Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Bankası

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dünya Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarımsal desteği bu yıl 939 milyar TL'ye çıkardık

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı kapsamında Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin tarım ve gıda arz güvenliği konusunda güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl tarım sektörüne doğrudan destek, kredi, yatırım ödeneği ve ihracat teşvikleri dahil toplam 706 milyar lira destek sağlandığını belirten Erdoğan, bu rakamın bu yıl için 939 milyar liraya çıkarıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte yaşanan salgınlar, savaşlar ve iklim krizinin gıda güvenliğinin önemini artırdığına dikkat çekerek, Türkiye’nin bu süreçte gerekli tedbirleri önceden aldığını ifade etti. Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorun olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin tarımsal üretimde dünyadaki konumuna ilişkin verilerini de paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyve üretiminde ise dördüncü sırada bulunulduğunu söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “‘Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek’ ve ‘Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek’ projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği, bir yıllık bakım ve… pic.twitter.com/vipjkQUajw — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 12, 2026 21 bitkisel üründe Türkiye’nin dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayvancılık desteklerine de değinerek, “Kırsalda Bereket, Hayvancılığa Destek” ve “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projelerinin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Büyükbaş hayvancılık desteklerinin sonuç vermeye başladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, küçükbaş destek programı kapsamında ilk hayvan teslimatlarının gelecek ay yapılacağını açıkladı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında ayrılan 10 milyar liralık bütçenin önemli bölümünün gençler, kadınlar ve aile işletmelerine tahsis edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde yüzde 50 ila 70 arasında hibe desteği sağlanacağını söyledi. Başvuruların 12 Haziran’a kadar devam edeceğini duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Dünya Bankası desteğiyle yürütülecek “Türkiye Tarım-Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah için Dönüşüm Projesi”nin bu yıl hayata geçirileceğini açıklayarak, proje kapsamında yatırımcılara 10 milyon dolara kadar finansman sağlanacağını, toplam 5,3 milyar dolarlık destek paketinin ilk etapta 750 milyon dolarlık bölümünün 2026’da kullanıma sunulacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje sayesinde 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanallar oluşturulacağını ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlanacağını sözlerine ekledi.

