Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijitalleşme

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği: Üretim maliyetleriyle döviz kuru arasındaki dengesizlik rekabeti zorluyor Haber

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği: Üretim maliyetleriyle döviz kuru arasındaki dengesizlik rekabeti zorluyor

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, üretim maliyetleri ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin sanayinin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi. BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından dört ayda bir düzenlenen “BUSİAD Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi” ile **“BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”**nun sonuçları, BUSİAD Evi’nde yapılan toplantıyla kamuoyuna açıklandı. “BURSA İŞ DÜNYASI ZORLU KOŞULLARLA KARŞI KARŞIYA” Toplantıda konuşan Hatunoğlu, bu dönem ankete ilk kez BUSİAD dışındaki iş dünyası temsilcilerinin de katıldığını, katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ının BUSİAD üyesi olmayan iş insanlarından oluştuğunu belirtti. Anketin Bursa iş dünyasının genel eğilimlerini ortaya koyma açısından önemli bir aşama kaydettiğini söyleyen Hatunoğlu, bu katılımın önümüzdeki dönemlerde daha da genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Hatunoğlu, anket sonuçlarının üretim, ciro ve kârlılık üzerindeki baskının sürdüğünü gösterdiğini belirterek, yüksek finansman maliyetleri, iç talepteki zayıflık ve artan üretim giderlerinin işletmelerin hareket alanını daralttığını vurguladı. “İHRACATÇI FİRMALAR ZORLANIYOR” İhracatçı firmaların uluslararası pazarlarda rekabet gücünü korumakta güçlük çektiğini dile getiren Hatunoğlu, işçilik, enerji, hammadde ve diğer maliyetlerin artmasına karşın döviz kurunun bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Hatunoğlu, bu tablonun yalnızca kârlılığı azaltmadığını, aynı zamanda pazar kaybı, yatırım kararlarının ertelenmesi ve üretim kapasitesinin zayıflaması riskini de beraberinde getirdiğini kaydetti. Hatunoğlu, dünyada rekabet koşullarının değiştiğine dikkat çekerek, işletmelerin dijitalleşme, yapay zekâ, veri analitiği, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılması gibi alanlarda adım atmasının önemine işaret etti. “Artık yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil” diyen Hatunoğlu, daha verimli, teknolojik, sürdürülebilir ve yüksek katma değerli üretimin zorunluluk haline geldiğini söyledi. “ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI OLMAK İSTİYORUZ” BUSİAD’ın yalnızca sorunları tespit eden değil, çözüm üreten bir kurum olmayı hedeflediğini belirten Hatunoğlu, ortak akıl, iş birliği ve rekabet öncesi çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Toplantıda konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise küresel belirsizliklerin kalıcı hale geldiğini belirterek, jeopolitik riskler, borç yükü, enerji maliyetleri ve iklim değişikliğinin iş dünyasını daha fazla etkileyeceğini söyledi. Alptemoçin, mevcut tabloyu “yoğun sis altında araç kullanmaya” benzeterek, iş dünyasının dayanıklı, çevik ve iyi hazırlanmış bir stratejiyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlikte ayrıca Prof. Dr. Metin Özdemir ve Doç. Dr. Derya Hekim de değerlendirmelerde bulunarak katılımcıların sorularını yanıtladı.

