Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijitalleşme

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Yenilikçi Yaklaşımlar Ele Alındı Haber

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Yenilikçi Yaklaşımlar Ele Alındı

“İşyerlerinde Güvenlik Kültürünü Geliştiren Yenilikçi Eğitimler ve Uygulamalar” ana temasıyla düzenlenen IX. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu, Üsküdar Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Üsküdar Üniversitesi NP Sağlık Yerleşkesi İbni Sina Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyum; akademisyenleri, kamu ve özel sektör temsilcilerini, iş güvenliği uzmanlarını ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. Etkinlikte iş kazalarının önlenmesi, kurumsal güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, psikososyal riskler, dijitalleşme ile madencilik ve inşaat sektörlerinde iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları gibi birçok başlık ele alındı. Sempozyumun açılış konuşmalarını Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bölüm Başkan Yardımcısı ve Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, İSG Bölüm Başkanı, ÜSGÜMER Müdürü ve MESKA Vakfı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin gerçekleştirdi. Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin: “İş Sağlığı ve Güvenliği ülkemizin en önemli konularından bir tanesi” Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Arif Aktuğ Ertekin, iş sağlığı ve güvenliğinin Türkiye’nin en önemli toplumsal meselelerinden biri olduğuna dikkat çekerek, bu alanda kültür oluşturmanın süreklilik ve devamlılık gerektirdiğini vurguladı. “İş Sağlığı ve Güvenliği ülkemizin en önemli konularından bir tanesi. Bir toplumda kültür oluşturmak için süreklilik ve devamlılık son derece önemli” diyen Prof. Dr. Ertekin, Üsküdar Üniversitesi’nde iş sağlığı ve güvenliği alanındaki akademik sürecin yıllar içinde istikrarlı biçimde ilerlediğini ifade etti. Prof. Dr. Ertekin, “2012–2013 yıllarında lisans programına başlamışız ve şu anda bu sempozyumun dokuzuncusunu gerçekleştiriyoruz. Bu durum, kavramın benimsendiğini ve kurumsal bir kültüre dönüştüğünü gösteriyor” dedi. 2024 yılında 700 binden fazla iş kazası yaşandı İş kazalarına ilişkin güncel istatistikleri de paylaşan Prof. Dr. Ertekin, “Bunlar önlenebilir ölümler. İstatistiklere baktım; 2025 yılının Kasım ayı dahil iş kazası ölüm sayıları 1900 küsurlarda. Aralık ayı henüz açıklanmadı ama ortalamaya bakarsa 2100'den fazla ölüm gerçekleşmiş demektir. Bir önceki yıl bu sayı 1800'lerdeydi. Ne yazık ki bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen halen insanlar iş kazalarından ölüyorlar” ifadelerini kullandı. 2024 yılında 700 binden fazla iş kazası yaşandığını belirten Prof. Dr. Ertekin, bu kazalarda hayatını kaybedenler arasında çocuk ve göçmen işçilerin de bulunduğuna dikkat çekti. “Bu ölümlerin içinde yaklaşık 70 çocuk işçi ve 90’ın üzerinde göçmen işçi var” diyen Prof. Dr. Ertekin, kayıt dışı çalışanlar da göz önünde bulundurulduğunda gerçek rakamların açıklanan verilerin çok üzerinde olabileceğini söyledi. Ertekin, “Kayıtsız çalışanları da düşündüğümüzde, gerçek tablo ne yazık ki çok daha ağır olabilir” şeklinde konuştu. Yaşanan iş kazalarının büyük bölümünün önlenebilir olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ertekin, teknolojik gelişmelere rağmen can kayıplarının sürmesinin düşündürücü olduğunu ifade etti. “Bu kadar teknolojik gelişmeye rağmen hâlâ iş kazaları nedeniyle insanlarımızı kaybediyoruz. Bunların tamamı önlenebilir ölümler.” diyen Prof. Dr. Ertekin, iş sağlığı ve güvenliği konusunun toplumun tüm kesimleri tarafından daha güçlü şekilde sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan: “İlki, Soma faciasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlenmişti” Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, iş sağlığı ve güvenliği alanında sürdürülebilir akademik çalışmaların ve standart geliştirme süreçlerine erken aşamada dâhil olmanın hayati