Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Demokratlar

Güncel Haber, 724guncelhaber, 7/24 Güncel Haber, Haberler, Türkiye ve Dünya Haberleri , Son Dakika, Son Dakika Haber Kaynağı - Demokratlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokratlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi Haber

ABD Senatosu'ndan Trump'a İran Yetkisi: Askeri Operasyonları Sınırlandıracak Tasarı Kıl Payı Reddedildi

Senato'da Kritik Oylama: Tasarı Bir Oy Farkla Geçemedi ABD Senatosu'nda Demokrat senatörler tarafından hazırlanan ve Başkan Donald Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanma yetkilerini sınırlandırmayı amaçlayan yasa tasarısı, yapılan kritik oylamada yeterli desteği bulamadı. Tasarı, 49 senatörün desteğini almasına karşın 50 "hayır" oyuyla reddedildi. Kabul edilmesi için gerekli olan 51 oya ulaşılamaması nedeniyle düzenleme Senato'da ilerleyemedi ve askıya alındı. Böylece Başkan Trump'ın İran'a yönelik askeri operasyonlar konusunda sahip olduğu mevcut yetkiler korunmuş oldu. Tasarı Ne Öngörüyordu? Demokratların hazırladığı düzenleme, ABD Anayasası'nda Kongre'ye tanınan savaş ilan etme yetkisini temel alıyordu. Tasarıya göre Kongre açık bir savaş ilanında bulunmadığı sürece Başkan'ın İran'a yönelik askeri operasyonları tek taraflı sürdürmesi engellenmek isteniyordu. Yasa teklifinin kabul edilmesi halinde, Kongre'den resmi onay alınmadan yürütülen askeri faaliyetlerde görev yapan ABD askerlerinin belirli bir süre içerisinde bölgeden çekilmesi gerekecekti. Destekleyen senatörler, bu düzenlemenin yürütme organının savaş yetkilerini dengeleyeceğini savundu. Ancak Senato'daki oylama sonucunda bu girişim başarısız oldu ve mevcut uygulama değişmeden kaldı. Trump'ın Askeri Yetkileri Korundu Oylamanın ardından Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik askeri karar alma yetkilerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu sonuç, Beyaz Saray'ın Orta Doğu politikalarında hareket alanını koruması açısından önemli görülüyor. Uzmanlara göre Senato'dan çıkan sonuç, yönetimin olası güvenlik tehditlerine karşı hızlı karar alma kapasitesini sürdürmesini sağlayacak. Ancak aynı zamanda Kongre ile Beyaz Saray arasındaki savaş yetkileri tartışmasının da devam edeceğine işaret ediyor. ABD'de başkanların askeri operasyon yetkileri uzun yıllardır siyasi ve hukuki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Özellikle Kongre onayı olmadan gerçekleştirilen operasyonlar, geçmiş dönemlerde de benzer anlaşmazlıklara neden olmuştu. Demokratlardan Sert Eleştiriler Tasarıyı destekleyen Demokrat senatörler, İran konusunda atılan askeri adımların Kongre'nin bilgisi ve onayı olmadan yürütülmesinin anayasal dengeyi zedelediğini savundu. Muhalefet, askeri gerilimin yalnızca dış politika açısından değil, ABD ekonomisi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Özellikle enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmaların ve akaryakıt fiyatlarındaki artışın, İran ile yükselen tansiyonun ekonomik sonuçlarından biri olduğu ifade edildi. Demokratlar ayrıca, ABD'nin yeni ve kapsamlı bir askeri çatışmanın içine sürüklenmemesi için Kongre'nin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savunuyor. Parti İçi Ayrışmalar Dikkat Çekti Senato'daki oylamanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise her iki büyük partide de yaşanan görüş ayrılıkları oldu. Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins, Lisa Murkowski ve Rand Paul, parti yönetiminin aksine hareket ederek Trump'ın askeri yetkilerinin sınırlandırılması yönünde oy kullandı. Bu isimlerin kararı, Cumhuriyetçi Parti içinde dış politika konusunda farklı yaklaşımların sürdüğünü gösterdi. Öte yandan Demokrat Senatör John Fetterman, partisinin büyük çoğunluğundan ayrılarak tasarıya karşı oy verdi ve Cumhuriyetçilerle aynı safta yer aldı. Fetterman'ın tercihi, Demokrat Parti içerisinde de İran politikasına ilişkin ortak bir görüş bulunmadığını ortaya koydu. Cumhuriyetçi liderlerden Senatör Mitch McConnell ise oylamaya katılmadı. McConnell'ın yokluğu da Washington kulislerinde dikkat çeken gelişmeler arasında değerlendirildi. ABD-İran Geriliminde Yeni Dönem Senato'dan çıkan sonuç, ABD'nin İran politikasında kısa vadede önemli bir değişiklik beklenmediğini gösteriyor. Başkan Trump yönetimi, Kongre'den yeni bir yetki almaksızın mevcut yasal çerçevede hareket etmeyi sürdürebilecek. Bununla birlikte uzmanlar, İran ile yaşanabilecek yeni gelişmelerin Kongre'de benzer girişimlerin yeniden gündeme gelmesine yol açabileceğini belirtiyor. Özellikle Orta Doğu'da güvenlik dengelerini etkileyebilecek olası askeri operasyonlar, hem iç siyasette hem de uluslararası arenada yakından takip ediliyor. Washington'da yaşanan bu kritik oylama, yalnızca Başkan Trump'ın yetkilerini değil, ABD'de yürütme ve yasama organları arasındaki güç dengesine ilişkin tartışmaları da yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Önümüzdeki dönemde İran ile ilişkilerde yaşanacak gelişmelerin, Kongre'nin benzer düzenlemeleri tekrar değerlendirmesine zemin hazırlayabileceği ifade ediliyor.

