Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dünya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu gece gökyüzünde görünecek Mavi Ay 2053'e kadar tekrarlanmayacak Haber

Bu gece gökyüzünde görünecek Mavi Ay 2053'e kadar tekrarlanmayacak

Gökyüzü tutkunları için yılın en dikkat çekici astronomi olaylarından biri bu gece yaşanacak. Nadir rastlanan bir göksel denk geliş sayesinde Ay, aynı anda hem "Mavi Ay" hem de "Mikro Ay" özelliklerini taşıyacak. Uzmanlar, bu iki olayın aynı anda meydana gelmesinin son derece ender görüldüğünü belirtirken, benzer bir gökyüzü şöleni için uzun yıllar beklemek gerekeceğine dikkat çekiyor. GÖKYÜZÜNDE ÇİFTE ASTRONOMİ OLAYI Mayıs ayının ikinci dolunayı olarak gerçekleşecek olan bu gök olayı, astronomide "Mavi Ay" olarak adlandırılıyor. İsmi nedeniyle birçok kişi Ay'ın mavi renkte görüneceğini düşünse de durum aslında farklı. Mavi Ay ifadesi, aynı takvim ayı içerisinde ikinci kez dolunay yaşanmasını tanımlamak için kullanılıyor. Normal şartlarda bir ay içinde tek dolunay meydana gelirken, bazı yıllarda takvimsel döngüler nedeniyle aynı ay içerisinde iki dolunay gözlemlenebiliyor. Bu nedenle Mavi Ay, astronomi meraklılarının yakından takip ettiği özel olaylar arasında yer alıyor. BU KEZ AY DAHA KÜÇÜK GÖRÜNECEK Bu gece yaşanacak gök olayını sıra dışı hale getiren diğer unsur ise Ay'ın aynı zamanda "Mikro Ay" evresinde olması. Mikro Ay, Ay'ın Dünya çevresindeki eliptik yörüngesinde en uzak noktalara yakın konumdayken dolunay evresine ulaşması durumunda meydana geliyor. Bu nedenle Ay, alışılmış dolunay görüntüsüne kıyasla biraz daha küçük ve daha soluk görünecek. Ancak uzmanlar, boyut farkının çıplak gözle kolaylıkla ayırt edilemeyecek kadar sınırlı olduğunu ifade ediyor. Gökyüzünde ortaya çıkacak bu görüntü sırasında Ay'ın Dünya'ya olan uzaklığının yaklaşık 406 bin kilometre seviyesinde olacağı belirtiliyor. SÜPER AY'IN TAM TERSİ OLARAK TANIMLANIYOR Son yıllarda sıkça gündeme gelen Süper Ay olayında Ay, Dünya'ya daha yakın bir konumda bulunduğu için normalden daha büyük ve parlak görünüyordu. Mikro Ay ise bunun tam tersini ifade ediyor. Ay'ın daha uzak bir noktada bulunması nedeniyle parlaklığında ve görünür büyüklüğünde hafif bir azalma meydana geliyor. Bu nedenle bu geceki dolunay, yılın en küçük ve en uzak dolunayı olarak kayıtlara geçecek. 2053'E KADAR TEKRAR GÖRÜLMEYECEK Mavi Ay olayları birkaç yılda bir yaşansa da Mavi Ay ile Mikro Ay'ın aynı anda gerçekleşmesi çok daha nadir görülüyor. Astronomi uzmanlarına göre önümüzdeki yıllarda yeniden Mavi Ay ve Mikro Ay olayları ayrı ayrı gözlemlenebilecek. Ancak bu iki özel gök olayının aynı geceye denk geldiği benzer bir astronomik buluşma için 2053 yılına kadar beklemek gerekecek. Bu durum, bu geceki dolunayı gökyüzü gözlemcileri açısından daha da özel hale getiriyor. AY GERÇEKTEN MAVİ Mİ GÖRÜNECEK? "Mavi Ay" adı çoğu zaman yanlış anlaşılabiliyor. Bu gece gökyüzüne bakanlar Ay'ın mavi bir renge büründüğünü görmeyecek. Terim tamamen takvimsel bir olayı ifade ediyor ve Ay'ın doğal renginde herhangi bir değişiklik anlamına gelmiyor. Atmosferdeki sıra dışı koşullar veya büyük volkanik patlamalar gibi istisnai durumlar dışında Ay'ın mavi görünmesi beklenmiyor. Bu nedenle gökyüzünde izlenecek olayın önemi renginden değil, aynı anda iki farklı astronomik olayın yaşanmasından kaynaklanıyor. GÖZLEM İÇİN EN UYGUN SAATLER GECE SAATLERİ Uzmanlar, dolunayın en etkileyici görüntüsünün hava karardıktan sonra elde edileceğini belirtiyor. Açık ve bulutsuz bölgelerde gökyüzüne bakanlar, yılın en uzak dolunayını gözlemleme fırsatı bulacak. Özellikle şehir ışıklarından uzak noktalarda yapılacak gözlemler, Ay'ın detaylarının daha net görülmesine olanak sağlayacak. Gökyüzü meraklıları için bu gece, uzun yıllar boyunca hatırlanacak özel astronomi olaylarından biri olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor.