önem taşıdığını vurguladı. Katılımcılara hitap eden Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Bu sempozyumun dokuzuncusunu yapıyoruz. İlki, Soma faciasının ardından Yıldız Teknik Üniversitesi ile birlikte düzenlenmişti. O günden bugüne yaklaşık on yıla yakın bir süre geçti ve bu çalışmaları hiçbir şekilde bırakmadık” dedi. Sempozyum kalıcı bir akademik çıktıya dönüştü Sempozyumun kalıcı bir akademik çıktıya dönüştüğüne dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “İlk yapılan etkinlik kitap olarak da yayımlandı ve bu e-kitap 170 binin üzerinde indirildi. Bu sayı, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin en çok takip edilen ikinci kitabı olmasını sağladı. Birinci sırada Fizik Laboratuvarı kitabı yer alıyordu” ifadelerini kullandı. Her yıl düzenli olarak sektör temsilcileriyle bir araya gelindiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Uçan, bu yaklaşımın karşılıklı bir değerlendirme süreci yarattığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Bu etkinliklerde firmaların bu alanda ne düşündüğünü ne tür gelişmeler kaydettiklerini takip etmeye çalıştık. Yaklaşık 8–10 firmayı her yıl davet ediyor, onlara farklı konular vererek neler yaptıklarını görmeye çalışıyoruz. Bu süreç hem onların hem de bizim kendimizi değerlendirmemize, ‘Bu yıl başarılı olduk mu, eksiğimiz nedir?’ sorularını sormamıza vesile oluyor” diye konuştu. Türkiye’de ilk defa robotik alanıyla ilgili bir çalıştay düzenleyeceğiz Bu yıl önemli bir kurumsal gelişmeye de değinen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, Türk Standartları Enstitüsü’nün Ayna Komitesi’ne dâhil olduğunu açıkladı ve “Bu komite robotik alanıyla ilgili. Türkiye’de ilk defa 15–17 Nisan tarihlerinde bir çalıştay düzenleyeceğiz. Dünyadaki uzmanlarla birlikte bir standardın Türkiye’de geliştirilmesini sağlamaya çalışacağız. Standartlar daha hazırlanma aşamasındayken sürece müdahil olmak ve kendi ihtiyaçlarımıza uygun şekilde geliştirmek son derece önemli” şeklinde konuştu. İş sağlığı ve güvenliği konusunun kamuoyunda doğru şekilde ele alınması için medyada da aktif olduklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Beylikdüzü’nde 14 katlı bir binada yaşanan patlamada, insanlar WhatsApp gruplarında ‘gaz kokusu var’ diye yazıyor, bir süre sonra ‘koku arttı’ deniliyor. Ancak patlamadan ancak dokuz saat sonra müdahale ediliyor ve ne yazık ki bir kişi hayatını kaybediyor. Bizim WhatsApp uyarılarından ziyade teknik önlemlere ihtiyacımız var” dedi. Doğalgaz dedektörleri ve otomatik gaz kesme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Uçan, deprem erken uyarı sistemlerinin de hayati önem taşıdığını ifade etti. Deprem erken uyarı sistemleri son derece kritik “Deprem fay hatlarıyla ilgili erken uyarı sistemleri de bugünkü konulardan bir tanesi. Erken uyarının 15-30 saniye önceden bildirilmesi mümkündür. Bu şu anda Türkiye'de konutlarda daha uygulamaya başlanmadı, acilen uygulanması lazım.” diyen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, “Şu anda ikinci doktorama başladım. Türkiye’nin en büyük döküm fabrikalarından birinde erken uyarı sistemlerinin nasıl uygulanabileceği üzerine çalışıyoruz. Deprem anında potaların devrilmesini önlemek, elektriği kesmek veya jeneratörü devreye almak gibi önlemler 30–60 saniye içinde alınabilirse, büyük yangınların ve can kayıplarının önüne geçilebilir” şeklinde konuştu. Üsküdar Üniversitesi’nin bilgi üretme ve yayma misyonuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Uçan, bugüne kadar yaklaşık 10 ücretsiz e-kitap yayımlandığını belirtti ve “Şimdi robotlarla ilgili kitabımızı e-kitap olarak yayımlıyoruz. Kitap İngilizceye çevrildi, hatta bir öğrencimiz Farsçaya da çeviriyor. Faydalı olmak için elimizden geleni yapıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur: “Bu yıl ‘güvenlik kültürü’ temalı bir sempozyum düzenlemeyi hedefledik” Üsküdar Üniversitesi İSG Bölüm Başkan Yardımcısı ve Sempozyum Yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, güvenlik kültürünün