Trump: İran’a yeniden bir saldırı başlatabiliriz Haber

Trump: İran’a yeniden bir saldırı başlatabiliriz

19 Mayıs 2026 Salı günü Beyaz Saray’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran’a saldırıya ne kadar yaklaşıldığı ve kırılgan ateşkesin sona erip ermeyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi: “Bugün gidip saldırı düzenleme kararını vermeme bir an kalmıştı. Gemilerin hepsi silahlarla doluydu.” Trump, planlanan saldırının “gerçekleşmek üzere olduğunu” ifade etti. ABD Başkanı, pazartesi günü yaptığı açıklamada ise “savaşın sona erdirilmesi için ciddi müzakereler yürütüldüğünü” belirterek askeri saldırıyı durdurduğunu duyurmuştu. Demokratlara sert eleştiri Trump, açıklamalarında Demokrat Parti’ye de sert sözlerle yüklendi. Demokratları “aptal” olarak nitelendiren Trump, kendisi İran’la müzakere yürütürken onların süreci engellemeye çalıştığını savundu. Trump, temel hedeflerinin “İran’ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek” olduğunu belirterek şunları söyledi: “Onlar Ortadoğu’yu ve dünyayı yok etmek için nükleer silah istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.” Trump’ın açıklamalarından öne çıkanlar “Güvenli bir ülkeye sahip olmalıyız. Büyük bir ülkeye sahip olmalıyız. İran’ın nükleer silaha sahip olmayacağından emin olmalıyız. Gördüğünüz bütün bu zor meseleler için mücadele ediyorum. İran’la müzakere halindeyiz, sonra Demokratlar çıkıp Trump’ın durdurulması gerektiğini söylüyor. Tam anlamıyla üstün geldiğiniz bir ülkeyle nasıl müzakere yürütüleceğini biliyorsunuz; masaya geliyorlar, anlaşma yapmak için yalvarıyorlar. Umarım savaşmak zorunda kalmayız ama belki de onlara bir büyük darbe daha vurmak zorunda kalacağız. Bundan henüz emin değilim. Yakında göreceğiz. Müzakere yürütürken bütün kozları topluyorsunuz ama onlar sizi durdurmak istiyor. Bu tamamen siyasi bir mesele. Bunlar Demokratlar. Aptallar. Ben müzakerenin ortasındayım ve diyorum ki: Nükleer silahınız olamaz. Demokratlar ise Trump’ın daha fazla müzakere etmesini engellemek istiyor. Gerekirse yeni bir darbe vurmasını engellemek istiyorlar. Onlar Ortadoğu’yu ve dünyayı havaya uçurmak için nükleer silah istiyor. Buna izin vermeyeceğiz.” “Saldırıya başlamaya hazırdık” Bir gazetecinin “İran’a saldırmaya ne kadar yaklaşmıştınız?” sorusuna Trump şu yanıtı verdi: “Bir an kalmıştı. Hepimiz saldırı için hazırdık. Dünden bahsediyorsunuz. Şu anda gerçekleşmiş olması gerekiyordu. Her şey tamamlanmıştı. Tekneler, gemiler tamamen yüklenmişti, ağzına kadar doluydu ve hepimiz başlamaya hazırdık. İran 47 yıldır Ortadoğu’nun kabadayısı oldu. Gerçekten Ortadoğu’nun kabadayısıydı. Pisler, çok pis ve çok tehlikeliler.”

