Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijitalleşme

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa İnegöl Belediyesi vezneleri hafta sonu açık olacak Haber

Bursa İnegöl Belediyesi vezneleri hafta sonu açık olacak

Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi ve İlan Reklam Vergisinin 2. Taksit ödemelerinin son 3 günü olan Cumartesi, Pazar ve Pazartesi günleri İnegöl Belediyesi veznelerinin açık olacağı duyuruldu. Belediyelerde 2025 yılı Emlak, Çevre Temizlik ve İlan Reklam vergilerinin ikinci taksit ödeme yoğunluğu devam ediyor. İnegöl Belediyesi’nden yapılan açıklamada, vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına son 3 gün mesai yapılacağı duyuruldu. Açıklamada, Belediyenin önemli gelir kaynaklarından olan; emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve ilan reklam vergisi 2. taksitlerinin ödeme süresinin 01 Aralık Pazartesi günü sona ereceği hatırlatılarak mükelleflere çağrıda bulunuldu. ONLİNE ÖDEME KOLAYLIĞI İnegöl Belediyesi’nin dijitalleşme ve Akıllı Belediyecilik çalışmaları kapsamında oluşturulan altyapısı sayesinde vatandaşların Belediyeye gelmeden ve işlemlerini mesai saatine bağlı kalmadan 7/24 güvenli bir şeklide yapabilecekleri de hatırlatıldı. www.inegol.bel.tr üzerinden, E-Belediye uygulamasını kullanarak, e-devlet üzerinden ve bankaların mobil uygulamaları üzerinden vergi ödemeleri gerçekleştirilebilecek. VEZNELER HAFTA SONU AÇIK OLACAK Öte yandan, Emlak Vergisi, Çevre Temizlik ve İlan Reklam Vergilerinin 2025 yılı 2. Taksit ödemesinin son günleri olan ve hafta sonuna denk gelen; 29-30 Kasım Cumartesi ve Pazar günleri de İnegöl Belediyesi tahsilat noktalarının 08.00-17.00 saatleri arasında açık olacağı duyuruldu. Vergi ödemelerinin son günü olan 01 Aralık Pazartesi günü ise yine tahsilat servisleri 21.00’a kadar açık olacak.

Kazakistan, Ermenistan'ın barış ve ulaşım koridoru girişimlerine destek gösteriyor Haber

Kazakistan, Ermenistan'ın barış ve ulaşım koridoru girişimlerine destek gösteriyor

