Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Diplomasi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Diplomasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Devlet Bahçeli: Fransa'ya heveslenmeyin, Batı emperyalizmine kapılmayın, Türkiye'ye sahip çıkın Haber

Devlet Bahçeli: Fransa'ya heveslenmeyin, Batı emperyalizmine kapılmayın, Türkiye'ye sahip çıkın

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin bölgesel rolü, Terörsüz Türkiye süreci, yolsuzluk soruşturmaları, eğitim ve dış politikaya ilişkin önemli mesajlar veren Bahçeli, millî birlik ve kararlılık vurgusu yaptı. BAHÇELİ’DEN SUUDİ ARABİSTAN’A ASKERÎ DESTEK MESAJI Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmelere geniş yer ayıran Bahçeli, Suudi Arabistan’a yönelik Husilerin saldırılarını sert sözlerle eleştirdi. Sivil kayıplara ve bölgesel istikrarın tehlikeye girmesine dikkat çeken Bahçeli, Türkiye’nin Suudi Arabistan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteği vermesi gerektiğini ifade etti. Bahçeli, “Diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır” diyerek Türkiye’nin bölgedeki gelişmeler karşısında kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini savundu. İslam dünyasına birlik çağrısı yapan Bahçeli, bölgesel sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini de vurguladı. İsrail’in politikalarını eleştiren MHP lideri, Orta Doğu’da kalıcı barışın önündeki en büyük engellerden birinin İsrail olduğunu ileri sürdü. YUNANİSTAN’A SERT UYARI: “TÜRKİYE’NİN HAKLARINI TANIMALI” Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasındaki yakınlaşmayı da değerlendiren Bahçeli, elektrik bağlantısı projesi ve deniz yetki alanları üzerinden yaşanan gelişmelere tepki gösterdi. Yunanistan’ın Türkiye’nin haklarını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini tanıması gerektiğini belirten Bahçeli, Atina yönetimine diyalog ve diplomasi çağrısında bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmalarla göz ardı edilemeyeceğini dile getirdi. “TERÖRSÜZ TÜRKİYE YOLUNDAN GERİ DÖNMEYECEĞİZ” Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de konuşan Bahçeli, sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Türkiye’nin huzur ve güven ortamını bozmayı amaçlayan girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Bahçeli, “Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir.” dedi. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin Türkiye’nin geleceği açısından önem taşıdığını vurgulayan Bahçeli, toplumsal birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. BELEDİYELERDEKİ YOLSUZLUK SORUŞTURMALARI GÜNDEMİNDE Bahçeli’nin konuşmasında belediyelere yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmaları da öne çıktı. Kamu kaynaklarının usulsüz kullanılmasına karşı mücadele edilmesi gerektiğini belirten MHP lideri, hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlüğün hukuk önünde korunmaması gerektiğini söyledi. Soruşturmaların siyasi tartışmaların gölgesinde bırakılmaması gerektiğini savunan Bahçeli, devletin ilgili kurumlarına kamuoyunu doğru bilgilendirme çağrısı yaptı. Somutlaşan ve yargı sürecinde netleşen konuların vatandaşlarla paylaşılmasının önemine dikkat çekti. Bahçeli, ahlaki standartların siyaset kurumunda da hâkim olması gerektiğini belirterek adalet, liyakat ve vicdan vurgusu yaptı. GENÇLERE SESLENDİ: FRANSA'YA HEVESLENMEYİN, TÜRKİYE'YE SAHİP ÇIKIN Bu arada eğitim alanındaki gelişmelere de değinen Bahçeli, gençlerin geleceğe hazırlanması için eğitime daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini ifade etti. Eğitim sisteminin bilim, teknoloji, düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirecek şekilde güçlendirilmesini isteyen Bahçeli, okul güvenliği konusunda da aile, öğretmen ve okul yönetiminin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Gençlerimize de sesleniyorum: Fransa'ya heveslenmeyin. Batı emperyalizmine kapılmayın. Türkiye'ye sahip çıkın. Türkiye sizin olsun. https://t.co/7aS0TTclRa — MHP (@MHP_Bilgi) October 13, 2026 Konuşmasının sonunda vatandaşların sosyoekonomik sorunlarının çözülmesinin öncelikli hedefler arasında yer alması gerektiğini belirten Bahçeli, milletvekillerine bu yöndeki çalışmalarını hızlandırma çağrısında bulundu. Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın birlikteliğiyle Türkiye’nin sorunlarının aşılacağını ve ülkenin daha güçlü bir geleceğe taşınacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kabine toplantısı sonrası  önemli mesajlar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kabine toplantısı sonrası önemli mesajlar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İstanbul’da kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere yönelik desteklerin artırılacağını duyurdu. Bölgesel güvenlik, Türkiye’nin savunma iş birlikleri ve yatırım fonlarına ilişkin hukuki süreçler de açıklamanın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI’NIN KONTENJANI 150 BİNE YÜKSELİYOR Gençlerin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarını ve deneyim kazanmalarını önemsediklerini belirten Erdoğan, İŞKUR Gençlik Programı’ndan bugüne kadar yararlanan gençlerin sayısının 220 bine yaklaştığını söyledi. Programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanının 150 bine çıkarılacağını açıklayan Erdoğan, öğrencilere sunulacak destekleri şöyle sıraladı: Günlük 1.375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün programa katılan öğrenciler 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Öğrencilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak. Belirli şartlar kapsamında 1.250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda indirim imkânları sunulacak. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: "Bugün kabinemizde ele aldığımız konulardan biri de geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz İŞKUR Gençlik Programı’ydı. Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular, hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. Programın 2026-2027 eğitim öğretim yılı kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük bin 375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak. İlaveten belirli şartlarda bin 250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkânları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ Hamlemizle üç yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programından ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz." — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) October 12, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Hamlesi kapsamında üç yılda 3 milyon gence ulaşmayı, İŞKUR Gençlik Programı aracılığıyla ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencisinin programa katılmasını hedeflediklerini ifade etti. “İSTANBUL’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ADIMLARINI ERTELEMEYİN” İstanbul’da kentsel dönüşümün hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, vatandaşlara dönüşüm sürecini geciktirmemeleri çağrısında bulundu. Komşular arasında uzlaşmanın sağlanması ve gerekli işlemlerin başlatılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, belediyelerin de siyasi parti ayrımı gözetmeksizin aynı hassasiyetle hareket etmesini istedi. Hükümetin İstanbul’un dönüşümü için tüm imkânlarını seferber ettiğini belirten Erdoğan, belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırdı. Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen istikrarını koruduğunu ifade eden Erdoğan, bölgesel anlaşmazlıkların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini savunduklarını söyledi. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygının temel ilkeleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Suudi Arabistan’a yönelik saldırılara da değinerek Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alındığı saldırıları kınadı. Saldırılarda 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı bilgisini paylaştı. TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDAKİ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİ Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Ortak Savunma Anlaşması’nın kurumsal altyapısına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Savunma iş birliğinin kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda ilerletildiğini kaydeden Erdoğan, anlaşma kapsamındaki faaliyetlerin Türkiye’nin ulusal mevzuatı temelinde yürütüleceğini ifade etti. YATIRIM FONLARI SORUŞTURMASINDA 282 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM Kabine toplantısında ele alınan konulardan birinin de yatırım fonlarına ilişkin süreç olduğunu belirten Erdoğan, fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği bilgilere göre, şüphelilerden 84’ü tutuklandı, 27 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı ve 99 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin TBMM’den geçmesiyle ekim ayı içerisinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerine başlanacağını belirten Erdoğan, olağan ve olağanüstü tasfiye işlemlerinin ardından yatırımcıların önemli bir bölümüne ara ödeme yapılmasının beklendiğini söyledi. Sürecin şeffaf, adil ve hızlı biçimde yürütülmesinin öncelikleri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların haklarının korunmasının temel ilkeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Uluslararası Mudanya Mütarekesi'nin 104. yıl dönümünde Mudanya Barış Sempozyumu başladı Haber

Uluslararası Mudanya Mütarekesi'nin 104. yıl dönümünde Mudanya Barış Sempozyumu başladı

