Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Haberleri

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dünya Haberleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Haberleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz” Haber

BM'den Türkiye'deki çözüm sürecine destek: “Atılan tüm adımları teşvik ediyoruz”

Birleşmiş Milletler, TBMM'de kabul edilen çözüm sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımları desteklediklerini açıkladı. Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye'de Kürt sorununa ilişkin yürütülen çözüm sürecinde TBMM'den geçen yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmede bulundu. BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, Türkiye'nin barış sürecine yönelik attığı adımları yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini söyledi. Haq, Rûdaw'ın sorularını yanıtlarken, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Türkiye'deki sürece ilişkin yaklaşımını değerlendirdi. BM'den çözüm sürecine destek mesajı Farhan Haq, Türkiye'de yürütülen sürecin gelişimine paralel olarak durumu değerlendirmeye devam ettiklerini belirtti. Haq, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışın sağlanmasına yönelik attığı adımlara ilişkin, “Sürecin ilerlemesine paralel olarak durumu değerlendiriyoruz. Ancak elbette, Türkiye hükümetinin PKK dahil Kürt gruplarla barışı sağlamak için ileriye dönük attığı tüm adımları teşvik ediyoruz” ifadelerini kullandı. BM'nin açıklaması, TBMM'de kabul edilen yasal düzenlemenin ardından uluslararası kuruluşlardan gelen ilk önemli değerlendirmelerden biri olarak öne çıktı. TBMM'de çözüm süreci yasası kabul edildi Ankara'daki gelişmelerin ardından TBMM Genel Kurulu'nda çözüm sürecine ilişkin 12 maddelik yasa tasarısı oylanarak kabul edildi. Verilen bilgilere göre oylamaya 563 milletvekili katıldı. Tasarı 467 evet, 87 hayır ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı. Yasal düzenlemeyle birlikte Türkiye'de terörün sona erdirilmesi, silahların bırakılması ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik sürecin yeni bir aşamaya taşınması hedefleniyor. Sürecin yeni aşamasında gözler silah bırakma adımlarında Yasanın kabul edilmesinin ardından sürecin nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntılar da gündeme gelmeye başladı. Paylaşılan bilgilere göre, sürecin önemli başlıklarından birini PKK'nin silah bırakmasına ilişkin 10 maddelik yol haritasıoluşturuyor. Söz konusu yol haritasının, silah bırakma sürecinin aşamalarını ve izlenecek yöntemi ortaya koyması bekleniyor. Ancak verilen kaynak metinde yol haritasının 10 maddesinin tamamına ilişkin ayrıntılar yer almıyor. BM süreci yakından takip ediyor Birleşmiş Milletler'in açıklaması, Türkiye'deki gelişmenin yalnızca iç siyasette değil, uluslararası alanda da yakından takip edildiğini gösterdi. BM Sözcü Yardımcısı Farhan Haq'ın açıklamasında özellikle barışın sağlanmasına yönelik adımların teşvik edildiği vurgulandı. Bununla birlikte BM'nin sürecin ilerleyişini aşamalara göre değerlendirmeye devam edeceği belirtildi. TBMM'de yasal düzenlemenin kabul edilmesiyle birlikte bundan sonraki süreçte uygulama aşaması önem kazanacak. Özellikle silah bırakma, güvenlik, siyasi düzenlemelerin uygulanması ve toplumsal mutabakat başlıkları sürecin geleceği açısından belirleyici olacak.

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler" Haber

Trump'tan İran mesajı: "Bana sürekli yalan söylediler"

