Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Dönüşüm

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı: Go ve Gezsen hesapları birleşti Haber

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı: Go ve Gezsen hesapları birleşti

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm başlattı. Ajansın açıklamasına göre, bugüne kadar yurt dışına yönelik “Go” ve yurt içine yönelik “Gezsen” adıyla yürütülen il hesapları, yeni dönemde tek çatı altında birleştirildi. Böylece 81 ilin dijital tanıtımı, tek bir güçlü marka dili üzerinden yürütülmeye başlandı. TAKİPÇİLER TEK HESAPTA TOPLANDI Yeni uygulamayla birlikte 81 ile ait Gezsen hesapları, Go il hesaplarıyla birleştirildi ve iki hesaba ait takipçiler tek hesapta toplandı. TGA, bu yapının yerli ve yabancı ziyaretçilere daha etkili, veriye dayalı ve teknoloji odaklı bir tanıtım modeli sunacağını bildirdi. Dönüşümün, dünyanın en büyük sosyal medya ekosistemlerinden Meta ile yürütülen stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirildiği belirtildi. Geçiş sürecinin, platform kuralları ve küresel en iyi uygulamalar doğrultusunda planlı ve aşamalı şekilde sürdürüldüğü aktarıldı. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ HEDEFLEME KULLANILACAK Birleşen hesaplardan elde edilen takipçi ve etkileşim verilerinin, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli hedefleme araçlarıyla birlikte kullanılacağı ifade edildi. Böylece il içeriklerinin doğru kitleye, doğru zamanda ve doğru pazarda ulaştırılması hedefleniyor. TGA, değişen sosyal medya dinamiklerine uygun olarak il tanıtım stratejisini yeniden tasarladığını duyurdu. Yeni modelde kısa video formatları, etkileşim odaklı içerikler, yaratıcı hikâye anlatımı ve güncel sosyal medya trendleri öne çıkacak. Ajans, söz konusu bu dönüşümle birlikte illerin dijital kimliğinin GoTürkiye standartlarında daha modern ve dinamik bir vitrine taşınacağını duyurdu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, görevdeki ilk 6 ayını değerlendirdi Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek, görevdeki ilk 6 ayını değerlendirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Adalet Bakanlığı görevine getirilmesinin ardından geçen ilk 6 aylık döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma” hedefi doğrultusunda çalışmalara başladıklarını belirterek, geride kalan 6 ayda adalet hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirilmesi için önemli adımlar attıklarını ifade etti. YARGIDA HIZ VE ETKİNLİK VURGUSU Yargının daha hızlı ve verimli işlemesi, uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılması ve vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması amacıyla çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Gürlek, reform çalışmalarının kapsamlı şekilde sürdüğünü kaydetti. Bakan Gürlek, çocuk adaleti sisteminde çocuğun üstün yararını esas alan daha güçlü ve caydırıcı bir yapının oluşturulduğunu bildirdi. Ceza adaleti sisteminde ise terör, örgütlü suçlar, dijital suçlar, afet suçları ve faili meçhul dosyalar başta olmak üzere farklı alanlarda ihtisaslaşmanın güçlendirildiğini aktardı. MAĞDUR HİZMETLERİ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM İlk 6 aylık dönemde mağdur hizmetlerinden infaz ve rehabilitasyona, koruyucu ve onarıcı mekanizmalardan yargıda dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda reformlar gerçekleştirildiğini belirten Bakan Gürlek, önümüzdeki dönemde de yeni adımlar atılacağını söyledi. Bakan Gürlek, açıklamasının sonunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde insanı merkeze alan, daha erişilebilir ve güven veren bir adalet sistemi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.

