Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dış Ticaret

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dış Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dış Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ihracatta rekor kırıyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye ihracatta rekor kırıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada ekonomik başarıları ve piyasalardaki denetim politikalarını değerlendirdi. Erdoğan, geçtiğimiz yıl ekonominin yüzde 3,6 büyüyerek milli gelirin 1,6 trilyon dolara; kişi başı gelirin 18 bin 40 dolara ulaştığını belirtti. Dış ticaret hacminin 820 milyar dolara; mal ve hizmet ihracatının ise 396 milyar dolara yükseldiğini kaydeden Erdoğan, ihracatta 400 milyar doları aşmayı hedeflediklerini ifade etti. Nisan ayında ihracatın önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek “aylık ikinci rekorunu” kırdığını dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin 166 ülkeye ihracat yaptığını ve hizmetler ticaretinde dünyanın 6’ncı en fazla fazla veren ülkesi konumuna yükseldiğini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde konuşuyor: "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen geçtiğimiz yıl ekonomimizi 3,6 oranında büyüterek, millî gelirimizi 1,6 trilyon dolara; kişi başı millî geliri 18 bin 40 dolara… pic.twitter.com/T1p4IPYmQ9 — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 18, 2026 Savunma ve havacılık sektöründe geçen yıl 10 milyar doları aşan ihracat rakamlarına dikkat çeken Erdoğan, SAHA 2026 Fuarı’nda 182 anlaşma imzalandığını ve bu anlaşmaların 8 milyar dolarlık iş hacmine sahip olduğunu açıkladı. Turizm sektöründeki başarıya da değinen Cumhurbaşkanı, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırlandığını ve turizm gelirinin 65,2 milyar dolar olduğunu aktardı. Erdoğan ayrıca piyasadaki fırsatçılara karşı uyarıda bulunarak, “Girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı bahane ederek vatandaşın cebine el uzatanlara geçit yok. Ahilik geleneği dayanışma ve dürüstlük demektir; fırsatçılığa asla izin vermeyeceğiz” dedi. Ekonomi, ihracat ve piyasa denetimi alanında atılan adımları değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hem üretim hem de ihracat performansını güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.

Sirena Marine 24 Metre Altı Yat İhracatında Liderliğini Sürdürdü Haber

Sirena Marine 24 Metre Altı Yat İhracatında Liderliğini Sürdürdü

Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen “Award on Water” Gemi Yat ve Hizmetleri Sektörü 2025 Ödül Töreni ile sektörün ihracat liderleri açıklandı. Türkiye’nin küresel tekne üreticisi Sirena Marine, 24 metre altı yat ihracatında geçen yıl olduğu gibi bu yılda lider olarak uluslararası başarı grafiğini bir kez daha tescilledi. 2025’te 80,7 milyon dolar’lık ihracat gerçekleştiren Sirena Marine, Birlik geneli ihracat sıralamasında da yedinci sırada yer alarak sektörün liderlerinden biri olduğunu gösterdi. Entegre üretim ve global marka Sirena Marine, Bursa Orhangazi’de 155 dönümlük entegre üretim tesisinde, Tuzla’daki üretim altyapısı ve Yalova-Altınova’daki yeni nesil süperyat üretim tesisiyle birlikte uçtan uca bir üretim ekosistemi yönetiyor. 2017 yılında T.C. Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı onayı ile Ar-Ge Merkezi unvanını alan Orhangazi tesisi ve diğer üretim tesisleriyle Sirena Marine, yenilikçilik kapasitesini her geçen gün daha da artırıyor. 1000’i aşkın çalışanıyla faaliyet gösteren şirket, kompozit üretimden mobilyaya, mühendislikten Ar-Ge’ye kadar tüm kritik süreçleri kendi bünyesinde gerçekleştiriyor. Mevcut tesislerinde 50’yi aşkın tekneye kadar üretim yapabilme kapasitesine sahip olan Sirena Marine, ürün gamını daha geniş bir müşteri profiline hitap edecek şekilde geliştirmeyi ve büyük boy yat segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Yerli işçilikle dünyanın dört bir yanına ihracat Bugüne kadar 600’den fazla tekne üreten Sirena Marine, Türkiye’nin küresel tekne üreticisi olarak dünyanın dört bir yanına tekne ihraç ediyor. %100 yerli işçilikle ürettiği tekneleri kalitesi, yaratıcılığı ve el işçiliği ile birçok ülkede tekne severlerin ilk tercihlerinden biri. Bu sayede Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın önde gelen pazarlarında Türk işçiliği marka olmuş durumda. Amerika pazarında çok güçlü olan Sirena Marine; bugüne kadar Sirena Yachts markasıyla ürettiği teknelerin önemli bir kısmını ABD pazarına gönderirken, Amerika’da 48 ft – 118 ft aralığındaki seri üretim motoryat segmentinde ilk üç oyuncu arasında yer alıyor. ABD ile birlikte Sirena Marine’in öne çıkan pazarları arasında; Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere ve İskandinav ülkeleri var. Şirket, 2026 itibarıyla mevcut pazarlardaki konumunu güçlendirmeyi ve yeni bölgelerde daha dengeli bir büyüme sağlamayı hedefliyor. Bu çerçevede Güney Amerika, Orta ve Kuzey Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında daha güçlü bir ticari yapı oluşturmayı amaçlıyor.

