Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Devlet Bahçeli

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir. Haber

Karamahmutoğlu: Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.

Zafer Partisi Sözcüsü Karamahmutoğlu, yaptığı değerlendirmede; Yüce Türk milleti, son 1,5 yıldır ülkemize yaşatılan aşağılamanın, bir yenilgi duygusunun ve elindeki tarihi kazanımları kaybetmenin siyasal tehdidi, saldırısı altında yaşatılıyoruz. 2024 yılının ekim ayından itibaren Devlet Bahçeli'nin anonsuyla başlatılan bir yeni süreç, Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla elde ettiği tarihsel kazanımları tehlikeye atmaktadır. Devlet Bahçeli'yle beraber iktidardaki parti, Adalet ve Kalkınma Partisi'yle birlikte kurduğu bu pazarlık masasının bir diğer ucunda PKK isimli narko terör örgütü ve onun kurucusu ve yöneticisi olan baş terörist Abdullah Öcalan vardır. Bu al-ver pazarlık masasından kayıpla, zararla kalkacak olan Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Çünkü devlet pazarlık etmez, egemenliğine ortak getirmez, egemenliğini paylaşmaz. O masa hiç kurulmayacak. Çünkü millet hak ve menfaatlerinden vazgeçmez, toplumsal olarak bölünmeyi kabul etmez. O pazarlık masası hiç kurulmayacak. Ekonomik olarak fakirleştirilen, yoksulluğa, açlığa mahkûm edilen Türk halkı, vatandaşlar her gün yeni yalan, aldatmacalarla tavize, teslime sürükleniyor. 1,5 yıl önce ne güzel PKK terör örgütü silah bırakıyor aldatmacasıyla başlayan sürecin bugünkü geldiği aşama, 50 binden fazla yurttaşımızın katili olan ve cezasını çekmekte olan, ömür boyu hapse mahkûm edilmiş bir caninin siyasallaştırılması ve yeni bir konuma statüye kavuşturulması olmuştur. PKK silah bırakıyor aldatmacasıyla girilen yolda PKK teröristlerinin affedilmesine, suçun cezasız bırakılmasına geçilmişti bu aşamada, bu süreç içerisinde. İlk gün, Ekim 2024'te ‘Öcalan gelsin, mecliste konuşsun’ diyen Devlet Bahçeli'nin yarattığı hayret ve şaşkınlıktan bugün Abdullah Öcalan'a yeni bir statü, yeni bir konum sağlansın aşamasına geldik. PKK'nın yasal siyasi partisinin eski genel başkanı Selahattin Demirtaş, Apo'nun heykelini dikeceğiz diyordu. Devlet Bahçeli de bugün heykelin değil fakat statüsünün, Apo'nun statüsünün derdine düşmüş. Suriye PKK'sı olan YPG silah bırakmadı ve silahlarıyla birlikte tümenler halinde Suriye ordusuna eklemlendi. Ve Türkiye sınırında kendine ait yarı otonom, özerk bir coğrafya oluşturdu. Birinci çözüm ihanet sürecinden başlayarak şimdiki ikinci çözüm ihanet sürecinde de Türk ulus devleti aşama aşama kaybediyor, geriletiliyor. Bu gerilemenin, bu kaybın nerede duracağı ise belirsiz. Üniter Türk ulus devletinin varlığı ve laisizim güçlendirilmiş olan rejimi, Devlet Bahçeli-Tayyip Erdoğan ikilisinin yönetiminde aşama aşama geriletiliyor, aşındırılıyor. Cumhur İttifakı iktidarlarının kalan son 1,5 yılına daha hangi aşamaları sığdırmaya çalışacak? Buna seyirci kalacak değiliz, itirazımızı ve retlerimizi yükseltmemiz gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti Devlet Bahçeli'nin siyasal fantezilerine ve Recep Tayyip Erdoğan'ın doyumsuz siyasal ihtirasına, hırsına yenik düşmeyecektir. Parmak sallamalar ve tehditler altında Türk halkını bilgilendirme ve bilinçlendirme çabamızdan geri durmadık, durmayacağız. Zafer Partisi Türk seçmenine bu ikinci ihanet sürecinin en başından beri hep işin iç yüzünü ve doğruları anlata geldi. Susturulmamız için Partimizin Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ tutuklandı, hapsedildi. Fakat biz Zafer Partisi Türk milletine, vatandaşlarımıza, Türk seçmenine hep güvendik. Türk seçmeni oyunun rengini değiştirir ve bu oyunu sandıkta bozar. Büyük Türkiye Cumhuriyeti ne Devlet Bahçeli'nin siyasi fantezilerine mecburdur, ne de AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın yaşadıkça iktidarda kalma hırsına mahkumdur. Zafer Partisi politikaları, Türk seçmeni için kurtuluş reçetesidir.”