ABD Başkanı Donald Trump, Ohio'dan Washington'a dönüşü sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, İran ile yürütülen müzakereler konusunda güven sorunu yaşadığını dile getirdi. İran'ın müzakere süreci boyunca ABD'ye defalarca yalan söylediğini savunan Trump, Tahran yönetimine güvenmediğini açıkça ifade etti. Trump, "İran'a güvenmiyorum. Neden sanki İran'a güveniyormuşum gibi konuşuyorsunuz? İran'a güvenecek en son kişi benim. Bana sürekli yalan söylediler" dedi. Trump'ın açıklamaları, Washington ile Tahran arasında devam eden diplomatik temasların geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırdı. Hürmüz Boğazı açıklaması Trump, açıklamalarında Hürmüz Boğazı'na ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı. ABD Donanması'nın bölge üzerindeki kontrolüne vurgu yapan Trump, Hürmüz Boğazı'nın şu anda ABD'nin kontrolünde olduğunu savundu. Trump, "Şu anda Hürmüz Boğazı üzerinde tam kontrolümüz var. Kontrol onlarda değil, tam kontrol bizde. Orası bizim" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı, dünya enerji ticareti açısından kritik geçiş noktalarından biri olarak öne çıkarken, Trump'ın sözleri bölgedeki gerilimin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump, Türkiye'den ayrılırken yaşanan uçak değişikliğini doğruladı ABD Başkanı Trump ayrıca geçen ay NATO Zirvesi'nin ardından Türkiye'den ayrılışı sırasında yaşanan uçak değişikliğine ilişkin iddialara da açıklık getirdi. Trump, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle kendisinden farklı bir uçakla seyahat etmesini istediği yönündeki haberleri doğruladı. Konuyla ilgili soruya Trump, kararın tamamen Gizli Servis'in sorumluluğunda olduğunu belirterek, kendisinin güvenlik birimlerinin yönlendirmelerine uyduğunu söyledi. Trump, "Bu tamamen Gizli Servis'e bağlı. Ben sadece onlar ne diyorsa ona uyarım. Dolayısıyla Gizli Servis ve ordunun yönlendirmesine uyarım. Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler, o da güvenlik açısından eşdeğer bir seçenekti" diye konuştu. "Çok fazla tehdit alıyorum" Trump, uçak değişikliğinin arkasında bir güvenlik tehdidinin bulunabileceğini belirtti. ABD Başkanı, kendisine farklı kaynaklardan çok sayıda tehdit geldiğini ifade etti. Trump, "Bunu yapmamı istediler, ben de yaptım. Ne derlerse onu yaparım. Sanırım bir tehdit vardı. Bu konuda pek fazla soru sormadım. Çok fazla tehdit alıyorum" dedi. Trump'ın İran ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarının yanı sıra Türkiye'den ayrılışındaki güvenlik önlemlerine dair değerlendirmeleri de dikkat çekti.

Umman açıklarında Rus 3petrol tankeri kazası: Sızıntı 390 kilometrekareye yayıldı Haber

Umman açıklarında Rus 3petrol tankeri kazası: Sızıntı 390 kilometrekareye yayıldı

