Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Ekonomik Forumu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dünya Ekonomik Forumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Ekonomik Forumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor

Dünya Ekonomik Forumu ((WEF) Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, İstanbul’da gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye’de yatırımı bulunan çok uluslu şirketlerin küresel CEO’ları, uluslararası finans kuruluşlarının üst düzey temsilcileri ve dev fon yöneticileri katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen toplantı, dünyanın önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Türkiye’nin ekonomi yönetimi ve ekonomi bürokrasisiyle bir araya getirdi. "Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır" Toplantıda katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün burada hem sizlerin Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmelerinizi dinlemek, hem de şirketlerinizin gelecek vizyonunda ülkemizi nasıl konumlandıracağınızı anlamak üzere, bir araya gelmiş bulunuyoruz. Malumunuz son yıllarda küresel ekonomi, salgın sonrası toparlanma süreci, yeşil ve dijital dönüşüm, artan ticaret gerilimleriyle jeopolitik gelişmelerle şekillenen bir gündemin içinde sürükleniyor. Enerji piyasalarında üretim, bilişim, ulaşım ve ticaret ağlarının işleyişine kadar, geniş bir alanda savaşın olumsuz etkilerini tüm dünya hissediyor. Daha önce farklı vesilelerle ifade ettiğim gibi, bir aydır bölgemizi sarsan bu anlamsız, hukuksuz ve gereksiz savaşın faturasını çatışmaların tarafı kadar tüm insanlık da ödüyor. Diplomasi ve diyalog yoluyla ortak bir paydada buluşma imkanı varken, bu yolların sabote edilmesinin yükünü insanlık ailesi olarak hepimiz birlikte çekiyoruz. Şu bir gerçek ki, çatışmalar sona ermezse, ödenecek fatura da kabaracaktır. Coğrafi mesafenin bu süreçte bir anlamı olmayacak. Hatta farklı kıtalarda yer alan ülkeler, anlaşıldığı kadarıyla enerji boyutuyla daha çok etkilenecektir. Küresel risk analizleri, uluslararası sistemde daha rekabetçi ve daha kırılgan bir döneme girildiğini ortaya koymaktadır. Bu yeni dönemde global ekonomik düzen birçok cepheden tehdide maruz kalmaktadır. Enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin aşınması uluslararası ticaret rejiminin erozyona uğraması ve korumacı politikalar kırılganlıkları arttırmakta, tüm bu gelişmeler istikrarlı ekonomilerin sayısını azaltmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küresel Bir Merkezde Büyüme, Rekabet Gücünü ve Dayanıklılığı Güçlendirmek" temasıyla gerçekleştirilen toplantıda, küresel ekonomide Türkiye’nin konumu ve iş birliği imkanları ele alındı. Toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlık ettiği ve 16 ülkeden imalat, teknoloji, enerji, finans, altyapı, varlık yönetimi, sağlık, gıda ve havacılık gibi farklı sektörlerden toplam değeri 1,2 trilyon doları bulan 23 uluslararası yatırımcının katıldığı stratejik diyalog oturumu, Türkiye’nin küresel ekonomik sistemdeki rolü, yatırım potansiyeli ve uzun vadeli büyüme perspektifi üzerine kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu. Stratejik diyalog oturumuna Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin yanı sıra BlackRock Başkan ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Dünya Ekonomik Forumu Eş Başkanı Laurence Fink ile Dünya Ekonomik Forumu Başkan ve İcra Kurulu Başkanı Alois Zwinggi, katıldı. Toplantı çerçevesinde gerçekleştirilen oturumlarda Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomik istikrar ve makroekonomik politika alanında kapsamlı bir sunum gerçekleştirerek, Türkiye’nin reform gündemi, mali disiplin yaklaşımı ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik politikaları değerlendirdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ise enerji güvenliği ve kaynak yönetimi başlıklı oturumda, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, çeşitlendirme stratejileri ve enerji merkezi olma hedeflerini ele aldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve güvenlikteki rolü, jeoekonomik dönüşüm sürecinde üstlendiği konum ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik perspektifleri içeren oturumu yönetti. Küresel ekonomide artan belirsizlikler, jeopolitik gelişmeler ve değer zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde gerçekleştirilen toplantı, kamu ve özel sektör arasında diyalog ve iş birliğini güçlendirmeyi, yatırım odaklı büyümeyi desteklemeyi ve Türkiye’nin küresel ekonomide bir "bağlantı noktası" olarak konumunu daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Toplantıda ayrıca Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması, ekonomik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi ve uluslararası doğrudan yatırımların hızlandırılmasına yönelik somut iş birliği alanları ele alındı. Dünya Ekonomik Forumu Türkiye Ülke Stratejisi Toplantısı, Türkiye’nin küresel ekonomideki stratejik rolünü pekiştiren, çok taraflı iş birliğini teşvik eden ve geleceğe yönelik ortak vizyonun güçlendirilmesine katkı sağlayan önemli bir platform olarak öne çıkıyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz Haber

