Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Duruşma

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB casusluk davası yarına ertelendi Haber

İBB casusluk davası yarına ertelendi

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, savunması alınan İmamoğlu'na çapraz sorgu yapıldı. Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na, "İddianamede, Hüseyin Gün'ün internet ortamına sızdırılmış verilerden analiz yaptırdığı, Necati Özkan aracılığıyla size bu verilerle ilgili tavsiyelerde bulunduğu iddia ediliyor. Böyle bir şey oldu mu, sizin bundan haberiniz var mıydı olduysa?" sorusunu yöneltti. Bunun üzerine İmamoğlu, "Necati Bey'le birlikte 4 seçim kazandık. Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da beraber çalışıyorduk. Hiçbir sohbetimizde, çalışmamızda kendi sentezleyip bize aktarmış olduğu sunuşların dışında, işte 'Şu şunun ifadesidir, şu şunun göstergesidir, şu bunun şeysidir' diye bir şey dinlemediğim gibi ben Hüseyin Gün ismini ilk defa burada hücrede yatarken, o ismin tutuklandığını ve bir itirafçılıkla benim hakkımda konuşturulduğunu duydum. Öyle bir diyaloğumuz olmadı” cevabını verdi. “Tam bir hukuk cinayetidir” İmamoğlu savunmasında özetle şöyle konuştu: “Bugün burada milletin iradesini hiçe sayan anlayışın ve onun yargıdaki bir avuç aparatın ürettiği en tuhaf, onun bizzat kaleme aldığı o zihniyetin bizzat kaleme aldığı senaryolardan biri ve onun talimatlandırdığı yönetmenin sözde casusluk suçlaması nedeniyle bugün buradayım. İşte bu iddianame nedir biliyor musunuz? Tam bir hukuk cinayetidir. Sırası geldiğinde defalarca hatırlatabilirim. İddianame 159 sayfa. Zaten şunların hepsi çöp. Hepsi. Sorsanız iddianame hazırlamışlar. Çöp. Kopyala, fotokopi. Yazık sayın başkan, sayın heyet, size yazık biliyor musunuz? Kaç tane davanın içindeyim evet. Çok saygıdeğer avukatlarım var, görevleridir, okuyorlar, meslekleridir. Ben buradan ilan ediyorum, tek bir sayfasını hiçbir iddianamenin okumadım, gerek bile duymadım biliyor musunuz? Ne 4000 sayfalık İBB davasının ne bunun, bir sayfasını bile okumadım ve okumayacağım. “İstanbul’da seçimi kazanmak suç mudur?” Ama burası yeter; sonu: ‘Siyasal casusluk suçunun, özellikle 2019 yerel seçimlerini manipüle etme suretiyle desteklenen şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanması sağlanarak başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olunmasının amaçlandığı...’ Suç mudur Sayın Başkan? İstanbul’da seçimi kazanmak, başta İstanbul olmak üzere ülkemiz siyasetinde söz sahibi olmak suç mudur Sayın Başkan? “Bu amaç doğrultusunda faaliyetlerin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır…” Şimdi buna kim dava diyecek? Kim casusluk davası diyecek? Kim diyebilir? Bu siyasi bir dava. Seçimde, sandıkta karşıma çıkmaktan korkak zihniyetin ortaya koyduğu bir siyasi davadır Sayın Başkan, sayın heyet. Bütün bunları yaşatacaksınız, ondan sonra Meclis’te yasa çıkaracaksınız, bu ülkeye de yabancı yatırımlar koşa koşa gelecek. Hadi oradan! Kimi kandırıyorsunuz, kimi aldatıyorsunuz? “Ben taştan ekmeği çıkarmayı öğreneli tam 50 sene oldu” Kendinizin varsa sağda solda parası onu getirirsiniz bilmem. Benim neyim varsa bu ülkede. Ama birilerinin varsa getirirler, onu bilmem. Bu ülkeye temiz, yurtdışından yabancı sermaye gelecek ve yatırım yapacak. Ben iş insanıyım. Ben taştan ekmeği çıkarmayı öğreneli tam 50 sene oldu. 6 yaşımdan beri. Annemden, babamdan öyle öğrenerek büyüdüm, iş insanıyım ben. Binlerce daire yaptım, konut yaptım, iş yeri yaptım, proje yaptım binlerce. Ben iş insanıyım. Sermaye nedir? Ahlaklı sermaye nedir? Ahlaklı iş nasıl yapılır? Para nasıl bir yere gider? Birine insan nasıl borç verir? Borç vermeyeceği insan nasıl insandır bilirim. Ülkenin insandan farkı yoktur, aynı şey. Bu bakımdan bu ülkeye yazık ediyorlar. Yazık Mehmet Şimşek’e, yazık. Yazık veya onun gibi bu işi peşine koşan insanlara yazık.” Daha sonra duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun avukatlarının beyanları dinlendi. Duruşma, tutuklu gazeteci Merdan Yanardağ ile İmamoğlu’nın danışmanı Necati Özkan'ın savunmasının alınması için yarına ertelendi.