Kazakistan, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın Astana ziyareti sırasında Trump'ın Uluslararası Barış ve Refah Yolu girişimini destekledi ve koridorun bölgesel ulaşım yollarını çeşitlendirmedeki rolünü vurguladı. Kazakistan, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın başkenti Astana'ya yaptığı ziyaret sırasında Trump Uluslararası Barış ve Refah Yolu (TRIPP) ve Ermeni Barış Kavşağı girişimine desteğini ifade etti. "Ayrıca TRIPP projesine katılmakla ilgilendiğimizi de teyit ediyoruz. Tokayev, "Bu stratejik koridorları Trans-Hazar Uluslararası Ulaştırma Rotası (TITR) ve Kuzey-Güney Koridoru ile bağlamak her iki ülkenin de çıkarınadır" dedi. Kazakistan için, Azerbaycan ve Türkiye tarafından Zangezur Koridoru olarak da adlandırılan rota, ulaşım rotalarını çeşitlendirmenin bir yoludur. Ziyaretin oturum aralarında Başbakan Yardımcısı ve Ulusal Ekonomi Bakanı Serik Zhumangarin, "Zangezur Koridoru öncelikle çeşitlendirmeyle ilgili" dedi. “Daha önce Azerbaycan'dan Gürcistan'ın Karadeniz limanlarına gittik, ancak bu rota Nahçıvan'a ve ardından doğrudan Türkiye'ye ulaşmamızı sağlayacak. İran'dan da bir rota var, ancak o kadar fazla kullanılmıyor." Kazak mevkidaşıyla yaptığı görüşmelerde Pashinyan, 8 Ağustos 2025 barış anlaşmasının temelini atmaya yardımcı olan Almatı'daki Ermeni ve Azerbaycan dışişleri bakanları arasındaki toplantıya ev sahipliği yaptığı için Kazakistan'a teşekkür etti. "Bu müzakereler daha sonraki gelişmeler için çok önemliydi. Paşinyan, Ermenistan ve Azerbaycan arasında kurulan barışın Almatı Deklarasyonu'na dayandığı da bir sır değil" dedi. Washington Deklarasyonu'nun bir sonucu olarak Ermenistan'ın şu anda Trump Rotası projesini ilerletmeye odaklandığını ve yasal çerçeve ve düzenlemeleri açıklığa kavuşturmak ve sonuçlandırmak için ABD ile aktif müzakerelerde bulunduğunu belirtti. "Bu gerçekten kalıcı, istikrarlı ve güvenilir bir barış için çok sağlam bir temeldir ve elbette yakın gelecekte barış anlaşmasını imzalamak ve onaylamak için çaba göstermeliyiz" dedi. Başbakan ayrıca TRIPP'in Kazakistan ve Ermenistan arasındaki ikili ticarete getireceği faydaların yanı sıra "Ermenistan'da, doğuda, Kazakistan'da batıda" genişletilmiş ihracat fırsatlarını da vurguladı. Liderler ayrıca Kazakistan'dan Ermenistan'a 1.000 ton tahılın ilk sevkiyatını da kutladılar. İki ülke tarafından imzalanan Ortak Bildiri, ilişkilerini stratejik bir ortaklık seviyesine yükseltti. Resmi heyetler 15 anlaşma ve mutabakat imzaladı, ayrıca ülkeler arasında bir hava bağlantısını yeniden açma ve bir Kazak-Ermeni İş Konseyi kurma olasılığını tartıştı. Ticaret, transit, yatırım işbirliği, toprak altı kullanımı, tarım, dijitalleşme, yapay zeka, sağlık ve kültürel ve insani bağlar da gündemin bir parçasıydı. Ermenistan-Azerbaycan Barış Anlaşması 8 Ağustos 2025'te ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğuyla Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Dağlık Karabağ çatışmasını sona erdirmeyi amaçlayan bir barış anlaşmasını sonuçlandırmak için ortak bir bildiri imzaladı. Önemli bir adım olmasına rağmen, anlaşmanın onaylanması ve Ermeni yasama organına geçişmesi gerekiyor. Anlaşmanın bir diğer önemli unsuru, Azerbaycan'ı anakaradaki Nakçıvan eksklavına bağlayan ve 44 km'lik bir Ermeni topraklarıyla ayrılan bir ulaşım bağlantısı olan TRIPP inşa etmeyi içerir. Rota, Ermeni egemenliği altında kalacak ve Ermeni yasalarına göre çalışacaktı, ancak ABD 99 yıl boyunca münhasır kalkınma hakları alacaktı. Hem İran hem de Rusya, Washington'un önerilen TRIPP girişimindeki rolünü eleştirdi. İran, Ermenistan ile bağlantısının bozulmasından memnun değilken, Rusya Güney Kafkasya'daki etkisini kaybedebilir. ABD'nin dahil olması, Azerbaycan-Türkiye tandeminin sınırın kontrolünü ele geçirmesini ve Ermenistan'ı İran'dan kesmesini önlemeyi de amaçlıyor.

Bakan Bolat’tan e-ticaret müjdesi... Hedef dünya liginde zirve! Haber

Bakan Bolat’tan e-ticaret müjdesi... Hedef dünya liginde zirve!

