Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deva Partisi

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Deva Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deva Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İdris Şahin: Yanlış yönetim kararlarının faizini çiftçi ödüyor Haber

İdris Şahin: Yanlış yönetim kararlarının faizini çiftçi ödüyor

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, Tarım Kredi Yağ’ın 2025 yılı bilançosunda ortaya çıkan tabloya ilişkin açıklama yaptı. Kurumun finansman giderlerinin 1 milyar 452 milyon liraya ulaşmasının sürdürülemez olduğunu ifade eden Şahin, “Bir kurumun finansman gideri bu seviyeye çıkmışsa; o kurum artık çiftçi için değil, yanlış yönetim kararlarının doğurduğu borç faizlerini ödemek için çalışıyor demektir. Özkaynakların eksi 510 milyon liraya gerilemesi ve nakit varlığının 19,8 milyon liraya kadar düşmesi, yönetim anlayışının iflasıdır. Bir hukukçu olarak ifade etmeliyim ki; bu tablo bir ticari risk değil, doğrudan kamusal bir sorumluluk ihlalidir” vurgusunu yaptı. Üreticinin ağır maliyetler altında hayatta kalma mücadelesi verdiğini hatırlatan Ankara Milletvekili Şahin, “Kara gün dostu dedikleri kurum, çiftçiyi kara güne bırakmıştır. Çiftçimiz mazotun, gübrenin, ilacın ve yemin altında ezilirken; ‘kara gün dostu’ olması gereken bir kurumun borç ve faiz sarmalına terk edilmesi asla kabul edilemez. Tarım Kredi gerçekten çiftçinin refahı için mi yönetilmektedir, yoksa devasa borç yükünü çevirmeye çalışan bir finansal aparata mı dönüşmüştür?” sorusunu sordu. Emanetin ehil ellerde olmadığını savunan Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Çiftçimizin hakkının kötü yönetimle erimesine razı olmayacağız. Bu ağır tablonun piyasa koşulları denilerek geçiştirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Emanete zeval getiren her kararın hesabı şeffaflık zemininde mutlaka sorulacaktır.”

Babacan: İktidarı Filistin meselesinde daha aktif politika uygulamaya davet ediyorum Haber

Babacan: İktidarı Filistin meselesinde daha aktif politika uygulamaya davet ediyorum

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Filistin’deki güncel durum ve İran merkezli küresel gerilimler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Batı Şeria’daki şiddet olaylarına vurgu yapan Babacan, ""Dünyanın gözü şu anda Iran'da ama Filistin'de sıkıntılar, zorluklar, vahşet tam gaz devam ediyor. İran gündemi olağanüstü bir şekilde işgal etmişken, özellikle Batı Şeria'daki son gelişmelere dikkatinizi çekmek istiyorum. Batı Şeria'da yılbaşından bu yana tam 25 Filistinli kardeşimiz hayatını kaybetti." dedi. Gazze’deki duruma da değinen Babacan, ""Gazze'de zaten bu ateşkesten bu yana 650 Filistinli kardeşimizin öldüğünü biliyoruz. Adı ateşkes ama fiilen vahşet devam ediyor. Fakat Batı Şeria'daki gelişmelerin de son derece tehlikeli olduğunun altını özellikle çizmek istiyorum." ifadelerini kullandı. Türkiye’nin geçmişteki diplomatik gücü ile bugünkü durumunu kıyaslayan Babacan, 2007 yılındaki müzakere süreçlerini hatırlatarak şu ifadelere yer verdi: "Türkiye'nin olması gerekenden çok daha pasif, çok daha durgun bir çizgi izlediğini de üzülerek tespit ediyoruz. Bu Iran savaşı, aslında çok daha erken dönemde başlayabilecek bir savaştı. Yıl 2007. Bugünkü Alman Cumhurbaşkanı Steinmeier o gün Alman Dışişleri Bakanıydı. Beni aradı ve dedi ki 'Biz Iran'la bir müzakere sürdürüyoruz ama işler iyiye gitmiyor”

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı Haber

Ekmen: Türkiye, konuşanın kendini adliyede bulduğu bir ülke olmamalı

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Meclis Genel Kurulu’nda bayram süresince gündeme gelen yargı kararlarını ve hukuk devleti ilkelerini değerlendirdi. Gazeteci İsmail Arı’nın tutuklanmasına tepki gösteren Ekmen, "İsmail Arı genç yaşında, uzun süredir tamamen belgeye ve delile dayalı araştırmacı gazetecilik yapan bir arkadaşımızdı. Kendisinin tutuklanmasının hukuk devleti ve basın özgürlüğü ilkeleri açısından izahı mümkün değildir." dedi. Yargıdaki uygulamaların tutarlı olması gerektiğini savunan Ekmen, Manisa’daki öğretmen soruşturmasına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanına yönelik suçlamalarda ortaya çıkan uygulamaları hoşgörüyle karşılayıp, 5816 sayılı Yasa kapsamında yaşanan sorunları ayrı bir başlıkta eleştirmek tutarlı değildir. Biz konuları birbirinden ayırt ediyoruz; ifade özgürlüğü meselesinin ne Gazi Mustafa Kemal Atatürk ne de Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan söz konusu olduğunda otomatik reflekslerle değil; Anayasa, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Ekmen, "Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek'e hatırlatmak gerekir. Ancak Sayın Bakanın Istanbul pratiğine ve Adalet Bakanlığına başladığı günden bu yana içinde bulunduğu tartışmalara bakınca, böyle bir hatırlatmanın ne kadar anlamlı olacağı meçhul" şeklinde konuştu.

