Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye sokağa teslim edilecek bir ülke değildir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz." dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde toplandı. Saat 15:38'de başlayan Kabine Toplantısı, yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi. Zonguldak'ta özel bir maden ocağında geçen hafta meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madenciye Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilere acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki askerî araç kazasında şehit olan Albay Sayit Gökgöz'e rahmet niyaz edip, ailesine, silah arkadaşlarına ve Silahlı Kuvvetlere başsağlığı dileklerini iletti. Kabine toplantısında iç siyaset, ekonomi, güvenlik ve dış politikaya ilişkin güncel gelişmeleri istişare ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum. Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlar'dan Türk cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. "Kanada ile ticaret hacmimizi 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından itibaren uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye'nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik edildiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: "16 Ekim'de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul'da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkanlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız diğer bir tarihî adım Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca, savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında işbirliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz." "Kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına dikileceğiz" Türkiye'nin hafta sonu 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı ile R4 ve R4+E4 Dışişleri Bakanları Toplantıları'na ev sahipliği yaptığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Ekim'de Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'i Ankara'da misafir edeceklerini söyledi. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü Türk dünyasından seçkin konuklarla büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı'nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'ne yine Ankara'da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hüküûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi'ni Antalya'da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye'nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz." "Ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık görmek istemiyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sari köklü devlet geleneğinin zaviyesinden baktıklarını belirterek "Günü kurtarmanın değil istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 27 Kasım 2019'da Libya Ulusal Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakatı imzaladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu mutabakat Türkiye ve Libya'nın Doğu Akdeniz'deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır. Türkiye'nin ilk günden beri savunageldiği 'Tek Libya, tek devlet' ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen, millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya'nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum. Şunu bu arada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya'da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya'da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir." Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat ile ilgili bir gerçeğin altını çizmek durumunda olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesinin olmadığını söyledi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz ile ilgili politikasının çok net olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, Doğu Akdeniz'de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydasının olmayacağını vurgulayarak Türkiye'nin, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke olmadığının altını çizdi. Siyasette de dış politikada da tek pusulalarının Türkiye'nin çıkarları olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya'nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum." diye konuştu. Libya Temsilciler Meclisi'ne ve kardeş Libya halkına selamlarını yollayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb'im dayanışmamızı daim eylesin" temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren 'Libya'da ne işimiz var?' diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum." dedi. "Türkiye, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir" Siyaseti, demokratik zeminde mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmenin yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşım olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye'ye hizmet etmediği çok aşikar olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulh-u sükunun hakim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa'nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye, sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkilerini açıklasınlar." "Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler, bize basın özgürlüğü dersi veremezler." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın özgürlüğü ve eleştirel seslerle bir sorunun olmadığını, Türkiye'nin, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biri olduğunu söyledi. Avrupa'da televizyon kanalı sayısı itibarıyla Türkiye'nin ilk sıralarda yer aldığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı, ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye'nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye'nin de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmeyeceğinin altını çizdi. "Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz" İster iktidar ister muhalefet olsun, ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamlarımız, ünvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz." dedi. 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifini geçen hafta TBMM'nin takdirine sunduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlı olduklarını vurgulayarak "Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik." diye konuştu. "İşsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz" Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026'yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027'de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4'e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8'e gerilemesini öngörüyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdiklerini, Millî Eğitim Bakanlığına 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdıklarını belirtti. Yükseköğretim dahil eğitim bütçesini toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdıklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık." diye konuştu. Emekli maaşlarına düzenleme Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2022'de başlattıkları asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettirdiklerini dile getirdi. Bu kapsamda 2027'de vergi istisnası yoluyla çalışanların gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlayacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkanları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz." "Savunma ve güvenlik harcamalarımız için 3 trilyon 454 milyar lira belirledik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımın ülke için stratejik önemi yüksek bir sektör olduğunu dile getirdi. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerine ise tarımsal krediler, sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4'üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum." İran'a saldırı haberleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, komşu İran'a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşmasının, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açtığını dile getirdi. Temennilerinin bölgeyi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkardığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Bu düşüncelerle kabine toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum."

