Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dezenflasyon

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Dezenflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: Türkiye'nin 2029 ekonomik hedefleri belli oldu

Şişli'de gerçekleştirilen zirveye Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol ile sendika başkanları ve iş dünyası temsilcileri katıldı. "2027'de küresel büyümenin yüzde 3,4 olması bekleniyor" Dünyada ekonomik ve jeopolitik açıdan olağan dışı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik politikalarını küresel gelişmeleri dikkate alarak şekillendirdiğini söyledi. Yılmaz, küresel büyümenin 2026'da yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini, 2027'de ise bu oranın yüzde 3,4'e çıkmasının öngörüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin ihracatında önemli paya sahip ticaret ortaklarının büyüme performansının da gelecek yıl daha olumlu bir görünüm sergilemesinin beklendiğini belirten Yılmaz, küresel ticaretteki toparlanmanın Türkiye açısından olumlu bir gelişme olacağını kaydetti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 3,3 Enerji ve emtia fiyatlarındaki artış ile ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın Türkiye ekonomisini de etkilediğini belirten Yılmaz, buna rağmen 2026 yılı için yüzde 3,3'lük büyüme öngördüklerini söyledi. Yılmaz, yılın ilk yarısında büyümenin yaklaşık yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleştiğini, yılın ikinci yarısında ve özellikle üçüncü çeyrekte ekonomik aktivitede daha güçlü bir ivme beklediklerini ifade etti. Enerji ithalatının 2026'da 63 milyar dolardan yaklaşık 71 milyar dolara çıkmasının beklendiğini belirten Yılmaz, dış ticaret açığının da 96 milyar dolardan 105 milyar dolara yükselmesinin öngörüldüğünü aktardı. Milli gelir 1,8 trilyon doları aşacak Türkiye ekonomisinin büyüklüğüne ilişkin beklentilerini de paylaşan Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesini aşmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına milli gelirin de ilk kez 20 bin dolar seviyesini aşacağını belirten Yılmaz, yıllıklandırılmış mal ihracatının 280 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatının ise 2026 sonunda ilk kez 400 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini kaydetti. Orta-yüksek teknoloji ürünlerinin toplam ihracattaki payının son üç yılda yüzde 40'tan yüzde 44,1'e yükseldiğini belirten Yılmaz, ekonomik büyümede verimlilik ve teknolojinin katkısının giderek arttığını vurguladı. Enflasyonla mücadele devam edecek Yılmaz'ın konuşmasında enflasyonla mücadele de önemli başlıklardan biri oldu. Enflasyonun 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar yükseldiğini, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5'e gerilediğini belirten Yılmaz, savaşın enerji, ulaşım ve emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin son dönemde enflasyonda geçici bir yataylaşmaya neden olduğunu söyledi. 2026 yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 28,4 olduğunu ifade eden Yılmaz, gelecek dönemde maliye politikalarının dezenflasyon sürecine daha fazla katkı sağlamasının planlandığını belirtti. Güncel 2027-2029 OVP'de de enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesi hedefleniyor. Sosyal konut yatırımları artırılacak Enflasyonla mücadelede arz yönlü adımların da önem taşıdığını belirten Yılmaz, sosyal konut çalışmalarının sürdürüleceğini açıkladı. 500 bin konut ve kiralık sosyal konut kampanyasının devam ettiğini söyleyen Yılmaz, sosyal konut için bütçeden ayrılan ödeneğin 100 milyar liradan 250 milyar liraya çıkarıldığını belirtti. Deprem bölgesindeki çalışmalar hakkında da bilgi veren Yılmaz, son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa edildiğini, depremin ardından şehirlerin yeniden inşası ve altyapı çalışmalarına önemli kaynak aktarıldığını söyledi. Büyüme 2029'da yüzde 5'e çıkacak Orta Vadeli Program kapsamında büyümenin önümüzdeki yıllarda kademeli olarak yükseltilmesi hedefleniyor. Yılmaz, 2026 için yüzde 3,3 olarak öngörülen büyümenin 2027'de yüzde 4,2'ye, 2028'de yüzde 4,6'ya ve 2029'da yüzde 5'e ulaşmasının beklendiğini açıkladı. Yılmaz, program dönemi sonunda Türkiye ekonomisinin 2,2 trilyon doların üzerinde bir büyüklüğe ulaşmasını hedeflediklerini belirterek, kişi başına gelirin 25 bin dolar seviyesine, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara çıkarılmasının amaçlandığını söyledi. Güncel OVP de aynı dönemin sonunda 2,2 trilyon doların üzerinde milli gelir ve 450 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı hedeflerini ortaya koyuyor. 2,1 milyon yeni istihdam hedefi Ekonomik büyümenin istihdama da yansıması hedefleniyor. Yılmaz, 2027-2029 döneminde yaklaşık 2,1 milyon kişilik ilave istihdam oluşturulmasının planlandığını belirtti. İşsizlik oranının ise program dönemi sonunda yüzde 7,6 seviyesine indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, büyüme, üretim, ihracat, teknoloji ve istihdam politikalarının birlikte yürütülerek Türkiye ekonomisinin daha yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını ifade etti.

Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi Haber

Cevdet Yılmaz açıkladı: 2026 büyüme ve enflasyon tahminleri güncellendi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda OVP'yi açıklayan Cevdet Yılmaz'a Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan eşlik etti. Yılmaz, programın Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ortak çalışmasıyla hazırlandığını, kamu kurumlarının yanı sıra özel sektör ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin de hazırlık sürecine dahil edildiğini belirtti. Küresel ekonomide büyüme beklentileri geriledi Dünya ekonomisinin ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin birbirini etkilediği yeni bir dönemden geçtiğini belirten Yılmaz, savaşlar, enerji ve emtia fiyatlarındaki hareketlilik ile ticaret politikalarındaki belirsizliklerin küresel görünümü olumsuz etkilediğini söyledi. Yılmaz'ın verdiği bilgilere göre, önceki OVP'de yüzde 3,1 olarak öngörülen küresel büyüme tahmini yüzde 3'e çekildi. Türkiye'nin ticaret ortaklarının büyüme beklentisi yüzde 2,4'ten yüzde 1,6'ya, Avro Bölgesi büyüme tahmini ise yüzde 1,2'den yüzde 0,9'a indirildi. Savaşın etkilerinin belirgin şekilde hissedildiği Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde ise daha önce yüzde 3,4 olarak öngörülen büyümenin yüzde eksi 0,5'e gerilemesinin beklendiği açıklandı. 2026 büyüme tahmini yüzde 3,3'e çekildi Cevdet Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş ile Türkiye'nin önemli ticaret ortaklarındaki ekonomik yavaşlamanın 2026 beklentilerine de yansıdığını ifade etti. Yılmaz, 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 3,3 olarak güncellediklerini, sanayi büyümesi beklentisini ise yüzde 2,3'e indirdiklerini açıkladı. Yıl sonu enflasyon tahmini de yüzde 28,4'e yükseltildi. Enerji maliyetlerindeki artış nedeniyle enerji ithalatı beklentisinin 63 milyar dolardan 71 milyar dolara çıkarıldığı belirtildi. Dış ticaret açığı tahmini 96 milyar dolardan 105 milyar dolara, cari işlemler açığının milli gelire oranı beklentisi ise yüzde 2,6'ya yükseltildi. Turizm gelirleri tahmini de savaşın etkileri nedeniyle 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildi. 2027'de küresel ekonomide toparlanma beklentisi Yılmaz, 2026'nın küresel büyüme ve dünya ticaretinin ivme kaybettiği bir yıl olduğunu, ancak 2027'de toparlanma beklentisinin güçlendiğini söyledi. Buna göre küresel büyümenin 2027'de yüzde 3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise yüzde 4,3'e yükselmesi bekleniyor. Türkiye'nin dış talep koşullarının da bu toparlanmadan olumlu etkilenmesinin öngörüldüğü belirtildi. Türkiye'nin ihracatının yaklaşık yüzde 43'ünü gerçekleştirdiği Avrupa Birliği'nde büyümenin 2026'da yüzde 1,2'ye gerilemesi, 2027'de ise yüzde 1,4'e yükselmesi bekleniyor. MENA bölgesinde ise 2026'da yüzde 0,5 daralma, 2027'de yüzde 7,3 büyüme tahmini bulunuyor. Yılmaz, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve Türkiye'nin dış ticaretinin bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dirençli hale getirilmesi yönündeki çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti. Rezervlerde 188,2 milyar dolara ulaşıldı Ekonomi politikalarının uygulanmasıyla Türk lirasına güvenin arttığını savunan Yılmaz, TL mevduatının toplam mevduat içerisindeki payının yüzde 31,6'dan 28 Ağustos itibarıyla yüzde 61,5'e yükseldiğini söyledi. Brüt rezervlerin 89,7 milyar dolarlık artışla 188,2 milyar dolara ulaştığını belirten Yılmaz, Türkiye'nin risk priminin de 700'lü seviyelerden 