Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deniz Taşımacılığı

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Deniz Taşımacılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Taşımacılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suudi Arabistan’da alarm: Mekke, Cidde ve Taif kentleri için olası saldırı uyarısı Haber

Suudi Arabistan’da alarm: Mekke, Cidde ve Taif kentleri için olası saldırı uyarısı

Mekke, Cidde ve Taif için erken uyarı Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Ulusal Erken Uyarı Platformu üzerinden bazı bölgeler için acil durum uyarıları yayımladı. Uyarılarda, Mekke, Cidde ve Taif’in yanı sıra ülkenin farklı bölgelerinde olası bir tehlikeye karşı halkın tedbirli olması istendi. Yetkililer, uyarı yapılan bölgelerde yaşayanların sakin olmaları, resmi açıklama ve talimatları takip etmeleri ve en yakın güvenli bölgeye geçmeleri yönünde çağrıda bulundu. Bölgesel gerilim nedeniyle güvenlik önlemleri artırıldı Uyarılar, Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde geldi. Son günlerde Suudi Arabistan’ın farklı noktaları füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olurken, Riyad yönetimi ülke genelinde güvenlik önlemlerini artırdı. Reuters’ın aktardığına göre Suudi Arabistan Sivil Savunması daha sonra Cidde, Taif, Abha, Cizan, El-Ula ve Yanbu dahil bazı bölgelerde tehlikenin geçtiğini duyurdu. Halktan resmi talimatlara uyulması istendi Suudi makamları, güvenlik uyarılarının yapıldığı bölgelerde vatandaşların yetkililerin yönlendirmelerine uymasını istedi. Özellikle olası saldırı riskine karşı güvenli alanlarda bulunulması ve olay bölgelerine yaklaşılmaması konusunda uyarılar yapıldı. Bölgede yaşanan gelişmelerin, Yemen’de Husiler ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşmasıyla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların artması, bölgedeki güvenlik risklerinin yanı sıra enerji ve deniz taşımacılığı açısından da yeni endişelere yol açıyor.

Karadeniz’de gemi trafiği alarmı: Marmara’da yüzlerce ticaret gemisi bekliyor Haber

