Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Doğu Akdeniz

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Doğu Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye ile Yunanistan'ın ticaret hedefi 10 milyar dolar Haber

Türkiye ile Yunanistan'ın ticaret hedefi 10 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile düzenlenen anlaşmaların imza töreni ve ortak basın toplantısında, ikili ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma hedefini yineledi. Erdoğan, Ege ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere bölgesel meselelerin uluslararası hukuk temelinde çözülebileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile gerçekleştirilen Türkiye- Yunanistan 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Heyetler Arası Görüşme Oturumu ve anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma hedefi doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Miçotakis ile yaptığı görüşmede Ege ve Doğu Akdeniz’e ilişkin konuları açık ve samimi bir şekilde ele aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meseleler çetrefil olmakla birlikte uluslararası hukuk temelinde çözümsüz değildir. Dostum Kiryakos ile bu konuda hemfikir olduğumuzu gördüm” dedi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile Anlaşmaların İmza Töreni ve Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Geçtiğimiz yıl yaklaşık 7 milyar dolara ulaşan ikili ticaretimizi 10 milyar dolara çıkarma hedefimiz doğrultusunda çalışmaya… pic.twitter.com/wulUQKEhbR — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 11, 2026 AZINLIKLAR VE BATI TRAKYA MESAJI İkili ilişkilerde beşeri unsurların önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, azınlıklar konusunda tarihi sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Batı Trakya Türk azınlığının dini özgürlükler ve eğitim imkanlarından tam olarak yararlandırılması yönündeki beklentilerini Yunanistan Başbakanı’na ilettiğini aktardı. Görüşmede bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Gazze’deki ateşkes süreci ve barış planı hakkında değerlendirmelerde bulunduklarını ifade etti. İsrail’in Batı Şeria’da kontrolünü genişletmeye ve Filistin yönetimini zayıflatmaya yönelik kararlarını reddettiklerini belirten Erdoğan, bu adımların bölgesel barışa zarar verdiğini dile getirdi. Suriye’de istikrarın sağlanmasının önemine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte üstlendiği yapıcı rolün yalnızca Suriye için değil, Yunanistan ve Avrupa’nın güvenliği açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Çelik: Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmaz Haber

Çelik: Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmaz

Çelik, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara değinerek, devletin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu ve depremzedelerin kalıcı konutlara kavuşmasının en büyük öncelik olduğunu söyledi. Deprem sürecinde hem afetle hem de dezenformasyonla mücadele edildiğini belirten Çelik, yapılan çalışmaların uluslararası kamuoyunun gözü önünde yürütüldüğünü ifade etti. Yardım ve destek faaliyetlerinde bulunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Çelik, eleştirilerde kullanılan bazı siyasi üslupların ise gerçeği yansıtmadığını savundu. Ramazan ayına yönelik çalışmalara da değinen Çelik, parti teşkilatları ve milletvekilleriyle birlikte vatandaşlarla buluşacaklarını, yurt içinde ve yurt dışında özellikle Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine yönelik faaliyetlerin sürdürüleceğini belirtti. Gazze’de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, bölgede ateşkesin kırılgan olduğunu ve insani yardımların yeterli seviyeye ulaşmadığını söyledi. Çifte standartlara dikkat çeken Çelik, Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumunu sürdüreceğini vurguladı. Uluslararası diplomaside Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif bir rol üstlendiğini ifade eden Çelik, bölgesel temasların ve ziyaretlerin bu çerçevede devam ettiğini kaydetti. “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirten Çelik, süreci sulandırmaya yönelik dezenformasyon ve provokasyonlara karşı dikkatli olunacağını söyledi. Sosyal medya konusunda da yeni bir çalışma yürütüldüğünü açıklayan Çelik, özellikle çocukların korunması, dezenformasyonla mücadele ve siber egemenliğin güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. İran’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini ve dış askeri müdahalelerin büyük istikrarsızlıklar doğuracağını söyledi. Doğu Akdeniz, Libya ve Yunanistan ile ilişkilere de değinen Çelik, sorunların diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduklarını belirterek, “Ege’nin bir barış gölü olması” temennisini dile getirdi. Nefret söylemine karşı ortak duruşun önemine vurgu yapan Çelik, son dönemde yaşanan bazı olaylara verilen tepkilerin toplumsal duyarlılık açısından kıymetli olduğunu ifade etti. Çelik, mezhep ve kimlik temelli provokasyonların toplumsal barışı zedeleyeceğini belirterek, deprem bölgesinde yardımların ayrım gözetilmeksizin yapıldığını, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş Haber

