Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Denetim

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart Haber

Türkiye süt üretiminde güçlü, ama tüketimde bilinç şart

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Harun Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, süt ve süt ürünlerinin hem çocuklar hem yetişkinler için dengeli beslenmenin temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi. < p class="MsoNormal">Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük süt üreticileri arasında yer aldığını belirten Çallı, sektörün üretim gücünün yanı sıra gıda güvencesi, kalite ve ihracat açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti. 2025 yılında Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatının 523,3 milyon dolara ulaştığını hatırlatan Çallı, ihracattaki en büyük payın 236 milyon dolar ile (%45,1) peynire ait olduğunu, dondurma ihracatının ise 72,7 milyon dolarla toplam ihracatın %13,9’unu oluşturduğunu söyledi. Çallı, süt ve süt ürünlerinin ekonomik erişilebilirlik açısından da önemli bir hayvansal gıda ürünü olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Süt ve süt ü rünleri, özellikle çocuklar ve gençler için en ulaşılabilir protein kaynakları arasında yer alıyor. Protein ihtiyacını et ürünlerinden karşılamak için daha yüksek maliyet gerekiyor. Bu nedenle halen en ucuz hayvansal protein kaynağı olan süt ürünleri, toplum beslenmesinde ve kalkınmada kritik öneme sahip.” ASÜD öncülüğünde başlatılan ve geçmiş yıllarda yürütülen Okul Sütü Programı’nın önemine dikkat çeken Çallı, çocukların süt tüketim alışkanlığı kazanmasının uzun vadeli halk sağlığı açısından önemli olduğunu söyledi, “Okul Sütü gibi uygulamalar yalnızca bir gıda desteği değildir. Aynı zamanda çocukların süt içme alışkanlığı kazanmasını sağlayan sosyal bir yatırımdır. Sağlık Bakanlığı verilerinde de görülen protein eksikliği ve bodurluk riskine karşı mücadelede de önemli katkı sağlar ” dedi. Süt ve süt ürünlerinin ileri yaşlardaki yetişkinler için de kemik sağlığı, kas kütlesinin korunması ve dengeli beslenme bağlamında önemli bir role sahip olduğunu dile getiren Çallı, “Akademik unvanlı bazı kişilerin bilimsel bilgiyle çelişen açıklamalarına inanan yetişkin bireylerin beslenmelerinde süt ürünlerine yer vermemeleri, bitkisel içeceklere yöneltilmeleri önemli sağlık sorunları doğuracaktır. Geçmişten beri tüketilen, süt gibi sağlıklı bir gıdanın bugün kalkıp sağlıksız olduğunu söylemek ve ‘çiftçinin emeği ak süte kara çalmak’ akıl alır gibi değil. Ebeveynler olarak kendi sağlığımız ve gelecek nesillerin sağlığı için gazlı ve şekerli içecekler yerine ayran, yoğurt, peynir ürünlere soframızda daha fazla yer açmalı, çocuklarımıza da örnek olmalıyız” dedi. “Sokak sütü romantizmi halk sağlığı riski oluşturuyor” Kayıt dışı ve kaynağı belirsiz süt satışlarına ilişkin de bir değerlendirme yapan Harun Çallı, tüketicilerin güvenilir süt ürünlerini tercih etmesi gerektiğini söyledi, “Sağlığın en kıymetli hazine olduğunu bir kez daha idrak ettiğimiz bir dönemde halen nerede, hangi koşullarda, hangi hayvandan sağıldığı belli olmayan çiğ sütlerin tüketiciye sunulduğunu görüyoruz. Uygun koşullarda muhafaza edilmeyen, sıcak havalarda mahallenize kadar soğutulmadan açıkta taşınan çiğ sütlerde, zoonotik ve gıda kaynaklı enfeksiyon riskleri bulunduğu gerçeği unutulmamalı” diye konuştu. Çallı, “Gelişmiş ülkelerde örneğine rastlanmayan sok ak sütü satışlarının, ‘doğal’, ‘organik’ yada ‘köy sütü’ algısıyla masum gösterilmeye çalışılması tüketiciyi yanıltıyor. Oysa bu ürünlerin önemli bir bölümü, kalite ve gıda güvenliği kriterlerini karşılamayan, içeriği ve üretim koşulları tam olarak bilinmeyen sütlerden oluşabiliyor. Tüketicinin güvenilir, denetlenen ve izlenebilir ürünleri tercih etmesi büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği ihmale gelmez. Ambalajlı ve kayıtlı ürünler; izlenebilirlik, denetim ve soğuk zincir güvencesiyle tüketiciye ulaşıyor. Tüketicinin güvenilir gıdaya erişimi açısından bu sistem büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki süt ve süt ürünleri üretim tesislerimiz, satış noktalarımız yılın 365 günü 24 saat Tarım ve Orman Bakanlığımızın denetimindedir” dedi. “Süt sektörü ortak akılla yönetilmeli” Süt sektörünün yalnızca üretim değil, tarım, hayvancılık, halk sağlığı ve ekonomi açısından stratejik bir alan olduğuna dikkat çeken Çallı, sektörün günlük değil uzun vadeli politikalarla yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yem maliyetlerinin üretici üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Çallı, sürdürülebilir üretim için çiftçinin Avrupalı rakipleri gibi desteklenmesinin zorunlu olduğunu ifade etti ve şunları ekledi: “Hayvan yeminin erişilebilir maliyetlere düşürülmesi için üreticinin desteklenmesi gerekiyor. Süt sektörünün günlük kararlarla değil, ortak akıl ve uzun vadeli politikalarla yönetilmesi büyük önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki; süt tüketimindeki ar tış yalnızca halk sağlığına değil, üreticiye, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine de katkı sağlıyor.” “Türkiye’nin güçlü süt sanayisi korunmalı” Türkiye süt sektörünün bugün 100’ü aşkın ülkeye süt ve süt ürünleri ihraç eden önemli bir üretici konumunda bulunduğunu belirten Çallı, 42 tesisin AB’ye ihracat onayına sahip olduğunu, bunun yanında farklı ülkelerden ihracat yetkisi alan çok sayıda modern tesisin de uluslararası standartlarda üretim gerçekleştirdiğini söyledi. “Türkiye’nin güçlü bir süt sanayisi var. Gıda güvenliği standartları yüksek, denetlenen ve kayıtlı üretim yapan işletmelerimiz hem iç pazarda hem ihracatta önemli başarılar elde ediyor” diyen Çallı, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nün toplumda sağlıklı beslenme bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, bölgesinin güvenli limanıdır Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye, bölgesinin güvenli limanıdır