Umman’ın güneyinde Rus ham petrolü taşıyan bir tankerin yaşadığı kazanın ardından bölgede geniş çaplı petrol sızıntısı meydana geldi. Asya’ya yaklaşık 1 milyon varil Rus ham petrolü taşıdığı belirtilen Caroline Bezengi adlı tanker, Zofar açıklarında yaşanan patlamanın ardından karaya oturdu. Umman makamları, petrol sızıntısının yaklaşık 390 kilometrekarelik deniz alanına yayıldığını açıkladı. Sızıntının Hallaniyat Adaları yönüne ilerlediği ve kıyıya yaklaşık 7 kilometre mesafeye kadar yaklaştığı belirtildi. Tankerde patlama yaşandı Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Caroline Bezengi, Asya'ya götürülmek üzere yaklaşık 1 milyon varil Rus ham petrolü taşıyordu. Tankerin daha önce Yemen açıklarında arıza bildirimi yaptığı belirtildi. Deniz güvenliği kaynakları, tankerdeki patlamanın bir saldırı sonucu meydana gelmiş olabileceğini değerlendiriyor. Ancak olayın Rusya bağlantılı tankerleri hedef alan olası bir Ukrayna saldırısından mı, yoksa Orta Doğu'da devam eden çatışmalardan mı kaynaklandığı henüz kesinlik kazanmadı. Uydu görüntülerini inceleyen bir tanker uzmanı, geminin büyük ihtimalle yan yattığını belirtti. Denizcilik kaynakları ise tankerin tamamen parçalanması ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Tanker “gölge filo”nun parçası 2001 yılında inşa edilen Caroline Bezengi'nin, Batı ülkelerinin sigorta ve diğer denizcilik hizmetlerinden büyük ölçüde mahrum bırakılan yaşlı petrol tankerlerinden oluşan “gölge filo” içinde yer aldığı bildirildi. Tanker, Nisan ayında Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'ndan yükünü aldı. Mayıs ayının sonunda ise Süveyş Kanalı'ndan geçti. Kamuya açık denizcilik veri tabanlarında Kamerun bayrağı taşıdığı görülen tanker, haziran ayında Kamerun gemi sicilinden çıkarılan 39 gemi arasında yer aldı. Avrupa Birliği, Ukrayna, İngiltere, Kanada ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan tankerin kayıtlı sahibinin Rentoor Shipmanagement Ltd, yöneticisinin ise Villar Shipmanagement Ltd olduğu aktarıldı. Petrol sızıntısı doğa koruma alanına ilerliyor Umman Çevre İdaresi tarafından yapılan açıklamada, Hallaniyat Adaları yakınlarındaki petrol sızıntısının yaklaşık 390 kilometrekarelik bir alanı kapladığı bildirildi. Sızıntının adaların kuzeydoğusuna doğru ilerlediği ve kıyıya yaklaşık 7 kilometre kadar yaklaştığı belirtildi. Yetkililer, bölgede bulunan deniz suyu arıtma tesisleri ve turistik tesisler açısından şu aşamada herhangi bir endişe bulunmadığını açıkladı. Hallaniyat Adaları çevresi, Umman Sultanı Heysem bin Tarık'ın geçen yıl yayımladığı kraliyet kararnamesiyle doğa koruma alanı ilan edilmişti. Bölge, Arap Denizi kambur balinaları ve Sokotra karabatakları başta olmak üzere çeşitli yaban hayatı türlerine ev sahipliği yapıyor. Greenpeace daha büyük alan tespit etti Çevre örgütü Greenpeace ise uydu görüntülerine dayanarak yaptığı değerlendirmede petrol sızıntısının yaklaşık 600 kilometrekarelik alana yayıldığını tahmin etti. Umman makamlarının açıkladığı 390 kilometrekarelik alan ile Greenpeace'in tahmini arasındaki fark, sızıntının gerçek boyutunun henüz kesin olarak belirlenemediğini ortaya koydu. Bölgede petrol sızıntısına yönelik müdahale çalışmaları devam ederken, çevre örgütleri özellikle Hallaniyat Adaları çevresindeki hassas ekosistemin uzun vadede zarar görebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Kazanın nedenine ilişkin incelemeler sürerken, tankerin taşıdığı petrolün ne kadarının denize karıştığı ve sızıntının çevre üzerindeki nihai etkisinin ne olacağına ilişkin çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Tayland’da okul saldırısı: 14 yaşındaki şüpheli silah kullanmayı internetten öğrenmiş Haber

Tayland’da okul saldırısı: 14 yaşındaki şüpheli silah kullanmayı internetten öğrenmiş