SPK: Profesyonel yatırımcı limiti 50 milyon TL’ye yükseltildi Haber

SPK: Profesyonel yatırımcı limiti 50 milyon TL’ye yükseltildi

Sermaye Piyasası Kurulu, 26 Ekim 2026 tarihli ve 75/1899 sayılı kararıyla profesyonel müşteri ve nitelikli yatırımcı kriterlerinde değişikliğe gitti. Yatırım kuruluşlarına ilişkin düzenlemeleri kapsayan kararla, profesyonel müşteri kabulünde aranan finansal büyüklükler önemli ölçüde artırıldı. FİNANSAL VARLIK SINIRI 50 MİLYON TL’YE YÜKSELDİ Yeni düzenlemeye göre, talebe dayalı olarak profesyonel müşteri kabul edilecek yatırımcılarda aranan finansal varlıklar toplamı 10 milyon TL’den 50 milyon TL’ye çıkarıldı. İşlem hacmi şartı da 5 milyon TL’den 25 milyon TL’ye yükseltildi. Tüzel kişilerin profesyonel müşteri sayılabilmesi için mevzuatta öngörülen tutarlar da bu değişikliklere paralel olarak yeniden belirlendi. Profesyonel müşteri düzenlemelerine atıfla belirlenen nitelikli yatırımcı koşulları da güncellendi. Gayrimenkul ve girişim sermayesi fonlarında istisna kaldırıldı SPK, gayrimenkul yatırım fonları ile girişim sermayesi yatırım fonlarının katılma paylarının satılacağı nitelikli yatırımcılar için daha önce getirilen istisnayı kaldırdı. Böylece bu fonlara yatırım yapacak kişiler de nitelikli yatırımcılar için genel mevzuatta belirlenen finansal şartlara tabi olacak. MEVCUT YATIRIMCILAR STATÜLERİNİ BELGELEMEK ZORUNDA Kararla birlikte, daha önceki finansal limitler üzerinden profesyonel müşteri veya nitelikli yatırımcı statüsü kazanmış kişilerin de mevcut şartları sağladıklarını çalıştıkları yatırım kuruluşuna yazılı ya da elektronik ortamda belgelemeleri gerekecek. Gerekli şartların sağlandığı belgelenmediği takdirde, nitelikli yatırımcıların işlem yapabildiği sermaye piyasası araçlarına sahip müşteriler, bu araçlarda yalnızca satış yönünde emir verebilecek. Öte yandan, profesyonel müşteri veya nitelikli yatırımcı statüsünü kazandıktan sonra finansal varlıkları mevzuatta öngörülen tutarların altına düşen müşteriler için ilgili tebliğlerdeki prosedürler uygulanacak. SPK, değişiklikleri içeren Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri ile Yatırım Kuruluşlarına İlişkin Rehber’in güncel halinin Kurulun internet sitesinde yayımlandığını bildirdi.

SPK’dan Odine Solutions incelemesi: 21 kişi hakkında suç duyurusu Haber

SPK’dan Odine Solutions incelemesi: 21 kişi hakkında suç duyurusu

Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) haftalık bülteni yayımlandı. Kurul, Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) hakkında yürütülen inceleme sonucunda 21 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Söz konusu kişiler hakkında 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanırken, 16 kişinin sahip olduğu tüm lisansların da bu süre boyunca iptal edilmesi kararlaştırıldı. 21 kişi hakkında suç duyurusu SPK’nın haftalık bülteninde sermaye piyasalarına ilişkin alınan yeni kararlar kamuoyuyla paylaşıldı. Bültende yer alan bilgilere göre, Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlere yönelik inceleme tamamlandı. İnceleme sonucunda 21 kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Ayrıca bu kişiler için 2 yıl süreyle işlem yapma yasağı uygulanması kararlaştırıldı. SPK, aynı listede yer alan 16 kişinin sahip olduğu tüm lisansların da işlem yapma yasağı süresince iptal edilmesine hükmetti. Yeni faaliyet izinleri SPK’nın haftalık bülteninde yalnızca inceleme ve yaptırım kararları değil, sermaye piyasası kurumlarına ilişkin yeni izin ve başvurular da yer aldı. Buna göre bir yatırım fonunun başka bir fon bünyesinde birleştirilmesine izin verildi. Bir portföy yönetim şirketinin işletme adı kullanmasına yönelik karar da Kurul tarafından onaylandı. Bir aracı kurumun sermaye artırımı talebine ilişkin başvurusu olumlu karşılanırken, başka bir şirketin borsada işlem görmeyen paylarının borsada satışa konu edilebilmesi amacıyla hazırlanan pay satış bilgi formunun onaylanması talebi reddedildi. Öte yandan bir aracı kurumun yurt içinde işlem aracılığı faaliyet izninin kapsamının genişletilmesine yönelik başvurusu da SPK tarafından uygun bulundu.