Şahin: Basın emekçileri yargı sopası ve işsizlik kıskacında Haber

Şahin: Basın emekçileri yargı sopası ve işsizlik kıskacında

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, basın özgürlüğünün ve hukuk güvenliğinin onarılması güç bir tahribata uğradığını belirterek, yargı süreçlerinin bir baskı aracına dönüştürülmesine tepki gösterdi. Sansür yasasının ifade özgürlüğünü daraltma niyetiyle işletildiğini vurgulayan Şahin, “Ceza hukuku, yorgun iktidarın hoşuna gitmeyen sözü bastırmanın bir aracı olamaz. Eğer bir yasal düzenleme en çok gazetecilerin, haber yapanların ve kamuoyunu bilgilendirenlerin karşısına çıkarılıyorsa, orada dezenformasyonla mücadele değil, doğrudan doğruya ifade özgürlüğünü daraltma niyeti vardır” açıklamasını yaptı. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin raporuna dikkat çeken Şahin, 2024-2026 yılları arasındaki davaların yüzde 72’sinden fazlasında sanıkların gazeteciler ve medya çalışanları olduğunu hatırlatarak, “Bu vahim tablo, mahkumiyetten ziyade yargılama sürecinin bizzat kendisinin bir baskı ve caydırma aracına dönüştüğünü göstermektedir” ifadelerini kullandı. Sektördeki ekonomik darboğaza ve yüksek işsizlik oranlarına değinen Ankara Milletvekili Şahin, “Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre sektördeki işsizlik oranı yüzde 20’nin üzerine çıkmıştır. İletişim fakültelerinden büyük umutlarla mezun olup iş bulamayan gençlerimiz bu tabloya dahil bile değildir. İş bulabilen basın emekçileri ise adeta açlık sınırındaki ücretlere, ağır ve güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilmektedir” dedi. Gazetecilerin hem yargı tehdidiyle susturulmak istendiğini hem de düşük ücretli bir düzene mecbur bırakıldığını belirten Şahin, “İşini korumak isteyenlerin aynı anda hem siyasi baskıyla hem de patron baskıyla karşı karşıya bırakıldığı bir basından özgür habercilik çıkmaz” ifadelerine yer verdi.

Ali Babacan: İktidar kendi eliyle patlattığı enflasyonu dizginleyemiyor Haber

Ali Babacan: İktidar kendi eliyle patlattığı enflasyonu dizginleyemiyor

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, partisinin İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. 2025 yılında cari açığın, 10 milyar dolardan 25 milyar dolara çıktığına değinen Babacan, "Türkiye'nin ithalatı ihracatından çok daha hızlı artıyor. Yine 2025'te finans hesabına bakıyorsunuz, 21 milyar dolardan 42 milyar dolara çıkmış açık. Peki bu ne demek? Türkiye'nin dışarıya yaptığı yatırım, Türkiye'ye gelen yatırımdan tam 42 milyar dolar daha fazla demek. Türkiye'den sermaye kaçıyor demek. Yatırım kaçıyor demek. Eskiden Türkiye dünyanın parasını toplayan, dünyadan yatırım alan bir ülkeydi. Rekorlar kırardık. Her sene, her sene daha çok insan parasını buraya getirirdi. Fabrikalar kurardı, istihdam sağlardı. Bugünse tablo tam tersine dönmüş durumda. Artık Türkiye'ye gelenden çok daha fazlası ülke dışına kaçıyor. 42 milyar dolar fark. Peki niye? Çünkü güven yok. Ekonomik dengeler alt üst olmuş durumda. Hukuka güven zedelendi. Adalet duygusu sarsıldı.” dedi. Babacan, korku ikliminin olduğu yerde yatırımın olmayacağının altını çizdi. Konuşmasında İsrail'in İran'a başlattığı ve Amerika Birleşik Devletleri'nin de katıldığı askeri operasyona da değinen Ali Babacan, “Gerçek barış güç kullanmakla değil, uluslararası hukukla, diplomasiyle ve sağduyuyla mümkündür. Ve Türkiye hem kendi topraklarında hem de bölgesinde bu yaklaşımı kararlılıkla sürdürmek zorundadır. İnsanlık onuru, vicdan ve adalet bunu gerektirir. Her bir çocuk, her bir hayat bizim sorumluluğumuzdadır. Türkiye'nin sorumluluğu Türkiye'den öte bir coğrafyayı kapsar. Türkiye kendi topraklarından, kendi varlığından çok daha büyük bir ülkedir. İnsan hayatının değeri o ülkedeymiş, bu ülkedeymiş değişmez. Biz basit çıkarların değil, insan onurunun yanındayız. Gazze'de akan kanın da büyüyen ateşin de son bulması için adaleti, sağduyuyu ve insanlık vicdanını savunmaya sonuna kadar devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır Haber

