Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijitalleşme

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında İş Birliği Haber

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında İş Birliği

Bu kapsamda HAB OSB’de faaliyet gösteren firmaların üretim süreçlerini güvence altına alan modern ve yüksek güvenilirliğe sahip bir enerji dağıtım sistemi hayata geçirildi. Ayrıca Siemens Türkiye ile HAB OSB, SAHA 2026 Fuarı’nda 7 Mayıs 2026 Perşembe günü bir araya gelerek; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları ve orta gerilim dağıtım sistemlerini kapsayan alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik bir iyi niyet anlaşması da imzalandı. Söz konusu niyet anlaşması, Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen enerji dağıtım altyapısı projesiyle kurulan iş birliğinin kapsamının genişletilmesine yönelik ortak yaklaşımı ortaya koyuyor. Taraflar, mevcut projeden elde edilen mühendislik deneyimi ve saha uygulamalarını temel alarak, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve akıllı enerji yönetimi alanlarında yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinin en büyük buluşmalarından biri olan Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026’da gerçekleşen imza törenine Siemens Türkiye’den Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey katılırken; HAB OSB’yi Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı temsil etti. Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz proje, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim altyapısını güçlendirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor. Siemens Türkiye olarak 170 yıldır ülkemizin sanayi, altyapı ve teknoloji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Bu çerçevede HAB OSB’de faaliyet gösteren şirketlerin kritik operasyonlarını destekleyecek kesintisiz ve güvenilir bir enerji dağıtım altyapısını devreye aldık. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, bölgenin gelecekteki büyüme hedeflerine de yanıt verecek şekilde tasarlanan bu altyapı; mühendislik, dijital şebeke planlaması, koruma koordinasyonu ve saha yönetimini kapsayan uçtan uca yaklaşımımızın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak teknoloji ve mühendislik gücümüzle kritik sektörlerin gelişimine destek olmayı sürdüreceğiz.” Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı ise şu değerlendirmede bulundu: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim yapan şirketleri aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Bu ölçekte stratejik bir üretim altyapısında enerjinin sürekliliği, üretim güvenliği ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. Siemens Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje sayesinde bölgemizde faaliyet gösteren şirketleri kesintisiz, güvenilir ve yüksek performanslı bir enerji dağıtım altyapısıyla destekliyoruz. Bu altyapının mevcut üretim gücümüzü desteklerken gelecekteki kapasite artışlarına da katkı sunacağına inanıyoruz.” Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında 2025’te tamamlanarak hayata geçirilen projede; ekipman kurulumunun yanı sıra mühendislik, koruma koordinasyonu, saha yönetimi ve saha hizmetlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsendi. Dijital ikiz ve şebeke simülasyonları üzerinden yapılan çalışmalarla sistemin farklı yük senaryolarındaki davranışı daha tasarım aşamasında analiz edildi. Bu sayede hem ilk yatırım hem de uzun vadeli işletme süreçlerinde verimlilik artırıldı. Yüksek teknoloji üretimin yoğunlaştığı HAB OSB’de enerji sürekliliği kritik bir gereklilik olarak öne çıkarken, sistem bakım süreçlerinde dahi kesintiye izin vermeyecek şekilde kurgulandı. Bu kapsamda Siemens Türkiye, HAB OSB’de dış ortamdan tamamen bağımsız, hermetik olarak izole edilmiş uçtan uca gaz izoleli (GIS) dağıtım yapısını gelişmiş koruma sistemleriyle birlikte devreye aldı. Gaz izoleli sistemlerin kompakt yapısı sayesinde geleneksel çözümlere kıyasla çok daha az alan kullanıldı; bu durum inşaat ihtiyacını azaltarak maliyetlerde yaklaşık %50 düşüş sağladı. Hücre bazlı yatırım maliyetlerinde %40’a varan tasarruf elde edilirken, işletme tarafında da geleneksel sistemlere kıyasla %80’e varan avantaj sağlandı. Minimal personelle yönetilebilen yapı operasyonel verimliliği de artırdı. Savunma sanayisindeki büyüme dikkate alınarak iki faz halinde kurgulanan projede ilk faz 9 Ağustos 2021’de imzalanan sözleşme ile başladı. Bu fazda 31 primer ve 137 sekonder GIS hücre devreye alındı, ardından yapılan genişleme çalışmasıyla 55 sekonder hücre daha sisteme dahil edildi. İkinci faz sözleşmesi 9 Şubat 2024’te imzalandı. Bu kapsamda 8 primer ve 133 sekonder GIS hücre kuruldu ve ikinci fazın geçici kabulü Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Toplamda 39 primer ve 315 sekonder GIS hücrenin devreye alındığı projede tüm mühendislik ve saha yönetimi Siemens Türkiye tarafından yürütüldü. Hayata geçirilen altyapı sayesinde HAB OSB, 400 yüksek teknoloji üreticisine %100 şebeke sürekliliği sağlayan bir enerji dağıtım yapısına kavuştu. Bakım için dahi duruş gerektirmeyen sistem, minimal işletme personeliyle yönetilebilme imkânı sunarak işletme ve bakım maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını sağladı. Siemens Türkiye’nin projeye özel çözüm yaklaşımıyla hayata geçirilen bu yapı, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha düşük ilk yatırım maliyetiyle, dünya standartlarında, yüksek sürekliliğe sahip ve sürdürülebilir bir enerji altyapısının kurulmasını mümkün kıldı. HAB OSB enerji dağıtım şebekesi tüm bu avantajları ve yeni yaklaşımı ile Türkiye dağıtım sektörü için referans niteliğinde bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi Haber