Bahçeli: Gazi Meclis aciz değildir! Depremi siyaset malzemesi yapanları uyarıyoruz Haber

Bahçeli: Gazi Meclis aciz değildir! Depremi siyaset malzemesi yapanları uyarıyoruz

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında muhalefeti sert sözlerle eleştirerek, hizmetleri karalayan ve doğal afetleri siyasete alet eden partilere tepki gösterdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında muhalefeti sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, özellikle CHP ve diğer muhalefet partilerini hedef alarak, yapılan hizmetleri karalamak ve doğal afetleri siyasi malzeme yapmakla suçladı. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahının, "Yalana bin yalan katmanın adının siyaset" olamayacağını belirten Bahçeli, "Doğruyla yanlışı tefrik edemeyen bir siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. İyiyle kötüyü fark edemeyen bir siyasetçinin erdemli olmasını beklemek ise boşa kürek çekmekle eşdeğerdir. CHP yönetimi, doğal afetten siyasi afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır." dedi. Bahçeli, konutlarına kavuşan hak sahipleri için "boş senet imzalatılıyor" demenin yalnızca bühtan değil, siyasi namusla çelişen bir hezeyan olduğunu söyleyerek, "CHP'nin işi gücü fitne fesattır. CHP'nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır." diye konuştu. Konuşmasında, “Cumhuriyet Halk Partisi’yle bilumum muhalefet bakiyesinde toplaşan siyasi garabetler yapılanı kötüleyerek, hizmeti karalayarak, devasa eserleri yok sayarak istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Depremle ilgili dedikodu üretmenin izahı yapılamaz" diyen Bahçeli, muhalefetin TBMM’deki davranışlarını sert bir dille eleştirdi. Konuşmasında ayrıca Asrın İnşa Seferberliği kapsamında tamamlanan 455 bin 357 bağımsız bölümün ve vatandaşlara teslim edilen konut, köy evi ve iş yerlerinin önemine dikkat çekti. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin TBMM'deki yemin töreninde yaşanan arbedeye yönelik "ilkellik" değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, "Gazi Meclis aciz Meclis değildir. Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir.” diyerek, milletin seçtiği parlamentonun saygınlığının korunması gerektiğini vurguladı. https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/2023697534271807893 Yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi tebrik eden Bahçeli, TBMM’deki yemin merasimlerinde yaşanan muhalefet müdahalelerine tepki gösterdi. “Gazi Meclis’i şov ve savaş alanına çevirmek kime ne fayda sağlar?” diyerek sert uyarılarda bulunan Bahçeli, "Yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz? Deli Dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir?" diye sordu. Bahçeli, konuşmasında MHP’nin 57 yıllık siyasi geçmişine ve Cumhur İttifakı ile Türkiye’nin güvenliği, kalkınması ve refahına yönelik kararlılığına da değindi. Partililere birlik ve beraberlik çağrısı yapan Bahçeli, milletin hizmet beklediğini ve siyasetin öznesinin insan, nesnesinin devlet olduğunu vurguladı.

Bahçeli'den TBMM’deki kürsü işgaline sert tepki: O işgal anti demokratik ve faşizan! Haber

Bahçeli'den TBMM’deki kürsü işgaline sert tepki: O işgal anti demokratik ve faşizan!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde yapılan görev değişikliklerinin hukuki ve meşru olduğunu belirterek, TBMM Genel Kurulu’nda yeni bakanların yemin töreni sırasında yaşanan gerginlik nedeniyle CHP’yi sert sözlerle eleştirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yaşanan görev değişikliğine ve TBMM Genel Kurulu’ndaki yemin töreni sırasında çıkan tartışmalara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kabinedeki değişikliğin, yürürlükteki Anayasa hükümleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası çerçevesinde gerçekleştiğini vurgulayan Bahçeli, sürecin “son derece hukuki ve meşru bir çizgide” ilerlediğini ifade etti. Görevlerinden affını talep eden eski Adalet ve İçişleri Bakanlarına teşekkür eden Bahçeli, yerlerine atanan yeni bakanlara da başarı dileklerini iletti. "KÜRSÜ İŞGALİ 'ANTİ DEMOKRATİK'" TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür kapsamında gerçekleştirilen yemin merasimi sırasında yaşanan gerginliğe de dikkati çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özellikle Adalet Bakanı’nın yemin töreninde CHP’nin tutumunu eleştirdi. Bahçeli, kürsü işgaline kadar varan tavırların “anti demokratik” olduğunu savundu. CHP’nin tutumunun siyaset ve demokrasiyle bağdaşmadığını belirten Bahçeli, muhalefetin yaklaşımını da sert ifadelerle eleştirdi. Bahçeli, MHP'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdir ve tasarruflarının yanında olduğunu ve atanan yeni bakanlara destek verdiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı.