Bakan Kacır: 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka çağrısı yatırımları hızlandıracak Haber

Bakan Kacır: 1,6 milyar dolarlık HIT-Yapay Zeka çağrısı yatırımları hızlandıracak

İstanbul Fuar Merkezi’nde 9-10 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilen GİTEX AI Türkiye; yapay zeka, siber güvenlik, finansal teknolojiler, bulut altyapıları, veri merkezleri, kuantum teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıklarında teknoloji dünyasının temsilcilerini bir araya getiriyor. "Yaklaşık 120 bin Togg yollarda" Bakan Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji alanındaki dönüşümünün somut örneklerinden biri olarak Togg’u gösterdi. Kacır, bugüne kadar yaklaşık 120 bin Togg aracının yollara çıktığını belirterek, benzer başarı hikayelerinin farklı teknoloji alanlarında da ortaya çıkarılmasını hedeflediklerini ifade etti. Teknoloji girişimlerinin Türkiye’nin yeni nesil ekonomik başarılarında önemli rol üstlendiğini vurgulayan Kacır, girişimcilerin fikirlerini küresel ölçekte ürün ve şirketlere dönüştürebilmeleri için finansmana erişimin kritik olduğunu söyledi. Kacır, 2007’den bu yana fon ve fonların fonu mekanizmaları aracılığıyla girişimcilik ekosistemine 130 milyon dolarlık kamu kaynağı aktarıldığını, bu kaynakların etkisiyle toplam 2,8 milyar dolarlık fon hacminin harekete geçirildiğini belirtti. Bakan Kacır ayrıca kısa süre önce girişim sermayesi fonlarına 300 milyon dolarlık yeni kaynak tahsis edildiğini, bu kaynağın kaldıraç etkisiyle ekosisteme 750 milyon doların üzerinde finansman kazandırmasının beklendiğini söyledi. Bakanlığın daha önce açıkladığı 300 milyon dolarlık kaynağın 750 milyon doların üzerinde likidite oluşturması hedefi de resmi açıklamalarda yer almıştı. Türkiye'nin hedefi: 100 bin teknoloji girişimi Kacır, Türkiye’nin girişimcilik ekosistemine ilişkin hedeflerini de paylaştı. 2019 yılında Türkiye’nin henüz bir unicorn şirketi bulunmadığını hatırlatan Kacır, bugün ise ülkenin küresel ölçekte 8 Turcorn’a ulaştığını belirtti. Türkiye’den 100 bin teknoloji girişiminin çıkmasını ve Turcorn şirketlerinin toplam değerlemesinin 100 milyar dolaraulaşmasını hedeflediklerini ifade eden Kacır, Türkiye’yi dünyanın ilk 10 girişimcilik ekosisteminden biri haline getirmek istediklerini söyledi. İstanbul’un da teknoloji ve girişimcilik yatırımlarında dünyadaki ilk 20 merkez arasında yer almasının hedeflendiğini belirten Kacır, Turcorn 100 Programı ile yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere uçtan uca destek sağlandığını kaydetti. Türkiye'nin Turcorn sayısının 2026'da HubX'in de katılımıyla 8'e yükseldiği daha önce Bakan Kacır tarafından açıklanmıştı. Yapay zeka ekonomisi büyüyor Yapay zeka yatırımlarındaki küresel artışa dikkat çeken Kacır, dünya genelinde yapay zeka harcamalarının bu yıl 2,7 trilyon dolara yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Kacır, yapay zeka ekonomisinin temel altyapılarından biri olan veri merkezlerinin de küresel yatırımlarda giderek daha büyük pay aldığını belirterek, Türkiye’nin bu alanda önemli bir teknoloji ve yatırım merkezi olmasını hedeflediklerini ifade etti. "Yapay zekanın yükselişi yeni zorlukları da beraberinde getirdi" Yapay zekanın hızlı gelişiminin beraberinde güvenlik, emniyet, güven ve hesap verebilirlik gibi yeni sorunları getirdiğini belirten Kacır, öncü yapay zeka teknolojilerinin giderek daha az sayıda teknoloji şirketi ve ekonomide yoğunlaştığına dikkat çekti. Kacır, farklı dillerin ve kültürlerin özelliklerini anlamakta zorlanan yapay zeka modellerinin de önemli bir sorun olduğunu belirterek, Türkiye’nin yapay zeka teknolojilerine hem kararlılıkla hem de sorumluluk bilinciyle yaklaştığını söyledi. Türkiye'nin süper bilgisayar altyapısı güçlendiriliyor Türkiye’nin yapay zeka alanındaki hesaplama kapasitesini artırmak amacıyla yatırımlar yaptığını belirten Kacır, TRUBA ulusal hesaplama kümesinin 80 binden fazla işlemci çekirdeği, 504 grafik işlemcisi ve 26 petabayt veri depolama kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Türkiye’nin Avrupa Yüksek Performanslı Hesaplama Ortaklık Girişimi’ne (EuroHPC) katılımının da Türk araştırmacılar ve teknoloji şirketleri açısından yeni imkanlar oluşturduğunu belirten Kacır, yapay zeka girişimlerinin Avrupa’daki süper bilgisayar altyapılarına erişebildiğini söyledi. Araştırmacı ve şirketlerin dünyanın güçlü süper bilgisayarları arasında gösterilen MareNostrum 5’in işlem kapasitesinden yararlanabildiğini belirten Kacır, hesaplama altyapısının yapay zeka ekosisteminin gelişmesi açısından kritik olduğunu vurguladı. HIT-30 kapsamında yapay zeka ve veri merkezi yatırımları Kacır, Türkiye’nin yüksek teknoloji yatırımlarını hızlandırmak amacıyla uyguladığı HIT-30 programına da dikkat çekti. Program kapsamında yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezlerinin kurulmasını destekleyen HIT-Veri Merkezi Çağrısı'nın yanı sıra, 1,6 milyar dolar bütçeli HIT-Yapay Zeka Çağrısı ile büyük ölçekli bulut ve yapay zeka altyapılarının Türkiye’de kurulmasının amaçlandığını belirtti. HIT-Yapay Zeka Çağrısı'nın, yapay zeka çözümlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli bulut tabanlı altyapı yatırımlarını hızlandırması hedefleniyor. HIT-Kuantum Çağrısı ile de Türkiye’nin kuantum teknolojilerindeki altyapı ve yetkinliklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Kacır, bu yatırımlarla Türkiye’nin veri işleme ve depolama kapasitesinin artırılarak bölgesel bir merkez konumuna taşınmasının hedeflendiğini söyledi. Yapay Zeka Eylem Planı devrede Bakan Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planıkapsamında yapay zeka ekosisteminin farklı katmanlarını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Eylem planında yapay zeka alanında insan kaynağının geliştirilmesi, altyapının güçlendirilmesi, girişimcilik ekosisteminin büyütülmesi ve teknolojinin farklı sektörlerde kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. GİTEX AI Türkiye de bu dönüşümün teknoloji şirketleri, girişimler ve yatırımcılar arasında daha güçlü bağlantılar kurulmasına katkı sağlayan uluslararası platformlardan biri olarak öne çıkıyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor Haber

