Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dezenformasyon

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu Haber

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu

“Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği ve Stratejik Ortaklık” başlıklı panel, SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panele Somali Federal Cumhuriyeti Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasım Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Mohamed Haji Yussuf ve Somali'nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik katıldı. Türkiye-Somali ilişkilerinin geleceği ele alındı Panelde iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimi, mevcut iş birliğinin kapsamı ve stratejik ortaklığın gelecekte geliştirilebileceği alanlar akademik ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Programda Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin insani yardım ve kalkınma çalışmalarından diplomasi, ekonomi ve savunma gibi farklı alanları kapsayan çok boyutlu bir ortaklığa dönüşümü üzerinde duruldu. Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Abdülkadir Mohamed Nur da program kapsamında yaptığı değerlendirmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin zaman içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını belirtti. Nur, ilişkilerin gelişmesine paralel olarak Türkiye-Somali ortaklığını hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin de arttığını ifade etti. Burhanettin Duran'dan "kazan-kazan" vurgusu Program kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın video mesajı katılımcılara sunuldu. Duran, Türkiye'nin Somali politikasının “kazan-kazan” anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek, Afrika'ya yönelik yaklaşımın uzun vadeli ve kapasite geliştirmeye odaklanan projelerle şekillendiğini ifade etti. Türkiye'nin Somali'deki çalışmalarında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumların önemli faaliyetler yürüttüğüne dikkat çeken Duran, iki ülke arasındaki iş birliğinin farklı alanlarda sürdüğünü belirtti. Somaliland konusunda Türkiye'nin tutumu Duran, Afrika Boynuzu'nun çeşitli sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek Somaliland meselesine de değindi. Türkiye'nin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda kararlı bir tutum sergilediğini vurgulayan Duran, Ankara'nın bölgesel barış ve istikrarı desteklediğini ifade etti. Türkiye-Somali ilişkilerinin karşılıklı saygı, güven ve kardeşlik temelinde ilerlediğini belirten Duran, iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik dezenformasyon kampanyalarının sonuç vermeyeceğini söyledi. 2011'deki Erdoğan ziyareti ilişkilerde dönüm noktası oldu Duran, video mesajında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında Mogadişu'ya gerçekleştirdiği ziyaretin Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönem başlattığına da işaret etti. Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite geliştirme gibi alanları kapsayan kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğünü belirten Duran, 2026'nın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 60'ıncı yılı olması nedeniyle de özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Duran ayrıca Türkiye ile Somali'nin savunma, deniz güvenliği, enerji, balıkçılık ve ekonomik kapasitenin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliğini sürdürdüğünü belirterek, düzenlenen panelin iki ülke arasında ortak bir geleceğin inşasına katkı sunacağına inandığını kaydetti.