Tayland’da Debsirin Nonthaburi okulunda meydana gelen silahlı saldırıyla ilgili soruşturmada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Polis, 14 yaşındaki şüphelinin saldırıdan önce yaklaşık 1-2 yıl boyunca internette şiddet içerikli ve silahlarla ilgili araştırmalar yaptığını belirledi. Saldırının ardından Tayland Eğitim Bakanlığı okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması için yeni bir plan açıkladı. Polis 17 kişiyi sorguladı Tayland polisi, 7 Ağustos'ta Debsirin Nonthaburi okulunda meydana gelen silahlı saldırının ardından soruşturmayı genişletti. İlk incelemelerde 17 kişinin ifadesine başvuruldu. Olay yerinde bulunan silah, boş kovanlar, cep telefonu ve bilgisayar gibi deliller üzerinde adli inceleme yapıldı. Polisin ilk değerlendirmelerine göre 14 yaşındaki şüpheli, saldırıdan önce uzun süre internet üzerinden şiddet içerikli konular ve silahlarla ilgili araştırmalar yaptı. Daha önce de okula silah getirmiş Soruşturma kapsamında şüphelinin aile hayatına ilişkin bazı ayrıntılar da ortaya çıktı. Anne ve babasının boşanmasının ardından uzun süredir baba tarafından dedesi ve ninesiyle yaşadığı belirtilen şüphelinin, geçen yıl internet üzerinden bir havalı tabanca sipariş ettiği ve bunu okula getirdiği aktarıldı. Söz konusu silahın daha önce bir öğretmen tarafından fark edilerek el konulduğu bildirildi. Bu ayrıntı, okul güvenliği ve öğrencilerin silahlara erişiminin önlenmesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Saldırı öncesi internet araştırmaları inceleniyor Polis, şüphelinin yaklaşık bir ila iki yıl boyunca internet ortamında şiddet içerikli araştırmalar yaptığını ve özellikle silahlara ilgi gösterdiğini belirledi. Soruşturma kapsamında ele geçirilen elektronik cihazların incelenmesiyle, saldırı öncesindeki dijital faaliyetlerin daha ayrıntılı şekilde ortaya çıkarılmasının amaçlandığı bildirildi. Yetkililer ayrıca benzer olayların taklit edilmesi riskine karşı toplumun dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Eğitim Bakanlığı yeni güvenlik planı hazırladı Saldırının ardından Tayland Eğitim Bakanlığı da okullarda güvenliği artırmaya yönelik yeni önlemler açıkladı. Önümüzdeki üç ay içerisinde uygulanması planlanan güvenlik prosedürleri kapsamında öğrencilerin ruh sağlığı taramalarının artırılması ve yüksek riskli vakaların uzmanlara yönlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca okullarda acil durum tatbikatlarının yapılması, okul şiddetinin önlenmesine yönelik çalışmaların güçlendirilmesi ve okul girişlerindeki güvenlik kontrollerinin sıkılaştırılması planlanıyor. Ailelere dijital içerik uyarısı Taylandlı yetkililer, ailelere ve eğitim kurumlarına çocukların psikolojik durumlarının daha yakından takip edilmesi çağrısında bulundu. Çocukların yaşadıkları sorunları paylaşabilecekleri güvenli ortamların oluşturulmasının önemine dikkat çeken yetkililer, ebeveynlerin çocukların dijital ortamda karşılaştığı içerikleri de daha yakından takip etmesini istedi. Polis ise özellikle yasa dışı silah bulundurma veya kamu güvenliği açısından şüpheli davranışların erken aşamada bildirilmesinin benzer olayların önlenmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. Soruşturma devam ediyor Debsirin Nonthaburi okulundaki saldırıyla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Polis, olayın öncesine ilişkin dijital veriler, kullanılan silahın kaynağı ve şüphelinin çevresiyle ilgili bilgileri incelemeye devam ediyor. Yetkililer, olayın ardından yalnızca okul güvenliği değil, çocukların ruh sağlığı, dijital içeriklere erişimi ve silahlara ulaşmasının engellenmesi konularında da daha kapsamlı önlemler alınacağını açıkladı.

