı Sessizce Tehdit Ediyor.

Akıllı Telefonlar, tabletler ve genel internet kullanımı, günlük yaşamın bir parçası haline gelirken kontrolsüz ve uzun süre kullanımı zihinsel sağlık üzerindeki etkileri giderek daha fazla tartışılır oldu. Moodist Psikyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, son yıllarda literatürde sık sık yer bulmaya başlayan “dijital demans” kavramına dikkat çekerek özellikle çocuklar ve gençler için önemli riskler barındırdığı uyarısında bulunuyor. Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor. Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sür elerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. Ekran Süresi Beyni Nasıl Etkiliyor? Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Klinik Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. Bu durum sonucunda: eleştirel düşünme becerileri zayıflıyor, yaratıcılık azalıyor, sorun çözme kapasitesi düşüyor. Ruhsal Değişimler ve Uyku Bozukluklarına Neden Oluyor Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan; “Dijital cihazlarla uzun süreli temas yalnızca bilişsel işlevleri değil, duygusal dengeyi de etkiliyor. Dijital demansa eşlik eden yaygın sorunlar arasında: ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik, artan stres düzeyi yer alıyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, uyku düzenini sağlayan melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor.”diyor. Özcan, “Literatüre giren çalışmalarda çok fazla ekran süresine maruz kalan kişilerin beyninde gri madde ve beyaz madde hacminin değiştiğine, azaldığına ulaşılmıştır. Bu durum ise kişide farklı ruh sağlığı bozukluklarının gelişme olasılığını artırabilir. Yine kişide yeni anıların oluşumunu ve öğrenme yeteneklerini zayıflatabilir. Dijital Demans’dan Korunmak Mümkün mü? Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, dijital demansı önlemenin en temel yolunun dijital kullanımı kontrol altına almak olduğunu vurguluyor. Bu noktada öne çıkan önerileri Dijital Detoks adımlarından oluşuyor: Günlük ekran süresi sınırlandırılmalıDijital cihazlar için belirli kullanım saatleri oluşturulmalıTelefon ve tabletler uyku alanı dışında şarj edilmeli Bu küçük adımlar, dijital cihazlarla sağlıklı mesafe kurmayı kolaylaştırıyor. Dijital demansı önlemenin bir diğer yolu da beyni aktif tutan faaliyetlere yönelmekten geçiyor: bulmaca çözmek, kitap okumak, yeni bir beceri öğrenmek, dijital destek olmadan hafıza egzersizleri yapmak’da bilişsel rezervi güçlendiriyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan; konsantrasyonu artırmak için aynı anda birden fazla iş yapmak yerine tek göreve odaklanmanın ve akıllı telefonlardaki gereksiz bildirimleri kapatmanın zihinsel yükü azaltarak verimliliği arttırdığına dikkat çekiyor. Özcan, tüm çabalara rağmen ekran süresinin azaltılamaması durumunda bunun önemli bir uyarı işareti olduğunu vurguluyor. Dijital cihaz kullanımını kontrol etmekte zorlanan bireylerin psikoterapi desteğine başvurması, sürecin sağlıklı şekilde yönetilmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Avrupa Komisyonu, siber zorbalıkla mücadele için 'eylem planı' açıkladı Haber

Avrupa Komisyonu, siber zorbalıkla mücadele için 'eylem planı' açıkladı

Planın bir parçası da, çocukların zorbalığı gizli bir şekilde ulusal bir yardım hattına bildirmelerine, kanıtları güvenli bir şekilde saklamalarına ve göndermelerine ve kolluk kuvvetlerinden, eğitimden veya çocuk koruma hizmetlerinden yardım almalarına olanak sağlayacak AB çapında bir uygulamanın yaygınlaştırılmasıdır. Henüz erken aşamalarında olmasına rağmen, AB yürütme organı, Fransa'nın "3018" uygulaması ve yardım hattı gibi başarılı mevcut modellerden yararlanarak, bloğun 27 üye devletinin yerel kullanıma uyarlayabileceği bir uygulama taslağı geliştireceğini söyledi. Komisyon, siber zorbalığın 11 ila 15 yaş arasındaki çocukların altıda birini etkileyen bir olgu olduğunu belirtti. Öneri, AB'nin çocukları zararlı sosyal medya etkilerinden korumak için birçok cephede çaba sarf ettiği bir dönemde geliyor; bu çabalar arasında genç ergenler için blok çapında bir yasaklama araştırmasından, yeni bir yaş doğrulama aracı üzerinde çalışmaya ve uygulamalardaki "bağımlılık yapıcı" özelliklere karşı önlem almaya kadar çeşitli konular yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Komisyon, TikTok'un bağımlılık yapıcı tasarımının Avrupa Dijital Hizmetler Yasası'nı (DSA) ihlal ettiğini ve kullanıcıları yeterince koruyamadığını tespit etti. Düzenleyicilerin ön bulguları, özellikle çocuklar ve gençler için ekran süresi konusunda sosyal medya platformları üzerindeki artan baskıyı yansıtıyor. Dünya çapındaki düzenleyiciler, teknoloji şirketlerinin genç kullanıcıları bağımlılık yapıcı tasarım özelliklerinden korumak için yeterince çaba gösterip göstermediğini giderek daha fazla sorguluyor. Virkkunen Cuma günü yaptığı açıklamada, "Dijital Hizmetler Yasası, platformları kullanıcıları üzerindeki etkilerinden sorumlu tutuyor. Avrupa'da, çocuklarımızı ve vatandaşlarımızı çevrimiçi ortamda korumak için mevzuatımızı uyguluyoruz" dedi. Uygulama önerisinin ötesinde, zorbalıkla mücadele "eylem planı", bu olguyu azaltmaya yardımcı olmak için mevcut AB yasalarının hedefli bir şekilde uygulanmasını öngörüyor. Bu, küçükleri zararlı içerikten korumak için DSA kapsamındaki kuralların sıkılaştırılmasını ve zorbalık için deepfake kullanımına karşı mücadele etmek için yapay zeka yasasının hedefli bir şekilde uygulanmasını desteklemeyi içeriyor.