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz

Rutte, Pazartesi günü Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, "Eğer birileri burada tekrar Avrupa Birliği'nin veya bir bütün olarak Avrupa'nın ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünüyorsa, hayal kurmaya devam etsin. Yapamazsınız. Biz yapamayız. Birbirimize ihtiyacımız var." dedi. NATO Genel Sekreteri, Avrupa ülkelerini, "gerçekten tek başlarına yapmak istiyorlarsa" savunma harcamalarını yüzde 10'a çıkarmaları gerekeceği konusunda uyardı ve milyarlarca avroya mal olacak kendi nükleer kapasitelerini geliştirmeleri gerekeceğini ekledi. "Bu senaryoda, özgürlüğümüzün nihai garantörü olan ABD nükleer şemsiyesini kaybedeceksiniz. Yani, iyi şanslar." dedi. Bu açıklamalar, Başkan Donald Trump'ın Grönland'ın ABD mülkiyetine geçmesi yönündeki taleplerini sürdürmesinin ve ardından İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada Arktik adasını ilhak etmek için güç kullanımını açıkça reddetmesinin ardından, Avrupa ve Batılı müttefikleri için inişli çıkışlı bir haftanın ardından geldi. NATO Genel Sekreteri, Trump'ı Arktik güvenliği konusunu gündeme getirdiği için övmeye devam etti ve başkanın savunmasının salondaki birçok kişiyi muhtemelen rahatsız edeceğini kabul etti. "Bence haklı. Arktik bölgesiyle ilgili bir sorun var. Kolektif güvenlik sorunu var, çünkü bu deniz yolları açılıyor ve Çinliler ve Ruslar giderek daha aktif hale geliyor." dedi. Rutte, Grönland meselesiyle ilgili olarak ileride iki çalışma alanı olacağını belirtti. Birincisi, NATO'nun Arktik'in savunması için daha fazla kolektif sorumluluk üstlenmesini, Rusya ve Çin'in bölgeye hem askeri hem de ekonomik olarak erişimini engellemesini içerecektir.

Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit tutacağı beklentisi güçlendi Haber

Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit tutacağı beklentisi güçlendi