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım Haber

Türkiye Yeşil Fonu’ndan Sapro’ya 30 Milyon Euro Yatırım

TSKB (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası), T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı garantörlüğünde Dünya Bankası’ndan temin ettiği kaynakla kurulan Türkiye Yeşil Fonu’nun 30 milyon Euro tutarındaki ikinci yatırımını Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdi. Tamamı sermaye artırımı yoluyla sağlanan ve doğa pozitif üretime pozitif katkı sunan bu yatırımla Sapro Temizlik Ürünleri’nin yeşil dönüşüm ve büyüme stratejilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Türkiye Yeşil Fonu ile Türkiye’nin kalkınma planı doğrultusunda büyüme ve gelişme potansiyeli taşıyan alanlarda katma değer sağlayan firmalara orta-uzun vadeli yatırımlar yaparak sera gazı salımlarının azaltılması ve Türkiye ekonomisinin yeşil ve kapsayıcı dönüşümünün desteklenmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda sermaye piyasalarının iklim finansmanı odağında derinleşmesine ve çeşitlenmesinde etkin rol üstlenilerek özel sermayenin harekete geçirilmesi de sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen ıslak mendil üreticilerinden biri olan Sapro Temizlik Ürünleri, bu ortaklık kapsamında karbon ayak izinin azaltılması, yenilenebilir enerji yatırımları, verimlilik projeleriyle atık ve su yönetimi gibi çevresel dönüşüm planlarını hayata geçirecek. Yatırım aynı zamanda Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi doğrultusunda sanayide kapsayıcı ve yeşil dönüşümü hızlandırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya dair değerlendirmelerde bulunan TSKB Genel Müdürü Ozan Uyar, “75 yılı aşkın süredir Türkiye’nin çok yönlü kalkınması için çalışan bir banka olarak, kalkınma bankacılığındaki derin uzmanlığımızı yatırım bankacılığı alanındaki faaliyetlerimizle birleştirerek kurduğumuz Türkiye Yeşil Fonu kapsamında ikinci yatırımımızı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Dünya Bankası ile uzun soluklu ilişkilerimizin güçlü bir yansıması olan Türkiye Yeşil Fonu ile ortaklığımızı daha da ileriye götürecek işlere imza atarak kalkınmaya desteğimizi büyütüyoruz. Sapro Temizlik Ürünleri ile sağladığımız bu iş birliği, sanayimizin yeşil dönüşümüne ivme kazandırmanın yanı sıra yerli üretimimizin küresel standartlarla uyumunu güçlendirecek stratejik bir adım olma özelliğini de taşıyor. Bu kıymetli iş birliğinin Sapro Temizlik Ürünleri başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Dünya Bankası kaynaklı bir fon olan Türkiye Yeşil Fonu’nun Sapro’ya yapmış olduğu yatırımın sürdürülebilirlik vizyonlarına uyum sağladığını belirten Sapro Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhun Zincirkıran, “Bugün, ıslak mendil kullanımının en önemli alanlarından biri de bebek bakımı. Ailelerin en değerli varlığı olan bebeklerin bakımı bizler için de büyük önem taşıyor. Kurulduğumuz günden beri en kıymetli varlığımız olan bebeklere zarar vermeyecek ürünler geliştiriyor, dünyamızın geleceği için sürdürülebilir ürünler tasarlıyoruz. Private label ıslak mendil üretimi alanında Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise en büyük dört üreticisinden biri olarak doğal içerikler geliştirmeye odaklanmayı sürdürüyoruz. Yüzde yüz geri dönüşümlü, biyoçözünür, kompostlanabilir, yüzde yüz bitki bazlı doğal elyaftan ürettiğimiz ıslak mendil kumaşı yatırımımızla global ölçekte hizmet vermeye devam ediyor, Türkiye’nin kendi alanında en fazla sürdürülebilirlik yatırımı yapan firmaları arasında yer alıyoruz. Türkiye Yeşil Fonu’na, şirketimize sağladığı değerli katkıları ve ülkemizin bu alandaki yatırım ihtiyaçlarını sağlayan ekosistemi oluşturdukları için teşekkürlerimizi sunarız” açıklamasını yaptı. Maxis Girişim Sermayesi Genel Müdürü Özgür Temel, Türkiye Yeşil Fonu’nun, karbonsuzlaşma ve kapsayıcı dönüşüm hedefleri doğrultusunda şirketlerin yeşil dönüşüm süreçlerini desteklemeye devam ettiğini belirterek, “Sapro Temizlik Ürünleri’ne gerçekleştirdiğimiz bu yatırım, ikinci yatırım olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık otuz yıldır faaliyet gösteren, güçlü ihracat kabiliyeti ve geniş müşteri tabanıyla sektöründe köklü bir konuma sahip olan Sapro; ileri teknoloji ve verimlilik odaklı üretim altyapısıyla dönüşüm açısından güçlü bir başlangıç noktasına sahip. Bu yatırım Türkiye Yeşil Fonu’nun sanayide yeşil dönüşümü somut ve ölçülebilir adımlarla destekleme yaklaşımının sahadaki güçlü bir örneğini oluştururken, Fon kapsamında sağlanan kaynak şirketin karbon ayak izinin azaltılması ve operasyonel verimliliğin artırılmasına yönelik çalışmalar için kullanılacak” dedi. Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Humberto Lopez ise “Türkiye Yeşil Fonu, kamu kaynaklarının özel sermayeyi harekete geçirerek sanayide dönüşümü ve karbonsuzlaşmayı hızlandırabileceğini gösteriyor. Sapro’ya yapılan yatırım, Türkiye’de düşük karbonlu üretim için ölçeklenebilir bir finansman modelinin ortaya çıktığını işaret ediyor. Dünya Bankası, rekabet gücünü artıran, sanayide yenilikçiliği hızlandıran ve özel yatırımları harekete geçiren platformları desteklemeye kararlıdır” ifadelerini kullandı.