temelinde değerlerin yer aldığını vurgulayarak, bu yaklaşımın sempozyumun ana temasını belirlediğini ifade etti. İnsan hayatının temel gereksinimleriyle güvenlik kültürü arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Temur, “İnsanın kendi neslini devam ettirebilmesi için ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer alan barınma ve beslenme ihtiyacı gibi değerler, güvenlik kültürünün sürdürülebilirliği açısından da son derece önemli bir etken” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşım doğrultusunda sempozyumun ana temasının belirlendiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Temur, “Bu nedenlerle bu yıl ‘güvenlik kültürü’ temalı bir sempozyum düzenlemeyi hedefledik” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, kuşaklar arası gelişimin önemine dikkat çekerek, “Çok sevdiğim bir hocamın sözüyle bitirmek istiyorum: ‘Bir sonraki nesil, bir önceki nesilden daha iyi olduğu sürece gelişimden bahsedebiliriz’” diye konuştu. İş sağlığı ve güvenliği alanının gelişim sürecine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, “Birinci neslini neredeyse tamamlayan iş sağlığı ve güvenliği alanının, ikinci ve üçüncü nesillerde çok daha ileri noktalara geleceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı. 2017 mezunları sempozyumda buluştu Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü’nün 2017 yılı ilk mezunları, dokuzuncusu düzenlenen Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanında Yaşanılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri Sempozyumu’nda yeniden bir araya geldi. Türk Hava Yolları’nda A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olarak görev yapan Dr. Ahmet Ebrar Sakallı ile Üsküdar Üniversitesi İSG Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur hem akademik hem de mesleki kariyerleriyle dikkat çekti. Dr. Ahmet Ebrar Sakallı ile Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, iş sağlığı ve güvenliği alanında lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde eğitim alarak üç kademede de diploma sahibi olan ilk isimler arasında yer alıyor. Bu başarı, Üsküdar Üniversitesi’nin iş sağlığı ve güvenliği alanındaki öncü konumunu ve nitelikli insan kaynağı yetiştirme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Sempozyumda neler yapıldı? Sempozyumun 1. Oturumu, Prof. Dr. Haydar Sur’un oturum başkanlığında gerçekleştirildi. Oturumda, Shell Türkiye İSG Yöneticisi Selimcan Menemencioğlu, “İlk Adım; İşe Başlamak Değil”, Soletanche Bachy HSE Koordinatörü Meksut Alev, “Kök Neden Analizini Bir Adım Öteye Taşımak: Kurumsal Psikososyal Kök Neden Analizi ve İnşaatta İSG’nin Dijital Yüzü”, EDİS Firmasından Yılmaz Sonışık da “Marmara Bölgesi Deprem Erken Uyarı Sistemi” ve Gümüştaş Madencilik Emniyet, Çevre ve Sağlık Müdürü Mehmet Osmanoğlu ise “Geleceğe Takılan Baret: Madencilikte Sürdürülebilir Kültürün İnşası” başlıklı sunumu gerçekleştirdi. Öğle arasının ardından başlayan 2. Oturum, Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Çayeli Bakır İşletmesi Baş Mühendisi Yasin Öztürk, “DÜŞÜN! EMNİYETİ”, Türk Hava Yolları A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Ahmet Ebrar Sakallı, “Çalışan Odaklı İnsan Kaynakları Uygulamaları”, Hasan Çelebi ise “MULTİTEK” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Günün son oturumu olan 3. Oturum, Doç. Dr. Müge Ensari Özay’ın başkanlığında yapıldı. Artı Danışmanlık’tan Ali Rıza Tiryaki, İSGDER Başkanı Osman Sayar, “İş Güvenliği Uzmanlarının Yaşadığı Sorunlar” ve Prosense’den Ekrem Bayrak ise “Gaz Algılama Sistemlerinde Sensör Seçiminin Risk Değerlendirmesi Açısından İncelenmesi” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Sempozyum, yapılan değerlendirmelerin ardından kapanış konuşması ile sona erdi. Sempozyumun hazırlanması ve yürütülmesi sürecinde Arş. Gör. Ender Sezen başta olmak üzere, İş Sağlığı ve Güvenliği lisans ve ön lisans programı öğrencileri ile Senaryo Bazlı İSG Öğrenci Kulübü üyeleri organizasyona aktif katkı sunarak önemli bir destek sağladı.