Otomotiv Lojistiğinde Dünyaya Açılan Kapı Port Yarımca’nın Yıllık Kapasitesi 780 Bin Araç Haber

Otomotiv Lojistiğinde Dünyaya Açılan Kapı Port Yarımca’nın Yıllık Kapasitesi 780 Bin Araç

Geçen yıl 428 bin 119 adetlik elleçleme miktarına ulaşan Port Yarımca, 235 bin metrekarelik alanda sunduğu entegre hizmet yapısıyla klasik liman anlayışının ötesine geçti. OYAK ile Japon Nippon Yusen Kaisha (NYK Line) grubunun ortaklığıyla 2018 yılında Kocaeli Körfezi’nde kurulan Port Yarımca, uluslararası otomobil markalarının dış ticaret kapısı olarak faaliyetlerini her yıl artırıyor. Liman, Ro-Ro (Roll-on/Roll-off) konseptinde hizmet veriyor. Port Yarımca, yüzde 100 otomotiv odaklı yapısı, modern teknolojik altyapısı ve güçlü operasyonel kabiliyetiyle otomotiv lojistiğinin dünyaya açılan kapısı konumunda. Toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’si Port Yarımca’dan Port Yarımca, 2025 yılında kuruluşundan bu yana en yüksek yıllık gemi uğrağı ve elleçleme hacmine ulaşarak rekor kırdı. Türkiye’nin tek ihtisas Ro-Ro limanı olan Port Yarımca, yıllık 780 bin araçlık kapasitesiyle sektör liderliğini sürdürürken geçen yıl Türkiye toplam Ro-Ro hacminin yüzde 20’sini tek başına gerçekleştirdi ve 428 bin 119 adetlik elleçleme miktarına ulaştı. Port Yarımca değer üreten stratejik lojistik merkezi Port Yarımca Genel Müdürü Gökalp Sözen konuya ilişkin şunları söyledi: “Port Yarımca olarak, uluslararası standartlarda hizmet sunan bir Ro-Ro limanı olmanın sorumluluğuyla otomotiv lojistiğinde müşterilerimize yüksek verimlilik ve operasyonel güvenlik sağlayan çözümler geliştiriyoruz. Entegre hizmet modelimiz ve güçlü altyapımız sayesinde süreçleri tek noktadan yöneterek müşterilerimizin operasyonlarını hızlandırıyoruz. Önümüzdeki dönemde de küresel otomotiv sektöründeki dönüşümü yakından takip ederek dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet odağında yatırımlarımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. Port Yarımca’yı sadece bir liman değil, müşterilerine değer üreten stratejik bir lojistik merkez olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz.” 20 bin araçlık stoklama alanı fark oluşturuyor Türkiye limanları arasında en yüksek kapasiteli katlı otoparkı da içeren toplam 20 bin araçlık stoklama alanı, Port Yarımca’ya büyük ölçekli operasyonları eş zamanlı, emniyetli ve esnek biçimde yönetme olanağı tanıyarak sektörde belirgin bir fark oluşturdu. Port Yarımca, 235 bin metrekarelik alanda sunduğu entegre hizmet yapısıyla klasik liman anlayışının da ötesine geçti. 2025’te 553,3 milyon metrik ton yük elleçlendi Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 2025 yılında elleçlenen toplam tonaj 553,3 milyon metrik ton olarak gerçekleşerek bir önceki yıla göre yüzde 4 arttı. Konteyner pazarında da aynı yıl elleçlenen hacim 2024’e kıyasla yüzde 3,3 artarak 13,99 milyon TEU’ya ulaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde... 2026’da tarıma 939 milyar TL destek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde... 2026’da tarıma 939 milyar TL