Türkiye Kruvaziyer Turizminde Güçlü Yükseliş

Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında hem yolcu sayıları hem de operasyonel kapasite açısından son yılların en güçlü dönemlerinden birini yaşadı. Artan sefer sayıları, yeni rota planlamaları ve Türkiye limanlarına olan uluslararası ilgi, sektörün 2026 yılına daha sağlam ve sürdürülebilir bir zeminde girmesini sağladı. 2025 sezonunu değerlendiren Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer sektöründe nicelik kadar nitelik odaklı bir büyümenin önemine dikkat çekti. Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında yakaladığı büyüme ivmesiyle Doğu Akdeniz’deki konumunu güçlendirdi. Sektörde artan sefer sayıları, uluslararası kruvaziyer şirketlerinin Türkiye limanlarına ilgisi ve operasyonel kapasitedeki gelişmeler, 2026 yılına güçlü bir geçiş sürecini beraberinde getirdi. Bu büyümenin en çarpıcı göstergelerinden biri Galataport İstanbul oldu. Galataport, 2025 yılında geçtiğimiz yıla göre yüzde 48 artışla 595 bin yolcuya ulaşarak, Doğu Akdeniz’in ana kruvaziyer limanı olma hedefinde kritik bir eşiği geride bıraktı. Kruvaziyer Sektörü Artık Ekosistem Yönetimi Gerektiriyor Uzun yıllardır cruise ve ticari denizcilik sektöründe; teknik yönetim, operasyon, klas ve dry-dock süreçlerinde aktif görev aldığını belirten Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, “2026’ya girerken sektörün bizden duymak istediği en temel kavramlar; istikrar, şeffaflık ve sürdürülebilir büyüme. Cruise sektörü artık yalnızca gemi işletmekten ibaret değil. Güvenli operasyon, nitelikli insan kaynağı ve uluslararası standartlarla uyumlu bir ekosistem yönetimi gerektiriyor.” diyerek sektörün dönüşümüne dikkat çekti. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Karadeniz İçin Güçlü Bir Merkez Adayı Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sahip olduğu potansiyelin altını çizen Çavuşoğlu, coğrafi avantajlar ve teknik altyapının doğru yönetilmesi halinde Türkiye’nin bölgesel bir merkez haline gelebileceğini ifade ederek, “Türkiye, coğrafi konumu, tersanelerimizin kabiliyeti, teknik insan kaynağımız ve operasyonel esnekliğimiz sayesinde Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de güçlü bir cruise merkezi olabilecek kapasiteye sahip. Ancak bunun sürdürülebilir olması için sektör olarak ortak bir dil konuşmamız, aynı hedeflere odaklanmamız gerekiyor.” açıklamasını yaptı. “Güvenilir operasyon ortağı” yaklaşımı öne çıkıyor Teknik yeterliliğin sahaya doğru şekilde yansıtılması, karar alma süreçlerinde gerçek operasyonel deneyimin dikkate alınması ve paydaşlarla şeffaf iletişim kurulması bugün sektörün en çok ihtiyaç duyduğu özellikler arasında olduğunu belirten Çavuşoğlu, Türkiye’nin ‘güvenilir operasyon ortağı’ olarak konumlandırılması bu anlayışla mümkün olduğunu ifade etti. 2025’te Yakalanan İvme Tesadüf Değil Sektörün ortak akıl ve iş birliğiyle büyümesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “2025’te yakalanan bu ivme tesadüf değil. Doğru planlama, operasyonel disiplin ve şeffaf yönetimle 2026’da bu ivmenin daha da güçleneceğine inanıyoruz.’’ diyerek 2026 yılına dair beklentilerini de paylaştı. Çavuşoğlu, “Türk denizcilerinin kruvaziyer sektöründe daha görünür olması, yerli teknik kadroların uluslararası projelerde daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve Türkiye’nin global ölçekte güvenilen bir merkez haline gelmesi temel hedeflerimiz arasında.” dedi.