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı” sözleriyle Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki büyümeye dikkat çekti. Ödül töreninin ev sahipliğini üstlenen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç da “Turkell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek. Yarının Teknoloji Liderleri de bu anlayışın yansıması. Gençlerimizin yanında olmayı bundan böyle de sürdüreceğiz. Dereceye giren ekipleri ve tüm katılımcıları kutluyorum. Vizyonlarıyla bu sürece yön veren devletimizin değerli temsilcileri başta olmak üzere üniversitelerimize, jüri üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Turkcell’in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği “Yarının Teknoloji Liderleri” proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel’de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye’de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL’lik para ödülü takdim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda 'Ben de varım' diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye'nin teknoloji lideri Turkcell'e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum”. “Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek” Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor.” “Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum.” Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü “Signify” projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren “MEMOVISION” kazandı. “Smellcontrol” projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: “Sosyal Okuryazarlılık” ödülüne “Cyberkids” projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünü “ENERATICS” projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. “Ölçeklenme Potansiyeli” ödülünün sahibi “KazAI” projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi Yarının Teknoloji Liderleri’nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi.

Trakya Üniversitesi’nde “Zirve’26” buluşması Haber

Trakya Üniversitesi’nde “Zirve’26” buluşması

Trakya Üniversitesi Bilişim ve İnovasyon Topluluğu (TÜBİT) tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen Liderlik, Kariyer ve İnovasyon etkinliği, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu ev sahipliğinde görkemli bir törenle başladı. Üç gün sürecek “Zirve’26” kapsamında liderlik, yapay zekâ, siber güvenlik ve kariyer planlaması gibi pek çok kritik konu masaya yatırılacak. Etkinlik, öğrenciler ile sektör temsilcileri arasında önemli bir köprü kurmayı hedefliyor. Açılış programına Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Şapçı, Yüksekokul Müdürü İlknur Kumkale, Keşan Meslek Yüksekokulu Müdürü Aydın Güllü, akademisyenler, sponsorlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende konuşan TÜBİT Başkanı Aykut Efe Çağlayan, etkinliğin yalnızca bir organizasyon değil, güçlü bir ekip ruhunun ürünü olduğunu vurguladı. Çağlayan, öğrenciler arasındaki dayanışma ve mezunlarla kurulan bağın zirvenin en önemli gücü olduğunu ifade etti. Yüksekokul Müdürü İlknur Kumkale ise TÜBİT’in yedi yıldır sürdürdüğü bu organizasyonun önemli bir başarı örneği olduğunu belirterek, öğrencilerin ortaya koyduğu emeğin üniversite kültürü açısından gurur verici olduğunu söyledi. Dijitalleşme ve yapay zekânın önemine dikkat çeken Kumkale, gençlerin geleceğin iş modellerini şekillendireceğini vurguladı. Programda, eğitime katkı sunan paydaşlara plaket takdim edilirken, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası ve Tekcan Tarım yetkilileri desteklerinden dolayı onurlandırıldı. Etkinliğin ilk gününde okul mezunları Kubilay Kaptanoğlu, Barlas Baycık ve Mete Ali Başkaya sahne alarak deneyimlerini paylaştı. Zirve boyunca alanında uzman 12 konuşmacının katılımcılarla buluşacak

