Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deniz Güvenliği

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Deniz Güvenliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Güvenliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu Haber

Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni dönem: Mogadişu'da stratejik ortaklık vurgusu

“Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem: Güven, İş Birliği ve Stratejik Ortaklık” başlıklı panel, SETA Vakfı Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş'ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panele Somali Federal Cumhuriyeti Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasım Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Mohamed Haji Yussuf ve Somali'nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik katıldı. Türkiye-Somali ilişkilerinin geleceği ele alındı Panelde iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimi, mevcut iş birliğinin kapsamı ve stratejik ortaklığın gelecekte geliştirilebileceği alanlar akademik ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Programda Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin insani yardım ve kalkınma çalışmalarından diplomasi, ekonomi ve savunma gibi farklı alanları kapsayan çok boyutlu bir ortaklığa dönüşümü üzerinde duruldu. Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Abdülkadir Mohamed Nur da program kapsamında yaptığı değerlendirmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin zaman içinde stratejik ortaklık seviyesine ulaştığını belirtti. Nur, ilişkilerin gelişmesine paralel olarak Türkiye-Somali ortaklığını hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin de arttığını ifade etti. Burhanettin Duran'dan "kazan-kazan" vurgusu Program kapsamında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran'ın video mesajı katılımcılara sunuldu. Duran, Türkiye'nin Somali politikasının “kazan-kazan” anlayışı üzerine kurulduğunu belirterek, Afrika'ya yönelik yaklaşımın uzun vadeli ve kapasite geliştirmeye odaklanan projelerle şekillendiğini ifade etti. Türkiye'nin Somali'deki çalışmalarında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumların önemli faaliyetler yürüttüğüne dikkat çeken Duran, iki ülke arasındaki iş birliğinin farklı alanlarda sürdüğünü belirtti. Somaliland konusunda Türkiye'nin tutumu Duran, Afrika Boynuzu'nun çeşitli sınamalarla karşı karşıya olduğunu belirterek Somaliland meselesine de değindi. Türkiye'nin Somali'nin egemenliği ve toprak bütünlüğü konusunda kararlı bir tutum sergilediğini vurgulayan Duran, Ankara'nın bölgesel barış ve istikrarı desteklediğini ifade etti. Türkiye-Somali ilişkilerinin karşılıklı saygı, güven ve kardeşlik temelinde ilerlediğini belirten Duran, iki ülke arasındaki ilişkilere yönelik dezenformasyon kampanyalarının sonuç vermeyeceğini söyledi. 2011'deki Erdoğan ziyareti ilişkilerde dönüm noktası oldu Duran, video mesajında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2011 yılında Mogadişu'ya gerçekleştirdiği ziyaretin Türkiye-Somali ilişkilerinde yeni bir dönem başlattığına da işaret etti. Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin kalkınma, güvenlik, ekonomi ve kurumsal kapasite geliştirme gibi alanları kapsayan kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğünü belirten Duran, 2026'nın iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 60'ıncı yılı olması nedeniyle de özel bir anlam taşıdığını ifade etti. Duran ayrıca Türkiye ile Somali'nin savunma, deniz güvenliği, enerji, balıkçılık ve ekonomik kapasitenin geliştirilmesi gibi alanlarda iş birliğini sürdürdüğünü belirterek, düzenlenen panelin iki ülke arasında ortak bir geleceğin inşasına katkı sunacağına inandığını kaydetti.

Umman açıklarında Rus 3petrol tankeri kazası: Sızıntı 390 kilometrekareye yayıldı Haber

Umman açıklarında Rus 3petrol tankeri kazası: Sızıntı 390 kilometrekareye yayıldı