Türkiye E-Ticaret Haftası’nın açılışında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, “E-ticaret hacmimiz 90 milyar dolara, e-ihracatımız ise 6,5 milyar dolara yaklaştı. Türkiye Yüzyılı’nda dijital üretim ve inovasyonun merkezi olacağız” dedi. İstanbul’da Ticaret Bakanlığı ile Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) iş birliğinde düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası, Bakan Ömer Bolat’ın katılımıyla başladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da düzenlenen Türkiye E-Ticaret Haftası açılış programında, Türkiye’nin dijitalleşme ve e-ihracat alanındaki hedeflerini paylaştı. Küresel ticarette dijital dönüşümün artık “stratejik zorunluluk” haline geldiğini vurgulayan Bakan Bolat, Türkiye’nin bu alanda kararlı bir yükseliş içinde olduğunu belirtti. "2025’İN RAKAMLARIYLA GURUR DUYUYORUZ" Bakan Bolat, sektörün son durumuna ilişkin şu çarpıcı verileri paylaştı. E-ticaret hacminin 90 milyar dolar, toplam işlem sayısının 5 milyar 910 milyon adet, perakende e-ticaret işlem adedinin yüzde 10,1 artışla 1 milyar 850 milyon, e-ihracat hacminin ise yaklaşık 6,5 milyar dolar olduğunu belirten Bakan Bolat, “Türk ürünleri artık Avrupa’dan Körfez ülkelerine, Amerika’dan Orta Asya’ya kadar milyonlarca müşteriye e-ihracat yoluyla ulaşıyor” dedi. KOBİ’LER DÜNYAYA AÇILIYOR Bakanlık olarak KOBİ’leri e-ihracatla küresel pazarlara taşımayı öncelik edindiklerini belirten Bakan Bolat, bu doğrultuda hayata geçirilen "ETBİS ile şeffaf veri sistemi", "Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ile tüketici-satıcı dengesi" ile "Türkiye’de E-Ticaretin Görünümü Raporu ile sektörün röntgeninin çekilmesi" uygulamalarının olduğunu söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, e-ticaretin ve özellikle e-ihracatın GSYH içindeki payını hızla artıracaklarını ifade eden Bakan Bolat, "Ülkemizi dijital üretim ve inovasyonun küresel merkezi haline getirmekte kararlıyız" mesajını verdi. https://twitter.com/omerbolatTR/status/1991859792550170777 E-ticaret ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiren hafta boyunca paneller, workshop’lar ve B2B görüşmelerle sektörün yol haritası masaya yatırılacağı öğrenildi.

Konya Büyükşehir KOSKİ’den dijitalleşmede çifte başarı Haber

Konya Büyükşehir KOSKİ’den dijitalleşmede çifte başarı

Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, teknoloji ve yenilik odaklı projelerle iki farklı ödül organizasyonunda finale kaldı. KONYA (İGFA) - Teknoloji ve yenilik odaklı çalışmalarıyla öne çıkan Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü’nün, tamamen yerli imkânlarla geliştirdiği CBS Projesi, 12. Bilişim Yıldızları 2025 Yerli ve Milli/Özgün Proje Yarışması’nda ödüle layık görüldü. KOSKİ’nin Online İşlemler Web Sitesi de 23. Altın Örümcek Ödülleri’nde “Kamu Kurumu Web Sitesi” kategorisinde finale kaldı. KOSKİ’nin mühendislik ekibi tarafından geliştirilen Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) Projesi, Türkiye Bilişim Derneği (TBD) tarafından düzenlenen 12. Bilişim Yıldızları 2025 Yerli ve Milli/Özgün Proje Yarışmasında dereceye girerek ödül almaya hak kazandı. “Yerli ve Milli/Özgün” başlığının ruhuna uygun şekilde, CBS altyapısının tüm bileşenleri KOSKİ mühendislerince tasarlanıp hayata geçirildi. Proje; veri yönetimi, saha operasyonları ve akıllı şehir uygulamalarına sunduğu katkı nedeniyle yarışmada finale kalma başarısı elde etti. BİR BAŞARI DA E-KOSKİ ONLİNE İŞLEMLER WEB SİTESİ’NDEN Bir diğer başarı ise vatandaşların işlemlerini hızlı, güvenli ve kolay bir şekilde gerçekleştirebilmesi için hayata geçirilen e-KOSKİ Online İşlemler Web Sitesi’nden geldi. Proje, dijital projelerinin değerlendirildiği 23. Altın Örümcek Ödülleri’nde “Kamu Kurumu Web Sitesi” kategorisinde finale kalan çalışmalar arasında yer aldı. Açık kaynak kullanılarak geliştirilen her iki proje de KOSKİ’nin dijitalleşme vizyonuna güçlü katkı sunuyor. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ve kullanıcı odaklı yaklaşımı ile öne çıkan çalışmalar su ve altyapı yönetiminde verimliliği artırırken kurumsal süreçleri de güçlendiriyor. KOSKİ önümüzdeki dönemde teknoloji, inovasyon ve akıllı şehir uygulamalarına yönelik yatırımlarını artırarak Konya’ya değer katmayı sürdürecek.