destek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iftar programında yaptığı konuşmada çiftçilerin Ramazan ayını tebrik ederek Gazze’deki gelişmelere de değindi ve duaların birlik ve beraberliğe vesile olması temennisinde bulundu. Çiftçilere hitap eden Erdoğan, “Türkiye’nin istikbalini şekillendiren, 86 milyon insanımızla birlikte 62 milyon turistin gıda ihtiyacını karşılayan tüm üreticilerimize şükranlarımı sunuyorum” dedi. 706 MİLYAR LİRA DESTEK, 2026’DA 939 MİLYAR LİRA Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl doğrudan destek, kredi, yatırım ödenekleri ve ihracat destekleri dahil tarım sektörüne toplam 706 milyar lira kaynak aktarıldığını belirtti. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “2026 yılında 14,5 milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını, genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca, küçükbaş hayvancılığını desteklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye alıyoruz.… pic.twitter.com/Wpo2gcLjeu — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 21, 2026 2026 yılı için ise tarıma ayrılan doğrudan ve dolaylı destek miktarının 939 milyar liraya ulaştığını açıklayan Erdoğan, “1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tarımsal üretimde Avrupa’da birinci, dünyada ise 7’nci sırada yer aldığını dile getiren Erdoğan; sebze üretiminde dünyada 3’üncü, meyvede 4’üncü sırada olunduğunu söyledi. Çiğ süt, kırmızı et, tavuk eti ve yumurta üretiminde de Avrupa’da üst sıralarda yer alındığını vurguladı. 2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılanın 2024’te 79,1 milyar dolara yükseldiğini belirten Erdoğan, son 23 yılda 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verildiğini açıkladı. Ata tohumu çalışmalarına da değinen Erdoğan, tescil edilen ata tohumu çeşidinin 49’a çıkarıldığını ifade ederek “Türkiye’de tarım bitmedi, hiçbir zaman bitmeyecek” dedi. 150 BİN KÜÇÜKBAŞ DAĞITILACAK Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek” projesinin ilk etabında 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğini açıkladı. Projeden yararlanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek olmak üzere 100 baş küçükbaş sağlanacak. Üreticilere aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım-besleme desteği verilecek. Finansman için Ziraat Bankası üzerinden faizsiz kredi imkânı sunulacak; kredilerde 2 yıla kadar geri ödemesiz, 7 yıla kadar vade uygulanacak. Hayvanların Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) çiftliklerinden temin edileceği, kadın ve genç üreticilere öncelik verileceği belirtildi. 81 MİLYAR LİRALIK DESTEK ÖDEMESİ BAŞLIYOR 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar liralık temel ve planlı üretim desteğinin çiftçilerin hesaplarına yatırılacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca organize tarım bölgelerinde yatırımların sürdüğünü, bu yıl 5 yeni bölgede daha üretime başlanacağını duyurdu. Tarım sigortasının önemine dikkat çeken Erdoğan, primlerin yüzde 70’e kadarının devlet tarafından karşılandığını hatırlattı.