Türkiye-Ukrayna ticaretinde yeni dönem: Serbest Ticaret Anlaşması yürürlüğe girdi Haber

Türkiye-Ukrayna ticaretinde yeni dönem: Serbest Ticaret Anlaşması yürürlüğe girdi

Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticari ilişkilerde yeni dönem başladı. İki ülke arasında 3 Şubat 2022'de imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamındaki mal ticaretine yönelik gümrük vergisi düzenlemeleri ise 1 Ocak 2027'den itibaren uygulanacak. Ticarette 10 milyar dolarlık hedef Ticaret Bakanlığı, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesiyle iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin daha öngörülebilir kurallar çerçevesinde sürdürülmesinin amaçlandığını açıkladı. Kiev'de 3 Şubat 2022'de imzalanan anlaşma, Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacminin kısa vadede 10 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı bir çerçeve oluşturuyor. Anlaşmanın onay süreci Türkiye'de 4 Ekim 2024'te, Ukrayna'da ise 31 Temmuz 2026'da tamamlandı. Gümrük vergilerinde uygulama 1 Ocak'ta başlayacak STA'nın 1 Ekim'de yürürlüğe girmesine karşın, mal ticaretine ilişkin ürün listelerindeki gümrük vergisi indirimleri 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanmaya başlayacak. Bakanlık, anlaşmanın yalnızca mal ticaretini kapsamadığını; hizmetler, yatırımlar, elektronik ticaret, ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük iş birliği gibi alanlarda da düzenlemeler içerdiğini bildirdi. İkili ve transit taşımalar için kota düzenlemesi Anlaşma kapsamında Türkiye ile Ukrayna arasındaki ikili ve transit taşımaların kotasız gerçekleştirilmesine yönelik düzenlemelerin de ticari akışın desteklenmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Bakanlık açıklamasında, Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile ekonomik entegrasyonunun ilerlediği bir dönemde yürürlüğe giren anlaşmanın, Türk ve Ukraynalı işletmeler açısından tercihli ticaret imkanlarının sürdürülmesine yönelik bir çerçeve sunduğu belirtildi. İşletmelere tercihli ticaret imkanı Ticaret Bakanlığı, STA'nın Türk ve Ukraynalı firmaların karşılıklı ticaretinde daha öngörülebilir bir ortam oluşturmasının yanı sıra üçüncü ülkelerden gelen tedarikçilere karşı rekabet koşullarında avantaj sağlayabilecek bir yapı oluşturduğunu açıkladı. Anlaşmayla birlikte iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin kapsamının genişletilmesi ve mevcut ticaret potansiyelinin artırılması amaçlanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatıyla “Fon Koordinasyon Kurulu” kuruldu Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatıyla “Fon Koordinasyon Kurulu” kuruldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında ekonomi kurmayları ve ilgili kurumların üst düzey yöneticilerinin katılımıyla bir eşgüdüm toplantısı yapıldı. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre toplantıda, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmelerin değerlendirildiği, ilgili kurumların yürüttüğü çalışmalar ve alınan/alınacak tedbirler hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verildiği bildirildi. YATIRIMCI HAKLARI VE HIZLI ÖDEME ÖNCELİĞİ Açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlarla ilgili sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirterek, sermaye piyasası kuralları çerçevesinde yatırımcıların haklarının korunmasının ve ödemelerin adil, sağlıklı ve mümkün olan en kısa sürede yapılmasının temel öncelik olduğunu vurguladı. “FON KOORDİNASYON KURULU” OLUŞTURULDU Toplantı sonrası yapılan bilgilendirmede, tasfiye sürecinin yatırımcıların meşru hakları ve kamu yararı gözetilerek hızlı biçimde yürütülmesi için, genel koordinasyonu sağlamak üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında “Fon Koordinasyon Kurulu” oluşturulduğu belirtildi. Ayrıca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) da sermaye piyasalarında son dönemde meydana gelen yatırım fonu işlemlerine yönelik inceleme ve denetim sürecini başlattığı aktarıldı. ŞİRKET DEVİRLERİ VE ÖDEME YOL HARİTASI GÜNDEMDE Toplantıda, Katılımevim ve Birevim Tasarruf Finansman Şirketleri ile İktisat Katılım Bankası’nın Türkiye Emlak Katılım Bankası’na devrine ilişkin yürütülen süreç hakkında da bilgi verildi. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurulu’nun, tasfiye kapsamındaki fonlarda mal varlığı ve likidite durumuna göre, hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sunduğu kaydedildi. Açıklamada, yalnızca mevcut sorunun çözülmesinin değil, benzer durumların tekrar yaşanmaması için sermaye piyasalarının işleyişini ve denetim mekanizmalarını güçlendirecek ilave idari ve hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi konusunda da kararlılık ortaya konulduğu ifade edildi.

Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında hükümete destek verdi Haber

Devlet Bahçeli, fon soruşturmasına ilişkin açıklamasında hükümete destek verdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sermaye piyasalarına ilişkin yürütülen soruşturma ve son gelişmeler hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Bahçeli, finansal piyasalarda istikrarın korunması ve piyasa bozucu işlemlere karışanların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini vurguladı. “HÜKÜMETİMİZİN ARKASINDAYIZ” İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada çok sayıda gözaltı ve tutuklama işlemi yapıldığını hatırlatan Bahçeli, ekonominin sınırlı bir bölümünde meydana gelen gelişmelerin finansal sisteme sirayet eden bir risk oluşturmadığı yönündeki değerlendirmelere dikkat çekti. Finansal İstikrar Komitesi’nin piyasaların ihtiyaç duyduğu likidite başta olmak üzere gerekli tedbirleri aldığını belirten MHP lideri Bahçeli, sürecin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için gereken adımların atıldığını ifade etti. Bahçeli, yazılı açıklamasında, “Hükümetimizce olayın üzerine kararlılıkla gidilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Alınan kararları destekliyoruz. Bu yönüyle Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin arkasındayız" dedi. “KAMU MALINA EL UZATAN HESAP VERMELİ” Piyasa manipülasyonu, borsa oyunları ya da belediyelerdeki yolsuzluklar üzerinden milletin hakkına el uzatan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuya ilişkin kararlı tavrını desteklediklerini belirterek, devletin ekonomik güvenliği konusunda tereddüde yer olmadığını vurguladı. “TÜRKİYE’Yİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMAYA FIRSAT VERİLMEYECEK” Türkiye’nin ekonomi, diplomasi ve siyasette önemli bir ivme kazandığı bir dönemde, ülkenin huzurunu hedef alan girişimlere izin verilmemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, açıklamasında, yaşananların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve Cumhur İttifakı’nı yıpratmaya dönük bir kampanyaya dönüştürülmek istendiğini savundu. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi milletimizin hak ve hukukunu sonuna kadar korumaya kararlıdır. Milletimiz emin olsun, ekonomimiz güvende, kurumlarımız görevinin başındadır ve endişeye de gerek bulunmamaktadır" ifadelerine yer verdi.

Trump’tan Kanada’ya göç eleştirisi: “Kendi kendini yok ediyor” Haber

Trump’tan Kanada’ya göç eleştirisi: “Kendi kendini yok ediyor”

Trump’tan Kanada yönetimine sert eleştiri Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Kanada’nın göç politikasını hedef aldı. ABD Başkanı, Kanada’nın milyonlarca kişiyi yeterli denetim olmadan ülkeye kabul ettiğini ileri sürerek bunun ilerleyen dönemde yönetilmesi zor sorunlara yol açacağını iddia etti. Trump ayrıca Kanada’daki mevcut yönetimi “liberal” olarak nitelendirerek göç politikasının ülkenin ekonomik göstergeleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu savundu. Kanada’da işsizlik yüzde 6,4 Trump, paylaşımında Kanada’daki işsizlik oranının yüksek olduğunu belirtirken, Kanada İstatistik Kurumu’nun Ağustos 2026 verileri işsizlik oranının yüzde 6,4 olduğunu gösteriyor. Oran, temmuz ayına göre değişmedi. Resmi verilere göre Ağustos ayında Kanada’da yaklaşık 1,5 milyon kişi işsiz durumdaydı. Kanada İstatistik Kurumu ayrıca istihdamın ağustos ayında 0,2 oranında gerilediğini açıkladı. “Kanada kendini yok ediyor” Trump paylaşımında Kanada’nın milyonlarca kişiyi “esas olarak kontrolsüz ve denetimsiz” biçimde ülkeye aldığını öne sürerek, bunun ileride başa çıkılması güç sorunlara neden olacağını savundu. Trump’ın açıklamaları, iki ülke arasında ticaret ve ekonomi başta olmak üzere çeşitli başlıklarda görüş ayrılıklarının bulunduğu bir dönemde geldi. Kanada’nın göç politikası ve iş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerde ise resmi ekonomik veriler ile Trump’ın yorumlarının birbirinden ayrılması gerekiyor.