Trump, ara seçimlerden önce seçmen kimliği şartı getirmek istiyor Haber

Trump, ara seçimlerden önce seçmen kimliği şartı getirmek istiyor

Trump, Cuma günü geç saatlerde Truth Social'da yaptığı paylaşımlarda, Kongre'de bu tür yasaların uygulanmasının durma noktasına gelmesine rağmen, 2026 ara seçimleri için seçmen kimliği yasalarının uygulanmasını istediğini belirtti. Trump, Truth Social'da şu paylaşımı yaptı: "Demokratlar Seçmen Kimliği veya Vatandaşlık için oy vermeyi reddediyorlar. Sebep çok basit. Seçimlerde hile yapmaya devam etmek istiyorlar." "Bu, Kurucularımızın istediği şey değildi. Bu konuda henüz dile getirilmemiş veya incelenmemiş yasal argümanların derinliklerini araştırdım ve çok yakın gelecekte reddedilemez bir argüman sunacağım. Kongre tarafından onaylansın ya da onaylanmasın, ara seçimler için Seçmen Kimliği olacak!'' dedi. İlk gönderiden birkaç dakika sonra yayınlanan ikinci gönderide Trump, “Eğer bunu Kongre'den geçiremezsek, bu DOLANDIRICILIĞIN yasaklanmasının yasal nedenleri vardır. Bunları kısa süre içinde bir Başkanlık Kararnamesi şeklinde sunacağım.” dedi. Temsilciler Meclisi Çarşamba günü, Trump'ın desteklediği ve "Amerika'yı Kurtarma Yasası" olarak adlandırılan seçim yasa tasarısını 218'e 213 oyla kabul etti. Tasarı, seçmen kaydı için vatandaşlık belgesi ve oy kullanmak için fotoğraflı kimlik gerektiriyor. Eleştirmenler, milyonlarca kişinin oy kullanma hakkından mahrum kalabileceğini ve doğum belgelerinde evlilik soyadı bulunmayan kadınlar da dahil olmak üzere kişilerin kayıt yaptırmasını zorlaştırabileceğini savunuyor. Tasarı şimdi Senato'ya gidecek ve burada engelleme girişimini aşmak için 60 oya ihtiyacı var. Cumhuriyetçilerin Senato'da sadece 53 sandalyesi var ve bunlardan biri, Alaska Senatörü Lisa Murkowski, tasarıya karşı çıktı. Tasarının başarılı olması için birkaç Demokratın daha desteklemesi gerekiyor. Senato'daki Demokratlardan sadece biri, Pennsylvania'dan John Fetterman, ulusal seçmen kimliği şartlarını destekliyor; ancak bu hafta Pittsburgh Post-Gazette'e verdiği demeçte, posta yoluyla oy kullanmayı sınırlamak gibi diğer oy kısıtlamalarını desteklemediğini söyledi.