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen programda konuşan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi ve finansal yatırımlara ilişkin son dönemde atılan adımları hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce hayata geçirilen düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi’nde açılan “Tek Durak Ofis” ile yabancı yatırımcıların Türkiye’ye erişiminin kolaylaştırıldığını belirtti. “TÜRKİYE KRİZLERE KARŞI DAYANIKLILIĞINI İSPAT ETTİ” Bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin ekonomik, diplomatik ve toplumsal istikrar açısından güçlü bir konumda olduğunu gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin krizlere karşı dayanıklılığını kanıtladığını söyledi. İletişim Başkanlığı'nın aktardığı habere göre “Ülkemiz, bölgesinin güvenli limanı olduğunu bir kez daha göstermiştir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konumun daha da güçlendirileceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı’nda konuştu: “4 hafta önce, İstanbul Finans Merkezi’nde tertiplediğimiz ‘Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Türkiye’ programıyla, bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha ve güçlü bir şekilde… pic.twitter.com/nTjwtIR9Zy — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) May 22, 2026 SPK’YA “YATIRIMCIYI KORUMA” VURGUSU Konuşmasında Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) da özel bir başlık açarak yatırımcıların korunmasının temel öncelik olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SPK'nın düzenleme ve denetleme görevlerini eksiksiz yerine getirmesi gerektiğini belirterek, özellikle küçük yatırımcıların istismara karşı korunmasının kritik önem taşıdığını söyledi. Sermaye piyasalarının doğası gereği risk içerdiğini ancak denetim ve düzenleme mekanizmalarının manipülasyona izin vermemesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, finansal sisteme duyulan güvenin artırılmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tasarrufların üretime ve kalkınmaya yönlendirilmesi için finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini belirterek, güvenli ve şeffaf bir piyasa yapısının hedeflendiğini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Düşmanın hedefi halkın geçimini zorlaştırmak Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: Düşmanın hedefi halkın geçimini zorlaştırmak

İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre Pezeşkiyan, başkent Tahran’da ekonomi gündemiyle düzenlenen toplantıda bakanlar, ekonomi yetkilileri ve esnaf birliklerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda piyasalardaki son durum, fiyat dalgalanmaları, enflasyonla mücadele, savaş koşullarında temel ürünlerin tedariki ve üretim sektöründeki gelişmeler ele alındı. “Üretimden tüketime kadar tüm süreç denetlenmeli” Konuşmasında özellikle savaş koşullarının ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çeken Pezeşkiyan, stokçuluk ve kontrolsüz fiyat artışlarına karşı daha sıkı denetim çağrısı yaptı. Pezeşkiyan, “Savaş koşullarında stokçuluğu, dağıtım ağındaki aksaklıkları ve kontrolsüz fiyat artışlarını önlemek için üretimden tüketime kadar zincirin tüm halkalarının sürekli izlenmesi ve denetlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Toplumun temel ihtiyaçlarının doğru şekilde belirlenmesi gerektiğini söyleyen İran Cumhurbaşkanı, arz-talep dengesinin korunmasının ülke kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacağını belirtti. “Hem üretici hem tüketici korunmalı” Pezeşkiyan, ekonomik baskılar üzerinden toplumda hoşnutsuzluk oluşturulmak istendiğini savunarak, hükümetin hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan politikalar izlemesi gerektiğini söyledi. “Mevcut durumda düşmanın en önemli hedeflerinden biri ekonomiyi bozmak ve insanların geçim kaynaklarına baskı uygulamaktır” diyen Mesud Pezeşkiyan, şunları kaydetti: “Biz de toplumun gerçek ihtiyaçlarını karşılarken, üreticilerin kârını ve tüketici memnuniyetinin korunmasını sağlayacak şekilde hareket etmeliyiz.”