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok Haber

Netanyahu’dan Gazze’de ateşkes açıklaması: Hamas silahsızlanmadan çekilme yok

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de ateşkes sürecinin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası planlara sert tepki gösterdi. Netanyahu, Hamas tamamen silahsızlanmadan İsrail ordusunun Gazze’den çekilmeyeceğini ve operasyonların devam edeceğini söyledi. Netanyahu’dan “tam silahsızlanma” şartı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, haftalık kabine toplantısının açılışında Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş kapsamında gündeme gelen planlara İsrail'in yaklaşımını ortaya koydu. Hamas’ın silahsızlandırılmasını temel şart olarak öne çıkaran Netanyahu, İsrail ordusunun örgüt tamamen silahsızlanmadan Gazze’den çekilmeyeceğini belirtti. Netanyahu, Barış Kurulu tarafından duyurulan 15 maddelik yeni yol haritasına ilişkin de İsrail'in itirazlarını dile getirdi. İsrail Başbakanı, silahsızlanma konusunda yalnızca sembolik veya kısmi bir uygulamayı kabul etmeyeceklerini belirterek ağır ve hafif silahların tamamını kapsayan bir süreç istediklerini ifade etti. ABD ile görüşmeler sürüyor Netanyahu, Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda ABD yönetimiyle temasların sürdüğünü de açıkladı. Washington yönetiminin bazı önerileri bulunduğunu belirten Netanyahu, bu önerilerin bir bölümünün İsrail açısından kabul edilebilir olduğunu, bazı önerilerin ise kabul edilemez nitelikte bulunduğunu söyledi. Bu açıklama, ABD ile İsrail arasında sürecin ayrıntıları konusunda henüz tam bir mutabakat sağlanmadığı şeklinde değerlendirildi. Trump ve Mladenov’dan farklı açıklamalar gelmişti Netanyahu’nun açıklamaları, son dönemde ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin uluslararası alandan gelen olumlu mesajların ardından geldi. Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Hamas’ın ikinci aşamaya ilişkin ayrıntılı yol haritasını kabul ettiğini açıklamıştı. ABD Başkanı Donald Trump da Barış Kurulu’nun Hamas ve diğer silahlı gruplarla silah bırakma konusunda uzlaşıya vardığını duyurmuştu. Ancak Netanyahu’nun son açıklamaları, İsrail tarafının özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda daha sert şartlar ortaya koyduğunu gösterdi. Hamas’tan takvim ve saldırıların durması şartı Hamas cephesi ise sürece olumlu yaklaştığını belirtmekle birlikte kendi temel şartlarını koruyor. Hamas, İsrail saldırılarının durdurulmasını ve üzerinde anlaşmaya varılan hususların uygulanması için net bir takvim oluşturulmasını istiyor. Filistinli gruplar da ateşkesin ikinci aşamasına geçilebilmesi için İsrail’in ilk aşamada üstlendiği yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Tarafların özellikle silahsızlanma, İsrail ordusunun çekilmesi ve ateşkesin uygulanma takvimi konularındaki farklı yaklaşımları, sürecin önündeki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. Gazze’de ateşkes sürecinde belirsizlik Gazze Şeridi'nde 10 Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkesin ilk aşamasında esir takası ve insani yardım başlıkları öne çıkmıştı. Buna karşın bölgede gerilimin tamamen sona ermediği ve ateşkesin uygulanmasına ilişkin tartışmaların devam ettiği belirtiliyor. Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ise bölgenin yönetimini devralmaya yönelik kurumsal hazırlıklarını tamamladığını açıkladı. Ancak İsrail’in Gazze’den çekilme konusunda Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasını şart koşması, ateşkesin ikinci aşamasına geçiş sürecinin önündeki en önemli anlaşmazlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Netanyahu’nun son açıklamasıyla birlikte tarafların ikinci aşamaya ilişkin müzakerelerinde yeni bir diplomatik sürecin başlaması bekleniyor.

Teksas'ta kurulan Greenlend Energy, Grönland’da izinsiz sondaja hazırlanıyor Haber

Teksas'ta kurulan Greenlend Energy, Grönland’da izinsiz sondaja hazırlanıyor

ABD Başkanı Donald Trump'la bağlantılı petrol şirketi, Grönland'da sondaj çalışması yapmaya hazırlanıyor. Guardian'ın aktardığına göre, geçen yıl Teksas'ta kurulan Greenlend Energy, ada yönetiminden izin almadan sondaj ekipmanlarını karaya çıkarıyor. Firma, Grönland'ın doğusundaki Jameson Land yarımadası civarında 1 trilyon dolar değerinde ham petrol rezervi bulunabileceğini savunuyor. Bölgede iki sondaj kuyusu açılması için toplamda 60 milyon dolarlık yatırım yapılacak. Diğer yandan perşembe günü hissedarlara gönderilen açıklamada, projenin tek kuyuyla devam edebileceği belirtildi. Grönland yönetimi, şirketle görüşmelerin sürdüğünü doğrularken ekipmanların karaya çıkarılması için herhangi bir onay verilmediğini bildirdi. Hükümetten yapılan açıklamada, "Gelecekte gerçekleştirilecek tüm lojistik işlemler, uygulanmadan önce adadaki maden kaynakları yetkililerine bildirilmeli ve onay sürecinden geçmelidir" dendi. Grönland, çevresel gerekçelerle yeni petrol arama ruhsatı vermeyi 2021'de durdurmuştu. Britanyalı enerji firması 80 Mile'ın Jameson Land'de arama hakkı bulunuyor. Greenland Energy, arama çalışmalarını finanse etmesi karşılığında projenin hisselerinin çoğunu alacak. Teksaslı şirketin hissedarları arasında Cumhuriyetçi Parti'nin en büyük bağışçılarından Kenneth Griffin yer alıyor. Kendisi Trump'ın ikinci dönemindeki göreve başlama törenine 1 milyon dolar bağışlamıştı. Ayrıca firmanın yönetim kurulunda, Trump'ın "Altın Kubbe" savunma sistemi projesine dahil olan Sidus Space firmasının kurucusu donanma emeklisi Carol Craig yer alıyor. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin Grönland'daki Pituffik Uzay Üssü'nün bu hava savunma sisteminin önemli bir parçası olacağını söylemişti. Trump'ın Grönland'ı ele geçirme hedefi hem özerk adayı hem de bağlı olduğu Danimarka'yı rahatsız ediyor. Cumhuriyetçi lider, geçen ay Ankara'da düzenlenen NATO zirvesinde de adayı ilhak etme planlarını yinelemişti. ABD'nin Grönland Özel Temsilcisi Jeff Landry de mayısta adaya gerçekleştirdiği ziyaretin ardından "Bir anlaşma yapmamız lazım. Şu anda günde 2 milyon varil petrol ihraç ediyor olabilirdik" demişti. Danimarka ve Grönland yönetimleriyse Washington'ın adayı ilhak planlarına karşı çıkıyor. Independent Türkçe, Guardian, Biggo Finance