220'nin altına gerilediğini kaydetti. Yılmaz, rezervlerdeki yükselişin Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirdiğini ve kamu ile özel sektörün yabancı para cinsinden borçlanma maliyetlerini düşürdüğünü belirtti. İhracatta yüksek teknolojili ürünlerin payı arttı Yıllıklandırılmış ihracatın ağustos itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıklayan Yılmaz, ihracatın teknoloji kompozisyonunda da iyileşme yaşandığını söyledi. Buna göre orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracattaki payı 2024 Ağustos'unda yüzde 40 seviyesindeyken, 2026 Ağustos'unda yüzde 44,1'e çıktı. Yılmaz, enerji ve emtia fiyatlarındaki yükselişin cari denge üzerinde geçici baskı oluşturduğunu belirterek, 2026 Haziran itibarıyla cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 2,3 olduğunu açıkladı. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 28,4 olması bekleniyor Yılmaz, 2024 Mayıs ayında yüzde 75,5 seviyesine kadar çıkan enflasyonun uygulanan politikalarla gerilediğini, ancak savaş nedeniyle oluşan arz yönlü baskıların düşüş hızını yavaşlattığını ifade etti. Ağustos 2026 itibarıyla enflasyonun yüzde 31,5 seviyesinde bulunduğunu belirten Yılmaz, yılın son çeyreğinde yeniden düşüş beklediklerini ve 2026 sonunda enflasyonun yüzde 28,4 seviyesinde gerçekleşmesini öngördüklerini söyledi. Yılmaz ayrıca, savaşın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkilerinin yaklaşık 7 puan olarak hesaplandığını aktardı. 2029 için yüzde 5 büyüme hedefi 2027-2029 dönemine ilişkin yeni OVP'nin temel hedeflerini de açıklayan Yılmaz, büyümenin kademeli olarak güçlendirilmesinin planlandığını belirtti. Program kapsamında büyüme hedefleri şöyle sıralandı: 2026: yüzde 3,3 2027: yüzde 4,2 2028: yüzde 4,6 2029: yüzde 5 Yılmaz, büyümenin üretim kapasitesini ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiğini söyledi. İşsizlikte 2029 hedefi yüzde 7,6 Programda istihdam da öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Yılmaz, 2026 yılında yüzde 8,1 olması beklenen işsizlik oranının 2027'de yüzde 8'e, 2028'de yüzde 7,8'e ve 2029'da yüzde 7,6'ya düşürülmesinin hedeflendiğini açıkladı. Program dönemi boyunca yaklaşık 2,1 milyon kişiye ilave istihdam sağlanması ve iş gücüne katılımın artırılması hedefleniyor. Enflasyon 2029'da tek haneye indirilecek OVP'nin en önemli hedeflerinden birinin dezenflasyon sürecinin sürdürülmesi olduğunu belirten Yılmaz, enflasyonun kademeli olarak düşürülmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Yeni programdaki enflasyon hedefleri şöyle: 2026: yüzde 28,4 2027: yüzde 21 2028: yüzde 13,5 2029: yüzde 9 Yılmaz, program dönemi sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere indirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Bütçe açığında kademeli düşüş hedefleniyor Program kapsamında bütçe disiplininin korunacağını belirten Yılmaz, 2026 yılı için daha önce yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini açıkladı. 2027 yılı için yüzde 3,5 olarak öngörülen bütçe açığı oranının ise program dönemi sonunda yüzde 2,8'e düşürülmesi hedefleniyor. Yılmaz, deprem sonrası harcamalar devam ederken savunma, personel ve sosyal güvenlik giderlerindeki artışa rağmen mali disiplinin korunacağını ifade etti. Cari açık 2029'da yüzde 1,6'ya indirilecek Bölgedeki savaşın etkilerinin azalmasıyla cari işlemler açığının kademeli olarak gerilemesi bekleniyor. Programda cari işlemler açığının milli gelire oranının 2027'de yüzde 1,9, 2028'de yüzde 1,8 ve 2029'da yüzde 1,6 seviyesine