Apartmanlar Komşuluk Bağlarını Kopardı Haber

Apartmanlar Komşuluk Bağlarını Kopardı

Modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Sosyolog Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. Türkiye genelinde yapılan geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur.” dedi. Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” diye konuştu. Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, 17 Kasım Dünya Komşular Günü dolayısıyla komşuluk kavramının sosyolojik boyutlarını ve modern kent yaşamının bu ilişkiler üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Komşuluk, sosyal bir yakınlık Komşuluğun, sosyolojik açıdan insanların yaşadıkları çevrede birbirleriyle kurdukları sosyal ilişkileri ifade ettiğini dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu ilişkiler, duygusal destek, yardımlaşma, güven ve karşılıklı sorumluluk gibi unsurlarla şekillenir. Komşuluk, yalnızca coğrafi bir yakınlık değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik bağların oluşturduğu bir kavramdır. İnsanlar, genellikle benzer yaşam biçimleri, değerler ve ihtiyaçlar etrafında bir araya gelirler ve bu, komşuluk ilişkilerinin temellerini oluşturur.” dedi. Geleneksel toplumlarda komşuluk kritik rol oynuyordu Geleneksel toplumlarda komşuluğun, güçlü bir sosyal ağ oluşturduğunu ve toplumsal bağların pekişmesinde önemli bir rol oynadığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, komşularıyla sürekli etkileşimde bulunur, karşılıklı yardımlaşır ve güvenlik konusunda birbirlerine destek olurlardı. Komşuluk ilişkileri, aynı zamanda psikolojik destek sağlamak ve aidiyet duygusu açısından da büyük bir işlev görürdü. Bu tür ilişkiler, toplumsal uyumun sağlanmasında da kritik bir rol oynardı.” diye anlattı. Şehirlerde komşuluk bağları zayıflıyor Ancak modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, şöyle devam etti: “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. 2024 yılında Areda Survey'in Türkiye genelinde yaptığı geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur. AVM kültürü esnaf komşuluğunu da dönüştürdü Çarşıda ve esnaf komşuluklarında da benzer bir dönüşüm yaşanmıştır. Eskiden mahalle ve çarşı esnafı, sıkı sosyal bağlar kurarak alışveriş ve karşılıklı yardımlaşma ilişkilerini güçlendirirdi. Ancak günümüzde işyerlerinin anonimleşmesi, alışveriş merkezlerinin (AVM) yaygınlaşması ve müşteri ilişkilerinin daha işlevsel hale gelmesiyle birlikte, esnaf komşulukları da daha yüzeysel ve çıkar odaklı bir hale dönüşmüştür.” Şehirleşme ve bireyselleşme, komşuluk ilişkilerinde dönüşüm yarattı Şehirleşme ve bireyselleşmenin, komşuluk ilişkilerinde belirgin bir dönüşümü beraberinde getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Şehirleşme, insanları fiziksel olarak birbirinden uzaklaştırmış, yüksek katlı binalarda yaşayanlar arasında komşuluk bağları zayıflamıştır. Ayrıca, bireyselleşme eğilimleri, kişisel alanın ve mahremiyetin artmasına neden olmuş, komşularla etkileşimde bulunma isteği azalmıştır. Bu bağlamda, komşuluk gürültüsü gibi sorunlar, komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek komşuların birbirlerinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Zamanla, bu tutumlar komşuları daha izole bir yaşantıya sürükler ve sosyal bağların giderek zayıflamasına yol açar. Yalnızlık ve güven kaybı, sadece Batı toplumlarına ait bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir problem haline gelmiştir.” diye konuştu. Komşularla artık yalnızca ihtiyaç duyulduğunda iletişim kuruluyor Apartman kültürü ve site yaşamının, fiziksel yakınlık sağlasa da sosyal etkileşimi azalttığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar daha çok kendi özel alanlarına çekildi ve komşularla yalnızca ihtiyaç duyduklarında iletişim kurmaya başladı. Bu durum, geleneksel komşuluk bağlarının zayıflamasına yol açtı. Eskiden mahallelerde yaygın olan sıcak, samimi ilişkiler ve yardımlaşma, apartmanlarda daha yüzeysel hale geldi. Özellikle site yaşamındaki ortak alanlar (park, otopark, sosyal tesisler), insanların bir araya gelmesini sağlamayı hedeflese de bu alanlarda bile