Amerikan Rüyası, “İnsanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüştü Haber

Amerikan Rüyası, “İnsanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüştü

CGTN Muharibi Cao Beidan'ın haberine göre, ortaya çıkan belgeler, Amerikan seçkinlerinin suiistimallerinin yalnızca buzdağının görünen kısmı olduğunu gösterirken, ülkenin siyaset, toplum ve kültüründeki sistemik çürümeyi de gözler önüne seriyor. ABD’nin kendini tanımlamak ve yurt dışı müdahalelerini meşrulaştırmak için kullandığı özgürlük, demokrasi ve insan hakları söylemi, artık ağır insan hakları ihlallerini perdeleyemez hale geldi. Amerikan rüyası, tam anlamıyla “insanlığı avlayan ayrıcalık” yanılsamasına dönüşmüş durumda olduğu belirtliyor Çin Medya Grubu’na (CMG) bağlı CGTN tarafından yürütülen küresel ankete katılanların yüzde 92’si, Epstein davasının ABD siyasi sisteminin ortak değer temelinin tamamen çöktüğünü ortaya koyduğunu ve kapitalizmin sistemik hastalıklarının tedavi edilemez olduğunu gösterdiğini belirtti. Epstein dosyaları, ABD siyaset ve iş dünyası seçkinlerinin uzun yıllardır sürdürdüğü kitlesel insanlık suçlarını ifşa ederken, uluslararası kamuoyunun ABD’nin devlet imajına yönelik algısını da kökten sarstı. Ankete katılanların yüzde 85,1’i belgelerin içeriğinden derin şok duyduğunu ifade ederken, yüzde 97,1’i elit sınıf arasındaki yaygın ahlaki çöküşün insan vicdanını ağır biçimde yaraladığı kanısında. Bugüne kadar davayla ilişkilendirilen siyasi ve iş dünyası isimlerinden hiçbiri hakkında yargı soruşturması açılmadı. Ankete katılanların yüzde 95,6’sı ABD yargı sisteminin elit sınıfa yönelik “çifte standart” uyguladığına inanıyor. Epstein’a ilişkin belgeler uzun süre mahkeme mühürleri altında gizli tutuldu. Bu kez toplam dosyaların yarısından azı yayımlandı. Yayımlanan kısım ise yoğun sansüre tabi tutuldu, seçkinlerle ilgili kilit bilgiler kasıtlı olarak karartıldı. Anket katılımcılarının yüzde 93,9’u ABD Adalet Bakanlığı’nın bu “seçici şeffaflık” tutumunu, yargı sisteminin ayrıcalıklı sınıf için koruyucu bir şemsiyeye dönüştüğü şeklinde yorumluyor. Katılımcıların yüzde 89,8’i ise ABD yargısının uzun süredir devam eden eylemsizliğini eleştiriyor ve davanın Amerikan hukuk sisteminin güvenilirliğine ciddi zarar verdiğini belirtiyor. Epstein davası, sermaye ile iktidar arasındaki yırtıcı işbirliğini gözler önüne seriyor: Sermaye iktidara finansal ve siyasi destek sağlıyor, iktidar ise sermayeye cezai dokunulmazlık bahşediyor. Bu denklemde sıradan vatandaşlar kesime götürülen kuzulara dönüşürken, yoksul reşit olmayanlar en kırılgan kurbanlar haline geliyor. Ankete katılanların yüzde 92,5’i Amerikan toplumunun en alt kesimindeki dezavantajlı grupların, özellikle yoksul reşit olmayan kızların maruz kaldığı sistemik riskler konusunda derin endişe taşıdığını ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 86,7’si davanın sıradan Amerikalıların son savunma hattı olan yargıya olan güvenini yerle bir ettiğini ve toplumsal güvenlik duygusunu donma noktasına düşürdüğünü belirtiyor. Katılımcıların yüzde 91,8’i ise Epstein davasının ABD’nin insan hakları ihlallerine dair yeni bir çürütülemez kanıt olduğunu ve Washington’ın “insan hakları diplomasisi”nin meşruiyetini aşındırdığını kaydediyor. Davaya ilişkin tartışmalar ABD içinde yoğunlaşırken, süreç giderek Demokratlar ve Cumhuriyetçiler arasında karşılıklı suçlamaların aracına dönüşüyor. Ankete göre katılımcıların yüzde 85,3’ü davanın partizan çatışmasını ve toplumsal bölünmeyi daha da derinleştireceği görüşünde. Katılımcıların yüzde 92,7’si ise davanın arkasındaki sistemik yolsuzluğun henüz tam anlamıyla ortaya çıkmadığı ve Amerikan toplumunun değerlerine yönelik benzeri görülmemiş bir hayal kırıklığıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunuyor. Anket, CGTN’in İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça platformlarında yayımlandı ve 24 saat içinde 9 bin 690 internet kullanıcısı oy kullanarak görüş bildirdi.