İBB davasında olay çıkan olaylar sebebiyle duruşma ertelendi Haber

İBB davasında olay çıkan olaylar sebebiyle duruşma ertelendi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı. “Mizansen yapılıyor burada” Bazı tutuksuz sanıklar ile avukatların da geldiği duruşmada, CHP milletvekilleri ve tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı. Mahkeme Heyeti Başkanı Selçuk Aylan, duruşma başlarken talepte bulunan sanık avukatlarına söz verdi. Bu sırada söz alan tutuklu Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, geçen haftaki duruşmaya atıfta bulunarak, "Mizansen yapılıyor burada" ifadelerini kullandı. Bunun üzerine başkan Aylan, Baran'ın mikrofonunu kapattırıp, ona söz hakkı vermeyeceğini iletti. Selçuk Aylan, "Böyle devam ederseniz sizi salondan çıkaracağız” dedi. Mikrofonun kapanmasına salondaki bazı avukatların tepki göstermesi üzerine Aylan, "Talimatla iş yapıyorsunuz' diyen birine söz hakkı vermem" diye konuştu. “Tutuklu sanıkların salondan çıkarılmasını istedi” Sanık kürsüsüne çağırılan firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun çalışanı, tutuklu sanık Ahmet Güldü de tartışmalar nedeniyle savunma yapamadığı belirterek, buna tepki gösterdi. Avukat Baran Kaya'nın mikrofonsuz konuşmaya devam etmesi üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Aylan, duruşmaya ara vererek, tutuklu sanıkların salondan çıkarılmasını istedi. Başkanın duruşmaya ara vermesine tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, "Ayıp ama böyle olmaz başkanım. İnmiyorum aşağıya." ifadelerini kullandı. Daha sonra duruşmaya ara verildi. “Yaka paça beni indir, pinpon topu muyum ben?” Tutuklu sanıkların nezarethaneye indirildiği sırada İmamoğlu, "Önce beni indirin. Ben buradayım. Yaka paça beni indir. Pinpon topu muyum ben? Burası çocuk oyuncağı değil, herkes insan" dedi. Bu sırada araya giren İmamoğlu'nun avukatı tutuklu Mehmet Pehlivan ise nezarethanenin soğuk olduğunu belirtip, "Önce insani sıcaklığı sağlayın. Bize yapılan nasıl eziyet değil?" diye konuştu. Sanıkların nezarethaneye indirilmemesi halinde heyetin duruşmaya devam etmeyebileceğinin görevlilerce aktarılması üzerine İmamoğlu, "Etmeyecekse etmesin. Bir kişi zatürreden hastanede yatıyor" ifadelerini kullandı. Mahkeme, kısa süre sonra duruşmayı bitirerek, yarına erteledi. Tutuklu sanıklar, duruşmanın ertelenmesine alkışlarla tepki gösterdi.

Etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Soytekin: "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" Haber

