Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dezenformasyon

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı Haber

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı

İngiliz hükümetinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Keir Starmer, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı artan güvenlik tehditleri ortamında, yeni bir anlaşma imzalamak üzere 27 Mayıs'ta Londra'da Polonyalı mevkidaşı Donald Tusk ile bir araya gelecek. Yeni anlaşma, Başbakan Starmer'ın Avrupa ile ilişkileri iyileştirme ve AB ile güvenlik ve ekonomik alanlarda işbirliğini güçlendirme çabalarının ardından geldi. Daha önce İngiltere, Fransa ve Almanya ile de benzer anlaşmalar imzalamıştı. Toplantı öncesinde yaptığı açıklamada Starmer şunları vurguladı: " Britanya ve Polonya uzun zamandır yakın müttefik ve dost ülkelerdir, ancak Avrupa'nın şu anda karşı karşıya olduğu zorluklar daha da güçlü bir ortaklığı gerektiriyor." Liderin açıklamasına göre, yeni savunma anlaşması "iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinde son bir nesilde atılan en büyük adım" olup, Londra ve Varşova'nın modern güvenlik tehditleriyle başa çıkmasına ve hem İngiltere'nin hem de Polonya'nın gelecek yıllardaki güvenliğini sağlamasına olanak tanıyacak. Savunma açısından bakıldığında, anlaşmanın yeni nesil silahların koordineli geliştirilmesi ve üretimine zemin hazırlaması, bağımsız savunma tedarik zincirlerini güçlendirmesi ve hem İngiltere'de hem de Polonya'da daha fazla nitelikli iş imkanı yaratması bekleniyor. İş birliği, yeni hava savunma önleme sistemlerinin tasarlanması ve geliştirilmesi, füze ve hava savunma yeteneklerinin artırılması ve iki ülkenin kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin teşvik edilmesini içermektedir. İki taraf ayrıca yeni nesil orta menzilli hava savunma füzelerinin üretiminde de iş birliği yapmayı planlamaktadır. Ayrıca, İngiltere ve Polonya, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için insansız sistemlerin kullanımını artıracak. İki ülkenin kara kuvvetleri, insansız hava araçlarına karşı savaş, elektronik savaş ve mühendislik desteği konularında koordinasyonu artırmak için geniş çaplı tatbikatlar gerçekleştirecek. İki taraf ayrıca, uzmanlık paylaşımı, tatbikatlar düzenleme ve gerçek zamanlı müdahale koordinasyonu yoluyla siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları gibi gelecekteki tehditlerle mücadelede işbirliğini geliştirme konusunda da anlaştı. Göç konusunda ise İngiltere ve Polonya, sınır güvenliğini güçlendirmek ve insan kaçakçılığı ağlarını ortadan kaldırmak için yeni bir Ortak Eylem Planı uygulamayı planlıyor. Bu plan kapsamında, iki ülke istihbarat paylaşımını artıracak, sosyal medyayı kullanarak göçmenleri tuzağa düşüren insan kaçakçılığı şebekelerine karşı mücadele çabalarını koordine edecek ve sınır kontrolünü güçlendirmek için modern gözetim ve takip teknolojilerini uygulayacak. Varşova'da konuşan Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İngiltere ile imzalanan yeni savunma anlaşmasını "tarihi bir an" olarak nitelendirdi. Polonya hükümetine göre, yeni güvenlik ve savunma anlaşması ortak askeri tatbikatlar için zemin oluşturacak, istihbarat paylaşımını artıracak ve siber güvenlik ile sağlık güvenliği alanlarında işbirliğini genişletecektir. Polonya, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) doğu kanadında yer alan ve Rusya, Belarus ve Ukrayna ile sınır komşusu olan bir AB üyesidir. Başbakan Tusk'a göre, bu coğrafi konum Varşova için güvenlik istikrarsızlığını "uzun vadeli bir gerçeklik" haline getirmiştir. Polonyalı lider, ABD ile stratejik ittifaka ek olarak Avrupa ülkeleriyle savunma anlaşmalarının güçlendirilmesinin, ülke için "kapsamlı güvenlik" sağlamayı amaçladığını belirtti. Polonya şu anda NATO ülkeleri arasında GSYİH'ye oranla en yüksek savunma harcamasına sahip ülke olup, bu yıl GSYİH'nin %4,8'ini aşmıştır. Mayıs ayı başlarında ülke, askeri modernizasyon programını ve savunma sanayisini finanse etmek için Avrupa Komisyonu ile bir kredi anlaşması imzalamış ve yaklaşık 44 milyar euro (yaklaşık 51 milyar ABD doları) destek almayı beklemektedir. 2025 yılında Polonya ve Fransa, savunma ve karşılıklı yardımlaşmayı da içeren, dostluk ve iş birliğini güçlendirme anlaşması imzaladı. Bu, nükleer bir güç olan Fransa'nın yalnızca en yakın müttefikleri için saklı tuttuğu bir taahhüt düzeyidir.