İzmit Mezbahası, Ankara'da örnek gösterildi Haber

İzmit Mezbahası, Ankara'da örnek gösterildi

I. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde güvenilir üretim, şeffaf denetim mekanizmaları, sürdürülebilirlik ve tüketici güveni gibi başlıklar öne çıktı. Akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektör paydaşlarını bir araya getiren kongrede, helal akreditasyonun yalnızca dini bir gereklilik değil, aynı zamanda modern dünyada kalite, güven ve etik üretimin temel unsuru olduğu vurgulandı. İZMİT MEZBAHASI BU STANDARTLARI YILLARDIR KARŞILIYOR Kongrede dile getirilen tüm bu kriterlerin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı olarak faaliyet gösteren İzmit Mezbahası’nda uzun süredir uygulandığı dikkat çekiyor. Modern altyapısı, hijyenik üretim anlayışı ve düzenli denetim süreçleriyle öne çıkan tesis, helal akreditasyonun sahadaki başarılı örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Özellikle 2021 yılında Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından “Kesim Kalitesi Standardı” ile belgelendirilen mezbaha, aradan geçen 6 yıllık süreçte bu standartları sürdürülebilir şekilde koruyarak güvenilirliğini perçinledi. 6 AYDA BİR DENETİM, SÜREKLİ İYİLEŞTİRME İzmit Mezbahası’nın en dikkat çeken özelliklerinden biri de düzenli denetim mekanizması. Tesis, TSE tarafından her 6 ayda bir detaylı denetime tabi tutuluyor. Bu denetimler yalnızca belgeyi korumaya yönelik değil, aynı zamanda sürekli iyileştirme ve geliştirme amacı taşıyor. Denetimlerde personelin kişisel hijyeninden tesisin genel koşullarına, kullanılan temizlik kimyasallarından arıtma sistemlerine kadar birçok başlık titizlikle inceleniyor. Ayrıca helal kesim kurallarına uygunluk ve personel eğitimlerinin sürekliliği de denetim sürecinin önemli bir parçasını oluşturuyor. HELAL KESİM, HİJYEN VE GIDA GÜVENLİĞİ BİR ARADA Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatına sahip olan tesis, son teknoloji ekipmanlarla hizmet veriyor. 4.300 metrekare kapalı alana sahip mezbahada, 900 metrekarelik soğuk hava depoları sayesinde etler uygun koşullarda muhafaza ediliyor. Aynı anda 200 adet büyükbaş ve küçükbaş hayvan kesim kapasitesine sahip olan tesis, helal kesim kurallarına uygun üretim gerçekleştirirken, sıfır atık yaklaşımıyla da çevreye duyarlı bir model sunuyor. Biyolojik atıkların geri dönüştürülmesiyle sürdürülebilirlik hedefleri de destekleniyor. Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde ele alınan güven inşası, risk analizi, sürdürülebilirlik ve uygunluk değerlendirme süreçleri gibi başlıkların, İzmit Mezbahası’nda aktif olarak uygulanıyor olması dikkat çekiyor. Bu yönüyle tesis, yalnızca yerel bir hizmet noktası olmanın ötesine geçerek, küresel ölçekte tartışılan helal kalite altyapısının somut bir örneğini oluşturuyor. TÜKETİCİYE GÜVEN VEREN BİR MODEL Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin İzmit Mezbahası’nda yürüttüğü bu sistem; tüketicilere sağlıklı, güvenilir ve helal standartlara uygun et ürünleri sunarken, aynı zamanda kamu eliyle yürütülen başarılı bir gıda güvenliği modeli olarak öne çıkıyor. Uluslararası platformlarda dile getirilen hedeflerin, yerel ölçekte başarıyla uygulanıyor olması ise Türkiye’nin helal akreditasyon alanındaki güçlü konumunu pekiştiriyor.

Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi Haber

Merkez Bankası’ndan Kritik Karar! Ödeme Şirketinin Faaliyet İzni İptal Edildi

Merkez Bankası faaliyet izni iptali kararı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından alınan kararla birlikte, bir elektronik para ve ödeme hizmetleri şirketinin faaliyet izni resmen iptal edildi. Resmî Gazete’de Yayımlandı Karar, 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de kamuoyuna duyuruldu. Tebliğ kapsamında, ilgili şirketin faaliyet izninin iptal edildiği açıkça belirtildi. Belgede yer alan bilgilere göre karar, 27 Nisan 2026 tarihinde alındı ve 12021/21620 sayılı karar numarası ile yayımlandı. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Hangi Şirketin İzni İptal Edildi? Merkez Bankası tarafından alınan karar doğrultusunda, elektronik para ve ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteren ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni iptal edildi. Bu gelişme, özellikle fintech ve dijital ödeme sektöründe dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Kararın Sebebi Ne? Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğde iptalin gerekçesine ilişkin detaylı bir açıklama yer almazken, bu tür kararların genellikle mevzuata uyumsuzluk, finansal yeterlilik veya denetim süreçleri ile ilgili olduğu biliniyor. Uzmanlara göre, Merkez Bankası son dönemde ödeme kuruluşları üzerindeki denetimlerini sıkılaştırmış durumda. Sektöre Etkisi Ne Olacak? Bu kararın ardından gözler diğer ödeme kuruluşlarına çevrildi. Finansal teknoloji alanında faaliyet gösteren şirketlerin, regülasyonlara daha sıkı uyum sağlaması bekleniyor. Dijital ödeme sistemlerinde güvenlik önlemleri artabilir Denetimler daha sık yapılabilir Sektörde konsolidasyon hızlanabilir Kullanıcılar Ne Yapmalı? Uzmanlar, kullanıcıların işlem yaptıkları ödeme kuruluşlarının lisans durumunu kontrol etmelerini öneriyor. Özellikle dijital cüzdan ve ödeme uygulamalarında güvenilirlik ön plana çıkıyor. Sıkça Sorulan Sorular Hangi şirketin faaliyet izni iptal edildi? ParaQR Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş. Karar ne zaman alındı? 27 Nisan 2026 tarihinde alındı. Nerede yayımlandı? 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu karar ne anlama geliyor? Şirketin artık ödeme hizmeti sunamayacağı anlamına geliyor. Diğer şirketler etkilenir mi? Dolaylı olarak sektörde denetimlerin artmasına neden olabilir. Kullanıcılar ne yapmalı? Lisanslı ve güvenilir ödeme kuruluşlarını tercih etmelidir.