İngiltere'ye gelen göçmen sayısı 2025 yılında artarken, AB'deki sayılar sabit kaldı Haber

İngiltere'ye gelen göçmen sayısı 2025 yılında artarken, AB'deki sayılar sabit kaldı

Hükümet verilerine göre, 2025 yılında Birleşik Krallık'a gelen göçmen sayısı 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Son rakamlar, geçen yıl Manş Denizi üzerinden ülkeye 41 bin 472 kişinin geldiğini gösteriyor; bu rakam 2024 rakamlarına göre yaklaşık 5 bin kişi daha fazla. 2025 rakamları, 2022'deki 45 bin 774'lük zirveden sonra kayıtlardaki ikinci en yüksek rakam. Birleşik Krallık'taki rakamlar, geçen yıl Avrupa Birliği genelinde kaydedilen rakamlarla tezat oluşturuyor. AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı Frontex'e göre, 2025 yılının ilk on bir ayında bloğa düzensiz girişler yüzde 25 azalarak 166 bin 900'ün üzerine çıktı. En keskin düşüşler Batı Afrika ( yüzde -60) ve Batı Balkanlar ( yüzde -43) rotalarında gözlemlendi. Doğu Akdeniz rotasında da aynı eğilim görüldü ve yüzde 43'lük bir düşüş yaşandı. Buna karşılık, Cezayir, Fas ve İspanya arasındaki batı Akdeniz rotasında aynı raporlama döneminde düzensiz geçişlerde yüzde 15'lik bir artış görüldü. Yıl boyunca tüm düzensiz girişlerin yaklaşık yüzde 40'ının olduğu Orta Akdeniz, AB'nin en yoğun göç koridoru olmaya devam etti. Frontex, Ocak ve Kasım 2025 arasında 63 bin 200 geliş kaydetti. Bu rota üzerinden yapılan çıkışlar çoğunlukla Libya'dan kaynaklanıyor. Avrupa Birliği'ne gelenlerin sayısındaki bu azalmaya rağmen, insan kaybı yüksek kalmaya devam ediyor. Uluslararası Göç Örgütü'ne (IOM) göre, 2025 yılında Akdeniz'i geçmeye çalışırken bin 700'den fazla insan hayatını kaybetti.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam etmesi müsaade etmeyeceğiz Haber

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler: Hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam etmesi müsaade etmeyeceğiz

Beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ile Polatlı’ya giden Bakan Yaşar Güler, Mehmetçiklerin yeni yılını kutladı. Mehmetçiklerle bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Güler, "Başta yakın coğrafyamız olmak üzere uluslararası güvenlik mimarisinde pek çok kritik gelişmenin yaşandığı 2025 yılında, kahraman ordumuz, asil milletimizin ve ülkemizin güvenliğini sağlamak için büyük bir özveriyle görev yapmış, üstlendiği her vazifeyi azim, kararlılık ve başarıyla yerine getirmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; köklü tarihi, sarsılmaz disiplini ve yüksek muharebe kabiliyetiyle ülkemizin güvenliğinin en sağlam teminatıdır. Bu güçlü yapının temelinde ise nitelikli insan kaynağı, etkin eğitim anlayışı ve çağın gereklerine uygun doktrinler yer almaktadır. İşte Topçu ve Füze Okulu Komutanlığımız da bu yapının en stratejik eğitim merkezlerinden biri olarak Kara Kuvvetlerimizin ateş gücünü şekillendiren, geleceğin komutan ve uzman personelini yetiştiren müstesna bir görevi yerine getirmektedir." dedi. 2025 yılının Türk Silahlı Kuvvetlerinin, terörle kararlı mücadelesinin somut neticelerinin alındığı kritik bir dönüm noktası olduğuna değinen Bakan Güler, "Yurt içinde ve sınır ötesinde icra ettiğimiz etkili operasyonlarla terör örgütlerinin hareket kabiliyetini büyük ölçüde sınırlandırırken barınma, lojistik ve insan kaynağına dayalı imkanlarını da ciddi şekilde zayıflattık. Elde ettiğimiz bu başarılar 'Terörsüz Türkiye' hedefinin başlatılmasına imkan tanıyan zemini oluşturmuştur. Geldiğimiz bu aşama ağır bedeller ödenerek kazanılmış bir mücadelenin sonucudur." diye konuştu. Bakan Güler, sınırlar boyunca terör koridoru oluşturulmasına müsaade edilmediği, sahada sağlanan askeri üstünlüğün, diplomatik iş birlikleriyle desteklendiğinin altını çizerek şunları kaydetti: "Komşumuz Suriye’de yeni yönetimle kurduğumuz güçlü ilişkiler, aynı şekilde Irak ile tesis ettiğimiz iş birliği mekanizmaları, ortak güvenlik anlayışının güçlenmesine büyük katkı sağlamıştır. Artık SDG’nin bir an önce 10 Mart Mutabakatı’na uygun şekilde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi sürecin başarısı açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir. Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldubitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz. Halihazırda süreci, ilgili kurumlarımızla koordineli olarak ve Suriye yönetimiyle de yakın bir diyalog halinde temkinli ve akılcı bir yaklaşımla yönetiyor, çalışmalarımızı köklü devlet geleneğimizden aldığımız sorumlulukla ve hassasiyetle sürdürüyoruz. Nihai hedefimiz 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılmasıdır." Terörle mücadele ve hudut güvenliğindeki başarıların yanı sıra Karadeniz’den Ege’ye ve Doğu Akdeniz’e uzanan geniş bir sahada da faaliyetlerin de başarıyla sürdürülerek, Mavi ve Gök Vatandaki hak ve menfaatlerin azim ve kararlılıkla korunduğuna dikkat çeken Yaşar Güler, "Bu çerçevede ifade etmek isterim ki komşumuz Yunanistan’la her zaman iyi ilişkilere sahip olmayı ve 'kazan-kazan' anlayışıyla sorunlarımıza çözüm bulmayı arzu ediyoruz. Bu yapıcı tavrımızı her fırsatta dile getirmekle birlikte Kıbrıs’ta, Ege ve Doğu Akdeniz’de oldubitti oluşturma çabalarına ve hukuksuz adımlara karşı haklarımızı koruma kararlılığımız ve muktedirliğimiz tamdır. 'Türkiye’ye rağmen' atılacak hiçbir adıma ve oldubittiye asla müsaade edilmeyecektir." ifadelerine yer verdi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) : Ege ve Doğu Akdeniz’de gerilimi artıran taraf Türkiye değil Haber