Pusula Yatırım'ın raporunda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) temel enflasyon göstergesi olarak takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin, kasım ayında piyasa beklentileriyle uyumlu bir şekilde hem manşet hem de çekirdek bazda yıllık yüzde 2,8 seviyesine yükselerek bankanın yüzde 2'lik hedefinden bir miktar daha uzaklaştığı belirtildi. Ekim ayı verisinin yüzde 2,7 olarak revize edildiği raporda, tüketici harcamalarının her iki ayda da yüzde 0,5 oranında güçlü artışlar kaydetmesinin, ekonominin direncini koruduğunu gösterirken; kişisel gelirlerin kasımda beklentilerin biraz altında kalarak yüzde 0,3 artması ve tasarruf oranının yüzde 3,5'e gerilemesine dikkat çekilirken şu bilgiler verildi: "Üçüncü çeyrek büyüme oranının yüzde 4,4 olarak kesinleşmesi ve işsizlik başvurularının son iki yılın en düşük seviyelerinde seyretmesiyle birleşen bu veriler, enflasyon baskılarının sürdüğünü kanıtlarken piyasalarda Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit tutacağı ve 2026 yılı genelinde sınırlı bir faiz indirimi takvimi izleyeceği beklentisini güçlendirmiştir. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre 18 Ocak 2026 tarihinde sona eren haftada haftalık işsizlik maaşı başvuruları bir önceki haftanın revize edilmiş verisine kıyasla bin kişilik sınırlı bir artışla 200.000 olarak gerçekleşmiştir. Daha istikrarlı bir gösterge kabul edilen dört haftalık hareketli ortalama ise 201.500'e gerileyerek 13 Ocak 2024'ten bu yana en düşük seviyesine inmiş ve iş gücü piyasasındaki dayanıklılığı teyit etmiştir. Sigortalı işsizlik oranı yüzde 1,2 seviyesinde sabit kalırken devam eden işsizlik başvuruları 10 Ocak haftasında 26 bin kişilik düşüşle 1.849.000'e gerilemiştir. Eyalet bazlı verilerde 10 Ocak haftasında en büyük başvuru artışları Teksas (+8.707) ve Kaliforniya'da (+5.193) gözlemlenirken, en yüksek sigortalı işsizlik oranları Rhode Island (yüzde 3,3) ve New Jersey'de (yüzde 3,2) kaydedilmiştir. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı sert konuşmada, Avrupa'yı Donald Trump karşısında zayıf ve "kaybolmuş" bir tutum sergilemekle suçlayarak, kıtanın gerçek bir siyasi güç olmak yerine sürekli ABD'nin onayını beklediğini ifade etmiştir. Avrupa'nın küresel tehditlere karşı birleşmek yerine Trump'ı ikna etmeye çalışarak vakit kaybettiğini belirten Zelenski, özellikle Grönland krizi sırasında bölgeye yalnızca 30-40 asker gönderilmesini Rusya ve Çin karşısında ciddiyetten uzak bir hamle olarak nitelendirmiştir. Savaşın sona ermesi için cuma ve cumartesi günleri Birleşik Arap Emirlikleri'nde Ukrayna, Rusya ve ABD arasında üçlü bir görüşme yapılacağını duyuran Zelenski, Rusya'nın taviz vermeye hazır olması gerektiğini vurgularken, İran'daki protestolar gibi kritik küresel meselelerin Avrupa'nın kararsızlığı nedeniyle gölgede kaldığını savunmuştur."