Doruk Madencilik işçilerine 60 milyon TL ödeme yapıldı Eylem sona erdi Haber

Doruk Madencilik işçilerine 60 milyon TL ödeme yapıldı Eylem sona erdi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elektrik Üretim San. Tic. A.Ş. işyerinde yaşanan işçi alacakları sorununa ilişkin sürecin yakından takip edildiğini açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmede, sürecin başından itibaren hem işveren hem de işçi tarafıyla görüşmeler gerçekleştirildiği ve şirketin ödeme taahhütlerinin izlenerek yerine getirilmesinin sağlandığı belirtildi. Daha önce yapılan 36 milyon TL’lik ödemenin ardından, bugün itibarıyla işçilerin alacaklarına karşılık 60 milyon TL’nin daha hesaplara yatırıldığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, İçişleri Bakanlığı ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile koordinasyon içinde yürütülen görüşmeler sonucunda taraflar arasında uzlaşma sağlandığı ve işçilerin devam eden eylemlerini sonlandırma kararı aldığı bildirildi. Bakanlık, bundan sonraki süreçte de işçilerin haklarının korunmasına yönelik denetim ve takip faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Öte yandan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de, eylemlerini sonlandıran işçileri makamında kabul etti. Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yerin metrelerce altında rızkını arayan maden işçilerimizle Ankara’daki eylemlerini sonlandırmalarının ardından Bakanlığımızda buluştuk. AK Parti iktidarımız her daim üretenin ve emekçinin yanındadır. Alın teriyle memlekete değer katan kardeşlerimize hayırlı yolculuklar, kazasız ve bereketli bir çalışma hayatı diliyorum" ifadelerini kullandı. https://twitter.com/mustafaciftcitr/status/2049181049771487466

Ankara Keçiören’de dron destekli hafriyat kamyonu denetimi Haber

Ankara Keçiören’de dron destekli hafriyat kamyonu denetimi

Hafriyat kamyonlarına yönelik denetimlerini sürdüren Keçiören Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, tonaj ihlali ve kaçak hafriyat döküm denetimi yaptı. Çevre kirliliğini önlemek, kent estetiğinin bozulmasının önüne geçmek ve görüntü kirliliğini engellemek için geniş kapsamlı denetim yapan ekipler, Bağlum bölgesindeki hafriyat döküm alanı güzergâhında kamyonları tek tek durdurarak dron destekli kontrol gerçekleştirdi. Denetimlerde tonaj limitini ihlal ederek yollara zarar veren ve kamyon kasasını örtmeden hafriyat taşıyarak çevre kirliliğine sebep olan sürücülere cezai işlem uyguladı. SÜRÜCÜLERE UYARILAR YAPILDI Denetimlerde, doğaya ve çevreye zarar veren kaçak hafriyat dökümünden kaçınılması ve beton mikserlerinde kalan betonların gelişigüzel noktalara boşaltılmaması konusunda da hatırlatmalarda bulunan zabıta ekipleri, araç sahiplerine tonaj sınırlamasıyla ilgili uyarılar yaptı. Sürücülere, yasaların gerektirdiği kurallara uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar hatırlatılarak, kural ihlallerinin devam etmesi halinde gerekli tüm cezai işlemlerin uygulanacağı ifade edildi. Zabıta ekipleri, ayrıca ağır tonajlı araç şoförlerini trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde yükleme yapılmaması ve çevresel kirlenmenin önlenmesi amacıyla araç üzerlerinin uygun şekilde kapatılması konusunda uyardı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.