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında Haber

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer ve bakanlık yetkilileri ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni döneme ilişkin yol haritasını açıkladı. Konuşmasına "Dünya daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale geldi" diyerek başlayan Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni stratejisinin öncelikle caydırıcılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Boris Pistorius, Almanya'nın yeni askeri stratejisinin askeri personel sayısının artırılması, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenilmesi ve teknolojik yatırımlarla hava savunmasının güçlendirilmesi aşamaları olduğunu açıkladı. Almanya ilk kez askeri stratejik belge ile yol haritasını duyurdu Önümüzdeki yıllarda oluşabilecek tehditleri öngörebilmek ve alınacak önlemleri belirlemek için ilk kapsamlı askeri stratejisini benimsediklerini ifade eden Boris Pistorius, bu kapsamda ilk olarak Alman ordusundaki asker sayısına odaklandıkları söyledi. Bunun da 2029, 2035 ve 2039 yılları olmak üzere üç aşamada tamamlanacağını ifade eden Alman Bakan, "Aktif görevdeki askerler, yedek askerler ve sivil personel sayısını artırmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede en az 460 bin muharebeye hazır askere sahip olmayı hedefliyoruz" dedi. Pistorius, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini de ifade etti. Boris Pistorius, ülkesinin hava savunma sistemlerine odaklanacağını kaydederek, "Hava savunması Almanya için de NATO için de kilit alan olacak. İnsansız hava araçları (İHA) ve hava savunma sistemleri önümüzdeki dönemde bizlerin öncelikli konuları olacak" şeklinde konuştu. "Stratejik hedeflere ulaşmak için tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz" Almanya'nın hedefinin 2039 yılına kadar Avrupa'nın en konvansiyonel ordusunu kurmak olduğunu vurgulayan Almanya Savunma Bakanı, "Kısa ve orta vadeli hedeflerimiz ordumuzun tüm boyutlarıyla savunma yeteneklerini en yüksek seviyeye çıkarmak olacak. Uzun vadede ise silahlı kuvvetlerimizin, gelişmiş silah sistemleri ve yapay zeka araçları kullanarak teknolojik üstünlük yeteneğine kavuşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, yeni yol haritası kapsamında silahlı kuvvetlerdeki bürokrasiyi azaltmayı da arzu ettiklerini söyleyerek, "Yeni açıkladığımız bu stratejik hedeflere ulaşmak için yedekler dahil tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz, bürokrasiyi azaltacağız, askeri yapıları da hızla modernize edeceğiz" diye konuştu. Alman Bakan Pistorius, konuşmasını "Hepimizin kabul etmesi gereken şey şu ki barış ve özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, savunulması gereken şeylerdir. Bu da onları savunabilecek yeteneğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor" diyerek tamamladı. Rusya ana tehdit olarak görülüyor Pistorius'un basın toplantısı sırasında gazetecilere dağıtılan ve ilk kez Alman Silahlı Kuvvetleri'nin stratejisini ortaya koyan belgelere göre Almanya Rusya'yı ana tehdit olarak görüyor. Söz konusu strateji belgelerinde Rusya'nın yeniden silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlandığı ve askeri gücün kullanımını çıkarlarını korumak için meşru bir araç olarak gördüğü vurgulanıyor. Belgelerde Rusya'nın Batı'yı temelde düşman olarak gördüğü, demokratik devletlerin NATO'ya katılımını kuşatma olarak nitelendirdiğine dikkat çekiliyor. Rusya'nın kasıtlı olarak hibrit yöntemler kullanarak casusluk, sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları yaptığı savunulurken, "Rus liderliği NATO'nun bütünlüğünü zayıflatmayı ve ABD'nin Avrupa'dan kopmasını sağlamayı hedefliyor. Amaç, NATO'nun başarısızlığı ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanının genişlemesi" ifadelerine yer veriliyor. Yeni strateji belgelerinde ABD'nin siyasi açıdan ve askeri gücüyle NATO ittifakı için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu vurgulansa da Washington yönetiminin müttefiklerinden kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmelerini beklediğine işaret ediliyor. Bu nedenle Almanya'nın diğer müttefiklerle birlikte ortak Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ediliyor.