Hise Global MIPIM 2026 için hazırlıklarını tamamladı Haber

Hise Global MIPIM 2026 için hazırlıklarını tamamladı

Proje yönetim ve Teknik müşavirlik alanında deneyimli uzman kadrosu ve sürdürülebilir yaklaşımıyla inşaat projelerine stratejik değer kazandıran Hise Global, gayrimenkul dünyasının en saygın uluslararası organizasyonlarından biri olan MIPIM 2026 için hazırlıklarını tamamladı. Gayrimenkul sektöründeki küresel yatırımcılar, uygulamacılar ile şehir yöneticilerini bir araya getiren fuarın, yeni iş birlikleri geliştirmek ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konum almak açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, bu yıl 9-13 Mart tarihlerinde Cannes’da düzenlenecek fuara 17 senedir düzenli olarak katıldıklarına dikkat çekti. Hise Global bu yıl özellikle sürdürülebilir kentleşme, teknoloji odaklı denetim süreçleri, Home Inspection ve veri temelli proje yönetimi başlıklarını ön plana çıkartacak. Türkiye’nin önde gelen proje yönetim ve teknik müşavirlik firmalarından Hise Global, dünya gayrimenkul sektörünün en prestijli etkinliklerinden biri olan Uluslararası Gayrimenkul Fuarı MIPIM 2026’daki yerini almaya hazırlanıyor. Bu yıl “Global Urban Festival” yaklaşımıyla 9–13 Mart 2026 tarihlerinde Fransa’nın Cannes şehrinde gerçekleşecek olan fuar, yatırımcıları, şehir yöneticilerini, geliştiricileri, mimarları ve teknoloji liderlerini aynı platformda buluşturacak. Her yıl 90’dan fazla ülkeden on binlerce profesyonelin katıldığı organizasyonda, dünyanın dört bir yanından projeler ve şirketler uluslararası yatırımcılarla buluşurken, Hise Global bu yıl da Türkiye’yi temsil edecek. Home Inspection modeli MIPIM’de uluslararası paydaşlara tanıtılacak Hise Global’in fuarda öne çıkaracağı başlıklardan biri de konut alıcılarına yönelik geliştirilen Home Inspection hizmeti olacak. Teknik müşavirlik disiplinini yalnızca büyük ölçekli projelerde değil, bireysel gayrimenkul yatırımlarında da yaygınlaştırmayı hedefleyen Hise Global, bu model kapsamında konutların mevcut durumlarını teknik ve görsel raporlarla kayıt altına alıyor. Bu yaklaşımla hem olası üretim riskleri erken aşamada tespit ediliyor hem de yatırımcıların satın aldıkları gayrimenkulün taahhüt edilen kalite ve standartlara uygunluğu şeffaf biçimde değerlendiriliyor. Hise Global, MIPIM gibi uluslararası platformlarda bu hizmeti anlatarak konut tarafında da güven ve denetim odaklı bir model sunduklarının altını çiziyor. Kentsel gelişim, denetim ve gözetim hizmetleri odağa alınıyor İnşaat ve gayrimenkul sektöründe giderek daha kritik bir rol üstlenen kentsel gelişim ile teknik denetim ve gözetim başlıkları, bu yıl da MIPIM gündeminin merkezinde yer alıyor. Bu kapsamda Hise Global, Türkiye ve Avrupa’da yürüttüğü projelerden elde ettiği saha deneyimini ve teknik müşavirlik alanındaki uzmanlığını uluslararası yatırımcılar ve iş ortaklarıyla paylaşacak. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, MIPIM’in yalnızca bir fuar olmanın ötesinde, sektörde yeni iş birliklerinin ve stratejik ortaklıkların şekillendiği küresel bir buluşma noktası olduğunu vurguladı. Türkiye ve Avrupa’da tamamlanan projelerden edinilen teknik bilgi birikimini potansiyel yatırımcılarla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Öz, teknik müşavirlik alanında sundukları proje yönetim, ikinci taraf gözetim, denetimve home inspection hizmetleriyle uluslararası pazarda ses getirmeyi amaçladıklarını ifade etti. Yapay zekâ uygulamaları, dijitalleşme ve veri temelli yönetim modelleri MIPIM 2026’nın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor. Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, fuar kapsamında gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonunun ele alınacağını; yatırım kararlarında ise verimlilik ve performans odaklı yaklaşımların masaya yatırılacağını belirtti. Öz, MIPI Fuarına dair değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Fuarda gerçekleştirilecek konferans ve oturumlarda, gayrimenkul sektöründe teknolojinin planlama, tasarım ve işletme süreçlerine entegrasyonu ele alınırken, yatırım kararlarında verimlilik ve performans odaklı yaklaşımlar masaya yatırılacak. Hise Global olarak biz de teknoloji destekli denetim sistemleri ve dijital raporlama altyapılarımızla süreçleri nasıl daha izlenebilir ve etkin hâle getirdiğimizi katılımcılarla paylaşacağız. Öte yandan sürdürülebilirlik ve çevresel etki yönetimi de MIPIM 2026’nın temel gündem maddeleri arasında yer alıyor. Yeşil yatırımlar, enerji verimli yapılar ve uzun vadeli kentsel dirençlilik çözümleri uluslararası yatırımcıların öncelikli başlıkları arasında bulunurken, Hise Global olarak sürdürülebilir kentsel gelişim alanındaki uzmanlığımızı ve bu doğrultuda geliştirdiğimiz proje yönetim yaklaşımını küresel paydaşlarla buluşturmayı hedefliyoruz.”