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır Haber

Erdoğan: 2026 yılı için ihracat hedefimiz toplam 410 milyar dolardır

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Mal ve Hizmetler İhracatımızı artırmak için canla başla çalışan ihracatçılarımızla birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Ticaret Bakanlığımıza, Türkiye İhracatçılar Meclisimize (TİM) ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulumuza bu anlamlı toplantı için teşekkür ediyorum. 2026 senesinin vatandaşlarımızın yanı sıra tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Hükümetimizin bir rutini haline gelen sene sonu dış ticaret verilerini değerlendirmek üzere bir aradayız. Her yıl başında geçmiş 12 ayın kapsamlı bir muhasebesini yapıyor hem de gelecek seneye dair hedeflerimizi paylaşıyoruz. Dış ticaret dahil, ekonominin bütün alanlarında küresel gelişmelerden bağımsız ele alınması beklenemez. Globalleşmenin bu kadar yayıldığı, dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, insanlığın kaderinin daha önce hiç olmadığı kadar kesiştiği bu dönemde ister menfi ister müspet olsun her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki belirsizliklerin, tıkanıklıkların, dalga boyu yükselen rekabetin her ülke gibi Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Ayrıca biz küresel güncemi en çok meşgul eden olayların tam merkezinde yer alan bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu gerçek 2025 yılında da değişmedi. Geride bıraktığımız 2025 senesinde Gazze başta olmak üzere, gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde zulüm, katliam ve kaos hakimdi. Çoğu çocuk ve kadın, 71 binden fazla Filistinli kardeşimiz, İsrail’in saldırılarıyla ne yazık ki şehit düştü, aynı saldırılarda 172 bin kardeşimiz yaralandı. Yüzde 90’ı enkaza dönen Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Uluslararası sistem özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yine kendisinden beklenenleri yerine getiremedi. Bunun da bedelini maalesef Gazzeli mazlumlar ödedi. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail hükümeti, insani yardım girişlerini engellemeye, sivilleri katletmeye, Orta Doğu’dan Afrika’ya uzanan bir alanda istikrarsızlık üretmeye devam ediyor. Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma sahası Karadeniz’in kuzeyidir. Rusya-Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılına girmek üzeredir. Orada da yüzbinlerce insan öldü, şehirler yıkıldı, binlerce insan evini terk etmek zorunda kaldı. Son aylarda savaşın Karadeniz’deki ticareti ve seyri sefer güvenliğini tehdit eden boyutlara geldiği görülüyor. Bunun önüne geçilmesi konusunda gerekli temaslarda bulunuyoruz. Karşılıklı saldırılarda giderek kontrolden çıkma riski taşıyan bu savaşın bir an önce adil ve sürdürülebilir bir barışla sona ermesi samimi temennimizdir. Biz her iki tarafla da güvene dayalı ilişkiler tesis etmiş bir ülkeyiz. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Biz ne rol kapma ne şov yapma peşindeyiz ne kan ne gözyaşı ve zulüm üzerinden çıkar sağlamanın hesabı içindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız olmadı, bugün de yoktur. Dış politikamızın esası düşman üretmek değil, dost kazanmaktır. Herkesin hayrına olacak bir barış kuşağı istiyoruz. Asya’dan Afrika’ya ve Latin Amerika’ya dost ülkelerle yeni ortaklıklar tesis ederken, Türk Dünyasıyla bağlarımızı inşallah daha da güçlendireceğiz. Şurası da son derece önemlidir; Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri şimdiye kadar sonuçsuz kalmıştır. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı, kurulmak istense dahi bunun uzun ömürlü olmayacağı, herkes tarafından anlaşılmıştır. Fevri çıkışlar, afaki söylemler, kibirli açıklamalar eninde sonunda gerçeğin duvarına toslamış, Türkiye’nin vazgeçilmezliği defalarca kanıtlamıştır. Türkiye’yi yanına alan kazanacak, karşısına alan kaybedecektir. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler kaybedecektir. 2025 yılı küresel ticarette belirsizliklerin tırmandığı ve korumacılığın belirgin bir biçimde yükseldiği bir dönem olmuştur. Zayıf talep, yakın coğrafyamızdan süregelen savaşlar, iç karışıklıklar ve jeopolitik gerilimlere tarife artışının yol açtığı sorunlar eklenmiştir. Türkiye tüm bunlara ilave olarak dolaylı maliyeti 150 milyar doları bulan 6 Şubat Depremlerinin etkileriyle de mücadele etmiştir. Tüm karamsar senaryolara, tüm karalama kampanyalarına rağmen, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin çok şükür meyvelerini toplamaya devam ediyoruz. 2025 yılının 3’üncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüme kaydeden ekonomimiz, tam 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor. 2024 yılında 1 trilyon 260 milyar dolar olan ekonomimizi, 2025 yılı üçüncü çeyreğinde 1 trilyon 538 milyar dolara taşıyarak, yeni bir rekor daha kırdık. Mevcut pazarımızda gücümüzü arttırmanın yanı sıra, yeni pazarlar, yeni ticaret ortakları, yeni ürün çeşitleriyle ihracatta yakaladığımız ivmeyi bir üst seviyeye çıkardık. 