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik" Haber

"Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin değerli genel başkanları, kıymetli genç kardeşlerim, saygıdeğer hanımefendiler; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Kadirli'den Düziçi'ne, Hasanbeyli'den Toprakkale'ye, Sumbas'tan Bahçe'ye, Osmaniye'mizin dört bir yanındaki tüm kardeşlerime sizlerin vasıtasıyla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde deprem bölgemiz başta olmak üzere buradan 81 ilimizin tamamına, 86 milyon vatandaşımızın her birine, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza en içten muhabbetlerimi iletiyorum. Cebelibereket Sancağı'nın merkezinde, Kuvayımilliye ruhunun ete kemiğe büründüğü yerde, Çukurova'nın bu bereketli ikliminde sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Millet olarak yüreklerimize kor bir ateş düşüren 6 Şubat depremlerinin birinci seneidevriyesinde sizlerle bir aradayız. Konuşmamın hemen başında asrın felaketinde ebediyete irtihal eden 53 bin 537 vatandaşımızın her birine Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Sizleri şehitlerimiz için buyurun birer Fatiha okumaya davet ediyorum. Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekanlarını cennet eylesin. Bizleri de Peygamber Efendimiz'in Liva-ül Hamd ismiyle müsemma sancağı altında tüm şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin. "Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin" Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmet-i rahmana kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacak, onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız. Burada bulunan siz kıymetli kardeşlerime, sizlerin şahsında tüm depremzedelerimize ve milletimizin tamamına bugün bir kez daha sabr-ı cemil diliyorum. Rabbim böylesi zor imtihanlarla bizleri bir daha yüz yüze getirmesin. Ülkemizi ve milletimizi her türlü felaketten muhafaza buyursun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, sevgili kardeşlerim; burada şu gerçeği tüm kalbimle bugün sizlerle paylaşmak isterim: Bakın bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemeyiz, zamanı durduramayız, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez. 6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımızın kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi. Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum. Dirayet sahibi Osmaniye'yi görüyorum. Ümitsiz olmayı, yeise kapılmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız. Biz Müslümanız. Acımız tabii ki fazla. Yaşayacağız, yasımızı tabii ki tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız. Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak bunlara sahip çıkacağız. İşte bugün sizlere baktığımda hamdolsun tüm bunları başarabilmiş en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş el ele, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi görüyorum. Bundan da büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için, yıkılmadığınız için, umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Aziz milletim, değerli kardeşlerim; 6 Şubat 2023'te cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde 120 bin kilometrekarelik alanda yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. 3,5 milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık. Deprem bölgesindeki 2 milyon 302 bin binadan yaklaşık 39 bin 555'i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken 36 bin bina ise orta hasarlı hale geldi. Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu. 2023 yılındaki milli gelirimizin yüzde 9'una tekabül eden bu tutar ülkemiz tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayıptır. Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtik ve 650 bin personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimiz adanmışlık ruhuyla seferber oldu. Ve hamdolsun sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk. Türkiye'mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik. Sevgili Osmaniyeliler, tabii şurası da son derece üzüntü ve endişe vericidir: Biz vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya, onlara yepyeni bir gelecek sunmaya çalışırken maalesef ana muhalefetin başını çektiği bazı çevreler de bu depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yapıyordu. Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet veya yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife sayan bu hazımsızlar; bu depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan, koro halinde 'Devlet vatandaşını yalnız bıraktı' dediler. 'Arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor' dediler. 'Bunlar bu evleri bitiremez' dediler. İşte evler burada! Evler burada! Kardeşlerim, bunların 'bitmez' dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular.[2] Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi, burada da partizanca davrandılar. Peki sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık. Allah'ın izniyle biz bu işin altından kalkarız dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik. İşte rakamlar ortada: Bugüne kadar 433 bin 667'si konut, 21 bin 690'ı iş yeri olmak üzere tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamladık. Geçtiğimiz 27 Aralık'ta Hatay'ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik. İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarıma sizlerin şahsında canıgönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkarı olmayı şahsıma nasip eden Rabbime sonsuz hamdü senalar olsun diyorum. Sevgili Osmaniyeliler, şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım, anma yıl dönümleri siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri değildir. Bugünler hem acımızı paylaşma hem kayıplarımızı özlemle yad etme hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir. Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat dört gündür akla, vicdana, ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. 'Laf ola beri gele' misali boş atıp dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın, ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın. Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya; madem bir işin ucundan tutmuyorsun, bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye’ye hiçbir faydan yok, bari faydası olana engel çıkarma. Üç yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız; bari bugün 455 bin konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör, verilen emekleri, dökülen terleri kuru bir cümleyle de olsa takdir et. Gözü var görmüyor, kulağı var duymuyor, dili var hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim: Kardeşlerim; ters çevirmekle kuyudan minare olmaz. Hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkar etseniz de milletim bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte eserler ortada, konutlar ortada. Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 6 Şubat 2023’ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi işte bu meydandaki kardeşlerimdir. Burada çok kısa bir şekilde deprem bölgemiz için neler yaptığımızı genel hatlarıyla ifade etmekte fayda görüyorum. Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için bugüne kadar toplam 3,6 trilyon lira, yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Hasarların onarılması ve şehirlerimizin depreme karşı daha dirençli hale getirilmesi için 2026 yılı bütçemizde 653 milyar lira ödenek ayırdık. Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi, üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor. Bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9 bin 800'ü kullanılamaz duruma gelmişti. 14 bin 310 derslik inşa ettik. 2 bin 965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdik. Toplam derslik sayımızı 126 bin 675'e çıkardık. Deprem illerimizdeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 adet yeni yurt projesi yürütüyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5 bin 864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik. İbadethanelerimizi ihya ettik. Kütüphanelerimizi ayağa kaldırdık. Kültür varlıklarımızı, tarihi yapılarımızı ve müzelerimizi onardık. Adalet ve emniyet hizmetlerinin hiçbir aksaklığa mahal verilmeden devam ettirilmesi için gerekli tüm adımları attık. Deprem bölgemizde 203 bin metrekare büyüklüğünde 3 adalet binası ve 1 ceza infaz kurumu inşa ederek hizmete açtık. Toplam 224 bin metrekarelik 9 adalet binası ile 1 ceza infaz kurumunun yapımını da yakında tamamlıyoruz. 60 emniyet binamızın inşa ve onarımı ile jandarmamıza ait 29 hizmet binasının yapımını ve 143 binanın güçlendirme işlemlerini tamamladık. 10 adet hizmet binamızın yapımı ise sürüyor. Depremden etkilenen 11 ilimizdeki huzurevleri, çocukevleri ve sosyal hizmet merkezleri gibi hizmet binalarımızı da yeniden ihya ettik. Sevgili Osmaniyeliler; esnafımızın, sanayicimizin, çiftçimizin, üreticimizin hep yanında olduk. Mücbir sebep hallerini 2025 yılının sonuna kadar uzattık. Prim borçlarını erteledik ve bu borçların 31 Mart 2026'ya kadar yapılandırılmasının önünü açtık. Hizmetlerin aksamadan yürütülmesi için yerel yönetimlere ciddi miktarda nakdi yardımda bulunduk. Böylelikle yol, su, elektrik gibi temel ihtiyaçlarla birlikte eğitim ve sağlık gibi ana hizmetlerin de karşılandığı yaşam alanları oluşturduk. İçme suyu ve atık su altyapısının hızla tesis edilmesi amacıyla 11 deprem ilimizde 8 bin kilometre uzunluğunda boru hattı inşa ediyoruz. Su ve sulama alanında devam eden yatırımlarımız bittiğinde 110 milyar liralık bir rakamı bölgemiz için kullanmış olacağız. Ulaşım yatırımları için harcadığımız tutar 80 milyar lirayı buluyor. Yeni yerleşim alanlarının ulaşımı için 294 kilometrelik bağlantı ve imar yolu yaptık. Enerji ve madencilik sektörlerindeki zararları önemli ölçüde telafi ettik. Depremde zarar gören demiryolu hatlarının onarımını gerçekleştirdik. Hatay ve Malatya havalimanlarını onararak sivil uçuşlara açtık. Her iki havalimanımızda da inşallah yıl sonuna kadar tam kapasite hizmet vermeye başlayacak. Madenli Yat Limanı ve Su Sporları Merkezi'nin yapımını da bu sene bitireceğiz. Deprem bölgemizdeki haberleşme altyapımızı da hızla yenileyerek daha güçlü bir seviyeye taşıdık. 6 Şubat öncesinde 58 bin kilometre olan fiber uzunluğumuz bugün 80 bin kilometreye ulaştı. Yaklaşık 5.300 adet kalıcı baz istasyonu kurduk. Sanayi yatırımlarımızı da süratle hayata geçiriyoruz. Daha burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak nice yatırımı, desteği depremden etkilenen şehirlerimizin emrine verdik. Sevgili kardeşlerim; bütün bunları kardeşlikle, dayanışmayla, paylaşımla başardık. İnşallah omuz omuza verip çok daha fazlasını yine sizlerle birlikte başaracağız. Osmaniye’mize buradan ayrı bir parantez açmak isterim. Depremden sonra Osmaniye’mizde pek çok faaliyet yürüttük. Depremde zarar gören okullarımızın imarından Korkut Ata Üniversitemizin bakım ve onarım çalışmalarına; sağlıktan ulaştırma ve tarım alanındaki ihtiyaçların giderilmesine kadar her sıkıntısında şehrimizin yanında olduk. Bugün konut, köy evi ve iş yeri olmak üzere inşası tamamlanan 12 bin 557 bağımsız bölümün resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Ayrıca 67 bin 813 metrekare büyüklüğündeki Millet Bahçemiz ile diğer yatırımlarımızı resmen sizlerin hizmetine veriyoruz. Toplam yatırım tutarı 74 milyar 961 milyon lira olan 116 kalem yatırımın şehrimize ve siz Osmaniyeli kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum. Bunların Osmaniye’mize kazandırılmasında emeği geçen herkesi, tüm kurumlarımızı, bakanlıklarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Sizlere şunun da müjdesini vermek istiyorum: 'Ev Sahibi Türkiye' sloganıyla başlattığımız 500 bin sosyal konut projesinde Osmaniye’mize 2.990 konut tahsis ettik. Deprem konutlarımız gibi sosyal konutlarımızı da söz verdiğimiz vakitte inşallah sizlere teslim edeceğiz. Şundan emin olunuz; size ve milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmayacak, şahsımıza ve ittifakımıza olan teveccühünüzü asla boşa çıkarmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle asrın felaketinde ebediyete uğurladığımız tüm kardeşlerime bir kez daha Rabbimden rahmet niyaz ediyorum. Anma programımızı teşrif eden her bir kardeşime, başta Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere diğer genel başkanlarımıza da, tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle sizleri sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun, Allah'a emanet olun."