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız Haber

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız

Konuşmasını, odadaki büyük kahkahalara "Barış, istikrar ve öngörülebilirlik zamanı" diyerek açtı. Yine de "istikrarsızlık ve dengesizliğe" yaklaştık, diye ekledi Macron ve "çatışmanın normalleştiğini" belirtti. Ardından Trump'a dolaylı potshot geldi: 2025'in düzinelerce savaşla boğuştuğuna işaret ederken, Fransız cumhurbaşkanı, "Bazılarının çözüldüğünü duydum" dedi. Aksi takdirde ekonomi ağırlıklı konuşmasının sonuna doğru konuya geri döndü. Macron, "Yeni emperyalizm veya yeni sömürgecilik zamanı değil" dedi. "Bu, vatandaşlarımız için bu üç küresel zorluğu çözmek için bir işbirliği zamanı." Macron, "Zorbalara saygıyı tercih ediyoruz," diye bitirdi. "Ve hukukun üstünlüğünü vahşete tercih ediyoruz." Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) hitap etti. Dünyanın bir kuralsızlık düzenine kaydığını, uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını ve emperyal hırsların yeniden su yüzüne çıktığını söyleyen Macron, "Önümüzdeki ay dördüncü yılına girecek olan Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırı savaşı, bunun en açık örneğidir. Orta Doğu ve Afrika genelinde çatışmalar sürmektedir. Bu tablo, etkili kolektif yönetişimin olmadığı bir dünyaya doğru kayışı yansıtıyor" dedi. ABD'yi Avrupa'yı kendine tabi kılmaya çalışmakla suçladı Kolektif yönetişimin olmadığı yerde işbirliğinin yerini azılı bir rekabete bıraktığını ifade eden Macron, "Rekabet çerçevesinde ABD, ihracat çıkarlarımızı zayıflatan ticaret anlaşmaları ve azami tavizler talep ederek açık bir şekilde Avrupa'yı zayıflatmayı ve kendisine tabi kılmayı hedefliyor. Buna, esasen kabul edilemez olan ve özellikle ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı baskı aracı olarak kullanıldığında daha da sorunlu hale gelen, bitmek bilmeyen yeni gümrük tarifeleri ekleniyor" dedi. "Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" Macron, "Dünyanın giderek daha da sertleştiği bir ortamda Fransa ve Avrupa, etkili birçok taraflılığı savunmalıdır. Çünkü bu, bizim çıkarlarımıza ve güç kullanımı kuralına boyun eğmeyi reddeden herkesin çıkarına hizmet eder" ifadelerini kullandı. Fransız lider, "Bu ilkeler doğrultusunda kimseyi tehdit etmeden, yalnızca başka bir Avrupalı müttefikimiz olan Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" şeklinde konuştu. Ticaret savaşları, korumacı gerginlik ve aşırı üretim yarışlarının sadece kaybeden taraflar oluşturacağını vurgulayan Macron, "Bu nedenle temel önceliğimiz, küresel ekonomik dengesizliklerle mücadeledir. Mevcut dengesizlikler bazı kilit olgulara dayanıyor ve hepimizin kendi gündemini ortaya koyması gerekiyor. Bunlar arasında ABD'de aşırı tüketim, Çin'de yetersiz tüketim ve aşırı yatırım ile Avrupa'da yetersiz yatırım ve rekabet gücü eksikliği yer alıyor" dedi. Avrupa'nın pazar olarak fazla saf hareket ettiğini ve herkese açık bir pazar konumunda olduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa pazarına erişildiği gibi Çin pazarına erişilemez. ABD ve pek çok başka ülke de yatırım ve ticarette belirli koruma düzeyleri mevcut. Avrupalılar ise diğer ülkeler, küresel oyun kurallarına uymadığında kendi şirketlerini ve pazarlarını koruyamayan tek taraf" dedi. ABD'ye karşı "ticaret bazukası" ABD'ye karşı AB'nin "ticaret bazukası" olarak adlandırılan ekonomik misilleme mekanizmasının devreye sokmasını talep eden Macron, "Avrupa'nın çok güçlü ekonomik araçları bulunuyor ve bize saygısızlık edildiğinde ve oyunun kurallarına uyulmadığında bunları kullanmalıyız. Avrupa'nın zorlama karşıtı aracı güçlü bir enstrüman ve bugünün zorlu ortamında onu devreye sokmaktan çekinmemeliyiz" dedi. "Daha fazla Çin yatırımına ihtiyaç var" Çin'e karşı olmadıklarını fakat Avrupa'nın Çin konusunda kendi sanayisini koruyacak adımlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa'da bazı kilit sektörlerde daha fazla doğrudan Çin yatırımına ihtiyaç duyuyoruz. Bunlar, büyümemize katkı sağlayacak ve teknoloji transferi sağlayacak yatırımlar olmalı. AVrupa'da üretilenlerle aynı standartlara sahip olmayan ve çok daha fazla sübvanse edilen ürünlerin Avrupa'ya ihraç edilmesine ihtiyacımız yok" dedi. Macron, 2026'da daha güçlü ve daha bağımsız bir Avrupa için daha fazla yatırım, savunma ve güvenlik için çalışacaklarını ifade ederek, "Daha fazla büyüme ve istikrara ihtiyacımız var. Zorbalık yerine saygıyı, siyasallaşma yerine bilimi, vahşet yerine hukukun üstünlüğünü tercih ediyoruz" dedi. Oturumun panel kısmında rekabet açısından ABD'nin gerisinde kalan Avrupa ekonomisi için çözümün ne olduğu yönündeki bir soruya cevabında Macron, Avrupa'da büyük çaplı bir sadeleştirme paketinin "oyun değiştirici" olacağını söyledi. Macron, "2025 yılında Çin, tarihte ilk kez dünyanın geri kalanına karşı bu denli büyük bir ticari fazla verdi. Bunun üçte biri ABD, üçte biri Avrupa, üçte biri de dünyanın geri kalanı ile oldu. Bu, bir trilyon dolar civarındaydı ve daha önce hiç olmadığı kadar büyüktü" dedi. Almanya ve Çin arasındaki ticari dengenin de ilk defa Almanya adına bir ticaret açığına dönüştüğüne dikkat çeken Macron, "Bu, Avrupa adına oyunu değiştiren bir gelişme. Bu yüzden, bu sorunu mutlaka çözmemiz gerekiyor" dedi. Bir diğer meselenin de tarifeler olduğunu söyleyen Macron, "Mevcut bağlamda müttefikler arasında tarifelerin olması mantıklı değil" ifadelerini kullandı. Macron, "Tarifelerin olması, yani bölünmüş olmak, hatta mevcut durumda ilave tarifelerle tehdit edilmek mantıklı değil. Bizim için asıl çılgın olan şey ise, ABD'nin ilave tarifeler getirmesi durumunda ilk kez ABD'ye karşı zorlama karşıtı aracı kullanmak zorunda bırakılacak olmamız. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Bu çılgınlık. Buna üzülüyorum ama öngörülmezliğin ve gereksiz saldırganlığın sonucu bu. Dolayısıyla yapmamız gereken, hepimizin sakin kalması" dedi.

