Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Ekonomik Forumu

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dünya Ekonomik Forumu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Ekonomik Forumu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz Haber

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte: Avrupa, ABD desteği olmadan kendini savunamaz

Rutte, Pazartesi günü Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, "Eğer birileri burada tekrar Avrupa Birliği'nin veya bir bütün olarak Avrupa'nın ABD olmadan kendini savunabileceğini düşünüyorsa, hayal kurmaya devam etsin. Yapamazsınız. Biz yapamayız. Birbirimize ihtiyacımız var." dedi. NATO Genel Sekreteri, Avrupa ülkelerini, "gerçekten tek başlarına yapmak istiyorlarsa" savunma harcamalarını yüzde 10'a çıkarmaları gerekeceği konusunda uyardı ve milyarlarca avroya mal olacak kendi nükleer kapasitelerini geliştirmeleri gerekeceğini ekledi. "Bu senaryoda, özgürlüğümüzün nihai garantörü olan ABD nükleer şemsiyesini kaybedeceksiniz. Yani, iyi şanslar." dedi. Bu açıklamalar, Başkan Donald Trump'ın Grönland'ın ABD mülkiyetine geçmesi yönündeki taleplerini sürdürmesinin ve ardından İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada Arktik adasını ilhak etmek için güç kullanımını açıkça reddetmesinin ardından, Avrupa ve Batılı müttefikleri için inişli çıkışlı bir haftanın ardından geldi. NATO Genel Sekreteri, Trump'ı Arktik güvenliği konusunu gündeme getirdiği için övmeye devam etti ve başkanın savunmasının salondaki birçok kişiyi muhtemelen rahatsız edeceğini kabul etti. "Bence haklı. Arktik bölgesiyle ilgili bir sorun var. Kolektif güvenlik sorunu var, çünkü bu deniz yolları açılıyor ve Çinliler ve Ruslar giderek daha aktif hale geliyor." dedi. Rutte, Grönland meselesiyle ilgili olarak ileride iki çalışma alanı olacağını belirtti. Birincisi, NATO'nun Arktik'in savunması için daha fazla kolektif sorumluluk üstlenmesini, Rusya ve Çin'in bölgeye hem askeri hem de ekonomik olarak erişimini engellemesini içerecektir.

Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit tutacağı beklentisi güçlendi Haber

Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit tutacağı beklentisi güçlendi

Pusula Yatırım'ın raporunda, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) temel enflasyon göstergesi olarak takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksinin, kasım ayında piyasa beklentileriyle uyumlu bir şekilde hem manşet hem de çekirdek bazda yıllık yüzde 2,8 seviyesine yükselerek bankanın yüzde 2'lik hedefinden bir miktar daha uzaklaştığı belirtildi. Ekim ayı verisinin yüzde 2,7 olarak revize edildiği raporda, tüketici harcamalarının her iki ayda da yüzde 0,5 oranında güçlü artışlar kaydetmesinin, ekonominin direncini koruduğunu gösterirken; kişisel gelirlerin kasımda beklentilerin biraz altında kalarak yüzde 0,3 artması ve tasarruf oranının yüzde 3,5'e gerilemesine dikkat çekilirken şu bilgiler verildi: "Üçüncü çeyrek büyüme oranının yüzde 4,4 olarak kesinleşmesi ve işsizlik başvurularının son iki yılın en düşük seviyelerinde seyretmesiyle birleşen bu veriler, enflasyon baskılarının sürdüğünü kanıtlarken piyasalarda Fed'in önümüzdeki hafta faizleri sabit tutacağı ve 2026 yılı genelinde sınırlı bir faiz indirimi takvimi izleyeceği beklentisini güçlendirmiştir. ABD Çalışma Bakanlığı tarafından yayınlanan verilere göre 18 Ocak 2026 tarihinde sona eren haftada haftalık işsizlik maaşı başvuruları bir önceki haftanın revize edilmiş verisine kıyasla bin kişilik sınırlı bir artışla 200.000 olarak gerçekleşmiştir. Daha istikrarlı bir gösterge kabul edilen dört haftalık hareketli ortalama ise 201.500'e gerileyerek 13 Ocak 2024'ten bu yana en düşük seviyesine inmiş ve iş gücü piyasasındaki dayanıklılığı teyit etmiştir. Sigortalı işsizlik oranı yüzde 1,2 seviyesinde sabit kalırken devam eden işsizlik başvuruları 10 Ocak haftasında 26 bin kişilik düşüşle 1.849.000'e gerilemiştir. Eyalet bazlı verilerde 10 Ocak haftasında en büyük başvuru artışları Teksas (+8.707) ve Kaliforniya'da (+5.193) gözlemlenirken, en yüksek sigortalı işsizlik oranları Rhode Island (yüzde 3,3) ve New Jersey'de (yüzde 3,2) kaydedilmiştir. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda yaptığı sert konuşmada, Avrupa'yı Donald Trump karşısında zayıf ve "kaybolmuş" bir tutum sergilemekle suçlayarak, kıtanın gerçek bir siyasi güç olmak yerine sürekli ABD'nin onayını beklediğini ifade etmiştir. Avrupa'nın küresel tehditlere karşı birleşmek yerine Trump'ı ikna etmeye çalışarak vakit kaybettiğini belirten Zelenski, özellikle Grönland krizi sırasında bölgeye yalnızca 30-40 asker gönderilmesini Rusya ve Çin karşısında ciddiyetten uzak bir hamle olarak nitelendirmiştir. Savaşın sona ermesi için cuma ve cumartesi günleri Birleşik Arap Emirlikleri'nde Ukrayna, Rusya ve ABD arasında üçlü bir görüşme yapılacağını duyuran Zelenski, Rusya'nın taviz vermeye hazır olması gerektiğini vurgularken, İran'daki protestolar gibi kritik küresel meselelerin Avrupa'nın kararsızlığı nedeniyle gölgede kaldığını savunmuştur."