ABD, Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 günlüğüne uzattı Haber

ABD, Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 günlüğüne uzattı

ABD Hazine Bakanlığı, İran ve Rusya’dan deniz yoluyla sevk edilen petrol ürünlerine yönelik yaptırım muafiyetlerini 30 gün süreyle uzatıldığını açıkladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD Senatosu Ödenekler Alt Komitesi’ndeki bütçe oturumunda yaptığı açıklamada, kararın Orta Doğu’daki son gelişmelerin Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğini aksatmasıyla petrol kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalan ülkelerden gelen talepler üzerine alındığını belirtti. Bessent, söz konusu taleplerin geçtiğimiz hafta düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantıları sırasında yaklaşık 10 ülkenin maliye yetkililerinden geldiğini belirtti. Bakan Bessent ayrıca Tahran yönetiminin yaptırım muafiyetlerinden 14 milyar dolardan fazla gelir elde ettiği yönündeki iddiaları yalanladı ancak, duruma ilişkin herhangi bir detay vermedi. İlave muafiyet düşünmediklerini söylemişti Söz konusu gelişme, ABD’nin ilave yaptırım muafiyetleri uygulamayı düşünmediğine yönelik açıklamalar ardından yaşandı. ABD Hazine Bakanı, 15 Nisan tarihinde Beyaz Saray’da düzenlenen bir basın toplantısında piyasaya daha fazla petrol tedariki için ilave yaptırım muafiyeti düşünüp düşünmediklerine yönelik bir soru almıştı. Bessent bu soruya cevabında, "Rus petrolü için genel lisansı yenilemeyeceğiz. İran petrolü için genel lisansı da yenilemeyeceğiz. Bu, 11 Mart’tan önce denizde olan petrole ilişkindi. Dolayısıyla, bunların hepsi kullanıldı" demişti.

Birleşmiş Milletler raporu: Zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum giderek büyüyor. Haber

Birleşmiş Milletler raporu: Zengin ve fakir ülkeler arasındaki uçurum giderek büyüyor.

Rapor ayrıca, geçen yıl verilen ve henüz hayata geçirilmemiş birçok küresel finansal reform taahhüdüne rağmen, ülkeler arasındaki giderek genişleyen servet uçurumunu da vurguluyor. Başlıca finans kurumlarının reformu da dahil olmak üzere önlemlerin bu uçurumu daraltmak için kilit öneme sahip olduğu düşünülüyor, ancak ilerleme yavaş kalıyor. Geçtiğimiz Haziran ayında İspanya'nın Sevilla kentinde kabul edilen planın değerlendirmesi, 13 Nisan'da Washington, D.C.'de başlayacak Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası toplantıları öncesinde yayınlandı. Bu iki kurum, küresel ekonomik büyümeyi teşvik etmede merkezi bir rol oynamaktadır. IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, örgütün küresel büyüme tahminini yukarı yönlü revize etmeye hazır olduğunu ancak İran'la ilgili gerilimlerin dünya ekonomik görünümüne gölge düşürdüğünü söyledi. Bu arada, BM Ekonomik ve Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Li Junhua, jeopolitikgerilimlerin gelişmekte olan ülkelerin finansman sağlamasını daha da zorlaştırdığını belirtti. Jeopolitik faktörlerin ekonomik politikaya giderek daha fazla hakim olması nedeniyle bunun uluslararası işbirliği için "özellikle tehlikeli" bir dönem olduğu konusunda uyardı. Rapor ayrıca, artan ticaret engellerinin ve ardı ardına gelen iklim şoklarının bu eşitsizliği daha da kötüleştirdiğine dikkat çekiyor. Geçen yılki Sevilla konferansında birçok ülke, yoksul ülkelerdeki yatırımların artırılması ve IMF ile Dünya Bankası da dahil olmak üzere uluslararası finans yapısında reformlar yapılması yoluyla kalkınma için yıllık 4 trilyon dolarlık finansman açığını kapatmak üzere "Sevilla Taahhüdü"nü kabul etti. BM Genel Sekreteri António Guterres, bu iki kurumda kapsamlı reformlar yapılması çağrısında bulunarak, IMF'nin daha çok zengin ülkelere fayda sağladığını, Dünya Bankası'nın ise özellikle onlarca ülkeyi borç krizine sürükleyen COVID-19 pandemisi sırasında misyonunu yerine getirmekte başarısız olduğunu savundu. Bu eleştiriler aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerin, karar alma süreçlerinde Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ​​müttefiklerinin baskın etkisine karşı artan hoşnutsuzluğunu da yansıtıyor. Finansal açığı kapatmak için "en büyük umut" olarak görülmesine rağmen, "Sevilla Anlaşması"nın uygulanması sayısız engelle karşı karşıya. 2025 yılında, 25 ülke kalkınma yardımlarını kesti ve bu da bir önceki yıla kıyasla toplam desteğin %23 oranında azalmasına yol açtı; bu, şimdiye kadar kaydedilen en keskin düşüş oldu ve yalnızca ABD'de %59'luk bir azalma yaşandı. Ön veriler, bu eğilimin 2026'da %5,8'lik bir azalmayla daha devam edebileceğini gösteriyor. Ayrıca rapor, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin politikaları da dahil olmak üzere gümrük tarifesi politikalarının olumsuz etkilerini vurguluyor. En yoksul ülkelerden yapılan ihracata uygulanan ortalama gümrük vergileri 2025 yılında %9'dan %28'e yükselirken, gelişmekte olan ülkelerde (Çin hariç) de gümrük vergileri %2'den %19'a çıktı; bu da büyüme beklentilerini daha da zayıflattı ve kalkınma fırsatlarını daralttı.