Trump, Davos ziyareti öncesinde Grönland konusunda "artık geri dönüş yok" dedi Haber

Trump, Davos ziyareti öncesinde Grönland konusunda "artık geri dönüş yok" dedi

Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında Trump'a Grönland'ı ele geçirmek için ne kadar ileri gidebileceği soruldu ve "Öğreneceksiniz" diye yanıt verdi. Bu arada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantısında "kuralsız bir dünyaya doğru kayma" konusunda uyarırken, Kanada Başbakanı Mark Carney "eski düzen geri gelmeyecek" dedi. Trump'ın Çarşamba günü Davos'a varması bekleniyordu, ancak Air Force One'da yaşanan küçük bir elektrik arızası uçağın geri dönmesine neden oldu. Gecikmenin programını nasıl etkileyeceği belirsiz. Beyaz Saray, uçağın geri döndüğünü ve Trump'ın Davos'a başka bir uçakla uçacağını söyledi. BBC'nin, NATO ittifakının olası dağılmasının başkanın Grönland için ödemeye razı olduğu bir bedel olup olmadığı sorusuna, "Her açıdan NATO için benden daha fazlasını yapan kimse yok" diye yanıt verdi ve "NATO mutlu olacak ve biz de mutlu olacağız" diyerek, "Dünya güvenliği için buna ihtiyacımız var" diye ekledi. NATO - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü şu anda 32 üye devlete sahip olup, ABD 12 kurucu ülkeden biridir. Özgürlüğü ve güvenliği kolektif savunma yoluyla korumayı amaçlayan NATO ittifakının temel ilkelerinden biri, 5. Maddede belirtilmiştir; bu maddeye göre, bir veya daha fazla üyeye yönelik silahlı bir saldırı, tüm üyelere yönelik bir saldırı olarak kabul edilecektir. Trump, Grönland'ı ele geçirmek için askeri güç kullanmayı dışlamadı; NBC News dün kendisine bölgeyi ele geçirmek için güç kullanıp kullanmayacağı sorusuna başkan "yorum yok" cevabını verdi. Salı akşamı BBC Newsnight'a verdiği röportajda, Grönland Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanı Naaja Nathanielsen, Grönlandlıların başkanın talepleri karşısında "şaşkın" olduklarını söyledi. Nathanielsen, "Amerikalı olmak istemiyoruz ve bunu oldukça açık bir şekilde ifade ettik" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.