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir Haber

Özel: Kent Uzlaşısı soruşturmaları Türkiye’nin barışına darbedir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nın kapanışına katıldı. Bu konferansı ‘Ortak Gelecek Buluşmaları’ adı altında tasarlanan buluşmalar serisinin bir başlangıcı olarak gördüklerini belirten Özel, "Çünkü ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın yaşadığı çoklu krizleri geçmişimizin ve geleceğimizin ortak olduğu bilinciyle aşabileceğimize inanıyoruz. Evet; ülkemizde, bölgemizde, dünyada çoklu krizler yaşıyoruz. Bu salon ise çoklu kimlikleri, siyasi aidiyetleri, hayat görüşlerini, yaşam tarzlarını birleştiriyor." dedi. Özel, Türkiye'deki her meselede olduğu gibi Kürt meselesinin çözümünde de tarihin doğru yerinde durduklarına vurgu yaparak "Bu mesele hepimizin ortak meselesidir. Bu mesele kuşaklar boyunca taşınan ağır, toplumsal bir yüktür. Bugün milletimiz artık bu yükten kurtulmak ve ferahlamak istiyor. Milletimiz, terörün bitmesini, barışın inşasını ve demokrasinin ayağa kalkmasını istiyor." açıklamasını yaptı. Özel konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün belediye başkanlarımız ve belediye meclis üyelerimiz Kent Uzlaşısı dosyaları kapsamında yargılanmaktadır. İstanbul’da iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyım atanmıştır. Toplamda DEM Parti’nin 10 belediyesinde ve toplamda Türkiye’de 13 belediyede kayyım vardır. Ve bu soruşturmalarda Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tarif edilmektedir. Kent Uzlaşısı denilen olgu, bir seçim iş birliğidir. Türkiye İttifakı kapsamında beldelerde, ilçelerde, illerde demokratların yaptığı iş birliğinden ibarettir. Suç sayılan budur. Bu soruşturmalar Türkiye’nin barışına karşı açıkça bir darbedir, açık bir tutum almaktır. Milliyetçi Hareket Partisi’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli dahil bu soruşturmalara açık tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi okumalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Mart darbesine, tarihe utanç olarak geçecek Kent Uzlaşısı soruşturmalarına rağmen barışın yanındadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yeni, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez

Hatay, 27 Aralık - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle: "Sevgili Hataylılar, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, saygıdeğer hanımefendiler, yarınlarımızın güvencesi sevgili gençler, çok kıymetli kardeşlerim; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Maşallah karşımdaki topluluğu ben bugün farklı görüyorum. Binlerce yıllık tarihiyle, zengin kültürüyle, cömert ve civanmert insanıyla gönlümüzde ayrı bir yeri olan Hatay'ımızda sizlerle bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. Sizlerin şahsında Antakya’dan İskenderun’a, Erzin’den Yayladağı’na, Reyhanlı’dan Arsuz’a, Hassa’dan Defne’ye, Hatay’ımızın dört bir yanındaki kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Ankara’da, deprem bölgemizin tamamında şu anda bizleri takip eden, gözü de kalbi de Hatay’da olan tüm vatandaşlarıma buradan muhabbetlerimi gönderiyorum. Bugün farklı inançların, farklı kültürlerin, birbirinden kıymetli değerlerin bir arada yaşadığı Hatay’dayız. Bugün merhum Cemil Meriç’in, Antakyalı Münif Efendi’nin, Yahyazade Asaf Efendi’nin memleketindeyiz. Kara Hasan’ın, Hakkı Bey’in, Milli Mücadele’de destan yazan Kuva-yi Milliye’nin şehrindeyiz. Her zaman olduğu gibi, bizleri yine hüsnükabulle karşıladığınız için, bu güzel ev sahipliğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Şu sevginiz için, şu muhteşem birlik ve beraberlik tablosu için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Depremzedelerimizin mutluluğunu paylaştığımız bu anlamlı günde törenimizi teşrif eden tüm misafirlerimize de teşekkürlerimi ifade ediyorum. Rabbim muhabbetimizi arttırsın. Kardeşliğimizi daim eylesin. Sevgili kardeşlerim, siz bize güvendiniz. Bize inandınız. En zor şartlarda dualarınızla, oylarınızla bize destek oldunuz. Biz de bugüne kadar size layık olabilmek adına ne gerekiyorsa yaptık. Hatay’ın bize duyduğu güveni boşa çıkarmamak için gece gündüz çalıştık. Zorlukları birlikte aştık. Badireleri beraber atlattık. Yaralarımızı sabırla, şefkatle ve tüm dünyaya örnek olacak bir dayanışmayla beraberce sardık. Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek istiyorum: 23 yıl boyunca Allah’a hamdolsun, emanetinize ihanet etmedik. Size ve aziz milletimize mahcup olmadık. Tüm sabotaj girişimlerine, tüm karalama teşebbüslerine rağmen sizden aldığımız güçle bugünlere gelmeyi başardık. İşte bugün, alnımız ak, başımız dik bir şekilde yine sizin karşınızdayız. Sözlerimizi tutmanın onuru, kıvancı ve elbette sonsuz bahtiyarlığıyla sizin ve aziz milletimizin huzurundayız. Bunun için Cenab-ı Allah’a binlerce kez hamdediyorum. Şahsıma, iktidar ve ittifakımıza sizlerin huzuruna böyle çıkmayı nasip eden Rabbime hamdolsun. Hatırlarsanız 6 Şubat’ta insanımız acı içindeyken buralara gelip ahkam kesenler vardı. Seçimlerde bedava ev sözü verenler vardı. Enkazların önünde selfie çekip sosyal medyadan atanlar vardı. Afetzedelerimizin üzüntüsünü içtenlikle paylaşmak yerine deprem turisti gibi ortalıkta dolananlar vardı. Hükümet bu enkazın altında kalır diyerek tüm umutlarını bizim başarısız olmamıza bağlayanlar vardı. Yalan ve yanlış haberlerle ortalığı karıştırmaya çalışan provokatörler vardı. Gençler, biz canımızı dişimize takıp yaraları sarmak için ter dökerken, yüzyılın felaketini istismar eden vicdansızlar vardı. Sırf seçimlerde oy vermediler diye depremzedelerimize hakaret edenler, konakladıkları misafirhanelerden kovanlar vardı. Kardeşlerim, bakın şimdi onların hiçbirisi ortalıkta yok. Deprem turistleri yok, popülizm yapanlar yok, seçim kazanmak uğruna halkımızı vaat uğruna tutanlar yok, reyting peşinde koşanlar yok, dezenformasyon yayanlar yok, evleri mültecilere verecek diyenler yok, devletle milleti karşı karşıya getirmeye çalışanların hiçbirisi yok. Ama biz buradayız. Sizlerle beraberiz. Tıpkı 6 Şubat’ta olduğu gibi, sizin yanınızdayız. Kardeşlik, zor günde belli olur diyerek afetzedelerimizi bir an bile çaresizliğe terk etmedik. Rabbim ömür verdikçe, bundan sonra da sizi asla yalnız bırakmayacağız. Şair ne diyor: “Bir değirmendir cihan, her kimse bekler nevbetin.” Evet. Vaktimizin sınırlı olduğu bu dünyada biz de milletimizin emanetini kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz. Siz bize sahip çıktığınız müddetçe, bu milletin başını yere eğdirmeyecek, umutlarını boşa çıkarmayacağız. İşte bugün, dünyada hemen hiçbir ülkenin altından kalkamayacağı büyük bir başarıya Hatay’ımızda bizzat tanıklık ediyoruz. Depremin vurduğu 11 ilimizde yapımı tamamlanan 455 bininci afet konutumuzu hak sahibi kardeşlerimize teslim etmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yuvalarda Allah’a hamdolsun. Şu güzelliklere bakın. Şu binaların güzelliklerine bak. Elhamdülillah, bizler Cumhur İttifakı olarak bu işi başardık. Bu yuvalarda yepyeni bir hayatın sayfasını açacak tüm vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, hanelerine kavuşan her bir kardeşime sağlıklı, mutlu, bereketli ömürler diliyorum. Rabbim bu evlerde inşallah ağız tadıyla oturmayı nasip eylesin. Biliyorsunuz, yıl sonuna kadar 453 bin bağımsız bölümün anahtarını depremzede kardeşlerimize teslim edeceğimizi söylemiştik. Bugün itibariyle bu rakamın da üzerine çıkarak, hamdolsun, tam 455 bin 357 bağımsız bölümü tamamlamış bulunuyoruz. Yeni konut ve iş yerlerimizin bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçenleri kutluyor, gece gündüz demeden 7 gün 24 saat çalışan tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Sizlerin gözündeki şu sevinci görmemize vesile olan, başta Murat Kurum kardeşimi, mimarlarımızı, mühendislerimizi, işçi kardeşlerimi, yüklenici firmalarımızı aynı şekilde canıgönülden tebrik ediyor, hepsine ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, çok değerli Hataylılar, 6 Şubat’ta tarihimizin en büyük doğal afetlerinden birini yaşadık. Bu felakette 53 binin üzerinde canımızı, içimiz yanarak, acımızı kalbimize gömerek kara toprağın bağrına verdik. Depremde kaybettiğimiz tüm canlarımızı bugün bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 11 ilimiz, 62 ilçemiz ve 10 bin 190 köyümüzü kapsayan 110 bin kilometrekarelik bir alan art arda meydana gelen iki depremle sarsıldı. 