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız Haber

Macron, Davos'ta Trump'a mesaj gönderdi: Tehditlere karşı çıkarlarımızı koruyacağız

Konuşmasını, odadaki büyük kahkahalara "Barış, istikrar ve öngörülebilirlik zamanı" diyerek açtı. Yine de "istikrarsızlık ve dengesizliğe" yaklaştık, diye ekledi Macron ve "çatışmanın normalleştiğini" belirtti. Ardından Trump'a dolaylı potshot geldi: 2025'in düzinelerce savaşla boğuştuğuna işaret ederken, Fransız cumhurbaşkanı, "Bazılarının çözüldüğünü duydum" dedi. Aksi takdirde ekonomi ağırlıklı konuşmasının sonuna doğru konuya geri döndü. Macron, "Yeni emperyalizm veya yeni sömürgecilik zamanı değil" dedi. "Bu, vatandaşlarımız için bu üç küresel zorluğu çözmek için bir işbirliği zamanı." Macron, "Zorbalara saygıyı tercih ediyoruz," diye bitirdi. "Ve hukukun üstünlüğünü vahşete tercih ediyoruz." Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na (WEF) hitap etti. Dünyanın bir kuralsızlık düzenine kaydığını, uluslararası hukukun ayaklar altına alındığını ve emperyal hırsların yeniden su yüzüne çıktığını söyleyen Macron, "Önümüzdeki ay dördüncü yılına girecek olan Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü saldırı savaşı, bunun en açık örneğidir. Orta Doğu ve Afrika genelinde çatışmalar sürmektedir. Bu tablo, etkili kolektif yönetişimin olmadığı bir dünyaya doğru kayışı yansıtıyor" dedi. ABD'yi Avrupa'yı kendine tabi kılmaya çalışmakla suçladı Kolektif yönetişimin olmadığı yerde işbirliğinin yerini azılı bir rekabete bıraktığını ifade eden Macron, "Rekabet çerçevesinde ABD, ihracat çıkarlarımızı zayıflatan ticaret anlaşmaları ve azami tavizler talep ederek açık bir şekilde Avrupa'yı zayıflatmayı ve kendisine tabi kılmayı hedefliyor. Buna, esasen kabul edilemez olan ve özellikle ülkelerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine karşı baskı aracı olarak kullanıldığında daha da sorunlu hale gelen, bitmek bilmeyen yeni gümrük tarifeleri ekleniyor" dedi. "Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" Macron, "Dünyanın giderek daha da sertleştiği bir ortamda Fransa ve Avrupa, etkili birçok taraflılığı savunmalıdır. Çünkü bu, bizim çıkarlarımıza ve güç kullanımı kuralına boyun eğmeyi reddeden herkesin çıkarına hizmet eder" ifadelerini kullandı. Fransız lider, "Bu ilkeler doğrultusunda kimseyi tehdit etmeden, yalnızca başka bir Avrupalı müttefikimiz olan Danimarka'yı desteklemek amacıyla Grönland'daki ortak tatbikata katılmaya karar verdik" şeklinde konuştu. Ticaret savaşları, korumacı gerginlik ve aşırı üretim yarışlarının sadece kaybeden taraflar oluşturacağını vurgulayan Macron, "Bu nedenle temel önceliğimiz, küresel ekonomik dengesizliklerle mücadeledir. Mevcut dengesizlikler bazı kilit olgulara dayanıyor ve hepimizin kendi gündemini ortaya koyması gerekiyor. Bunlar arasında ABD'de aşırı tüketim, Çin'de yetersiz tüketim ve aşırı yatırım ile Avrupa'da yetersiz yatırım ve rekabet gücü eksikliği yer alıyor" dedi. Avrupa'nın pazar olarak fazla