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) : Ege ve Doğu Akdeniz’de gerilimi artıran taraf Türkiye değil

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki üçlü zirve sonrası askeri iş birliği girişimlerinin Türkiye için tehdit oluşturmadığını bildirdi. MSB tarafından yapılan açıklamada, “Son dönemde İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin faaliyetlerini, üçlü zirve sonrası yapılan açıklamaları ve askeri iş birliği girişimlerini dikkatle takip ediyoruz” denildi. Açıklamada, söz konusu girişimin askeri açıdan Türkiye’ye karşı bir tehdit oluşturmadığı vurgulandı. Bakanlık yetkilileri, Türkiye’nin bölgede istikrarın korunması ve diyalog ortamının sürdürülmesi yönündeki kararlılığını sürdürdüğünü belirterek, “İsrail’in Türkiye’ye yönelik açıklamaları ve bölgede gerilimi artırabilecek söylemlerinin, sahadaki gerçekler ve uluslararası hukuk çerçevesinde herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, “Türkiye, NATO müttefikliği temelinde Ege ve Doğu Akdeniz’de yapıcı diyalogdan yanadır; ancak müttefiklik ruhuna aykırı adımlar sahadaki durumu değiştiremez. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ve haklarına ilişkin tutumumuz nettir ve değişmez. Türkiye, garantörlük yetkilerini her zaman kullanmaya devam edecektir” denildi. Bakanlık tarafından, “Ege ve Doğu Akdeniz’de gerilimi artıran taraf Türkiye değil; dışlayıcı ve tek taraflı adımlar, oldubitti yaratmaya yönelik yaklaşımlardır. Türkiye, bölgenin bir çatışma alanı haline gelmesinden ziyade, iş birliği ve istikrar havzası olarak şekillenmesinden yanadır” ifadeleri aktarıldı.