Mudanya Belediyesi’nin, Mudanya Mütarekesi’nin 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği Uluslararası Mudanya Barış Sempozyumu, Mudanya'nın Tirilye Mahallesi'ndeki Kültür Merkezi’nde başladı. İki gün sürecek sempozyumda tarihçiler, akademisyenler, diplomatlar, gazeteciler ve siyasetçiler bir araya gelerek barış, diplomasi ve kentlerin savaş sonrası dönüşümünü tartışacak. Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel ve diplomatik önemi ile günümüz dünyasında barışın nasıl mümkün olabileceği farklı başlıklarda ele alınacak programın oturumlarında ayrıca savaşlardan diplomasiye geçiş, savaşların kentler ve toplumlar üzerindeki etkileri ile barışın geleceği değerlendirilecek. DALGIÇ: “MUDANYA’NIN BARIŞ MİRASINI GELECEĞE TAŞIMAK İSTİYORUZ” Sempozyumun açılışında konuşan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, etkinliğin Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödül Kurulu ile birlikte hazırlandığını belirterek, Mudanya’nın barış mirasını araştırmalar ve kalıcı iş birlikleriyle geleceğe taşımayı hedeflediklerini söyledi. Sempozyumla Mudanya Mütarekesi’nin tarihsel deneyimini günümüzün barış arayışlarıyla buluşturmak istediklerini ifade eden Başkan Dalgıç, akademi, diplomasi, yerel yönetimler ve sivil toplum arasında ortak projeler için zemin oluşturmayı amaçladıklarını vurguladı. “MÜTAREKE MİRASI BARIŞA KATKI SAĞLAYACAK” Mudanya’nın, askeri başarının diplomatik yetkinlikle birleştiği ve savaşın ardından barışa giden yolun açıldığı özel bir tarihsel deneyime sahip olduğunu söyleyen Dalgıç, “Mudanya, tarihte savaşın ardından barışa giden yolun açıldığı en önemli kentlerden biridir. 104 yıl önce Mudanya’da yürütülen müzakereler, yalnızca dönemin savaş koşullarını değil, barışın nasıl kurulabileceğini de bizlere miras bıraktı” diye konuştu. Barışın yalnızca devletler ve diplomasi çevreleri arasında değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla konuşulması gerektiğini belirten Dalgıç, kadınların, gençlerin ve farklı toplumsal grupların deneyimlerinin de tartışmalara dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Dalgıç, “Barışı konuştuğumuz masalar büyümeli. Kadınların, gençlerin, farklı toplumsal grupların ve hayatı doğrudan etkilenen insanların deneyimleri, tartışmaların içeriğini değiştirebilmeli” dedi. İKİ GÜN BOYUNCA BARIŞ VE DİPLOMASİ TARTIŞILACAK Daha sonra Prof. Dr. Suha Atatüre’nin moderatörlüğündeki “Yurtta Barış, Dünyada Barış” başlıklı ilk oturumda, eski bakan Murat Karayalçın ile emekli büyükelçi Onur Öymen “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sunumlarını gerçekleştirdi. Sempozyum; “Mudanya’dan Dünyaya: Barışın Geçmişi, Bugünü ve Geleceği” ile “Mudanya’dan Yeni Dünya Düzenine: Savaştan Diplomasiye Geçiş” başlıklarıyla devam edecek. Programda 1918–1923 dönemi, günümüzün barış arayışları ve geleceğin barışı ele alınacak. Katılımcılar, tarihsel deneyimler ve güncel gelişmeler ışığında diplomasinin rolünü ve kalıcı barışın koşullarını tartışacak.

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder” Haber

Peskov’dan Batı’ya sert mesaj: “Rusya’ya saldıranlar Ukrayna gibi bedel öder”