5G'nin kapsama alanı iki yılda tamamlanacak Haber

5G'nin kapsama alanı iki yılda tamamlanacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşların 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifinin görüşülmesi kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda 5G hakkında açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, gazetecilerin 5G ile 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabileceklerini açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G teknolojisini Türkiye’de devreye alarak mobil iletişimde hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturacaklarını belirtti. Bakan Uraloğlu, “1 Nisan 2026 tarihinde 5G sinyali ile ülkemizi tanıştıracağız ve iki yıl içerisinde de bunu ülkemizde yaygınlaştırmış olacağız” dedi. Bütünleşik hizmet anlayışının sahadaki karşılığını güçlendiren bir diğer stratejik adımın ise Türkiye’nin haberleşme altyapısını yeni nesil teknolojilerle tahkim eden 5G süreci olduğunu söyleyen Bakan Uraloğlu, “Türkiye, dijitalleşme yolculuğunda yeni bir safhaya daha geçmektedir. 5G teknolojisini ülkemizde devreye alarak mobil iletişimde hız, kapasite ve hizmet kalitesini çağın gerekleriyle buluşturuyoruz.” dedi. https://twitter.com/a_uraloglu/status/1999031407666995604 5G İKİ YIL İÇİNDE ÜLKE GENELİNE YAYGINLAŞACAK Bakan Uraloğlu, bu geçişle birlikte iletişim hızının yaklaşık on kat artacağını; vatandaşın daha hızlı, daha güvenilir ve daha kesintisiz bir haberleşme imkânına kavuşacağını belirterek, “Bu stratejik dönüşümün mali ve kurumsal zeminini de sağlam biçimde oluşturduk. 16 Ekim’de gerçekleştirdiğimiz 5G yetkilendirme ihalesi neticesinde 3,5 milyar dolar gelir elde edildi. 5G daha akıllı, daha güvenli ve daha verimli bir geleceğin anahtarıdır. İnşallah, 1 Nisan 2026 tarihinde 5G sinyali ile ülkemizi tanıştıracağız ve iki yıl içerisinde de bunu ülkemizde yaygınlaştırmış olacağız.” diye konuştu. GAZETECİLER 8K GÖRÜNTÜ KALİTESİNDE KESİNTİSİZ CANLI YAYIN YAPABİLECEK Yoğun cihaz bağlantısı kapasitesiyle 5G’nin, Türkiye’yi dijital dönüşümün merkezine taşıyacağını kaydeden Bakan Uraloğlu, “Bu teknolojiyle: tam otonom sürüşten akıllı ulaşım sistemlerine hayata geçireceğiz. Gazeteciler 8K görüntü kalitesinde kesintisiz canlı yayın yapabilecek.” ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, 5G’nin, Türkiye’nin üretim gücünü, hizmet kalitesini ve teknolojik rekabetçiliğini aynı anda yükselten bir etken olacağını kaydetti.