Almanya'da sendika yürüyüşüne araçla saldırı davasında karar: Afgan sanığa ömür boyu hapis Haber

Almanya'da sendika yürüyüşüne araçla saldırı davasında karar: Afgan sanığa ömür boyu hapis

Münih'teki araçlı saldırının cezası belli oldu: Anne ve kızını öldüren sanığa ağırlaştırılmış karar Almanya'nın Münih kentinde geçen yıl düzenlenen bir sendika yürüyüşüne yönelik araçlı saldırıyla ilgili davada karar çıktı. Münih Eyalet Mahkemesi, kalabalığın arasına otomobiliyle girerek bir anne ile 2 yaşındaki kızının ölümüne ve çok sayıda kişinin yaralanmasına neden olan Afganistan uyruklu 25 yaşındaki sanığı ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığı iki kişiyi öldürme, 23 kişiyi öldürmeye teşebbüs ve 22 kişiyi kasten yaralama suçlarından sorumlu tuttu. Heyet ayrıca saldırının "olağanüstü ağırlıkta" bir suç olduğuna karar vererek, sanığın ilerleyen yıllarda şartlı tahliye imkanından yararlanmasını ciddi biçimde zorlaştıran bir hüküm verdi. Araçla kalabalığın üzerine sürdü Dava dosyasındaki bilgilere göre saldırı, yaklaşık 1.400 kişinin katıldığı bir sendika yürüyüşü sırasında meydana geldi. Sanık Ferhad N. isimli kişinin kullandığı Mini Cooper marka otomobili yüksek hızla yürüyüş yapan insanların üzerine sürdüğü belirtildi. Aracın kalabalığa çarpması sonucu çok sayıda kişi yaralanırken, 37 yaşındaki bir kadın ile 2 yaşındaki kızı ağır şekilde yaralandı. Anne ve küçük çocuğu, olayın ardından kaldırıldıkları hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen birkaç gün sonra hayatını kaybetti. Saldırı, Almanya kamuoyunda büyük tepkiye neden olurken, olayın ardından güvenlik önlemleri ve radikalleşme tartışmaları yeniden gündeme geldi. Hakim: "Daha fazla can kaybı olmaması tesadüf değildi" Kararı açıklayan hakim Michael Höyn, saldırının sonuçlarının çok daha ağır olabileceğine dikkat çekti. Höyn, hayatını kaybeden annenin yürüyüş sırasında kendisini daha güvende hissetmek amacıyla polislerin bulunduğu arka bölümü tercih ettiğini belirtti. Mahkeme başkanı, daha fazla kişinin yaşamını yitirmemesinin saldırının sınırlı etkisinden değil, aracın çarptığı kişilerin oluşturduğu fiziksel engel nedeniyle hızını kaybetmesinden kaynaklandığını ifade etti. Bu değerlendirme, mahkemenin sanığın eylemini planlı ve yüksek ölüm riski taşıyan bir saldırı olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Savcılık dini motivasyon iddiasında bulundu Duruşmalar sırasında savcılık makamı, saldırının dini saiklerle gerçekleştirildiğini savundu. Savcılığın değerlendirmesine göre sanığın olayın ardından "Allahu Ekber" diye bağırdığı belirtildi. Ancak yürütülen soruşturmalarda sanığın terör örgütü DEAŞ veya benzeri herhangi bir yapılanmayla bağlantısına ilişkin somut bir delile ulaşılamadığı açıklandı. Mahkeme kararında da sanığın herhangi bir örgütsel bağlantısının tespit edilmediği bilgisi yer aldı. Almanya'ya çocuk yaşta gelmişti Sanığın geçmişine ilişkin bilgiler de dava sürecinde gündeme geldi. Ferhad N.'nin 2016 yılında henüz 15 yaşındayken tek başına Almanya'ya geldiği belirtildi. İltica başvurusunun reddedilmesine rağmen, ülkede geçici oturma hakkı sağlayan "müsamaha" statüsüyle yaşamını sürdürdüğü ifade edildi. Sanığın saldırı öncesinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığı bilgisi paylaşıldı. Karar güvenlik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı Münih'teki dava, Almanya'da göç, güvenlik politikaları ve radikalleşme konularındaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. Özellikle kamuya açık alanlarda gerçekleştirilen araçlı saldırılar, Avrupa ülkelerinde güvenlik önlemlerinin artırılması yönündeki çağrıları güçlendiriyor. Uzmanlar, bu tür olaylarda yalnızca failin eylemlerinin değil, saldırıya zemin hazırlayan süreçlerin de kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtiyor. Mahkeme kararı sonrası süreç Münih Eyalet Mahkemesi'nin verdiği ömür boyu hapis kararı, sanığın suçun ağırlığı nedeniyle erken tahliye ihtimalini önemli ölçüde azaltıyor. Alman hukukunda ömür boyu hapis cezası alan kişiler belirli şartlar altında ilerleyen yıllarda şartlı tahliye talebinde bulunabiliyor. Ancak mahkemenin "suçun olağanüstü ağırlığı" değerlendirmesi, bu sürecin daha zor hale gelmesine neden oluyor. Münih'teki saldırı davası, iki kişinin hayatını kaybetmesi ve çok sayıda kişinin yaralanması nedeniyle Almanya'nın son yıllardaki en dikkat çeken güvenlik davalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Tayland’da Futbol Maçı Sırasında Yıldırım Faciası: Genç Futbolcu Hayatını Kaybetti Haber