Etkin pişmanlık ifadesi veren Adem Soytekin: "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 26. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan savunma yaptı. İddianamede Mehmet Pehlivan’ın avukat olduğu ve örgütün hukuk grubu içerisinde yer aldığı belirtilmişti. Pehlivan’ın suç örgütüne yönelik yapılan operasyondan önce toplantılar yaparak örgütün çözülmesini ve dağılmasını engellemeye yönelik örgüt liderine ait talimatları ilettiği de iddianamede kaydedilmişti. Mehmet Pehlivan’ın hukuki yardım sunmanın ötesine geçerek göreviyle bağdaşmayacak şekilde aktif bir örgüt mensubu olarak hareket ettiği iddianamede açıklanmıştı. Mehmet Pehlivan savunmasında, "Ben avukatım. 10 aydır yüksek güvenlikli bir hapishaneye kapatılmış durumdayım. Kuyruğu dik tutmaktan vazgeçmeye niyetimiz yok. Evet buradayım, çünkü Sayın İmamoğlu’nun avukatlığını üstlendim. Bu vekaleti üstlendiğimde kendisi zaten hasım bellenmişti. Yargı kuşatması başlamıştı. Ben bu yargı kuşatmasına karşı durarak aktif ve etkili avukatlık geleneğini sahiplenerek kullandım. İşimi iyi yaptım, iyi yaptığım için hedef gösterileceğimi de biliyordum. Burada bir yargılama yapıldığını da sanık savunması yapmam gerektiğini de düşünmüyorum. Ne avukat organizasyonu iddiası ne birini tehdit ettiğim iddiası. Bunların hiçbiri soruşturma makamı için sorun değildi" dedi. "Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler pazarlık pastasından bir dilim almaya zorlandılar Pehlivan savunmasının devamında, "İddianamede gizli toplantı anlatısına bakalım. Murat Kapki gizli toplantılar yapıldığını ama katılmadığını söylüyor. Katılmadığı toplantıların gizli olduğunu nereden biliyor? Kapki’nin ümüğü sıkılmış ve bir şey söylemekten ibaret olsun diye ‘gizli konuşurlar’ demiş. Elde olan tek şey gizli gizli konuşurlardı dedikodusu. Yaptığım şey avukatlık faaliyetidir. Benim müvekkilime dair her şeyi anlatmam istendi. Sayın mahkeme heyeti, dosyanız ile yüzleşin. Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler önlerine konan pazarlık pastasından bir dilim almaya zorlandılar" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı: "Bir şey gizleyip sakladığımız yok" Tutuklu sanık Pehlivan’ın savunmasının devamında mahkeme heyetiyle ilgili iddialarına ilişkin mahkeme başkanı, "Heyetle ilgili söyledikleriniz algı oluşturabilir" dedi. Pehlivan, "Heyetinizle ilgili bir tespitim yanlış da olabilir" şeklinde yanıt verdi. Mahkeme başkanı ardından, "Adem Soytekin ile ilgili beyanınız bana ilginç geldi. Bize bir dilekçe yazmıştınız, Adem Bey’in mevcutlu getirilip dinlenilme olayı ile ilgili. Adem Bey’in mahkememize hitaben ‘yargılamanın seyrini etkileyecek beyanlarda bulunacağım’ diye bir beyanı var. Bu nedenle mevcutlu olarak kendisi hazırlandı. Bir şey gizleyip sakladığımız yok. Biz duruşma dışı birilerini mi dinliyoruz yani?" dedi. Mahkeme başkanı: "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim" Dosya kapsamında etkin pişmanlık ifadesi veren Ademz Soytekin’e söz verilmesi üzerine Ekrem İmamoğlu tepki gösterdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, "Söz vermek için kimseden izin istemeyeceğim. Adem Soytekin burada olduğu için göndermiş olduğu bir dilekçeyi teyit etmek için söz hakkı verdim. Kimseye söz hakkı vermek için izin almam. Sanığın savunmasını tamamladım ve pazartesi duruşmaya devam edeceğim" dedi. Duruşmada Soytekin’e söz verilmesine tepki gösterildi. "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar" Adem Soytekin tepkiler üzerine, "Konuyu bildikleri için konuşmamı engellemeye çalışıyorlar. Dün yaşadığım olaylar çok vahim olduğu için salon provoke ediyor. Jandarma personelinin yanında laf atmalar yaşanıyordu. Dün akşam Murat Kapki bana dönüp ‘bu yargılamanın filmini çekeceğiz sen kendi rolünü oynar mısın?’ dedi. Jandarma personelleri şahit. Ben de ‘rol falan oynamıyorum’ dedim. Çok ağır konuşuyorlar" ifadelerini kullandı. Murat Kapki ise bunun üzerine "yalan söylüyorsun" diyerek duruşma salonunda bağırdı. Mahkeme başkanı ardından "Murat Kapki eğer Adem Soytekin’in sözünü bitirmesine izin verseydin ben sana da söz hakkı verecektim. Duruşmaya pazartesi devam edeceğiz" dedi. Duruşma Mehmet Pehlivan’ın savunması ile devam edilmek üzere 27 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.

