Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünyanın

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dünyanın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünyanın haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzak tutmak istiyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ülkemizi ateş çukurundan uzak tutmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde Millî İrade Platformu tarafından düzenlenen 10. Millî İrade İftarı programına katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, katılımcıları selamlarken, geleneksel iftar buluşmasının başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşları olmak üzere millet, coğrafya ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Gönüllü teşekküllerin temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı birlikteliğe vesile olan herkese ve katılımcılara teşekkür etti. Millî İrade Platformu'nun tüm üyelerinin Ramazan-ı Şerifi'ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanda tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, Türkiye'de ve dünyanın farklı köşelerinde yapılan hayır ve hasenatın kabul olmasını Allah'tan niyaz etti. Platform üyelerinin Kadir Gecesi'ni de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah ardından erişeceğimiz Ramazan Bayramı'nın da sizlere ve ailelerinize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Burada hepimizin hissiyatına tercüman olacağına inandığım şu duaya, sizlerin de yürekten amin diyeceğinize inanıyorum. 'Devamı devlet, nasibi cennet, bekayı iman, rızayı Rahman' Cenabı Allah hepimize bu şekilde yaşamayı, son nefesimize kadar iman üzere, istikamet üzere olmayı, sıratı müstakim üzere bir hayat sürmeyi, ruzi mahşerde de Peygamber Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında haşru cem olmayı bizlere nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı. "İSLAM COĞRAFYASININ BU MÜBAREK GÜNLERDE ACIYLA GÖZYAŞIYLA ANILMASI BİZLERİ MÜTEESSİR EDİYOR" Ramazanın barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla gözyaşıyla çatışmalarla savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail'in Batı Şeria'daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'yi aşkın Filistinli sivil, son iki yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim'den bu yana Gazze'de şehit edilenlerin sayısı 640'ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklarımız ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor." Türkiye'nin komşusu İran'dan Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye kadar coğrafyanın dört bir yanında aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıya kalındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların o cennet yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Çocukların, çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın -soruyorum- tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz kalması, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, birçok ülkede yaşanan zulme dünyanın sessiz ve duyarsız kaldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'de 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali'de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. Öncesinde Srebrenitsa'da, o soykırımda bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük" ifadelerini kullandı. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken ne yazık ki yönetimlerin kimi zaman baskıya kimi zaman şantaja boyun eğdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler, İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan sahibi, ilke sahibi, tüm bunlarla birlikte cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, dahası bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış işte böyle bir dünyada Türkiye olarak sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olmanın mücadelesini hep birlikte veriyoruz." "SİNMİYORUZ, SUSMUYORUZ, FİLİSTİN'İ UNUTMUYORUZ" Bugün Türkiye'nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşinin, gönül ve kültür coğrafyasının her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Arakan'a, Afrika'dan Latin Amerika'ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle varız, resmî kurumlarımızla varız, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için hep beraber seferber olmuş durumdayız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki kardeşleri başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlinde olduklarının altını çizerek, "Millî İrade Platformu öncülüğünde 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz. Şunu da bugün açık açık ilan etmek istiyorum. Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız" diye konuştu. Şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği 4 Gazze mitingiyle hakkın ve haklının tarafında duran Millî İrade Platformu'nu tebrik ederek, "Cenabı Allah sizlerden razı olsun" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sadece mazlum ve müstazafların değil yaklaşık 13 yıldır millî iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum, teşekkür ediyorum. 100'ü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform, 5 Aralık 2013'ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi, bünyanun mersus hükmü var ya, o hükümde olduğu gibi. Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif'ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Allah'ın izniyle bugüne kadar aramıza mesafe koymadık. İnşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz." "MEZHEP VE ETNİK KÖKEN TEMELLİ KIŞKIRTMALARA KARŞI ÇOK DİKKATLİ OLMANIZI İSTİYORUM" Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliği güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Bakınız, biz hükûmet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye'nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran'a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu. Uzun ince bir yola revan olduklarını, uzun soluklu bir mücadele için kollarını sıvadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm çabamız, Üstat Necip Fazıl'ın 'İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan. Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan" dediği mukaddes ve muazzez davamızın muzaffer olması içindir" ifadelerini kullandı. "DAHA ÇEVİK, ATILGAN OLMAMIZ GEREKEN YENİ BİR DÖNEME GİDİYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum, tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme gidiyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı, daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşalı törenlerimiz değil, dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız ölçüde hedeflerimize vasıl olabiliriz. Gayemiz yine Üstat'ın ifadesiyle 'Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir gençlik yetiştirmektir' Bayrağı bizden devralacak, davayı bizden sonra sırtlayacak, bizim açtığımız yoldan, bizim araladığımız kapıdan yürüyecek, nitelikli, ahlaklı, şuurlu, özgüven sahibi gençleri yetiştiriyorsak, işte o zaman görevimizi layıkıyla yapıyor, emanetin hakkını veriyoruz demektir." Sivil toplum kuruluşlarından gençlere sahip çıkmalarını beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayatı anlamlandırma, dünyaya bakışlarını belirleme noktasında onlara yardımcı olmanızı, rehberlik ve yoldaşlık etmenizi sizlerden rica ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenabı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı. İftar sofrasında ekmeklerini paylaşanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.