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı

UNIRANKS verileri doğrultusunda oluşturulan listede üst sıralarda yer bulan Bursa Uludağ Üniversitesi, son dönemde hayata geçirdiği nitelikli yayınlar, sanayi ortaklıkları ve Ar-Ge merkezli projeleriyle dikkat çekiyor. Elde edilen 18.'lik derecesi, üniversitenin bölgedeki öncü konumunu güçlendirirken gelecek stratejileri için de sağlam bir temel oluşturuyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, yakalanan bu başarıya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, üniversitenin akademik yükseliş temposuna ve stratejik gayelerine vurgu yaptı. "ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 1000" Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, UNIRANKS listesindeki bu konumun tüm akademik ve idari personelin ortak çalışmasının bir sonucu olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak yarım asrı aşan köklü geçmişimizle, ülkemizin 23 Araştırma Üniversitesi'nden biri olmanın getirdiği sorumluluğu taşıyoruz. Yakaladığımız güçlü yükseliş ivmesi ve hayata geçirdiğimiz Büyük Veri Ofisi gibi projeler sayesinde akademik performansımızı artık çok daha şeffaf ve ölçülebilir şekilde takip edebiliyoruz. UNIRANKS listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi konumunda olmak bizler için gurur verici bir motivasyon kaynağıdır. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil; ulusal ligde zirveyi hedeflerken, dünya sıralamasında da öncelikli olarak ilk 1000 içerisinde yer almayı amaçlıyoruz. Tüm çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda sürdürüyoruz." PROJELER VE GELECEK VİZYONU Üniversitenin gelecek stratejilerine değinen Rektör Yılmaz, bilimsel üretkenliği destekleyen Başarılı Akademisyenlerin Rektör ile Buluşması gibi organizasyonlarla araştırmacıların yanında olduklarını ifade etti. Yılmaz; “Önümüzdeki döneme dair projelerimizi üç ana başlıkta toplayabiliriz. Bunların ilki nitelikli araştırma vizyonumuzdur. Bu kapsamda bilimsel makale ve yayınlarda Q1 kalitesindeki çalışma sayımızı artırmayı hedefliyoruz. İkinci önceliğimiz kamu-sanayi entegrasyonudur. Bu noktada Bursa ekonomisine ve sanayisine doğrudan katkı sağlayacak patent ve faydalı model tescillerimizi hızlandırmayı amaçlıyoruz. Son projemiz ise dijitalleşme ve şeffaflıktır. Bu vizyon çerçevesinde SciVal programı destekli yeni nesil akademik izleme sistemleriyle bölümlerin gelişimini anlık verilerle optimize etmeyi hedefliyoruz. Kurduğumuz Büyük Veri Ofisi ile bu alanda önemli mesafe kat ettik” şeklinde konuştu. Bursa'nın ve Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek donanımlı bireyler yetiştirmeye devam edeceklerini belirten Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bu başarıda payı olan tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini sundu. REKTÖRDEN ADAY ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI Aday öğrencilerin üniversite tercihlerini 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapabileceklerini hatırlatan Rektör Yılmaz; "Türkiye'nin en başarılı ilk 20 üniversitesi arasında bulunan bir Araştırma Üniversitesi olarak, gençlerimize sadece bir diploma değil; dünya standartlarında bir vizyon, güçlü bir sanayi ağı ve nitelikli bir gelecek sunuyoruz. Ailelerimizin içi rahat olsun; Bursa Uludağ Üniversitesi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecek akademik altyapıya, kampüs imkanlarına ve köklü bir kültüre sahiptir. Geleceğini sağlam temeller üzerine kurmak isteyen tüm adaylarımızı üniversitemize davet ediyorum" dedi.