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: 2029’da mal ihracatının 450 milyar dolara hedefleniyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) dönemine ilişkin ticaret politikası hedeflerini açıklayarak, ihracatı önceleyen, haksız ithalata karşı üreticiyi koruyan ve ticari diplomasiyle pazarları genişleten bir yaklaşımın sürdürüleceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın koordinasyonunda hazırlanan OVP’nin kamuoyuyla paylaşıldığını hatırlatan Bolat, son üç yılda uygulanan program sayesinde makro finansal istikrarın güçlendiğini ve ekonominin daha dayanıklı bir yapıya kavuştuğunu ifade etti. TİCARET POLİTİKASINDA TEMEL ÖNCELİKLER Bakan Bolat’ın değerlendirmesinde, 2027-2029 döneminde ticaret politikasının başlıca öncelikleri arasında; enflasyonla mücadelenin kesintisiz sürdürülmesi, rekabet gücünün ve halkın satın alma gücünün artırılması, dış ticarette verimlilik artışı ve haksız uygulamalara karşı etkili tedbirler alınması, orta yüksek ve yüksek teknolojili ihracatın güçlendirilmesi, ihracatı önceleyen aktif bir dış ticaret rejiminin uygulanması, ticaret altyapısı ve finansmana erişimin güçlendirilmesi, pazara erişim, bağlantısallık ve ticari diplomasinin etkinleştirilmesi, yatırım-üretim-istihdam-ihracat eksenli kalkınma modelinin desteklenmesi 2027 VE 2029 HEDEFLERİ Bakan Bolat, küresel ekonomideki olumsuz koşullara ve artan belirsizliklere rağmen, 2027 yılında mal ihracatını 292 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. OVP’nin son yılı olan 2029’da ise mal ve hizmet ihracatının 450 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini kaydetti. Petrol ve emtia fiyatlarındaki artışın etkisiyle 2027 yılı için mal ithalatı hedefi 397 milyar dolar olarak belirlendi. Bolat, aynı dönemde cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 1,9 seviyesinde kalmasının beklendiğini söyledi. YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜME VURGU Bolat, program döneminde yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin ihracattaki payının artırılacağını, yeni nesil hizmet alanlarının geliştirileceğini ve firmaların küresel değer zincirlerindeki konumunun güçlendirileceğini ifade etti. Ayrıca yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerine uyumun destekleneceğini, gümrüklerde dijital ve fiziki altyapının güçlendirilerek ticaretin kolaylaştırılacağını, yasa dışı ticaretle mücadelede ise denetimlerin sürdürüleceğini vurguladı. Bolat, dünya ticaretinin ağırlık merkezinin coğrafyaya yaklaşmasıyla Türkiye’nin stratejik öneminin arttığını belirterek, Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Hicaz Yolu gibi projelerle Türkiye’nin üretim, ticaret ve yatırımda cazibe merkezi haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu “Yatırım-Üretim-İstihdam-İhracat” odaklı kalkınma vizyonunun önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, Ticaret Bakanlığı olarak bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar: Bursa’nın enerji talebi son 24 yılda 5 kat arttı

BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı’na katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinde itici güç olduğunu belirterek, kentin önümüzdeki dönemde daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacağını ifade etti. “ENERJİ, MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR” Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat arttığını, buna karşın Bursa’daki artışın 5 kat olduğunu vurguladı. Enerjide dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir” dedi. Türkiye’nin kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini belirten Bayraktar, hedeflerinin ülkeyi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı konuma taşımak olduğunu kaydetti. AKKUYU VURGUSU Bakan Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile Türkiye’nin nükleer enerji üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Santralde Bursa sanayisinin ürettiği ekipmanların da kullanıldığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünde yerli ekipman üretiminin önemine dikkat çekti. SANAYİCİDEN KESİNTİSİZ VE ÖNGÖRÜLEBİLİR ENERJİ TALEBİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli ve öngörülebilir maliyetli enerji olduğunu söyledi. Burkay, enerji altyapısının güçlendirilmesi, yeşil dönüşüm yatırımları ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına uygun düzenlemelerin önemine işaret etti. Burkay ayrıca, BTSO’nun dijital dönüşüm projesi kapsamında geliştirilen KOBİ Diyalog uygulamasıyla 60 bin üyeye daha güçlü katılım imkânı sunulacağını belirtti. Burkay, sanayi alanlarına duyulan ihtiyacı karşılamak için geliştirilen KOBİ OSB projesine kısa sürede 2 bin 500’ün üzerinde başvuru yapıldığını açıkladı. Bursa’nın üretim gücünü destekleyecek yeni sanayi alanlarının önemine dikkat çekti. Toplantıda iş dünyası temsilcileri de enerji alanındaki talep ve önerilerini Bakan Bayraktar’a iletti. Program, hediye takdimiyle sona erdi.

İstanbul Rumeli Üniversitesi MYO Müdürü Serap Daş: "Uygulamalı Eğitim, Mezunlarımızı İstihdama Bir Adım Önde Hazırlıyor" Haber

İstanbul Rumeli Üniversitesi MYO Müdürü Serap Daş: "Uygulamalı Eğitim, Mezunlarımızı İstihdama Bir Adım Önde Hazırlıyor"

İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Serap Daş, meslek yüksekokullarının yalnızca diploma veren kurumlar olmadığını, sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiren önemli eğitim merkezleri olduğunu belirterek, uygulamalı eğitim modeli sayesinde öğrencileri mezun olmadan iş hayatına hazırladıklarını söyledi. Günümüzde iş dünyasının beklentilerinin hızla değiştiğine dikkat çeken Daş, teorik bilginin artık tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: "İşverenler bugün mesleki bilgiye sahip olmanın yanı sıra uygulama deneyimi bulunan, ekip çalışmasına uyum sağlayabilen, dijital teknolojileri etkin kullanabilen ve problem çözme becerisi gelişmiş mezunları tercih ediyor. Biz de İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak eğitim modelimizi bu ihtiyaçlar doğrultusunda şekillendiriyor, öğrencilerimizi daha eğitimleri devam ederken gerçek iş ortamlarıyla buluşturuyoruz." Uygulamalı eğitim ön planda Meslek Yüksekokulu bünyesinde Bilgisayar Programcılığı, Grafik Tasarımı, İç Mekân Tasarımı, Aşçılık, Pastacılık ve Ekmekçilik, Uçak Teknolojisi, Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği ile Sivil Havacılık Kabin Hizmetleri, Mahkeme ve Büro Hizmetleri programlarında uygulama ağırlıklı eğitim verildiğini ifade eden Daş, laboratuvar çalışmaları, atölye uygulamaları, simülasyon eğitimleri ve proje temelli öğrenme yöntemleriyle öğrencilerin mesleki yetkinliklerini geliştirdiklerini söyledi. Daş, "Öğrencilerimiz teorik bilgilerini uygulamayla pekiştiriyor. Böylece mezuniyet sonrasında iş hayatına daha hızlı uyum sağlayan, sahaya hazır profesyoneller olarak kariyerlerine başlıyorlar." dedi. Stajlar kariyerin ilk adımı oluyor Staj süreçlerini eğitimin en önemli parçalarından biri olarak gördüklerini belirten Serap Daş, üniversitenin kamu kurumları ve özel sektörle geliştirdiği iş birliklerinin öğrenciler için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. "Stajı yalnızca zorunlu bir eğitim süreci olarak değerlendirmiyoruz. Öğrencilerimizin mesleki kimliklerini oluşturdukları, deneyim kazandıkları ve kariyerlerine ilk adımı attıkları önemli bir gelişim alanı olarak görüyoruz. Sektörle kurduğumuz güçlü iş birlikleri sayesinde öğrencilerimiz eğitimleri sırasında çalışma hayatını yakından tanıma fırsatı buluyor." Kariyer Merkezi öğrencileri iş dünyasına hazırlıyor Öğrencilerin mezuniyet öncesinden itibaren kariyer planlamalarına destek verdiklerini kaydeden Daş, Kariyer Merkezi'nin sunduğu hizmetlere de dikkat çekti. "Kariyer Merkezimiz; özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, kariyer planlama eğitimleri, sektör buluşmaları, kariyer günleri organizasyonları gibi birçok alanda öğrencilerimize destek sağlıyor. Böylece mezunlarımız yalnızca diploma sahibi değil, aynı zamanda iş yaşamına hazır ve rekabet gücü yüksek bireyler olarak kariyerlerine başlıyor." "Kaliteyi akreditasyonlarla güçlendiriyoruz" Meslek Yüksekokulu'nda kalite güvencesi çalışmalarına büyük önem verdiklerini ifade eden Daş, Bilgisayar Programcılığı, Aşçılık ile Pastacılık ve Ekmekçilik programlarının akreditasyon süreçlerini başarıyla tamamladığını belirtti. Akreditasyon çalışmalarını tüm programlara yaymayı hedeflediklerini söyleyen Daş, "Sürekli iyileştirme anlayışıyla eğitim programlarımızı geliştiriyor, ulusal ve uluslararası kalite standartlarını esas alıyoruz. Amacımız öğrencilerimize daha nitelikli bir eğitim sunarken mezunlarımıza da kariyer yolculuklarında güçlü bir avantaj kazandırmak." ifadelerini kullandı. "Geleceğin mesleklerine bugünden hazırlanıyoruz" Meslek yüksekokullarının başarısının mezun sayısından çok istihdam başarısıyla ölçüldüğünü vurgulayan Daş, sözlerini şöyle tamamladı: "Programlarımızı sektörün beklentileri doğrultusunda sürekli güncelliyoruz. Dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojileri eğitim süreçlerimize entegre ediyoruz. Hedefimiz; yalnızca bugünün değil, geleceğin mesleklerine de hazır, yaşam boyu öğrenmeyi benimseyen, etik değerlere bağlı, üretken ve yenilikçi mezunlar yetiştirmek. İstanbul Rumeli Üniversitesi Meslek Yüksekokulu olarak sektörle birlikte gelişen, istihdama yön veren ve öğrencilerini geleceğe hazırlayan eğitim anlayışımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."