14 milyon vatandaşımız bu felaketten etkilendi. Binlerce binamız yıkıldı. Dolaylı etkilerini dahil ettiğimizde 150 milyar doları aşan ağır bir faturayla karşılaştık. Bununla birlikte endişe ve ümitsizliğe asla kapılmadık. Depremin ilk dakikalarından itibaren devlet olarak derhal harekete geçtik. Arama-kurtarma çalışmalarından sağlık hizmetlerine, enkaz kaldırma işlemlerinden psikolojik desteğe, depremzedelerimizin imdadına koştuk. Kefen parasını deprem bölgesine gönderen 84 yaşındaki Remzi dededen, kumbarasında biriktirdiği parayı depremzede kardeşlerine yollayan 8 yaşındaki Muhammed evladımıza kadar; tarihimize, kimliğimize, inancımıza yaraşır bir dayanışma içinde 7’den 70’e, milletimizle omuz omuza vererek asrın seferberliğini başlattık. Hükümetimizin enkazın altında kalmasını bekleyen vatan ve millet düşmanlarının sözlerine aldırmadan, sadece işimize odaklandık. Unutmayın, yeis öyle bataktır ki, düşersen boğulursun. Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun. Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki, telafi edecek bunca zarar var. İstiklal Marşı şairimizin bu mısralarından aldığımız ilhamla yüzyılın en büyük seferberliğini başlatarak şehirlerimizi ihya etmek için kolları sıvadık. 11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 bin 481 şantiyede ter döken 200 bin mimar, mühendis ve emekçi kardeşimizle bugünlere ulaştık. Ben şimdi şu binaları görüyorum, Rabbime hamdediyorum. "Ya Rabb, sana hamdolsun, bu kadar kısa zamanda bu binaları bitirmeyi bizlere nasip ettin." Şimdi de kardeşlerimiz burada hayırlısıyla inşallah otursunlar. 40 gün önce Adıyaman’da 350 bininci konutumuzun anahtarlarını hak sahiplerine teslim etmiştik. Bugün de 455 bininci yuvamızın anahtarını sizlere huzuru kalple takdim ediyoruz. Hatay’ımızda anahtarlarını teslim edeceğimiz konut ve iş yerlerimizin sayısını da 153 bin 755’e çıkarmış oluyoruz. Sadece konut inşa etmedik, şehrimizin altyapısını da tamamen yeniledik. İskânın yanı sıra başta savunma sanayii olmak üzere, istihdam sağlayıcı projeleri hayata geçirdik. Defne’de başlayan, Antakya merkez ve Samandağ’ı da içine alan hat boyunca Türkiye’nin en büyük atık su temelinin ve tünelinin inşasına devam ediyoruz. Toplam, 1 milyon 30 dekar sulama sahasına sahip Tahtaköprü Barajı ve Reyhanlı Sulamaları çalışmaları sürüyor. 180 bin metreküp kapasiteye sahip ileri biyolojik atık su arıtma tesisimizin tamamlanmasıyla birlikte Hatay’ın kanalizasyon problemi çözülmüş, Asi Nehri’nin de kirlilik sorunu ortadan kalkmış olacak. Tarihi yapılarımızı da çok titiz bir restorasyon sürecinden geçirdik. Hatay’ın sembol eserlerinden Habîb-i Neccâr Camii’mizi aslına uygun şekilde ihya ederek ibadete açtık. Şehrimizin bir başka değeri olan Harbiye Şelalesi’ni de inşallah eski güzel günlerine kavuşturacağız. Evet, bunlara bugün yenilerini ekliyoruz. Hatay’ımızdaki 55.681 bağımsız bölümle birlikte Kahramanmaraş’ımızda 22.081, Malatya’mızda 11.367, Adıyaman’ımızda 4.833, Osmaniye’mizde 3.357, Elazığ’ımızda 2.568, Gaziantep’imizde 1.620, Şanlıurfa’mızda 1.333, Diyarbakır’ımızda 887, Adana’mızda 692, Kilis’imizde 308, Kayseri’mizde 224, Tunceli’mizde 201, Bingöl’ümüzde 27 olmak üzere toplam 105.179 konut, köy evi ve iş yerini daha depremzedelerimize teslim ediyoruz. Böylece, sözümüzün arkasında durarak 11 ilimizde toplam 455 bin 357 bağımsız bölümü hak sahibi kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. Bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Kıymetli kardeşlerim, sevgili Hataylılar, bugün aynı zamanda toplam tutarı 200 milyar lirayı bulan 227 yatırım, eser ve hizmetin de toplu açılışını yapıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığımızın 84 projesini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın 73 projesini, İçişleri Bakanlığımızın 24 projesini, Ulaştırma Bakanlığımızın 8 projesini, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın 7 projesini hizmete veriyoruz. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızın 7 projesini, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın 6 projesini, Sağlık Bakanlığımızın 5 projesini, Aile, Hazine, Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarımızın birer projesini ve Hatay Valiliğimizin 9 projesini de resmen devreye alıyoruz. Eğitim kurumlarından sağlık merkezlerine, spor alanlarından sanayi sitelerine, bu yatırımların Hatay’ımıza hayırlar getirmesini diliyorum. Bu yatırım ve hizmetlerde emeği geçen tüm bakanlıklarımıza, valiliğimize, belediyelerimize, firmalarımıza ve özellikle hayırseverlerimize yürekten teşekkür ediyorum. Gençler, bakın partimizin il başkanları toplantısında da söyledim: Türkiye’nin aydınlık yarınlarına güvenle yürüyebilmesi için güçlü bir AK Parti’ye ve güçlü bir Cumhur İttifakı’na ihtiyacı var. Vatandaşlarımızla birlikte Suriye, Filistin, Irak başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerimizin bizlere ihtiyacı var. Bölgemizde yaşananları, kimlerin hangi oyunları çevirdiğini, kimlerin kimlerle iş tuttuğunu sizler de görüyorsunuz. Müslüman kanından beslenenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler, çok büyük bir mesai içinde. Aramıza fitne sokmaya çalışanların, etnik köken, mezhep, inanç üzerinden bizi bölmeye çalışanların kimler olduklarını hepimiz biliyoruz. Onun için kan ve kaos tüccarlarının tuzaklarına karşı çok dikkatli olacağız. Terörsüz Türkiye’den sonra terörün karanlık gölgesinin tamamen ortadan kalktığı terörsüz bölgeye de hep beraber kavuşacağız. Yeni Türkiye’nin, büyük Türkiye’nin inşasını hiç kimse engelleyemez. Unutmayın; Hazreti Hızır Türbesi de bizimdir, Habib-i Neccar Camii de. Vakıflar Köyü de bizimdir, Hazreti Musa Ağacı da. Beyazıd-ı Bistâmî Türbesi de bizimdir, Ulu Camii de. Türk, Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi, Nusayri, hepimiz biriz, beraberiz, bu toprakların bin yıllık sakinleriyiz. İnşallah, daha nice asırlar boyunca barış içinde, huzur içinde, komşuluk ve kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğiz. Değerli vatandaşlarım, son olarak şunu da siz kardeşlerimle paylaşmak istiyorum: Başvuruları 10 Kasım’da başlayan 500 bin sosyal konut projemizde deprem bölgesindeki illerimize daha fazla kontenjan ayırdık. Hatay’da 13.289, Kahramanmaraş’ta 8.195, Malatya’da 9.609, Adıyaman’da 6.620, Gaziantep’te 13.890, Şanlıurfa’da 13.690, Diyarbakır’da 12.165, Adana’da 12.400, Elazığ’da 3.825, Osmaniye’de 2.990, Kilis’te 1.170 sosyal konut inşa edeceğiz. AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak hem Hatay’ımızın hem deprem bölgemiz için hem de ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Unutmayın, durmak yok yola devam. Allah yar, yardımcımız olsun. Bundan sonra da milletin yanındayız. Milletin kutsal emanetine ihanet etmeyecek, milletimize mahcup olmayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle törenimize iştirak eden siz değerli kardeşlerime ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum."