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi Haber

Ege İhracatçı Birlikleri’nde Muhammet Öztürk Dönemi

Nisan ayında tamamlanan Ege İhracatçı Birlikleri Genel Kurul Toplantıları sonrasında şekillenen Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nun ilk toplantısında; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcılıklarına, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Fatih Uysal ve Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Turan Göksan oy birliğiyle getirildiler. Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’ndaki diğer başkanlar Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Halil Gündoğdu, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Tütün İhracatçıları Birliği Başkanı Selim Jimi, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun 2026-30 döneminde Ege İhracatçı Birlikleri Başkanlar Kurulu’nda Ege Bölgesi ihracatının artması için mesai verecek diğer birlik başkanları olacak. Muhammet Öztürk EİB’de Koordinatör Başkan olan 10. isim Muhammet Öztürk, EİB tarihinde Halit Şarlak, Mustafa Özman, Şükrü Ünlütürk, Hasan Çelebioğlu, Mete Uğuz, Servet Eröcal, Mustafa Türkmenoğlu, Sabri Ünlütürk ve Jak Eskinazi’den sonra Koordinatör Başkan olma mutluluğu yaşayan 10. ihracatçı oldu. EİB’de 12 başkanın 8’i değişti Ege İhracatçı Birlikleri’nde Nisan ayında yapılan genel kurullarda 12 birlik başkanının 8’i değişmişti. Ege İhracatçı Birlikleri’nde 1 Nisan 2026 tarihinde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Genel Kurul Toplantısıyla başlayan genel kurul maratonu Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcılığı seçimleriyle tamamlanmış oldu. Öztürk; “18,5 milyar sendromuna son vermek istiyoruz” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk; “Ege İhracatçı Birlikleri olarak ihracatımız son 3 yıldır 18,5 milyar dolar bandında sıkıştı kaldı. Öncelikli hedefimiz bu kritik eşiği aşmak ve ihracatta 20 milyar doları geçmek olacak. Bu amaçla 2025 yılında Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu 17’ye çıkardığımız fuarların sayısını daha da artırmak istiyoruz. Sektörel Ticaret Heyetleri, Alım Heyetleri, URGE ve TURQUALITY Projelerine ağırlık vereceğiz. Ticaret Bakanlığımız, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Türkiye İhracatçılar Meclisi’yle uyumlu hareket ederek Ege İhracatçı Birlikleri’nin her yıl iki haneli ihracat artışı yakalaması için gece-gündüz çalışacağız. Ege İhracatçı Birlikleri’nde temsil edilmeyen ancak ihracatı güçlü olan kimya, otomotiv, yenilenebilir enerji, iklimlendirme, elektrik-elektronik ve makine sektörlerimizin EİB çatısı altında temsili önceliklerimiz arasında olacak. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığı adaylığımda bana destek veren 11 birlik başkanımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum.” Uysal: “SKDM, Sürdürülebilirlik, İnovasyon, URGE ve AR-GE’ye odaklanacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Uysal: “Türkiye’de ihracatın başladığı İzmir’de, 12 ihracatçı birliğiyle en geniş ihracat kümelenmesini temsil ediyoruz. Avrupa Birliği’nin hayata geçirdiği Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması, Sürdürülebilirlik, İnovasyan, URGE ve AR-GE başlıklarına odaklanacağız. “İşimiz Üretim, Gücümüz İhracat” mottosuyla hareket edeceğiz. Hannibal’ın dediği gibi; "Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız" bu süreçle genç ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden birlik başkanlarımızın vizyonu bize rehberlik yapacak. Güzel bir ekip olduk, hedeflerimize ulaşacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.” Göksan; “Emek yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Turan Göksan; “Emek-yoğun sektörlerimiz son 3 yıldır ihracatta ve istihdamda ciddi kayıplar yaşadı. Emek-yoğun sektörlerimizin sorunlarını gündeme taşıyacağız. Nisan ayı enflasyon rakamları, nisan ayında 45,7’ye gerileyen İSO Türkiye İmalat PMI anketi yılın ikinci çeyreğine imalat sanayi faaliyet koşullarında kayda değer bir yavaşlamayla başladığına işaret ediyor. Orta Doğu’daki savaş tedarikçilerde bir tedirginliğe yol açsa da Türkiye’nin güvenli tedarikçi olduğunu bir kez daha hatırlattı. İhracatçı sektörlerimizin kayıpların sona ermesi, ihracat ve istihdamda tekrar eski günlere dönmek için Ankara nezdinde girişimlerde bulunacağız. İhracatçı sektörlerimizin yaşadığı zorlukları verilerle ortaya koyacağız. Sektörlerimizi katma değerli üretim ve ihracata yönlendirmek, URGE Projeleri, e-ihracat, dijitalleşme, yapay zekâ yoğunlaşacağımız konular olacak.” MUHAMMET ÖZTÜRK KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 8 Ekim 1968 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 1986 yılında profesyonel olarak iş hayatına atılan Muhammet Öztürk, 1996 yılında ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. firmasını kurdu. Uzun yıllardır tarım ürünleri ihracatı yapan Muhammet Öztürk, 2008 yılında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu’na girdi. 