Görele Belediye başkanına karşı taciz davası açan Kız çocuğuna araba çarptı, ağır yaralandı Haber

Görele Belediye başkanına karşı taciz davası açan Kız çocuğuna araba çarptı, ağır yaralandı

Giresun’da “çocuğa karşı cinsel taciz” iddiasıyla tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan ve daha sonra tahliye edilen Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında yürütülen soruşturmanın müştekisi olan çocuk, trafik kazası geçirdi. 16 yaşındaki çocuğun hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Görevinden uzaklaştırılan Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'nin “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlamasıyla yargılandığı davanın müştekisi olan 16 yaşındaki T.T., geçirdiği trafik kazası sonucu ağır yaralandı. Sağlık durumu ciddi Edinilen bilgilere göre, akşam saatlerinde Sahil Yolu Görele Köprüsü üzerinde meydana gelen kazada, karşı şeride geçmek isteyen T.T.'ye, Giresun'dan Trabzon istikametine seyir halinde olan Adem H. idaresindeki otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan T.T., olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Görele Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından yaralı olarak, Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. T.T.’nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi. Sürücü ve yanındaki yolcu gözaltında Kazaya karışan sürücünün alkollü olduğu iddia edilirken, sürücü ve yanındaki yolcu gözaltına alındı. Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor. Giresun Valiliği'nden açıklama Giresun Valiliği'nden kazaya ilişkin olarak yapılan açıklamada, "Giresun ili Görele ilçesi Karadeniz Sahil Yolu üzerinde Trabzon istikametinde, 28 Mart 2026 Cumartesi günü akşam saatlerinde bir aracın yayaya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazada ağır yaralanan yaya, sağlık ekiplerince olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi için Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. Kazaya karışan araç sürücüsü ve yanında yolcu olarak bulunan bir şahıs, emniyet birimlerimiz tarafından gözaltına alınmıştır. Kazayla ilgili başlatılan tahkikat, çok yönlü olarak titizlikle devam etmektedir" ifadesi kullanıldı. Bir sonraki duruşma 24 Nisan’da Öte yandan, T.T.'nin, Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede'ye yönelik "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamasıyla açılan davanın müştekisi olduğu öğrenildi. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan ve daha sonra tahliye edilen Hasbi Dede'nin yargılandığı davanın bir sonraki duruşmasının 24 Nisan'da yapılacağı belirtildi. İddianamede, Dede hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Yenidoğan çetesi davasında ara karar çıktı Haber

Yenidoğan çetesi davasında ara karar çıktı

İstanbul’da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ’Yenidoğan Çetesi’ne yönelik düzenlenen 2’nci dalga operasyona ilişkin geçtiğimiz günlerde iddianame hazırlanmıştı. Çete lideri olduğu iddia edilen Fırat Sarı’yla birlikte hareket ettikleri belirlenen şüphelilere yönelik hazırlanan ve ana dava dosyası ile birleştirilen iddianame ile sanık sayısı 61’e yükselmişti. Adliyenin konferans salonunda Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 8’nci duruşmada, aralarında Fırat Sarı’nın da bulunduğu 4 tutuklu sanık ile bir kısım tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar da duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Dün yapılan yargılamada, sanık avukatları savunma yapmıştı. Avukat beyanlarının alınmasıyla devam edilen bugünkü duruşmada ise beyanlar tamamlandı. 5 sanık hakkındaki adli kontrol tedbiri kaldırıldı Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, hayatını kaybeden Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi tutuksuz sanık Cafer Akdur’un dosyasının ayrılmasına hükmetti. Heyet, tutuksuz sanıklar Funda Özen, Renas Kılıç, Fehmi Alperen, Volkan Karataş ve Serdar Yüksel’in ‘yurt dışına çıkış’ yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ayrı ayrı kaldırılmasına karar verdi. Mahkeme, aralarında örgüt lideri olduğu öne sürülen Fırat Sarı’nın da bulunduğu 10 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma, eksik hususların giderilmesi için erteledi.