Osmangazi Belediyesi, Horizon Europe kapsamındaki "EVAL-INNO" projesine 94,60 puanla kabul edildi Haber

Osmangazi Belediyesi, Horizon Europe kapsamındaki "EVAL-INNO" projesine 94,60 puanla kabul edildi

Bursa Osmangazi Belediyesi, uluslararası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Belediyenin resmi ortak olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en kapsamlı destek programı Horizon Europe kapsamında kabul edildi. Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesinde proje, asgari eşiğin 70 puan olduğu programda 100 üzerinden 94,60 puan aldı. Proje, yenilik ve teknolojik dönüşüm politikalarının farklı ülkelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Osmangazi Belediyesi projeye kentsel yenilik, dijitalleşme ve yerel politika uygulaması alanlarındaki birikimiyle katkı sunacak. Elde edilecek bulguların ise kentte sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. Araştırma Üniversiteleri Arasında İki Belediyeden Biri İspanya’daki València Üniversitesi koordinatörlüğündeki konsorsiyumda, İtalya’nın ulusal araştırma kurumu CNR ile Londra Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri yer alıyor. Konsorsiyumu Budapeşte Teknik ve İktisat Üniversitesi ile Kolombiya, Peru, Bolivya, Venezuela ve Kazakistan’dan araştırma kurumları tamamlıyor. Ağırlıklı olarak araştırma üniversitelerinden oluşan projede yerel yönetim olarak yalnızca İspanya’dan Mislata Belediyesi ile Türkiye’den Osmangazi Belediyesi bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, aynı zamanda konsorsiyumdaki tek Türk kurumu olarak Türkiye’yi temsil edecek. TÜBİTAK’tan Başkan Erkan Aydın’a Tebrik Horizon Europe programının Türkiye’deki koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, proje kabul edildikten sonra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bir tebrik mesajı gönderdi. Mesajda, yüksek rekabet ortamında elde edilen başarının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, “Yüksek rekabetin söz konusu olduğu programda göstermiş olduğunuz başarıdan dolayı tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK ayrıca proje sözleşme sürecinde belediyeye destek sağlayacağını bildirdi. “Osmangazi’yi Uluslararası Ölçekte İş Üreten Belediye Haline Getiriyoruz” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde edilen başarının belediyenin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü’nü kurarken hedefimiz, Osmangazi’yi uluslararası ölçekte iş yapabilen bir belediye haline getirmekti. Müdürlüğümüzdeki Avrupa Birliği proje ekibimizin emeğiyle bugün üç kıtadan 12 kurumun yer aldığı böylesine önemli bir projede Türkiye’yi temsil eden tek kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemizin kabulünün ardından bize destek veren ve tebrik mesajını ileten TÜBİTAK’a da şükranlarımızı sunuyoruz.” “Bu Projeyle İyileştirmeler Yapılacak” Elde edilen başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci de, “Türkiye, her yıl Avrupa fonlarına destek oluyor ve bu fonu almak için de belediyeler, araştırma kurumları herkes projeler yazıyor ve bizler o fonu tekrar ülkemize getirmek için çalışıyoruz. O yüzden bizim için önemli ve gurur kaynağıydı. Bu projede kentsel politika uygulaması, belediyecilikte yenilikçilik, dijitalleşme ve proje geliştirme alanlarında ve kurumsal kapasite geliştirme hakkında iyileştirmeler yapılacak” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Gerçek barış şart