CNN: Çin, teknoloji sektöründe artık 'ABD'yi takip etmek' yerine lider olmak istiyor. Haber

CNN: Çin, teknoloji sektöründe artık 'ABD'yi takip etmek' yerine lider olmak istiyor.

Çin, yeni bir dönüm noktasında inisiyatifi ele alıyor. Ortadoğu'daki gerilimler ve ABD gümrük vergilerinin yol açtığı küresel ticaret aksamaları arasında, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, ülkeyi bu çalkantılardan korumak için bir stratejiye bel bağlıyor: Pekin'i dünyanın önde gelen teknoloji süper gücü olarak konumlandırmak için inovasyonu teşvik etmek. Önümüzdeki beş yıl içinde Çin, halihazırda güçlü olan sanayi altyapısını geliştirmeyi, teknolojik öz yeterliliğini artırmayı ve yapay zekâ (YZ) ve robotik teknolojilerinden uzay ve kuantum hesaplamaya kadar ulusal teknolojik üstünlüğünü hızlandırması beklenen alanları güçlendirmeyi hedefliyor. Siyasi risk danışmanlık şirketi Eurasia Group'un Çin sorumlusu Dan Wang, "Çin ilk kez belirli teknolojilerde liderliği ele geçirmek istiyor. Odak noktası her zaman Batı'ya yetişmek olmuştur" dedi. Pekin'de bir hafta süren yıllık İki Oturum toplantısının sona ermesinin ardından Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in geleceğe yönelik stratejisinin ayrıntıları onaylandı. 15. Beş Yıllık Plan, Çin'in önümüzdeki beş yıl boyunca kalkınmasına rehberlik edecek "Kuzey Yıldızı" rolünü üstlenecek olarak kabul ediliyor. Çin ekonomisinin süregelen emlak krizi ve düşük tüketici güveni gibi derin yapısal zorluklarla boğuştuğu bir ortamda, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, teknoloji sektörünü güçlendirmeye odaklanıyor ve önümüzdeki on yıllarda büyümeyi desteklemek için gelişmekte olan teknolojilere proaktif bir şekilde yatırım yapıyor. Geçtiğimiz hafta Çin, büyüme hedeflerini uygulamaya koymaya başladığından beri belirlediği en düşük ekonomik büyüme hedefini açıkladı. Politika belgesinde, "Çalkantılı uluslararası değişimler ve bir dizi risk ve zorlukla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, işimizi iyi yapmaya odaklanmalıyız... güçlü yönlerimizi pekiştirmeli ve genişletmeli, darboğazları ve engelleri ortadan kaldırmalı ve zayıf yönlerimizin üstesinden gelmeliyiz" ifadesi yer alıyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in bu ayın sonlarında Pekin'de ABD Başkanı Donald Trump'ı ağırlayarak ticaret ateşkesini uzatmayı ve farklılıkları azaltmayı görüşmesi bekleniyor olsa da, uzmanlar dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkilerin önümüzdeki beş yıl boyunca rekabet etrafında dönmeye devam edeceğine inanıyor. Uzman Dan Wang, "Akademiden sanayiye kadar her alanda iş birliği azalacak. Her iki taraf da birbirine olan bağımlılığını azaltmak istiyor, bu nedenle ayrışma süreci her iki taraftan da gerçekleşecek" yorumunu yaparken, sakin bir dönemin ardından ikili gerilimlerin yeniden alevlenebileceği konusunda da uyardı. Uzman Wang Huiyao'ya (Çin ve Küreselleşme Merkezi (CCG) Direktörü) göre, belirsizliklerle dolu bir dünyada Çin, kendisini "küresel ekonomi için istikrarlı bir çıpa" olarak konumlandırıyor. "ABD'nin bugün karşı karşıya olduğu Çin, hâlâ canlılık ve güçlü büyüme ivmesiyle hareket eden ve Beş Yıllık Planları aracılığıyla net stratejik kararlılıkla gelişen, son derece örgütlü bir ülkedir," diye belirtti akademisyen. Uzun vadeli bir oyun Çin'in kalkınma modeli, araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) harcamaları konusunda ABD ile arasındaki farkı hızla kapatmasına yardımcı oluyor. Pekin, bilim ve teknoloji bütçesini yıllık %10 oranında artırma sözü verdi; bu oran, son iki yıldaki oranla karşılaştırılabilir düzeyde. Plan ayrıca, Ar-Ge yatırımlarını da yıllık en az %7 oranında genişletmeyi hedefliyor. CNN'in Çin hükümeti raporuna dayandırdığı habere göre, "Çin, yapay zeka, biyomedikal, robotik ve kuantum teknolojisi gibi alanlarda araştırma, geliştirme ve uygulamada, ayrıca bağımsız çip araştırma ve geliştirme alanında yeni atılımlarda