Tayland’da Futbol Maçı Sırasında Yıldırım Faciası: Genç Futbolcu Hayatını Kaybetti

Sahaya yıldırım düştü, futbolcular yere yığıldı Tayland’ın güneyindeki Narathiwat eyaletinde oynanan futbol karşılaşması, korku dolu anlara sahne oldu. Öğle saatlerinde yoğun yağış altında devam eden mücadele sırasında sahaya yıldırım düştü. Edinilen bilgilere göre yıldırım, sahanın orta bölümüne isabet etti. Olayın etkisiyle çok sayıda futbolcu bir anda yere yığılırken, sahada bulunan oyuncular ve görevliler büyük panik yaşadı. Karşılaşma hemen durdurulurken, sağlık ekipleri futbolculara müdahale etmek için sahaya girdi. 27 yaşındaki futbolcu kurtarılamadı Yıldırım düşmesi sonucu ağır yaralanan FC Yala oyuncusu Sofwan Awae, sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti. 27 yaşındaki futbolcunun ölümü, kulübü ve Tayland futbol camiasında büyük üzüntüye neden oldu. Olayda 9 futbolcunun daha yaralandığı ve tedavi altına alındığı bildirildi. FC Yala’dan taziye mesajı FC Yala Kulübü, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla Sofwan Awae’nin hayatını kaybettiğini doğruladı. Kulüp açıklamasında genç futbolcunun ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilekleri iletilirken, Tayland’daki birçok spor kulübü ve kuruluşu da yaşanan trajik olay nedeniyle taziye mesajları yayımladı. Başarılı sezonun ardından yeni takıma transfer olmuştu Sofwan Awae’nin geçtiğimiz sezon Pattani FC formasıyla gösterdiği performansla dikkat çektiği belirtildi. Genç futbolcunun Pattani FC ile çıktığı 18 karşılaşmada 7 gol kaydettiği ve takımının Tayland 2. Ligi’ne yükselmesinde önemli katkı sağladığı aktarıldı. Awae’nin birkaç gün önce FC Yala ile sözleşme imzaladığı öğrenildi. Yeni takımında kariyerine devam etmeye hazırlanan futbolcunun ani ölümü, takım arkadaşları ve taraftarları yasa boğdu. Futbol dünyasında güvenlik tartışması yeniden gündemde Futbol karşılaşmaları sırasında olumsuz hava koşulları nedeniyle yaşanan yıldırım olayları, spor organizasyonlarında güvenlik önlemlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, yoğun yağış ve gök gürültülü havalarda açık alanlardaki spor faaliyetlerinin ertelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tayland’daki olayın ardından karşılaşmanın nasıl sürdürüldüğü ve güvenlik prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığı konusunda da inceleme başlatılması bekleniyor.