Burhanettin Duran:  2. İletişim Şûrası'nın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Haber

Burhanettin Duran: 2. İletişim Şûrası'nın sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın organize ettiği 2. İletişim Şûrası'nın sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" mottosuyla düzenlenen şûranın sonuç metni, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından açıklandı. Sektörün gereksinimlerinin, gelecek vizyonunun ve iletişim dünyasındaki güncel gelişmelerin masaya yatırıldığı şûrada; dijital dönüşüm, stratejik iletişim, dezenformasyonla mücadele, medya ekosistemi ve kamu iletişiminin geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Başkanlığımız tarafından “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın Sonuç Bildirgesi’ni açıkladı. pic.twitter.com/S91DT0aD8Y — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) July 29, 2026 Yayımlanan sonuç bildirgesinde; yeni iletişim teknolojilerine adaptasyon, güvenilir bilgi akışının teşvik edilmesi ve Türkiye'nin iletişim altyapısının güçlendirilmesine yönelik stratejik önerilere yer verildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, şûranın Türkiye'nin iletişim vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını vurgulayarak, elde edilen sonuçların iletişim politikalarının şekillendirilmesinde rehberlik edeceğini kaydetti.

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor Haber

Ahmet Davutoğlu Aktif Siyaseti Bıraktığını Açıkladı! Gelecek Partisi Siyasi Faaliyetlerini Sonlandırıyor