NATO Genel Sekreteri Rutte: Rusya'nın eylemleri zayıflık işareti Haber

NATO Genel Sekreteri Rutte: Rusya'nın eylemleri zayıflık işareti

Rutte'den Almanya'ya destek mesajı NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen Büyükelçiler Konferansı'nda Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile ortak açıklamalarda bulundu. Rutte, Almanya'nın Leipzig/Halle Havalimanı'na yönelik patlayıcı yüklü İHA ile gerçekleştirilmeye çalışılan saldırı girişimi sonrasında Berlin'e destek verdi. Alman hükümeti, 4 Ağustos'ta meydana gelen olayın ardından yürütülen soruşturma ve istihbarat çalışmalarının Rusya'nın sorumluluğuna işaret ettiğini açıklamıştı. NATO'nun Almanya ile dayanışma içinde olduğunu vurgulayan Rutte, Berlin'in saldırı girişimine verdiği karşılığı takdir ettiğini belirtti. "Rusya bizi bölmek istiyor" Rutte, Rusya'nın Avrupa'daki faaliyetlerinin NATO müttefikleri arasındaki birlik ve dayanışmayı hedeflediğini ifade etti. NATO'nun Ukrayna'ya desteğinin devam edeceğini belirten Rutte, ittifakın tüm üyelerini farklı tehditlere karşı koruyabilecek kapasitesini geliştirmeyi sürdüreceğini söyledi. Rusya'nın güçlü görünmeye çalıştığını ancak bunun gerçek bir güç göstergesi olmadığını savunan Rutte, Moskova'nın Ukrayna'daki hedeflerine ulaşamamasının son dönemdeki eylemlerinin arkasındaki nedenlerden biri olduğunu ileri sürdü. Wadephul: Rusya'nın hibrit saldırıları artıyor Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ise Rusya'nın yalnızca NATO'nun doğu kanadında askeri tehdit oluşturmadığını, aynı zamanda hibrit yöntemlere daha fazla başvurduğunu söyledi. Wadephul; siber saldırılar, sabotaj, dezenformasyon ve kritik altyapıya yönelik girişimlerin Avrupa'nın karşı karşıya olduğu güvenlik tehditleri arasında bulunduğunu ifade etti. Leipzig/Halle Havalimanı'ndaki saldırı girişiminin Rusya'nın Avrupa ve NATO'ya yönelik faaliyetlerinin son örneklerinden biri olduğunu belirten Wadephul, Moskova'nın kendi çıkarları doğrultusunda küresel ölçekte etkisini artırmaya çalıştığını savundu. Almanya Dışişleri Bakanlığı da daha önce Leipzig'deki girişimin Avrupa'ya yönelik istikrarsızlaştırma, sabotaj ve saldırganlık faaliyetleri zincirinin parçası olduğunu açıklamıştı. Wadephul, Avrupa'nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin NATO'nun caydırıcılığını da artıracağını belirterek, güvenilir bir caydırıcılığın Avrupa'nın güvenliği açısından önem taşıdığını vurguladı.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: 2.034 sosyal medya hesabına erişim engeli getirdik Haber

İletişim Başkanı Burhanettin Duran: 2.034 sosyal medya hesabına erişim engeli getirdik

699 hesap terör ve suç örgütleriyle bağlantılı bulundu Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası çalışmaların sürdüğünü belirtti. Duran'ın verdiği bilgilere göre, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda, başta FETÖ iltisaklı hesaplar olmak üzere terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbiri uygulandı. 1335 hesap için de işlem yapıldı Teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri kapsamında ayrıca provokasyon ve dezenformasyon ürettiği, toplumsal huzuru hedef aldığı ve psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü değerlendirilen 1335 sosyal medya hesabı tespit edildi. Duran, bu hesaplarla ilgili Adalet ve İçişleri bakanlıkları başta olmak üzere ilgili kurumların koordinasyonunda hukuki ve idari işlemlerin gerçekleştirildiğini ve erişim engeli kararlarının uygulandığını belirtti. Böylece son iki aylık süreçte erişim engeli getirilen sosyal medya hesabı sayısının 2 bin 34'e ulaştığı bildirildi. Duran: Dijital güvenlik millî güvenliğin parçası Terör örgütlerinin faaliyet alanlarının dijital platformlara da taşındığını belirten Duran, sosyal medya ve dijital mecraların propaganda, manipülasyon ve dezenformasyon amacıyla kullanılabildiğini ifade etti. Duran, Türkiye'nin terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda sürdürdüğünü belirterek, dijital güvenliğin millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. “Dijital alan sahipsiz değildir” Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak dijital ekosistemin takip edilmeye devam edeceğini belirten Duran, millî güvenliği ve toplumsal huzuru tehdit eden faaliyetlere karşı gerekli tedbirlerin alınacağını kaydetti. Duran ayrıca vatandaşların dezenformasyon kaynaklı bilgi kirliliğinden korunması ve güvenilir bilgiye ulaşabilmesi amacıyla çalışmaların sürdürüleceğini belirterek, “Dijital alan sahipsiz değildir” mesajını verdi.

TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi Kahramanmaraş'ta gerçekleştirildi. Haber

TürkMedya Dirençli Şehirler Zirvesi Kahramanmaraş'ta gerçekleştirildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un teşrifleriyle gerçekleştirilen zirve; kamu kurumlarını, yerel yönetim temsilcilerini, şehircilik alanının seçkin isimlerini, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini ortak bir platformda buluşturdu. TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek'in açılış hitaplarıyla başlayan etkinlikte; deprem bölgesindeki yeniden yapılandırma faaliyetleri, çağdaş şehircilik yaklaşımları ve Kahramanmaraş'ın gelecek vizyonuna dair kritik maddeler masaya yatırıldı. TC Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın destekleri; TOKİ, Kentsel Dönüşüm, Emlak Konut, GEDAŞ, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Türk Telekom, Halkbank, VakıfBank ve Ziraat Bankası'nın sponsorluklarıyla organize edilen zirve, 24 TV ve 24 TV YouTube kanalı aracılığıyla canlı yayınlandı. KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI GÖRGEL: YENİDEN İNŞA İRADESİ TARİHE GEÇTİ Zirvenin başlangıcında söz alan Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, deprem sonrası şehirde hayata geçirilen projelerle ilgili detaylar paylaştı. 6 Şubat felaketinin ardından yürütülen yeniden inşa süreçlerine değinen Görgel, "Yeni Kahramanmaraş artık bir hedef olmaktan çıkmış, büyük oranda gerçeğe dönüşmüştür" diyerek, şehrin tarihi ve kültürel dokusunun titizlikle korunduğunu ifade etti. DİRENÇLİ ŞEHİRLERDE YENİ YAŞAM MODELİ Programın ilk oturumu olan "Dirençli Şehirlerde Yeni Yaşam Modeli" panelinde; TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanı Hakkı Alp ve İLBANK Uluslararası İlişkiler Grup Başkanı Altuğ Taşdemir, 24 TV Moderatörü Erkan Kol'un yönetiminde bir araya geldi. Söz konusu oturumda; afetlere karşı dayanıklı şehir planlamaları, güvenli yerleşim bölgelerinin oluşturulması ve kentsel dönüşüm stratejileri üzerinde duruldu. ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR Panelde değerlendirmelerini aktaran TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, "Ben başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Biz yalnızca insanların barınacağı evleri inşa eden değil, aynı zamanda sosyal yaşamlarını sürdürebilecekleri bir yapı kuran taraf olduk" şeklinde konuştu. BAKAN KURUM ÖZEL OTURUMA KATILDI Zirvenin özel kısmında düzenlenen "Şehircilikte Yeni Model: Kahramanmaraş" başlıklı oturumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel ve 24 TV Ekonomi Müdürü Elif Akkaya Kuter'den gelen soruları yanıtladı. 'MARAŞ SENİNLE GURUR DUYUYOR' TEZAHÜRATLARIYLA SAHNEYE ÇIKTI "Maraş seninle gurur duyuyor" sloganları eşliğinde sahneye çıkan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Kahramanlar yurdunun bir parçası olmaktan, bu değerli insanların hemşehrisi olmaktan büyük bir onur ve kıvanç duyuyorum. Kahramanmaraş gerçekten ismiyle müsemma bir şehirdir" dedi. Türkiye'deki "Devlet-i ebed müddet" anlayışının önemine değinen Kurum, enkaz kaldırma çalışmalarının ilk saatlerinden itibaren vatandaşların devlete ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a olan güveninin sarsılmadığını belirtti. "MİLLETİMİZE UMUT OLDUK" Deprem sonrası yürütülen çalışmaların yetersiz olduğunu öne sürenlere yanıt verdiklerini kaydeden Kurum, "O günlerde 'Yapılamaz' diyenlerin moralini bozduk, milletimize ise umut olduk" ifadelerini kullandı. Yeniden inşa sürecinin yüksek bir motivasyonla sürdüğünü belirten Kurum, "Saatte 23, günde 550 konut üreterek dünya çapında eşi benzeri olmayan bir başarıya hep birlikte imza attık" şeklinde konuştu. "MİLLETİMİZİN EMANETİNİN HESABI SORULACAK" Deprem sürecinde Ahbap üzerinden yürütülen dezenformasyon faaliyetlerine değinen Bakan Kurum, "Polisimizin, jandarmamızın, güvenlik güçlerimizin, AFAD ve Kızılay ekiplerimizin emeklerini görmezden gelmeye çalıştılar. Milletimizin emanetleriyle ilgili adli ve hukuki süreçler mutlaka işleyecektir. Milletimizin emanetinin hesabını devletimiz soracaktır. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadelemiz sürecek Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadelemiz sürecek