Mavi’nin Konsolide Gelirleri İlk 9 Ayda 33 Milyar 580 Milyon TL Oldu Haber

Mavi’nin Konsolide Gelirleri İlk 9 Ayda 33 Milyar 580 Milyon TL Oldu

Türkiye’nin öncü jean ve hazır giyim markası Mavi, enflasyon muhasebesine göre düzenlenmiş 1 Şubat – 31 Ekim 2025 tarihlerini kapsayan ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Konsolide gelirler geçen yılın aynı dönemine göre %7 oranında düştü ve 33 Milyar 580 milyon TL olarak gerçekleşti. Şirket, ilk dokuz ayı, 6 milyar 628 milyon TL FAVÖK ve %19,7 FAVÖK marjı ile tamamlayarak 2 milyar 67 milyon TL net kâr elde etti. Faaliyetlerinden nakit yaratmayı sürdürerek sağlam bilanço yapısını koruyan Mavi’nin, net nakit pozisyonu 4 milyar 254 milyon TL olarak gerçekleşti. Mavi, okula dönüş sezonunu kapsayan üçüncü çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre %18’lik artışla, 12 milyar 156 milyon TL gelir elde ederken hazır giyim sektöründeki yüksek indirim ve rekabet koşullarına rağmen, başarılı marka yönetimi, müşteri odaklı iletişimi, dinamik ürün planlama ve fiyatlama stratejisi sayesinde, brüt kâr marjında geçen yılın aynı dönemine göre 130 baz puanlık artış yakaladı. Üçüncü çeyrekte faaliyet giderlerini de verimli yöneterek FAVÖK marjında da 310 baz puan iyileşme kaydetti. Mavi bugün, dünyada 33 ülkede 488 mağaza ve yaklaşık 4.000 satış noktasında müşterileriyle buluşuyor. Perakende, dijital ve omnichannel yatırımlarına devam eden Şirket, Türkiye’de 2 net mağaza açılışı ve 9 mağaza genişlemesi ile perakendede 193 bin metrekareye ulaştı. ABD’de ise perakendede büyüme planları doğrultsunda 4 yeni mağaza açıldı. Dokuz ayda 1,1 milyon yeni müşteri kazandı Mavi, yılın ilk üç çeyreğinde 1,1 milyon yeni müşteri kazandı ve şirketin son bir yıldaki aktif müşteri sayısı 6,1 milyona, Mavi App kullanıcısı ise 5 milyon kişiye ulaştı. Türkiye jean pazarındaki liderliğini sürdürürken, toplam hazır giyim pazarında ilk üçteki yerini korudu. Denimde inovasyona ve fit çeşitliliğine yaptığı yatırımlarla müşterinin %70’i tarafından jean denince akla gelen ilk marka olmaya devam etti. “4 milyar 254 milyon TL net nakit pozisyonumuzla sağlam finansal yapımızı koruyoruz’ Mavi CEO’su Cüneyt Yavuz, Mavi’nin 2025 yılı ilk 9 aylık performansıyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Makroekonomik belirsizliklerin ve enflasyonla mücadele adımlarının sürdüğü raporlama döneminde, disiplinli stok ve işletme sermayesi yönetimi, başarılı fiyatlama stratejimiz ve disiplinli gider yönetimimiz sayesinde, güçlü bilanço yapımızı koruyarak, faaliyetlerimizden nakit ve net kâr yaratmaya devam ettik. “Doğru ürün, doğru fiyat, premium kalite” stratejimizle, hızlı değişimlerin karşısında her zaman dayanıklı kalabiliyoruz. Belirsizlikleri kontrol edebildiğimiz alanlara odaklanarak yönetiyoruz. Yeni yıla, Türkiye’de hiç borcumuz olmadan ve 4 milyar 254 milyon TL net nakit pozisyonunda giriyor olmak bize güven veriyor. Türkiye jean pazarındaki uzun soluklu liderliğimizin yanı sıra toplam hazır giyimde ilk 3’teki yerimizi koruyarak, casual giyimin ilk adresi olmaya devam ediyoruz.” “TIME tarafından sürdürülebilir büyümede dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik” “Sağlam finansal yapımızı korurken sürdürülebilir kârlı büyümeye odaklanıyoruz. TIME Dergisi ve Statista’nın yaptığı Sürdürülebilir Büyüme araştırmasında; geçen yıla göre altı basamak yükselerek, dünyanın en iyi 2’nci şirketi seçildik, global hazır giyim sektörünün ise bir kez daha lideri olduk. Sektörümüzde üstlendiğimiz öncü rolün Türkiye sınırlarını aşarak bizi dünya çapında liderlik konumuna taşımış olmasından dolayı çok mutlu ve gururluyuz. İnovasyon, yaratıcılık, dijitalleşme ve müşteri odaklı yaklaşımımızla desteklediğimiz yolculuğumuzda, güçlü finansal performansımızı korurken çevresel etkilerimizi azaltma konusundaki kararlılığımıza devam edeceğiz.”