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, ziyaretin başından sonuna kadar fevkalade bir misafirperverlik sergilediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tokayev'e ve Kazak makamlarına teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Astana'daki görüşmelerinde, ilişkileri, bölgesel ve küresel gelişmeleri etraflıca değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, ilişkilerin seyrinden duyduğu memnuniyeti ve işbirliğini her alanda derinleştirme kararlılığını teyit ettiklerini aktardı. Muhtelif alanlarda akdedilen 12 belgeye ilave olarak Tokayev ile "Ebedi Dostluk ve Genişletilmiş Stratejik Ortaklık Bildirisi"ni imzaladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarılı geçen 6. Konsey toplantısının iki kardeş ülke arasındaki ilişkiler açısından tarihi bir nitelik taşıdığını bildirdi, hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Asya ülkelerinin, 6 Şubat depremleri sonrası Türkiye'ye desteğe koşan ilk ülkeler olduğuna işaret ederek, Kazakistan'ın Gaziantep'te inşa ettiği, Hoca Ahmet Yesevi'nin ismini verdikleri okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana'da gerçekleştirdiklerini söyledi. İş Forumu'na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına Tokayev ile hitapta bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Kazakistan ile ilişkilerimizin son yıllarda itici gücünü bilhassa ticaret, yatırımlar ve enerji oluşturuyor. Son 5 yılda ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500'e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Enerji alanında da önemli bir işbirliğimiz söz konusu. Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda, Kazakistan'ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli görüyoruz. Ziyaretimiz sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandı. Gelecekte enerji işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum." Kazakistan ziyaretinin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi'ne iştirak ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut işbirliğini dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen "Türkistan Bildirisi"ni, Türk devletleri liderleriyle imzaladıklarını anımsattı. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim için bu zirvenin bir diğer önemi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Tufan Erhürman'ın zirveye katılımıydı. Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Teşkilatın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor. İnşallah önümüzdeki sonbaharda ev sahipliği yapacağımız 13. Zirve ile devralacağımız dönem başkanlığımız süresince, Teşkilatımızı daha ileri seviyelere taşıyacağız. Gerek Astana'da gerek Türkistan'da yaptığımız istişarelerin hayırlara vesile olmasını diliyorum." "Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduk" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Türk Yüzyılı" kapsamında bundan sonraki süreçte Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediği en önemli vizyon ve hedefin ne olduğuna ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman önem veren bir iktidar olduklarını ve Türk Devletleri Teşkilatı ile bunu taçlandırmanın gururunu yaşadıklarını söyledi. Aile meclisi olarak gördükleri Teşkilat bünyesinde her türlü işbirliğini ele aldıklarını, bütün fırsatları değerlendirmeye çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, hep birlikte ilerleme ve kalkınmaya inandıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk dünyasının, bölgenin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin rol alabileceğini tüm platformlarda söylediğini hatırlatarak, AK Parti olarak, Türk dünyası çalışmalarına verdikleri öneme binaen Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduklarını ve Türkiye'de ilk "Türk Dünyası Vizyon Belgesi"ni hazırladıklarını ifade etti. Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk'ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlemişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatının Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda Teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." diye konuştu. "Bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın neden bitmediğine ilişkin soruya, şu yanıtı verdi: "Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri, her fırsatta vurguladığım gibi, İsrail'in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki, bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail'in kışkırtmalarının etkisiz kılınması, sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de düzenlenecek NATO Zirvesi'ne ilişkin, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapmasına ilişkin soru üzerine, Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'nin, İttifak'ın tarihinde kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Gerek bölgede gerek dünyadaki son gelişmelerin Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırdığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara'da İttifak'ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO'nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO'nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi işbirliği ve ortak güvenlik anlayışı, İttifak'ın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır" Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik vizyonuna ilişkin soruya karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vizyonu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği'nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye'ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği'ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir." Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşüne ilişkin soru üzerine CumhurbaşkanI Erdoğan, "F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz." dedi. "KAAN bizim için ilk adımdır, daha güçlülerini de yapacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yerli ve milli savaş uçağı KAAN için ise "KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayisi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026'da savunma sanayisi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200'den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor." açıklamasını yaptı. "Terörsüz Türkiye' hedefine bütün engelleri aşarak mutlaka ulaşacağız" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soruyu cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye'nin 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adı olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar attıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, 'Terörsüz Türkiye'yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. 'Terörsüz Türkiye' hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eş güdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6. Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) Gayriresmi Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşü uçakta basın mensuplarının sorularını yanıtladı, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. CHP'den AK Parti'ye katılan belediye başkanlarına ilişkin sorular üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları, 'Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik' yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir." Bir gazetecinin, "Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum." sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki, ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz." Sosyal medya platformlarında 15 yaş altına yönelik yasal düzenlemenin yanı sıra dijital platformlar için yeni tedbirlerin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin işbirliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında İş Birliği Haber