Ahmet Davutoğlu'ndan Siyasete Veda Kararı Eski Başbakan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, yayımladığı kapsamlı açıklamayla aktif siyaseti bıraktığını ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sona erdirme kararı aldıklarını duyurdu. "Yarının Türkiye'si İçin" başlıklı açıklamasında Davutoğlu, kararın parti yönetimi ve dava arkadaşlarıyla gerçekleştirilen kapsamlı istişareler sonucunda alındığını belirtti. Davutoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." Bu açıklama, Türk siyasetinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri olarak değerlendiriliyor. "Türkiye Tarihi Bir Yol Ayrımında" Davutoğlu, yalnızca siyasi kararını açıklamakla kalmadı; Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde de bulundu. Dünyanın yapay zekâ, dijital dönüşüm, küresel ekonomik krizler ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarihi bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Davutoğlu, Türkiye'nin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti. Türkiye'nin büyük fırsatlarla birlikte ciddi risklerle karşı karşıya bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, ülkenin yeniden güçlü bir kalkınma sürecine girebilmesi için şu temel ilkelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı: Adil hukuk sistemi Demokratik hukuk devleti Düşünce özgürlüğü Güçlü vatandaşlık bilinci Siyasi ahlak Üretim odaklı ekonomi Sosyal adalet Liyakat sistemi Demokratik siyaset Stratejik devlet aklı Davutoğlu, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu dönüşümü ise "ahlak, zihniyet ve kurum devrimi" olarak tanımladı. Yapay Zekâ ve Eğitim Uyarısı Açıklamanın dikkat çeken başlıklarından biri de eğitim ve teknoloji oldu. Davutoğlu, üniversitelerin uluslararası rekabet gücünü kaybettiğini savunurken, Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki küresel yarışta geride kaldığını ifade etti. Bilim üretmeyen, teknoloji geliştirmeyen ülkelerin gelecekte ekonomik ve stratejik açıdan ciddi sorunlarla karşılaşacağını belirten Davutoğlu, eğitim sisteminin de özgür düşünceyi destekleyen yeni bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. "Kutuplaşma Millet Olma Bilincini Zedeliyor" Davutoğlu, toplumdaki siyasi kutuplaşmanın artık demokratik rekabet sınırlarını aştığını savundu. Siyasi dilin vatandaşları ortak değerler etrafında buluşturmak yerine karşı karşıya getirdiğini ifade eden Davutoğlu, bu durumun milli birlik açısından ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Toplumsal uzlaşının yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyleyen Davutoğlu, ortak vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesinin Türkiye'nin geleceği açısından kritik önem taşıdığını dile getirdi. "Yolsuzluk Siyaseti Çürüttü" Eski Başbakan, açıklamasında kamu yönetimine ilişkin de sert eleştiriler yöneltti. Yolsuzluk iddiaları, kayırmacılık, hesap verilebilirlik sorunları ve liyakat sistemindeki bozulmanın devlet kurumlarını zayıflattığını savunan Davutoğlu, hukuka olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğini ifade etti. Tarım ve sanayide üretim ekonomisinin geri plana itildiğini söyleyen Davutoğlu, rant odaklı ekonomik anlayışın uzun vadede ülkeye zarar verdiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Eleştirisi Davutoğlu, açıklamasında mevcut yönetim sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kuvvetler ayrılığı ilkesini zayıflattığını savunan Davutoğlu, Türkiye'nin yeniden Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem'e dönmesi gerektiğini söyledi. Sorunun kişilerden ziyade sistem kaynaklı olduğunu ifade eden Davutoğlu, demokratik denge ve denetim mekanizmalarının yeniden güçlendirilmesini önerdi. "Rövanş Değil Adalet" Davutoğlu, olası siyasi değişimlerin intikam duygusuyla değil hukuk ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti. Türkiye'nin yeni mağduriyetler oluşturacak rövanş anlayışına değil, toplumsal uzlaşmayı güçlendirecek bir restorasyon sürecine ihtiyaç duyduğunu dile getiren Davutoğlu, siyasetin yeniden güven veren bir zemine kavuşması gerektiğini ifade etti. Gelecek Partisi'nin Kuruluş Sürecini Anlattı Davutoğlu, Gelecek Partisi'nin kuruluş sürecine de değindi. AK Parti'de görev yaptığı dönemde siyasal ahlak, liyakat ve demokratik reformlar konusunda sonuç alamadığını belirten Davutoğlu, bu nedenle 2019 yılında Gelecek Partisi'ni kurduklarını hatırlattı. Partinin demokrat muhafazakâr bir alternatif oluşturmak amacıyla kurulduğunu söyleyen Davutoğlu, bugün gelinen noktada siyasetten çekilme kararının ülkenin içinde bulunduğu mevcut siyasi atmosfer nedeniyle alındığını ifade etti. Türk Siyasetinde Yeni Dönem Ahmet Davutoğlu'nun aktif siyaseti bırakma kararı, yalnızca Gelecek Partisi açısından değil, Türk siyasetinin geleceği bakımından da önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Eski başbakanın açıklaması, özellikle muhalefet cephesindeki siyasi dengeler, yeni parti arayışları ve önümüzdeki seçim sürecine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararının ardından partinin hukuki tasfiye sürecinin nasıl işleyeceği ve parti kadrolarının siyasi geleceğinin nasıl şekilleneceği önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Almanya ve Suriye Arasında Yeni Dönem! Stratejik Anlaşmalarla İlişkiler Yeniden Şekilleniyor Haber

Almanya ve Suriye Arasında Yeni Dönem! Stratejik Anlaşmalarla İlişkiler Yeniden Şekilleniyor