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" temasıyla Ankara'da düzenlenen 2. İletişim Şûrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla başladı. Şûranın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dijital çağda dezenformasyon ve manipülasyonun giderek arttığını belirterek, "Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getiriyor." dedi. Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı Kovid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler sırasında hem içeriden hem de dışarıdan yoğun iletişim saldırılarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Erdoğan, "Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi." değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı çevrelerin hükümeti yıpratmak amacıyla devlet ile milleti karşı karşıya getirmeye çalıştığını savunarak, sosyal medya fenomenlerinden sanatçılara, gazetecilerden siyasetçilere kadar farklı kesimlerin bu süreçte yürütülen algı çalışmalarına dâhil olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 2’nci İletişim Şûrası’nda konuştu: "Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek, devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte; sosyal medya fenomeni,… pic.twitter.com/zrTs0sf8Wv — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) July 28, 2026 6 Şubat depremleri sırasında devletin bir yandan afetzedelere yardım ulaştırırken diğer yandan dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ortaya çıkan bilgi ve belgelerin deprem sürecinde yürütülen algı operasyonlarını gözler önüne serdiğini söyledi. Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi; ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş; biz dâhil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür" diyerek, iletişim alanında doğru bilgiye dayalı, güvenilir ve milli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti ve dezenformasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı Haber