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya’ya yönelik olası bir saldırının ağır sonuçlar doğuracağını savundu. Peskov, Moskova’nın Donetsk’teki taleplerinden geri adım atmayacağını ve Kaliningrad’a yönelik bir tehdit durumunda Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna savaşı, Donetsk’in geleceği ve Kaliningrad’ın güvenliği konusunda Batı ülkelerine yönelik sert mesajlar verdi. Rus gazeteci Pavel Zarubin’e konuşan Peskov, diplomasi ve müzakere imkanlarının ortadan kalkması halinde Moskova’nın kendi çıkarlarını korumak için savaşmayı sürdüreceğini belirtti. Peskov ayrıca Rusya’ya “ölümcül bir saldırı” planlayanların, Ukrayna’nın bugün ödediğini söylediği bedelle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Peskov: “Barış mümkün değilse savaşacağız” Rusya’nın savaşın içine tamamen sürüklendiğini savunan Peskov, Moskova’nın önceliğinin barışçıl yollarla çözüm olduğunu öne sürdü. Peskov, müzakere imkanlarının tükenmesi halinde Rusya’nın mücadeleyi sürdüreceğini belirterek, “Rusya’ya karşı ölümcül bir saldırı planı hazırlayabileceklerini düşünenler de bunun bedelini, bugün Ukrayna’nın ödediği gibi ödeyecek” dedi. Kremlin Sözcüsü, bu açıklamasıyla Rusya’ya yönelik doğrudan bir saldırının Moskova tarafından ağır bir karşılıkla yanıtlanacağı mesajını verdi. Kaliningrad için “tüm cephanelik” mesajı Peskov’un açıklamalarında Kaliningrad da önemli bir yer tuttu. Polonya ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen bazı açıklamalara işaret eden Peskov, Kaliningrad’ın Rusya’nın bir parçası olduğunu savundu. Bölgeye yönelik herhangi bir tehdit oluşması halinde Rusya’nın mevcut silah cephaneliğinin tamamını kullanabileceğini söyledi. Peskov, bunun nükleer silah kullanma tehdidi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, Moskova’nın açıklamalarının bir “uyarı” niteliğinde olduğunu savundu. Bu açıklamalar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 1 Ekim’de Kaliningrad’ın doğrudan saldırıya uğraması halinde Rusya’nın elindeki tüm silah türlerinin gündeme gelebileceğini söylemesinin ardından geldi. “Donetsk’te tek bir karıştan bile vazgeçmeyeceğiz” Donetsk bölgesinde Rusya’nın kontrolü dışında kalan alanlara ilişkin soruya da yanıt veren Peskov, Moskova’nın toprak taleplerinden geri adım atmayacağını söyledi. Peskov, bölgenin çok küçük bir bölümünün dahi söz konusu olması halinde bunun Rusya açısından müzakere edilebilir bir konu olmadığını savundu. Kremlin Sözcüsü, Rusya’nın Donetsk konusundaki pozisyonunun değişmediğini belirterek, bölgenin Rusya topraklarının parçası olduğu yönündeki Moskova tezini yineledi. Askeri tatbikatlara “savunma” açıklaması Peskov ayrıca Rusya ve müttefikleri tarafından gerçekleştirilen askeri tatbikatların Avrupa’ya yönelik bir tehdit oluşturduğu yönündeki değerlendirmeleri reddetti. Tatbikatların dışarıdan gelebilecek saldırılara karşılık verme kapasitesini artırmaya yönelik olduğunu savunan Peskov, çalışmaların kolektif güvenlik çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kaliningrad çevresindeki askeri hareketlilik ise son dönemde Rusya ile NATO arasındaki gerilimin önemli başlıklarından biri haline geldi. Rusya, bölgenin güvenliğine yönelik tehdit gördüğü durumda askeri kapasitesini kullanacağını belirtirken, NATO ise ittifakın savunma amaçlı olduğunu vurguluyor. Putin-Trump-Şi Cinping görüşmesi gündemde Öte yandan Kremlin, Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılması muhtemel görüşmeye ilişkin de açıklamada bulundu. Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası ilişkilerden sorumlu yardımcısı Yuri Uşakov, Putin ile Trump arasında şu aşamada herhangi bir ön görüşmenin başlamadığını söyledi. Uşakov ayrıca Çin’in Shenzhen kentinde düzenlenecek APEC Zirvesi’ne dikkat çekerek, Trump’ın da zirvede bulunması halinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in ev sahibi sıfatıyla Putin, Trump ve kendisinin katılacağı üçlü bir görüşme için girişimde bulunabileceğini belirtti. Böyle bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ise henüz netleşmiş değil. Moskova’dan Batı’ya art arda mesajlar Peskov’un açıklamaları, Ukrayna savaşı, Kaliningrad’ın güvenliği ve NATO ile Rusya arasındaki askeri gerilimin yeniden öne çıktığı bir dönemde geldi. Moskova bir yandan Donetsk konusunda geri adım atmayacağını vurgularken, diğer yandan Kaliningrad’a yönelik olası bir tehdit karşısında tüm mevcut askeri imkanlarını kullanabileceği mesajını yineliyor. Kremlin’in açıklamalarında diplomasi seçeneğinin tamamen dışlanmadığı belirtilse de, Rusya’nın savaşın sürmesi halinde askeri mücadeleyi devam ettirme yönündeki tutumu da öne çıkıyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kritik toplantı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Riyad’da buluştu Haber