2014-22 yılları arasında Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EHBİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini sürdüren Öztürk, 14 Nisan 2022 tarihinde yapılan Genel Kurulda Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçildi. Muhammet Öztürk, bu göreve 1 Nisan 2026 tarihinde ikinci kez seçildi. 5 Mayıs 2026 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanlığına seçildi. EHBİB, Öztürk döneminde ihracat artış rekortmeni oldu Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında 4 yıllık süreçte ihracatını yüzde 74’lük artışla 682 milyon dolardan 1 milyar 185 milyon dolara çıkardı ve Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihracat artış rekortmeni oldu. Muhammet Öztürk’ün başkanlığı döneminde Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, iki tane URGE Projesini hayata geçirdi. Malezya, Suudi Arabistan ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyetleri düzenledi. Başkan Muhammet Öztürk, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Amerika Birleşik Devletleri’ne Türk gıda ürünlerinin tanıtımı amacıyla sürdürdüğü Turkihs Tastes isimli TURQUALITY Projesi’ne büyük emek verdi. Proje döneminde Türkiye’nin ABD’ye hububat bakliyat yağlı tohumlar ihracatı 3 kat artarak 300 milyon dolardan 900 milyon dolara yükseldi. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Muhammet Öztürk’ün başkanlığında; Avrupa Baharat Birliği Baharat Birliği Genel Kuruluna 2022 yılında ev sahipliği yaptı. Türk Gıda Sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefine ulaşması için sektör paydaşlarıyla Foodist İstanbul Fuarı’nın hayata geçmesine öncülük etti. Evcil hayvan mamaları sektörüne özel ilgi Evcil hayvan mamaları sektörü son yıllarda büyük bir gelişim gösteriyor. Kedi-köpek maması sektörü son 11 yılda ihracatını 33 kat artırarak 150 milyon doların üzerine çıkarırken bu sektörün üretim ve ihracatının yüzde 65’i Ege Bölgesi’nden gerçekleştiriliyor. Üstü örtülü kalan bu başarıyı Muhammet Öztürk başkanlığı döneminde kamuoyunun gündemine taşıyarak taçlandırdı. Kedi Köpek Maması Üreticileri Derneği (PETBİR) ’yle güçlü bağlar kuran Muhammet Öztürk, sektördeki 14 firmayı UR-GE Projesi çatısı altında buluşturdu. Projede firmaların bir yandan yetkinliklerini artırırken, diğer yandan ortak pazarlama kültürü kazanmalarını sağlıyor. TARGEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini de sürdüren Muhammet Öztürk, iki çocuk babası ve İngilizce biliyor. MEHMET FATİH UYSAL KİMDİR? Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı M. Fatih Uysal, Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden 1983 yılında mezun oldu. M. Fatih Uysal, profesyonel kariyerine 1982 yılında Norm Holding şirketlerinden Standart Cıvata’da Genel Müdür olarak başladı. 1995 yılında Norm Fasteners Cıvata’da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan Uysal, 2013 yılında Norm Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı. Norm Holding’in sektörel çeşitlilik ve dikey entegrasyon yapılanmasına liderlik eden Uysal; bugün 3.800 çalışanı, 8 ülkede bulunan 23 şirketi, 22 üretim, 15 satış ve lojistik merkezi ile bağlantı elemanları, pazarlama ve ticaret, teknoloji, eklemeli imalat, kalıp ve talaşlı imalat, sac şekillendirme, kimya, makine ve otomasyon, sıcak dövme, tarım ve gıda alanlarında faaliyet gösteren Norm Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevine devam ediyor. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kuruluna 2020 yılında giren M. Fatih Uysal, 21 Nisan 2026 tarihinde Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanlığı görevine seçildi. Uysal; Türk Eğitim Vakfı’nda Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Ticaret Odası Eğitim ve Sağlık Vakfı’nda Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde Meclis Üyesi ve TÜSİAD, TİM, TAİDER, KALDER, ESİAD, EGİAD, Salihlililer Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi. Evli ve iki çocuk babası olan M. Fatih Uysal İngilizce biliyor. TURAN GÖKSAN KİMDİR? 1984 yılında İzmir’de doğan Turan Göksan, orta ve lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladı. 2006 yılında Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nden mezun olan Turan Göksan, 2006-2008 yılları arasında Amerika’da New York Pace Üniversitesi'nde Finans Yüksek Lisansını tamamlayıp 2008 yılında aile şirketleri olan Akça Holding bünyesinde çalışmaya başladı. Tekstil, kuru meyve, yenilenebilir enerji, araç muayene istasyonları işletmeciliği, seracılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Akça Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü olan Göksan, sektörel sivil toplum kuruluşlarında da aktif roller üstlendi. 2014 yılında Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi olarak görev aldı ve TİM delegesi oldu. 2018 ve 2022 yıllarında Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği'nde (ETHİB) Başkan Yardımcılığı görevine seçilen Turan Göksan, 17 Nisan 2026 tarihinde Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı seçildi. 42 yaşındaki Turan Göksan, önümüzdeki 4 yıl EİB bünyesindeki 12 ihracatçı birliği başkanı arasında en genç birlik başkanı olarak görev yapacak. Turan Göksan’ın TÜSİAD, EGİAD ve TAİDER üyelikleri bulunuyor. Turan Göksan evli ve üç çocuk babası. İngilizce biliyor.