İngiltere ve Polonya, son yılların en büyük savunma anlaşmasını imzaladı

İngiliz hükümetinden yapılan açıklamaya göre, Başbakan Keir Starmer, Avrupa'nın karşı karşıya kaldığı artan güvenlik tehditleri ortamında, yeni bir anlaşma imzalamak üzere 27 Mayıs'ta Londra'da Polonyalı mevkidaşı Donald Tusk ile bir araya gelecek. Yeni anlaşma, Başbakan Starmer'ın Avrupa ile ilişkileri iyileştirme ve AB ile güvenlik ve ekonomik alanlarda işbirliğini güçlendirme çabalarının ardından geldi. Daha önce İngiltere, Fransa ve Almanya ile de benzer anlaşmalar imzalamıştı. Toplantı öncesinde yaptığı açıklamada Starmer şunları vurguladı: " Britanya ve Polonya uzun zamandır yakın müttefik ve dost ülkelerdir, ancak Avrupa'nın şu anda karşı karşıya olduğu zorluklar daha da güçlü bir ortaklığı gerektiriyor." Liderin açıklamasına göre, yeni savunma anlaşması "iki ülke arasındaki savunma ve güvenlik ilişkilerinde son bir nesilde atılan en büyük adım" olup, Londra ve Varşova'nın modern güvenlik tehditleriyle başa çıkmasına ve hem İngiltere'nin hem de Polonya'nın gelecek yıllardaki güvenliğini sağlamasına olanak tanıyacak. Savunma açısından bakıldığında, anlaşmanın yeni nesil silahların koordineli geliştirilmesi ve üretimine zemin hazırlaması, bağımsız savunma tedarik zincirlerini güçlendirmesi ve hem İngiltere'de hem de Polonya'da daha fazla nitelikli iş imkanı yaratması bekleniyor. İş birliği, yeni hava savunma önleme sistemlerinin tasarlanması ve geliştirilmesi, füze ve hava savunma yeteneklerinin artırılması ve iki ülkenin kuvvetleri arasında birlikte çalışabilirliğin teşvik edilmesini içermektedir. İki taraf ayrıca yeni nesil orta menzilli hava savunma füzelerinin üretiminde de iş birliği yapmayı planlamaktadır. Ayrıca, İngiltere ve Polonya, NATO'nun doğu kanadını güçlendirmek için insansız sistemlerin kullanımını artıracak. İki ülkenin kara kuvvetleri, insansız hava araçlarına karşı savaş, elektronik savaş ve mühendislik desteği konularında koordinasyonu artırmak için geniş çaplı tatbikatlar gerçekleştirecek. İki taraf ayrıca, uzmanlık paylaşımı, tatbikatlar düzenleme ve gerçek zamanlı müdahale koordinasyonu yoluyla siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları gibi gelecekteki tehditlerle mücadelede işbirliğini geliştirme konusunda da anlaştı. Göç konusunda ise İngiltere ve Polonya, sınır güvenliğini güçlendirmek ve insan kaçakçılığı ağlarını ortadan kaldırmak için yeni bir Ortak Eylem Planı uygulamayı planlıyor. Bu plan kapsamında, iki ülke istihbarat paylaşımını artıracak, sosyal medyayı kullanarak göçmenleri tuzağa düşüren insan kaçakçılığı şebekelerine karşı mücadele çabalarını koordine edecek ve sınır kontrolünü güçlendirmek için modern gözetim ve takip teknolojilerini uygulayacak. Varşova'da konuşan Polonya Başbakanı Donald Tusk ise İngiltere ile imzalanan yeni savunma anlaşmasını "tarihi bir an" olarak nitelendirdi. Polonya hükümetine göre, yeni güvenlik ve savunma anlaşması ortak askeri tatbikatlar için zemin oluşturacak, istihbarat paylaşımını artıracak ve siber güvenlik ile sağlık güvenliği alanlarında işbirliğini genişletecektir. Polonya, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) doğu kanadında yer alan ve Rusya, Belarus ve Ukrayna ile sınır komşusu olan bir AB üyesidir. Başbakan Tusk'a göre, bu coğrafi konum Varşova için güvenlik istikrarsızlığını "uzun vadeli bir gerçeklik" haline getirmiştir. Polonyalı lider, ABD ile stratejik ittifaka ek olarak Avrupa ülkeleriyle savunma anlaşmalarının güçlendirilmesinin, ülke için "kapsamlı güvenlik" sağlamayı amaçladığını belirtti. Polonya şu anda NATO ülkeleri arasında GSYİH'ye oranla en yüksek savunma harcamasına sahip ülke olup, bu yıl GSYİH'nin %4,8'ini aşmıştır. Mayıs ayı başlarında ülke, askeri modernizasyon programını ve savunma sanayisini finanse etmek için Avrupa Komisyonu ile bir kredi anlaşması imzalamış ve yaklaşık 44 milyar euro (yaklaşık 51 milyar ABD doları) destek almayı beklemektedir. 2025 yılında Polonya ve Fransa, savunma ve karşılıklı yardımlaşmayı da içeren, dostluk ve iş birliğini güçlendirme anlaşması imzaladı. Bu, nükleer bir güç olan Fransa'nın yalnızca en yakın müttefikleri için saklı tuttuğu bir taahhüt düzeyidir.