Karadeniz’de gemi trafiği alarmı: Marmara’da yüzlerce ticaret gemisi bekliyor

Sektör temsilcileri, ticari gemilerin çatışmaların hedefi haline gelmesinin deniz taşımacılığı, lojistik maliyetleri ve küresel tedarik zinciri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor. Karadeniz’de son dönemde ticari gemilere yönelik saldırıların arttığı ve Türk sahipli gemilerin de risk altında olduğu daha önce de gündeme gelmişti. Gemiler Marmara’da beklemek zorunda kalıyor Transbosphor Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının Marmara’daki gemi yoğunluğunu artırdığını belirtti. Can, Türkiye’nin gemi trafiğini takip edebilecek güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ancak Karadeniz tarafındaki güvenlik koşullarının ticari seferleri ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Normal şartlarda yaklaşık 72 saat içerisinde tamamlanan giriş kontrollerinin ardından gemilerin Karadeniz’e yöneldiğini belirten Can, demirleme alanlarının dolması nedeniyle çok sayıda geminin Marmara açıklarında beklemek zorunda kaldığını ifade etti. Türk sahipli gemiler için risk uyarısı Mustafa Can, Ukrayna tarafından Rusya bağlantılı olduğu değerlendirilen gemilere yönelik saldırıların Türk denizcilik sektörünü de etkilediğini savundu. Can’ın verdiği bilgilere göre, son dört aylık dönemde bölgede 206 gemi saldırıya uğradı. Bunların yaklaşık 40'ının Türk sahipli veya Türk bayraklı gemiler olduğu öne sürüldü. Türk denizcilik sektöründe nehir-deniz tipi olarak kullanılan yaklaşık 150 geminin mevcut koşullar nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediğini belirten Can, krizin birkaç ay daha devam etmesi halinde bu filonun ekonomik açıdan ciddi zarar görebileceği uyarısında bulundu. Ancak farklı kaynaklarda Karadeniz’de hedef alınan gemilerin sayısı ve saldırıların taraflara göre dağılımına ilişkin farklı veriler yer alıyor. Bu nedenle söz konusu rakamların sektör temsilcilerinin değerlendirmesi olarak ele alınması gerekiyor. Tanker saldırıları çevre felaketi riski taşıyor Can, özellikle ham petrol taşıyan tankerlerin saldırıya uğramasının yalnızca deniz taşımacılığını değil, çevre güvenliğini de tehdit edebileceğini belirtti. Bir tankerin hasar alması veya batması halinde petrol sızıntısı yaşanabileceğini ifade eden Can, böyle bir durumda Karadeniz’den Türk Boğazları'na uzanabilecek olası kirliliğin ciddi bir ekolojik risk oluşturacağını savundu. Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar nedeniyle güvenlik endişelerinin arttığı, daha önce Türk şirketlerine ait gemilerin de çeşitli olaylarda saldırılardan etkilendiği bildirilmişti. Navlun maliyetleri ve enflasyon riski Deniz taşımacılığında güvenli rotaların daralmasının lojistik maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor. Can, gemilerin daha uzun ve maliyetli alternatif güzergahlara yönelmesinin navlun fiyatlarını yükseltebileceğini, bunun da ithalat ve ihracat maliyetleri üzerinden enflasyonist baskı oluşturabileceğini ifade etti. Ukrayna'nın Karadeniz limanlarındaki ticari trafiğin de güvenlik gerekçeleriyle dönem dönem durma noktasına geldiği daha önce açıklanmıştı. Temmuz ayında Odessa, Çernomorsk ve Yujnıy limanlarında ticari gemi trafiğinin geçici olarak durdurulduğu bildirilmişti. Boğazlardan geçen gemi sayısında düşüş iddiası Mustafa Can, Karadeniz’deki krizin İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi sayısını da etkilediğini belirterek, günlük geçişlerin önceki dönemlere göre önemli ölçüde azaldığını öne sürdü. Can, bu durumun Türkiye'nin boğaz geçişlerinden elde ettiği gelirler üzerinde de baskı oluşturabileceğini ifade etti ve yıllık gelirin yaklaşık 200 milyon dolar seviyesine gerileyebileceği tahmininde bulundu. Söz konusu gelir tahmininin sektör temsilcisinin öngörüsü olduğu, gerçekleşecek rakamların gemi trafiğinin seyri ve bölgedeki güvenlik koşullarına bağlı olarak değişebileceği belirtildi. “Yeni ticaret koridoru” önerisi Karadeniz’deki ticari hareketliliğin yeniden güvenli hale getirilmesi için çözüm önerisinde bulunan Can, Türkiye öncülüğünde yeni bir ticaret koridoru oluşturulmasını istedi. Daha önce uygulanan Tahıl Koridoru modelinin benzeri bir mekanizmanın ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayabileceğini savunan Can, Dışişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın sürece ilişkin çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Can ayrıca İstanbul Ticaret Odası’nın da denizcilik sektörünün yaşadığı sorunların çözümü konusunda daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Karadeniz’deki güvenlik risklerinin devam etmesi halinde deniz taşımacılığındaki aksamanın yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ticaret ve tedarik zincirlerini de etkilemesi bekleniyor.

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı” Haber

Erdoğan’dan Kırgızistan dönüşü “Terörsüz Türkiye” mesajı: “Örgüt fiilen silah bırakmalı”

Kırgızistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, dış politikadan Rusya-Ukrayna savaşına, Suriye’deki gelişmelerden F-35 ve S-400 konusuna, Yunanistan ile ilişkilere ve “Terörsüz Türkiye” sürecine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulundu. “Süreç adım adım ilerliyor” “Terörsüz Türkiye” sürecinin belirli bir takvimden ziyade ulaşılması gereken bir hedef olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, devlet kurumlarının koordinasyon içinde çalıştığını söyledi. Meclis’te oluşan mutabakatın önemine dikkat çeken Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında oluşturulan takip kurulunun, yasada belirtilen görevler doğrultusunda atılacak adımları planlamaya başladığını belirtti. Erdoğan, çerçeve yasanın uygulanmasının örgütün silah bırakması ve tasfiye olması şartına bağlı olduğunu vurgulayarak, bu durumun tespit ve teyit yöntemlerinin de belli olduğunu söyledi. “İç cepheyi güçlendireceğiz” Sürecin toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmesi gerektiğini belirten Erdoğan, provokatif söylemlerin Türkiye’nin birlik ve beraberliğine zarar verebileceği uyarısında bulundu. Erdoğan, farklılıkların ortadan kaldırılmasının değil, farklılıklarla birlikte Türkiye ortak paydasında buluşmanın hedeflendiğini belirterek bunu “Büyük Türkiye mutabakatı” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sürecin millet tarafından sahiplenildiğini savunarak, toplumsal huzuru zedeleyecek yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Erdoğan’dan Suriye mesajı: “Şiddetin devri kapanmalı” YPG-PYD’nin fesih kararı ve Suriye’deki entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Erdoğan, gelişmeleri olumlu karşıladığını belirtti. Suriye’nin bütün unsurlarıyla birlik ve bütünlük içinde olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkına desteğinin süreceğini ifade etti. Erdoğan, “Terör defteri artık kapanmalı, silahın, şiddetin devri artık kapanmalı” diyerek Suriye’de yeni bir dönemin başlaması gerektiğini vurguladı. Suriye’nin terör örgütlerinin faaliyet alanına dönüşmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, ülkenin yeniden inşası için komşu ve dost ülkelerin destek vermesi çağrısında bulundu. Putin ile görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı gündemdeydi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmeye ilişkin de bilgi verdi. Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşındaki son gelişmelerin ele alındığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin savaşın sona ermesi ve bölgede kalıcı barışın sağlanması için diplomatik girişimlere devam edeceğini söyledi. Enerji, ticaret, turizm ve yatırım alanlarında Rusya ile Türkiye arasında önemli ilişkiler bulunduğuna dikkat çeken Erdoğan, savaşın taraflar ve bölge açısından olumlu sonuçlar doğurmadığını ifade etti. Şanghay İşbirliği Örgütü mesajı: “Batı’ya sırt çevirmek değil” Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini geliştirmesinin Batı’dan uzaklaşma anlamına gelmediğini belirten Erdoğan, dış politikada 360 derecelik bir yaklaşım benimsediklerini söyledi. Türkiye’nin hem Doğu hem de Batı ile ilişkilerini geliştirebilen bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının mümkün olduğunu ifade etti. Erdoğan, Türkiye’nin örgüte üyelik perspektifinin herhangi bir bloktan kopuş anlamına gelmediğini vurguladı. F-35 ve S-400 açıklaması Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin görüşmelerin sürdüğünü belirten Erdoğan, ABD tarafındaki sürecin tamamlanmasını beklediklerini söyledi. Türkiye’nin savunma alanındaki kendi projelerinden vazgeçmeyeceğini ifade eden Erdoğan, KAAN ve milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesinin devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin farklı savunma seçeneklerini artırmaya devam edeceğini söyleyerek, “Güçlü Türkiye’nin yol haritası budur” mesajını verdi. Karadeniz’de ticari gemi güvenliği vurgusu Karadeniz’deki deniz taşımacılığının güvenliğinin yalnızca Türk bayraklı gemiler açısından değil, tüm sivil deniz taşımacılığı bakımından önemli olduğunu belirten Erdoğan, ticari faaliyetlerin çatışmalardan zarar görmemesi gerektiğini söyledi. Karadeniz’de kalıcı bir güvenlik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Erdoğan, tahıl krizinin özellikle Afrika’da yeniden gündeme gelme ihtimaline dikkat çekti. Yunanistan’a adaların silahlandırılması tepkisi Yunanistan’ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasına da değinen Erdoğan, Türkiye’nin iyi komşuluk ilişkilerinden yana olduğunu ancak uluslararası anlaşmaların ihlal edilmesine müsaade etmeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hiçbir ülkenin toprağında gözü olmadığını belirten Erdoğan, buna karşılık Türkiye’nin kendi haklarının çiğnenmesine de izin vermeyeceğini vurguladı. Yunanistan’a “yanlış yoldan dönme” çağrısı yapan Erdoğan, gayriaskeri statüdeki adaların silahlandırılmasından vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bölgede barış, güvenlik ve istikrarın sağlanması yönündeki yaklaşımını sürdüreceğini belirtti.