Babacan: Türkiye, önlem almada aktif ve hazırlıklı olmalıdır

DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, İsrail’in İran’a başlattığı ve ABD’nin de katıldığı askeri operasyonun, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın temel ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirtti. İsrail’in gerekçe olarak kullandığı “önleyici savaş” kavramının uluslararası hukukta yeri olmadığını ifade eden Babacan, müzakere süreçleri devam ederken başvurulan bu saldırganlığın, bölgesel istikrar için büyük bir tehlike oluşturduğunu bildirdi. Babacan, geçmiş tecrübelerin, dış müdahalelerle demokrasi inşa edilemeyeceğini, bu tür girişimlerin yalnızca kaosu ve insani trajedileri derinleştirdiğini tüm dünyaya gösterdiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Komşumuz İran’ın yönetim merkezlerinin ve altyapısının hedef alınması; Türkiye için doğrudan ekonomik riskleri ve yeni göç dalgalarını tetikleyebilir. Hürmüz Boğazı üzerinden enerji rotalarının tehdit edilmesi ise dünya ekonomisini sarsacak bir boyuta ulaşabilir. İran'a karşı başlatılan bu saldırıları kınıyorum. Bölgeyi ateşe atacak, daha fazla masum insanın ölümüne sebebiyet verecek hesaplara karşı; bizim yerimiz, diplomasi masasının, sağduyunun ve uluslararası hukukun yanıdır.” Babacan, Türkiye’nin, hem diplomasi kanallarını canlandırmada hem de olası krizlere karşı önlem almada aktif ve hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti.

Esen: Dijital şiddet yalnızca kadın siyasetçileri değil, demokrasiyi hedef alıyor Haber

Esen: Dijital şiddet yalnızca kadın siyasetçileri değil, demokrasiyi hedef alıyor

DEVA Partisi Ankara Milletvekili ve KEFEK üyesi Esen, 23–26 Şubat 2026 tarihlerinde Birleşik Krallık’ta yürütülen “Siyasette Kadına Yönelik Siber Şiddetle Mücadele: Kurumsal Yanıtların Güçlendirilmesi ve Demokratik Katılımın Korunması” projesi kapsamında yaptığı ziyaretlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. Esen, üç farklı partiden dört milletvekilinin katılımıyla gerçekleşen ziyaretlerde, “Siyasette kadına yönelik dijital şiddet odağında, İngiltere Parlamentosu ve İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere bir dizi görüşme yaptık. Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’ndan milletvekilleriyle bir araya geldik; hükümetin çözüm politikalarını dinledik” ifadelerini kullandı. Heyet ayrıca APPG Türkiye Grubu Başkanı Tahir Ali, İçişleri Bakanlığı Uluslararası Strateji Direktör Yardımcısı Adam Gardner ve Başbakanlık Eşitlik Ofisi’nde Cinsiyet Sosyal Politikaları Başkanı Tracey Boscott ile görüşmeler gerçekleştirdi. Lordlar Kamarası mensubu Barones Meral Hüseyin Ece ile yapılan görüşmede ise kadınların siyasal temsili ve çevrimiçi şiddetin demokratik katılıma etkileri ele alındı. Esen, İngiliz hükümetinin kadına yönelik şiddeti on yıl içinde yüzde 50 azaltmayı hedefleyen stratejisine de değinerek, “Bu yaklaşım yalnızca mağdur destek mekanizmalarına değil; önleme, eğitim, kültürel dönüşüm ve yasal yaptırımların güçlendirilmesine dayanıyor. Dijital alanda yeni yükümlülükler getirilmesi de stratejinin önemli başlıklarından biri” dedi. META’nın Londra ofisinde META Türkiye Kamu Politikaları Direktörü Sezen Yeşil ile bir araya geldiklerini aktaran Esen, “Dijital şiddet konusunda sorumluluğu bulunan teknoloji şirketlerinin çözümün parçası olması gerekiyor. Dijital alan sorumluluktan muaf değildir” değerlendirmesini yaptı. Esen, Türkiye’de uygulanan koruyucu ve önleyici politikaların da paylaşıldığını belirterek, “Karşılıklı deneyim aktarımı açısından verimli bir temas süreci oldu” ifadelerini kullandı. KEFEK projesi, siyasette kadına yönelik şiddete karşı kurumsal bir çerçeve oluşturmayı ve taslak bir Etik Davranış Kodu geliştirmeyi hedefliyor. Esen, dijital şiddeti sadece bireysel bir hak ihlali olarak görmediklerini vurgulayarak, “Kadınların siyasette susturulması, toplumun yarısının karar süreçlerinden dışlanması demektir. Dijital şiddetle mücadele, demokrasinin sağlığı için zorunludur” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.