düşürülmesi hedeflendi. Gıda fiyatlarındaki oynaklığın azaltılması için ise tarımsal üretimde verimliliğin artırılması, üretim planlamasının güçlendirilmesi ve maliyet baskılarını azaltacak yapısal adımların hızlandırılması planlanıyor. Türkiye ekonomisinin 2026'da 1,8 trilyon doları aşması bekleniyor Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ilişkin beklentileri de paylaştı. Buna göre milli gelirin 2026 sonunda ilk kez 1,8 trilyon doları aşması, kişi başına milli gelirin ise 20 bin doların üzerine çıkması bekleniyor. Yılmaz, Türkiye'nin 2026 yılında yüksek gelirli ülkeler grubuna geçiş eşiğini aşmasının beklendiğini, nominal olarak dünyanın 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomisi konumunun korunacağını ifade etti. Dijital Türk lirası için çalışmalar sürecek Programda finansal teknolojiler ve dijital Türk lirası da yer aldı. Yılmaz, dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılması için çalışmaların devam edeceğini söyledi. Sermaye piyasalarının daha derin ve etkin hale getirilmesi, Türk lirası cinsinden tasarruf ve yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi ve şirketlerin sermaye piyasalarından daha fazla finansman sağlaması da programın hedefleri arasında gösterildi. Yılmaz, önümüzdeki dönemde temel hedefin fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek, mali disiplini korumak, istihdamı artırmak ve enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğini güçlendirmek olduğunu belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama Haber

Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan faiz ödemelerine ilişkin açıklama

Hazine ve Maliye Bakanlığı, son dönemde kamuoyunda Ocak 2026 dönemine ilişkin faiz ödemelerine ilişkin yapılan değerlendirmeler dolayısıyla açıklama yaptı. Ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesinin, borçlanma maliyetlerinde ani bir artıştan veya program dönemindeki faiz artışlarından kaynaklanmadığı vurgulanırken "Ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ü 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli Devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) vadesinde ödenen enflasyon farkından oluşmaktadır" denildi. TÜFE’ye endeksli senetlerin özelliği kupon oranlarının düşük olmasının, ancak yıllar itibarıyla gerçekleşen enflasyon oranının anaparaya eklenmesi olduğu aktarılırken şunlar kaydedildi: "Biriken enflasyon farkı ise vade tarihinde toplu olarak ödenmektedir. Bu nedenle enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde, vadesi gelen bu tür senetlere ilişkin ödemelerin geçici olarak yüksek görünmesi doğal bir sonuçtur. Dolayısıyla Ocak ayındaki artış, mevcut dönemde faiz oranlarında ani bir yükselişe değil, geçmiş enflasyon dinamiklerinin vade yapısı üzerinden bütçeye yansımasına işaret etmektedir. Son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ortamı nedeniyle, TÜFE’ye endeksli borçlanma araçlarına ilişkin faiz ödemelerinde geçici bir artış gözlenmiştir. Ancak bu artış, yapısal bir faiz yükü değişiminden değil; geçmiş dönemde biriken enflasyonun teknik ve muhasebesel yansımasından kaynaklanmaktadır." Açıklamada, dezenflasyon sürecindeki kazanımların belirginleşmesiyle birlikte, faiz ödemelerinin daha dengeli ve öngörülebilir seviyelere dönmesinin beklendiğine dikkat çekilirken, göstergelerin, faiz yükünde kalıcı bir bozulmaya işaret etmediği belirtildi. Faiz giderlerinin milli gelire oranının, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 4,4 seviyesinde gerçekleştiğinin