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz Haber

İran’dan ABD’ye sert tehdit: Küresel altyapıları vururuz

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD’nin İran’a yönelik yeni bir saldırı düzenlemesi halinde misillemenin askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Muhibbi, küresel enerji hatları, elektrik sistemleri ve internete bağlı altyapıların da risk altında olacağını öne sürdü. İran ile ABD arasındaki gerilimde tansiyonu yükselten yeni bir açıklama geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Tahran’a yönelik yeni bir saldırı ihtimaline karşı ABD’ye sert mesajlar gönderdi. Muhibbi, 11 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında, İran’ın yeniden hedef alınması halinde verilecek karşılığın yalnızca askeri tesislerle sınırlı olmayacağını savundu. İranlı yetkili, enerji nakil hatlarından elektrik sistemlerine ve internete bağlı küresel altyapılara kadar geniş bir alanı tehdit kapsamında gösterdi. Benzer ifadeler İranlı yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında da yer aldı. “İnternete bağlı küresel altyapılar tehdit altında” Hüseyin Muhibbi, İran’a yönelik yeni bir saldırının gerçekleşmesi durumunda yüz binlerce kilometrelik enerji nakil hatları, enerji istasyonları ve çeşitli bilgisayar sistemlerinin hedef haline gelebileceğini söyledi. İranlı sözcü ayrıca internete bağlı küresel altyapıların da olası bir misillemeden etkilenebileceği mesajını verdi. Açıklama, bölgedeki askeri gerilimin enerji ve dijital altyapı güvenliği açısından oluşturabileceği risklere ilişkin endişeleri artırdı. İran'ın geçmişte de kritik altyapılara yönelik tehditlerde bulunduğu bilinirken, bu son açıklamanın özellikle küresel enerji akışı ve iletişim altyapısı açısından dikkat çektiği değerlendiriliyor. İran: Körfez’de ABD savaş gemisi kalmadı Muhibbi açıklamasında ABD’nin Basra Körfezi'ndeki askeri varlığına ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulundu. İran Devrim Muhafızları Sözcüsü, savaş öncesinde bölgede 30 ila 40 ABD savaş gemisinin bulunduğunu ancak bugün Körfez sularında hiçbir Amerikan savaş gemisinin kalmadığını öne sürdü. İran merkezli Mehr Haber Ajansı da Muhibbi'nin 11 Ağustos'taki açıklamasında Basra Körfezi'nde ABD'ye ait savaş gemisi bulunmadığını söylediğini aktardı. Bu iddia bağımsız kaynaklar tarafından tamamen doğrulanmış değil. Dolayısıyla ABD'nin Körfez'deki deniz gücünün mevcut durumuna ilişkin Muhibbi'nin açıklaması İran tarafının iddiası olarak değerlendirilmelidir. Hürmüz Boğazı gerilimin merkezinde İran-ABD geriliminde Hürmüz Boğazı da kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. İran Devrim Muhafızları, geçtiğimiz günlerde stratejik su yolunun yeniden açılmasının ABD ile yürütülen görüşmelerden bağımsız olduğunu ve İran'ın şartlarına bağlı bulunduğunu açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olduğundan, bölgede yaşanabilecek yeni bir askeri gerilim petrol ve doğal gaz piyasalarında da yakından takip ediliyor. Reuters'ın 5 Ağustos tarihli haberinde de İran'ın, yeni bir ABD saldırısı halinde Körfez ülkelerindeki enerji altyapılarının hedef alınabileceği yönünde uyarılarda bulunduğu aktarılmıştı. “ABD ile müzakere yürütmüyoruz” mesajı Muhibbi'nin sert açıklamaları, İran ile ABD arasında diplomatik temas ihtimallerinin tartışıldığı bir dönemde geldi. İran tarafı ise mevcut aşamada Washington ile doğrudan bir müzakere süreci bulunmadığını savunuyor. Tahran'ın açıklamalarında, ABD'nin önceki askeri adımlarının ardından güven sorununun devam ettiği vurgulanıyor. Bu tablo, bir yandan diplomatik girişimlerin sürdüğü, diğer yandan tarafların askeri kapasite ve olası misillemeler üzerinden birbirine mesaj verdiği karmaşık bir süreç ortaya koyuyor. Bölgesel gerilim yeniden tırmanabilir İran'ın enerji ve internet altyapılarına ilişkin son açıklaması, olası yeni bir çatışmanın yalnızca İran ve ABD arasındaki askeri hedeflerle sınırlı kalmayabileceği endişesini beraberinde getirdi. Özellikle enerji tesisleri, elektrik şebekeleri, deniz taşımacılığı ve dijital iletişim altyapısına yönelik olası saldırılar, bölgesel çatışmanın küresel ekonomik etkilerini artırabilir. İran'dan gelen son açıklamalar şu aşamada bir saldırının gerçekleştiği anlamına gelmiyor; Muhibbi'nin sözleri, olası yeni bir ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği karşılığa ilişkin bir tehdit ve uyarı niteliğinde.