Berlin-Şam Hattında Yeni Sayfa Açıldı Suriye’de 8 Aralık 2024 sonrası yaşanan siyasi gelişmeler, Avrupa ülkeleriyle Şam arasındaki ilişkilerde önemli değişimlere yol açtı. Almanya ile Suriye arasında son dönemde hızlanan diplomatik temaslar, yeni anlaşmalarla birlikte farklı bir boyuta taşındı. Karşılıklı büyükelçiliklerin yeniden aktif hale gelmesiyle başlayan süreç, ekonomik, siyasi ve teknik iş birliği alanlarında somut adımlara dönüşmeye başladı. Berlin yönetimi, Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde uluslararası iş birliklerinin önemine dikkat çekerken, Şam yönetimi de Avrupa ülkeleriyle ilişkileri güçlendirmeyi hedefliyor. Sivil Havacılık Anlaşması İmzalandı İki ülke arasındaki yeni dönemin en önemli adımlarından biri sivil havacılık alanında geldi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında Berlin’de üzerinde uzlaşı sağlanan “Alman-Suriye Eylem Planı” kapsamında yürütülen çalışmaların ardından, taraflar Şam’da önemli bir anlaşmaya imza attı. Almanya Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Geza von Geyr başkanlığındaki heyet ile Suriye Dışişleri Bakanlığı yetkilileri arasında gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Sivil Havacılık Anlaşması imzalandı. Bu anlaşma, iki ülke arasındaki hava ulaşımının yeniden canlandırılması ve doğrudan uçuşların başlaması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Almanya’dan Suriye’nin Yeniden Yapılanmasına Destek Mesajı Berlin yönetimi, Suriye’nin yeniden ekonomik yapılanma sürecinde uluslararası toplumla daha fazla iş birliği yapılması gerektiğini savunuyor. Alman yetkililer, Suriye’nin coğrafi konumunun Avrupa ile Orta Doğu arasındaki ticaret yollarında önemli bir avantaj sağlayabileceğine dikkat çekiyor. Almanya, Suriye’nin enerji, altyapı, ulaşım ve teknoloji alanlarında yeniden yapılanma sürecinde rol alabilecek ülkeler arasında gösteriliyor. Berlin’in yaklaşımında özellikle ekonomik kalkınma, istikrar ve bölgesel bağlantıların güçlendirilmesi başlıkları öne çıkıyor. “Geri Dönüşü Olmayan Ortaklık” Mesajı Almanya’nın Şam Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Clemens Hach, iki ülke ilişkilerindeki yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hach, Berlin ve Şam arasındaki temasların yalnızca diplomatik görüşmelerden ibaret olmadığını, daha uzun vadeli ve kurumsal bir iş birliği sürecinin başlangıcı olduğunu ifade etti. Alman yetkililer, karşılıklı güvenin artırılması ve sürdürülebilir ilişkilerin kurulması için siyasi temasların devam edec3eğini belirtiyor. Almanya’daki Suriyeliler Ekonomik Köprü Olacak Görüşmelerde ele alınan önemli başlıklardan biri de Almanya’da yaşayan Suriyelilerin rolü oldu. Almanya’da yaşayan 1 milyondan fazla Suriyelinin, iki ülke arasında ekonomik ve sosyal bağlantı sağlayabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Berlin ve Şam’ın, bu topluluğun sahip olduğu bilgi birikimi, iş bağlantıları ve deneyimin Suriye’nin yeniden yapılanmasına katkı sağlayabileceği görüşünde olduğu belirtildi. Özellikle teknoloji, girişimcilik, eğitim ve yatırım alanlarında diaspora bağlantılarının değerlendirilmesi hedefleniyor. Alman Şirketleri İçin Yeni Fırsatlar Gündemde Yeni dönemde Alman şirketlerinin Suriye’deki altyapı, enerji ve teknoloji projelerinde daha aktif rol üstlenmesi bekleniyor. Ulaşım ağlarının geliştirilmesi, enerji altyapısının yenilenmesi ve dijital dönüşüm projeleri, iş birliği alanlarının başında geliyor. Ekonomik ilişkilerin gelişmesi için siyasi istikrarın ve güven ortamının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Berlin ve Şam Arasında Yeni Dönemin İlk Adımları Almanya ve Suriye arasında başlayan yeni diplomatik süreç, bölgesel dengeler açısından da yakından takip ediliyor. Sivil havacılıktan ekonomik yatırımlara kadar uzanan anlaşmalar, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, teknoloji ve yeniden yapılanma alanlarında yeni anlaşmaların gündeme gelmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.