Akın Gürlek: Alo Adalet Hattı kuruyoruz Haber

Akın Gürlek: Alo Adalet Hattı kuruyoruz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, vatandaşların mağduriyet yaşadığı davalarla ilgili Alo Adalet Hattı kuracaklarını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber canlı yayınında soruları yanıtladı. Son yıllarda vatandaşların yaşadığı dava süreçlerine ilişkin konuşan Akın Gürlek, “Vatandaşların mağduriyetlerini giderecek Alo Adalet Hattı kuracağız. Bu hat direk Adalet Bakanlığı’na ulaşacak. Davalara ilişkin komisyon başkanlarına şikayetleri ileteceğiz. Ev sahibi kiracı ve boşanma davaları konusunda en çok şikayet edilen davalar. Bu konularla ilgili hukuki sorunlarla ilgili yeni bir proje hazırlayacağız. Uzun süren dava süreçleri, her iki tarafları da ekonomik ve psikolojik olarak olumsuz etkiliyor. Aylar süren davaları hızlandıracak çözüm odaklı projelerimiz hayata geçecek.” dedi. Gürlek, 86 milyon vatandaşın Adalet Bakanı olduğunu vurgulayarak, “86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, emanetçisiyim. Hakka, hukuka kim ihtiyaç duyuyorsa onların yanındayım. Benim kapım herkese açık, her siyasi partiye açık. 86 milyon vatandaşımızın hak ve hukuk sorunlarının mağduriyetlerini dinlemek için bu göreve atandım. Vatandaşlarımızın İhtiyaçları varsa, mağduriyetleri varsa haktan hukuktan yana onların yanında olacağım. Adaletin bu konuda hizmetçisiyim.” ifadelerini kullandı. TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninde yaşananlara ilişkin değerlendirmeleri sorulan Bakan Gürlek, Anayasa’nın 81. Maddesi uyarınca bakanların göreve başlamadan önce yemin etmesi gerektiğini hatırlattı. Yemin töreninde yaşanan olayların Gazi Meclise yakışmadığını anlatan Bakan Gürlek, yaşanan olayların kendisini üzdüğünü söyledi. Bakan Gürlek Meclisin Türkiye’nin en seçkin yeri olduğunu belirterek, yaşanan olayların planlı olup olmadığına yönelik soru üzerine, "Ben bunun örgütlü bir iş olup olmadığını bilemem ama ben şahsım adına üzüldüm. Benim şahsım önemli değil. Burada Adalet Bakanı olarak bir kurum adına yemin yapıyoruz. Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bir Meclis. Oradaki olayların yaşanması gerçekten beni üzdü. Şaşkınlık yaşadım. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Kurumları yıpratmamamız lazım. Orası milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi. Buradaki şahıs Akın Gürlek değil. Burada Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığının yemin töreni var. Bunlar bize yakışmadı, milletvekillerini seçen milli iradeye yakışmadı." ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, yemin töreni öncesi iktidar ve muhalefet milletvekilleriyle gayet samimi bir ortamda görüştüğünü ve tebrikleri kabul ettiğini belirtti. CUMHURİYET SAVCISI MAKUL ŞÜPHE ÜZERİNE SORUŞMAYI BAŞLATMAZSA GÖREV İHMAL SUÇU OLUR Bakan Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına yönelik bir soruya yargılama aşamasının devam ettiğini dile getirerek Cumhuriyet savcılarının resen ve ihbar üzerine harekete geçildiğini söyledi. Mahkemelere, hakimlere hiç kimsenin talimat veremeyeceğini kaydeden Bakan Gürlek, Cumhuriyet savcıları kimsenin makamına, siyasi kimliğine ve unvanına bakmadığının altını çizdi. Bakan Gürlek, “Bir şüphe varsa Cumhuriyet savcısı soruşturmayı başlatmak zorunda. Eğer Cumhuriyet savcısı makul şüphe üzerine soruşmayı başlatmazsa görev ihmal suçu olur.” ifadelerini kullandı. Bakan Gürlek, "Gizli tanıklara baskı yapıldığı" iddialarını yalanlayarak, soruşturmada tanık beyanlarına göre işlem yapılmadığını, delillere göre hareket ettiklerini vurguladı Bakan Gürlek, İBB soruşturmasının gizli tanıklarla değil MASAK raporları, HTS kayıtları gibi maddi delillerle yürütüldüğünün altını çizdi. İBB soruşturması kapsamında çok kişinin etkin pişmanlık başvurusunda