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında Haber

Almanya Rusya 'ya askeri önlem hazırlığında

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Carsten Breuer ve bakanlık yetkilileri ile birlikte düzenlediği ortak basın toplantısında Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni döneme ilişkin yol haritasını açıkladı. Konuşmasına "Dünya daha öngörülemez ve daha tehlikeli hale geldi" diyerek başlayan Almanya Savunma Bakanı Pistorius, Alman Silahlı Kuvvetleri'nin yeni stratejisinin öncelikle caydırıcılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Boris Pistorius, Almanya'nın yeni askeri stratejisinin askeri personel sayısının artırılması, NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenilmesi ve teknolojik yatırımlarla hava savunmasının güçlendirilmesi aşamaları olduğunu açıkladı. Almanya ilk kez askeri stratejik belge ile yol haritasını duyurdu Önümüzdeki yıllarda oluşabilecek tehditleri öngörebilmek ve alınacak önlemleri belirlemek için ilk kapsamlı askeri stratejisini benimsediklerini ifade eden Boris Pistorius, bu kapsamda ilk olarak Alman ordusundaki asker sayısına odaklandıkları söyledi. Bunun da 2029, 2035 ve 2039 yılları olmak üzere üç aşamada tamamlanacağını ifade eden Alman Bakan, "Aktif görevdeki askerler, yedek askerler ve sivil personel sayısını artırmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede en az 460 bin muharebeye hazır askere sahip olmayı hedefliyoruz" dedi. Pistorius, Almanya'nın önümüzdeki yıllarda NATO içinde daha fazla sorumluluk üstleneceğini de ifade etti. Boris Pistorius, ülkesinin hava savunma sistemlerine odaklanacağını kaydederek, "Hava savunması Almanya için de NATO için de kilit alan olacak. İnsansız hava araçları (İHA) ve hava savunma sistemleri önümüzdeki dönemde bizlerin öncelikli konuları olacak" şeklinde konuştu. "Stratejik hedeflere ulaşmak için tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz" Almanya'nın hedefinin 2039 yılına kadar Avrupa'nın en konvansiyonel ordusunu kurmak olduğunu vurgulayan Almanya Savunma Bakanı, "Kısa ve orta vadeli hedeflerimiz ordumuzun tüm boyutlarıyla savunma yeteneklerini en yüksek seviyeye çıkarmak olacak. Uzun vadede ise silahlı kuvvetlerimizin, gelişmiş silah sistemleri ve yapay zeka araçları kullanarak teknolojik üstünlük yeteneğine kavuşmasını sağlamak" ifadelerini kullandı. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, yeni yol haritası kapsamında silahlı kuvvetlerdeki bürokrasiyi azaltmayı da arzu ettiklerini söyleyerek, "Yeni açıkladığımız bu stratejik hedeflere ulaşmak için yedekler dahil tüm askerlerin şartlarını iyileştireceğiz, bürokrasiyi azaltacağız, askeri yapıları da hızla modernize edeceğiz" diye konuştu. Alman Bakan Pistorius, konuşmasını "Hepimizin kabul etmesi gereken şey şu ki barış ve özgürlük, refah ve hoşgörü artık kendiliğinden var olan şeyler değil, savunulması gereken şeylerdir. Bu da onları savunabilecek yeteneğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor" diyerek tamamladı. Rusya ana tehdit olarak görülüyor Pistorius'un basın toplantısı sırasında gazetecilere dağıtılan ve ilk kez Alman Silahlı Kuvvetleri'nin stratejisini ortaya koyan belgelere göre Almanya Rusya'yı ana tehdit olarak görüyor. Söz konusu strateji belgelerinde Rusya'nın yeniden silahlanarak NATO ile askeri bir çatışmaya hazırlandığı ve askeri gücün kullanımını çıkarlarını korumak için meşru bir araç olarak gördüğü vurgulanıyor. Belgelerde Rusya'nın Batı'yı temelde düşman olarak gördüğü, demokratik devletlerin NATO'ya katılımını kuşatma olarak nitelendirdiğine dikkat çekiliyor. Rusya'nın kasıtlı olarak hibrit yöntemler kullanarak casusluk, sabotaj, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyaları yaptığı savunulurken, "Rus liderliği NATO'nun bütünlüğünü zayıflatmayı ve ABD'nin Avrupa'dan kopmasını sağlamayı hedefliyor. Amaç, NATO'nun başarısızlığı ve Rusya'nın Avrupa'daki nüfuz alanının genişlemesi" ifadelerine yer veriliyor. Yeni strateji belgelerinde ABD'nin siyasi açıdan ve askeri gücüyle NATO ittifakı için vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu vurgulansa da Washington yönetiminin müttefiklerinden kendi güvenliklerini sağlamak için daha fazla çaba sarf etmelerini beklediğine işaret ediliyor. Bu nedenle Almanya'nın diğer müttefiklerle birlikte ortak Avrupa-Atlantik güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğine işaret ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.