saf hareket ettiğini ve herkese açık bir pazar konumunda olduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa pazarına erişildiği gibi Çin pazarına erişilemez. ABD ve pek çok başka ülke de yatırım ve ticarette belirli koruma düzeyleri mevcut. Avrupalılar ise diğer ülkeler, küresel oyun kurallarına uymadığında kendi şirketlerini ve pazarlarını koruyamayan tek taraf" dedi. ABD'ye karşı "ticaret bazukası" ABD'ye karşı AB'nin "ticaret bazukası" olarak adlandırılan ekonomik misilleme mekanizmasının devreye sokmasını talep eden Macron, "Avrupa'nın çok güçlü ekonomik araçları bulunuyor ve bize saygısızlık edildiğinde ve oyunun kurallarına uyulmadığında bunları kullanmalıyız. Avrupa'nın zorlama karşıtı aracı güçlü bir enstrüman ve bugünün zorlu ortamında onu devreye sokmaktan çekinmemeliyiz" dedi. "Daha fazla Çin yatırımına ihtiyaç var" Çin'e karşı olmadıklarını fakat Avrupa'nın Çin konusunda kendi sanayisini koruyacak adımlara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Macron, "Avrupa'da bazı kilit sektörlerde daha fazla doğrudan Çin yatırımına ihtiyaç duyuyoruz. Bunlar, büyümemize katkı sağlayacak ve teknoloji transferi sağlayacak yatırımlar olmalı. AVrupa'da üretilenlerle aynı standartlara sahip olmayan ve çok daha fazla sübvanse edilen ürünlerin Avrupa'ya ihraç edilmesine ihtiyacımız yok" dedi. Macron, 2026'da daha güçlü ve daha bağımsız bir Avrupa için daha fazla yatırım, savunma ve güvenlik için çalışacaklarını ifade ederek, "Daha fazla büyüme ve istikrara ihtiyacımız var. Zorbalık yerine saygıyı, siyasallaşma yerine bilimi, vahşet yerine hukukun üstünlüğünü tercih ediyoruz" dedi. Oturumun panel kısmında rekabet açısından ABD'nin gerisinde kalan Avrupa ekonomisi için çözümün ne olduğu yönündeki bir soruya cevabında Macron, Avrupa'da büyük çaplı bir sadeleştirme paketinin "oyun değiştirici" olacağını söyledi. Macron, "2025 yılında Çin, tarihte ilk kez dünyanın geri kalanına karşı bu denli büyük bir ticari fazla verdi. Bunun üçte biri ABD, üçte biri Avrupa, üçte biri de dünyanın geri kalanı ile oldu. Bu, bir trilyon dolar civarındaydı ve daha önce hiç olmadığı kadar büyüktü" dedi. Almanya ve Çin arasındaki ticari dengenin de ilk defa Almanya adına bir ticaret açığına dönüştüğüne dikkat çeken Macron, "Bu, Avrupa adına oyunu değiştiren bir gelişme. Bu yüzden, bu sorunu mutlaka çözmemiz gerekiyor" dedi. Bir diğer meselenin de tarifeler olduğunu söyleyen Macron, "Mevcut bağlamda müttefikler arasında tarifelerin olması mantıklı değil" ifadelerini kullandı. Macron, "Tarifelerin olması, yani bölünmüş olmak, hatta mevcut durumda ilave tarifelerle tehdit edilmek mantıklı değil. Bizim için asıl çılgın olan şey ise, ABD'nin ilave tarifeler getirmesi durumunda ilk kez ABD'ye karşı zorlama karşıtı aracı kullanmak zorunda bırakılacak olmamız. Bunu hayal edebiliyor musunuz? Bu çılgınlık. Buna üzülüyorum ama öngörülmezliğin ve gereksiz saldırganlığın sonucu bu. Dolayısıyla yapmamız gereken, hepimizin sakin kalması" dedi.