Pakistan'da Polis Karakoluna İntihar Saldırısı: 14 Kişi Hayatını Kaybetti, Çok Sayıda Yaralı Var Haber

Pakistan'da Polis Karakoluna İntihar Saldırısı: 14 Kişi Hayatını Kaybetti, Çok Sayıda Yaralı Var

Pakistan'ın kuzeybatısındaki Hayber Pahtunhva eyaletine bağlı Swat bölgesi, kanlı bir terör saldırısıyla sarsıldı. Bir polis karakolunu hedef alan canlı bomba saldırısında aralarında polis memurları ve sivillerin de bulunduğu en az 14 kişi hayatını kaybederken, 24 kişi yaralandı. Olayın ardından bölgede geniş çaplı güvenlik önlemleri alınırken, saldırıya ilişkin kapsamlı soruşturma başlatıldı. Canlı bomba karakola girmeye çalışırken kendini patlattı Yerel kaynakların aktardığı bilgilere göre saldırgan, polis karakoluna girmeye çalıştığı sırada görevli güvenlik güçleri tarafından fark edilerek durduruldu. Bunun üzerine üzerindeki patlayıcıları infilak ettiren canlı bomba, büyük bir patlamaya neden oldu. Şiddetli patlama çevredeki binalarda da hasara yol açarken, olay yerine çok sayıda ambulans, polis ve kurtarma ekibi sevk edildi. Barış gösterisi sırasında meydana geldi Patlamanın yaşandığı sırada polis karakolunun yakınında çok sayıda kişinin katıldığı barış yanlısı bir gösteridüzenleniyordu. Patlamanın etkisiyle göstericiler de saldırının hedefi haline geldi. Yetkililer, ölen ve yaralananlar arasında gösteriye katılan sivillerin de bulunduğunu belirtti. Yaralılar çevredeki hastanelere kaldırılırken, bazılarının durumunun ağır olduğu bildirildi. 14 kişi öldü, 24 kişi yaralandı İlk belirlemelere göre saldırıda 14 kişi yaşamını yitirirken, 24 kişi de yaralandı. Güvenlik güçleri olay yerini güvenlik çemberine alırken, bomba imha ekipleri bölgede ikinci bir patlayıcı ihtimaline karşı inceleme yaptı. Yetkililer, can kaybının artabileceği uyarısında bulundu. Saldırıyı henüz üstlenen olmadı Saldırının ardından herhangi bir örgüt henüz resmi olarak sorumluluğu üstlenmedi. Pakistan güvenlik birimleri, saldırının arkasındaki kişi ya da grupların belirlenmesi amacıyla geniş kapsamlı soruşturma başlattı. Son yıllarda özellikle Hayber Pahtunhva eyaletinde güvenlik güçlerini hedef alan terör saldırılarında artış yaşanırken, bölgedeki güvenlik önlemlerinin daha da sıkılaştırılacağı ifade edildi. Güvenlik alarmı en üst seviyeye çıkarıldı Saldırının ardından Swat ve çevresindeki polis noktaları ile kamu binalarında güvenlik seviyesi yükseltildi. Yetkililer, olası yeni saldırılara karşı vatandaşlardan kalabalık alanlardan uzak durmalarını ve güvenlik güçlerinin uyarılarına uymalarını istedi. Pakistan hükümetinin saldırıyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapması ve yeni güvenlik tedbirlerini açıklaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.