Siemens Türkiye ile Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Arasında İş Birliği

Bu kapsamda HAB OSB’de faaliyet gösteren firmaların üretim süreçlerini güvence altına alan modern ve yüksek güvenilirliğe sahip bir enerji dağıtım sistemi hayata geçirildi. Ayrıca Siemens Türkiye ile HAB OSB, SAHA 2026 Fuarı’nda 7 Mayıs 2026 Perşembe günü bir araya gelerek; SCADA sistemleri, dijitalizasyon, Nesnelerin İnterneti (IoT) uygulamaları ve orta gerilim dağıtım sistemlerini kapsayan alanlarda iş birliğini geliştirmeye yönelik bir iyi niyet anlaşması da imzalandı. Söz konusu niyet anlaşması, Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında geçtiğimiz yıllarda hayata geçirilen enerji dağıtım altyapısı projesiyle kurulan iş birliğinin kapsamının genişletilmesine yönelik ortak yaklaşımı ortaya koyuyor. Taraflar, mevcut projeden elde edilen mühendislik deneyimi ve saha uygulamalarını temel alarak, önümüzdeki dönemde dijitalleşme ve akıllı enerji yönetimi alanlarında yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisinin en büyük buluşmalarından biri olan Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026’da gerçekleşen imza törenine Siemens Türkiye’den Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey katılırken; HAB OSB’yi Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı temsil etti. Siemens Türkiye Elektrifikasyon ve Otomasyon Birimi Ülke Yöneticisi Cengiz Hamdi Bozbey, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile geçtiğimiz dönemde hayata geçirdiğimiz proje, Türkiye’nin savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim altyapısını güçlendirme yolunda önemli bir adım niteliği taşıyor. Siemens Türkiye olarak 170 yıldır ülkemizin sanayi, altyapı ve teknoloji dönüşümüne katkı sunuyoruz. Bu çerçevede HAB OSB’de faaliyet gösteren şirketlerin kritik operasyonlarını destekleyecek kesintisiz ve güvenilir bir enerji dağıtım altyapısını devreye aldık. Yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, bölgenin gelecekteki büyüme hedeflerine de yanıt verecek şekilde tasarlanan bu altyapı; mühendislik, dijital şebeke planlaması, koruma koordinasyonu ve saha yönetimini kapsayan uçtan uca yaklaşımımızın güçlü bir örneğini oluşturuyor. Siemens Türkiye olarak teknoloji ve mühendislik gücümüzle kritik sektörlerin gelişimine destek olmayı sürdüreceğiz.” Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Genel Müdürü Mehmet Nihat Yapıcı ise şu değerlendirmede bulundu: “Ankara Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi olarak savunma, havacılık ve uzay sanayisine yönelik yüksek teknoloji üretim yapan şirketleri aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Bu ölçekte stratejik bir üretim altyapısında enerjinin sürekliliği, üretim güvenliği ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. Siemens Türkiye iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje sayesinde bölgemizde faaliyet