altı çizilirken "Bu oranın 2026 yılında yüzde 3,5’e gerilemesi, Orta Vadeli Program (OVP) dönemi sonunda ise yüzde 3,3’e düşmesi öngörülmektedir. Faiz harcamalarının vergi gelirlerine oranı, 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 25,9 iken; 2026 yılında yüzde 19,9’a gerilemesi ve OVP dönemi sonunda yüzde 18,3 seviyesine düşmesi beklenmektedir. Faiz harcamalarının merkezi yönetim toplam harcamalarına oranı ise 2002-2025 döneminde ortalama yüzde 17,7 olarak gerçekleşmiş olup, 2026 yılında yüzde 14,5’e, OVP dönemi sonunda ise yüzde 13,9’a gerilemesi öngörülmektedir" açıklaması yapıldı. Ayrıca, kamu borçlanma stratejisinin, piyasa koşulları, makroekonomik görünüm ve risk unsurları dikkate alınarak ihtiyatlı, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmeye devam edildiği ifade edilirken, program döneminde 10 yıl vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihraçları kademeli olarak azaltıldığı ve 2024 yılından itibaren söz konusu senetlerin ihracına son verildiği hatırlatıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan: 2026’da enflasyonun yüzde 15-21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz Haber

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Dr. Fatih Karahan: 2026’da enflasyonun yüzde 15-21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz

TCMB Başkanı Dr. Karahan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: “Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak talep kompozisyonunda dengeli seyir demekte. Nitekim 2025 yılının ilk 3 çeyreğinde, 2023 yılına kıyasla tüketimin büyümeye katkısının belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise arttığını görüyoruz. 2025 küresel ticaret belirsizliklerinin etkisiyle bu dönemde net ihracata katkısı negatife dönse de sıkılaştırma öncesine göre daha dengeli bir resim mevcut. Yılın son çeyreğine dair göstergelere bakacak olursak sanayi üretimi, son çeyrekte yatay bir seyir izledi. Hizmet üretim endeksi de ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrini, son çeyrekte sürdürdü. 2026 yılında da dezenflasyonist görünümün korunacağını öngörüyoruz. Cari açık, üçüncü çeyrekte bir miktar artmakla birlikte iç talep görünümüyle uyumlu bir şekilde ılımlı seyretti. Bu dönemde cari açığın milli gelire oranı ise ikinci çeyrekteki yüzde 1,3 olan seviyesini korudu. Oranın, son çeyrekte sınırlı ölçüde artsa da yılı uzun dönem ortalamalarının oldukça altında kapattığını tahmin ediyoruz. 2026 yılında ise cari açığın bir miktar yükselmekle birlikte ılımlı seyrini sürdüreceğini öngörüyoruz. Bununla birlikte cari denge üzerinde altın ve enerji fiyatları ile ticaret belirsizlikleri kaynaklı riskler canlılığını koruyor. Dezenflasyon sürecinin hedeflerle uyumlu şekilde devamını sağlamak için sıkı para politikası duruşumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Yıl içinde kademeli alımlarımızla APİ portföyünü desteklemeye devam edeceğiz. Son verilere göre basit faiz olarak mevduat, ticari kredi ve ihtiyaç kredisi faizleri sırasıyla yüzde 37,3, yüzde 38,5 ve yüzde 48,2 düzeyindedir. Bu veriler, politika faizi adımlarımızın mevduat ve kredi fiyatlamalarına önemli ölçüde yansıdığını gösteriyor. Altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin etkisini yabancı para mevduat gelişmelerinde de izliyoruz. Bildiğiniz gibi KKM’den çıkış sürecinde yabancı para mevduatta bir miktar artış öngörüyorduk. Bununla birlikte 2025’teki artışın temel belirleyicisinin altın fiyat hareketleri ve bunu takiben Euro-ABD doları paritesindeki yükseliş olduğu görülüyor. 