ilişkiler yüzeysel kaldı. Ayrıca, dijitalleşme süreci, komşulukları daha bağımsız ve geçici hale getirdi; geleneksel sıcak ilişkilerin yerini ise daha sanal ve mesafeli bağlar aldı.” şeklinde konuştu. Komşular arasında dayanışma duygusu azaldı Geleneksel anlamda "komşu komşunun külüne muhtaçtır" sözünün, komşuluk ilişkilerinin ne denli yakın ve önemli olduğunu vurguladığını ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, zor zamanlarında birbirlerine maddi ya da manevi anlamda yardımcı olurdu ve bu anlayış, sosyal dayanışmanın ve karşılıklı güvenin temelini oluşturuyordu. Ancak günümüzde bu anlayış giderek zayıflamış durumda. Özellikle büyük şehirlerde, bireyselleşme ve kişisel alanın ön plana çıkmasıyla birlikte, ‘komşunun külüne muhtaç olmak’ gibi bir dayanışma anlayışı daha nadir görülüyor. Komşuluk ilişkileri, genellikle yalnızca ihtiyaç anlarında şekillenmeye başlamış, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygusu ise giderek azalmıştır.” dedi. Büyük şehirlerde komşuluk ilişkilerinin bazen sosyal statüyle de ilişkilendirilmeye başlandığını söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Yüksek gelir gruplarının yaşadığı yerlerde, komşular arasındaki ilişkiler daha yüzeysel ve rekabetçi hale gelebiliyor. Bu durum, komşuluğun geleneksel anlamda ‘yardımlaşma’ ve ‘paylaşma’dan ziyade, ‘toplumsal görünürlük’ ve ‘sosyal statü’ üzerinden şekillenmesine neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Komşuluk ilişkilerini sürdürenler hala var Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” dedi. Çat kapı misafirlik anlayışı tamamen kayboldu Modern yaşamda mahremiyetin giderek daha değerli hale geldiğini ve bunun, komşuluk ilişkilerine yansıdığını anlatan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, özel hayatlarına daha fazla saygı gösterilmesini istemekte ve bu yüzden komşularıyla daha az etkileşimde bulunmayı tercih etmektedirler. Mahremiyetin artan önemi, komşuluk mesafelerini genişletmiş ve insanlar arasında daha çekingen, yüzeysel ilişkiler oluşmuştur. Çat kapı misafirlik anlayışı da neredeyse tamamen kaybolmuştur. Eskiden komşular birbirlerine rahatlıkla misafir olabiliyorken, günümüzde izinsiz ziyaretler genellikle hoş karşılanmamaktadır.” diye konuştu. WhatsApp komşu grupları istenmeyen gerginliklere de neden oluyor Dijital çağ, komşuluk kavramını sanal ortamda yeniden şekillendirildiğini de ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “WhatsApp grupları, sosyal medya ve çevrim içi forumlar, komşuların sadece bilgi paylaşımında bulunmalarını değil, aynı zamanda güvenlik sorunları ya da acil durumlar gibi durumlarda ortak çözümler üretmelerini sağlıyor. Bu sayede fiziksel olarak bir araya gelmeden de etkileşimde bulunulabiliyor. Yine de tüm bu kolaylıklara rağmen sanal komşuluklar, geleneksel ilişkilerin sıcaklığını ve samimiyetini yansıtamıyor. Bu dönüşüm, komşuluk ilişkilerinin daha yüzeysel ve dayanışmanın daha zayıf olmasına yol açıyor. Ayrıca dijital etkileşimler bazen yanlış anlaşılmalara veya gerginliklere de yol açabiliyor. Bir bilgi paylaşımı ya da yorum, komşular arasında istenmeyen gerginliklere de neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşuluk hala önemli Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Ancak modern toplumun dinamikleri, şehirleşme, bireyselleşme ve dijitalleşme gibi faktörler bu bağları zayıflatmış, yerine daha izole bir yaşam tarzı getirmiştir. Komşuluk ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi için yüz yüze etkileşimin teşvik edilmesi büyük önem taşır. Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir. Basit bir selam bile bu ilişkileri güçlendiren etkili bir adım olabilir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşular arasında sıcak bir selam bile hayati önem taşır. Bu açıdan, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ‘Komşuluk ilişkisi toplumu ayakta tutar’ sözü, yalnızlık ve güvensizlik gibi toplumsal sorunların önüne geçmek adına daha da anlam kazanıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Edsis, Energy Storage Systems Summıt Europe 2025’te Türkiye’yi Temsil Etti Haber