gösteren şirketleri kesintisiz, güvenilir ve yüksek performanslı bir enerji dağıtım altyapısıyla destekliyoruz. Bu altyapının mevcut üretim gücümüzü desteklerken gelecekteki kapasite artışlarına da katkı sunacağına inanıyoruz.” Siemens Türkiye ile HAB OSB arasında 2025’te tamamlanarak hayata geçirilen projede; ekipman kurulumunun yanı sıra mühendislik, koruma koordinasyonu, saha yönetimi ve saha hizmetlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsendi. Dijital ikiz ve şebeke simülasyonları üzerinden yapılan çalışmalarla sistemin farklı yük senaryolarındaki davranışı daha tasarım aşamasında analiz edildi. Bu sayede hem ilk yatırım hem de uzun vadeli işletme süreçlerinde verimlilik artırıldı. Yüksek teknoloji üretimin yoğunlaştığı HAB OSB’de enerji sürekliliği kritik bir gereklilik olarak öne çıkarken, sistem bakım süreçlerinde dahi kesintiye izin vermeyecek şekilde kurgulandı. Bu kapsamda Siemens Türkiye, HAB OSB’de dış ortamdan tamamen bağımsız, hermetik olarak izole edilmiş uçtan uca gaz izoleli (GIS) dağıtım yapısını gelişmiş koruma sistemleriyle birlikte devreye aldı. Gaz izoleli sistemlerin kompakt yapısı sayesinde geleneksel çözümlere kıyasla çok daha az alan kullanıldı; bu durum inşaat ihtiyacını azaltarak maliyetlerde yaklaşık %50 düşüş sağladı. Hücre bazlı yatırım maliyetlerinde %40’a varan tasarruf elde edilirken, işletme tarafında da geleneksel sistemlere kıyasla %80’e varan avantaj sağlandı. Minimal personelle yönetilebilen yapı operasyonel verimliliği de artırdı. Savunma sanayisindeki büyüme dikkate alınarak iki faz halinde kurgulanan projede ilk faz 9 Ağustos 2021’de imzalanan sözleşme ile başladı. Bu fazda 31 primer ve 137 sekonder GIS hücre devreye alındı, ardından yapılan genişleme çalışmasıyla 55 sekonder hücre daha sisteme dahil edildi. İkinci faz sözleşmesi 9 Şubat 2024’te imzalandı. Bu kapsamda 8 primer ve 133 sekonder GIS hücre kuruldu ve ikinci fazın geçici kabulü Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Toplamda 39 primer ve 315 sekonder GIS hücrenin devreye alındığı projede tüm mühendislik ve saha yönetimi Siemens Türkiye tarafından yürütüldü. Hayata geçirilen altyapı sayesinde HAB OSB, 400 yüksek teknoloji üreticisine %100 şebeke sürekliliği sağlayan bir enerji dağıtım yapısına kavuştu. Bakım için dahi duruş gerektirmeyen sistem, minimal işletme personeliyle yönetilebilme imkânı sunarak işletme ve bakım maliyetlerinin önemli ölçüde azaltılmasını sağladı. Siemens Türkiye’nin projeye özel çözüm yaklaşımıyla hayata geçirilen bu yapı, geleneksel şebeke çözümlerine kıyasla daha düşük ilk yatırım maliyetiyle, dünya standartlarında, yüksek sürekliliğe sahip ve sürdürülebilir bir enerji altyapısının kurulmasını mümkün kıldı. HAB OSB enerji dağıtım şebekesi tüm bu avantajları ve yeni yaklaşımı ile Türkiye dağıtım sektörü için referans niteliğinde bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi Haber