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı Haber

Karadeniz Limanları İçin Mavi Dönüşüm Başladı

BTÜ’nün yürütücüsü olduğu, “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin açılış toplantısı gerçekleşti. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) tarafından Türkiye'nin (BTÜ) yürütücülüğünde kabul edilen ilk proje olma özelliği taşıyan çalışma ile bölge limanlarının sürdürülebilirliği desteklenecek, duyarlı denizcilik uygulamaları teşvik edilecek. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index For BSEC Countries)”projesinin açılış toplantısına; Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreter Birinci Yardımcısı, Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Projenin açılış toplantısında konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü hakkında bilgi vererek, proje geliştirme fonu faaliyeti kapsamında bilim, teknoloji, çevre koruma, enerji, tarım gibi alanlarda çalışmaların desteklendiğini kaydetti. Bursa Teknik Üniversitesi tarafından sunulan “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesinin KEİ tarafından desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirten Kavakçı, bu çalışmanın Karadeniz limanlarına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Büyükelçi Merve Kavakçı: Bu proje ile sürdürülebilirlik teşvik edilecek BTÜ yürütücülüğündeki proje kapsamında, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan üç limanın seçildiğini aktaran Kavakçı, “Bu çalışma ile sürdürülebilir ulaşım sistemlerini teşvik etmek, ekonomik, sosyal ve çevresel ihtiyaçlara yanıt veren politikaları güçlendirmek ve çevresel boyutun ulaştırma süreçlerine entegrasyonunu artırmak hedefleniyor. BSEC bölgesinde ulaşımın karbonsuzlaştırılması, emisyonların azaltılması ve alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması önceliklerimiz arasında yer alıyor. Dolayısıyla bu proje, güncellenmiş ekonomik gündemimiz açısından büyük önem taşıyor” dedi. Büyükelçi Kavakçı, proje hakkında detaylı bilgi vererek konuşmasını sonlandırdı. Rektör Çağlar: Projemiz Karadeniz havzasına önemli zemin oluşturacak BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi projesinin BTÜ’nün marka değerine önemli bir katkı sağlayacağını ifade etti. BTÜ yürütücülüğündeki çalışmanın, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü tarafından Türkiye’de desteklenen ilk ve tek proje olma özelliğini taşıdığını hatırlatan Rektör Çağlar, “Projemiz; limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı, geliştireceğimiz Mavi Liman İndeksi aracılığıyla daha sürdürülebilir, daha çevreci ve sosyal açıdan duyarlı denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Uluslararası ortaklı projemizin; Karadeniz havzasında daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir limanlar için önemli bir zemin oluşturacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Karadeniz limanlarına büyük katkı sağlayacak Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, projenin Bursa’ya, BTÜ’ye ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye’deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu dile getirerek, çalışma hakkında bilgilendirmede bulundu. BTÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Erasmus Koordinatörü Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser, BTÜ’nün uluslararası projeleri hakkında katılımcılara bilgi aktardı. Bulgaristan Burgas Free Universitesi Rektörü Prof. Dr. Milen Baltov, projenin ve uluslararası ortaklığın öneminden bahsetti. Gürcistan Tourism Enstitüsü Direktörü Mamuka Berdansvili, projenin Karadeniz için çok değerli olduğunu belirtti. Proje neyi amaçlıyor? Proje, limanların mavi ekonomiye katkısını artırmayı ve Mavi Liman Endeksi (BPI) ile sürdürülebilir denizcilik uygulamalarını teşvik etmeyi amaçlıyor. Bu çalışma ile Karadeniz limanlarını temsilen Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan 3 limanın; çevresel sürdürülebilirlik, altyapı, dijitalleşme gibi çeşitli kriterler açısından karşılaştırılması hedefleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, bölgesel kalkınmayı destekleyecek ve denizcilik alanında iş birliğini güçlendirecek politika önerileri için bilimsel bir temel oluşturulacak. BTÜ öncülüğünde yürütülecek proje, bölgesel denizcilik stratejilerine katkı sunacak. Uluslararası ortaklı proje Bursa Teknik Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen projenin uluslararası paydaşları arasında Bulgaristan Burgas Free Universitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü yer alıyor. Projenin koordinatörlüğünü BTÜ Denizcilik Fakültesi, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun üstleniyor. Proje ekibinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Hilal Yıldırır Keser ve Prof. Dr. Oğuz Başol, Proje Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Oya Güler ve Proje Destek Ofisi’nden Öğretim Görevlisi Melis Ece Özyiğit bulunuyor.