Piyasaların gözü İran-ABD geriliminde Haber

Piyasaların gözü İran-ABD geriliminde

Brent Petrol 104 doları aştı Kuzey Denizi Brent petrolünün varil fiyatı bugün 30 sent yükselerek 104 dolar 51 sente çıktı. ABD tipi hafif petrol (WTI) ise 31 sentlik artışla 98 dolar 38 sentten işlem görüyor. Dün de hem Brent hem de WTI petrol fiyatları yaklaşık yüzde 2,8 oranında yükselmişti. İran-ABD görüşmeleri çıkmazda İran ile ABD arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik yürütülen dolaylı görüşmelerin tıkanması piyasalardaki gerilimi artırıyor. Tarafların taleplerinde ısrarcı olması, özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılmasına ilişkin beklentileri zayıflatıyor. İki ülke arasında İran limanlarına yönelik yaptırımlar ve tazminat konularında da ciddi anlaşmazlıkların sürdüğü belirtiliyor. İran’dan Hürmüz mesajı İran son dönemde Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini yeniden vurgularken, boğazdan geçen gemilerden vergi alma planını da gündeme getirdi. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının sınırlı kalmasının petrol fiyatlarını yüksek seviyede tutacağını belirtiyor. KCM Trade danışmanlık şirketinden analist Tim Waterer, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “ABD ile İran arasındaki görüşmelerin sonucu netleşene ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı normale dönene kadar petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmasını bekliyoruz.” Waterer, taraflar arasında anlaşma sağlanması durumunda petrol fiyatlarının kısa sürede 8 ila 12 dolar gerileyebileceğini söyledi. Ancak İran limanlarına yönelik yaptırımların sertleşmesi halinde petrolün 115 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu. Altın fiyatlarında sert dalgalanma Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle altın fiyatlarında da dikkat çekici hareketlilik yaşandı. Bugün ons altın güçlü yükselişle 4 bin 770 dolara kadar çıktı. Ancak birkaç saat sonra kazançlarının bir bölümünü geri vererek 4 bin 720 dolar seviyelerine geriledi. Enflasyon endişesi piyasaları baskılıyor Uzmanlara göre yüksek petrol fiyatları, küresel enflasyon baskısını artırmaya devam ediyor ve bu durum merkez bankalarının faiz politikalarını doğrudan etkiliyor. Tastylive danışmanlık şirketinden ekonomist Ilya Spivak, “Birçok merkez bankasının para politikası yönü yeniden sıkılaşmaya dönüyor” dedi. Spivak ayrıca bu yıl faiz indirimi beklentilerinin büyük ölçüde ortadan kalkmış olabileceğini ifade etti. Gözler ABD enflasyon verilerinde Bugün ABD’de açıklanacak enflasyon ve tüketici fiyat endeksi verilerinin piyasalar açısından kritik önemde olduğu belirtiliyor. Analistler, İran kaynaklı gerilimin ABD’de fiyatları nasıl etkilediğine ilişkin ilk sinyallerin bu verilerde görülebileceğini ifade ediyor. Öte yandan Bank of America ile Goldman Sachs’ın, daha önce yaptıkları “bu yıl faiz indirimi olabilir” yönündeki tahminlerini geri çektiği bildirildi.

İran Dışişleri Bakanı, ABD ile nükleer görüşmeler öncesi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı ile bir araya geldi Haber

İran Dışişleri Bakanı, ABD ile nükleer görüşmeler öncesi Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı ile bir araya geldi

İran Dışişleri Bakanlığı, Arakçi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'nin İran ile ajans arasındaki işbirliğine ilişkin bazı teknik konuları görüştüklerini açıkladı. Bakanlık ayrıca, görüşmede İran-ABD nükleer müzakerelerinin de ele alındığını bildirdi. İran, geçen Haziran ayında nükleer tesislerine yönelik ABD ve İsrail'in saldırılarından bu yana UAEA denetimlerini kabul etmiyordu. İran'ın ABD ile nükleer görüşmelere dönük esnek bir tutum sergilediği düşünülüyor. İran ve ABD'li yetkililerin Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri yapması planlanıyor. 6 Şubat'ta yapılan ilk tur görüşmelerinde iki taraf müzakerelere devam etme konusunda anlaşmıştı. Görünüşe göre Tahran üzerindeki askeri baskıyı artırma amacıyla, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Orta Doğu'ya ikinci bir uçak gemisi göndereceğini duyurdu. Öte yandan, İran'ın devlet haber ajansı Pazartesi günü, İslam Devrim Muhafızları Ordusu'nun Hürmüz Boğazı'nda bir tatbikata başladığını bildirdi. Hürmüz Boğazı, önemli bir deniz taşımacılığı güzergahında yer alıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Pazartesi günü Macaristan ziyaretinde gazetecilere İran ile yapılacak nükleer görüşmeler hakkında açıklamalarda bulundu. Rubio, "İran ile bir anlaşma yapmak kolay değil" dedi. Ayrıca, "Eğer burada diplomatik olarak endişe duyduğumuz konuları ele alan bir anlaşmaya varma fırsatı olursa, buna çok açığız ve memnuniyetle karşılayacağız" diye ekledi. "Ancak bunu abartmak da istemiyorum, zor olacak" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.