bulunduğunu bilgisini paylaşan Bakan Gürlek, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin de son derece titiz şekilde değerlendirildiğini aktardı. Mahkemelerin siyasi propaganda sahası olmadığını kaydeden Bakan Gürlek, duruşma salonlarından görüntü alınmasının kanunen suç olduğunu belirtti. Bakan Gürlek, avukatların cezaevlerinden dışarıya doküman taşımasına yönelik bir soruya da, “Burada bir mevzuat boşluğumuz var maalesef. Ben yani Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız.” ifadelerini kullandı. MAHKEME SALONLARI SİYASET ARENASI DEĞİL Bakan Akın Gürlek'e, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bazı belediyelere yönelik soruşturmalar kapsamındaki duruşmaların canlı yayımlanmasına ilişkin çağrısı hatırlatıldı. Bu davaların televizyondan yayınlanmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Gürlek, "Buna mevzuatın izin vermesi gerekiyor. Şu an kanunumuzda bu davaların canlı olarak yayınlanmasına ilişkin bir düzenleme yok ama yüce Meclis bu konuda bir irade gösterirse elbette yayınlanabilir. Ben şunu söylemek istiyorum, mahkeme salonları kesinlikle siyaset arenası değildir, siyasi şov, propaganda yapılamaz. Hakimler, millet adına dosyadaki delillere göre karar verir. Bunun özellikle altını çizmemiz gerekiyor. Mahkeme salonlarında siyasi propaganda yapılmaması gerekiyor. Hakimler bu propagandadan da etkilenmez. Çünkü hakimler yüce Türk milleti adına karar verir." dedi. "Cezaevindeki bir kişi her an ziyaret edilebiliyor mu? Onun mesajları dışarıya rahatlıkla taşınabiliyor mu?" sorusu yöneltilen Gürlek, şunları söyledi: "Burada bir mevzuat boşluğumuz var. Adalet Bakanlığı sürecimde bu konuyla ilgili arkadaşlara talimat verdim. Bir yasal düzenleme yapacağız. Tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Tutuklularda cezaevinde avukatlar istediği zaman görüşebilir. Gece 3'te de avukatı gitse tutukluyla görüşebilir ama hükümlülerde böyle bir şey yok. Özellikle tutuklularda böyle bir boşluk var. Avukatlar rahat bir şekilde görüşebiliyor, ona şahsi notlarını, mektubunu verebiliyor. Kanunda düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle tutuklularla avukatların görüşmesi, birbirlerine not vermesi, bunların rahat bir şekilde dışarı gitmesi konusunda bir eksiklik var. Normalde bütün mektuplar, notlar cezaevi idaresi tarafından 'görüldü' kaşesi yapılıyor. Eğer uygun değilse bunlar gönderilmiyor ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. Bununla ilgili inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis'e sunmayı düşünüyoruz." YASADIŞI BAHİS VE ŞİKE OPERASYONLARI Bakan Gürlek, yasadışı bahis ve şike operasyonlarına yönelik bir soruya da yasa dışı bahsin kanayan bir yara haline geldiğini belirterek “Görev yaptığım süre içerisinde yasadışı bahisle sonuna kadar mücadele ettim. Bu konuda büyük operasyonlar yaptığımı düşünüyorum. Yani yasadışı bahis sistemini çözdük.” şeklinde konuştu. Yasa dışı bahisle mücadelede yeni yasal düzenlemelerin gerektiğini kaydeden Bakan Gürlek, “Yasadışı bahis şirketleri sürekli olarak teknolojiyi takip ediyorlar. Bu aynı dolandırıcılık gibi. Dolandırıcılıkta sürekli yöntem değişiyor. Yasadışı bahiste de öyle biz bir siteyi kapatıyoruz. Ben bizzat Başsavcı olarak görev yaptığım zaman 2 dakika sonra sitenin sonuna bir nokta konularak yeniden açılıyor. Önemli olan kaynağın tamamını kurutmak lazım.” dedi. Bakan Gürlek, iki ayrı sanal bahis hesabının 460 milyon Euro ve 500 milyon Dolar kripto varlığına el konularak hazineye aktarıldığını belirtti. Yasadışı bahisi bitirmeyi hedeflediklerini kaydeden Bakan Gürlek, HSK Genelgesiyle kurulan aklama bürolarının yasa dışı bahisten gelen kara paranın izini başarılı şekilde sürdüğünü aktardı. Bakan Gürlek, futbolda şike davalarıyla ilgili önemli operasyonlara imza attıklarını belirterek, İstanbul