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kritik toplantı: Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Riyad’da buluştu

Üç ülkenin askeri yönetimi Riyad’da buluştu Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’yi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti. Toplantıda Pakistan Savunma Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri Komutanı Mareşal Syed Asim Munir ile Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili de yer aldı. Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, Bayraktaroğlu’nun söz konusu toplantıya katıldığı bildirildi. Toplantı Husi saldırılarının ardından gerçekleşti Riyad’daki görüşme, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının arttığı bir dönemde yapıldı. Üç ülkenin dışişleri bakanları da 22 Eylül’de New York’ta gerçekleştirdikleri görüşmede, Suudi Arabistan’ın uluslararası hukuk çerçevesinde kendisini savunma hakkını desteklediklerini açıklamıştı. Bakanlar ayrıca bölgedeki deniz ulaşımının güvenliğinin korunması ve gerilimin diplomasi yoluyla azaltılması gerektiğini vurgulamıştı. Mekke Anlaşması için kurumsallaşma adımları atılmıştı Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında daha önce Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi oluşturulmuştu. Komitenin ilk toplantısı 31 Ağustos’ta İstanbul’da yapılmıştı. Üç ülke, anlaşma çerçevesindeki iş birliğinin kurumsallaştırılması, savunma sanayisi alanında ortak çalışmalar yürütülmesi ve ortak teknoloji geliştirilmesi konusunda mutabakata varmıştı. Ayrıca anlaşma kapsamında Suudi Arabistan’da bir sekretarya kurulması kararlaştırılmıştı. Bayraktaroğlu Türkiye’yi temsil etti Riyad’daki toplantıda Türkiye adına Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Pakistan adına Mareşal Syed Asim Munir ve Suudi Arabistan adına Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili yer aldı. Toplantının, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında üç ülke arasındaki askeri koordinasyonun sürdürülmesi açısından gerçekleştirilen temaslardan biri olduğu belirtildi.

İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük teklif: ABD’ye şartlı açılış mesajı Haber