ABD Kongre Üyeleri, Epstein dosyalarının sansürsüz halini inceleyebilecek Haber

ABD Kongre Üyeleri, Epstein dosyalarının sansürsüz halini inceleyebilecek

Adalet Bakanlığı'nın planlarına aşina iki kaynağa göre, Kongre üyeleri Pazartesi sabahı Jeffrey Epstein hakkındaki Adalet Bakanlığı dosyalarının sansürsüz halini incelemeye başlayabilecekler. Kongre üyelerine gönderilen bir mektuba göre, inceleme süreci Adalet Bakanlığı'nda şahsen gerçekleşecek. Üyeler, Adalet Bakanlığı ofislerindeki bilgisayarlarda materyali inceleyebilecekler ancak fiziksel belgelerin kendilerini inceleyemeyecekler. İnceleme, yalnızca şu anda kamuya açık olan 3 milyon dosya üzerinde yapılacak; Adalet Bakanlığı'nın elinde olduğunu söylediği toplam 6 milyondan fazla belgeyi kapsayan geniş arşiv üzerinde yapılmayacak. Adalet Bakanlığı'nın devasa belge arşivini yayınlamasına yol açan yasanın ortak yazarları olan Cumhuriyetçi Kentucky Milletvekili Thomas Massie ve Demokrat Kaliforniya Milletvekili Ro Khanna, aynı günün ilerleyen saatlerinde Blanche'a sansürsüz dosyalara erişim talebinde bulunan bir mektup yazdılar. Yargı Komitesi'ndeki Demokratlar da geçen hafta Blanche'a, materyali mümkün olan en kısa sürede inceleme fırsatı isteyen bir mektup gönderdiler. Başsavcı Pam Bondi'nin önümüzdeki Çarşamba günü komite önünde ifade vermesi bekleniyor ve üyeler, Bondi'nin ifade vermesinden önce materyali inceleme fırsatı istiyorlar. Siyasi bağlantıları olan ve cinsel suçlardan hüküm giymiş Epstein, 2019'da Manhattan federal mahkemesinde reşit olmayanların cinsel istismarı suçundan yargılanmıştı. Duruşmayı beklerken hapishane hücresinde öldü ve ölümü intihar olarak değerlendirildi.