Adliyesinde özel bir büronun bu konuda başarılı şekilde çalışma yaptığını anlattı. Bakan Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede kamuoyunda baronlar yakalanmıyor algısının da doğru bir algı olmadığını, torbacılardan başlayarak baronlara uzanan büyük operasyonların yapıldığını belirtti. Sanal bahis ve uyuşturucunun adının geçtiği ülkelerle ilişkilerin nasıl yürütüldüğüne yönelik bir soruya da Bakan Gürlek, uyuşturucuyla mücadelenin bir devlet politikası olduğunu ve ilgili bakanlıkların bu konuda tam bir koordinasyon içinde çalıştığını, ilgili ülkelerin de suçluları iade ettiğini söyledi. Bakan Gürlek, uyuşturucu mücadelesinde toplumun her kesiminin yapılan operasyonlara yüzde 80 oranında destek verdiğini kaydetti. SOSYAL MEDYADA BİR ŞAHIS YORUM YAPACAKSA BİR YAZI YAYINLAYACAKSA KİMLİĞİ BELLİ OLACAK Bakan Gürlek, sosyal medya kullanım yaşına yönelik bir soru üzerine sosyal medyada çok büyük bilgi kirliliği olduğunu vurgulayarak “Sosyal medyayla ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa bir yazı yayınlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Bu kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Yani biliyoruz itibar suikastları oluyor. Yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medyayla ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum.” şeklinde konuştu. ALO ADALET HATTI KURACAĞIZ Bakan Gürlek, yargılamaların gecikmesinin önüne geçmek için Alo Adalet hattını hayata geçirmeyi planladığını dile getirdi. Bakan Gürlek, “İlk kez açıklıyorum. Biliyorsunuz zaten CİMER var. Ben Alo Adalet diye bir hat kuracağım. Vatandaş Alo Adalet hattına ulaşacak. Bu telefonla da olabilir, maille de olabilir, aynı şekilde CİMER üzerinden de olabilir. Bakın şunu da ayırmamız gerekiyor. Biz kesinlikle hakim savcılara talimat veremeyiz. Ama biz şunu yapabiliriz. HSK'da yargının etkinliği bürosuna bildireceğiz.” dedi. Bakan Gürlek, üzerinde çalıştığı projelerden birinin de ticaret mahkemelerin tek bir binada toplanması olduğunu ve buna pilot il olarak İstanbul’dan başlayacaklarını söyledi. Bakan Gürlek, 20 yılı aşkın süredir Adalet Bakanlığı bünyesinde çeşitli görevlerde bulunduğunu kaydederek, adalet teşkilatının bütün fertlerinin özveriyle çalıştığını belirtti. Bakan Gürlek, gençlerin suç çeteleri tarafından kullanılmasının önüne geçmek üzere çalışmalara devam ettiklerini aktararak, 11. Yargı Paketi’nde bu konuda düzenlemeler yapıldığını kaydetti. 12. Yargı Paketi hazırlıklarının devam ettiğini anlatan Bakan Gürlek, suç örgütlerinin kanuni boşluklardan faydalandığını dile getirdi. Atlas ve Minguzzi cinayetleri sonrasında acılı aileleri aradığını anlatan Bakan Gürlek, “Yani çocuk kavramını biraz ele almamız gerekiyor. Yani 12-18 yaş aralığı çocuk kavramı sayılıyor. İşte bizim ceza kanunumuzda 12-15 yaş grubu var. Bir de 15-18 yaş grubu var. Bunlarla ilgili inşallah Meclis irademizle aynı yönde düşüneceğini düşünüyorum. Bu konuda çalışma yapacağız. Biz kesinlikle sokak çetelerine göz açtırmayacağız.” dedi. GAZZE KIRMIZI ÇİZGİMİZ Gazze’ye yönelik bir soru üzerine Bakan Gürlek, “Gazze bizim kırmızı çizgimiz. Bunu her ortamda da söylüyoruz. Bu konuda gerekli bütün adımları atacağız. Daha önceden zaten başlayan bir süreç var. Yani İsrail'in barbarlığı, hukuk tanımazlığı belli ama bu süreçleri biz Adalet Bakanı olarak takip edeceğiz. Daha önceden Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde yakalama kararları çıkartıldı. Biz bu süreçlerin takipçisi olacağız. Özellikle yeni taze çıkarttığımız 37 kişi hakkında Netanyahu dahil operasyonu yapanlar hakkındaki süreçleri de aynı şekilde Uluslararası Ceza Mahkemesi'ndeki yargılamalara taşıyacağız.” dedi. Bakan Gürlek, yakın zamanda 15 bin personel alım sürecini başlatacaklarını açıkladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.