Trump, Davos ziyareti öncesinde Grönland konusunda "artık geri dönüş yok" dedi Haber

Trump, Davos ziyareti öncesinde Grönland konusunda "artık geri dönüş yok" dedi

Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında Trump'a Grönland'ı ele geçirmek için ne kadar ileri gidebileceği soruldu ve "Öğreneceksiniz" diye yanıt verdi. Bu arada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu toplantısında "kuralsız bir dünyaya doğru kayma" konusunda uyarırken, Kanada Başbakanı Mark Carney "eski düzen geri gelmeyecek" dedi. Trump'ın Çarşamba günü Davos'a varması bekleniyordu, ancak Air Force One'da yaşanan küçük bir elektrik arızası uçağın geri dönmesine neden oldu. Gecikmenin programını nasıl etkileyeceği belirsiz. Beyaz Saray, uçağın geri döndüğünü ve Trump'ın Davos'a başka bir uçakla uçacağını söyledi. BBC'nin, NATO ittifakının olası dağılmasının başkanın Grönland için ödemeye razı olduğu bir bedel olup olmadığı sorusuna, "Her açıdan NATO için benden daha fazlasını yapan kimse yok" diye yanıt verdi ve "NATO mutlu olacak ve biz de mutlu olacağız" diyerek, "Dünya güvenliği için buna ihtiyacımız var" diye ekledi. NATO - Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü şu anda 32 üye devlete sahip olup, ABD 12 kurucu ülkeden biridir. Özgürlüğü ve güvenliği kolektif savunma yoluyla korumayı amaçlayan NATO ittifakının temel ilkelerinden biri, 5. Maddede belirtilmiştir; bu maddeye göre, bir veya daha fazla üyeye yönelik silahlı bir saldırı, tüm üyelere yönelik bir saldırı olarak kabul edilecektir. Trump, Grönland'ı ele geçirmek için askeri güç kullanmayı dışlamadı; NBC News dün kendisine bölgeyi ele geçirmek için güç kullanıp kullanmayacağı sorusuna başkan "yorum yok" cevabını verdi. Salı akşamı BBC Newsnight'a verdiği röportajda, Grönland Sanayi ve Doğal Kaynaklar Bakanı Naaja Nathanielsen, Grönlandlıların başkanın talepleri karşısında "şaşkın" olduklarını söyledi. Nathanielsen, "Amerikalı olmak istemiyoruz ve bunu oldukça açık bir şekilde ifade ettik" dedi.

Katar Başbakanı Al-Thani, Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı Haber

Katar Başbakanı Al-Thani, Dünya Ekonomik Forumu'na katıldı

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre,Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurahman bin Jassim Al-Thani, İsviçre'nin Davos kentinde "Diyalog Ruhu" temasıyla düzenlenen 2026 Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) bir diyalog oturumuna katıldı. Bölgedeki gelişmelere değinen Al-Thani, Lübnan'da yeni hükümetin kurulması, Suriye'de yeni cumhurbaşkanının seçilmesi ve Gazze'deki savaşın yatıştırılması gibi olumlu gelişmeler yaşandığını ancak bunların bölgede tam istikrar anlamına gelmediğini belirtti. Çeşitli cephelerdeki gerilimlerden duyduğu endişeyi dile getiren Al-Thani, bölge güvenliğinin yeniden yapılandırılmasının ve güvensizliğin temel nedenlerinin ele alınmasının zamanının geldiğini vurguladı. Küresel sisteme dair reform çağrısında bulunan Başbakan Al-Thani, "Son birkaç yılda yaşanan hızlı gelişmeler, küresel sistemin on yıllardır ihmal edilen reformlara ihtiyaç duyduğu algısını güçlendirdi" ifadesini kullanarak, ulusların çatışmalarını yönetmede daha dirençli hale gelmeleri için akıllıca bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini kaydetti. Gazze'deki duruma ilişkin arabuluculuk çalışmalarına da değinen Al-Thani, "Gazze'deki ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının tamamlanmasının anlaşmanın sonu anlamına gelmediğini" vurgulayarak, bu süreçte Katar, Mısır ve ABD'nin ortak arabuluculuğunun oynadığı rolün önemini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.