Turkcell Gençlerin Teknoloji Vizyonunu Ödüllendirdi

Törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Son 5 yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı” sözleriyle Türkiye’nin teknoloji ve girişimcilik ekosistemindeki büyümeye dikkat çekti. Ödül töreninin ev sahipliğini üstlenen Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç da “Turkell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek. Yarının Teknoloji Liderleri de bu anlayışın yansıması. Gençlerimizin yanında olmayı bundan böyle de sürdüreceğiz. Dereceye giren ekipleri ve tüm katılımcıları kutluyorum. Vizyonlarıyla bu sürece yön veren devletimizin değerli temsilcileri başta olmak üzere üniversitelerimize, jüri üyelerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Turkcell’in, geleceğin teknoloji liderlerini desteklemek amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlediği “Yarının Teknoloji Liderleri” proje yarışmasının ödül töreni, İstanbul Mandarin Otel’de gerçekleştirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katıldığı törende, yarışmada dereceye giren ekiplere ödülleri verildi. Türkiye’de üniversitelilere yönelik en kapsamlı proje yarışması olan “Yarının Teknoloji Liderleri”nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300.000 TL’lik para ödülü takdim edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki dönüşüme dikkat çekerek şunları söyledi: “Türkiye'nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını da ifade ediyor. 23 yıl öncesinde Türkiye'nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı, şimdi ise 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye'de 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı, şimdi ise 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. Teknoloji girişimleri, diğer alanlardan farklı olarak borçlanma enstrümanlarıyla büyüyebilecek yapılar değil. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Ve teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olan da borçlanma değil sermaye yatırımlarıdır. Bu anlayışla son 5 yılda Türkiye'de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki 5 yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu vesileyle ödül alacak olsun ya da olmasın, Türkiye'nin teknoloji geliştirme yolculuğunda 'Ben de varım' diyen tüm genç arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum. Türkiye'nin teknoloji lideri Turkcell'e bu muhteşem organizasyon için teşekkür ediyorum”. “Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek” Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: “Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor.” “Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, şöyle devam etti: “Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum.” Yarının Teknoloji Liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü “Signify” projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren “MEMOVISION” kazandı. “Smellcontrol” projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: “Sosyal Okuryazarlılık” ödülüne “Cyberkids” projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. “Sürdürülebilir Gelecek” ödülünü “ENERATICS” projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. “Ölçeklenme Potansiyeli” ödülünün sahibi “KazAI” projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor. Ödül kazanan ekipleri jüri belirledi Yarının Teknoloji Liderleri’nin ikinci yıl jürisinde; Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu ile Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç yer aldı. Ayrıca TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mesut Güner, Bağımsız Mühendislik Danışmanı Cemal Şeref Oğuzhan Öztürk, TAZI AI Kurucu Ortak ve Genel Müdürü Prof. Dr. Zehra Çataltepe ve Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan da jüri üyesi alarak ödül kazanan ekipleri belirledi.

Trakya Üniversitesi’nde “Zirve’26” buluşması Haber

Trakya Üniversitesi’nde “Zirve’26” buluşması

Trakya Üniversitesi Bilişim ve İnovasyon Topluluğu (TÜBİT) tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen Liderlik, Kariyer ve İnovasyon etkinliği, Keşan Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu ev sahipliğinde görkemli bir törenle başladı. Üç gün sürecek “Zirve’26” kapsamında liderlik, yapay zekâ, siber güvenlik ve kariyer planlaması gibi pek çok kritik konu masaya yatırılacak. Etkinlik, öğrenciler ile sektör temsilcileri arasında önemli bir köprü kurmayı hedefliyor. Açılış programına Keşan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Şapçı, Yüksekokul Müdürü İlknur Kumkale, Keşan Meslek Yüksekokulu Müdürü Aydın Güllü, akademisyenler, sponsorlar ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende konuşan TÜBİT Başkanı Aykut Efe Çağlayan, etkinliğin yalnızca bir organizasyon değil, güçlü bir ekip ruhunun ürünü olduğunu vurguladı. Çağlayan, öğrenciler arasındaki dayanışma ve mezunlarla kurulan bağın zirvenin en önemli gücü olduğunu ifade etti. Yüksekokul Müdürü İlknur Kumkale ise TÜBİT’in yedi yıldır sürdürdüğü bu organizasyonun önemli bir başarı örneği olduğunu belirterek, öğrencilerin ortaya koyduğu emeğin üniversite kültürü açısından gurur verici olduğunu söyledi. Dijitalleşme ve yapay zekânın önemine dikkat çeken Kumkale, gençlerin geleceğin iş modellerini şekillendireceğini vurguladı. Programda, eğitime katkı sunan paydaşlara plaket takdim edilirken, Keşan Ticaret ve Sanayi Odası ve Tekcan Tarım yetkilileri desteklerinden dolayı onurlandırıldı. Etkinliğin ilk gününde okul mezunları Kubilay Kaptanoğlu, Barlas Baycık ve Mete Ali Başkaya sahne alarak deneyimlerini paylaştı. Zirve boyunca alanında uzman 12 konuşmacının katılımcılarla buluşacak

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.