Umman’ın güneyinde Rus ham petrolü taşıyan bir tankerin yaşadığı kazanın ardından bölgede geniş çaplı petrol sızıntısı meydana geldi. Asya’ya yaklaşık 1 milyon varil Rus ham petrolü taşıdığı belirtilen Caroline Bezengi adlı tanker, Zofar açıklarında yaşanan patlamanın ardından karaya oturdu. Umman makamları, petrol sızıntısının yaklaşık 390 kilometrekarelik deniz alanına yayıldığını açıkladı. Sızıntının Hallaniyat Adaları yönüne ilerlediği ve kıyıya yaklaşık 7 kilometre mesafeye kadar yaklaştığı belirtildi. Tankerde patlama yaşandı Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Caroline Bezengi, Asya'ya götürülmek üzere yaklaşık 1 milyon varil Rus ham petrolü taşıyordu. Tankerin daha önce Yemen açıklarında arıza bildirimi yaptığı belirtildi. Deniz güvenliği kaynakları, tankerdeki patlamanın bir saldırı sonucu meydana gelmiş olabileceğini değerlendiriyor. Ancak olayın Rusya bağlantılı tankerleri hedef alan olası bir Ukrayna saldırısından mı, yoksa Orta Doğu'da devam eden çatışmalardan mı kaynaklandığı henüz kesinlik kazanmadı. Uydu görüntülerini inceleyen bir tanker uzmanı, geminin büyük ihtimalle yan yattığını belirtti. Denizcilik kaynakları ise tankerin tamamen parçalanması ihtimaline karşı uyarıda bulundu. Tanker “gölge filo”nun parçası 2001 yılında inşa edilen Caroline Bezengi'nin, Batı ülkelerinin sigorta ve diğer denizcilik hizmetlerinden büyük ölçüde mahrum bırakılan yaşlı petrol tankerlerinden oluşan “gölge filo” içinde yer aldığı bildirildi. Tanker, Nisan ayında Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'ndan yükünü aldı. Mayıs ayının sonunda ise Süveyş Kanalı'ndan geçti. Kamuya açık denizcilik veri tabanlarında Kamerun bayrağı taşıdığı görülen tanker, haziran ayında Kamerun gemi sicilinden çıkarılan 39 gemi arasında yer aldı. Avrupa Birliği, Ukrayna, İngiltere, Kanada ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan tankerin kayıtlı sahibinin Rentoor Shipmanagement Ltd, yöneticisinin ise Villar Shipmanagement Ltd olduğu aktarıldı. Petrol sızıntısı doğa koruma alanına ilerliyor Umman Çevre İdaresi tarafından yapılan açıklamada, Hallaniyat Adaları yakınlarındaki petrol sızıntısının yaklaşık 390 kilometrekarelik bir alanı kapladığı bildirildi. Sızıntının adaların kuzeydoğusuna doğru ilerlediği ve kıyıya yaklaşık 7 kilometre kadar yaklaştığı belirtildi. Yetkililer, bölgede bulunan deniz suyu arıtma tesisleri ve turistik tesisler açısından şu aşamada herhangi bir endişe bulunmadığını açıkladı. Hallaniyat Adaları çevresi, Umman Sultanı Heysem bin Tarık'ın geçen yıl yayımladığı kraliyet kararnamesiyle doğa koruma alanı ilan edilmişti. Bölge, Arap Denizi kambur balinaları ve Sokotra karabatakları başta olmak üzere çeşitli yaban hayatı türlerine ev sahipliği yapıyor. Greenpeace daha büyük alan tespit etti Çevre örgütü Greenpeace ise uydu görüntülerine dayanarak yaptığı değerlendirmede petrol sızıntısının yaklaşık 600 kilometrekarelik alana yayıldığını tahmin etti. Umman makamlarının açıkladığı 390 kilometrekarelik alan ile Greenpeace'in tahmini arasındaki fark, sızıntının gerçek boyutunun henüz kesin olarak belirlenemediğini ortaya koydu. Bölgede petrol sızıntısına yönelik müdahale çalışmaları devam ederken, çevre örgütleri özellikle Hallaniyat Adaları çevresindeki hassas ekosistemin uzun vadede zarar görebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Kazanın nedenine ilişkin incelemeler sürerken, tankerin taşıdığı petrolün ne kadarının denize karıştığı ve sızıntının çevre üzerindeki nihai etkisinin ne olacağına ilişkin çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Ceuta Sınırında Göçmen Krizi Büyüyor: Denizden Geçmeye Çalışan, 800 ‘den Fazla göçmene müdahale: 18 ölü Haber

Ceuta Sınırında Göçmen Krizi Büyüyor: Denizden Geçmeye Çalışan, 800 ‘den Fazla göçmene müdahale: 18 ölü

