Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem Riski

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Deprem Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Büyükada açıklarındaki depremler İstanbul depremi için işaret mi? Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken değerlendirme Haber

Büyükada açıklarındaki depremler İstanbul depremi için işaret mi? Şener Üşümezsoy’dan dikkat çeken değerlendirme

Üşümezsoy, Büyükada çevresindeki mikro depremlerin doğrudan büyük bir İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmaması gerektiğini savundu. Bölgedeki fayların özelliklerine dikkat çeken yerbilimci, özellikle Adalar çevresindeki fay yapısının büyük deprem üretme kapasitesine ilişkin farklı bir görüş ortaya koydu. Büyükada açıklarında peş peşe sarsıntılar Marmara Denizi'nde Büyükada açıklarında kaydedilen küçük depremler, İstanbul ve çevresinde yaşayan vatandaşların dikkatini çekti. Kısa zaman aralıklarıyla meydana gelen 2,2 ila 3,2 büyüklüğündeki sarsıntılar, sosyal medyada da “büyük deprem yaklaşıyor mu?” tartışmalarının yeniden başlamasına neden oldu. Ancak küçük depremlerin tek başına daha büyük bir depremin kesin habercisi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda farklı bilimsel yaklaşımlar bulunuyor. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise Büyükada çevresindeki son hareketliliğin doğrudan beklenen büyük İstanbul depremiyle ilişkilendirilmesine karşı çıkıyor. “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir fay” Üşümezsoy, değerlendirmesinde Adalar çevresindeki fay sistemine özellikle dikkat çekti. Yerbilimci, “Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz” ifadelerini kullandı. Üşümezsoy'a göre son günlerde meydana gelen küçük depremlerin konumu da bu değerlendirmeyi destekliyor. Sarsıntıların doğrudan Adalar fayı üzerinde değil, ana fay zonunu kesen daha küçük fay kollarında meydana geldiğini belirten Üşümezsoy, bu yapıların büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek düzeyde stres biriktirmediğini savundu. Bu yaklaşım, Büyükada açıklarında meydana gelen her küçük sarsıntının doğrudan İstanbul'da beklenen büyük depremle bağlantılı olduğu şeklindeki yorumların dikkatle ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Küçük depremler neden meydana geliyor? Bölgedeki mikro depremlerin nedenine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Üşümezsoy, hareketliliğin geçmiş dönemlerde fay sisteminde meydana gelen stres değişimleriyle bağlantılı olabileceğini ifade etti. Bu görüşe göre küçük fay kollarında meydana gelen sarsıntılar, bölgede biriken gerilimin sınırlı ölçekte açığa çıkmasıyla ortaya çıkıyor. Dolayısıyla son günlerde kaydedilen mikro depremler, tek başına büyük ve yıkıcı bir deprem yaşanacağının göstergesi olarak kabul edilmiyor. Üşümezsoy ayrıca meydana gelen sarsıntıların daha önce hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu belirtti. 1999 Marmara Depremi sonrasında bölgede benzer nitelikte küçük ölçekli sarsıntıların görüldüğünü aktaran yerbilimci, mevcut hareketliliğin olağan sismik süreç içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu. “İstanbul depremi geliyor” endişesine karşı uyarı Büyükada açıklarında depremlerin art arda yaşanması, özellikle İstanbul'da yaşayan vatandaşlarda büyük deprem endişesini artırdı. Ancak Üşümezsoy, küçük depremler ile büyük İstanbul depremi arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurulmasına karşı çıktı. Yerbilimcinin değerlendirmesine göre, Büyükada açıklarında meydana gelen mikro depremler tek başına orta veya büyük büyüklükte bir depremin yaklaştığını göstermiyor. Bu nedenle bölgedeki hareketliliğin yalnızca deprem sayısı ve büyüklüğü üzerinden değil, depremlerin hangi fay üzerinde meydana geldiği, fayların geometrisi ve bölgedeki geçmiş sismik hareketlilikle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Uzman görüşü ne anlama geliyor? Üşümezsoy'un açıklamaları, Büyükada çevresindeki son sarsıntıların kamuoyunda oluşturduğu “büyük deprem hemen geliyor” algısına yönelik bir değerlendirme niteliğinde. Ancak bu açıklama, İstanbul'un deprem riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Marmara Bölgesi'nin aktif fay sistemleri nedeniyle deprem riski taşıdığı gerçeği değişmezken, belirli bir küçük deprem dizisinin ne zaman ve nerede büyük bir deprem meydana geleceğini kesin biçimde gösterdiği sonucuna varmak mümkün değil. Bu nedenle Büyükada açıklarındaki son hareketlilik, Üşümezsoy'un değerlendirmesi doğrultusunda, tek başına büyük İstanbul depreminin habercisi olarak yorumlanmamalı; sismolojik veriler ve fay sisteminin bütünlüğü içerisinde ele alınmalı.

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. Yılında Naci Görür’den uyarı: Büyük bir deprem olacak Haber

17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27. Yılında Naci Görür’den uyarı: Büyük bir deprem olacak

Türkiye, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenleri depremin 27’nci yılında anarken, deprem riski ve kentsel dönüşüm çalışmaları yeniden gündeme geldi. Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve saat 03.02’de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 45 saniye sürdü. Kocaeli, Yalova, Sakarya, İstanbul ve Düzce’de büyük yıkıma yol açan depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Yaklaşık 200 bin kişi evsiz kalırken, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yeri yıkıldı. Görür: “Er veya geç büyük bir deprem olacak” Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos’un yıl dönümünde yaptığı açıklamada Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çekerek, “Er veya geç, orada veya burada büyük bir deprem olacak ve binlerce insan ölecektir” uyarısında bulundu. Görür, can kayıplarını önlemek için depremin nerede gerçekleşeceği tartışmasından ziyade ülkenin deprem dirençli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Deprem hazırlığının uzun vadeli ve siyasi değişimlerden bağımsız yürütülmesi gerektiğini belirten Görür, bunun için en az 20 yıl boyunca ciddi biçimde çalışacak bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu ifade etti. İstanbul’da 1 milyon bağımsız bölüm dönüştürüldü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un verdiği bilgilere göre, 2012'den bu yana Türkiye genelinde 2 milyon 761 bin bağımsız bölüm kentsel dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 2 milyon 378 bininin dönüşümü tamamlanırken, 383 bin bağımsız bölümde çalışmalar devam ediyor. Deprem riski açısından kritik konumdaki İstanbul’da ise 1 milyon 298 bin bağımsız bölüm dönüşüm kapsamına alındı. Bunların 1 milyon 7 bininin dönüşümü tamamlandı, 291 bin bağımsız bölümde çalışmalar sürüyor. Konutların yüzde 58’i deprem sigortalı DASK verilerine göre Türkiye genelinde 11 milyon 700 bin 223 konutun Zorunlu Deprem Sigortası bulunuyor. Sigortalılık oranı ülke genelinde yüzde 58 seviyesinde. Bölgesel olarak en yüksek oran Marmara’da yüzde 65, en düşük oran ise Karadeniz’de yüzde 45 olarak kaydedildi. 17 Ağustos’un 27’nci yılında verilen mesaj ise aynı noktada birleşiyor: Depremi önlemek mümkün değil, ancak depremin can ve mal kaybını azaltmak için yapı stokunu ve kentleri depreme dirençli hale getirmek mümkün.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.