Şahin: Kalem çalanla cana kıyan aynı kefeye konamaz Haber

Şahin: Kalem çalanla cana kıyan aynı kefeye konamaz

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kamuoyuna yansıyan suça sürüklenen çocuklar ve sosyal medya düzenlemelerine dair hazırlıklarını hukukçu perspektifiyle değerlendirdi. Suça sürüklenen çocukların geleceğinin kurtarılmasının devletin asli görevi olduğunu ifade eden Şahin, “Çocukları yetişkin gibi yargılayıp cezalandırmak kolaycılıktır. Devletin görevi intikam almak değil, ıslah etmektir. Çocuk hata yapar; devlet o hatayı kalıcı bir kader haline getiremez” şeklinde konuştu. Ancak adalet terazisinin hassasiyetine dikkat çeken Şahin, ağır suçlarda tavizsiz olunması gerektiğini şu sözlerle vurguladı: “Cinayette, cinsel istismarda ve örgütlü suçlarda toptancı indirim olmaz! Bir çocuğun kalem çalmasıyla cana kıyması aynı değerlendirilemez. Suçun ağırlığına göre ayrı bir denge kurulmak zorundadır.” Sosyal medyadaki dezenformasyon ve linç kültürüne karşı düzenlemelerin konuşulabileceğini kaydeden Ankara Milletvekili Şahin, kimlik doğrulaması ve yaş kısıtlaması gibi adımların ifade özgürlüğüne zarar vermemesi gerektiğini belirtti. Düzenlemenin bir "sansür sopası" olarak kullanılmaması gerektiğini söyleyen Şahin, “Eğer bu adım muhalefeti susturma ve eleştiriyi bastırma aracına dönüşürse karşısında oluruz. Kimlik doğrulaması anayasal hakları yaralamamalıdır.” dedi.

Çelik: Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmaz Haber

Çelik: Büyük felaketler karşısında millet ve devlet enkaz altında kalmaz

Çelik, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara değinerek, devletin tüm imkânlarıyla sahada olduğunu ve depremzedelerin kalıcı konutlara kavuşmasının en büyük öncelik olduğunu söyledi. Deprem sürecinde hem afetle hem de dezenformasyonla mücadele edildiğini belirten Çelik, yapılan çalışmaların uluslararası kamuoyunun gözü önünde yürütüldüğünü ifade etti. Yardım ve destek faaliyetlerinde bulunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Çelik, eleştirilerde kullanılan bazı siyasi üslupların ise gerçeği yansıtmadığını savundu. Ramazan ayına yönelik çalışmalara da değinen Çelik, parti teşkilatları ve milletvekilleriyle birlikte vatandaşlarla buluşacaklarını, yurt içinde ve yurt dışında özellikle Suriye’deki ihtiyaç sahiplerine yönelik faaliyetlerin sürdürüleceğini belirtti. Gazze’de yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, bölgede ateşkesin kırılgan olduğunu ve insani yardımların yeterli seviyeye ulaşmadığını söyledi. Çifte standartlara dikkat çeken Çelik, Türkiye’nin Filistin meselesindeki tutumunu sürdüreceğini vurguladı. Uluslararası diplomaside Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aktif bir rol üstlendiğini ifade eden Çelik, bölgesel temasların ve ziyaretlerin bu çerçevede devam ettiğini kaydetti. “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirten Çelik, süreci sulandırmaya yönelik dezenformasyon ve provokasyonlara karşı dikkatli olunacağını söyledi. Sosyal medya konusunda da yeni bir çalışma yürütüldüğünü açıklayan Çelik, özellikle çocukların korunması, dezenformasyonla mücadele ve siber egemenliğin güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını ifade etti. İran’a ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, sorunların müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini ve dış askeri müdahalelerin büyük istikrarsızlıklar doğuracağını söyledi. Doğu Akdeniz, Libya ve Yunanistan ile ilişkilere de değinen Çelik, sorunların diplomasi yoluyla çözülmesinden yana olduklarını belirterek, “Ege’nin bir barış gölü olması” temennisini dile getirdi. Nefret söylemine karşı ortak duruşun önemine vurgu yapan Çelik, son dönemde yaşanan bazı olaylara verilen tepkilerin toplumsal duyarlılık açısından kıymetli olduğunu ifade etti. Çelik, mezhep ve kimlik temelli provokasyonların toplumsal barışı zedeleyeceğini belirterek, deprem bölgesinde yardımların ayrım gözetilmeksizin yapıldığını, aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.