SPK açıkladı: Tasfiye edilen 131 fonda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor Haber

SPK açıkladı: Tasfiye edilen 131 fonda 455 bin 758 yatırımcı bulunuyor

SPK’dan yatırımcı sayısına ilişkin açıklama SPK, son günlerde tasfiye edilen fonlardaki yatırımcı sayısına ilişkin kamuoyunda farklı rakamların gündeme gelmesi üzerine açıklama yaptı. Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini belirten SPK, resmi rakamın MKK kayıtlarına dayandığını bildirdi. Buna göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda bulunan tekil yatırımcı sayısı 455 bin 758 kişi olarak kayıtlara geçti. Yatırımcılara resmi kaynak uyarısı SPK, tasfiye sürecine ilişkin bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi amacıyla yatırımcılara yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almaları çağrısında bulundu. Kurul açıklamasında, sermaye piyasalarının sağlıklı işleyişinin yanı sıra yatırımcı haklarının korunması ve piyasa güveninin sürdürülmesi konusunda görev ve sorumlulukların yerine getirilmeye devam edileceği belirtildi. Tasfiye sürecinde süre 6 aya çıkarılmıştı SPK, 20 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiye usul ve esaslarında yer alan 3 aylık süreyi 6 aya çıkarmıştı. Kurul, değişikliğin fon portföylerindeki varlıkların piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun şartlarda satılabilmesine imkan sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı. SPK ayrıca 6 aylık sürenin tasfiyenin mutlaka bu süre boyunca devam edeceği anlamına gelmediğini, şartlara bağlı olarak işlemlerin daha erken tamamlanabileceğini bildirmişti.

Venezuela’nın 4 milyar dolarlık altın rezervi için yeni plan: İngiltere'den ABD'ye taşınacak Haber

Venezuela’nın 4 milyar dolarlık altın rezervi için yeni plan: İngiltere'den ABD'ye taşınacak

Altın rezervleri teminat olarak kullanılabilecek Görüşmeler kapsamında hazırlanan plana göre, altınların hukuki kontrolünün Venezuela’nın geçici yönetimine devredilmesi öngörülüyor. Ancak rezervlerin doğrudan satılması yerine uluslararası finans kuruluşlarından sağlanacak krediler için teminat olarak kullanılması planlanıyor. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre, altın rezervlerinin ABD gözetiminde tutulması ve elde edilecek finansmanın Venezuela’nın yeniden yapılanma çalışmalarında kullanılması gündemde. Özellikle haziran ayında meydana gelen depremlerin ardından ihtiyaç duyulan yeniden inşa faaliyetlerinin finansmanın kullanım alanlarından biri olması bekleniyor. Anlaşmanın henüz kesinleşmediği ve İngiltere’deki hukuki sürecin de altınların transferinde belirleyici olacağı bildiriliyor. İngiltere Merkez Bankası’nın rezervlerin devri için ilgili mahkeme kararını beklediği aktarılıyor. Venezuela’nın altınları yıllardır İngiltere’de tutuluyor Venezuela’ya ait yaklaşık 31 ton altın, uzun süredir İngiltere Merkez Bankası’nın kasalarında bulunuyor. Rezervlerin kontrolü, Venezuela’daki siyasi gelişmeler ve İngiltere’nin önceki yönetimin meşruiyetine ilişkin tutumu nedeniyle yıllardır hukuki tartışmalara konu oldu. Venezuela yönetimi, yaklaşık 4 milyar dolar değerindeki rezervlere erişimin sağlanması için diplomatik ve hukuki girişimlerini sürdürürken, altınların geleceği İngiliz mahkemelerindeki süreçle de bağlantılı durumda. Rezervler ekonomik toparlanmada kullanılabilir Venezuela'daki yeni yönetimin, ülkenin ekonomik sorunlarının giderilmesi ve yeniden yapılanma için uluslararası finansman kaynaklarına erişimi artırmaya çalıştığı bildiriliyor. Reuters'a göre Venezuela heyeti son dönemde Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve Amerikalılar Arası Kalkınma Bankası ile finansman ve yeniden yapılanma konularında görüşmeler gerçekleştiriyor. Altın rezervlerinin kredi teminatı olarak kullanılmasına izin verilmesi halinde, Venezuela'nın uzun süredir erişemediği önemli bir finansman kaynağını yeniden değerlendirmesi mümkün olacak. Ancak bunun için taraflar arasındaki anlaşmanın tamamlanması ve gerekli hukuki süreçlerin sonuçlanması gerekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.