Bornova’da Muhtarlar Akademisi’nde mezuniyet heyecanı Haber

Bornova’da Muhtarlar Akademisi’nde mezuniyet heyecanı

Bornova Belediyesi, Bornova Kaymakamlığı, Yaşar Üniversitesi ve Bornova Muhtarlar Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen Bornova Muhtarlar Akademisi, Dramalılar Köşkü’nde düzenlenen kapanış toplantısı ve sertifika töreniyle sona erdi. Toplantıda Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan ve 6 ay boyunca muhtarların iletişim, dijitalleşme ve yönetişim becerilerini geliştirmeyi hedefleyen projenin devamı için kurumlar arası yeni bir işbirliği projesi de imzalandı. Bornova Kaymakamı Muzaffer Şahiner, programın önemine vurgu yaparak emeği geçen kurumlara teşekkür etti ve muhtarların kamu hizmetlerine erişimdeki rolüne dikkat çekti. Şahiner ayrıca. Bornova’da yaşanan son trafik kazasını örnek göstererek kriz ve afetlere hazırlık konusunda daha güçlü altyapı ve koordinasyon gerektiğini ifade etti. BAŞKAN EŞKİ: “BORNOVA, ÖNCÜ KENT OLMA YOLUNDA” Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ise Muhtarlar Akademisi’nin Türkiye’ye örnek olacak bir model olduğunu belirterek, Bornova’nın “öncü kent” vizyonuna dikkat çekti. Eşki, “Bilginin sınır tanımadığı, eğitimin hayatın her alanına yayıldığı bir kent hedefliyoruz. Muhtarlarımız bu sürecin en güçlü aktörleri,” diyen Eşki, Bornova’da hayata geçirilen projelerin uluslararası düzeyde ilgi gördüğünü de ifade etti. Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma değil, topluma hizmet misyonu taşıdığını vurguladı. Muhtarların toplumun en temel yapı taşı olduğunu belirten Kazançoğlu, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin tabana yayılmasında muhtarlıkların kritik rol oynadığını dile getirdi. Bornova Muhtarlar Derneği Başkanı Zeki Güler ise akademinin muhtarlara önemli katkılar sunduğunu ifade ederek, “Üniversiteye gitmek yerine üniversite bize geldi. Bu eğitimler bizlere büyük değer kattı” dedi. Programda, Bornova Muhtarlar Akademisi’nin İçişleri Bakanlığı destekli özgün bir model olarak ve kısa sürede Türkiye genelinde yaygınlaşabilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. Projenin yüksek katılım oranı ve kapsamlı içeriği, başarının en önemli göstergeleri arasında yer aldı. Toplam 45 mahalle muhtarının katıldığı akademide; Dijital okuryazarlık ve temel bilgisayar kullanımı, sosyal medya yönetimi ve dijital iletişim, veri güvenliği ve online toplantı teknikleri, topluluk önünde konuşma ve etkili iletişim, zaman yönetimi ve halkla ilişkiler, diksiyon, hitabet ve ikna teknikleri başlıklarında eğitimler verildi. Programla, muhtarların hem bireysel hem de kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi hedeflendi.