AKSAÇLILAR'dan Doğu Akdeniz uyarısı Haber

AKSAÇLILAR'dan Doğu Akdeniz uyarısı

AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet Bereket, İsrail–Yunanistan–GKRY arasında gelişen siyasi, askeri ve enerji temelli iş birliklerinin Türkiye’yi dışlamayı amaçlayan çok boyutlu bir stratejiye dönüştüğünü belirterek, sürecin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. AKSAÇLILAR Genel Merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Doğu Akdeniz’de son dönemde hız kazanan İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY) arasındaki iş birlikleri değerlendirildi. Açıklamada, AKSAÇLILAR Genel Başkanı Ahmet Bereket’in görüşlerine yer verildi. Bereket, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis arasındaki görüşmenin sıradan bir diplomatik temas olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu sürecin Türkiye’yi bölgesel denklemin dışına itmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu ifade etti. Doğu Akdeniz’de oluşturulmak istenen üçlü yapının Türkiye’nin meşru deniz yetki alanlarını yok saydığını vurgulayan Bereket, Mavi Vatan anlayışının hedef alındığını ve enerji projeleri üzerinden Türkiye’ye jeopolitik baskı kurulmaya çalışıldığını kaydetti. Savunma ve güvenlik alanındaki iş birliklerinin ise bölgedeki askerî dengeleri Türkiye aleyhine değiştirme riski taşıdığına dikkat çekti. Yunanistan ve GKRY’nin “uluslararası hukuk” söylemini siyasi amaçlarla kullandığını dile getiren Bereket, Türkiye’nin bu süreçte diplomatik duruşunu güçlendirmesi, askerî caydırıcılığını koruması ve deniz yetki alanları ile enerji haklarından taviz vermemesi gerektiğini vurguladı. Ahmet Bereket açıklamasını, “İsrail–Yunanistan–GKRY hattı, Türkiye için ciddi bir sorun teşkil etmektedir. Bu sürecin dikkatle izlenmesi ve millî menfaatler doğrultusunda kararlı adımlar atılması zorunludur” sözleriyle tamamladı.

Netanyahu’dan Suriye üzerinden Türkiye’ye mesaj: ‘Topraklarımız üzerinde imparatorluk kurma hayali taşıyanlara sesleniyorum: Bunu unutun’ Haber

Netanyahu’dan Suriye üzerinden Türkiye’ye mesaj: ‘Topraklarımız üzerinde imparatorluk kurma hayali taşıyanlara sesleniyorum: Bunu unutun’

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs liderleriyle gerçekleştirdiği üçlü zirvede, açıkça isim vermeden Türkiye'ye yönelik eleştirilerde bulundu. Netanyahu, Ankara'yı ima ederek, "Topraklarımız üzerinde imparatorluk kurma hayali taşıyanlara sesleniyorum: Bunu unutun" şeklinde konuştu. Doğu Akdeniz'de enerji ve güvenlik alanında iş birliğini artırmayı amaçlayan İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs (GKRY) arasındaki 10. üçlü zirve yapıldı. Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bölgedeki güç dengeleri konusunda net mesajlar verdi. "Topraklarımızdaki hakimiyet hayalini unutun" Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis ve Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis ile birlikte basının karşısına çıktı. Netanyahu, "Ülkelerimizin tarihte sırasıyla farklı imparatorluklar tarafından işgal edildiği bir gerçektir. Ama modern çağda azim ve fedakârlıkla bağımsızlığımızı elde ettik. Topraklarımız üzerinde tekrar imparatorluk kurma ve hakimiyet elde etme hayali kuranlara şunu söylüyorum: Bunu unutun. Bu gerçekleşmeyecek. Bunu aklınızdan çıkarmayın" dedi. İsrail basınına göre, Netanyahu'nun bu ifadeleri diplomatik çevrelerce Türkiye'nin Suriye ve bölgedeki askeri varlığına ve dış politikasına karşı bir meydan okuma olarak nitelendirildi. Doğu Akdeniz'de "hızlı müdahale gücü" hazırlığı Zirvenin diğer önemli konusu ise savunma iş birliği oldu. Atina hükümetinin Türkiye'nin artan askeri kapasitesinden duyduğu endişe ışığında; Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz'de bir "Hızlı Müdahale Askeri Gücü" oluşturma girişimini değerlendirdiği öğrenildi. Netanyahu, bu iş birliğinin önemine vurgu yaparak, "Kendimizi savunmaya kararlıyız ve bu konuda yeteneğimiz var. İş birliğimiz bu kapasitemizi daha da güçlendiriyor" şeklinde konuştu. İran'a "sert yanıt" uyarısı Konuşmasında bölgesel tehditlere de değinen İsrail Başbakanı, Tahran yönetimine yönelik uyarısını tekrarladı. İran'ın İsrail'e yönelik potansiyel bir saldırısına "sert bir yanıt" verileceğini açıklayan Netanyahu, bölgedeki müttefikleriyle beraber güvenliği sağlamlaştırmaya devam edeceklerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.