Trump, ABD Temsilciler Meclisi'ni hükümetin kısmi kapanmasını sona erdirmek için hızlı bir şekilde oy kullanmaya çağırıyor Haber

Trump, ABD Temsilciler Meclisi'ni hükümetin kısmi kapanmasını sona erdirmek için hızlı bir şekilde oy kullanmaya çağırıyor

ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü Temsilciler Meclisi'ni hükümetin kısmi kapanmasını sona erdirmeye çağırdı, ancak ne Cumhuriyetçi ne de Demokrat milletvekilleri, göçmenlik yaptırım operasyonlarıyla ilgili kendi taleplerini tartışmadan Senato ile aracılık ettiği federal finansman paketini hızlı bir şekilde onaylamaya hazır görünüyordu Demokratlar, ikinci bir ABD vatandaşının Minneapolis'te göçmen ajanları tarafından ölümcül bir şekilde vurulmasının ardından, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'ın Trump yönetiminin sınır dışı etme operasyonlarını dizginlemeye çalışırken paketi ilerletmesi gereken oyları vermeyi reddediyor. Çatışma, Johnson'ı, Trump'ın Senato Demokratları ile yaptığı anlaşmanın arkasına düşmek için paketle ilgili kendi şikayetleri olan Meclis'teki ince Cumhuriyetçi çoğunluğa güvenmeye zorluyor. Oylamanın kısmi kapanmanın dördüncü günü olacak Salı günü başlaması bekleniyor. İç Güvenlik Bakanlığı, Savunma Bakanlığı ve diğer kurumlar, Demokrat milletvekillerinin kısmi kapanmayı başlatmasıyla Cumartesi günü finansmanlarının sona erdiğini gördü. Bu departmanlardaki operasyonların çoğu gerekli kabul edilir ve etkin bir şekilde kesintisiz kalırken, bazı işçiler ücretsiz kalabilir veya sonuç olarak izinli olabilir. Trump sosyal medyada "Hükümeti açmamız gerekiyor ve umarım tüm Cumhuriyetçiler ve Demokratlar bu tasarıyı desteklemek için bana katılır ve GECİKMEDEN masama gönderirler" diye yazdı. Trump, "Şu anda HİÇBİR DEĞİŞİKLİK olamaz," diye ısrar etti. "Göndeme getirilen sorunları ele almak için iyi niyetle birlikte çalışacağız, ancak başka bir uzun, anlamsız ve yıkıcı Kapatma yapamayız." Johnson, paketin geçişine yardımcı olması için Trump'a güvendiği için çıkmaz önümüzdeki zor günlere işaret ediyor. ABD başkanı geçen hafta Senato Demokrat Lideri Chuck Schumer ile Kongre göçmenlik yaptırım operasyonlarındaki değişiklikleri tartışmaya devam ederken, İç Güvenliğin yalnızca 13 Şubat'a kadar geçici olarak finanse edileceği bir anlaşma yaptı. Senato, Cumartesi günkü son tarihten önce hükümet fonunun geri kalanıyla birlikte paketi ezici bir çoğunlukla onayladı. Demokrat talepler Meclis Demokrat Lideri Hakeem Jeffries Pazartesi günü, tarafının Johnson'ın tasarıyı prosedürel bir adımda ilerletmesine yardımcı olmak için hiçbir neden görmediğini ve Meclis'teki çoğunluk partisinin genellikle kendi başına ele aldığı bir şey olduğunu açıkça belirtti. Johnson, kendi Cumhuriyetçi saflarından huzursuzlukla karşı karşıya kalırken, Jeffries, göçmenlik operasyonlarında değişiklik talep etmek için Demokratlara sağladığı kaldıraç oranını ele alıyor. Jeffries Capitol'de "Nadir durumlarda Cumhuriyetçi işlev bozukluğuyla başa çıkmak için devreye girdik" dedi. Demokratlar, zaten tasarıda yer alan vücut kameraları için Göçmenlik ve Gümrük İdaresi (ICE) konusunda 20 milyon doların (17 milyon €) ötesine geçen kısıtlamalar talep ediyor. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ICE de dahil olmak üzere Minneapolis'teki sahadaki memurlara derhal vücuda takılan kameralar verileceğini ve finansman mevcut olduğu için programın ülke çapında genişletileceğini duyurdu. Ayrıca, federal göçmenlik ajanlarının maskelerini çıkarmasını talep etmek istiyorlar - eğer varsa, diğer kolluk kuvvetlerinin ABD'de rutin olarak kendilerini maskelediğini not ederek - ve memurların idari emirlerden ziyade adli emirlere güvenmelerini ve gezici devriyelere son vermelerini istiyorlar. Bununla birlikte, bazı Demokratlar lider Jeffries ile parçalanıyor ve hükümet kesintilerini önlemek için finansman paketinin daha hızlı geçişi için baskı yapıyorlar.