“Dinlensem bile yorgunum” diyenlerin sayısı artıyor Haber

“Dinlensem bile yorgunum” diyenlerin sayısı artıyor

Uzel, özellikle uyku kalitesindeki bozulmaya dikkat çekerek, artan ekran süresi ve yaygınlaşan anksiyete durumlarının uykuyu böldüğünü ve dinlendirici uykuyu azalttığını belirtti. Kilo artışının da önemli bir etken olduğunu vurgulayan Burak Uzel, fazla kilonun uyku apnesine yol açabildiğini, uykuda nefes durmalarının da buna bağlı olarak arttığını söyledi. Türkiye’de yıllar içindeki kilo artışına işaret eden Uzel, bunun uyku apnesi sıklığını da artırdığını ifade etti. “Sürekli yorgunluk araştırılması gereken bir durum” Sürekli yorgunluğun her zaman basit bir yaşam tarzı sorunu olmadığını belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, özellikle istemsiz kilo kaybı gibi ek şikâyetlerin eşlik etmesi halinde altta ciddi bir hastalık bulunabileceğini söyledi. Uzel, “Her halükârda sürekli yorgunluk ve halsizlik araştırma gerektiren bir durumdur, en azından hekime başvurulmalıdır” dedi. Kadınlarda demir, toplumda B12 eksikliği öne çıkıyor Yorgunlukta vitamin ve mineral eksikliklerinin rolüne de değinen Uzel, mineral eksikliklerinin genel toplumda çok sık görülmediğini, daha çok yaşlılarda ve bazı idrar söktürücü ilaçları kullanan hastalarda ortaya çıktığını aktardı. Vitamin eksikliklerinin ise yaş ve cinsiyete göre değiştiğini belirten Burak Uzel, kadınlarda en sık demir eksikliği görüldüğünü, son yıllarda B12 ve folik asit eksikliğinin de arttığını ifade etti. Uzel, D vitamini eksikliğinin ise toplumda çok yaygın olduğunu, neredeyse her 10 kişiden 9’unda düşük bulunduğunu söyledi. Tiroid, kansızlık ve enfeksiyonlar da neden olabilir Tiroid bezinin hem hızlı hem yavaş çalışmasının yorgunluk yapabileceğini aktaran Uzel, kansızlığın özellikle demir eksikliğine bağlı olduğunda belirgin halsizlik oluşturduğunu kaydetti. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel geçmişte tüberküloz, brusella ve paraziter hastalıklar gibi kronik enfeksiyonların daha sık görüldüğünü, günümüzde bağışıklık sistemi normal kişilerde bu tür gizli enfeksiyonlara daha nadir rastlandığını ifade etti. Stres vücudu “sürekli koşuyormuş gibi” yoruyor Stresin tek başına önemli bir yorgunluk kaynağı olduğunu vurgulayan Uzel, stres anında vücudun alarm durumuna geçtiğini, kortizol ve adrenalin artışıyla nabız ve tansiyonun yükseldiğini anlattı. Bu durumun kısa süreli olduğunda faydalı, ancak sürekli hale geldiğinde vücudu sanki hiç durmadan koşuyormuş gibi yorduğunu söyledi. Uyku kalitesindeki düşüşün yalnızca yorgunluğu artırmadığını, aynı zamanda kazalara zemin hazırladığını belirten Uzel, “Vücudun ve beynin toparlanmaya ihtiyacı var. Dinlendirici uyku hem beden hem beyin sağlığı için şart” dedi. Burak Uzel, yoğun ekran kullanımının da beyni sürekli uyararak dinlenmesini engellediğini ve kişide sürekli bir şey kaçırıyormuş hissi yaratarak anksiyeteyi artırdığının altını çizdi. “Her şeyi psikolojiye bağlamak da, doktora hiç gitmemek de yanlış” Sürekli yorgunluk yaşayan hastaların en sık yaptığı hatanın durumu tamamen psikolojik kabul edip doktora başvurmamak olduğunu söyleyen Uzel, bunun tam tersinin, yani aşırı sağlık kaygısıyla gereğinden fazla başvuru yapmanın da doğru olmadığını belirtti. Uzel, “Her zaman olduğu gibi burada da orta yol ve itidal önemli” ifadelerini kullandı. Bu belirtiler varsa gecikmeden doktora gidin Devam eden yorgunlukta mutlaka bir iç hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğini vurgulayan Uzel, özellikle istemsiz kilo kaybı, vücutta kolay morarma ve diş eti kanaması gibi belirtilerin alarm işareti olduğunu söyledi. Bu bulguların varlığında zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Uzel, sağlıklı bir yaşam için kaliteli uyku, stres kontrolü ve kilo yönetiminin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.