İran’dan Hürmüz Boğazı için 7 günlük teklif: ABD’ye şartlı açılış mesajı

Arakçi, açıklamasını New York’ta Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantıları kapsamında gazetecilerle yaptığı görüşmede yaptı. İranlı Bakan, ABD’ye bir teklif sunduklarını belirterek, “Belirli şartlar yerine getirilirse Hürmüz Boğazı 7 gün için açılacak ve görüşmeler yeniden başlayacak” dedi. “Şartlar kabul edilirse takvim ertesi gün başlayabilir” İran’ın önerisine ilişkin ayrıntıları paylaşan Arakçi, Washington’ın şartları kabul etmesi halinde sürecin hemen başlatılabileceğini ifade etti. Arakçi, ABD’nin öneriyi kabul etmesinin ardından takvimin ertesi günden itibaren işlemeye başlayabileceğini, 7 günün sonunda ise Hürmüz Boğazı’nın açılacağını belirtti. İranlı Bakan, teklifin yalnızca boğazın açılmasını değil, ABD ile diplomatik görüşmelerin yeniden başlamasını da kapsadığını söyledi. İran şartların yeni olmadığını savunuyor Arakçi, Washington’dan talep edilen şartların yeni olmadığını belirterek bunların daha önce imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nda yer alan hükümlerle bağlantılı olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı, “ABD’den karşılamasını istediğimiz şartlar yeni bir şey değil, ABD Başkanı tarafından imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nda yer alanlardan farklı bir şey değil” ifadelerini kullandı. İslamabad Mutabakat Zaptı, ABD ile İran arasında haziran ayında varılan ateşkes düzenlemesine işaret ediyor. Söz konusu mutabakatın temmuz ayında bozulmasının ardından Washington yönetimi, haziran ayındaki şartlara geri dönmeyeceğini açıklamıştı. Hürmüz için daha önce de benzer teklif gündeme gelmişti İran, eylül ayı başından bu yana Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ile ABD’nin mutabakat kapsamındaki yükümlülükleri arasında bağlantı kuruyor. Arakçi daha önce de Washington’ın İslamabad Mutabakatı kapsamındaki taahhütlerine dönmesinin bölgedeki gerilimin azaltılmasının önünü açabileceğini belirtmişti. İran tarafı ayrıca Umman ile Hürmüz Boğazı üzerinden geçici bir deniz ulaşım güzergahı oluşturulmasına yönelik görüşmeler yürütüyor. Ancak Arakçi, bu düzenlemenin boğazın tamamen yeniden açılması anlamına gelmediğini ve bunun ABD’nin mutabakat kapsamındaki tutumuyla bağlantılı olduğunu ifade etmişti. ABD ile diplomasi yeniden gündemde Tahran’ın son önerisi, BM Genel Kurulu için New York’ta yoğun diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde geldi. İran, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve Washington ile görüşmelerin yeniden başlaması için belirli koşullar öne sürerken, ABD tarafının önceki anlaşmaya dönüş konusundaki tutumu sürecin geleceği açısından belirleyici olacak. İran’ın teklifine göre şartların kabul edilmesi halinde diplomatik görüşmeler yeniden başlayacak ve Hürmüz Boğazı’nın 7 günlük takvimin sonunda açılması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM için reform çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan BM için reform çağrısı: Veto imtiyazı kaldırılmalı

Dünya 5’ten büyüktür’ mesajı Erdoğan, “BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır” başlıklı makalesinde, son yıllarda yaşanan salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmaların küresel sorunların çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın mevcut şartlarla bağdaşmadığını gösterdiğini ifade etti. BM Güvenlik Konseyi’nin hâlâ İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yapıyı yansıttığını belirten Erdoğan, daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışına ihtiyaç bulunduğunu savundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kapsamda daha önce dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının daha geniş bir sorumluluk anlayışına işaret ettiğini belirterek, BM reformu konusunda somut bir yol haritası oluşturulması gerektiğini kaydetti. Veto imtiyazının kaldırılmasını istedi Erdoğan, reformun merkezinde Güvenlik Konseyi’ndeki veto imtiyazının kaldırılmasının bulunması gerektiğini ifade etti. Yeni ayrıcalıklı üyeler eklenmesinin, karar alma gücünün sınırlı sayıdaki devletin elinde toplanması sorununu çözmeyeceğini belirten Erdoğan, reformun veto hakkının başka ülkelere de verilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, Genel Kurul bünyesinde hiçbir ülkenin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleyememesi ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmasını önerdi. Erdoğan ayrıca Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli sürelerle ve dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin ise üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazanması gerektiği bir model önerdi. ‘Gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişimi güvence altına alınmalı’ Küresel güç dengelerinin ekonomi, teknoloji, güvenlik ve diplomasi alanlarında değiştiğini belirten Erdoğan, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığını ifade etti. Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların devletlerin güçlü kurumlara ve dayanıklı ekonomilere sahip olmasının önemini artırdığını belirten Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenliğinin de daha önemli hale geldiğini kaydetti. Erdoğan, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkının ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimin güvence altına alınması gerektiğini söyledi. ‘Kalıcı barış blokların çoğalmasıyla kurulamaz’ Türkiye’nin çok taraflı diplomasi tecrübesini BM reformu arayışında kullanmaya devam edeceğini belirten Erdoğan, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerindeki ağırlığının artırılması ve Genel Kurul’un rolünün güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde farklı bölgelerden ülkelerin ortak bir zeminde buluşmasının uluslararası sistemin temsil kapasitesini güçlendireceğini belirterek, “Daha adil bir dünya” için farklı coğrafyaların tecrübesi, kapasitesi ve iradesinin ortak zeminde buluşturulması gerektiğini savundu.