Lübnanlılar başka bir sınır ötesi çatışma tehlikesi ile  karşı karşıya Haber

Lübnanlılar başka bir sınır ötesi çatışma tehlikesi ile karşı karşıya

İsrail, Pazartesi günü erken saatlerde grubun roket ve füze atışına yoğun hava saldırılarıyla karşılık verdikten sonra, güney Beyrut'taki Hizbullah kaleleri gibi bölge tekrar hedefte. İsrail kara kuvvetleri Ekim 2024'te bir tampon bölge oluşturmak için baskı yaptıktan sonra, Litani nehrinin güneyindeki düzinelerce köy zaten büyük ölçüde hasar görmüş veya yok edilmişti. Uluslararası Af Örgütü, o zamandan Ocak 2025'e kadar 10.000'den fazla yapının ağır hasar gördüğünü veya yıkıldığını tahmin etti. Dünya Bankası, kırılgan bir ateşkesin yürürlüğe girdiği 7 Ekim 2023 ile Kasım 2024 arasındaki sınır ötesi çatışmanın Lübnan'a 8,5 milyar dolara mal olduğunu tahmin etti. Lübnan Başbakanı Nawaf Salam Cumartesi günü "tüm Lübnanlılara bilgelik ve vatanseverlik yapmaları, Lübnan ve Lübnan halkının çıkarlarını her şeyin üstünde koymaları" çağrısında bulundu. Salam, X'te "Kimsenin ülkeyi güvenliğini ve birliğini tehdit eden maceralara sürüklemesine izin vermeyeceğimizi tekrar teyit ediyorum" dedi. Pazartesi günü erken saatlerde kuzey İsrail'e mermi atan Hizbullah tarafından çağrısına aldırış edilmedi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), güney Lübnan'da 50'den fazla köyün tahliyesini emretti. IDF sözcüsü Brig. Gen. Effie Defrin Pazartesi günü yaptığı açıklamada, "Hizbullah ateş açan kişidir. Bu kampanyayı başlatmayı seçti ve bunun için ağır bir bedel ödeyecek." Defrin, "Örgütün kalan son kıdemli liderleri arasında yer alan üst düzey komutanları hedef aldık" dedi. Lübnan Halk Sağlığı Bakanlığı, İsrail saldırılarında en az 31 kişinin öldüğünü ve 140'tan fazla kişinin yaralandığını söyledi.