Ceuta'ya Deniz Yoluyla Büyük Göç Girişimi İspanya'nın Afrika kıtasındaki özerk bölgelerinden biri olan Ceuta, Fas üzerinden Avrupa'ya ulaşmak isteyen düzensiz göçmenlerin yeni geçiş noktalarından biri haline geldi. Son olarak Fas'ın Castillejos kasabası kıyılarından Ceuta yönüne yüzerek ilerlemeye çalışan 800'den fazla düzensiz göçmene güvenlik güçleri tarafından müdahale edildi. Göçmenlerin önemli bölümünün Fas ve Cezayir vatandaşı olduğu belirtildi. Fas ve İspanya'ya ait devriye botları, denizde tehlikeli yolculuğa çıkan göçmenleri durdurmak için ortak operasyon gerçekleştirdi. Deniz güvenliği ekipleri, çok sayıda kişiyi kıyıya ulaştırırken, bazı göçmenler için kurtarma çalışmaları yürütüldü. Kurtarma Operasyonlarında Can Kayıpları Yaşandı İspanya'nın deniz güvenliği ve kurtarma birimleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 300'den fazla kişi denizden çıkarılarak güvenli bölgelere taşındı. İspanyol Kızılhaçı ekiplerinin desteğiyle de 117 kişinin kurtarıldığı bildirildi. Ancak operasyonlar sırasında iki kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Bunun yanı sıra yerel kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Ceuta'ya ulaşmaya çalışan düzensiz göçmenlerden 18 kişinin hayatını kaybettiği öne sürüldü. Yetkililer, olayla ilgili çalışmaların sürdüğünü ve kesin rakamların yapılacak incelemeler sonucunda netleşeceğini belirtti. Binlerce Göçmen Tarajal Sınırına Yöneldi Deniz yoluyla geçiş girişiminin yanı sıra, binlerce düzensiz göçmenin Fas ile Ceuta arasındaki Tarajal sınır kapısı çevresinde toplandığı bildirildi. Yaklaşık 3 kilometrelik sınır hattında yoğunluk yaşanırken, Ceuta Özerk Yönetimi Başkanı Juan Jesus Vivas, merkezi hükümete acil destek çağrısında bulundu. Vivas, sınır bölgesindeki güvenlik kapasitesinin artırılması ve olağanüstü önlemler alınması gerektiğini belirterek, ulusal acil durum ilan edilmesi talebini gündeme getirdi. İspanya'dan Acil Müdahale Kararı İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, yaşanan gelişmelerin ardından hükümetin tüm imkanlarıyla harekete geçtiğini açıkladı. Sanchez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ceuta'daki duruma hızlı şekilde müdahale edilmesi için gerekli kaynakların kullanıldığını belirtti. Faslı yetkililer ve uluslararası kurumlarla koordinasyon halinde çalışıldığını ifade eden Sanchez, bölgede düzenin yeniden sağlanması için tedbirlerin devreye alındığını söyledi. İspanya Başbakanı ayrıca Ceuta Özerk Yönetimi Başkanı Juan Jesus Vivas ile görüşerek alınan önlemler hakkında bilgi verdi. Ceuta'ya Asker Gönderiliyor Göçmen hareketliliğinin artması üzerine İspanya hükümeti sınır güvenliğini güçlendirme kararı aldı. İspanyol devlet televizyonu TVE'nin haberine göre, bölgedeki güvenlik önlemleri kapsamında silahlı kuvvetler Ceuta'ya konuşlandırılacak. Sınır hattında görev yapan yaklaşık 60 kişilik sivil muhafız gücüne ek olarak 20 personelin bölgeye gönderildiği, ilerleyen saatlerde ise toplam 40 personelden oluşan iki askeri birliğin daha konuşlandırılmasının planlandığı bildirildi. Madrid yönetimi, alınan kararın amacının sınır güvenliğini sağlamak ve düzensiz geçişlerin kontrol altına alınması olduğunu açıkladı. Avrupa'da Göç Tartışması Yeniden Alevlendi Ceuta'daki gelişmeler Avrupa'da düzensiz göç tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, yaşanan olaylarla ilgili yaptığı açıklamada, düzensiz göçün Avrupa ülkeleri açısından ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğunu savundu. Tajani, Ceuta'daki görüntülerin göç politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini ifade ederek, Schengen düzenlemeleri konusunda sert mesajlar verdi. Avrupa Birliği içinde göç yönetimi, uzun süredir ülkeler arasında görüş ayrılıklarına neden olan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Özellikle İtalya, İspanya ve Yunanistan gibi Akdeniz ülkeleri, sınır bölgelerinde artan göç baskısına dikkat çekiyor. Ceuta Neden Göçmenlerin Hedefinde? Ceuta, coğrafi konumu nedeniyle Afrika'dan Avrupa Birliği topraklarına ulaşmak isteyen düzensiz göçmenler için önemli bir geçiş noktası olarak görülüyor. Fas ile kara sınırı bulunan Ceuta, Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki nadir toprak parçalarından biri olması nedeniyle göç rotalarında stratejik bir konuma sahip. Ancak sınır güvenliği önlemlerinin artırılması, göçmenlerin daha riskli yöntemlere yönelmesine neden olabiliyor. Deniz yoluyla yüzerek geçiş girişimleri de bu tehlikeli yöntemlerin başında geliyor. Avrupa İçin Yeni Göç Sınavı Ceuta'da yaşanan son kriz, Avrupa'nın düzensiz göç konusunda karşı karşıya olduğu zorlukları bir kez daha ortaya koydu. Bir yandan sınır güvenliği ve kamu düzeni tartışmaları sürerken, diğer yandan göçmenlerin yaşam güvenliği ve insani koşulları uluslararası kamuoyunun gündeminde yer alıyor. İspanya ve Fas arasındaki iş birliğinin yanı sıra Avrupa Birliği'nin ortak göç politikalarının da önümüzdeki dönemde yeniden tartışılması bekleniyor. Ceuta'daki gelişmeler, yalnızca İspanya'nın değil, Avrupa'nın tamamının göç yönetimi konusunda yeni kararlar almak zorunda kalabileceğini gösteriyor.