Enflasyon endişeleri arttıkça Trump sığır eti, kahve ve diğer gıdalar üzerindeki tarifeleri düşürdü Haber

Enflasyon endişeleri arttıkça Trump sığır eti, kahve ve diğer gıdalar üzerindeki tarifeleri düşürdü

WASHINGTON, 14 Kasım (Reuters) - ABD Başkan Donald Trump Cuma günü, Amerikan tüketicileri arasında marketlerin yüksek maliyeti konusunda artan sıkıntılar karşısında kahve, sığır eti, muz ve portakal suyu gibi temel ürünler de dahil olmak üzere 200'den fazla gıda ürününe yönelik tarifeleri geriledi. Perşembe gece yarısı geriye dönük olarak yürürlüğe giren yeni muafiyetler, bu yılın başlarında uyguladığı kapsamlı ithalat vergilerinin enflasyonu körüklemediği konusunda uzun süredir ısrar eden Trump için keskin bir geri dönüşe işaret ediyor. Trump, Cuma akşamı Air Force One'a taşınması hakkında sorulduğunda tarifeleri hakkında "bazı durumlarda fiyatları artırabilirler" dedi. Ancak genel olarak ABD'nin "neredeyse hiç enflasyona sahip olmadığı" konusunda ısrar etti. Demokratlar, yüksek gıda fiyatları da dahil olmak üzere satın alınabilirlik konusundaki artan seçmen endişelerinin kilit bir konu olduğu Virginia, New Jersey ve New York'taki eyalet ve yerel seçimlerde bir dizi zafer kazandı. Trump ayrıca Air Force One'daki gazetecilere, gelecek yıl bir ara düşük ve orta gelirli Amerikalılara tarife gelirleriyle finanse edilecek 2.000 dolarlık bir ödeme ile ilerleyeceğini söyledi. "Tarifeler, bunu yapmak istiyorsak temettü vermemize izin veriyor. Şimdi bir temettü yapacağız ve ayrıca borcu azaltıyoruz" dedi. Trump yönetimi Perşembe günü, kesinleştikten sonra Arjantin, Ekvador, Guatemala ve El Salvador'dan belirli gıdalar ve diğer ithalatlar üzerindeki tarifeleri ortadan kaldıracak ve ABD'li yetkililerin yıl sonundan önce ek anlaşmalara göz kulak olacak çerçeve ticaret anlaşmalarını duyurdu. Cuma günkü liste, ABD'li tüketicilerin ailelerini evde beslemek için rutin olarak satın aldıkları ve çoğu yıllık bazda çift haneli fiyat artışları gören ürünleri içeriyor. Portakal, acai meyveleri ve kırmızı biberden kakaoya, gıda üretiminde kullanılan kimyasallara, gübrelere ve hatta komünyon gofretlerine kadar 200'den fazla ürün içerir. Beyaz Saray, emirle ilgili bir bilgi sayfasında, "Cumhurbaşkanının ikili ticaret ilişkilerimiz için daha karşılıklı şartlar sağlamada kaydettiği önemli ilerleme"nin hemen ardından geldiğini söyledi. Trump'ın, belirli gıda maddelerinin Amerika Birleşik Devletleri'nde yetiştirilmedikleri veya işlenmedikleri için muaf tutulabileceğine karar verdiğini ve dokuz çerçeve anlaşma, karşılıklı ticaretle ilgili iki nihai anlaşma ve iki yatırım anlaşmasının sonuçlandırılması göz önüne alındığında söyledi. Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre, Eylül ayı için mevcut en son veriler itibariyle kıyma yaklaşık %13 daha pahalıydı ve biftekler bir yıl öncesine göre neredeyse %17 daha pahalıydı. Her ikisi için de yapılan artışlar, Trump'ın selefi Demokrat Joe Biden yönetiminde enflasyonun zirveye yaklaştığı zamana kadar uzanan üç yıldan fazla bir süredir en büyük artıştı. ABD büyük bir sığır eti üreticisi olmasına rağmen, son yıllarda sürekli bir sığır kıtlığı sığır eti fiyatlarını yüksek tuttu. Muz fiyatları yaklaşık %7 daha yüksekken, domatesler %1 daha yüksekti. Evde tüketilen gıdaların toplam maliyetleri Eylül ayında %2,7 arttı. Tarife muafiyetleri birçok endüstri grubundan övgü alırken, bazıları ürünlerinin muafiyetlerden çıkarılmasından dolayı hayal kırıklığını dile getirdi. FMI-Gıda Endüstrisi Birliği başkanı Leslie Sarasin yaptığı açıklamada, "Bugünkü eylem, sabah kahvesinin umarım daha uygun fiyatlı olacağı tüketicilere ve bu ürünlerin çoğunu tedarik zincirlerinde ve üretim hatlarında kullanan ABD'li üreticilere yardımcı olmalıdır" dedi. Distiled Spirits Council başkanı Chris Swonger, alkollü içkileri Avrupa Birliği ve İngiltere'den çıkarmanın "kritik tatil sezonu yüksek vitese girerken ABD misafirperverlik endüstrisine bir başka darbe daha olduğunu" söyledi. Swonger, "İskoç, Konyak ve İrlanda Viskisi, Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilemeyen katma değerli tarım ürünleridir" diye ekledi. Daha fazla değişiklik planlanıp planlanmadığı sorulduğunda Trump, Air Force One'daki gazetecilere "Gerekli olacağını sanmıyorum" dedi. "Sadece biraz geri dönüş yaptık," dedi. "Kahve fiyatları biraz yüksekti, şimdi çok kısa bir süre içinde düşük tarafta olacaklar." SATIN ALINABILIRLIĞE YENI ODAKLANMA Trump, her ülkeden yapılan ithalata %10'luk bir taban tarife ve eyaletten eyalete değişen ek özel vergiler uygulayarak küresel ticaret sistemini altüst etti. Trump, son haftalarda doğrudan satın alınabilirlik konusuna odaklanırken, daha yüksek maliyetlerin kendi tarife politikaları tarafından değil, Biden tarafından yürürlüğe giren politikalar tarafından tetiklendiği konusunda ısrar etti. Tüketiciler, ekonomistlerin kısmen ithalat tarifelerinden kaynaklandığını ve şirketler ithalat vergilerinin tüm yükünü aktarmaya başladıkça gelecek yıl daha da artabileceğini söylediği yüksek market fiyatları nedeniyle hayal kırıklığına uğradılar. Temsilciler Meclisi Yollar ve Araçlar Komitesi'nin en iyi Demokratı Richard Neal, Trump yönetiminin "başlattıkları bir yangını söndürdüğünü ve bunu ilerleme olarak iddia ettiğini" söyledi. Neal yaptığı açıklamada, "Trump Yönetimi nihayet hepimizin başından beri bildiği şeyi alenen kabul ediyor: Trump'ın Ticaret Savaşı, insanların maliyetlerini artırmaktır" dedi. "Bu tarifelerin uygulanmasından bu yana enflasyon arttı ve imalat aydan aya daraldı."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.