Karadeniz limanları için Bursa'dan mavi dönüşüm Haber

Karadeniz limanları için Bursa'dan mavi dönüşüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), Karadeniz Limanlarının sürdürülebilirliği için uluslararası proje başlattı. “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi” projesi, BTÜ yürütücülüğünde Türkiye’nin öncülüğünde hayata geçirilirken, bölge limanlarının çevresel ve ekonomik sürdürülebilirliği hedeflendi. Bursa Teknik Üniversitesi’nin (BTÜ) yürütücülüğünde geliştirilen “Karadeniz Ülkeleri İçin Mavi Liman İndeksi (Blue Port Index for BSEC Countries)” projesinin açılış toplantısı Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirildi. Toplantıya, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) Genel Sekreter Birinci Yardımcısı Büyükelçi Merve Kavakçı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, proje ortakları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ÇEVRECİ DENİZCİLİK ÖNCELİKLİ Açılışta konuşan Büyükelçi Merve Kavakçı, KEİ’nin bilim, teknoloji, çevre, enerji ve tarım gibi alanlarda destek verdiğini belirterek, BTÜ’nün yürüttüğü projenin Karadeniz limanlarının sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Kavakçı, Türkiye, Bulgaristan ve Gürcistan’dan seçilen üç limanın inceleneceği projede, karbonsuz ulaşım, emisyon azaltımı ve alternatif yakıt kullanımı gibi önceliklerin yer aldığını vurguladı. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin BTÜ’nün marka değerine katkı sağlayacağını ve Karadeniz havzasında rekabetçi ve sürdürülebilir limanlar için zemin oluşturacağını söyledi. Proje, Mavi Liman İndeksi aracılığıyla limanların çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğini artırmayı hedefliyor. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise projenin Bursa, BTÜ ve Karadeniz ülkelerine büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Gökçe Çiçek Ceyhun, KEİ tarafından kabul edilen Türkiye’deki ilk projede yer almaktan duyduğu gururu paylaştı. ULUSLARARASI ORTAKLI ÇALIŞMA BTÜ koordinatörlüğünde yürütülen projede Bulgaristan Burgas Free Üniversitesi ve Gürcistan Tourism Enstitüsü ortak olarak yer alıyor. Proje ekibi; Denizcilik Fakültesi öğretim üyeleri ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi akademisyenlerinden oluşuyor. Çalışma, Karadeniz limanlarını çevresel sürdürülebilirlik, altyapı ve dijitalleşme kriterleri açısından karşılaştırarak, bölgesel kalkınmayı destekleyecek politika önerilerinin bilimsel temelini oluşturmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.