dünyaya öncülük ediyor." Özellikle, Çin'in 15. Beş Yıllık Planında "yapay zeka" terimi 50'den fazla kez geçti; bu alan Çin'in lider konumunu gösterdiği, büyük ölçekli açık kaynaklı programlama dillerine hakim olduğu ve piyasaya sürülmesinde muazzam miktarda para topladığı bir alandır. Pekin'in hedefleri, sohbet robotlarının ötesinde, yapay zekâ entegre robotlardan yapay zekâ ajanlarına veya konuşma yeteneklerinin ötesindeki görevleri yerine getirebilen sistemlere kadar uzanıyor. Plan ayrıca, gelişmiş yapay zekâ hesaplama gücündeki eksikliği gidermek için mega hesaplama kümeleri oluşturmayı da öngörüyor. Bu girişimler, Çin'in yapay zekâ ile ilgili sektörünün değerini 2030 yılı sonuna kadar 10 trilyon yuanın (1,45 trilyon dolara eşdeğer) üzerine çıkarmayı hedefliyor. Çözülmemiş engeller Pekin'in kendi kendine yeterliliğe yönelik çabalarını artırma kararı, Batı teknolojisine olan bağımlılığını azaltmanın aciliyetini vurguluyor. Plan, yerli teknolojideki ilerlemelere vurgu yapsa da, belge aynı zamanda özellikle gelişmiş yarı iletken çipler olmak üzere kilit alanlarda "belirleyici atılımlar" elde etmek için "özel önlemler" alınmasını da öngörüyor. Geçtiğimiz iki başkanlık döneminde uygulanan ABD ihracat kontrolleri, Çin'in yarı iletken endüstrisi ve gelişmiş yapay zeka modellerinin geliştirilmesi de dahil olmak üzere ilgili sektörleri üzerinde muazzam bir baskı oluşturarak adeta bir "kısıtlama" yarattı. Çinli danışmanlık firması Trivium'da teknoloji politikası ortağı olan Kendra Schaefer'e göre, Pekin yapay zeka çip sektöründe ABD'ye olan bağımlılığından kurtulmayı acil bir stratejik ihtiyaç olarak görüyor. Ancak Çin, önümüzdeki beş yıl içinde Nvidia ile aynı seviyede çip üretemeyeceğinin de farkında. Schaefer'e göre Pekin bunun yerine "yarı iletken tedarik zincirindeki bağlantıları veya tamamlanmamış geleceğin yarı iletken teknolojilerini" hedef alarak bu alanlarda avantaj elde etmeyi amaçlıyor. İç güce odaklanma, Çin'in ekonomik gerçekliğini de yansıtıyor. Çin, on yıllardır "dünyanın fabrikası" rolüne ve ihracata dayanarak büyümeyi sürdürüyor; ancak artan ticaret fazlası, ticaret ortaklarıyla gerilimlere yol açıyor. Bu arada, Çin ekonomisi son yıllarda uzun süren emlak krizi, zayıf iç tüketici talebi ve endüstriyel aşırı kapasiteyle mücadele ederek deflasyonist baskılara yol açtı. Hollandalı ING bankasının baş ekonomisti Lynn Song, planın iç pazara verdiği önemin hem Çin'in ticaret dengesizliğine yönelik artan uluslararası baskıyı hem de Pekin'in dış riskler konusunda artan farkındalığını yansıttığını savunuyor. kaynak : cnn

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin’i unutmuyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milli İrade Platformu tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar buluşmasının başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşlarımız olmak üzere, milletimiz coğrafyamız ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ramazan barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayıdır. Ancak İslam coğrafyasının bu günlerde acı, gözyaşı, çatışma, savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze ateşkese rağmen huzura hasret kalırken bir de buna İsrail'in Batı Şeria'daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. 10 Ekim'den bu yana Gazze'de şehit edilenlerin sayısı 640'ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuk, kadın ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklar, çocuklarımız ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor. Komşumuz İran, Yemen, Sudan, Somali'ye kadar coğrafyamızın dört bir yanında aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıyayız. Çocukları ürkütülmüş dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar olmasa ne yazar! Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup, lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur! Henüz 6 yaşındaki kız çocukların 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyada tüm denizleri mavi olsa ne olur olmasa ne olur! Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır. Suriye'de 13,5 yıl süren zulümde bunu gördük. Somali'de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde hem de çok acı şekilde gördük. Halklar tepki gösterirken, üniversiteler direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken yöneticiler kimi zaman baskaya kimi zaman şantaja oyun eğdi. Bazı ülkeler zulmü görmezden geldi bazı ülkeler İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyadaki zulümleri durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Onbinlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış böle bir d ünyada Türkiye olarak sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olma mücadelesini hep birlikte veriyoruz. Türkiye'nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşi gönül ve kültür coğrafyamızın her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıtıyor. Filistin, Arakam, Afrika, Latin Amerika'ya kadar sizlerle varız, resmi kurumlarımızda varız, STK'larımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için seferber olmuş durumdayız. Gazze'deki kardeşlerimiz başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma halindeyiz. Milli İrade Platformu'nun öncülüğünde Galata Köprüsü'nde yüzbinlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz. Zulme rıza göstermeyeceğiz baskılar karşısında ssinmeyecek ve susmayacağız. Bu vesileyle şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği 4 Gazze mitinginde hakkın ve hakkın yanında duran Milli İrade Platformu'nu tebrik ediyorum. Yaklaşık 13 yıldır milli iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ve teşekkür ediyorum. Yüzü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform 2013'ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri t uttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Bir duvarın tuğlaları gibi dünyanın mersus hükmünde olduğu gibi; birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif'ten 1 gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. İnşallah bundan sonra tek yürek tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Bilhassa bölgemizin içinde bulunduğu konjonktürde kardeşliğimizi güçlendirmeye ve sağduyumuzu korumaya ihtiyacımız var. Hükümet olarak ülkemizi savaşın içine çekmeye çalışan tertip, düzen ve tuzaklara karşı dikkat ediyoruz. Perdenin arkasında gizlenen kısma odaklanıyor, hiçbir ihtimali hiçbir senaryoyu dışlamıyor her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Hava sahamızda her türlü tehditleri önleme faaliyetinde bulunuyoruz. Hükümetimiz 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi ve kadim devlet aklı çevremizdeki karmaşık hadiseleri anlama ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzdur. Ülkemizi ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. İran'a saldırılarla eşzamanlı köpürtülen mezhep ve etnik temel kışkırtmalarına karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum. Burada her bir kardeşimin şunu bilmesini arzu ederim; biz uzun ince yola revan olduk. Tempomuzu artırmamız daha çevik daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme giriyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce olmadığı kadar güçlü, insicamlı, görünür olması gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkanları değil samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşalı törenlerimiz değil, dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Sivil toplum kuruluşlarımızdan gençlere sahip çıkmalarını bekliyorum. Hayatı anlamlandırma dünyaya bakışlarını belirlemesi konusunda onlara rehberlik ve yoldaşlık etmenizi rica ediyorum. Bugün vefat haberi almaktan büyük üzüntü duyduğum Profesör Doktor İlber Ortaylı hocamıza Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Ailesine ve öğrencilerine burada başsağlığı diliyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.