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu Haber

ABD-İran Geriliminde Kırılgan Ateşkes: Hava Saldırıları Durdu

ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanan askeri krizde, çatışmaların 13'üncü gününün ardından sahada geçici bir sessizlik oluştu. Son 24 saat içerisinde taraflar arasında yeni bir hava saldırısı gerçekleştirilmezken, uzmanlar bu durumun kalıcı bir ateşkesten ziyade diplomatik temaslara alan açan geçici bir duraklama olduğuna dikkat çekiyor. Her ne kadar cephede silahlar kısa süreliğine susmuş görünse de, Washington ve Tahran'dan gelen açıklamalar ile bölgedeki askeri hareketlilik, gerilimin her an yeniden yükselebileceğine işaret ediyor. Trump'ın diplomasi hamlesi gündemde ABD basınında yer alan haberlere göre, Başkan Donald Trump'ın, diplomatik girişimlere fırsat tanımak amacıyla cuma günü planlanan bazı askeri operasyonların ertelenmesi yönünde orduya talimat verdiği öne sürüldü. Haberde, Umman'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli hale getirilmesi ve taraflar arasında arabuluculuk yürütmesi için temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, Washington yönetiminin de bu süreçte diplomatik kanalların tamamen kapanmasını istemediği ifade edildi. Trump'ın, İran'a yönelik mesajında ise anlaşma yapılması gerektiğini, aksi halde çok daha sert askeri adımların gündeme gelebileceğini dile getirdiği iddia edildi. Londra'da kritik güvenlik zirvesi hazırlığı Diplomatik temasların bir diğer ayağını ise deniz güvenliği oluşturuyor. Uluslararası kaynaklara göre gelecek hafta Londra'da düzenlenmesi planlanan konferansta, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uluslararası bir deniz koalisyonunun oluşturulması masaya yatırılacak. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir kriz, enerji piyasaları açısından küresel risk oluşturuyor. İran Hürmüz Boğazı'nda dört gemiyi durdurdu Cephede saldırılar durmuş olsa da denizde tansiyon yükselmeye devam etti. İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı'nda uyarı ateşi açılmasının ardından dört geminin durdurulduğunu açıkladı. Gemilerin hangi ülkelere ait olduğu veya operasyonun ayrıntıları konusunda resmi bilgi paylaşılmazken, gelişme uluslararası deniz taşımacılığı açısından yeni endişeleri beraberinde getirdi. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Said Hatibzade de Filipinler'in başkenti Manila'da düzenlenen ASEAN toplantılarının ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD'nin bölgedeki politikalarını kabul etmeyeceğini belirterek "Amerikan hegemonyasını reddediyoruz" mesajını yineledi. İsrail alarm seviyesini yükseltti İsrail basınında yer alan haberlerde ise Tel Aviv yönetiminin olası yeni saldırı ihtimaline karşı güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkardığı belirtildi. İsrail Yayın Kurumu'nun aktardığı bilgilere göre, Washington'ın yeniden geniş çaplı bir askeri operasyon başlatması halinde İran'ın gelişmiş balistik füze sistemleriyle karşılık verebileceği değerlendiriliyor. Güvenlik kaynakları, özellikle uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze sistemlerinin kullanılabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Nükleer program yeniden gündemde Gerilimin en kritik başlıklarından biri ise İran'ın nükleer programı olmaya devam ediyor. Uluslararası basında yer alan haberlerde, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in nükleer silah geliştirme konusunda selefine kıyasla daha sert bir yaklaşım benimseyebileceğine ilişkin istihbarat değerlendirmelerinin Washington'da yakından takip edildiği öne sürüldü. Söz konusu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmazken, uzmanlar nükleer programın krizde belirleyici unsur olmaya devam edeceğini ifade ediyor. ABD özel operasyon seçeneğini değerlendiriyor iddiası ABD medyasında yer alan bazı haberlerde ise Washington yönetiminin olası bir geniş çaplı çatışma senaryosu için farklı askeri seçenekleri değerlendirdiği ileri sürüldü. İddialara göre, İran'ın Fordo ve İsfahan'daki nükleer tesislerinde bulunan zenginleştirilmiş uranyum stoklarının kontrol altına alınmasına yönelik özel kuvvet operasyonları da senaryolar arasında bulunuyor. Ancak ABD yönetiminden bu iddiaları doğrulayan resmi bir açıklama yapılmış değil. Zelenskiy'den Rusya'ya suçlama Krizin uluslararası boyutu da genişlemeye devam ediyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın İran'a uydu teknolojileri ve istihbarat desteği sağlayarak bölgedeki saldırılara dolaylı katkıda bulunduğunu öne sürdü. Moskova ise bu iddialara ilişkin henüz resmi bir değerlendirme yapmadı. İran petrol gelirlerinde dikkat çeken açıklama Tüm askeri gerilime rağmen İran Petrol Bakanlığı, enerji sektörünün faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, savaş koşullarına rağmen yıllık petrol gelir hedefinin yaklaşık yüzde 60'ına ulaşıldığı belirtilirken, ihracat faaliyetlerinin tamamen durmadığı ifade edildi. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde diplomatik temaslardan çıkacak sonuçların yalnızca Orta Doğu'nun güvenliği açısından değil, küresel enerji piyasaları, deniz taşımacılığı ve uluslararası ticaret üzerinde de belirleyici olacağını değerlendiriyor.