2026 yılında enflasyonun yüzde 15 ile yüzde 21 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2027 sonu için ise tahminlerimiz enflasyonun yüzde 6 ile yüzde 12 aralığına gerileyeceğini işaret ediyor. Enflasyon ara hedefimizi ise 2026 ve 2027 yılları için sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak koruduk. 2028 yılı için ise ara hedefimizi yüzde 8 olarak belirledik. Enflasyonun 2028 yılında yüzde 8’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz. 2026 yılı tahmin aralığının güncellenmesinde belli başlı risklerin belirginleşmesi ve varsayım revizyonlarının yanı sıra TÜFE hesaplama yönteminde yapılan değişiklikler kapsamında hizmet grubunun sepet içindeki payının artması da rol oynadı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 2026 mesajı: Türkiye kutlu yürüyüşünü güvenle sürdürüyor Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 2026 mesajı: Türkiye kutlu yürüyüşünü güvenle sürdürüyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin zorlu bölgesel ve küresel şartlara rağmen emin adımlarla yoluna devam ettiğini vurguladı. Yeni yılın ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadelede ve devletin bekası uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmetle anarken, gazilere şükranlarını sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kararlılıkla uygulanan ekonomi programının olumlu sonuçlarının birçok alanda hissedildiğini belirterek, dezenflasyon sürecinin devam ettiğini, Merkez Bankası rezervlerinin güçlendiğini söyledi. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracatta artış yaşandığını vurgulayan Erdoğan, turizmden savunma sanayiine kadar birçok alanda rekorların kırıldığını ifade etti. İlk kuraları çekilen 500 bin sosyal konut projesinin dar gelirli vatandaşları ev sahibi yapmanın yanı sıra konut ve kira fiyatlarındaki artışın önüne geçeceğine inandığını dile getiren Erdoğan, Türkiye Yüzyılı reform programının Meclis’in desteğiyle hayata geçirileceğini kaydetti. 2025 yılı boyunca hükümetin en öncelikli gündeminin 6 Şubat depremlerinin yaralarının sarılması olduğunu belirten Erdoğan, deprem bölgesindeki şehirlerin altyapıdan sosyal alanlara kadar yeniden inşa edildiğini söyledi. Hatay’da 27 Aralık’ta 455 bininci deprem konutunun hak sahiplerine teslim edildiğini hatırlatan Erdoğan, emeği geçen tüm kurumlara, çalışanlara ve hayırseverlere teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de sağlanan istikrarla birlikte gönüllü geri dönüşlerin arttığını belirterek, son bir yılda 600 bin Suriyelinin ülkelerine döndüğünü açıkladı. Türkiye’nin, Suriye halkının huzur ve güvenliği için yeni yönetime desteğini sürdüreceğini ifade etti. Gazze’de sağlanan ateşkesin korunması için yoğun çaba harcandığını dile getiren Erdoğan, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybeden sivillerin hesabı sorulana kadar mücadelenin süreceğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda önemli aşamaların geride bırakıldığını belirterek, sürecin günlük siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini söyledi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı nihai raporun sürece katkı sağlayacağını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıldır olduğu gibi 2026 yılında da tüm Türkiye’ye hizmet etmeye devam edeceklerini belirterek, laf değil iş üretmeye, polemik değil icraat yapmaya odaklanacaklarını söyledi. Erdoğan, 2026 yılının Türkiye, bölge ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.