Trump’tan İran mesajı: “Çok büyük şeyler olacak” Haber

Trump’tan İran mesajı: “Çok büyük şeyler olacak”

Fox News’e konuşan Trump, İran konusunda “karar verme modunda” olduğunu ifade ederek, “Çok da uzak olmayan bir gelecekte çok büyük şeyler olacak” dedi. Trump’tan İran için üç seçenek mesajı Trump, İran’a yönelik politikada farklı seçenekleri değerlendirdiğini belirtti. ABD Başkanı, bunlar arasında bir anlaşmaya varılması, İran ekonomisi üzerindeki baskının devam ettirilmesi ve çok daha sert bir askeri adım atılması ihtimallerini sıraladı. Trump’ın açıklamaları, ABD ile İran arasındaki gerilimin devam ettiği bir dönemde geldi. Reuters’ın aktardığına göre Trump, İran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde ekonomik baskının artırılabileceği veya İran yönetimine yönelik daha sert bir adım atılabileceği yönünde mesaj verdi. Trump ayrıca İran yönetimine yönelik sert ifadeler kullanarak Tahran’ın tutumunu değiştirmesi gerektiğini söyledi. Pezeşkiyan ile görüşmeye açık ABD Başkanı Trump, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile görüşme ihtimaline de kapıyı kapatmadı. Trump, New York’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu marjında Pezeşkiyan ile görüşmeye “muhtemelen” açık olduğunu belirtti. Bu açıklama, Washington ile Tahran arasında askeri gerilim sürerken diplomatik temas ihtimalinin de gündemde olduğunu gösterdi. ABD yönetimi daha önce Pezeşkiyan ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin BM Genel Kurulu'na katılabilmesi için gerekli vizelerin verilmesine onay vermişti. İran’dan da diplomasi mesajı İran tarafında ise Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, savaş istemediklerini ancak baskı karşısında geri adım atmayacaklarını ifade etti. İran yönetiminin bir yandan diplomatik temas kanallarını açık tuttuğu, diğer yandan ABD'nin olası yeni saldırılarına karşılık verileceği yönünde açıklamalar yaptığı bildiriliyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai de Washington'a müzakerelerin yeniden başlaması için bazı şartların iletildiğini açıkladı. Trump’ın İran konusunda vereceği kararın, New York’ta yapılması beklenen BM Genel Kurulu görüşmeleri öncesinde bölgedeki gelişmeler açısından önem taşıdığı belirtiliyor.

Hakan Fidan’dan Yunanistan mesajı: “İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz” Haber

Hakan Fidan’dan Yunanistan mesajı: “İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz”