Hürmüz Boğazı'nda nakliyeye yönelik yüksek tehdit, yeni saldırılar arasında devam ediyor Haber

Hürmüz Boğazı'nda nakliyeye yönelik yüksek tehdit, yeni saldırılar arasında devam ediyor

Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki önemli bir nakliye yolu olan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu'da devam eden grevlerin ortasında yeni bir günlük aksaklıkla karşı karşıya. Reuters haber ajansına göre, ⁠Bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle, Alman ⁠denizci grubu Hapag-Lloyd, bir sonraki ⁠bildirime kadar Boğaz üzerinden tüm ⁠gemi geçişlerini askıya aldı. Su yolu en dar noktasında sadece 21 mil genişliğindedir. Petrol zengini Basra Körfezi'nden dünyanın geri kalanına ham petrol göndermenin tek yolu bu. Umman'ın deniz güvenlik merkezi Pazar günü yaptığı açıklamada, "Skylight" adlı bir petrol tankerinin Umman'daki Masandam kıyılarından yaklaşık beş deniz mili açıklarında saldırıya uğradığını ve dört kişinin yaralandığını söyledi. Pazar günü daha sonra, İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı, "Hürmüz Boğazı'ndan yetkisiz bir geçiş" girişiminde bulunduktan sonra vurulan bir tankerin artık hasar gördükten sonra battığı söylendiğini bildirdi. Tankerin Umman makamları tarafından atıfta bulunulan tanker olup olmadığı belli değil. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO) Pazar günü yaptığı bir güncellemede, "Hürmüz Boğazı'nın resmi olarak kapatılmasının tanınmış deniz güvenliği kanalları aracılığıyla denizcilik endüstrisine resmi olarak bildirilmediğini" söyledi. Ancak "ticari nakliyeye yönelik artan tehdide katkıda bulunan devam eden bölgesel askeri faaliyet" olduğunu söyledi. UKMTO ayrıca, belirli ayrıntılar vermeden Umman kıyılarından iki deniz mili açıkta bir "olay" raporu aldığını söyledi. "Gemilerin dikkatli bir şekilde geçiş yapmaları ve herhangi bir şüpheli etkinliği bildirmeleri tavsiye edilir" dedi. kaynak : CNN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.