Edsis, Energy Storage Systems Summıt Europe 2025’te Türkiye’yi Temsil Etti

Enerji depolama sektörünün küresel yol haritasını şekillendiren Energy Storage Systems Summit Europe 2025, bu yıl Münih’te gerçekleştirildi. Avrupa’nın önde gelen teknoloji sağlayıcıları, yatırım grupları ve politika yapıcılarını bir araya getiren zirvede, enerji depolama teknolojilerinin Avrupa enerji dönüşümündeki rolü kapsamlı şekilde masaya yatırıldı. Türkiye’de enerji depolama sistemlerinin gelişimini desteklemek ve sektörde farkındalık yaratmak amacıyla faaliyet gösteren EDSİS – Enerji Depolama Sistemleri Derneği, bu stratejik zirvede Türkiye’yi temsil ederek Avrupa’daki dönüşümün nabzını sahadan takip etti. Etkinlik süresince EDSİS heyeti, pazar dinamiklerini, yatırım eğilimlerini ve regülasyon vizyonlarını yerinde inceleyerek Türkiye’nin enerji depolama dönüşümüne yön verecek önemli kazanımlar elde etti… Enerji dönüşümünün merkezinde yer alan depolama teknolojileri artık yalnızca kapasite oluşturan sistemler olarak değil, esneklik, dengeleme ve sürdürülebilirlik stratejilerinin temel bileşeni olarak konumlanıyor. Bu kapsamda sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyan enerji depolama sistemleri, Münih’te gerçekleştirilen zirvede teknoloji, yatırım eğilimleri ve politika vizyonları çerçevesinde kapsamlı biçimde değerlendirildi. AVRUPA ENERJİ DÖNÜŞÜM STRATEJİLERİ “UZUN SÜRELİ DEPOLAMA” ÜZERİNE KURULUYOR Zirveden elde edilen bulgularla ilgili değerlendirmelerde bulunan EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, “Bu yıl Münih’te çok net bir tablo vardı; enerji depolama, Avrupa’nın enerji dönüşüm stratejisinin merkezine yerleşmiş durumda. Ülkeler, enerji sistemini yalnızca saatlik değil; günler ve haftalar düzeyinde dengeleyebilen çözümler için yatırımlarını artırıyor. Zirvede, depolama teknolojilerinin enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik hedeflerindeki kritik rolü farklı oturumlarda kapsamlı şekilde ele alındı. Ayrıca enerji yönetiminde dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının giderek daha fazla önem kazandığı yönünde ortak bir görüş hâkimdi” dedi. TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK BİR DÖNÜŞÜM EŞİĞİ Türkiye açısından ortaya çıkan tabloyu değerlendiren Tutaşı, “Enerji depolama artık yalnızca bir teknoloji değil; enerji sistemlerinin kaderini belirleyen stratejik bir kapasite. Depolamaya yatırım yapan ülkeler dönüşümü yönetecek, yapmayanlar geride kalacak. Türkiye, doğru adımlar ve güçlü bir sanayi yapılanmasıyla bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, bölgesel lideri olabilir. EDSİS olarak hedefimiz Türkiye’nin depolama teknolojilerini sadece kullanan değil; geliştiren, üreten, ihraç eden ve bölgesine yön veren bir güç haline gelmesine katkı sağlamak. Münih’te elde ettiğimiz bilgi ve iş birlikleri, önümüzdeki on yılın yol haritası açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.