Fidan, Şam ziyaretini değerlendirdi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki günlük Suriye ziyareti kapsamında Şam’da Türk basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Fidan, ziyaret sırasında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık iki saat görüştüğünü ve çok sayıda konunun ele alındığını belirtti. Fidan, Suriye’de normalleşme sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Şam’da konaklamalarının ülkedeki hayatın normalleşmeye başladığının göstergelerinden biri olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Suriye ile temaslarını artırdığını belirten Fidan, Suriye’nin istikrarının önündeki tehditler konusunda İsrail’in politikalarına dikkat çekti. Fidan, İsrail’in Suriye’ye yönelik politikalarının ülkeyi istikrarsızlaştırma riski taşıdığını savundu. Fidan ayrıca Suriye’nin ekonomik toparlanması ve uluslararası alandaki konumunun güçlenmesinin önemine işaret ederek ülkenin zamana ihtiyacı olduğunu söyledi. “SDG’nin tehdit olmaktan çıkması birinci öncelik” Suriye’deki entegrasyon sürecine de değinen Fidan, Türkiye açısından önceliğin SDG’nin tehdit oluşturmayan bir yapıya dönüşmesi olduğunu belirtti. Fidan, açıklanan prensiplerin olumlu mesajlar içerdiğini ancak uygulamanın sahada nasıl ilerlediğinin yakından takip edildiğini söyledi. Türkiye’nin, kamuoyuna açıklanan hedeflerle uygulamanın uyumlu olmasını beklediğini ifade etti. Fidan’ın Şam temaslarında Suriye’deki silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi de gündeme geldi. Bakan, daha önce yaptığı açıklamada bu bütünleşmenin Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi açısından gerekli olduğunu belirtmişti. Bölgesel iş birliği ve Mekke İttifakı mesajı Bölge ülkelerinin Gazze konusunda geliştirdiği iş birliğinin Suriye ve İran-ABD savaşı gibi diğer bölgesel gelişmelerde de kullanıldığını belirten Fidan, ülkeler arasında diplomatik koordinasyonun artırıldığını söyledi. Fidan, İsrail’in bölgedeki politikaları karşısında iş birliği ve diplomasi temelinde hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Mekke İttifakı’nın kurumsallaşma çalışmalarının sürdüğünü belirten Fidan, üç ülkenin teknik düzeyde görüşmeler yürüttüğünü ve yapının genişletilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Mekke Ortak Savunma Anlaşması daha önce Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanmış; Fidan, anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve ortak savunma anlayışına dayandığını açıklamıştı. Yunanistan’a “iyi komşuluk” mesajı Fidan’ın açıklamalarında Türkiye-Yunanistan ilişkileri de önemli başlıklardan biri oldu. Türkiye’nin Yunanistan ile iyi komşuluk ilişkileri geliştirmek istediğini belirten Fidan, iki ülke arasında özellikle güvenlik alanında yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Yunanistan’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak isteyen aktörlerin etkisine girmesini istemediklerini belirterek, iki tarafın da güvenlik alanındaki hassasiyetleri dikkate alması gerektiğini ifade etti. Bakan Fidan, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki bazı adaların silahlandırılması konusundaki hassasiyetini de dile getirdi. Özellikle uluslararası anlaşmalar kapsamında gayriaskeri statüye sahip adaların silahlandırılmasına ilişkin Türkiye’nin itirazlarını daha önce de Yunanistan, NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde gündeme getirdiğini söyledi. Fidan, iki ülke arasında son dönemde sorunların çözümüne yönelik oluşan olumlu atmosferin korunması gerektiğini belirterek, Yunanistan’ın güvenlik alanındaki gelişmelere yeni sorunlar eklememesi gerektiğini ifade etti. DHA’nın aktardığı açıklamalarda da Fidan’ın “iyi komşuluk ilişkisi” vurgusu öne çıktı. S-400 görüşmeleri sürüyor Türkiye’nin S-400 sistemi konusunda ilgili ülkeler arasındaki teknik görüşmelerin devam ettiğini belirten Fidan, müzakerelerin sürdüğünü söyledi. Bakan, sürece ilişkin ayrıntı vermeden teknik düzeyde görüşmelerin devam ettiğini ifade etti. “Terörsüz Türkiye” süreci Diyarbakır’da değerlendirildi Fidan, geçen hafta gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretine ilişkin değerlendirmesinde ise “Terörsüz Türkiye” sürecinin toplumun farklı kesimlerinde karşılık bulduğunu söyledi. Ziyaret kapsamında sivil toplum kuruluşları ve farklı siyasi görüşlerden kişilerle görüştüklerini belirten Fidan, silah bırakma sürecinin ardından bölgede ekonomik kalkınma ve yatırımların daha fazla gündeme geldiğini ifade etti. Fidan; sanayi, altyapı, sınır kapıları ve komşu ülkelerle ticaretin geliştirilmesi gibi başlıkların görüşmelerde ele alındığını belirtti. Türkiye’de kimlik ve dil alanındaki düzenlemelere de değinen Fidan, özellikle 2013’teki Demokratikleşme Paketi sonrasında seçmeli dil eğitiminin önünün açılmasını bu sürecin önemli adımlarından biri olarak değerlendirdi. Fidan’ın Şam ziyaretinin ardından yaptığı açıklamalarda da Türkiye’nin Suriye’nin yanında olmaya devam edeceği ve iki ülke arasındaki iş birliğinin sürdürüleceği vurgulanmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.