MHP lideri Devlet Bahçeli: 'Günümüzün Süleyman'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan Haber

MHP lideri Devlet Bahçeli: 'Günümüzün Süleyman'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Hatay'da yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Günümüzün Süleyman'ı" benzetmesini yaptı. Bahçeli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'u ise "Günümüzün Mimar Sinan'ı" olarak nitelendirdi. MHP Lideri Devlet Bahçeli, Hatay'da 455 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Devlet Bahçeli, "Hatay küllerinden yeniden doğdu. Devleti zor durumda bırakma çabası sonuçsuz kaldı" şeklinde konuştu. Bahçeli'nin konuşmasının önemli detayları şunlardı: “Milli birlik ve kardeşliğimizin simge şehirlerinden Hatay’ı ziyaret etmek ve burada yaşanan olumlu gelişmelere tanıklık etmek beni büyük bir mutluluğa sevk etti. Hatay, küllerinden yeniden doğdu Görüyorum ki, Hatay gerçekten de yeniden inşa ve ihya seferberliği ile küllerinden doğmuş durumda. 6 Şubat 2023'te maruz kaldığımız, 7,6 ve 7,7 büyüklüğündeki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, bu afetin etkilerini ortadan kaldırmak için devlet ve millet el birliği ile muhteşem bir mücadele başlatıldı. Bu felaketin etkisi 110 bin kilometrekarelik bir alan üzerinde acı bir şekilde hissedildi. 11 il, 113 ilçe, 6.514 köy ve toplamda 14 milyona yakın vatandaşımız depremin vahim sonuçlarıyla karşı karşıya kaldı. Tüm milletimiz bu felaketle sarsıldı ve Türkiye, doğudan batıya, kuzeyden güneye bu büyük felaketin etkisiyle sallandı. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, kabirleri nur, mekanları cennet olsun diyorum. Allah'tan niyazım, ülkemizi ve milletimizi böyle felaketlerden koruması ve bize merhametini esirgememesidir. Önemle belirtmeliyim ki; molozlar, beton yığınları altında kalmış olan on binlerce kardeşimizin emaneti bizim emanetimizdir; anıları ve hedefleri de bizimdir. Felaketleri kazanç kapısı yapmak için fırsat kollayanlar mutlaka kaybetmiştir. Türk milleti, tarih boyunca hiçbir zaman felaketlere boyun eğmemiş ve metanetinden ödün vermemiştir. Her daim umutla ve inançla zorlukların üstesinden gelmiş, karanlık zamanların üstesinden gelebilmişizdir. Devlet ile millet arasına fitne sokmaya çalışanlar her zaman sonuçsuz kalmıştır ve felaketleri kazanç kapısına dönüştürmeye çalışanlar eninde sonunda kaybetmiştir. Acılarımız üzerinden rant sağlamaya çalışanlar hayal kırıklığına uğramışlardır. Doğru olanı yapmak yerine yalan ve iftira peşinde koşanlar, milletin yanında durmak yerine karanlık tarafı seçenlerdir. Felaketlerden kazanç sağlama amacı, ahlaki ve insani değerlerin dışındadır ve demokratik değerlere de uygun değildir. 6 Şubat depremlerinden çıkar sağlamak isteyen küçük bir grup, bu kötü niyetli planları karşısında toplumun vicdanı sessiz kalmamış ve bu adımlar boşa çıkarılmıştır. Çünkü asrın inşa ve ihya çalışmalarının başarı belgeleri Hatay’da, Malatya’da, Adıyaman’da, Adana’da ve depremden etkilenen diğer illerdedir. Milleti için çalışanlar, gece gündüz demeden çaba gösterenler, Allah’ın ihsanına layık olanlardır. Bu vesileyle; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve diğer tüm emek sahiplerine teşekkür ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanım, değerli vatandaşlarım; 6 Şubat felaketinden sadece 45 gün sonra ilk konutların temelleri atıldı. Deprem bölgesine hızlı ve etkili bir müdahale gerçekleştirildi. Depremin yıkıcı etkisinin en fazla hissedildiği illerde büyük inşaat alanları kuruldu. Törenin düzenlendiği Atatürk Caddesi’nin bugünkü halini en iyi idrak edecek olanlar Hataylı kardeşlerimdir. Tarihi Meclis Binası ve Habib-i Neccar Camisi’nin, Uzun Çarşı ve Antakya’nın diğer tarihî alanlarının yeniden yapılandırılması tarihi bir başarıdır. Bugüne kadar Hatay’da 98 bine yakın konut, hak sahiplerine teslim edilmiştir ve bu sayı 150 bine ulaşacaktır. 15 Kasım 2025'te Adıyaman’da gerçekleştirilen 9. kura çekme töreninden sonra, 42 gün içinde 105.179 konut ve iş yeri tamamlanmıştır. Bugün itibarıyla toplam 455.357 bağımsız bölüm inşa edilmiştir. Devleti zorda bırakma çabaları başarısız olmuştur Bu başarılardan rahatsız olanlar, sonuçları kabullenemiyenler ve "başaramadınız" söylemlerini sürdürenler, güneşi balçıkla sıvama hevesinde bulunanların kifayetsizliğini sergiliyorlar. Gerçeklerden kaçmak, yapılan işleri küçümsemek ve değersizleştirmek isteyenler ise sadece kendi hayal kırıklıklarıyla kalmaktadır. Hatay yeniden doğmuştur. Devleti zorda bırakma çabası sonuçsuz kalmıştır. Günümüzün Süleyman'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan Günümüzün Süleyman'ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve günümüzün Sinan'ı Çevre Bakanımız Murat Kurum’dur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.