UNESCO: İran’da 4 Dünya mirası savaşta zarar gördü Haber

UNESCO: İran’da 4 Dünya mirası savaşta zarar gördü

UNESCO Dünya Mirası Merkezi Direktörü Lazare Eloundou Assomo, çatışmaların İran’ın tarihi dokusu üzerindeki etkisinden duyduğu "derin endişeyi" dile getirdi. Assomo, "İran, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde kayıtlı 29 alana sahip. Maalesef bu alanlardan dördü ciddi hasar almış durumda" dedi. Gülistan Sarayı ve Çehel Sotun zarar gördü UNESCO yetkilisi, Tahran’da bulunan ve mimari önemi nedeniyle sık sık Fransa’daki Versailles Sarayı ile karşılaştırılan tarihi Gülistan Sarayı’nın zarar gören yapılar arasında olduğunu belirtti. Ayrıca, 11 Mart 2026 Çarşamba günü paylaşılan görüntülerde, "İsfahan’ın Mücevheri" olarak adlandırılan tarihi Çehel Sotun (Kırk Sütun) Sarayı'nda meydana gelen yıkım gözler önüne serildi. Görüntülerde sarayın pencerelerinin kırıldığı, içeride füze parçalarının bulunduğu ve tarihi yapının tavanı ile ana sütunlarında hasar oluştuğu görüldü. UNESCO: Koordinatlar tüm taraflara iletildi Lazare Assomo, tarihi alanların hedef alınmaması için tüm tarafları uyardıklarını belirterek şunları söyledi: "UNESCO, bu tarihi bölgelerin tüm coğrafi koordinatlarını savaşan taraflara iletmiştir. Bu alanların hiçbir şekilde hedef alınmaması, saldırıya uğramaması veya tahrip edilmemesi gerektiği konusunda herkes bilgilendirilmiştir." Uluslararası anlaşmalara göre, savaş sırasında tarihi mirasın kasten hedef alınması "savaş suçu" olarak nitelendiriliyor. İran: İnsanlığın ortak mirası vuruluyor Konuya ilişkin açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Safavi hanedanlığı dönemine ait en önemli mimari eserlerden biri olan Çehel Sotun Sarayı’nın ABD ve İsrail’in ortak hava saldırıları nedeniyle hasar gördüğünü savundu. Bekayi, "Bu saray sadece İran’ın mülkü değildir; aksine insanlığın ortak kültürel mirasının bir parçasıdır" diyerek saldırılara tepki gösterdi.

Erdoğan: Kadına şiddete sıfır tolerans politikamız sürecek Haber

Erdoğan: Kadına şiddete sıfır tolerans politikamız sürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” dolayısıyla “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” temasıyla düzenlenen iftar programında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasında kadınların toplumsal ve ekonomik hayattaki rolüne vurgu yapan Erdoğan, Türkiye’nin gelişiminde kadınların büyük katkısı olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle farklı ülkelerdeki kadınları da tebrik ederek savaşlar, terör olayları ve şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlar için rahmet diledi. Kadınların tüm zorluklara rağmen çalışkanlıkları ve üretkenlikleriyle Türkiye’nin bugün geldiği seviyede önemli pay sahibi olduğunu belirten Erdoğan, “Ülkemizdeki tüm kadınlara Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına ve demokrasimizin güçlenmesine yaptıkları katkılar için teşekkür ediyorum.” dedi. Kadınların iş gücüne katılımında önemli artışlar yaşandığını belirten Erdoğan, göreve geldiklerinde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 34,7’ye yükseldiğini söyledi. Kadın istihdam oranının ise yüzde 25,3’ten yüzde 31,7’ye çıktığını ifade etti. Siyasette de kadın temsilinin arttığını belirten Erdoğan, 2002 yılında 24 olan kadın milletvekili sayısının son seçimlerde 119’a yükseldiğini ve Meclis’teki temsil oranının yüzde 19,83’e ulaştığını kaydetti. Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin önemli bir sorun olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda “sıfır tolerans” ilkesiyle hareket ettiklerini vurguladı. Türk Ceza Kanunu’nda yapılan düzenlemeler, 6284 sayılı kanun, kadın konuk evleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri gibi uygulamalarla önemli adımlar atıldığını belirten Erdoğan, kadınların ihtiyaç duyduklarında Alo 183 hattı ve KADES uygulaması üzerinden 7 gün 24 saat destek alabileceğini ifade etti. Bugün sadece ikna odalarında ikna edilemeyen hanım kardeşlerimiz değil; onların çocukları da her kurumda çalışıyor, iş ve siyasette başarılarıyla temayüz ediyor. Artık kadınlar, inançlarına uygun yaşamak ile hayallerindeki mesleği yapmak arasında tercihte bulunmaya zorlanmıyor.… pic.twitter.com/q9mbF45bYY — Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) March 7, 2026 Öte yandan aile ve çalışma hayatına ilişkin yeni bir düzenlemeyi de duyuran Erdoğan, doğum izni ve babalık izni sürelerinin artırılacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis’e sunduğumuz kanun teklifiyle kamuda ve özel sektörde çalışan annelerin doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz. Ayrıca özel sektörde çalışan babaların babalık iznini de 5 günden 10 güne yükseltmeyi amaçlıyoruz. Bayramdan sonra yasalaşmasını ümit ediyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.