BNP Paribas Cardif Türkiye’nin hasar kabul oranı yüzde 91,41’e ulaştı Haber

BNP Paribas Cardif Türkiye’nin hasar kabul oranı yüzde 91,41’e ulaştı

“Değişen Dünyanın Sigortacısı” BNP Paribas Cardif Türkiye, müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla sigortacılıkta fark yaratmaya devam ediyor. Türkiye’de 18 yıldır faaliyet gösteren ve farklı sektörleri kapsayan geniş hizmet yapısıyla öne çıkan şirket, 2025 yılı itibarıyla hasar kabul oranını yüzde 91,41 seviyesine çıkararak müşteri memnuniyetine verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Sigortayı daha erişilebilir kılma misyonuyla hareket eden BNP Paribas Cardif Türkiye, dijitalleşme yatırımları ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla, müşterilerine diledikleri zaman ve yerde hızlı çözümler sunuyor. Şirket, sunduğu hizmetleri farklı metriklerle sürekli takip ederek, müşteri deneyimini her aşamada geliştirmeye odaklanıyor. , BNP Paribas Cardif Türkiye Pazarlama Direktörü Necip Cihan Tatari, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Yakından takip ettiğimiz değer önerisi anlayışımız hem iş ortaklarımızın hem de nihai müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve etkili çözümler sunmayı kapsıyor. Müşteri değerini tüm hizmet ve çözümlerimizin merkezine alan yaklaşımımız doğrultusunda müşteri memnuniyetini önceliklendiriyoruz. Hasar kabul oranımızın yüzde 90’ın üzerine çıkması, bu yaklaşımımızın somut bir yansımasıdır.” dedi. Hasar taleplerindeki artış ile birlikte, hem müşteriler hem de iş ortakları açısından hasar taleplerinin karşılanma hızının daha da kritik bir öncelik haline geldiğini belirten Necip Cihan Tatari, “BNP Paribas Cardif Türkiye olarak bu ihtiyaca yanıt vermek üzere hasar süreçlerimizi tamamen dijitalleştirerek, müşterilerimizin hasar bildiriminden belge yüklemeye, süreç takibinden 7/24 destek almaya kadar tüm adımları online olarak gerçekleştirebildiği beş adımlı bir yapı kurguladık. Bu dönüşüm sayesinde başvuruların sonuçlanma sürelerini önemli ölçüde kısaltarak, süreçleri daha şeffaf ve erişilebilir hale getirdik. Aynı zamanda otomasyon uygulamalarımız ve dijital kanalların etkin kullanımıyla, özellikle iş ortağımız Türk Ekonomi Bankası’nın (TEB) müşterileri için hasar sürecinin tamamlanma süresinde yüzde 40’a varan iyileşme sağladık. Bu yapı, operasyonel verimliliğimizi artırırken, müşterilerimize daha hızlı, güvenilir ve kesintisiz bir deneyim sunmamıza katkı sağlıyor” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.