Tek Dünya Karadeniz Vakfı, Gana’da yetimhane yeniledi Haber

Tek Dünya Karadeniz Vakfı, Gana’da yetimhane yeniledi

Tek Dünya Karadeniz Vakfı, 2025’te yürüttüğü sosyal etki projeleriyle kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere on binlerce kişiye doğrudan ulaştı. Son olarak Gana’da bulunan Osu Yetimhanesi’nin binasını yenileyen Vakıf, çocukların yaşam koşullarını iyileştirdi. Karadeniz Holding’in toplumsal fayda yaklaşımı doğrultusunda faaliyet gösteren Tek Dünya Karadeniz Vakfı, kısa vadeli yardımların ötesine geçen, kalıcı ve sürdürülebilir sosyal etki modelleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Vakıf, özellikle Afrika ve Latin Amerika’da hayata geçirdiği projelerle çocuklar ve kadınlar odağında dikkat çekiyor. Son iki yılda Gana, Senegal, Sierra Leone, Gabon, Gambiya, Gine ve Fildişi Sahili’nde yürütülen yetimhane yenileme projeleriyle 300’den fazla çocuğa daha sağlıklı ve güvenli yaşam alanları kazandırıldı. Bu kapsamda son olarak Gana’nın başkenti Accra’da bulunan Osu Children’s Home Yetimhanesi, kapsamlı bir yenileme sürecinin ardından yeniden hizmete açıldı. Zemin, tesisat, boya ve marangozluk çalışmalarının yanı sıra yeni yataklar, kapı-pencereler ve tavan vantilatörleriyle yetimhane modern bir yapıya kavuşturuldu. Tek Dünya Karadeniz Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Harezi Yılmaz, 2025 yılı çalışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, toplumsal faydayı uzun vadeli etkiye dönüştürmeyi hedeflediklerini vurguladı. Yılmaz, bugüne kadar Türkiye ve Afrika’da 55 binin üzerinde öğrenciye burs ve eğitim desteği sağlandığını, özellikle kız çocuklarının eğitimlerini tamamlamalarına katkı sunduklarını belirtti. Vakfın 2025 yılı öncelikleri arasında kadınlar ve kız çocukları yer alırken; Girl Power, Girl Move Academy ve Women in Energy Network projeleriyle eğitim ve istihdam alanında uzun soluklu destek programları yürütülüyor. Dünya Bankası iş birliğiyle sürdürülen çalışmalarla enerji sektöründe kadın istihdamının artırılması hedefleniyor. Öte yandan vakıf, afet ve kriz bölgelerinde de kalıcı sosyal destek modelleri geliştiriyor. 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından İskenderun’da hizmete alınan Lifeship Süheyla Sultan ve Lifeship Rauf Bey, barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerini bir arada sunarak binlerce kişiye destek sağladı.

Tayvan başkanı, Çin'in 'bölgesel genişleme'ye değil kendi ekonomisine odaklanması gerektiğini söyledi Haber

Tayvan başkanı, Çin'in 'bölgesel genişleme'ye değil kendi ekonomisine odaklanması gerektiğini söyledi

Tayvan Cumhurbaşkanı Lai Ching-te, New York Times'a verdiği röportajda, Çin'in ekonomisinin kötü durumda olduğunu ve Başkan Xi Jinping'in "bölgesel genişleme" değil, halkının yaşamlarını iyileştirmeye odaklanması gerektiğini söyledi. Demokratik olarak yönetilen adayı kendi toprakları olarak gören Çin, hükümeti Pekin'in toprak iddialarını reddeden Tayvan'a karşı askeri ve siyasi baskıyı artırdı. New York Times'ın DealBook Zirvesi'nde konuşan Lai, Tayvan ekonomisinin bu yıl %7,37 büyümesinin tahmin edildiğini, "uluslararası finans kurumları ise Çin'in büyümesinin sadece %4'ün biraz üzerinde olacağını tahmin ettiğini" söyledi. Perşembe günü ofisi tarafından yayınlanan bir transkripte göre Lai, "Çin ekonomisi gerçekten mücadele ediyor" dedi. "Çin'in ekonomik baskılarla karşı karşıya kaldığı için Başkan Xi Jinping'in bölgesel genişlemeye değil, Çin halkının refahını iyileştirmeye odaklanacağını içtenlikle umuyoruz" diye ekledi. Lai, detaylandırmadan, "Tayvan, bu ekonomik zorlukların üstesinden gelmede yardım etmeye ve işbirliği yapmaya isteklidir" dedi. Çin'in Tayvan İşleri Ofisi, yorum talebine hemen yanıt vermedi. IMF, Dünya Bankası, Goldman Sachs ve Standard Chartered gibi uluslararası finans kurumları ve bankalar, Çin'in 2025 büyümesinin %4,5 ile %5 arasında olduğunu tahmin ediyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, tarifelerin daha da yükselebileceği korkularıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne teslimatları hızlandıran tüccarlar tarafından desteklenen politika desteği ve esnek ihracat sayesinde bu yılki yaklaşık %5'lik büyüme hedefine ulaşma yolunda ilerliyor. Ancak fabrika üretimi talebi geride bıraktıkça ekonomik dengesizlikler bu yıl kötüleşti ve analistler, hükümet firmalar arasındaki aşırı kapasite ve fiyat savaşlarını engelleme çabalarını hızlandırsa bile, gelecek yıl deflasyonist baskıların devam etmesini bekliyor. İstatistik ofisi geçen hafta yaptığı açıklamada, Tayvan'ın teknoloji ağırlıklı ekonomisinin yapay zeka teknolojisine olan talep dalgasına binerek son 15 yılın en hızlı hızında büyümesinin beklendiğini söyledi. Kaynak : reuters

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.