2025 senesinde Türk ekonomisinin direnci sınanmış ve ekonomimiz çok başarılı bir sınav vermiştir. Sadece büyüme rakamları değil, ihracat rakamları da Türkiye’nin kapasitesini ortaya koymuştur. Aralık ayında 26,4 milyar dolarla, aylık bazda yeni bir ihracat rekoruna imza attık. Aralık ayında, geçen seneye göre net 3 milyar dolar artış sağlandı. İlk defa aylık ihracatımız 26 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. 2025 yılı mal ihracatımızda da benzer bir rekor söz konusu. Önceki yıla kıyasla yüzde 4,5 artan mal ihracatımız, dikkatinizi çekiyorum, toplam 273,4 milyar dolara ulaştı. Böylece Cumhuriyet tarihimizin en yüksek yıllık ihracatını gerçekleştirdik. Geçen yılın ilk 10 ayında mal ihracatımızda artış kaydedildi. 5 ayında ise aylık mal ihracatı rekoru kırıldı. 2025 yılında mal ihracatımızda net olarak 11,7 milyar dolar artış yaşandı. Hizmetler ihracatında ise net 6 milyar dolar artış olduğunu, yıllık hizmetler ihracatımızın 123,1 milyar doları bulduğunu, böylece 2025 yılı mal ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolara ulaştığını tahmin ediyoruz. 2025 yılında 33 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaparken, 46 ilimizde ihracatını artırmıştır. Terazinin diğer tarafı olan ithalatta 2025 yılını 365,5 milyar dolarla kapattık. İthalatın artmasında ekonomimizdeki canlanma ile altının ons fiyatı ve ithalat değerindeki yükseliş etkili oldu. 8 aralık devrimi sonrasında özgürlüğüne kavuşan Suriye’nin ticaretimizde de öne çıkmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Güvenlik ortamı iyileştikçe de Suriye ile ticaretimiz daha da artacaktır. Bir ve büyün Suriye bölgemizde kalıcı istikrarın anahtarı olacaktır. Kıymet bazında ilk üç fasıla baktığımızda ise, motorlu kara taşıtların 4,3 milyar dolar artışla 36,7 milyar dolara, silahlar ve mühimmatın 2,1 milyar dolar artışla 4,7 milyar dolara, elektrikli makine ve cihazların 1,3 milyar dolar artışla 17, 8 milyar dolara ulaştığını görüyoruz. Türkiye’nin yatırımlarda ve yüksek teknolojili sanayi üretiminde kaydettiği artış, yüksek teknolojili ürün ihracatına da yansıyor. 2025 yılında yüksek teknolojili ürünlerin ihracatı yüzde 12,7 oranındaki artışla 9,9 milyar dolara ulaşmış, orta yüksek teknolojili ürün ihracatımız yüzde 10,6 oranında artışla 102,1 milyar dolara çıkmıştır. Otomotiv sektöründe 2 milyona yakın üretim kapasitesi, yıllık 1,5 milyon araç üretimi, 41 milyar doları aşan ihracatla Avrupa’nın 4’üncü, dünyanın 12’nci en büyük üretim üssü konumundayız. Yerli ve milli markamız Togg’un yeni modelleriyle Avrupa pazarında yer alması, mühendislik ve tasarım gücümüzü gösteriyor. 2025 yılında otomotiv sektörü ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,8 oranında artarak, 41,4 milyar dolara yükseldi. Makineler ve elektrikli makineler sektörü ihracatımız ise yüzde 4 artışla 43,7 milyar dolara ulaştı. Bir diğer gurur kaynağımız, savunma ve havacılık ihracatımızdır. Türkiye, bu alanda artık küresel ölçekte adından söz ettiren bir ülkedir. En son İspanya’yla varılan HÜRJET tedarik anlaşmamız, ülkemizin bu alandaki öncü rolünü teyit etmiştir. HÜRJET’in, Avrupa ve NATO üyesi bir ülkenin envanterine girecek olması, inşallah gelecek senelerde önümüzü daha da açacaktır. Savunma ihracatında yakaladığımız ivmeyi 2025’te de devam ettirdik. 2002 yılında 248 milyon dolar olan ihracatımız, aradan geçen sürede 40 kat artışla, 2025 yılında 9 milyar 870 milyon dolara yükseldi. Bu muazzam rakamların da ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye, Avrupa Birliği’nin en büyük 5’inci ticaret ortağı haline gelmiş ve ticaret hacmimiz 2025 yılında 232,7 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Birliğe ihracatımız yüzde 7,8 oranında artışla 117 milyar doları bulmuştur. Bununla birlikte ticari ilişkilerimizin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi için gümrük birliğinin modernizasyonu artık kaçınılmazdır. Avrupa Birliği’nin konseyden gerekli yetkiyi çıkartarak daha fazla vakit kaybetmeden ülkemizle müzakereleri başlatmasını ümit ediyoruz. AB’den korumacı reflekslerle aramızdaki ticaretin doğasını bozmamalarını ve ortaklık hukukumuza sadık kalmalarını bekliyoruz." Mal ihracatımızda bunlar yaşanırken, hizmetler ihracatımızda çok iyi gitti. 2025 hedefimizi 125 milyar dolar olarak açıklamıştık. Bu hedefe 121,9 milyar dolarla Eylül ayında ulaşmanın sevincini yaşadık. Yıl sonunda hizmetler ihracatımızın 123 milyar doları aşmasını bekliyoruz. Geçtiğimiz yıl 2025 yılı için mal ve hizmet ihracatına yönelik hedefimizi 390 milyar dolarak paylaşmıştım. Küresel ekonomideki tüm zorluklara ve artan belirsizliklere rağmen mail ve hizmet ihracatımızın 396,5 milyar dolarla hedefimizi aştığını ifade etmek isterim. 2026 yılı için hedefimiz 282 milyar doları mal ihracatı, 128 milyar doları hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar ihracattır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.